Mynet | Blog Anasayfa | Email
Favorilerime Ekle | Giriş


Kategori : 'Internet'

fthr

2 Aralık 2007 Pazar Yorum yok »

Dikkat! Facebook tehlikeli olabilir

24 Kasım 2007 Cumartesi Yorum yok »

Dikkat! Facebook tehlikeli olabilir

MySpace ve Facebook gibi internet sitelerinin, bu sitelere üye olan kullanıcıların kişisel güvenlikleri açısından risk doğurduğu bildirildi.

 

13 Kasım 2007 Salı
İngiltere’de "Get safe online" kampanyası için yapılan bir hükümet araştırmasında, İngiltere’de bu sitelerin üyesi olan 10.8 milyon kişiden dörtte birinin "profillerinde" doğum tarihleri veya iletişim adresleri gibi önemli bilgilerini açıkladıkları belirtildi.
      
Suç işlemeye elverişli Araştırmada, 18-24 yaşlarındaki kullanıcıların yüzde 34′ünün verdiği bilgilerin, suç işlemek amacıyla kullanılmaya elverişli olduğu ortaya çıktı. Araştırma, bu sitelere üye olanların yüzde 15′inin kişisel bilgilerini gizlemek için hiçbir imkanı kullanmadıkları, yüzde 24′ünün ise tüm sitelerde aynı şifreyi kullandığını ortaya koydu. Bu kampanyayı yöneten Tony Neate, bu bilgilerden bazılarının zararsız olsa bile, suçlular ve her türlü dolandırıcılık için zengin bir materyal sağladığını kaydederek, "Doğum tarihiniz ve yaşadığınız yer, birinin isminize banka kartı alması için yeterlidir. İnsanların büyük çoğunluğu bu bilgileri gerçek yaşamda tanımadıkları birine vermeyecek olmalarına karşın, bu bilgileri, herkesin görebileceği internet ortamında rahatlıkla gösteriyorlar" dedi. Bu internet sitelerini kullananların yüzde 29′luk kesimin eski sevgilileriyle ilgili bilgi edinmek için arama verdikleri, bu oranın 25-34 yaş arasındaki insanlarda yüzde 39′a kadar çıktığı ifade edilirken, üçte birlik bir kesimin, patronları, iş arkadaşları veya iş başvurusu yapanlar hakkında bilgi edinmek amacıyla arama verdikleri belirtildi.

Geleceğin otomobili Flux

24 Kasım 2007 Cumartesi Yorum yok »


Geleceğin otomobili Flux
‘Peugeot Tasarım yarışması’nda internet oylamaları ile en iyi tasarım seçilen Flux,Frankfurt fuarında konsept araç olarak sergileniyor
31.08.2007
 FOTO GALERİ
 PUAN VER
           7,56 10
9
8
7
6
5
4
3
2
1
0
 
Geçen yıl Cenevre fuarında 4. ‘Peugeot Tasarım yarışması’ nda birincilik ödülü alan Romanyalı tasarım öğrencisi Mihai Panaitescu’nun eseri olan Peugeot Flux Concept, Peugeot tasarım merkezi tarafından üretime hazır hale getirilmiş. Delphine Gouget liderliğindeki ‘Peugeot Stil Merkezi’ en yeni teknoloji ile tasarım kurallarını bir araya getirerek Flux’ üç ay gibi kısa bir sürede üretilecek hale getirmiş. Policarbon ve alüminyumdan yapılan gövde yapısı, dinamik ve şık tasarımının yanısıra hidrojen yakıt pilleriyle ürettiği enerji ile dikkat çeken Flux fuarı ziyarete gelen herkesin dikkatini çekecek bir otomobil.

1. e-mail (e-posta) nedir?

24 Kasım 2007 Cumartesi Yorum yok »

1. e-mail (e-posta) nedir?

Bilgisayar ağlarının oluşturulma nedenlerinden biri, kişilerin, bir yerden diğerine (hızlı ve güvenli bir şekilde) elektronik ortamda mektup gönderme ve haberleşme isteğidir. e-posta (electronic mail, e-posta), bu amaçla kullanılan servislere verilen genel addır. Internet ve diğer ağlar üzerinde kullanılan pek çok e-posta sistemleri vardır. SMTP (Simple Mail Transfer Protocol, TCP/IP protokolu), IBM PROFS (Professional Office System), SNADS (SNA Distributed Systems), VaxMail bunlardan bazılarıdır. Son zamanlarda, farklı sistemler arasında e-posta gönderilmesini sağlamak için X.400 isminde bir mesajlasma protokolü de bazı merkezlerde (özellikle Avrupa ve Kanada) kullanılmaktadır.

e-posta, başlangıçta sadece düz yazı mesajlar göndermek amacıyla geliştirilmişken, 1995′li yıllardan sonra geliştirilen tekniklerle, e-posta içinde kompozit yapıların (resim, ses, video, html dökümanları, çalışabilir program vb) kullanımı mümkün hale gelmiştir. Ancak, henüz tüm e-posta programları bu tip formatları desteklememektedir.

e-posta’nın kullanım yerlerinden biri de, "e-posta tabanlı bilgi alma" servisleridir. "on-line" tarama yapmak yerine, bir e-posta mesajı içinde gerekli komutları vererek tarama yapmak ve sonuçları yine e-posta ile istemek bazı durumlarda çok kullanışlıdır.

e-posta, üyelik tabanlı bilgi servislerinde de yaygın olarak kullanılan bir servistir.

 


2. e-posta adresi nedir?

Birisine bir mektup gönderdiğinize göre bu mektubun gideceği bir geçerli adres olmalı. Elektronik ortamda bu adres, "e-mail (e-posta) adresi" olarak adlandırılır. e-posta adresi, çoğunlukla, kişinin kullanıcı numarası ve kullandığı sistemin internet/bitnet vb adresinden oluşur. gokcol@sariyer.cc.itu.edu.tr , akgul@bilkent.edu.tr, kgf@ehb.itu.edu.tr, ucgokcol@TRITU.bitnet örnek e-mail adresleridir.

Dikkat edilirse adres, @ işareti ile ayrılmış iki kısımdan oluşur. İlk kısım kişinin kendi sistemindeki kullanıcı numarası; ikinci kısım ise, bulunduğu sistemin adresini belirtir. Bazı sistemler ilk kısımdaki kullanıcı numarası yerine başka isimlere de izin verir (aliasing). Bazı farklı ağlarda (Compuserve, UUCP gibi) daha değişik e-posta adresleme formatları vardır.

 


3. Adresini bildiğim birisine nasıl e-posta gönderirim?

Bunun için öncelikle bir mail gönderme programına ihtiyacınız var. Sözgelimi, e-posta adresi falan@filan1.filan2.edu olan bir kişiye e-posta göndermek istiyorsunuz. Kullandığınız işletim sistemine bağlı olarak aşağıdakine benzer komutlar vererek mail ortamına geçebilirsiniz :

mail falan@filan1.filan2.edu

Bundan sonra, geriye sadece mailinizi göndermek kalıyor. Bu da kullandığınız mail programına göre değişiklik gösteren bir işlem.

Günümüzde kullanılan e-posta programları, genellikle can sıkıcı yazı diyalogları yerine, hoş görünümlü grafik arabirimlerle e-posta kullanımını/gönderilmesini oldukça kolaylaştırmışlardır. Aşağıda, Windows 95 altında kullanılan EUDORA (sürüm 2.54, freeware) isimli e-posta programında, yeni bir mail göndermek istediğinizde karşınıza gelen ekran görüntüsü var:

Burada görüldüğü gibi, iş sadece gerekli yerleri doldurmak ve boş sayfaya e-posta mesajını yazarak göndermekten ibaret !!!

Günümüzde kullanılan çoğu e-posta programları (unix için pine, elm; pc için Eudora, Pegasus Mail, E-Mail Connect, Windows Messaging; Netscape Mail gibi) benzer kullanıcı arabirimleri ve kullanım kolaylıkları sunarlar.

Popüler platformlarda kullanılan e-posta programları ile ilgili bilgiler CSS’nin ileriki sürümlerinde verilecektir (unix : pine, elm, mail; windows, Mac : eudora, vm/cms : mail)

 


4. e-posta programlarında görülen "From,To,Subject,Cc, Bcc, Forward To:" gibi kısaltmalar ne anlama gelir?

Bütün bu ibareler, e-postanın baş kısmıda (header) yer alır ve gönderilen e-posta ile ilgili bir takım "gönderme bilgileri"ni içerir.

  • From: alanında, e-posta’yı gönderen kişinin e-posta adresi (ve gerekli olmasa bile, Adı, Soyadı) yeralır.
  • To: alanında, e-posta’yı göndereceğimiz kişilerin e-posta adresleri yer alır. Gönderilecek kişi sayısı 1′den fazlaysa adresler aralara virgül konarak (bazı sistemlerde bir boşluk bırakılarak) yazılır.
  • Subject: alanına, e-posta içeriğine uygun çok kısa bir tanım yazılır. (Acil, toplantı duyurusu, Çok hastayım, Beni hemen ara vb gibi)
  • Cc: alanına, e-postanın kopyasını başka bir kişiye ya da kişilere (genellikle, e-posta içeriği ile 2. dereceden ilgili kişiler olabilir) göndereceksek, onların adresleri yazılır. (Cc : Carbon Copy)
  • Bcc: Cc ile aynı. Yalnız, maili alan kişiler To: ve Cc: alanlarındaki bilgileri görebilmelerine karşın, Bcc: alanındaki bilgileri göremezler (Bcc: Blind Carbon Copy).

Bazen, size gelen bir iletiyi bir başkasına aynen iletmeniz gerekebilir. Bunu sağlayan mekanizma, mailin baş kısmında "Forward:" şeklinde görülür. Kullandığınız e-posta programları, standart olarak, bir maili başkasına "aynen gönderme" seçeneklerini size sunarlar. Elektronik postaların baş kısmında daha değişik alanlar da vardır.

Gönderilen her e-posta için, orijinal bir bir mesaj numarası üretilir. Her e-posta’nın mesaj numarası (Message ID) diğerinden kesinlikle farklıdır. Message ID’ler, özellikle, news feed’lerinin iletimlerinde önemlidir. Aşağıda, Eudora ile e-posta yazarken karşımıza gelen örnek bir mesaj alanı ve ilgili tanımlamalar görülmektedir. Diğer e-posta programları da benzer kullanıcı arayüzleri sunmaktadırlar.

 


5. Nickname nedir?

Nickname (alias, Takma Ad), uzun ve karmaşık e-posta adresleri yerine sizin belirlediğiniz akılda kalan bir takım takma adlar tanımlamanıza verilen genel addır. Örnek olarak, gokcol@sariyer.cc.itu.edu.tr adresine karşılık olarak ‘Orhan’ diye bir nickname tanımlarsanız bundan böyle kullanıcı ismi yerine sadece "Orhan" yazabilirsiniz. Nickname tanımlama prosedürü kullanılan mail programının bir parçasıdır ve sistemden sisteme ufak değişiklikler gösterebilir. Ayrıca mail programına göre de değişir.

