Mynet | Blog Anasayfa | Email
Favorilerime Ekle | Giriş


Arşiv Ağustos, 2007

Dön Durma

7 Ağustos 2007 Salı Comments Off

DÖN DURMA

SEVDİM O GÜZELİ KİLİTLENDİ GÖNÜL KAPIM
ZALİM KADER BANA NEDEN KÖTÜLÜK EDER
EDEMEM KİMSEYE SİTEM ÇOK YANDI CANIM
HAYALİ O YARİN UFKUMDAN SİLİNİR GİDER.
DÖN DURMA BİR AN DURMAK NEYE YARAR.

BEN DÖNERİM DÜNYAM DÖNER ETRAFINDA
SEÇDEM TANRIYA GÖNLÜM VARISIN YARA
AĞLASIN GÖZ YAŞLARIM GÖZ PINARLARIMDA
AKAN AŞKIN ZEHRİDİR O DAMARLARINDA
DÖN DURMA BİR AN DURMAK NEYE YARAR

BEKLEDİMĞİM SABAHIN GÜNÜ OLDU AKŞAM.
BU GÜN YINE HASRETI İÇİMDE KALDI YARİN
KARANLIK GECENIN YANLIZLIĞINDA VARIM
HEPGECE GÜNDÜZE ZATEN HASRETKARIM
DÖN DURMA BİR AN DURMAK NEYE YARAR.

GÖNLÜM İSYANDA SENDEN ESİNTİLERLE
SANA SESLENEMEM TITRER SESİCE SESİM
YETMİYOR ANLATMAYA AŞKIMI NEFESİM
ÖYLE BİR HALDEYİMKİ BU İŞKENCELERLE
DÖN DURMA BİR AN DURMAK NEYE YARAR

DÖN DURMA DÖN EY AŞKA SEVDALI BAŞIM
KARARSIN GÖZLRİM UYUŞSUN KALBİM
SÖNSÜN ALEV ALEY YANAN AŞKA ATEŞIM
HUZURA KAVUŞUR İŞTA O ZAMAN NAŞIM
DÖN DURMA BİR AN DURMAK NEYE YARA

Ekleyen : FEYRUZ DEMİR Tarih : 03-04-2006

40 HADİS

7 Ağustos 2007 Salı Comments Off

40 Hadis

 

Resulullah’dan(SAV) Ali’ye (RA) vasiyetler                                                                                                               
  
Allah dostları tarafından sağlam kaynaklara dayanılarak 700.000 (yediyüz bin) civarında hadis -i şerif toplanmıstır. 700.000 hadis-i serif icerisinden de bu Hadis-i Erbain (40 Hadis) secilmistir. Secilen bu Kudsi Hadisler, Sadrettin-i Konevi Hazretleri tarafindan 1350 yılında aciklanarak yazilmis ve Selcukiler ve Osmanlilar zamaninda da cogaltilip dagitilmistir. Malatya beyi oglu Sadreddin-i Konevi , Muyiddini Arabi’nin uvey ogludur. Mehmet Akif Ersoy - Allah Rahmet eylesin- 1924-1936 yillari arasinda Misir’da bulundugu sirada, Cami’ul Ezher’de "Hadis-i Erbain’i" gormus. Arapca yazili olarak getirmistir. Turkiye’de de Diyanet isleri Baskanligi kanaliyla Turkce olarak bastirilip dagitilmasina vesile olmustur. 1996 yilinda da Ahmed Kayhan Hazretleri ve arkadaslari tarafindan yeniden kaleme alinmis olup , bastirilarak bedelsiz olarak dagitilmistir. 1999 yilinda ise Medineli Ahmed t. tarafindan internete aktarilmistir. Cenab-i Allah (C.C.) cumlemizi, zahir batin butun Ummet-i Muhammed’i (S.A.V.) , Kur’an-i Azimussan’nin Sefaat-i Muhammediye’sine nail eylesin. Amin.

40 HADİS 

Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Efendimiz şöyle buyurdu; "Merhametli olanlar… Bunlara Rahman olan Allah merhamet eyler. Yerde olanlara merhamet ediniz ki, göktekiler de size merhamet ederler. "
AÇIKLAMASI: " Her kim, şefkat ve merhamet vasıflarına bürünürse, Yüce Rabbın Rahmetini kazanmış sayılır. Yavaş yavaş ondan gelen Rahmet nesimi (latif rüzgar) önce ruhunu sarar; sonra derece derece bütün dış yapısını kaplar. Ama dış temiz olunca!… Ama Şer’i hükümler onda kusursuz tatbik edilince. Aksi halde, gelmiş olsa dahi, kaçar gider.Allahulâlem"

Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Efendimiz şöyle buyurdu; " Allahu Teala Hazretleri her yüzyılın başında bu dini ikame edecek birini baas eder." 
AÇIKLAMASI: "Her yüz sen başında bir müceddid gelir. Esasta değil teferuatta önemsiz değil, önemli değişikliker yapar. Asrın icabına göre bazı ahkâm çıkarır. Muannidlere (inatçılara) cevap verir. Açıklaması kendi zamanına kalan bazı meseleleri açıklar. Bu vazifeyi yapan aynı zamanda Kutup’tur (Kubt’a Gavs da denir). Allahulâlem." 

Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Efendimiz şöyle buyurdu; " Salacağınız bir ip, sizi mutlaka Allah’a ulaştırır."
AÇIKLAMASI: "Düşün O’ndan gayri tek varlık yoktur… Abadan’dan öte bir karye (şehir) yoktur. Allahulâlem"

Resullullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Efendimiz şöyle buyurdu; " Her kim Allah için olursa… Allah onun için olur."
AÇIKLAMASI: "Bir kul benliğiden fena bulur (geçer), anını zamanını bir yana atar; varlığını mevhum (kuruntu ürünü) nefsine izafe etmekten vazgeçerse, Hak Tealâ ona kayısız şartsız tecelli eder… Bir başka mana daha: Her kim fiiler, sıfat ve zat yönüyle fenafillah (dünyayı kalbden tekedip tamamen Allah’a C.C. yönelmek) mertebesine ererse, onun mazharında (ortaya çıkma ve görünme yeri) İsm-i Azanm zuhur eder -zat, sıfat ve esma , efal (fiiler) olarak-.Allahulâlem."

Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Efendimiz şöyle buyurdu; " Yüceliğine yüce, mübarekliğine mübarek Allah dünya semasına nüzul tecellisi eyler ve buyurur: Yok mu tebe eden?… Ki, onun tevbesini kabul edeyim. Hani duacı?… Ki ,onun duasına icabet edeyim." 
AÇIKLAMASI: "Bu Hadis’e şu Ayeti kerime ile işaret edildi; "ŞU DA MUHAKKAK Kİ BEN, TEVBE EDEN, İNANAN VE YARARLI İŞ YAPAN, SONRA (BÖYLECE) DOĞRU YOLDA GİDEN KİMSEYİ BAĞIŞLARIM." (TA-HA Suresi, Ayet 82) Bu manalardan Allah’u Teala’ya kavuşmayı ANLA… ve bereket bul. Allahulâlem."

Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Efendimiz şöyle buyurdu; " O mü’min ki insanların arasına girer ve onların eziyetlerine sabreder; bu, o müminden hayırlıdır ki, insanlar arasına giremez ve eziyetlerine sabredemez…" 
AÇIKLAMASI: "Belirtilen manalardan biride şudur; Tam ve Kâmil insanın manaya talib olan müslümanların arasına girmesi, yalnız kalıp onlara karışmamasından hayırlıdır. (Halk arasına karışmamak, daha ziyade, meczup vasfını haiz saliklere has bir haldir. Ama bu meczup salik de, kendisinden hiç bir şey hasıl olmayan salikten hayırlıdır. Yine, kendisinde hiç bir zuhurat olmayan, meczubdan, fazilet itibari ile daha değerlidir). Allahulâlem. " 

Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Efendimiz şöyle buyurdu; " Şayet Hakkı tam manası ile bilseydiniz; su üzerinde yürürdünüz, dağlar sizinle kayardı…"
AÇIKLAMASI: "Eğer Hak’kın varlığında fani olup, O’nunla beka bulsaydınız, elbette herşeye karşı bir tasarruf sahibi olurdunuz… Özellikle icat ve yok etme babında. Ama her ülkede; Âfakta ve enfüste. (Yani hem batını alemde hem de zahiri alemde). Allahulâlem. "

Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Efendimiz şöyle buyurdu; "Hemen herkes dünyadan susuz çıkar, Ancak ‘Rahman, Rahim Allah adı ile’ diyenler hariç."
AÇIKLAMASI: "Her noksan olan, kemal derecesine yönelmek zorundadır. Ta ki O’nu bile. Şayet O’nu bilmiyorsa hakiki kemali bulamaz. Meğer ki bütün esma ve sıfatlara tahakkuk etmiş ola. Ama hem celal tarafındaki sıfatları ile hemde cemal tarafındaki sıfatları ile. Allahulâlem."

Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Efendimiz şöyle buyurdu; " Eğer Ademoğlunun iki dere dolusu altını olsa üçüncüsünü arzular. Ademoğlunun boşluğunu ancak toprak doldurur." 
AÇIKLAMASI: "Bir kalp için iki vadi olsa… İş bu iki vadi, ruhun ve nefsin vadileridir. Ve bunlar leduni ilmlerin altını ile dolsa mutlaka üçüncü bir vadininde dolmasını ister. Çünki onun istidadı vardır: Özellikle İlahi feyz kabul etme babında;bir de… evet bir de feyz veren zatta hakikatı bulması babında; bir de… evet bir de verilen feyzle hakikate kavuşmak üzerine. (burada bilhassa , Ademoğlunun gözünü dolduran şeyin toprak olarak anlatılmasından murad, zül haline varn bir fena halini bulmaktır. Özellikle burada fani bir varlığın izzet bucundan zillet enginine düşmesineişaret vardır. Buraya kadar anlatılan manaları şu Ayeti Kerimenin özlü manasına bağlamak icab eder; "HARAM HELÂL DEMEDEN MİRASI YİYORSUNUZ, MALI AŞIRI BİÇİMDE SEVİYORSUNUZ" (Fecr Suresi, Ayet 19-20). Allahulâlem."

Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Efendimiz şöyle buyurdu; " Allahu Teala bir kulu severse, onu çeşitli denemelere tabi tutar."
AÇIKLAMASI: " Yani iptilaya uğratır. Kul o iptilalara sabrettiği takdirde ona üstünlük vererek sever. Şayet şükür yoluna girerse bu sefer onu Zatına seçer. Bu Hadis-i Şerifle anlatılması istenen mana şudur; Allahu Teala bir kulu severse onu fena hali denemelerine sokar. Bundan sonra fenadan da fena haline geçirir. Daha sonra fena halinide kaldırır beka makamına vardırır. İş bu manaya şu Ayeti Kerime ile işaret edilmektedir: " ALLAH MÜMİNLERDEN, MALLARINI VE CANLARINI, KENDİLERİNE (VERİLECEK) CENNET KARŞILIĞINDA SATIN ALMIŞTIR." (Tevbe Suresi, Ayet111). Allahulâlem."

Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Efendimiz şöyle buyurdu; " Su hacmi iki kulleyi (büyük küpü) aşınca artık pislik taşımaz…"
AÇIKLAMASI: "Bir irfan sahibi, zata has olan şehadet makamına yerleşirse, gerek esma gerekse sıfatların müşahadesi ona perde olmaz. İş bu manaya şu Ayeti Kerime ile işaret edilmektedir: "YİNE ONLAR…. KÖTÜLÜĞÜ İYİLİKLE SAVAN KİMSELERDİR" (Ra’d Suresi, Ayet 22). Yani, yapılan iyilikle kir darlığını def ederler. Allahulâlem."

Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Efendimiz şöyle buyurdu; " Allahu Teala Ademi kendi sureti üzerine yarattı."
AÇIKLAMASI: "Allhu Teala Adem’i , yani insan suretinizatına bir ayna kılsı. Sıfatlarına da mazhar, fiillerinede tecelligah… Ta ki onda zuhura gele. İş bu manaya şu Ayeti Kerime ile işaret edilmektedir: "HATIRLA Kİ RABBİN MELEKLERE; BEN YERYÜZÜNDE BİR HALİFE YARATACAĞIM, DEDİ…." (Bakara Suresi, Ayet 30). Azim olan Allah daima doğruyu anlatır, söyler. Allahulâlem."

Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Efendimiz Rabbından naklen şöyle anlatıyor; " İhlas, sırrımdan bir sırdır. Onu kullarımdan sevdiğimin kalbine bir vedia olarak bıraktım…"
AÇIKLAMASI: "

Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Efendimiz şöyle buyurdu;" Allahu Teala şöyle buyurdu; ‘o kimse ki kazama rıza göstermez, nimetlerşmede şükretmez, artık varsın benden başka bir Rabb arasın…"

Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Efendimiz Allahu Teala’dan naklen anlatıyor; " Allahu Teala şöyle buyurdu; ‘ Ey ademoğlu hasta oldum, ziyaretime gelmedin.’ Ademoğlu sordu; ‘Ya Rabbi sen alemlerin Rabbisin… Seni nasıl ziyaret edeyim?’ Allahu Teala buyurdu; ‘Bilmiyor musun? Falan kulum hasta oldu… Ama sen onu ziyaret etmedin. Eğer onu ziyaret etseydin Beni yanında bulacaktın’… Allahu Teala devamla buyurdu; ‘ Ey Ademoğlu, senden yemekle doyurulmamı istedim, ama sen Beni doyurmadın’. Ademoğlu sordu; ‘Yarabbi seni yemekle nasıl doyurayım? Sen alemlerin Rabbisin’. Allahu Teala anlattı; ‘Falan kulum senden yemek istedi. Ama ona yedirmedin. Bilemedin mi? Ona yedirseydin Beni yanında bulacaktın’. Allahu Teala devamla buyurdu; ‘ Ey Ademoğlu, senden su istedim, ama vermedin’. Ademoğlu sordu; ‘Ya Rabbi sana nasıl su vereyim? Sen Alemlerin Rabbisin’. Allahu Teala anlattı; ‘Falan kulum senden su istedi, vermedin. Ona su verseydin Beni yanında bulacaktın… Bunu da mı anlayamadın?"

Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Efendimiz Rabbından naklen anlatıyor; "İsmi aziz ve celil olanYüce Allah şöyle buyurdu; ‘Kulum bana kavuşmayı severse, Ben de ona kavuşmayı severim… Ama Bana kavuşmayı sevmeyince Ben de ona kavuşmayı sevmem."

Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Efendimiz Rabbından naklen anlatıyor; "Allahu Teala şöyle buyurdu; ‘Ben, uğrumda kalbleri kırık olanların yanındayım…" 

Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Efendimiz Rabbından naklen anlatıyor; "Allahu Teala şöyle buyurdu; ‘ Kıyamet günü şu üç zümrenin hasmıyım; ‘Bir kimse ki; Kendisine ihsan ettim, ama o zulmetti… Bir kimse ki; Bir hürü sattı parasını da yedi… Bir kimse ki; İşçi tuttu. Ondan istifade etti. Ama ücretini ödemedi."

Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Efendimiz Rabbından naklen anlatıyor; "Allahu Teala şöyle buyurdu; ‘Herkim benim veli kuluma düşman olursa Bana harp açmış olur."

Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Efendimiz Rabbından naklen anlatıyor; "Allahu Teala şöyle buyurdu; ‘Ben kulumun zannına göreyim… O halde, Benim için hayır zannında bulunsun ve Ben Beni andığı zaman kulumun yanındayım."

Resullullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Efendimiz Rabbından naklen anlatıyor; "Allahu Teala şöyle buyurdu; ‘Tam ihlasla; Allah’tan başka ilah yoktur, şehadetini yapanlar olmasaydı Cehennemi dünya ehline musallat ederdim. Eğer Bana ibadet edenler olmasaydı Bana asi gelenlere bir anlık dahi mühlet vermezdim."

Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Efendimiz Rabbından naklen anlatıyor; "Allahu Teala şöyle buyurdu; ‘Ey Ademoğlu, seni kendim için yarattım. Eşyayı da senin için yarattım. O halde kendim için yarattığımmı senin için yarattığımın ayarına düşürme."

Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Efendimiz Rabbından naklen anlatıyor; "Allahu Teala şöyle buyurdu; ‘Bir kimse Beni kendi kendine anarsa, Ben de onu zatımda anarım… Yine bir kimse beni bir cemaat içinde anarsa, Ben de onu o cemaatten daha hayırlı bir cemaat içinde anarım…" 

Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Efendimiz Rabbından naklen anlatıyor; "Allahu Teala şöyle buyurdu; ‘Ey Adem oğlu senin için yaptığım taksime razı olursan kalbini ve bedenini rahata kavuştururum… Sevimli bir kul olmakla kısmetin sana gelir. Şayet senin için yaptığım taksime razı olmazsan dünyayı sana musallat ederim… Ve sen bir vahşet içinde, yabanda tepinip durursun. Sonra izzetim ve Celalin hakkı için o dünyalıktan ancak kısmet ettiğime nail olursun… Sen de kötü bir kul olarak."

Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Efendimiz Rabbından naklen anlatıyor; "Allahu Teala şöyle buyurdu; ‘Ben bir gizli hazine idim, bilinmemi istedim. Halkı yarattım, nimetlerimi onlara sevdirdim. Böylece beni bildiler."

Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Efendimiz Rabbından naklen anlatıyor; "Allahu Teala şöyle buyurdu; ‘Beni ne yerim aldı, ne de semam… lakin Beni Mümin, Taki, Vera hali sahibi kulumun kalbi aldı…" 

Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Efendimiz Rabbından naklen anlatıyor; "Allahu Teala şöyle buyurdu; ‘Beni bilen talep eder… Beni talep eden bulur… Beni bulan sever… Beni seveni öldürürüm… Bir kimseyi öldürürsem diyeti bana düşer… Bir kimsenin diyeti bana düşünce onun diyeti bizat ben olurum."

Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Efendimiz Allahu Teala’dan naklen anlatıyor; " Allahu Teala şöyle buyurdu; ‘Yaklaşanlar, kendilerine farz kıldığım ibadetlerin edasında olduğu kadar hiç bir şeyde yaklaşamazlar…Gerçekten bir kul Bana nafilelerle de yaklaşır. Böylece Bana yaklaşanı severim. Sevince de kulağı olurum, eli olurum. Böyle ki oldum, Benimle işitir… Benimle görür… Benimle konuşur… Benimle tutar… Benimle yürür."

Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Efendimiz Rabbından naklen anlatıyor; "Allahu Teala şöyle buyurdu; ‘Bir kimse Bana bir karış yaklaşırsa Ben ona bir arşın yaklaşırım. Bir kimse Bana bir arşın yaklaşırsa Ben ona bir kulaç yaklaşırım. Bir kimse Bana yürüyerek gelirse Ben ona koşarak giderim."

Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Efendimiz şöyle buyurur; "Misafire ikram ediniz isterse. İsterse Kafir olsun."

Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Efendimiz şöyle buyurur;"Şam Yüce Allah’ın yer hazinelerinden bir hazinesidir. Kullarını orada saklar."

Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Efendimiz şöyle buyurur;"Allah’ın nehri geldiği zaman İsa’nın nehri batıl olur…"

Bir gün Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Efendimize şöyle soruldu; "Allah’u Teala yeri ve semayı yaratmadan önce neredeydi? Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Efendimiz bu soruyu şöyle cevaplandırdı: ‘Rabbımız bir Amâ’da idi’…"

Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Efendimiz şöyle buyurdu; "Mümin, Allah-u Teala’nın nimetlerine bir konuktur." 

Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Efendimiz şöyle buyurdu; "Dünya sevgisi her hatanın başıdır."

Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Efendimiz şöyle buyurdu; "Sefere çıkınız; sıhhate erer, ganimet bulursunuz…"

Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Efendimiz şöyle buyurdu; "Ziyaretin hayırlısı, ziyaret edilenin yok olmasıdır…"

Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Efendimiz şöyle buyurdu; "Kulun Rabbına en yakın olduğu anı secde anıdır."

Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Efendimiz şöyle buyurdu; "İşlerde şaşırırsanız kabirler ehlinden yardım isteyiniz."

Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Efendimiz şöyle buyurdu; "Bir kimse Allahu Teala katındaki menzilesini bilmek istiyorsa Yüce Allah’ın kendi yanındaki menzilesini ögrensin. Çünkü Allah’u Teala kula vereceği dereceyi kulun kendi nefsinde onun için verdiği derece üzerinden tayin eder…

İSLAMİYET NEDİR

7 Ağustos 2007 Salı Comments Off

Allah’ın zati sıfatları nelerdir?

1. Vücüd : Var olmak,
2. Kıdem : Varlığının başlangıcı olmamak,
3. Beka : Varlığının sonu olmamak,
4. Vahdaniyet : Bir olmak,
5. Muhâlefetun-lil - Havadis: Sonradan yaratılmışlara hiç benzememek,
6. Kıyam binefsihi : Varlığında hiçbir şeye muhtaç olmamak.

Allah’ın sübütü sıfatları nelerdir?

1. Hayat : Diri olmak,
2. İlim : Bilmek (Allah her şeyi bilir.)
3. Semi : İşitmek (Allah her şeyi işitir)
4. Basar : Görmek (Allah her şeyi görür)
5. İrade : Dilemek (Kainatta her şey Allah’ın dilemesiyle olur.)
6. Kudret: Herşeye gücü yetmek,
7. Kelam : Konuşmak. Cenab-ı Hak konuşur, fakat onun konuşması ses, dil ve harf yardımıyla değildir. Nasıl konuştuğunu ancak kendisi bilir.
8. Tekvin : Yaratmak. Allah her şeyi yoktan var eder. O’ndan başkası bir zerreyi dahi yaratamaz.

Müslümanmısın?
Elhamdülillah Müslümanım.


Müslümanım demenin manası nedir?
Allah’ı bir bilmek, Kur’an-ı Kerim’i ve Muhammed Aleyhisselam’ı tasdik etmektir.


