Mynet | Blog Anasayfa | Email
Favorilerime Ekle | Giriş

Aşk

15 Kas

Baş Ağrısı Çeşitleri ve Yaygınlığı

Baş Ağrısı Çeşitleri ve Yaygınlığı

İnsanların yaklaşık %90’ı nadiren baş ağrısıyla karşılaşıyor.

• %74’ünde gerilim tipi baş ağrısı görülüyor
• %11’inde migren tipi baş ağrıları görülüyor
• %0.4’ünde küme baş ağrıları görülüyor

Pek çok kişi birden fazla baş ağrısı çeşidiyle karşılaşır. Örneğin, gerilim tipi baş ağrısı, migreni olan ve olmayan kişilerde benzer düzeyde yaygınlık gösterir. Gerilim tipi baş ağrısıyla ilgili yapılan bir araştırmada bildirildiğine göre:

• Migreni olmayan insanların %76’sında
• Auranın olmadığı migren ağrılarına sahip insanların %83’ünde
• Auranın eşlik ettiği migren ağrıları olan insanların %75’inde gerilim tipi baş ağrısı görülüyor.

Her yıl, yaklaşık 8 milyon kişi baş ağrısı şikayetiyle doktora başvuruyor.

• Açıklanan pek çok raporda, migren ağrılarının yaygınlığının arttığı belirtiliyor.
• Migren tipi baş ağrıları, yaklaşık 157 milyon gün, iş yapılamamasına neden oluyor.
• Migreni olan kişilerin %80’ninden fazlası, baş ağrısı nedeniyle günlük yaşamlarına normal bir şekilde devam edemiyor.
• Migreni olan kişilerin sadece %8’i, ağrıların performanslarını, günlük yaşamlarını, ve sosyal aktivitelerini etkilemediğini bildiriyor.

Migren atakları, yaşları 25 ile 55 arasında olan kişilerde daha yaygın görülüyor.

• Migreni olan kişilerde, ağrılar çocukluktan itibaren artmaya başlıyor, ve 40 yaşında en üst sınıra ulaşıyor.
• 40 yaşından sonra, migren ağrıları hafiflemeye başlıyor.
• 60 ile 70 yaşları arasında migren semptomları genellikle azalıyor, ve hatta yok oluyor.

Migrende genetik yapının da önemli bir rolü olduğu gözlemlenmiştir; migreni olan kişilerin yaklaşık %80’ninin aile bireylerinde de migren tipi baş ağrılarının olduğu belirtiliyor

15 Kas

Sağlığınıza Dair 16 İpucu!

Tırnağınızdan gözlerinize, avuç içlerinizden ayak bileklerinize kadar vücudunuzdaki herşey sağlığınızın birer göstergesi… Vücudunuzu iyi tanıyarak, belirli aralıklarla da kontrol ederek sağlık durumunuz hakkında ipuçları elde edebilirsiniz. İşte sağlığınıza dair, belki de hayatınızı kurtaracak 16 ipucu…
 
Tırnaklar: Tırnaklarınıza dikkatle bakın. Eğer hafif mavilik ya da morluk görürseniz, bu bir kalp hastalığıyla karşı karşıya olduğunuz anlamına gelebilir. Tırnaklarınızın aşırı kalın olması ya da üstlerinde tümsekler olması da nefes alma hatta akciğer sorunlarıyla karşı karşıya olduğunuzu gösterebilir.
15 Kas

Ekmek yiyerek zayıflayın !

Ekmek yiyerek zayıflayın !

Tek gıda rejimi yaparak üç günde 2 kilo verebilirsiniz. Uzmanlar diyetin sadece bir kere uygulanmasını öneriyor!

Hedef: 3 günde 1.5-2 kilo

Günlük kalori: 900 Kcal

Bu rejim tek gıda rejimi grubuna giren ve en fazla 3 gün süreyle yapılabilecek bir diyettir. Yeniden başlamak için aradan 4 günlük bir süre geçmesi gerekir.