 


6. Signature (Imza) Nedir? Nasıl kullanılır?

Signature (imza), gönderdiğimiz her e-postanın sonuna otomatik olarak konulan, içeriği önceden hazırlanmış dosyalardır. Imza dosyaları, kullanılan e-posta programının bir parçasıdır. Kullandığınız e-posta programının seçenekleri arasında (eğer destekliyorsa) imza hazırlama/otomatik olarak e-posta sonuna ekleme servisleri vardır. İmza dosyalarında, genellikle, kişinin adı-soyadı, e-mail adresi, (varsa) web adresi, posta adresi, telefon/faks numaraları bulunur. İmza dosyalarında, birtakım "veciz" sözlere de rastlanmaktadır. Bunlar da, kişinin ilgisine göre, bir şarkının nakaratı, bir ata sözü vb olabilir. Bir e-posta ahlak kuralı olarak, eğer kullanıyorsanız, imza dosyalarınızı fazla uzun tutmamaya çalışın (En fazla 4-5 satır).

İmza desteği veren e-posta programlarına, Eudora, pine ve Pegasus Mail örnek olarak verilebilir.

 


7. Folder (Notebook) nedir?

e-posta kullananların karşılaştıkları en büyük sorunlardan biri de farklı kişilerden gelen maillerin birbirine karışmadan organizasyonunu nasıl sağlayacaklarıdır. Kişilerden gelen mailleri farklı dosyalarda tutma ve indeksleme sistemleri modern e-posta programlarının ayrilmaz parçaları olmuşlardır. Bunu sağlayan yapılara "folder" (bazı sistemlerde "notebook") adı verilir. Sözgelimi gokcol@sariyer.cc.itu.edu.tr ‘den gelen tüm mailleri Orhan_inc, bu kullanıcıya giden tüm mailleri ise Orhan_out isimli "folder" larda tutarsam bunların organizasyonunu daha rahat yapmış olurum. Bazı mail programları folder içinde başka folder-lar tanımlanmasına da müsade edebilirler. Çok iyi folder desteği veren e-posta programlarına unix için pine, Mac ve Windows için Eudora, Windows için Pegasus Mail, ayrıca Netscape 2.x e-posta servisi örnek olarak verilebilir.

 


8. Attachment (eklenmiş dosya) nedir?

Normal e-postalarla birlikte, eğer istenirse, bir dosya da bu postanın sonuna eklenerek gönderilebilir. Bu, genellikle, "eklenecek" dosyanın adının e-postanın baş kısmında "Attahment:" şeklindeki bir alana yazılmasıyla olur. Eklenen dosya düz yazı yanında resim, ses, program vb içeren "binary" dosyalar da olabilir. Maili alan kişi, eğer kullandığı e-posta programı destekliyorsa, gönderilen dosyayı yerel diskine saklayabilir. Eklenmiş dosya kullanımı, mail programlarının bir özelliğidir. Standart bir şekilde hemen hemen tüm e-posta programları bu kullanımı desteklemektedir.

 


9. Bir BINARY dosyayı (program, sıkıştırılmış dosya vb) e-mail ile nasıl gönderebilirim?

Doğrudan gönderemezsiniz. Binary dosyalar pek çok standart olmayan karakterler (kontrol karakterleri) içerirler. Böyle dosyaları göndermenin yolu önce standart ASCII karakterleri kullanarak bir KODLAMA yapmaktır. Kodlama sonunda binary dosya sadece ascii karakterlerden oluşan, satır uzunlugu 64 karakter olan bir forma dönüşür. Artik bu dosyayı e-posta ile gönderebilirsiniz. Maili alan kişi bu kodlamanın tersini yaparak ascii dosyayı orijinal BINARY hale getirmelidir. Bu Binary-Ascii dönüşümünü yapan kodlama sistemine ENCODE ya da UUENCODE (Unix-to-Unix EnCode) denir. Ascii-Binary dönüşümünü yapan kodlama sistemine ise DECODE ya da UUDECODE adı verilir. UUENCODE/DECODE yapan programlar bütün sistemler icin mevcuttur. Ayrıca a2.2/b2a, uue/uud, xxencode/xxdecode gibi programlar vardır.

ftp://ftp.metu.edu.tr/pub/mirrors/simtel/msdos/decode altında DOS için bir sürü encode/decode utility var. Aynı şekilde, ftp://ftp.metu.edu.tr/pub/mirrors/simtel/win3/encode altında da windows için bazı programlar var. ftp://ftp.bilkent.edu.tr/pub/Utils/ de uue/xxencode vs bulunabilir.

Unix için birr örnek kullanım vermek gerekirse; css isimli bir dosyayı uuencode ile kodlayıp akgul@bilkent.edu.tr ‘ye gönderelim. Bu durumda sırayla aşağıdaki işlemleri yaparız :

  • compress css
  • uuencode css.Z css.Z > css.uue
  • mail -s "INET-TR css, compressed " akgul@bilkent.edu.tr < css.uue

e-postayı alan kişi ise, mail programı içerisinden gelen maili bir dosyada saklar (save eder). Bu dosya orh.uue olsun. Daha sonra,

  • uudecode orh.uue compress -d css.Z

ile işlem tamamlanır. [Şayet elinizde gzip ve uue/uud programları var ise, aynı işleri: `gzip css’, `uue css.gz’, mail … , `uud orh.uue’, ve `gzip -d css.gz’ komutlarıyla yapabilirsiniz. gzip daha çok sıkıştırır, ve uue/uud daha yetenekli programlardır.]

VM/CMS sisteminde uuencode/decode donusumleri ARCUTIL programi ile yapilabilir.

Machintosh sistemleri icin benzer binary-ascii donusumu yapan sistem BinHex’tir. Son yıllarda geliştirilen yeni bir internet mail standartı MIME (Multipurpose Internet Mail Extentions) mail programlarında gittikçe daha fazla kullanılmaya baslanmıştır. e-posta sistemlerinde genel gidiş, mümkün olduğu kadar farklı yapıdaki bilgileri (ses, resim, video, metin) e-posta ile göndermek ve bu tip verileri anlayan ve cözümleyen e-posta sistemleri/programları geliştirmek şeklinde olmaktadır. Ayrıca, gönderilen postaları şifreleme/deşifreleme sistemleri de artan oranlarda ilgi konusu olmaktadır. Netscape 2.0 sonrası sürümlerde bulunan e-posta servisi buna en güzel örnektir.

Binary dosyaların e-posta ile gönderilme yöntemlerinden bir tanesi de, ilgili dosyayı e-posta’nın sonuna "attachment" olarak eklemektir. Mail programları, ascii ya da binary dosyaların gönderilen postaya attach edilmesini artan oranlarda desteklemektedir. Böylece, postayı alan kişi, otomatik olarak, "attachment" olarak gelen dosyayı (eklenmiş dosya) da yerel diskine saklayabilmektedir.

 


10. Internet üzerinden bir BITNET adresine e-posta gönderemiyorum. Ne yapmalıyım?

Hemen panik olmayin. Bitnet maillerini "user%node.bitnet@bitnet-gateway" şeklinde yönlendirerek gönderebilirsiniz. bitnet-gateway, Türkiye için vm.ege.edu.tr ‘dir. Örnek vermek gerekirse, ucgokcol@tritu adresili bir bitnet/earn kullanıcısına mail göndermek için; ucgokcol%TRITU.BITNET@vm.ege.edu.tr şeklinde yönlendirilmiş bir adres kullanabiliriz. Yukarıdaki gösterimde, bitnet mailini Ege Üniv. deki bitnet-internet gateway’e yönlendirdik. Ancak, normalde bulunduğunuz sistemin user@falan.bitnet seklindeki mailleri otomatik olarak bir bitnet-internet gateway’e yönlendiriyor olması da gerekir.

 


11. Internet uzerinden bir UUCP adresine mail gönderemiyorum. Ne yapmalıyım?

user%host.UUCP@uunet.uu.net ya da user%domain@uunet.uu.net şeklinde göndermeyi deneyin.

 


12. Gönderdigim e-posta yerine ulaşmadan bana geri döndü. Problem ne olabilir?

Öncelikle adresi kontrol edip mail göndermeye calıştığınız yerin sistem sorumlusuna sormalısınız. Aşağıdaki bilgiler size bir miktar yol gosterecektir.

  1. e-posta gönderdiğiniz kişinin adresini yanlış yazmışsınızdır ya da o kişinin kullanıcı numarası iptal edilmiştir. Geri dönen e-postanın başında ‘No such local user’, ‘user unknown’ gibi satırlar görürsünüz. Bu durumda, önce adresi kontrol edin. Eğer doğruysa demek ki e-posta gönderdiğiniz kişinin kullanıcı numarası kapanmıştır. Kullanıcı numarasını doğru ama @ işaretinden sonra gelen kısmı yanlış yazmışsanız alacağınız hata mesajı ‘host unknown‘ ya da benzeri bir şey olacaktır. Gene adresi iyi bir kontrol edin. Gerçekten yanlış yazmış olabilirsiniz. Eğer bu kısım da doğruysa 2) maddesine geçin..
  2. Kullandığınız DNS servisindeki bir hata yüzünden gönderdiğiniz adres cözümlenememişse, ‘host unknown’ mesajı ile mailiniz geri dönebilir. Bu, muhtemelen geçici bir hatadır. Gelen mailin başında bu durumda ilgili uyarıyı (‘host unkonown’) görürsünüz. Bir müddet sonra yeniden gönderin. Uzun süre bu hata devam ediyorsa sorumlu kişileri arayıp problemi iletin ya da eğer yapabiliyorsanız baska bir Name server tanımlayın (SLIP/PPP türü kişisel bağlantılarda bu kolay).
  3. SMTP servisi kötü performanslı hatlar yüzünden maili gönderememektedir ve size durumu açıklayan bir mail göndermiştir. Gelen mailin başında genellikle, mailin gönderilemediği ama önümüzdeki zamanlarda tekrar gönderilmeye çalışılacagı yazılıdır.


13. e-posta ne kadar güvenli?

Ne yazık ki, e-posta için tam güvenli diyemeyiz. e-posta bir yere ulaşırken pek cok domain’den geçebilir ve buralarda bazı potansiyel ’suç işlemeyi seven kişiler’ mailleri durdurup içeriğine bakabilir. Binlerce ağ arasında böyle kişiler her zaman vardır. Bu yüzden, gizli bilgiler içeren mailleri (kredi kartı numaraları, şifre vb) e-posta ile göndermeyin.

İkinci olarak, mailiniz herhangi bir sebeple yerine ulaşamamışsa NORMAL OLARAK size geri dönmesi gerekir. Normal olarak dönmesi gereken dağıtılmayan mailler NORMAL OLMAYARAK bazen cyberspace’in karanlıklarına gömülebilir.

Ayrıca, size gelen maillerin ‘From:’ kısmında gördüğünüz adres ve isim aslında o maili gönderen kişiye ait olmayabilir. Onunla uzaktan yakından ilgisi bile bulunmayabilir. Bazı mailer programları bu çesit e-posta başlıklarını mail gönderen kişinin kolayca değiştirmesine olanak tanımaktadır.

Internet’teki güvenlik problemleri, ticari kullanımının artmaya başladığı 1995′lerden sonra ciddi olarak ele alınmaktadır. Bununla paralel olarak, yakın gelecekte, daha güvenli e-mail servislerinin olabileceğini umabiliriz.

 


14. e-posta gönderirken dikkat edilecek noktalar var mı?

e-posta, internet servisleri arasında en yaygın kullanılanıdır. Kullanımda bazı noktalara dikkat etmek gerekir: (Bu bölümün yazımında, e-mail netiquette’den yararlanılmıştır.)