Ne zamandan beri Müslümansın?
"Bela" dediğimiz zamandan beri Müslümanım.


"Bela" zamanı neye derler?
Misak’a derler. Yani Cenab-ı Hakk ruhlarımızı yarattığı vakit bunlara hitaben: - Elestü birabbiküm (Ben sizin rabbiniz değil miyim?) diye sordu. Onlar da: "Bela (Evet Rabbimizsin)" dediler. O zamandan beri Müslümanım demektir.


Rabbin kimdir? 
Allah


Seni kim yarattı?
Allah


Sen kimin kulusun ?
Allah’ın kuluyum


Dinin hangi dindir?
İslam dinidir.


Kitabın hangi kitaptır?
Kur’an’dır.


Allah kaçtır diyenlere ne dersin?
Allah birdir derim.


Allah’ın bir olduğuna delilin nedir? 
Sure-i İhlas’ın ilk ayeti kerimesidir.


Bunun manası nedir?  
Sen söyleki ey Habibim Allah birdir.


Allah’ın varlığına akli delilin nedir?
Bu alemin varlığı ve alemdeki nizam ve intizamın devamıdır.


Allah’ın zatı hakkında düşünce caiz midir?
Caiz değildir. Allah’ın ancak sıfatı hakkında düşünülür.


Allah’ın sıfatları nelerdir?
Allah’ın sıfatları iki gruba ayrılır.1) Zati sıfatları, altıdır. 2) Subuti sıfatları, sekizdir.


Allah’ın zati sıfatları nelerdir?
1. Vücüd : Var olmak,
2. Kıdem : Varlığının başlangıcı olmamak,
3. Beka : Varlığının sonu olmamak,
4. Vahdaniyet : Bir olmak,
5. Muhâlefetun-lil - Havadis: Sonradan yaratılmışlara hiç benzememek,
6. Kıyam binefsihi : Varlığında hiçbir şeye muhtaç olmamak.


Allah’ın sübütü sıfatları nelerdir?
1. Hayat : Diri olmak,
2. İlim : Bilmek (Allah her şeyi bilir.)
3. Semi : İşitmek (Allah her şeyi işitir)
4. Basar : Görmek (Allah her şeyi görür)
5. İrade : Dilemek (Kainatta her şey Allah’ın dilemesiyle olur.)
6. Kudret: Herşeye gücü yetmek,
7. Kelam : Konuşmak. Cenab-ı Hak konuşur, fakat onun konuşması ses, dil ve harf yardımıyla değildir. Nasıl konuştuğunu ancak kendisi bilir.
8. Tekvin : Yaratmak. Allah her şeyi yoktan var eder. O’ndan başkası bir zerreyi dahi yaratamaz.


Kıblen neresidir?
Kabe-i Muazzamadır.


Kimin zürriyetindensin?
Adem Aleyhisselam’ın zürriyetindenim.


Kimin milletindensin?
İbrahim Aleyhisselam’ın milletindenim


Kimin ümmetindensin?
Muhammed Aleyhisselamın.


İman-ı yeis nedir?
Firavun gibi ölürken iman etmektir.


Geçerli midir?
Geçerli değildir.


Tevbei yeis nedir?
İmanı ve ameli olan kimsenin ölürken günahlarından tevbe etmesidir.


Geçerli midir?
Geçerlidir.


Peygamberimizin babasının adı nedir?
Abdullah’tır.


Annesinin adı nedir?
Amine’dir.


Dedesinin adı nedir?
Abdülmüttaliptir.


Peygamberimiz hangi tarihte doğdu ve hangi tarihte öldü?
571′de doğdu Mekke’de doğdu, 532′de Medine’de vefat etti.


Şimdi nerde bulunuyor?
Şimdi Medine’de "Ravza-i Mutaharra" sındadır.


Kaç yaşında iken Peygamber oldu?
40 yaşında.


Fiilen kaç sene peygamberlik yaptı?
23 sene peygamberlik yaptı.


Hangi tarihte nerden nereye hicret etti?
622 tarihinde Mekke’den Medine’ye hicret etti.


Fani hayatı kaç yaşında sona erdi? 
63 yaşında sona erdi.


Peygamberimizin en çok kullanılan ismi nedir? 
Hazret-i Muhammed Mustafa sallallahü aleyhi ve sellem’dir.


Peygamberimizin kaç adı vardır? 
Güzel isimleri çoktur. Fakat dördünü bilmek lazımdır. Bunlar: Muhammed,  Mustafa, Ahmed, Mahmud


Peygamberimizin kaç kızı vardı?
Dört. Zeynep, Rukiyye, Ümmü Gülsüm, Fatıma (r.a.)’dir.


Peygamberimizin kaç oğlu doğdu?
Üç. Kasım, Abdullah (Tayyip), İbrahim (r.a) hazretleridir.


Peygamber Efendimizin kaç erkek torunu vardır?
İki. Hasan ve Hüseyin (radıyallahü anhuma) hazretleridir.


Bunlar kimin çocuklarıdır?
Hz. Ali ve Hz. Fatıma (r.a.)’nındır.


Peygamberimizin mübarek hanımlarını sayarmısın?
Hazret-i Hatice, Hazret-i Sûde bint-i Zem’a , Hazret-i Aişe, Hz.Hafsa,  Hz.Zeynep b.Huzeyme, Hz.Ümmi Seleme, Hz. Zeynep binti Cahş, Hz. Cuveyriye, Hz.Ümmü Habibe, Hz.Safiyye, Hz.Meymune, Hazreti Mariye, (r.a)


Peygamberimizin hanımları bizim neyimiz olur?
Onlar bütün müminlerin annesidir.


Peygamberimizin ilk hanımı kimdir?
Hz.Hatice (r.a.) validemizdir. Efendimizden 15 yaş büyük olup 25 sene beraber hayat sürmüştür.


Peygamberimizin son hanımı kimdir?
Hz. Aişe (r.a.) validemizdir.


Peygamberimizin 53 yaşından sonra evlenmesinin sebep ve  hikmetlerinin bazılarını sayarımsınız?
Peygamberimiz, kabilelerin İslamiyete bağlanmalarını temin, ayrıca kadınlara ait hükümleri kadınlar vasıtasıyla yaymak, bazılarını sefaletten kurtarmak, bazılarının ise iffet ve namuslarını korumak için onlarla evlenmiştir. Asıl hikmet ve gaye kadınlar vasıtasıyla İslam’ı yaymaktır.

Peygamberimizin en son vefat eden eşi kimdir?  
Hz. Aişe (r.a)’dır.


Gelmiş ve gelecek insanların en yücesi kimdir?
Peygamberimiz Muhammed Mustafa Sallallahü aleyhi ve sellem’dir.


Ashâb Ne Demektir? 
Hz.Peygamberimizi gören ve onunla sohbet eden müslümanlardır


Allah’ın emrettiği şeylerin en önemlisi nedir?
Tevhid’dir.


Tevhid nedir?
Allah’ı bir bilmek, yalnız ona kulluk etmektir.


Allah’ın yasakladığı en büyük günah nedir?
Şirk’tir.


Şirk nedir?
Allah’a ortak koşmak, başka Allah olduğunu söylemek.


Peygamber kime denir? 
Ahkam-i ilahiyeyi insanlara tebliğ içinAllah’ın vazifelendirdiği zata denir.