15 Kas

Güzellik uykusuna yatın

 

Kadinca.net,diyet,moda,makyaj,kadın,güzellik,astroloji,itiraf,kadınlar

Midenizin geceleri rahat etmesini istiyorsanız, yatmadan önce haifif bir şeyler yemeğe özen göstermelisiniz. En ideali makarna, ekmek veya patates. Çünkü karbonhidrat, vücudu uykuya hazırlar. Ayrıca tatlı sevenlerde yaşadı! Çikolata, içerdiği mutluluk hormonu serotoninin sayesinde vücudun rahatlamasını ve gevşemesini sağlıyor. Yatmadan önce ayak tabanlarınıza, saç derinize ve alnınıza masaj yapabilirsiniz. Ne kadar rahatladığınızı ve gece daha iyi uyuduğunuzu fark edeceksiniz. Kendinize sıkı bir uyku programı hazırlayın

Gece yatacağınız ve sabah kalkacağınız saatler belli olsun. Geceleri daha rahat uyumak istiyorsanız, yatmadan önce bir kaç ısınma hareketi yaparak kaslarınızın gevşemesini sağlayın.
Gece için üretilen nemlendiriciler ve vücut losyonları içerdikleri maddeler sayesinde sakin ve huzurlu bir gece geçirmenizi sağlar. Bu nedenle yatmadan önce vücudunuzu bakım ürünleriyle beslemeyi ihmal etmeyin.
Cola, çay, kahve ve nikotin uykunun en büyük düşmanlarıdır. Yatacağınıza yakın bunlardan uzak durun. Alkolü ise fazla kaçırmayın. Bir bardak bira veya şarap rahat uyumanızı sağlayacak, fakat daha fazlası uyumanızı engelleyecektir.
Yattığınız oda da uykunuzun aynasıdır. En ideal odalar;ses olmayan, karanlık, iyi havalandırılmış ve maksimum 18 derece olan odalardır. Uyuduğunuz odada mavi rengin hakim olmasına özen gösterin. Çünkü mavi insanı dinlendirir. Gece rahat uyumak istiyorsanız, size bir önerimiz var:su dolu bir kasenin içine 2-3 gül ve 5 damla gül yağı koyun ve başucunuza alın. Sabah ne kadar huzurlu uyandığınızı fark edince, siz de şaşıracaksınız.
Stresli ve yoğun bir gün mü geçirdiniz? O zaman küveti ılık suyla doldurun, içine lavanta ve biberiye esansları ekleyin ve günün yorgunluğunu üzerinizden atın.
Yatağınıza yattıktan kısa bir süre sonra uykuya dalamıyor ve sürekli bir yandan bir yana dönüyorsanız, yatmadan önce bir şeyler okumayı deneyin. Tercihinizi güzel bir aşk hikayesinden yana yaparsanız, daha huzurlu bir şekilde uykuya dalacağınızdan emin olabilirsiniz. Hatta kısık seste klasik veya slow müzik de hiç fena olmaz.

15 Kas

Belini Ölç,Sağlığını Gör…

Belini Ölç,Sağlığını Gör…

 

Herkes kilo vermek istiyor ancak bu uğurda hem sağlık, hem zaman, hem de para kaybediliyor. Oysa zayıflamak sanıldığından daha kolay olabilir. Bunun için Prof. Dr. Mehmet Öz’e kulak vermek gerekiyor.

 

Ona göre önemli olan bel çevresi ölçüsü. İdeal durumda olup olmadığınızı öğrenmekse kolay. Boyunuzu ölçüp ikiye bölün. Sonra da göbek deliğinin üstünden belinizi ölçün. Eğer bel ölçünüz, boyunuzun yarısından yüksek çıkıyorsa tehlike çanları çalıyor demektir.

 

Öz’ün bu ve buna benzer çok sayıda pratik önerisi var kilo vermeye dair. ‘Bilinçli Beslenme, Sağlık ve Siz’ konferansı için New York Presbyterian Hastanesi’nin ünlü doktorları Prof. Dr. Mehmet Öz, Doç. Dr. Özgen Doğan ve Doç. Dr. Selim Acarsoy ve İntermed’den Dr. Hasan İnsel bir araya geldi. Konferansta söz alan Mehmet Öz diyetle ilgili yapılan hatalar ve uyulması gereken kurallara dikkat çekti:

 

Yemeyi otomatikleştirmek için günde bir öğünü değiştirin, aynı yiyecekleri farklı öğünlerde alın.