Adresler ve İsimler :

  • Eğer kullandığınız mail programı izin veriyorsa, kendi isminizin e-posta mesajınızın başında çıkmasını temin edin.
  • Gerçek isim ve gerçek e-posta adresi kullanın.
  • e-posta göndereceğiniz kişinin adını da, eğer kullandığınız mail programında böyle bir seçenek varsa, mutlaka yazın. Söz gelimi,
        gokcol@sariyer.cc.itu.edu.tr yerine gokcol@sariyer.cc.itu.edu.tr (Orhan Gokcol)

    şeklinde bir bilginin e-postanın başında çıkması daha tercih edilir. Böylece, eğer kullanıcı adını yanlış yazmışsanız, e-postanızın gittiği yerdeki postmaster, gerçek kullanıcı adından, e-postanın kime gönderildiğini anlayabilir.

Konu (Subject) kullanımı:

  • Öncelikle gönderilen maillerin Subject (Konu) kısmını boş bırakmayıp doldurmak cok faydalıdır. Özellikle listelere gönderilen maillerde buna dikkat etmek gerekir. ‘Subject:’ alanına yazacaklarınız, mailinizin içeriğine uygun anahtar kelimeler ve kısa bir tanım olabilir.
  • e-posta’nızın ne hakkında olduğunu belirten "konu" satırına mail ile alakasız şeyler yazmayın.
  • Size gelen postalara yanıt verirken, eğer gelen içerik dışında şeyler içeren bir cevap yazacaksanız (özellikle listelerden gelen e-postalarda bu çok önemli) cevap verdiğiniz mailin konu adında da gerekli eklemeler ya da düzeltmeler yapmayı unutmayın.

Mesajın Uzunluğu, İçeriği ve Formatı :

  • Mesajınızı, karşılıklı yazışmanın içeriğine uygun uzunlukta tutun. Gerekmedikçe, uzun e-postalar hazırlamayın. Konuşmadan farklı olarak, e-posta haberleşmelerinde yazı kullanıldığı için, özellikle listelere gönderilen iletilerde, içeriği çok kolay kaçırabilirsiniz. Bu da e-postanızın okunmasını zorlaştırır.
  • e-postanızın içeriğini, "Subject" (konu) alanına yazdıklarınız kapsamında tutun. Aynı e-postada başka bir konudan da bahsedecekseniz, bunu ikinci bir e-posta ile ayrıca verin.
  • e-postalarınızda, sadece büyük harf kullanmayın. Türkçe harfler yerine geçmek üzere, ç,ü,ö,ğ,ı gibi harfler yerine cümle ortalarında C,U,O,G,I vb kullanmayın. Bu tip yaklaşımlar sadece okumayı zorlaştırmaktadır. Böyle e-postaların sonuna kadar aynı dikkatte okunamadıklarından da emin olun.Elektronik mesajlarda BÜYÜK HARF kullanımı ve sakıncaları ile ilgili daha fazla bilgi, http://www2.itu.edu.tr/~gokcol/kitap adresinden alınabilir.
  • e-postalarınızda mutlaka düzgün cümleler kurun. Sözcükleri tam yazın. Aksi halde, gönderdiğiniz e-posta kafa karıştırmaktan öteye gitmeyecek ve anlaşılmayacaktır. e-posta iletişiminin hızlı olması, yazarken çala-kalem ve dikkatsiz olmamızı gerektirmez.
  • Özellikle listelere, tartışma gruplarına o anki kızgınlığınızla oturup alel-acele yanıtlar göndermeyin (flame mails). Bu tip e-postalar, çoğunlukla, gönderildikten hemen sonra çok ters tepkilere yol açar ve genellikle gönderen de, "keşke göndermeseydim" der.
  • Mail programınız bazı formatlama seçenekleri sunabilir (yazıyı italik, koyu renk, renkli yapma, e-posta içinde animasyonlar, resimler, ses vb kullanma gibi). Ancak, gelecekte bu değişecekse de, günümüzde kullanılan e-posta programlarının büyük bir çoğunluğu sadece düz yazıyı anlayabilmektedir. e-posta gönderdiğiniz kişinin kullandığı mail programının bu tip formatları desteklediğinden emin olmadan bu tip özel formatlı mesajlar göndermeyin.
  • e-postalarınızda kredi kartınızın numarası gibi bazı özel bilgileri yazarken dikkatli olun. Unutmayın ki, e-posta hala çok güvenli değil. Birisi, e-postanızın içine bakabilir ve bazıları için geçerli kredi kartı numaraları, bankadaki para gibidir. Kötü sürprizlerle karşılaşabilirsiniz.

Yanıtlar :

  • Size gelen mesajlara yanıt yazarken, orijinal mesajdan gerektiği kadarını da cevabınıza ekleyin. e-posta gönderen kişi, yazdığı birçok mesaj arasında içeriği kolayca hatırlayamıyor olabilir. Özellikle yanıtlarınızı gelen mesajın ilgili yerlerinin hemen altına yazarsanız içeriği de tutturmuş olursunuz. Günümüzde kullanılan hemen hemen tüm e-posta programları, cevaplarda orijinal mesajın da e-postanın sonuna otomatik olarak getirilmesine olanak tanırlar.
  • e-postanıza, orijinal mesajdan MÜMKÜN OLDU?UNCA AZ VE GEREKTİ?İ KADAR ekleme yapın. Unutmayın ki, aynı mesaja yanıt veren tüm kişiler orijinal mesajı silmeden olduğu gibi kendi e-postalarına eklerlerse, 5-6 tekrar sonra durum oldukça can sıkıcı olmaya başlar. Hiç kimse, 100 satırlık bir orijinal mesajı e-postasına ekleyip sonuna da 2 kelimelik, "Aynı fikirdeyim" şeklinde bir mesajı görmek istemez. Bu konuda çok dikkatli olmak lazım.
  • Mesajınızı nereye gönderdiğinize dikkat edin. Aynı listeye üye bir arkasaşınızın mailini alınca ona "özel" yazdığınız bir mesajı çok kolayca "yanlışlıkla" doğrudan listeye gönderebilirsiniz. Listelere gönderilen "özel mesajlar" liste üyelerince (haklı olarak) pek hoş karşılanmaz.

İmza Kullanımı :

  • Her zaman , "imza" kullanmaya özen gösterin. İmza dosyalarınızda, Isminiz ve e-posta adresiniz dışında size ulaşmak için diğer alternatif yolları (web sayfası adresi, telefon fax gibi) da verebilirsiniz. Bazı durumlarda, e-postalar "gateway" ler arasından geçerken mailinizin başlığındaki size ait bilgiler eklenmeyebilir ve maili alan kişinin, maili gönderen kişi hakkındaki tek bilgisi mail sonunda kullandığınız imza bilgileri ile olabilir.
  • Imzalarınızı "mümkün olduğunca kısa" tutun. 4 ila 7 satır arası normal uzunluk kabul edilir. Çok uzun imzalar, özellikle liste ve haber gruplarına gönderilen mesajlarda, çok tepki çeker.
  • Imza alanlarında, kişisel bilgiler yanında bazı "fazladan" satırlar da kullanılabilir. Buralara, genellikle, atasözleri, özlü ibareler, şarkı nakaratı, bir şiirden alıntı, değişik konularda mesajlar vb yazılır. Öncelikle bunlar çok uzun olmamalı. 5,000 kelimelik bir metni kimse bir e-postanın arkasında imza olarak görmek istemez. Bunun yanında, mailinizi okuyanlar için "tahrik edici" olabilecek mesajlar, yaşadığınız yere has ve başka yerlerde hiçbir anlamı olmayan bazı ibareler vb gibi mesajları imzalarınızda kullanmamaya özen gösterin.
  • Mail programınız destekliyorsa, birden fazla imza dosyası oluşturup, değişken bir şekilde farklı ortamlar için farklı imzaların kullanılması bazı sorunlarınızı çözebilir.

Genel : Elektronik posta, diğer insanlarla haberleşme ve bilgi alma amacıyla kullanılır.Bu yüzden, insanlarla olan diğer ilişkilerde olduğu gibi, e-posta ile iletişimde de bazı noktaları akılda tutmakta fayda var.

  • Birisine, ya da bir gruba/listeye bir konu hakkında soru sorduğunuzda "lütfen" demeyi unutmayın. Sizin için birisi yanıt yazmış, sorununuzla ilgilenip çareler üretmeye çalışmışsa, bir mail ile ilgili kişiye "teşekkür ederim" demeniz herhalde sizi yaralamaz. Günlük yaşamlarında son derece nazik olan pek çok insan, elektronik haberleşme ortamlarında bambaşka oluveriyorlar. Oysa, ortamlar farklı da olsa, hem gerçek hayatta hem de elektronik haberleşme yaparken ilişkide bulunduklarımız "insan".
  • Sorularınıza hemen cevap beklemeyin. Mailinizi gönderdikten 10 dak. sonra bir yanıt alamayıp "kimsenin sizi önemsemediğini" düşünmeyin. İnsanlara biraz zaman tanıyın.
  • Eğer mail ile bir soru soruyorsanız, çok açık ve sade bir biçimde sorununuzu tanıtın. Gerekli tüm bilgileri verin. Söz gelimi, "Netscape programım çalışmıyor, neden?" şeklinde bir sorunun anlamsızlığını bir düşünün.
  • Elektronik posta, insanlarla iletişim amacını taşır. Bir mail yazdığınızda göndermeden önce bir kere okuyun ve kendi kendinize "ben bu maili alsaydım ne yapardım, reaksiyonum ne olurdu?" diye sorun. Unutmayın ki, yazdığınız bir cümle öyle kalmak zorunda değil. Göndermeden önce değiştirebilir, anlamını daha iyi pekiştirebilirsiniz. Yazılı anlatımım sözlü anlatıma karşı bu üstünlüğünü kullanın.

Diğer :

  • Hayatınızda hiç görmediğiniz kişilere mail yazarken kullanılan hitaplarda anlatımda vb dikkatli olmak lazım. Bu da bir e-posta ahlakıdır.
  • e-postanızı her gün kontrol edin ve postalarınızı, limitinizi aşacak kadar sistemde tutmayın
  • Gereksiz mesajları okuyunca silin, çünkü e-posta kutusunda durması, sisteme gereksiz disk alanı harcatacaktır.
  • e-posta kutunuzda duran mesajları, minimum sayıda tutun.
  • İleride başvurmak için saklayacağınız mesajları, kendi disk bölgenize, ya da sistem dışına (kendi PC’nize vb) aktarın.
  • Hiç bir zaman e-postanızın, sadece siz ve gönderdiğiniz kişi tarafından okuyabileceğini zannetmeyin, telefonda söyleyemeyeceğiniz şeyleri, e-posta ile de göndermeyin.
  • Başkalarının eline geçince, sizi zor durumda bırakabilecek bilgileri e-posta ile göndermeyin, (ya da, akşam haberlerinde yer almayı goze alin :) .
  • e-postanızı uzun sure okuyamacağınız durumlarda, üye olduğunuz listelerden kaydınızı sildirin, çünkü bunların çoğu çok sayıda mesajlarla posta kutunuzu dolduracaktır.
  • Başkalarını rahatsız edecek, tehdit, küfür, eşek şakası işleri icin de e-postayı kullanmayın.
  • İceriğini anlamadığınız, nerden geldiği belli olamayan mesajları, acilen silin.
  • Disk alanındaki dosyaları bilmek ve bunlarla ilgilenmek te kullanıcının sorumluluğundadır.
  • Dosyaları, özellikle başka yerlerden getirdiğiniz dosyaları, virus taramasından geçirmeden çalıştırmayın.