Allah, peygamberleri niçin gönderdi? 
Şirkten korumak, tevhide çağırmak için


Allah tarafından gönderilen peygamberlerin sayısı kaçtır? 
Peygamberimizden yapılan bir rivayete göre 124 bin, bir rivayete göre, 224 bin.


En büyük peygamberler kaçtır?
5′dir. Hz.Muhammed (a.s.), Hz.Nuh (a.s.), Hz.İbrahim (a.s.), Hz.Musa (a.s.) ve Hz. İsa (a.s.) dır.


Kur’an-ı Kerim’de ismi geçen peygamberlerin sayısı kaçtır?
Yirmisekiz


İsimlerini sayarmısınız? 
Adem, İdris, Nuh, Hud, Salih, İbrahim, Lut, İsmail, İshak, Yakup, Yusuf, Eyyup, Şuayp, Musa, Harun, Davud, Süleyman, Yunus, İlyas, Elyesa, Zülkifl, Zekerriyya, Yahya, İsa, Üzeyr, Lokman, Zülkarneyn ve Hazret-i Muhammed Mustafa Salavatullahi ala nebiyyina ve aleyhim ecmaiyn hazeratıdır. Üzeytr, Lokman ve Zülkarneyn (a.s.) hazretlerine bazıları velidir, demişlerdir.


Peygamberimiz bir millete mi yoksa bütün insanlığa mı gönderildi?  
Bütün insanlığa gönderildi.

Resul nedir? 
Müstakil bir şeriat getiren veya evvelki peygamberin şeriatına yeni hükümler ilave eden peygamberdir.


Nebi nedir? 
Kendisinden önce veeya zamanındaki resulun şeriatına tabi olan peygamberdir. Her resul aynı zamanda nebidir, fakat her nebi resul değildir. Her resul nebidir. Fakat her nebi resul değildir. Her ikisine peygamber denir.


İlk nebi kimdir?
Adem (a.s.) dır.


İlk resul kimdir?
Nuh (a.s.) dır.


Dört büyük kitap hangileridir ve hangi peygamberlere inmiştir? 
Tevrat Musa (A.S.), Zebur Davud (A.S.), İncil İsa (A.S.), Kur’an-Kerim Peygamberimiz Muhammed Mustafa Sallallahü aleyhi ve sellem Efendimiz Hazretlerine inmiştir.


Suhuf ne demektir, kaç tanedir ve kimlere verilmiştir? 
Cenab-ı Hakk’ın, dört kitaptan başka Cebrail (A.S.) vasıtasıyla bazı peygamberlere gönderdiği sahifelere suhuf denir. Adem (A.S.) 10, Şit (A.S.) 50, İdris (A.S.) 30, İbrahim (A.S.) ise 10 suhuf verilmiştir.


Melek nedir? 
Allah’ın nurdan yarattığı ve istedikleri şekle girebilen, daima ibadet eden günahsız varlıklardır.


Dört büyük melek hangileridir? 
Cebrail, Mikail, İsrafil ve Azrail (A.S.)


Meleklerin görevleri nelerdir? 
Allah’a hamd etmek, O’nu tesbih etmek, O’nu zikr etmek. O, ne emrediyorsa onu  yapmaktır. Bazı meleklerin özel görevleri  vardır.


Cebrail’in görevi nedir?
Peygamberlere vahiy ve kitap getirir.


Mikail’in görevi nedir?
Tabiat olayları, rızık taksimatıyla görevlidir.


İsrafil’in görevi nedir?
Kıyamette Sur’a üflemek


Azrail’in görevi nedir?
Allah’ın emriyle can almak


İnsanlar öldükten sonra ne olacaklar?
Dirilecekler.


Dirildikten sonra ne olacaklar?
Dünyada yaptıklarının mükafatını veya cezasını görecekler.


Öldükten sonra dirilmeyi yalanlayan  ne olur?
Dinden çıkar, kâfir olur.


Kabir suali kime sorulmaz? 
Peygamberlere, çocuklara ve delilere


Mezhep kaçtır? Nelerdir?
İkidir.İtikatta mezhep, amelde mezhep.


Itikattaki mezhep imamları kaçtır? Kimlerdir?
İkidir.  İmam Ebu Mansur Muhammed Matüridi ve İmam Ebü’l Hasani’l Eşari.


Amelde mezhep kaçtır? Nelerdir?
Dörttür. Hanefi, Şafii, Maliki, Hanbeli mezhepleridir.


İtikatta mezhebin nedir? 
Ehl-i sünnet ve cemaat mezhebidir.


Amelde mezhebin nedir? 
Hanefi mezhebidir.


İtikattaki mezhebimizin imamı kimdir?  
Ebu Mansur Muhammed Matüridi Hazretleridir.


Diğer üç mezheptekilerin  imamı kimdir?
Ebü’l Hasani’l Eşari Hazretleridir.


Kaç tane kandil vardır, nelerdir?
Beş tane kandil vardır.
Mevlid Kandili : Peygamberimizin dünyaya geldiği gecedir.
Regaib Kandili : Hz. Amine’nin Peygamberimize hamile olduğunu anladığı gecedir.
Mirac Kandili : Peygamberimizin, ilahi saltanatı seyretmek üzere Allah’ın daveti ve gücü ile bir mucize olarak göklere ve daha nice alemlere seyahat ettiği gecedir.
Berat Kandili : Kur’an-ı Kerim’in levh-i mahfuzdan sema-i dünyaya indirildiği, insanların bir senelik hayat ve rızıklarının gözden geçirildiği, müslümanların af ve lütuflara nail olduğu gecedir.
Kadir Gecesi : Kur’an-ı Kerim’in dünya semasından Peygamberimize indirilmeye başladığı gecedir.


Otuziki (32) Farzı sayarmısınız?
Evet,
6’sı İmanın şartı,
5′i İslam’ın şartı,
12’si namazın şartı,
4′ü abdestin şartı,
3′ü guslün şartı,
2’si teyemmüm’ün şartı olmak üzere toplam otuziki farz.


İmanın şartları kaçtır, nelerdir?
Altı’dır.
Allah Teala’ya inanmak, 
Meleklerine inanmak, 
Kitaplarına inanmak, 
Peygamberlerine inanmak, 
Ahiret gününe inanmak,
Kader ve kazaya inanmak.


İslamın şartı kaçtır, nelerdir?
Beş’dir. 
Kelime-i şehadet getirmek, 
Namaz kılmak, 
Oruç tutmak,
Zekat vermek, 
Hacca gitmek.


Abdestin farzı kaçtır, nelerdir?
Dört’dür.
Yüzü yıkamak
Kolları dirsekleriyle beraber yıkamak
Başının dörtte birini meshetmek
Ayakları topuklarıyla beraber yıkamak


Guslün farzı kaçtır, nelerdir?
Üç’dür.
Ağıza dolu dolu su vermek
Buruna dolu dolu su vermek
Bütün bedeni yıkamak


Teyemmüm’ün farzı kaçtır, nelerdir?
İkidir.
Niyet etmek
Temiz toprağa vurup yüzü ve kolları meshetmek.


Namazın farzı kaçtır, nelerdir?
Altı’sı dışarıda 6’sı içeride olmak üzere, toplam oniki tanedir.


Dışındakiler nelerdir?
Hadesten taharet
Necasetten taharet
Setr-i avret
İstikbal-i kıble
Vakit
Niyet


İçindekiler nelerdir?
İftitah tekbiri
Kıyam 
Kıraat
Rukü
Sücud
Kade-i ahire

 

Evlilik Kurtarma

7 Ağustos 2007 Salı Comments Off

Evlilik Kurtarma


"Bir Ara Sinemaya Ya da Tiyatroya Gidelim Mi?" Demek Yerine, 2 Kişilik Bilet Alın. Ona "Sürpriz, Yarın Akşam Sinemaya Gidiyoruz" Dediğiniz Zaman Sizinle Gelecektir.