 

Sürekli tok hissetmek için gün boyunca yiyin.

 

Yiyecek etiketlerini inceleyin. Yüksek fruktoz mısır şurubu kullanılmış veya porsiyon başı 5 mg’ den fazla basit şeker, zenginleştirilmiş un veya doymuş yağ içeren yiyeceklerden uzak durun.

 

Doyma sinyalinin beyninizden midenize gitmesine izin vermek için, öğünden az önce biraz sağlıklı yağ yiyin (bir avuç kuruyemiş gibi).

 

Öğleden sonraki açlık duygusunu bastırmak için sabahları lif yiyin.

 

Yeşil çay, omega 3 yağ asidi (balık ve cevizden), kahve ve sebze obezlik etkisine karşı durur.

 

Bel kontrolünde kırmızı biber ve tarçın etkili.

 

Yemekten önce bir-iki bardak su için. Açlık sinyali algıladığınız susuzluk sinyali olabilir.

 

Açlığınızı bastıracak acil durum yiyecekleri el altında bulunsun (havuç, elma, nane şekeri gibi).

 

Açlığınızı 1′le 7 arasında değerlendirin. Sürekli 3′le 4 arasında kalmaya çalışın.

 

Öğünlerinizde 20 cm.’lik tabak kullanın. Daha küçük tabak, daha az porsiyon demektir.

 

Yürüyüş en iyi spor. Günde yarım saat yürüyün ve üst kısım için de hafif ağırlık çalışın.

 

Görünmez sandalye egzersizi: Sırtınızı duvara dayayıp sandalyeye oturur gibi havada oturun, avuçlarınızı dizlerinize dayayın.

 

Topukları dizlerin tam altında, 90 derecelik açıyla tutun, başınızı duvara dayayın. Bu şekilde uzun süre durun. Örneğin asansördeyken de belinizde sıkı bir kemer varmış gibi karnınızı içeri çekin ve kalçalarınızı sıkın.

 

15 Kas

sigaranın zararları

sigaranın zararları

 

http://stu.inonu.edu.tr/~suzak/odev.html

Sigaranın, vücudun çeşitli organlarında yaptığı tahribat ve kanserin yanında cilt sağlığı ve güzelliğinize de zararları vardır. İşte sigaranın zararları:

 

  • Ağız kokusu yapar, diş ve diş eti hastalıklarına yol açar.
  • Dudak, yanak ve gırtlak kanserine neden olur. Hatta sigarayı yakmadan dudağında taşıyan yada tütün çiğneyenlerde de ağız için kanserleri görülür.
  • Dilde, tat alma duyusunda bozulmalar olur.
  • Beyin hücrelerinin ölümüne yol açar. Öğrenme bozuklukları, hafıza zayıflığı ve erken bunama görülür.
  • Göz merceğinin saydamlığının azalmasına yani katarakta sebep olur.
  • Cildin yapısının bozulmasına neden olur. Leke ve kırışıklık oluşur. Selülitlere sebep olur.
  • Burunda koku alma duyusu azalır.
  • Sinüzit, farenjit, bademcik ve orta kulak iltihabı gibi üst solunum yolu hastalıklarına yol açar.
  • Damar sertliğini hızlandırır. Beyin ve kalpte damar tıkanıklığına neden olur. Kalp krizi ve tansiyon yükselmesi görülür.
  • Erkeklerde iktidarsızlığın başlıca sebeplerindendir. Ayrıca mesane kanserinin önemli nedenlerindendir.
  • Akciğerlerde çeşitli hasarlara, astım ve kronik bronşit gibi hastalıklara neden olur. Bronşlarda ve akciğerlerde birçok çeşit kanserin oluşmasına neden olur.
  • Gastrit, ülser ve reflü hastalığına sebep olur. Mide ve yemek borusu kanserine yol açar.
  • Gebelikte tüketilen sigara düşük doğumlara ve bebekte gelişme geriliğine neden olur.
  • Erken menopoz ve rahim kanserinin sebebidir.
  • Parmaklarda sararmaya ve tırnaklarda zayıflamaya yol açar.
  • Kemik erimesine neden olur.
  • Burger hastalığına sebep olur. Bu haslatık, el ve ayaklardan başlayarak tıkanıklığa yol açar ve uzuvların kesilmesi gerekir.
  • Vücutta yorgunluk, uykusuzluk hali, stres, gerilim, performansta düşme ve reflekslerde azalma görülür.
  • Pankreas kanseri riski artar.
  • Hastalık, yara ve ameliyat tedavileri uzun sürer.
  • Kullanılan ilaçları etkisizleştirebilir.
  • Bütçenize yük olur, çevre kirliliğine yol açar, yangınların en önemli sebeplerindendir.
  • Çocuklarınız kanseri önleyen genlerden yoksun hayata gelir.
  • Hamilelerde %10-15 eksik kiloda doğuma ve bebek zeka eksikliğiyle doğar.
  • Çevrenizdekileri de bu zararları verirsiniz. Çocuğunuzun sigaraya başlama oranı daha fazladır.
15 Kas