15. Sadece e-mail erişimim var. Ne ölçüde Internet servislerinden yararlanabilirim?

Pek çok Internet servisinin e-posta erişimi vardır. Bazıları biraz zahmetli olsalar da bu servisler e-posta ile kullanılabilir ve özellikle FTP çok esnek ve kolay bir kullanıma sahiptir.

  • FTP : Bilkent Mail Server üzerinden e-posta ile FTP yapmak mümkün. bilserv@bilkent.edu.tr ‘ye e-posta ile HELP komutunu gönderirseniz, Mail Server’in kullanımını anlatan bir dosya adresinize gönderilecektir. Kısa bir tanıtım icin, CSS’nin FTP kısmına bakınız.
  • Gopher : gopher@bilkent.edu.tr ‘ye mail ile HELP komutunu gönderin. Kullanımla ilgili ayrıntılar adresinize gönderilecektir.
  • WWW : webmail@curia.ucc.ie adresine e-posta ile HELP komutunu gönderin. Kullanımla ilgili ayrıntılar adresinize gönderilecektir. Özetlemek gerekirse, e-posta icinden, GO URL seklinde komut işletebiliyorsunuz. (GO http://www.bilkent.edu.tr/ftp/INFO/Turkce/Internet/inet2.txt gibi)
  • Finger : jfesler@netcom.com adresine Subject: #finger user@site ile bir e-posta gönderin. Mail Subject’i içinde finger komutunu veriyorsunuz. (Örnek : Subject : #finger gokcol@sariyer.cc.itu.edu.tr )
  • Whois : mailserv@internic.net adresine Subject: Aranan isim şeklinde (Aranan isim yerine, aradığınız kişinin ismini yazıyorsunuz) bir e-posta gönderin. Burada, isim gene Mail Subject’inde veriliyor.


16. Diğer servisler üzerinden e-posta kullanımı

Salt e-posta programları kullanarak gönderme yanında e-posta, değişik internet servislerinin bir parçası olarak bunların içine yerleştirilebilmektedir. Web ve Gopher içinden e-posta ve news programları içinden e-posta kullanımları buna en guzel örneklerdir. Web içinde, e-posta adreslerine linkler konulabilmektedir. Özellikle, bir kişiye ait "Web Sayfası" nı ziyaret ettiğinizde oradan ayrılmadan ve ayrı bir mail programı kullanmadan ona bir e-posta mesajı bırakabilirsiniz. Ya da, Web üzerinden eriştiğiniz bilgileri o ortamdan çıkmadan başka bir kullanıcıya e-posta ile gönderebilirsiniz. Ayrıca, usenet haberlerinin okunmasını sağlayan "news reader" programları da okunan bir habere cevap yazılmasını sağlayacak kendi içinde (built-in) e-posta gönderme sistemine sahiptir.

 


17. POP3 nedir? Ne gibi avantajlar sağlar?

Pek çok e-posta sistemlerinde SMTP yanında ikinci bir servis daha vardır : POP (Post Office Protocol). POP servisinin işlevini ikiye ayırarak anlatmak daha uygun:

  • Standart SMTP, size bir mail gönderildiğinde bu maili, gideceği yere ulaşana dek yönlendirerek iletir (routing). Eğer mailin son varış noktasına ulaşılamıyorsa (bağlantı kopukluğu) SMTP daha sonraki bir zamanda (1 saat sonra vb) aynı maili tekrar göndermeye çalışır. Eğer uzunca bir süre sonra mail hala gönderilememişse size bir hata maili ile birlikte mailinizi geri gönderir. Bunun önune geçmek icin kullanılan sisteme POP (ya da şu anki haliyle POP3) adı verilir. POP3 servisi bir posta kutusu vazifesi görür ve gelen maillerin gidecegi yere aktarılması yerine bu kutuda tutulmasına olanak tanır. Daha sonra, kullanıcı bu POP servisine bağlanıp kendi maillerini kendi sistemine aktarır.
  • İkinci kullanım, mantik olarak yukarıdaki ile aynı olmasına rağmen islevsel olarak farklıdır. Bu internet- kişisel bağlantılarında karşımıza çıkar. Evden, işyerinden yapılan SLIP/PPP türü bağlantılarda size gelen mailleri almak ve okumak için POP3′ü destekleyen e-posta programlarının (Eudora, Netscape mail gibi,) kullanılması çok büyük avantajlar sağlar. Bu şekilde, makinanızı açmadan posta kutunuzdaki tum mailleri kısa surede alır; sonra baglantıyı kapatır ve maillerinizi okursunuz (off reader). İsterseniz cevaplar yazar, daha sonra tekrar slip/ppp bağlanarak maillerinizi SMTP servisiniz uzerinden gönderebilirsiniz. Böyle bir kullanım size çok büyük zaman kazandırır.


18. e-posta içinde Türkçe karakter kullanımı….

Türkçe’de, her dilde olmayan bazı özel karakterler var (noktalı C, noktalı O vb harfleri gibi). Türkçe karakterleri mail yazışmalarınızda kullanırken bunu okuyacak kişilerin klavyelerinin ve sistemlerinin bu karakterleri anlamayabileceğini göz önüne almalısınız. Hatta bu özel karakterler karşı sistemde kontrol karakteri olarak algılanabilmekte ve bu da zaman zaman kotu sonuçlar doğurabilmektedir. Bu yüzden e-posta yazışmalarında standart ingilizce klavyedeki harflerin kullanılması hala çoğu durumda bir zorunluluktur.

Türkçe karakterlerle dolu mail, bilgisayar sistemi "Türkçe" desteklemeyen birisinin çivi yazısı gibi olacak ve okunamayacaktır. Bu yüzden, özellikle listelere, tartışma öbeklerine ve yurt dışındaki adreslere gönderilen maillerde Türkçe karakterler kullanmaktan kaçınmalısınız. Bunun Türkçe’yi sevmekle/sevmemekle bir ilgisi yok. Bir unicode sistemi tam standartlaşıp oturmadan ve sistemlerde yaygınca desteklenmeden bunu yapmak yarardan cok zarar verebiliyor. Ancak, maili gönderdiğiniz kişinin e-posta programının ve bilgisayar sisteminin gönderdiğiniz iletideki türkçe karakterleri görüntüleyebileceğinden %100 eminseniz, kullanmanızda bir sakınca yok.

 


19. e-posta ile gelen iletilerden sistemime virüs bulaşır mı?

Bu soruya günümüzde kolayca "hayır" demek ne yazık ki tam mümkün değil. e-posta programları ve protokoller çok gelişti.Ama gene de, e-mail ile virüs bulaşmasının çok çok zor olduğunu söyleyebiliriz. Öncelikle,

  • Sadece düz yazı içeren bir e-postayı okumakla sisteminize virüs filan bulaşmaz.
  • Eğer aldığınız e-posta ile birlikte bir "attachment (eklenmiş dosya)" varsa (eklenmiş dosya, herhangi bir çalıştırılabilir (executible) dosya olabilir), mailinizi okuyup gelen dosyayı diskinize saklamakla "o dosya virüslü dahi olsa" yine virüs bulaşmaz. Tabii, eklenmiş dosyayı çalıştırırsanız ve o dosya da virüslü ise, sisteminize virüs bulaşabilir. Bu tamamen sizin sorumluluğunuz.
  • Yıllar içinde mail programları bazı özel tekniklerle, mail içine "doğrudan çalıştırılabilir kod" ekleme olanağı vermektedir. Daha çok yeni olan bu kullanım, tüm potansiyel virüs saldırılarına açıktır. Dolayısıyla, size gelen bir maili okumadan önce, "konusuna" ve "kimden gönderildiğine" ayrıca "uzunluğuna" bakıp ona göre bir karar verebilirsiniz. Kullandığınız mail programı, maili okumak için açtığınız anda aslında bir program olan ilgili kod çalışmaya başlayabilir.


20. Yazışmalarda sıkça enteresan karakterler görüyorum. :-), :-(, (-* gibi. Bunlar ne anlama gelir?

İşte bir başka klasik daha!!! Bu ve benzeri onlarca sembol, Internetçe’nin temel sözcükleri. [Meraklısına, Internetçe diye bir dil yok. Bu sözcüğü ben uydurdum :-) ].

Çoğu durumda duyguları sözlerle ifade etmek zordur. Kızgınlık, sevinç, üzüntü, şaşkınlık, vb gibi durumlar içinde olduğumuzda bunu, genellikle, yüz ifadelerimizle (vücut dili, mimik) ifade ederiz. Peki ya ayni duyguları bizi görmeyen dünyanın öbur ucundaki birisine nasıl göstereceğiz? Ne yapalım ki çok sevindiğimizi/üzüldüğümüzü anlatabilelim?

Bir resim/grafik bir sözcüge bedel derler ya, ne kadar da doğru!!! Yıllar içinde, standart ascii karakterler kullanarak (Ascii Art, harflerle yapılan sanat) böyle durumları anlatan kısaltmalar türetilmiştir. Grafik ortamların bilgisayar dünyasına uzak/yabancı olduğu zamanların (1980′ler) ürünü bu kısaltmalar gerçekten Internet dünyasında çok tutmuştur. Bu kısaltmalar onbinlerce kişi tarafından kullanılır ve siz de bunları gördüğünüzde sakın saşırmayın. Bu kısaltmalar, çoğunlukla, doğrudan duyguları ifade etmektedirler, (hem de başarılı bir şekilde). Elektronik postalarınızda, ağ sohbetlerinizde (talk, irc gibi ortamlarda) bunları kullanın. Çok faydalı olduklarını göreceksiniz.

Neyse, sözü burada keselim ve bu ilginç sembollerin kısa bir listesini verelim:

:-) veya :) 
gülmek/gülümsemek 
:-} 
sırıtmak (biraz alaylı -grin) 
:-))))) 
kahkahayla gülmek 
*-) 
öpmek 
:-( veya :( 
üzüntülü olmak 
:’-( ağlamak
:-((((( 
çok üzülmek 
:-o sürpriz!! (şaşırmak)
;-) 
göz kırpmak 
:-D sırıtarak gülmek
8-) 
gözlerini açmak (meraktan/şaşkınlıktan) 
:-X ser veririm, sır vermem

Tablodaki ilk işareti, yani :-) saat ibreleri yönünde 90 derece çevirin; ne gördünüz? Burada, : gözleri, - burnu, ) ise dudakları göstermektedir. Diğer işaretleri de saat ibreleri (bazen de tersi) yönünde 90 derece çevirin; anlamlara uygun yüz ifadeleri ile karşılaşacaksınız. Eğer daha başka sembol var mı diyorsanız, işte size daha uzun bir liste. Buraya "tık" layın, karşınızda olacak.

 


21. İstemediğim kişilerden gelen e-posta iletilerini filtreleyebilir miyim?