   İster İş Arkadaşlarıyla Geziye, İster Dil Ya da Dans Kursuna Gidin. Kendiniz İçin Birşeyler Yapın. Böylelikle Eşinize Anlatacağınız Farklı Şeyler Olacaktır.

   Konuşma Tarzınızı Değiştirin. Örneğin "Çok Dağınıksın" Demek Yerine "Odanda Kendimi Rahat Hissetmiyorum" Deyin.

   İhmal Ettiğiniz Vücudunuz İçin Harekete Geçin. Spor Yapmak Hem Vücudunuza Hemde İlişkinize Çok İyi Gelecektir.

   Eşinizden İstediğiniz Şeyi Almayı Bilin. Sarılmasını İstiyorsanız, "Bana Sarıl" Deyin.

   Çok Yoğun Duygusallık Beklentisi İçine Girmeyin. Yaptığınız Tartışmalar Bile İlişkiyi Canlandırmaya Yarayabilir.

Çekinmeden, Yatak Odasında Eşinizi Canlandıracak Fanteziler Hayal Edin.

   İlişkinize Biraz Temiz Hava Getirin. Ayda En Az Bir Kez Başbaşa Kalabileceğiniz Bir Hafta Sonu Ayarlayın. Hatta Mümkünse Bulunduğunuz Yerden Farklı Bir Ortam Seçin. Bunun Sonucunda Biraz Daha Yakınlaşabilirsiniz…  

HAYATIN SIRLARI

7 Ağustos 2007 Salı Comments Off

HAYATIN SIRLARI

7 Ağustos 2007 Salı Comments Off

32 FARZ

7 Ağustos 2007 Salı Yorum yok »

32 Farz

                                                                                                                     

Bir çocuk bâliğ olduğu zaman ve bir kâfir (Kelime-i tevhîd) söyleyince, ya’nî, (Lâ ilahe illallah Muhammedün resûlullah) deyince ve bunun mânâsını bilip inanınca (Müslümân) olur. Kâfirin günâhlarının hepsi hemen afv olur. Fakat, bunların her müslümân gibi, imkân bulunca, îmânın altı şartını, ya’nî (Âmentü)yü ezberlemeleri ve mânâsını öğrenerek bunlara inanmaları ve (İslâmiyyetin hepsini, ya’nî Muhammed aleyhisselâmın söylediği emrlerin ve yasakların hepsini Allahü teâlânın bildirmiş olduğuna inandım) demeleri lâzımdır. Dahâ sonra imkân buldukça, bütün huylardan ve karşılaştığı işlerden farz olanları, ya’nî emr olunanları ve harâm olanları, ya’nî yasak edilmiş olanları öğrenmesi de farzdır. Bunları öğrenmenin ve farzları yapmanın ve harâmlardan sakınmanın farz olduğunu inkâr ederse, ya’nî inanmazsa îmânı gider. Bu öğrendiklerinden birini beğenmezse, kabûl etmezse mürted olur. Mürted, (Lâ ilahe illallah) demekle ve İslâmiyyetin ba’zı emrlerini yapmakla, meselâ namaz kılmakla, oruç tutmakla, hacca gitmekle, hayrât ve hasenât yapmakla müslümân olmaz. Bu iyiliklerinin âhırette hiç faydasını görmez. İnkârından, ya’nî inanmadığı şeyden tevbe etmesi, pişmân olması lâzımdır.

İslâm âlimleri, her müslümânın öğrenmesi, inanması ve tâbi olması lâzım olan farzlardan otuziki ve ayrıca ellidört adedini seçmişlerdir.

Otuziki farz

Îmânın şartı: Altı (6)

İslâmın şartı: Beş (5)

Namazın farzı: Oniki (12)

Abdestin farzı: Dört (4)

Guslün farzı: Üç (3)

Teyemmümün farzı: İki (2)

Teyemmümün farzına üç diyenler de vardır. Bu zaman, hepsi otuzüç farz olur.

Îmâmın Şartları (6)

1- Allahü teâlânın varlığına ve birliğine inanmak.

2- Meleklerine inanmak.

3- Allahü teâlânın indirdiği kitâblarına inanmak.

4- Allahü teâlânın Peygamberlerine inanmak.

5- Âhiret gününe inanmak.

6- Kadere, ya’nî hayr ve şerlerin (iyilik ve kötülüklerin) Allahü teâlâdan olduğuna inanmak.

İslâmın Şartları (5)

7- Kelime-i şehâdet getirmek.

8- Her gün beş kere vakti geline namaz kılmak.

9- Malın zekâtını vermek.

10- Ramazan ayında her gün oruc tutmak.

11- Gücü yetenin ömründe bir kere hac etmesidir.

Namazın Farzları (12)

A- Dışındaki farzları yedidir. Bunlara şartları da denir.

12- Hadesten tahâret.

13- Necasetten tahâret.

14- Setr-i avret.

15- İstikbâl-i Kıble.

16- Vakit.

17- Niyet.

18- İftitah veya Tahrime Tekbîri.

B- İçindeki farzları beşdir. Bunlara rükn denir.

19- Kıyâm.

20- Kırâat.

21- Rükû’.

22- Secde.

23- Ka’de-i âhire.

Abdestin Farzları (4)

24- Abdest alırken yüzü yıkamak.

25- Elleri dirsekleri ile birlikte yıkamak.

26- Başın dörtte birini mesh etmek.

27- Ayakları topukları ile birlikte yıkamak.

Guslün Farzları (3)

28- Ağzı yıkamak (mazmaza).

29- Burnu yıkamak (istinşak).

30- Bütün bedeni yıkamak.

Teyemmümün Farzları (2)

31- Cünüplükten veya abdestsizlikten temizlenmek için niyet etmek.

32- İki eli temiz toprağa vurup, yüzü mesh etmek ve tekrar iki eli temiz toprağa vurup, her iki kolu dirsekten avuca kadar sığamak.

 

AŞKÇA

7 Ağustos 2007 Salı Comments Off

BİR BAŞKADIR YAZ AŞKI

        Baharı yaşıyoruz ama yazın gelmesine de bir şey kalmadı. Yazın yaşanan aşkın tadı başkadır. Bu aşklar yaz kadar kısa da sürebilir, ömür boyuda devam edebilir. Ama dikkatli olmanız gereken noktalar var.

        Güneşin ve sıcağın yüreğinizi kıpır kıpır ettiği yaz aylarında aşka karşı daha korumasız olur insan. Uzun süren kış günlerinden çıktıktan sonra yeni heyecanlara yönelmek çok normal. Ancak yaşayacağınız yaz aşkı eğer dikkat etmezseniz hayatınız boyunca yüreğinizde taşıyacağınız bir acıya dönüşebilir. Bunu engellemekte sizin elinizde.

        Ya tek taraflıysa

        Tatilde Fethiye’ye gittik. Otelde bir gençle tanıştım ve ona bağlantım. Ancak döndükten sonra ona defalarca mektup yazmama rağmen o bana hiç yazmadı. Sonunda telefonda beni sevmediğini sadece hoşlandığını söyledi. Sonrada başkasıyla sözlendi. Bir daha yaz aşkı yaşamamaya yemin ettim.