Annenin kahkahası bebeğe şifa

Japonya’da yapılan bir araştırmada, bebek emziren annelerin kahkaha atmasının, bebeğin alerjiye yakalanmamasına yardımcı olduğu ortaya çıktı.

Japonya’da yapılan bir araştırmada, bebek emziren annelerin kahkaha atmasının, anne sütündeki melatonin düzeyini artırdığı ve bu sayede bebeğin alerjiye yakalanmamasına yardımcı olduğu ortaya çıktı.

Osaka’daki Moriguchi-Keijinkai hastanesinden Hajime Kimata, anne sütü emen 5-6 aylık, toza alerjili ve egzema hastalığı görülen 48 bebeğin anneleri üzerinde araştırma yaptı.

24 bebeğin annesine ünlü komedyen Charlie Chaplin’in ”Modern Zamanlar” filmi izletildi, diğer 24 bebeğin annelerine de meteorolojiyle ilgili "sıkıcı bir program" seyrettirildi. Filmler seyredilirken Japon araştırmacı annelerin sütündeki melatonin oranını ve Chaplin’in filmini seyreden annelerdeki önemli hormonların düzeyini ölçtü.

Kahkaha atan annelerin sütündeki melatonin düzeyinin arttığı ve bu annelerin bebeklerin cilt alerjilerine karşı daha dayanıklı oldukları belirtildi.

Melatonin hormonunun temel görevi vücudun biyolojik saatini koruyup ritmini ayarlamak. Araştırmayla ilgili makale, ”Journal of Psychosomatic Research” dergisinde yayımlandı.
İyibilgi

15 Kas

Evlilikte 20. Yıla Dikkat

Evlilikte 20. Yıla Dikkat

 
Aldatma Sonrası Karşılaşma
Ayrıldıktan üç yıl sonra karşılaştığınız kişi sizi unutamadığını ve hata yaptığını söylese ne yapardınız?
 
 

 

ANKARA - Türkiye’de evliliklerin sonlandırılmasında "tehlike çanları" en fazla 20 yıl ve sonrasındaki evliliklerde çalıyor. İstatistiklere göre, boşanmalar en fazla geçimsizlik nedeni ile oluyor.

TÜİK verilerine göre 2004′de 91 bin 22 kişi boşanırken, bu rakam 2005 yılında 95 bin 895′e yükseldi. 2005′de evliliğinin ilk yılında boşananlar, toplam boşanmaların yüzde 9,32’sini oluşturdu.

2005′de en düşük boşanma sayısı 1,710 ile 19 yıllık evliliklerde görüldü. 20 yıl ve üstü evliliklerde de boşanmaların arttığı saptandı.

Toplam 95 bin 895 boşanmanın bunun 14 bin 112’si 20 yıl ve üstü evliliklerde yaşandı. Önceki yıl, kadınlarda boşanma en fazla 25-29 yaş, erkeklerde ise 30-34 yaş arasındakilerde oldu.