Evet, bunu yapabilirsiniz. Bazı e-posta programları (Pegasus Mail, Eudora Pro, E-Mail Connect gibi) oldukça esnek filtreleme mekanizmalarına sahiptirler. Size gelen e-posta iletilerinin baş kısmındaki (header) bazı bilgilerden (Subject, From, To, Cc bilgileri gibi) yola çıkarak, filtreleme yapabilirsiniz. Filtreleme 2 aşamalıdır:

  • Filtrelenecek mesajın tanınması (genellikle header bilgilerinden yararlanılarak)
  • Bu mesaj ile ilgili ne gibi bir işlem yapılacağının verilmesi (bunlar genellikle; mesajı silmek, geri iade etmek, bir başkasına aynen iletmek, özel bir dizine kopyalamak vb. şeklinde olabilmektedir)

Örnek olarak, eğer belirli bir kişiden gelen e-posta iletilerini hiç okumak istemiyorsanız, e-posta programınızda "From:" kısmı ile ilgili o kişinin adını ve e-mail adresini verdiğiniz bir kural (rule) tanımlarsınız. Daha sonra da, bu kurala uyan tüm iletileri silmek istediğinizi belirtirsiniz. Böylece, bu tip iletiler ile e-posta programınız karşılaştığında, otomatik olarak onu silecektir. Aşağıda, Pegasus Mail’in filtreleme sistemi görülmektedir. (Pegasus Mail, http://www.windows95.com/apps/ ‘den "Mail Utilities seçilerek alınabilir). Burada, gokcol@sariyer.cc.itu.edu.tr ‘den gelen iletileri okumadan silmek istediğimizi belirtiyoruz.

 


22. "Return Receipt" ve "Acknowledgement" nedir?

Bazı e-posta sistemleri, birine gönderdiğiniz bir mesaj yerine ulaştığında, size kısa bir "gönderildi" mesajı yollayabilir. Böylece siz de, mesajınızın yerine ulaşıp ulaşmadığını anlamış olursunuz. Eğer kullandığınız e-posta programının böyle bir yeteneği varsa, ilgili seçeneği değiştirerek, gönderdiğiniz mailler için "return receipt" (ya da acknowledgement) -alındı/gönderildi- mesajının size iletilmesini sağlayabilirsiniz.

 


23. Dünya Üzerinde Bedava e-posta servisi veren siteler

Başta söylendiği gibi, e-posta kullanmak için (daha doğrusu size e-posta gönderilebilmesi için) bir e-posta adresinizin olması lazım. Internet servis sağlayıcılarının hepsi de, servis verdikleri kişilere e-posta servisi veriyorlar. Ancak, eğer isterseniz, kendinize bedava yeni e-posta adresleri alabilirsiniz!! Bir ömür boyu size BEDAVA E-POSTA adresi vermeyi taahüt eden siteler ortaya çıkmaya başladı. Özellikle bir ISS’den servis alıyorsanız, sözleşmeniz bittiğinde hesabınız (e-posta hesabı da) iptal oluyor. Başka bir ISS ile çalışmak istemeniz durumunda da aynı şey söz konusu. Bedava e-posta servisi veren siteler ise, bu sakıncaları ortadan kaldırabilir. Ancak, bu sitelerin geçmişleri çok yeni ve 1996 sonlarına doğru ortaya çıktılar. Şu an ömür boyu servis taahhüdü yapıyorlar ama hala insanın kafasında bazı soru işaretleri kalabiliyor. Web erişimi olan herhangi bir bilgisayar ile e-postalarınızı okuyabiliyorsunuz. Bu siteler, reklam gelirleri ile para kazandıklarını söylüyorlar ve tam gizlilik garantisi veriyorlar (?). Özellikle ABD’de bu tip servislerin kullanım sıklıkları artmakta. Şu an sayıları az. Aşağıda bu servislerin kisa bir listesini bulacaksınız. İlgili web sitesine bağlanıldığında gerekli açıklamalar ve yardım ekranları geliyor. Hepsinde de, kendinize bir kullanıcı adı (username) ve şifre (password) seçiyorsunuz. (Genellikle) Web erişimi ile e-postalarınızı okuyabiliyorsunuz.

Prensip olarak, bulunduğunuz yerden bir e-posta adresi almanız en doğru olanı. Yukarıda bahsedilen servisleri kullanmada dikkatli olmanız lazım. Buradan alınan bir e-posta adresine ait kişisel bilgilerin doğruluğu tamamen kişinin beyanına kalıyor. Çoğunlukla da, zaten bir e-posta adresi olan kişiler 2. bir taneyi bu yolla (bazen 3. ve 4; hatta 5.ci) alıp, gerçek olmayan isimlerle listelere, tartışma öbeklerine vb yazılar gönderebiliyorlar. Önümüzdeki aylarda, bu tip servislerin güvenliği ve adreslerin ne kadar gerçekçi olduğu oldukça tartışılacağa benzer.

 


24. Tanımadığınız bir yerden hoşlanmadığınız içerikte bir e-posta aldınız. Ne yapmalısınız?

Bazen insan posta kutusunda ilgisiz, çoğunlukla ticari reklam ya da değişik amaçlı propaganda içerikli e-postalar bulabiliyor. Bu tip mailleri gönderen insanlar, listeleri, haber gruplarını vb tarayarak insanların e-posta adreslerini belirliyorlar ve sonrasında da bu mailleri gönderiyorlar. Her ne kadar filtreleme mekanizmaları istenmeyen mailleri önleyebilse de böyle durumlarla karşılaşmak son derece olası. Bu ve benzeri içerikli mailler alırsanız, eğer gönderen kişinin adresi belli ise o maili geri postalayabilirsiniz. Ilgili kişinin üst domain’indeki yetkili adreslere (root, spam, postmaster gibi) kısa bir not gönderebilirsiniz.

Bu tip iletileri engellemek ve "spam" iletileri analiz etmek için geliştirilen bazı programlar da var. Ayrıca, e-posta programınızın filtre seçenekleri de size birmiktar yardımcı olabilir.

1. Bilgisayar virüsü nedir? Nasıl bulaşır?

24 Kasım 2007 Cumartesi 1 Yorum »

1. Bilgisayar virüsü nedir? Nasıl bulaşır?

Bilgisayar virüsleri, aslinda "çalıştığında bilgisayarınıza değişik şekillerde zarar verebilen" bilgisayar programlarıdır. Eğer bu programlar (ya da virüs kodları) herhangi bir şekilde çalıştırılırsa, programlanma şekline göre bilgisayarınıza zarar vermeye başlar. Ayrıca, tüm virüs kodları (bilinen adıyla virüsler) bir sistemde aktif hale geçirildikten sonra çoğalma (bilgisayarınızdaki diğer dosyalara yayılma, ağ üzerinden diğer bilgisayarlara bulaşma vb gibi) özelliğine sahiptir.

Bilgisayar virüslerinin popüler bulaşma yollarından birisi "virüs kapmış bilgisayar programları" dır. Bu durumda, virüs kodu bir bilgisayar programına (söz gelimi, sık kullandığınız bir kelime işlemci ya da beğenerek oynadığınız bir oyun programı) virüsü yazan (ya da yayan) kişi tarafından eklenir. Böylece, virüslü bu programları çalıştıran kullanıcıların bilgisayarları "potansiyel olarak" virüs kapabilirler. Özellikle internet üzerinde dosya arşivlerinin ne kadar sık kullanıldığını düşünürsek tehlikenin boyutlerını daha da iyi anlayabiliriz.

Virüslenmiş program çalıştırıldığında bilgisayar virüs kodu da, genellikle, bilgisayarınızın hafızasına yerleşir ve potansiyel olarak zararlarına başlar. Bazı virüsler, sabit diskinizin ya da disketlerinizin "boot sector" denilen ve bilgisayar her açıldığında ilk bakılan yer olan kısmına yerleşir. Bu durumda, bilgisayarınız her açıldığında "virüslenmiş" olarak açılır. Benzer şekilde, kendini önemli sistem dosyalarının (MSDOS ve windows için COMMAND.COM gibi) peşine kopyalayan virüsler de vardır.

Genellikle her virüsün bir adı vardır (Cansu, Stoned, Michaelangelo, Brain, Einstein vb gibi).

 


2. Kaç çeşit bilgisayar virüsü vardır?

Bilgisayar virüslerini, genel olarak 2 grupta toplamak mümkün:

  • Dosyalara bulaşan virüsler
  • Bilgisayarın sistem alanlarına bulaşan virüsler

İlk gruba girenler, genellikle, kullanıcının çalıştırdığı programlara (söz gelimi, dos için .EXE ve .COM) bulaşır. Bazen, başka tür sistem dosyalarına da (.OVL, .DLL, .SYS gibi) bulaşabilirler. Programların virüslenmesi iki yolla olur: Ya virüs kodu bilgisayarın hafızasına yerleşmiştir ve her program çalıştırılışta o programa bulaşır; ya da hafızaya yerleşmeden sadece "virüslü program her çalıştırılışında" etkisini gösterebilir. Ancak, virüslerin çoğu kendini bilgisayarın hafızasına yükler.

İkinci gruba giren virüsler ise, bilgisayarın ilk açıldığında kontrol ettiği özel sistem alanlarına (boot sector) ve özel sistem dosyalarına (command.com gibi) yerleşirler.

Bazı virüsler ise her iki şekilde de zarar verebilir.

Bazı virüsler, virüs arama programları tarafından saptanmamak için bazı "gizlenme" teknikleri kullanırlar (Stealth Virüsleri). Bazı tür virüsler ise,  çalıştırıldığında kendine benzer başka virüsler üretir (Polymorphic virüsler). (Bu tip virüslein ilk örneklerinden olan Dark Avanger ve Cascade bilgisayar sistemlerine ciddi zararlar vermişlerdir).

 


3. Bilgisayar virüslerinin olası zararları nelerdir?

Bilgisayar virüsleri,

  • Ekranınıza can sıkıcı mesajlar çıkararak çalışmanızı bölebilir/engelleyebilir.
  • Bilgisayarınızın hafızasını ve/veya disk alanını kullanarak bu kaynaklara verimli olarak erişiminizi engelleyebilir.
  • Kullandığınız dosyaların içeriklerini bozabilir/silebilir.
  • Kullandığınız bilgisayar programlarını bozabilir, çalışmalarını yavaşlatabilir.
  • Sabit diskinizin tamamını ya da önemli dosyaların olduğu kısımlarını silebilir.


4. Virüsler sadece PC’lere mi bulaşır?

Hayır, sadece PC’lere bulaşmaz; ancak en çok dos ve windows işletim sistemi ile çalışan PC’lere bulaştığını söyleyebiliriz. Macintosh virüsleri de bir hayli yaygındır. Unix işletim sistemi ile çalışan bilgisayarlarda virüs bulaşma vakaları oldukça azdır.

 


5. Dünyada kaç tane virüs var?

Buna kolayca cevap vermek güç. Muhtemelen 10binlerce..

 


6. Virüsler nasıl bu kadar hızlı yayılıyor?

Eskiden en popüler virüs bulaşma yolu, bir bilgisayardan diğerine "disket" ile dosya aktarımı idi. Günümüzde ise, bilgisayar ağlarının oldukça yoğun kullanılması, herkese açık (anonim) dosya arşivleri ve internet üzerindeki popüler etkileşimli ortamlar (IRC, ICQ, Web gibi) virüslü programların yayılması için oldukça uygun ortamlardır. Ayrıca, e-mail yoluyla gelen programların kontrolsüz çalıştırılması da bir başka potansiyel tehlike olarak karşımızdadır.

 


7. "Truva atı" (Trojan Horse) nedir? Bir virüsten farkı var mı?