Limon

        Bu mektup bir yaz aşkının nasıl tutkulu bir sevdaya döndüğüne örnek. Ancak ne yazık ki tek taraflı bir aşk bu. Yazın yaşanan ilişkileri bir taraf geçici olarak görürken, diğer taraf kendini kaptırabiliyor. Bu durumda acı çekmesi çok normal. Bu yüzden özellikle tatilde başlayan ilişkilere biraz daha mesafeli yaklaşmak gerekiyor. Kendinizi her sonuca hazırlamalısınız. Ancak yaz aşkı yaşamamaya yemin etmek doğru değil. Kim bilir, belki de gelecek yaz siz terk eden taraf, o acı çeken taraf olacak.

        Güvensizlik başlayınca

        Geçen yaz hayatımın en güzel aşkını yaşadım. Çok kısa sürdü bahaneler, yalanlar ve aldatma vardı. Şimdi hayatımda başkası var ama biten aşkımın etkisiyle ona yakın olamıyorum. Çok iyi bir insan onu da kırmak istemiyorum.

Gizem

        Yazın yaşanan aşklar kötü bitse bile bunu hayatın bütün dönemlerine taşımamak gerekiyor. Kötü şeyler yaşanmış olsa da, onları biten yaz aşklarına gömüp hayata yeniden dönmeli. Aksi taktirde hem güvensizlik başlar hem karar vermekte zorlanırsınız. Bu yüzden yaz aşklarını güzel yanlarıyla hatırlamakta fayda var. Bir yaz aşkının etkisiyle aşkı tamamen küsmenin alemi yok. Hayatınızda mutlu başka insanlar da olacaktır ve onlarla mutlu olabilirsiniz.

        Tatilden sonrası

        Geçen yaz bir çocukla tanıştım ve aşk yaşamaya başladık. Yazın sonlarına doğru ondan soğudum. Yaz bitti ve ben diye düşünüp döndüm. Döndükten iki gün sonra beni aradı. Şok olmuştum. Ve telefonda beni sevdiğini söyledi.

Derbeder

        Bütün yaz aşkları kötü bitecek diye bir şey yok. Yazın sadece hoşlandığınızı düşündüğünüz, geçici bir ilişki gözüyle baktığınız aşk, tatil dönüşü yine kapınızı çalabilir. Bu durumda bir tercih yapmak durumundasınız. Ya o aşkı geçmişte bırakacaksınız, ya da ilişkiyi tatil sonrası da yürüteceksiniz. Eğer gerçekten bir şeyler hissediyorsanız bunu yürütmenizde sakınca yok. Ama içinizde bir şey yoksa ve sadece ısrar üzerine bu ilişkiyi yürütmek zorunda kalırsanız hem kendinizi hem de karşınızdakini mutsuz edersiniz.

        Peki doğru insan mı?

        Yazın başladığım ilişki üç ay sürdü. O bana sevdiğini söylerken arkadaşlarına 3-4 kızla çıktığını söylüyormuş. Sonuçta ayrıldık. Şimdi bana yeniden aşk mesajları atıyor. Bende ondan hoşlanıyorum ne yapmalıyım?

Karavicdanlı

        Yazın sizi etkileyen, yüreğinizi hoplatan, heyecandan ellerinizin terlemesine neden olan kişi acaba sizin için doğru insan mı? Onunla başladığınız ilişkiyi gerçekten tatil sonrası sürdürebilecek misiniz? Bu soruların yanıtını bulabilmek için oturup düşünebilmek gerekiyor. Tatil ortamıyla, çalışma yada okul ortamı farklıdır. Tatilde hiçbir kaygı duymadan ya da onun kişiliğini sorgulamadan geçen günler bitince gerçekler ortaya çıkmaya başlar. O bir yalancı olabilir. Sahtekar olabilir. Hoşlansanız bile bu tür bir insanla ilişkinizi nasıl sürdürebilirsiniz ki? Ama yine de karar sizin. ” Ben her şeye razıyım” diyorsanız, size kimsenin bir şey söyleme hakkı yoktur.

        Unutmak için

        Yaz tatilinde birini sevdim. 4 ay çıktık daha sonra beni aramadı başkasıyla beraber oldum. Bana onu unutturdu. Şimdi ne olduysa o da eski sevgilisini unutamadığını söylüyor. Önceden öyle demiyordu. Ben onu seviyorum ama acı çekiyorum.

Baldız

        Bir yaz aşkını unutabilmek için yapılabilecek en kötü şey başkasına sarılmaktır. Bu durumda acınız azalmayacağı gibi bu mektupta da görüldüğü gibi daha büyük acılarla karşılaşma olanağınız çok büyüktür. Aşkta her zaman çivi çiviyi sökmez. Yaz aşkını unutmak zorunda değilsiniz. Elbette güzel yanlarıyla yüreğinizde her zaman yaşayacaktır. Ama normal yaşamınıza devam etmelisiniz. Yaz aşkınız kötü bittiyse bir süre ilişkiden uzak durun. Ancak kendinizi bir başka ilişkiye hazır hissettiğinizde başlayın. Tatil güzel şey. Aşk da öyle. Yaşayabileceğiniz kadar yaşayın ama asla abartmayın.

AŞKÇA

7 Ağustos 2007 Salı Comments Off

BEKLENTİSİZ SEVMEK

        Aşklardan öyle çok şey bekler hale geldik ki, beklentilerimiz yerine gelmediğinde kendi kendimizi yiyip bitiriyoruz. Tabii aşkta bitiyor. Ondan sonra gelsin acılar gelsin gözyaşı…

        Bir başara bilsek beklentisiz sevmeyi öyle özgür hissedeceğiz ki kendimizi… bir öğrenebilsek aşkımızın başkalarına bağımlı olmadan sadece kendimizin içinde yeşerdiğini… bir anlayabilsek, aşkın başkalarını değil kendimizi mutlu etmek için gerekli olduğunu…

         Hiç beklentisiz sevdiniz mi? Yani bugün telefon etmedi demeden, şu an nerede acaba diye kendi kedinizi yemeden, yaş günümü hatırlayacak mı acaba diye bir beklenti içine girmeden… sevdiniz mi hiç?

        Bitecekse biter

        Onun, size ait bir mal olup olmadığını kabul edip onu özgür yaşama ile sevmeyi denediniz mi? Yanındaki erkek arkadaşına aldırmamayı öğrenip, ama aldırmıyormuş gibi yapmadan, gerçekten aldırmadan. ”Bitecekse biter, bunu ben değiştiremem, beni sevmeyi bırakmasını değiştiremeyeceğim gibi” diye düşünün.

        Onu yersiz kıskançlıklara boğmadan ve kendinizi yıpratmaktan vazgeçebildiniz mi hiç? Hiç beklemeden çalan bir kapıda onu karşınızda görmek ne güzeldir bilir misiniz? Beklemediğiniz bir anda hediye almak en sevdiğinizden… ve beklemeden gelen bir ‘ seni seviyorum’ mesajının tadına varabildiniz mi hiç?

        Siz istediğiniz için değil, o istiyor diye yapıldı mı tüm bunlar? Ve beklentisiz sevmenin tadına bakabildiniz mi hiç?