15 Kas

Haber

Yüksekova’ya ABD üssü mü?

 

Yüksekova'ya ABD üssü mü?

Hakkari’nin Yüksekova ilçesine yapılacak havalimanının 2008’de inşaatına başlanacak. Havaalanı için yapılan hazırlıklar nedeniyle ilçe halkı “ABD için yeni üs mü hazırlanıyor” gerilimi yaşamıştı.

ULAŞTIRMA Bakanı Binali Yıldırım Hakkari’nin Yüksekova İlçesi’ne yapılacak havaalanın yapımına 2008’de başlanacağını açıkladı. İran’a yönelik ABD operasyonunun gündemin üst sıralarında yer almaya başladığı dönemde Yüksekova’da yapılacak havalimanını AKŞAM manşetine taşımıştı.

Yüksekova’ya gelip giden Amerikalı heyetlerin sıklaşması bölgede ABD üssü için hazırlık yapıldığı endişelerine yol açmıştı. Ulaştırma Bakanlığı yetkililerikeşif ve proje çalışmalarının olduğunu ancak havaalanı için henüz bir girişimlerinin olmadığını açıklamışlardı.

TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’nda bakanlığının bütçesi üzerinde milletvekillerinin sorularını yanıtlayan Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım, havalanı için çalışmalara 2008’de başlanacağını söyledi. Yüksekova’da havaalanı ihtiyacı olduğunu belirten Yıldırım, “Hem güvenlik hem de ihtiyaç bakımından bu projeyi önemsiyoruz’’ diye konuştu. 2010’da açılması planlanan 50 milyon dolarlık havalimanı, Hakkari - Yüksekova Karayolu’nun güneydoğusuna inşa edilecek.

AKŞAM’ın 17 Nisan 2006’da manşetten duyurduğu haberde bölgede yaşayanların “ABD’nin İran’ı vurmak için kullanacağı hava üssü mü?” kuruluyor sorusu gündeme getirilmişti. Bölgeye ABD’li ve İsrailli heyetlerin gelerek inceleme yapmasından dolayı Aksu ve Akalı köylüleri endişelendiklerini dile getirmişti.
Akşam

1 yılda 1.8 milyon dolarlık silah aldı

 

1 yılda 1.8 milyon dolarlık silah aldı

Terör örgütü PKK, Irak ve İran’da 24 ayrı kampta silahlı faaliyet yürütüyor. PKK, son bir yıl içinde çeşitli ülkelerden 1 milyon 800 bin dolarlık silah satın aldı.

İstihbarat birimlerinin, yargıya sunduğu raporlar, terör örgütü PKK’nın son durumunu ortaya koyuyor.

Alınan istihbarata göre, PKK, ABD’nin Irak’ı işgalinin ardından 2006 yılında, Irak ve Ermenistan üzerinden 1 milyon 800 bin dolar değerinde silah satın aldı. Silahlar Rus, ABD, Çin, İngiltere, Macar ve Bulgar menşeli.

Yine örgütün, 9 adet Doçka uçaksavar, havan topları, Stinger ve Strella tipi füzeler satın alıp Kuzey Irak’taki ana kamplara yerleştirdiği ifade ediliyor.

İstihbarat birimlerinin raporlarına göre, PKK, sadece bu yıl içerisinde uyuşturucu kaçakçılığından 15 milyon dolar gelir elde etti.

Kuzey Irak ve İran’da 24 kamp

Raporda PKK’nın Kuzey Irak ve İran topraklarında toplam 24 ayrı kampının bulunduğu kaydediliyor. Kampların ikisi İran topraklarında.

Bu kamplardaki terörist sayısı 2 bin ile 2 bin 300 arasında değişiyor. Türkiye topraklarındaki terörist sayısı da 3 bin 500′ü buluyor.

Örgütün 2004 yılına kadar Türkiye topraklarında bin 800 civarında silahlı gücünün bulunduğunun yer aldığı raporda, örgüt içindeki fikir ayrılıklarının yoğunlaşması üzerine Türkiye’ye sızmaların artığı belirtiliyor.