Truva atı da aslında "virüs" ile eşdeğer. Tek farkı, ilk anda aldığınız programın yararlı birşeyler yaptığını sanıyorsunuz ancak zararlı olduğunu daha sonra anlıyorsunuz. Söz gelimi, sadece bir virüs bulaştırmak için yazılmış bir oyun programı. Oyunu çalıştırıp oynuyorsunuz; ve sonra ……….

 


8. Virüsler programların yanında veri dosyalarını da bozabilir mi?

Bazı virüsler, doğrudan data dosyalarını bozabilirler. Birçok virüs, .DAT, .OVR, .DOC gibi çalıştırılabilir olmayan dosyaları hedef alıp bozabilmektedir. Ancak bilgisayar virüsleri de bir çeşit "bilgisayar programları" olduğundan, virüsün yayılabilmesi için mutlaka virüs kodunun çalışması lazım. Bu yüzden, söz gelimi bir düzyazı içeren dosyanın (text) virüs taşıma ihtimali yok.

 


9. Macro virüsü nedir?

Bazı programların, uygulama ile birlikte kullanılan "kendi yardımcı programlama dilleri" vardır. Söz gelimi, popüler bir kelime işlemci olan "MS Word", "Macro" adı verilen yardımcı paketlerle yazı yazma sırasında bazı işleri otomatik ve daha kolay yapmanızı sağlayabilir. Programların bu özelliğini kullanarak yazılan virüslere "macro virüsleri" adı verilir. Bu virüsler, sadece hangi macro dili ile yazılmışlarsa o dosyaları bozabilirler. Bunun en popüler ve tehlikeli örneği "Microsoft Word" ve "Excel" macro virüsleri. Bunlar, ilgili uygulamanın macro dili ile yazılmış bir şekilde, bir word ya da excel kullanarak hazırladığınız dökümana yerleşir ve bu dökümana her girişinizde aktif hale geçer. Macro virüsleri, ilgili programların kullandığı bazı tanımlama dosyalarına da bulaşmaya (normal.dot gibi) çalışır. Böylece o programla oluşturulan her döküman virüslenmiş olur. Microsoft Office (word, excel vb) macro virüsleri ile başetmek ve korunmak için,  http://www.microsoft.com/msoffice adresinde gerekli bilgiler bulunabilir.

 


10. Bilgisayarımın virüs kapıp kapmadığını nasıl anlarım? Bunu saptayan programlar var mı?

Eğer bilgisayarınıza virüs bulaşmışsa, bu durumda bilgisayarınızda "olağan dışı" bazı durumlar gözlemleyebilirsiniz. Bazı virüsler, isimleri ile ilgili bir mesajı ekranınıza getirebilir. Bazıları makinanızın çalışmasını yavaşlatabilir, ya da kullanılabilir hafızanızı azaltır. Bu son iki sebep sırf virüs yüzünden olmasa da gene de şüphelenmekte fayda var.

Bilgisayarınızın virüs kapıp kapmadığını saptayan "anti-virüs" programları da var.  Bu programlar, bilgisayarınızın virüs kapabilecek her tarafını (hafıza, boot sector, çalıştırılabilir programlar, dökümanlar vb) tararlar. Bu programların virüs saptama yöntemleri 2 türlüdür:

  • Kendi veritabanlarındaki virüslerin imzalarını (virüsün çalışmasını sağlayan bilgisayar programı parçası) bilgisayarınızda ararlar.
  • Programlarınızı, virüs olabilecek zararlı kodlara karşı analiz edebilirler.

Günümüzdeki popüler anti-virüs programlarının veri tabanlarında 1000lerce virüs imzası ve bunların varyantları vardır. Bu veri tabanları, yeni çıkan virüsleri de ekleyerek sık aralıklarla güncellenir.  Bütün virüs programları 3 temel işleve sahiptir :

  1. Virüs Arama, bulma (virus scanner)
  2. Bulunan virüsü temizleme (virus cleaner)
  3. Bilgisayarınızı virüslerden korumak için bir koruyucu kalkan oluşturma (virus shielder)

Virüs kalkanları, bilgisayarınız her açıldığında kendiliğinden devreye giren, ve her yeni program çalıştırdığınızda, bilgisayarınıza kopyaladığınızda (başka bir bilgisayardan, internet üzerinden, disketten vb) bunları kontrol eden ve tanımlayabildiği virüs bulursa sizi uyaran ve virüs temizleme modülünü harekete geçirebilen araçlardır.

Bazı popüler anti virüs programları, üretici şirketler ve web adresleri şunlardır :

Bu programlar genellikle "shereware" dir. Bazılarının kısıtlı kullanımlı "freeware" sürümleri de vardır. Macintosh, OS/2 ve Windows için bu tip programları yerel Raksnet Tucows arşivinden de alabilirsiniz. Adresi: http://tucows.raksnet.com.tr

 


11. Bilgisayarım virüslendi. Nasıl temizleyeceğim?

Bir programın virüslü olduğundan şüpheleniyorsanız, bu durumda, öncelikle sakin olun. Yapacağınız ilk iş, o an kullandığınız tüm uygulamaları kapatmak, yaptığınız işleri saklamak. Ardından, bir antivirüs programı ile bilgisayarınızı (gerekirse disket(lerin)izi tarayın. Her zaman için, kullandığınız antivirüs programının yeni bir sürümünü elde etmeye çalışın. 

Eğer bilgisayarınızın sistem alanları da etkilenmişse, bu durumda bilgisayarınızı kapatın. Ardından, bilgisayarınızı "temiz bir sistem disketi" ile açın. Bu yüzden, herzaman böyle bir disket bulundurmak faydalı olacaktır (windows95 için Rescue Disk). Daha sonra, bir virüs tarama/temizleme programı ile bilgisayarınızı tarayın.

 


12. Virüslerden korunma yolları nelerdir?

En iyi korunma yolu, şüpheli programları, güvenmediğiniz internet sitelerinden aldığınız programları hemen kontrol etmeden çalıştırmamak. Dışardan bir program aldığınızda "MUTLAKA BIR VIRUS TARAYICI ILE" kontrol edin. Sonra çok başınız ağrıyabilir.

Ancak, bu korunma önlemi de yetmeyebilir. Virüsler yanında, çalıştırdığınızda bilgisayarınızın önemli dosyalarını silen, disklerinizi formatlamaya çalışan ve ilk anda yararlı gibi görünen (söz gelimi ilk anda bir oyun programı olduğunu sanırsınız) programlar da var. Bu programlar, genellikle, illegal programların bulunduğu birtakım kontrolsüz FTP sitelerinde, web sitelerinde bulunmaktadır. Bu tip programların dağıtıldığı önemli yerleden biri de haber gruplarıdır (usenet news).  Aldığınız bir mailin sonuna eklenen ve "lutfen ilişikteki kısa programı çalıştırın, size çok güzel bir yeni yıl kutlaması mesajı veriyor" gibi bir mesaj görür, eklenmiş programı alır ve çalıştırırsanız başınız muhtemelen dertte olacak demektir. Programı alırsınız, içinden hiç virüs çıkmaz. Ama, aldığınız program, çalıştırıldığında, aslında makinanıza ciddi zararlar veren bir algoritmayı doğrudan çalıştırıyor olabilir. Bu yüzden, çok dikkatli olmak lazım. Son pişmanlık fayda etmiyor.

Önemli dosyalarınızın (sistem dosyaları, önemli kişisel dosyalar vb) yedeklerini almaya çalışın. Ve de şüpheli birşekilde aldığınız bir programı hemen silin.

Bilgisayarınıza, eğer imkanınız varsa, bir virüs koruyucu kalkan programı yükleyin. Bu da, sizi bir miktar koruyacaktır. Bu programların seçenekleri ile biraz oynayarak tam kullanımını öğrenin. Bazıları, disk formatlama, dosya silme vb gibi konularda kullanıcıyı uyaran özelliklere sahiptir.

 


13. Internet’ten aldığım e-posta’dan bilgisayarım virüs kapabilir mi?

Bu soruya günümüzde kolayca "hayır" demek ne yazık ki tam mümkün değil. e-posta programları ve protokoller çok gelişti. Ama gene de, e-mail ile virüs bulaşmasının çok çok zor olduğunu söyleyebiliriz. Öncelikle,

  • Sadece düz yazı içeren bir e-postayı okumakla sisteminize virüs filan bulaşmaz.
  • Eğer aldığınız e-posta ile birlikte bir "attachment (eklenmiş dosya)" varsa (eklenmiş dosya, herhangi bir çalıştırılabilir (executible) dosya olabilir), mailinizi okuyup gelen dosyayı diskinize saklamakla "o dosya virüslü dahi olsa" yine virüs bulaşmaz. Tabii, eklenmiş dosyayı çalıştırırsanız ve o dosya da virüslü ise, sisteminize virüs bulaşabilir. Bu tamamen sizin sorumluluğunuz.
  • Yıllar içinde mail programları oldukça gelişmiştir. bazı özel tekniklerle, mail içine "doğrudan çalıştırılabilir kod" ekleme olanağı vermektedir. Daha çok yeni olan bu kullanım, tüm potansiyel virüs saldırılarına açıktır. Dolayısıyla, size gelen bir maili okumadan önce, "konusuna" ve "kimden gönderildiğine" ayrıca "uzunluğuna" bakıp ona göre bir karar verebilirsiniz. Kullandığınız mail programı, bazı seçeneklerini değiştirirseniz, maili okumak için açtığınız anda, sizin onayınızı almadan,  aslında bir program olan ilgili kod çalışmaya başlayabilir.

 


14. Internet’teki web sitelerine girdiğimde bilgisayarım virüs kapabilir mi?

Hayır, bulaşmaz. web sayfalarını oluşturmada kullanılan HTML, sabit diske yazma/silme vb yapılmasına izin vermez. Bunun yanında, web sayfalarında çok kullanılan Java ve JavaScript ile yazılmış web uygulamaları da diskinize kesinlikle hiçbirşey yazmaz, hiçbirşeyi silmez. Bu yüzden, gönül rahatlığı ile web üzerinde dolaşabilirsiniz. Ancak, rastladığınız programları alıp kontrolsüz çalıştırırsanız o zaman durum değişir!

 


15. Internet’teki bir dosya arşivinden aldığım programlar virüslü olabilir mi? Bunlar ne kadar güvenli?

Güvenilir dosya arşivlerinden alınan programlarda virüs olması ihtimali yok denecek kadar azdır. Bunlar genellikle, popüler bilgisayar dergilerinin arşiv siteleri; tanınmış yazılım şirketleri, yansıları dünyanın pek çok yerinde tutulan Simtel, Cica, Tucows, Winsite gibi sitelerdir. Zaten bir siteye girdiğinizde o sitenin muhteviyatı size bazı ipuçları verir. Eğer illegal programların ve "crack" olarak adlandırılan bazı programların olduğu bir sitede iseniz virüslü program alma ihtimaliniz son derece yüksek!!!
 

 


16. Virüsler ile ilgili internet’te ne gibi kaynaklara erişebilirim?

Usenet hiyerarşisi içince, comp.virus ve bu öbeğe ait FAQ dökümanı işinize yarayabilecek tonlarca bilgi içerir. Bu dökümanlara, http://www.faq.org adresinden topluca erişebilirsiniz.