        Sürprizlerle mutluluk

        ” Bugün beni hatırlamadı” yerine ”hiç beklemiyordum senin geleceğini” diyebilmek ne güzeldir oysa… onu boğmadan, kendinizi boğmadan, sevebilmek ne güzeldir.. Sahiplenme duygusundan uzak, sevmenin sevilmenin tadına varabildiniz mi hiç? Yapılmamış davranışlar, söylenmemiş sevgi sözcükleri ile kendi kendimizi aşk çıkmazında kaybedeceğinize hiç beklenmeyen bir demet çiçekle mutlu oldunuz mu?

        Beklentisiz sevin… Ben beklentisiz seviyorum… niye aranmadım diye düşünüp kendi kendinizi yiyeceğinize hiç beklenmedik bir ‘ seni özledim’ mesajıyla aşkı yakalayın.

        Beklentisiz sevin… Ben beklentisiz seviyorum. O sizin sevgiliniz olduğu için değil. Ona tapulu malınız gibi. Çantanız, arabanız gibi davranma hakkını olduğunu düşünmeden. Onu, sevdiğiniz, onun da sizin sevdiğiniz için sevin.

        Yıllanmış şarap gibi

        Sevgiye karışan beklenti denen illeti hemen silin aşkın ak sayfalarından.

Göreceksiniz ki, o zaman aşk başka bir güzel. Göreceksiniz ki, o zaman sevgili daha bir romantik. Göreceksiniz ki, o zaman sevmek ve sevilmenin damaklarda bıraktığı tat yıllanmış şarap gibi. Beklenti zevkine karışmadan bir başka döndürüyor insanın başını.

        Ben beklentisiz seviyorum. Onun nerede olduğunu merak etmiyorum. ”Beni bugün neden aramadı?”diye geçirmiyorum içimden, aramadığı zamanlarda.

        Geleceğe dair hayallerimde yok zaten. Ben sevgiyi yaşıyorum. Onun yanımda olduğu anlar o kadar değerli, o kadar kıymetli ki. Gerçekleşmemiş ve gerçekleşmeyecek beklentilerle mahvetmiyoruz o anları. Beklentisiz sevmiyoruz. Sevmediğimiz için seviyoruz… Hayalsiz, geleceksiz, beklentisiz. Anlık seviyoruz.deneyin. Beklentisiz, sevmeyi deneyin bir gün. Beklentilerle boğduğunuz aşklarınıza acıyacaksınız…

AŞKÇA

7 Ağustos 2007 Salı Comments Off

AŞKIN YANLIŞLARI

        İlişkiler çıkmaza giriyorsa durup bir düşünmek gerek. Bir ilişkiyi yürütmek için bize öğretilen şeyler aşkın katili olabiliyor. Ve maalesef aşkta bir yanlış bile onlarca doğruyu götürebiliyor.

        Franzsız şair Louis Aragon’un ”Mutlu Aşk Yoktur” şiirini 1942 yılında Elsa’ya yazdı. Bu kadar aşıkken sevdiğine neden ”Mutlu Aşk Yoktur” diyordu Aragon?

        Gerçekte, bu şiirde ortaya çıkan sorun, mutlu aşkın olup olmadığı değil., mutlu çiftin olup olmayacağıdır. Çünkü çift olmak erkeğin ve kadının en yüce şeklidir.

        Yanlışların Kaynağı

        Aile, toplum, arkadaş grubu, gelenekler, adetler, söylentiler, dedikodular… her kafadan bir ses çıkar, her duyulanın doğru olduğu sanılır. Herkes kendi doğrultusunda, kendi düşüncesini dayatmaya çalışır. Maalesef bunlar insandan insana kuşaktan kuşağa aktarılır.

        Aynı Kafada Olmak

        İşte en büyük yanlışlıklardan biri sevgilimiz bizimle aynı kafada olmalı. Peki sonra ne olacak? Öncelikle kadın ve erkek, genetik olarak birbirinden farklı iki dünyadır. Bu iki dünyayı tanıyıp keşfetmek farken neden insan kendi düşüncesinin aynısını taşıyan biriyle birlikte olmak istesin? Sıkılmaz mısınız? Zaten siz varsınız, neden aynen sizin gibi birini daha isteyesiniz ki?

        Sorunsuz Yaşamak

        İşte bu mümkün değil. Tartışmalar ilişkiye renk katar. Tabii bunları kronik kavgalar haline dönüştürmezseniz. Küçük sorunlar sizin birbirinize kenetlenmenizi ve birbirinizi daha iyi anlamanızı sağlar.

        Ortak Zevkler

        Ortak zevkleri içermeyen bir ilişki, iyi bir ilişki değildir denir. Peki nereye kadar? Oysa birbirimizden öğrenecek çok şeyimiz olmalı. Örneğin sevdiğiniz kitap okumaktan hoşlanmıyorsa siz ona okuduğunuzu anlatın.

        Huzurlu Olmak

        İşte en büyük yanlış. Huzur sizin kendi içinizde olmalı. Bunu içinize yüklemeye kalkmayın. Aşkta huzur arayan yanılır. Aşk tam tersine huzursuzluktur. Huzur arıyorsanız annenizin kucağına , dostunuzun yanına koşun. Ama aşk huzursuzluğu barındırdıkça canlıdır.

        Hem Sevgilim Hem Dost

        Nasıl yani? Sevgilisiniz siz, dost değil. Sevgilinizle ayrı dostlarınızla ayrı ilişkiniz olmalı. Sevgilinize dostunuz gibi davranırsanız o ilişki acı sona doğru ilerlemeye başlar. Dostunuza sevgilim diyor musunuz? O zaman sevgilinize de dostum demeyin. Tabii bir de cinsellik var. Dostunuzla sevişmezsiniz. Ee o zaman…

        Mutlaka Değişmeli

        Hayır, hayır bin kere hayır. Değişmeyin, değiştirmeyin. Değişmeye çalışmak ego tatmininden başka bir şey değildir. Bunu sakın yapmayın karşınızdakini olduğu gibi kabullenin. Farklılıklarıyla sevin sevmiyorsanız da ayrılın.

        Aragon ve Şiiri

        Şimdi şiiri okuyun. Ve Aragon’un ”Mutlu Aşk Yoktur” derken sevgilisine aşkını nasıl anlattığını dikkat edin…

        Mutlu Aşk Yoktur

İnsan her şeyi elinde tutamaz hiçbir zaman
Ne gücünü ne güçsüzlüğünü ne de yüreğini
Ve açtım derken kollarını bir haç olur gölgesi
Ve sarıldım derken mutluluğuna parçalar o şeyi
Hayatı acı dolu garip bir ayrılıktır her an
Mutlu aşkım yoktur.

Güzel aşkım tatlı aşkım kanayan yaram benim
İçimde taşarım seni yaralı bir kuş gibi
Ve onlar bilmeden izler geçiyorken bizleri
Ardından tekrarlayıp ördüğüm sözcükleri
Ve hemen can verdiler iri gözlerim için
Mutlu aşk yoktur.

Vakit çok geç artık hayatı öğrenmeye
Yüreklerimiz birlikte ağlasın sabaha dek
En küçük şarkı için nice mutsuzluk gerek
Bir ürperişi nice pişmanlıkla ödemek
Nice hıçkırık gerek bir gitar ezgisine
Mutlu aşk yoktur

Bir tek aşk yoktur acıya gark etmesin
Bir tek aşk yoktur kalpte açmasın yara
Bir tek aşk yoktur iz bırakmasın yara
Bir tek aşk yok yaşayan göz yaşı dökmeksizin
Mutlu aşk yoktur ama
Böyledir ikimizin aşkı da…

Mynet Blog WordpressMU alt yapısını kullanmaktadır.