CNN

15/11/2007 | Kategori: HABER | Yorum (0) | Yorum Yaz | Kalıcı Bağlantı

Nutuk, ders kitabı olsun çağrısı

 

Nutuk, ders kitabı olsun çağrısı

Açıköğretimliler Birliği Vakfı yönetimi, Türk gençliğine Atatürk’ün noksan anlatıldığına dikkat çekerek, Atatürk’ün Nutuk kitabının ilköğretim okullarında ders kitabı olarak okutulması çağrısında bulundu.

Atatürk’ü anmak için bir araya gelen Açıköğretimliler Birliği Vakfı yönetimi, Türk gençliğine Atatürk’ün noksan şekillerde anlatıldığına dikkat çekerek, Atatürk’ün Nutuk kitabının ilköğretim okullarında ders kitabı olarak okutulması için hükümete çağrıda bulundu.

Atatürk’ün 69.ölüm yıldönümünde bir araya gelerek Ata’yı anan Açıköğretimliler Birliği Vakfı yönetimi , dünyada ki önemli liderlerin hemen hemen hepsinin unutulduğu ve hatta heykellerinin yıkıldığına işaret ederek, Türk milletinin Atasını hiç unutmadığını ve unutmayacağını vurguladı.

Atatürk ve sonrası konulu değerlendirme toplantısı sonucunda Mütevelli Heyet Genel Başkanı Muharrem Soğuksu, Genel Sekreter Av.Erden Er, Başkan Yardımcısı Metin Yavuz imzası ile yapılan açıklama metninde, Türk gençliğine Atatürk’ün tam olarak anlatılmadığı ifade edilerek, Hükümete; İlköğretim okullarında Atatürk’ün Nutuk kitabının ders olarak okutulması çağrısında bulunuldu.

Yapılan açıklamada şu görüşlere yer verildi.

“ Cumhuriyetimizin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’ün gençliğimize tam anlamıyla anlatılmadığı bir gerçektir. Atatürk’ün laikliği, İslamiyet’in kutsallığının korunması için kurduğu açıktır. Ama bugün laiklik ile İslamiyet’in bir arada olmayacağı yönündeki gafleti, gençlerimize de angaje edilmeye çalışılmaktadır. Atatürk’ün doğa ve insan sevgisi, milliyetçilik duygusu gençlerimize yeterince anlatılmamaktadır. Bugün eğer gençliğimizin bir kısmı sapık ideolojilerin ağına düşüyor ise, bu Atatürk ve felsefeleri bilgisizliğinden kaynaklanmaktadır. Devletin ilgili kurumları artık bilinçli Atatürkçü nesli yetiştirmek zorundadır. Bunun içinde fazla detaya gerek yok. Atatürk’ün Nutuk kitabının ilköğretim okullarında ‘Ders kitabı’ olarak okutulması yeterlidir. Bunun içindir ki Hükümete Nutuk kitabının, okullarımızda Ders kitabı olarak okutulma çağrısında bulunuyoruz.”

15 Kas

Berbat…

Berbat…

Üşüdüm, yağmur yağınca üşürüm ben hep. İçim ürperir. Sanki benden bir şey çalar yağmur. Sıcak mesela. Ya da günahlarımı… Yalnız kalırım, çıplak ve çaresiz. İyi bir şey olduğunu söyler eskiler. Ama sevmezler toprak kokusuna güzel denmesini. Çekermiş söyleyeni içine. Sözde. Laf bunlar. Benimki gibi… Söyleyecek sözü olmayanların uydurdukları bir dolu deli saçması. Söyleyecek neyim yok ki saçmalıyorum şimdi.

 

Islak. Tenha. Yarı uyuşuk ve depresyonlu. Sanki hastalıklı ve bulaşıcı bu duruş. Kimse ama hiç kimseye anlatılamaz bir sıkıntı. İçimde, üzerimde, tepinen. Duran ve durduran. Öfke nöbetleri arasına sıkışıp kalmış bir sözde çocuk yüreği. Çırpındıkça batıyor muyum yoksa uyum mu sağlıyorum belli değil.