 


17. Virüsleri kimler yazar?

Bilgisayar kullanan 100milyonlarca kişi arasından, doğal olarak, böyle kötü niyetli kişiler çıkıyor. Virüs yazan kişiler, genellikle iyi programlama ve bilgisayar donanım bilgisi olan, ve bu bilgilerini dışa vurmak için "kötü yollar" seçen insanlardır.

Türkiye’nin Internet çıkışları nerelerdendir

24 Kasım 2007 Cumartesi Yorum yok »

1.Türkiye’nin Internet çıkışları nerelerdendir? Hızları nedir?

Şu anda Türkiye’nin Internet çıkışını sağlayan merkezler dört grupta toplanabilir:

  • Üniversiteler ve akademik kuruluşların internet bağlantı çıkışları;
  • Genellikle ticari kurulusların ve Internet Servis Sağlayıcılarının (İSS) yararlandığı TURNET çıkışları
  • Diğer bazı özel şirketlerin ve servis sağlayıcıların, Turnet ile yaptıkları İnternet Erişim Noktasi (İEN) anlaşması sonrasında kullandıkları firma bazlı doğrudan yurtdışı internet çıkışları.
  • Bunların dışında kalan diğer bağlantılar

Akademik Kuruluşlar (Üniversiteler) : Akademik kuruluşların internet bağlantıları, büyük ölçüde kendi olanakları ile olmaktadır. BITNET’li günlerde ortaya çıkan TUVAKA (Turkiye Universiteler ve Akademik Kuruluşlar Ağı), özellikle 1993′ten sonra ihtiyaca cevap verememeye başlamıştır. Bu amaçla, TUVAKA-TRNET ve nihayet ULAKBIM (Ulusal Akademik Ağ ve Bilgi Merkezi) oluşumu ile TR’deki akademik ağ omurgası ve yüksek hızlı internet çıkışları planlanmaktadır. ULAKBIM ile ilgili bilgiyi "Türkiye’de Internet Hizmetini yönlendiren kuruluşlar" başlığı altında bulabilirsiniz. ODTU-USA ve EGE-Almanya bağlantıları, şu an için, ULAKBIM çıkışları olarak görülmektedir. Doğrudan Internet bağlantısı olan akademik kuruluşları listelemek gerekirse; (Tüm bilgiler, 1997 Şubat sonu itibariyla geçerlidir; liste tüm bağlantıları içermeyebilir)

Bağlantı  Hız  Bağlantı  Hız 
ODTU-USA  512 kbit/san.  Boğazici Un.-USA  256 kbit/san (?)
EGE UN.-Almanya  256 kbit/san.  Koc Univ.-USA  128(?) kbit/san 
Bilkent Un.-USA  256 kbit/san.  …………  ………. 
ITU-USA .  256 kbit/san 

ULAKNET, Türkiye’deki üniversiteler ve diğer akademik kuruluşları içine alan ve bunlara internet erişimi sağlayan bir iletişim ağı kurmaktadır. Ulaknet’in yurtdışı internet çıkışları, Ankara (512kbit/san) ve İzmir (512kbit/san) dendir. Ankara çıkışının Ekim 1997 sonlarında 2MBit/san olması planlanmaktadır. Ulaknet yutriçi omurgası, İstanbul-Ankara-İzmir arasında yüksek hızlı (34Mbit/san) bağlantılar ve bu merkezlere diğer kuruluşların bağlantıları şeklinde gelişmektedir. Bu ağa, Ekim 1997itibarıyla 30′un üzerinde akademik kuruluş bağlıdır ve sayı her geçen gün artmaktadır.

Ulaknet’e, Ekim 1997 sonu itibarıyla bağlı olan uç sayısı 41 (planlanan sayının %43′ü); bu uçlara sağlanan bant genişliği 34.7Mbit/san (planlanan bant genişliğinin %75′i) dir. Ulaknet’e halen bağlı ve sonradan bağlanacak kurumları ve bağlantı takvimi hakkında ayrıntılı bilgi Ulusal Akademik Ağ Bilgi Merkezi (ULAKBİM)’in http://www.ulakbim.gov.tr/ulak.html  adresinden alınabilir.

Kendi yurtdışı bağlantıları olan üniversiteler ise (ITU, Bogazici Univ. gibi) ulaknet omurgasını yurtiçi bağlantılar için kullanmakta yurtdışı bağlantılar için ise kendi bağlantılarını kullanmaktadırlar.
 

Ticari Kuruluşlar ve TURNET :

Yılan hikayesine dönen Türk Telekom’un TURNET macerası nihayet 1996 Ağustos ayında noktalandı ve 1995 Kasım’ından beri defalarca açılışı ertelenen TURNET açıldı (!!!). TURNET‘in, ikisi Istanbul’dan (2MBit/san ve 512 kbit/san hızlarında); diğeri Ankara’dan 2Mbit/san hızında 3 tane USA hattından, sayıları şu an 80 civarında olan Internet Servis Sağlayıcı Şirketler ticari olarak yararlanmakta ve bu hizmeti 3. kişilere (ticari kuruluş bağlantıları ve kişisel bağlantılar olarak) belirledikleri fiyatlardan satmaktadır. TURNET Turkiye Omurgasında ise, Istanbul-Ankara-Izmir üçgeni birbirlerine 2MBit/san. ile bağlıdır. TURNET ile ilgili bilgileri ve tüm anlaşmalı Internet Servis Saglayıcılarının listesini http://www.turnet.ner.tr adresinden almak mümkündür. Turnet ile Ulusal Akademik Ağ (UlakNet) arasındaki geçiş ise, Turnet Ankara-ODTÜ arasında 512 kbit/san ve Turnet–İzmir arasındaki 2MBit/san hızlarıyla sağlanmaktadır. Yazılan tüm bilgiler Ekim 1997 sonu itibarıyla geçerlidir.

İEN Anlaşmasına Dahil Olan Bağlantılar : İsteyen Servis Sağlayıcılar, Turnet ile İnternet Erişim Noktası (İEN) anlaşması imzalayarak kendi yurtdışı internet çıkışlarını alabilmektedir.Bu anlaşmaya göre; "ISS’ler, IEN’na minimum 512 Kbit yurt dışı data hattı ile bağlanacak ve IEN’na bağlı İSS’ler ve TURNET’in trafiğinin taşınması için Türk Telekom’un belirleyeceği yerde kurulacak olan IEN’nda oluşturulacak havuza yurt dışı kapasitesinden minimum 256Kbps sağlayacaktır. IEN’da oluşturulacak havuz trafiğinin %70 oranında dolması durumunda IES’ler, en geç iki ay içerisinde havuza bıraktıkları bant genişliğini 256 Kbps’ın katları olarak arttıracaklardır. IES, havuzdaki bant genişliği kullanımında, yapılacak teknik çalışma sonucunda TÜRK TELEKOM tarafından öneriler doğrultusunda belirlenecek kurallara uyacaktır. " (Sözleşme metninden aynen alınmıştır). Bu sözleşmenin diğer bir maddesi, yurtiçi trafiğin sadece Turnet omurgası üzerinden olabileceğini karara bağlamaktadır. Bu bilgiler, Ekim 1997 sonu itibarıyla geçerlidir ve konu ile ilgili daha ayrıntılı bilgi, http://www.turnet.net.tr adresinden alınabilir.

Diğer Bağlantılar :  Bütün bu bağlantıların yanında, burada listelenmemiş, (yabancı firmaların kendi doğrudan hatları vb gibi) bağlantılar da olabilir.
 

 


2.Türkiye Internet’e ne zamandan beri bağlıdır?

Türkiye Internet’e Nisan 1993′ten beri bağlıdır. İlk bağlantı ODTÜ‘den gerçekleştirilmiştir. 64kbit/san hızında olan bu hat, çok uzun bir süre, tüm ülkenin tek çıkışı olmuş ve ilgili arkadaşlar büyük bir özveriyle Internet’i tüm Türkiye’de (öncelikle akademik ortamlarda) yaygınlaştırmaya çalışmışlardır. Ege Üniversitesi’nden olan bağlantı ise, 1994 başlarında, 64kbit/san. hızı ile gerçekleştirilmiştir. Ardından sırayla, Bilkent Ün.(1995 Eylül), Boğaziçi Üniv. (1995 Kasım) ve İTÜ (1996 Şubat) bağlantıları gerçekleşmiştir. 1996 yılı Ağustos ayında da Turnet çalışmaya başlamıştır.

 


3.Türkiye’de hangi kuruluşlar Internet’e bağlıdır?

Türkiye’deki ulusal internet ağ yapısı, büyük bir üzüntüyle söylemek gerekirse, henüz tamamlanmamıştır. İlk ODTÜ bağlantısından sonra, 1993-96 yılları arasında, üniversitelerimizin çoğu X.25/leased line vb şeklindeki bağlantılarla ODTÜ’ye bağlanmışlardır. Istanbul’dan İTÜ ve Boğaziçi Üniv., Ankara’dan Bilkent Üniv., Gazi Üniv. ve Hacettepe Üniv. bunlara örnek olarak gösterilebilir. Kamu kuruluşları arasından, MTA, TT, DIE, vb gibi kuruluşlar da, ODTÜ üzerinden internet erişimine sahip olmuşlardır. Sonraları, internet servisi alan özel kuruluşların sayısı da sürekli artmıştır. Ayrıca Tübitak, TR-NET çatısı altında, aynı dönemde, servis.net.tr ve servis2.net.tr servis sağlayıcılarında bir kullanıcı numarası üzerinden dial-up türü bağlantılarla bazı ozel kuruluşlar ve özel şahıslara internet hizmeti vermeye çalışmıştır.

Şu an için (1997 sonları itibariyla); pek çok büyük sirket, değisik Internet servis sağlayıcıları üzerinden internet servisi almaktadır. Kesin sayıyı ve isimleri saptamak zor. Internet Servisleri yaygınlaştıkça; TR’de internet’e bağlı kuruluşları tarayabilecek mekanizmalar da devreye sokulabilir. Tahmini bir rakam olarak, 10,000 civarında ticari şirketin internet erişiminin olduğunu söyleyebiliriz.

Ülkemizdeki Internet kamuoyunun her geçen gün daha fazla bilinçlenmesi oldukça sevindirici bir gelişmedir. Televizyon/radyo programlarının e-mail adreslerini, www servislerini ilan etmeleri, günlük gazetelerin yayınlarını Internet üzerinden verebilme çabaları, siyasi partilerin internete bağlanma çalısmaları, milletvekillerimizin bazılarının artik e-mail de kullanmaya baslaması ve insanların artık "internet" varlığından haberdar olmaları hep olumlu kilometre taşlarıdır. Önumüzdeki dönemlerde Türkiye Internet altyapısı ve gelişimi ile ilgili planların/yatırımların/hedeflerin siyasal parti ve hükümet programlarına girmesi hepimizin ortak dileğidir.

 


4. Türkiye’de kaç bilgisayar Internet’e bağlıdır? Kaç kişi Internet’i kullanır?

1997 sonları itibarıyla, Türkiye’de yaklaşık 30,000 civarında bilgisayarın internete bağlı olduğu tahmin ediliyor. Her internet bağlantısından ortalama 8 kişinin yararlandığını düşünürsek, ülkemizde Internet’i kullanan kişi sayısının ise 250,000 civarında olduğunu tahmin edebiliriz.

 


5.Türkiye’de hangi Internet numaraları kullanılmaktadır?