 

Yağmur. Rüzgar. Gözyaşı. Elim kolum bağlı, bağdaş kurmuşum ve çok bilenlerin saltanatının yıkılması için sadece meditasyon yapıyorum. Saçmalıyorum ve derinlemesine düşünmeden yapıyorum ne yapıyorsam. Çok bulanıyor midem. Gemi su alıyor ve ben hala şarap testisi elimde, son derece aristokrat kemancı arıyorum. O bilindik notalı bilinmedik senfoni kulaklarımda çınlasın istiyorum.

 

Deniz koymadım adını, hayır suya da deymedi ayakları ve hatta Rum da değil kemancı. Ben de hiç işçi olmadım. Emekçi. Ekmek içi yemeği reddettim, mideme oturuyor diye. Ayaküstü ve beyhude ilişki yumaklarında dolanmaktan gelirken nasıl başlanır ki hayata…

 

Earthworm.. Solucan yani benim ruhum. Her deliğe girip çıkar dünyada. Barınmak olmasa bir de derdi tasası. Ama yerleşmek ya adı… Yerleşik düzende masa etrafında karşılıklı içme sevdası ya da yaşam gailesi diye tutturduğu ruhumun…

 

İstifa etmeyi pek bilmem, daha ziyade istifade etmek benimkisi. Kanını emmek, kanı emilmişlerin –en azından bir kısmının- çocukluktan kalan özlemi… Güç ve ibrişim kuşları… İbrişim kuşları ölür mü güç gösterisinde bulunsam. Çocuk gibi bulut kovalasam uçurtmayla ve vursam hayatının anlamını sapanla.

 

Ayrık otu, benzemiyor ne ebegümecine ne de pirpirime. Ne tadı ne de tuzu. Ve sahi aslında varılacak durak tuzdu ama mecazlarla boğuşmaktan, atladık keskin iyodu.

 

Şimdi aklımda bir deniz kıyısı, kumsalsız, ötesinden berisinden araba geçen, içine girilmesi atalarımca yasaklanmış bir deniz kıyısı. Gri, oynak ve ne kadar başka gözle görmeyi denesem de hüzünlü. Eskilerin dilinde bir türkü, bir hikâye ucu bucağı olmayan su. Derdin ve rüyaların ona anlatıldığı, feraha kavuşturan yaşamın özütü.

 

Hani nefretten körelmiş gözlere basılan, kenarında yaşamayanların öğrenmek için kıyılarına indiği, melankoli kokan, yarı ateşli ama derde derman deniz kokusu. Amacın olmadan yürüdüğünde, yürümenin amacı olanları gördüğünde tebessümü dudaklarına deydiren o garip kimya. Hemingway olmayı çok isterdim. Hani kokuları ve tatları tarifin ustası… Ben değilim uzman, tasvir belki ama tarif… Nasıl bir duygudur ki o yüreğine serinlik verdikçe içindeki ateşi söndürdükçe ve hatta yeni doğru ateşleri körükledikçe varlığına bedellenir. Ve bilirim ki çok zordur liman kentlerinden ayrılmak.

 

Bir zaman adamın biri Londra Havası diye torbalar satarmış özlemden tutuşanlara uyanıkça, ama satılamaz ki denizin kokusu ve içine işleyen iyot çıkarılıp verilmez ki başka birine. Keşke rakı şişesine sığsa iyodun ve denizin o masum oyunu. Ve kolilere doldurup gönderebilsem uzak diyarlara.

Aklımda bir gün batımından kalan nefsi körelmiş güneş ve bir bardak buz gibi bira, çerezsiz ve patatessiz. Kimliğini hiç görmediğim insanların karaya çalan gözleri. Kara kokanların nefes depolaması deniz kenarında. Sanki ışığa uçan pervaneler gibi koşuşan kara adamları kadınları deniz kenarında.

 

Aklımda bir bahar akşamı; yüksekten uçan bir karabatak alçaktan uçan bir martı… Dengeler bahar yorgunluğu mesaisinde, sarhoşluk gibi. İlk sevinç ilk heyecan gibi… tuz gibi…

Sayfalar : 1 2 3 4 5 [6] 7 8 9 10 11 ...
Mynet Blog WordpressMU alt yapısını kullanmaktadır.