Türkiye’de internet numaraları için belirlenen (bazı?) gruplar ve bu grupları şu anda kullanan bazı birimler aşağıda listelenmiştir :

139.179.x.x 
Bilkent Üniversitesi 
144.122.x.x 
Ortadoğu Teknik Üniversitesi 
155.223.x.x 
Ege Üniversitesi 
160.75.x.x 
İstanbul Teknik Üniversitesi 
193.140.x.x 
Diğer Üniversiteler, resmi/özel kuruluşlar 
194.27.x.x 
Diğer Üniversiteler, resmi/özel kuruluşlar 
194.54.x.x
TURNET üzerinden hizmet alan kuruluşlar(?)
195.174.x.x
TURNET üzerinden hizmet alan kuruluşlar 
…………
…………

Yeni birimler bağlandıkça yukarıdaki hiyerarşide gerekli IP numaraları bu birimlere tahsis edilmektedir. Yukarıdaki tabloda görülen adres uzayları çoğu bağlantıyı kapsamaktadır; ancak, kendi bağlantıları olan özel kuruluşların da kendi IP numaraları vardır (farklı gruplarda). Ayrıca, şu anda kulanılan ve burada listelenmeyen IP adres uzayları da olabilir (!!!!).

 


6.Türkiye’de Internet hizmetini yönlendiren kuruluşlar/gruplar var mı?
 

Ülke içinde kendi omurgaları olan iki kuruluş var: ULAKBİM ve TURNET. İlki akademik amaçlı bağlantılar amacıyla çalışmalar yaparken, ikincisi ticari amaçlı faaliyetlerini sürdürmektedir. Bağlantı hızı ve omurga altyapısı olarak ülkemizde 1997 yılı içinde birhayli gelişmeler olduğunu söyleyebiliriz. ULAKNET yurtiçi omurgasının hemen hemen tamamlanma aşamasında olması ve varolan haliyle çalışması ve Turnet altyapısı olumlu ancak hala yetersiz olan gelişmelerdir. Akademik kurumlar (üniversiteler ve diger arastirma birimleri) hala sağlikli Internet servisi alamamakta. TR’den olan en hızlı bağlantımız, Internet kültürü ve bilinci yaygınlaşmış ülkelerin sıradan bir üniversitesinin çıkış hızından bile daha düşük !!!! 50MEGABIT/san hizlarindan bahsedilirken, hala 64 kbit/san hızıyla TR’de servis verilmeye çalışılıyor. Üniversitelerin acil sağlıklı ve hızlı Internet bağlantıları, ve en onemlisi, TR’de sağlıklı bir omurga oluşturulması oldukça acil bir ihtiyaç. Bu amaçla, eski TUVAKA’nin yerine Şubat 1996′da oluşturulan ULAKBIM (Ulusal Akademik Ag Bilgi Merkezi) birtakım çalışmalar yaptığını kamuoyuna duyurdu. Aşağıda, ULAKBIM başkanı Sayın Yaşar Tonta’nın (tonta@tubitak.gov.tr) konu ile ilgili INET-TR Turkiye Internet Tartışma Listesi’ne 11 Eylül 1996 tarihinde gönderdiği maili bulacaksınız :

 


INTERNET KULLANICILARINA DUYURU

Bilindigi gibi, 1 Haziran 1996 tarihinde TUBITAK bunyesinde Ulusal Akademik Ag ve Bilgi Merkezi (ULAKBIM) adiyla Yuksekogretim Kurulu’nun da destegiyle yeni bir merkez kurulmustur. TUBITAK ULAKBIM’in temel gorevlerinden birisi en yeni teknolojileri kullanarak Turkiye capinda tum egitim ve arastirma kuruluslarini birbirine baglayacak Ulusal Akademik Ag (ULAK-NET) adiyla hizli (34 Mbps omurga, 64Kbps-2Mbps universite baglantilari) bir veri iletisim agi kurmak ve bu ag araciligiyla bilgi hizmetleri vermektir.

TUBITAK ULAKBIM, kurulusundan bu yana gecen sure icerisinde ULAK-NET omurgasini kurmak uzere Turk Telekom A.S. ile teknik ve idari calismalar yurutmektedir. Bu calismalar son asamaya gelmis olup bir-iki hafta icinde iki kurum arasinda protokol imzalanacaktir. Turk Telekom ile soz konusu protokolun imzalanmasindan sonra ATM temelli omurganin kurulmasi icin gereken anahtarlar ve baglanti donanimi icin ihaleye cikilacaktir. Bu ihale kisa surede sonuclandirilarak Istanbul-Ankara-Izmir arasindaki omurganin kurulmasina baslanacaktir. Kasim 1996 icinde omurganin calismaya baslamasi planlanmaktadir.

Universitelerin omurgaya baglantilarinin saglanmasi icin yurutulen calismalar da son asamaya gelmistir. Universitelerle iliskiye gecilerek ULAK-NET’e baglanmak icin her universitenin bant araligi kapasitesinin ne olmasi gerektigi kararlastirilmis ve ihtiyac duyulan donanim saptanmistir. ULAK-NET hizmetlerinden etkin bir sekilde yararlanmak amaciyla kullanilacak standart donanim paketinin goturulecegi gelismekte olan 20 universitemiz de belirlenme asamasindadir.

TUBITAK ULAKBIM ulkemizin yurt disi Internet cikis hat kapasitelerini en kisa zamanda artirmak icin de calismalarini surdurmektedir. ODTU ve Turk Telekom A.S. ile yapilan calismalar sonucu pek yakinda (Eylul 1996 icinde) Ankara-Washington hattinin kapasitesi 128Kbps’den 512Kbps’ye cikarilacaktir. Ayni sekilde, halen 64Kbps kapasiteyle calisan Izmir-Munih hattinin kapasitesi de yakinda 256Kbps’ye cikarilacaktir. 1997 icin planlanan hat kapasitesi ise en az 1.5Mbps’dir.

Yuksekogretim Kurulu’ndan devralinan Dokumantasyon Merkezi’nde hizmetler 11 Temmuz 1996′dan bu yana TUBITAK ULAKBIM tarafindan surdurulmektedir. TUBITAK ULAKBIM Merkez binasinin ihtiyaclara cevap verebilir hale gelebilmesi icin halen bu binada tadilat calismalari (elektrik, telefon, yangin ihbar sistemi, vd.) devam etmektedir. Tadilat bitiminde Merkezimiz YOK’teki hizmet binasina tasinacaktir.

Saygilarimizla.

Yasar Tonta ULAKBIM Baskani tonta@tubitak.gov.tr

 


Yukarıda sözü edilen omurga konusunda 1997 başı itibarıyla önemli gelişmeler olmasına rağmen, henüz bu omurga tamamlanmamıştır ve 1997 sonu itibarıyla planlanan uçların yaklaşık %40′ı bu omurgaya bağlanabilmiştir. 14-15 Aralık 1996 tarihlerinde YeditepeÜniv.’de yapılan konferansta sayın Yaşar Tonta, ULAKNET’in Mart 1997 civarında çalışmaya başlayacağını söylemiştir. Gelişmekte olan üniversiteler için "standart paket" adı altında, buraların internet bağlantılarını sağlamak için gerekli donanım/yazılımlar temin edilmektedir.

Bir diğer kuruluş, TURNET ise, Türk Telekom’un 1995 yılı içinde açtığı bir ihale ile, ilk ODTÜ-USA bağlantırını sağlayan grubun da başlangıçta içinde olduğu bir konsorsiyum tarafından oluşturulmuştur.

Türkiye Internet Kamuoyu hala tam oluşamamıştir. Internet servislerini kullanan kişi sayısı 250,000 civarında (1997 sonu) tahmin edilmektedir ki, sadece üniversitelerinde 500-600 bin öğrencisi olan, 10binlerce öğretim üyesi olan, 10binlerce KOBİ ve binlerce büyük ölçekli şirketi olan bir ülke için böyle bir "Internetleşme Oranı" yetersizden de öte bir sayıyı ifade etmektedir.

Dünya’da, önümüzdeki 50 yıl içinde, su ana kadar üretilen tüm bilgilerden 2 kat daha fazla bilgi üretileceği tahmin edilmektedir. Bu bilgilerin erişim adresi, sınıflandırılma adresi, depolanma adresi ve kullanılma adresi artık belli olmuştur: Internet !!!! Bu süreci yakalayamazsak, olabilecekleri düşünmek bile istemiyor insan.

Hepimize düşen bazı görevler var: Bunlardan en önemlileri, kısıtlı bant genisliğini ve hatları verimli kullanmak; Internet bilincini sağlıklı geliştirmek ve bunu yaymaya çalışmak ve böylece Turkiye Internet Kamuoyu’nu daha çabuk oluşturmaya gayret etmek. Mayıs 1997 ‘de, İnternet’in Türkiye’de 4. yılı münasebetiyle, kitlelere interneti anlatmak ve siyasilerin bu konuda birşeyler yapmasını ve bilinçlenmesini temin etmek amacıyla bir kampanya da düzenlendi. Bütün bu çabalar ne yazık ki yetersiz kalmakta.

 


7. Türkiye’de Kişisel Internet Servisi veren kuruluşlar…

Bu bölümde, Türkiye’deki Internet Servis Sağlayıcıları (ISS) ile ilgili bilgileri bulacaksınız. ISS’ler, Ekim 1996′dan beri, TURNET üzerinden ve 1997 ortalarından beri de (bazıları) İEN anlaşması yoluyla kişilere ve şirketlere, karşılıklı sözleşmelerle, değişik Internet Servisleri sunan ve destek/hizmet satan özel şirketlerdir. Turnet üzerinden servis alan ISS’lerin tam listesini, Turnet Web Sitesi‘nden alabilirsiniz. Ayrıca, TT de, kendisi 3.kişilere internet servisi vermektedir. Bu amaçla, bağlı bulunduğunuz Telefon Başmüdürlüğüne müracaat ederek ayrıntılı bilgi alabilirsiniz. Haklarında elimize bilgi ulaşan ISS’leri tabloya dahil ettik. Ne yazık ki, çok az bilgi geldi. (Bu konuda genel bir duyuru, INET_TR listsine 23 Kasım ve 10 Aralık 1996 tarihlerinde -2 kez- gönderildi). Eğer bir ISS sorumlusu, kendi şirketleri ile ilgili bilgileri burada görmek isterse, gokcol@sariyer.cc.itu.edu.tr adresine e-mail ile gerekli bilgileri iletebilir. Bir sonraki güncellemede ilgili ISS de tabloda yer alacaktır. Tablodaki şirketler, isimlere göre alfabetik sıralanmışlardır. Bilgiler, 1997 başı itibarıyla doğrudur. Yeni bilgi geldikçe güncellenecektirr.

ISS Adı
Adresi
Destekledikleri
Bağlantı Türleri
Verdikleri Servisler
İrtibat İçin
ADA-NET
ADA-NET Internet ve İletişim Hizmetleri Tic. Ltd. Şti., 
Büten Sok. No:4/6 06680 Kavaklıdere, ANKARA
dial-up, ppp, slip, x25 leased-line (28800, 64K, 128K), radio-link dedicated dial-up e-posta (pop3), ftp, www, kişisel web sayfası, news, listserv;DNS, Mail, WEB server, router ve diğer donanım kuruluşları,Dial-up kullanıcılara yazılım kuruluş hizmeti, eğitim,Web sayfası tasarım ve bulundurma. 
infoada@ada.com.tr
http: www.ada.net.tr

tel: 312-4682778 / 4675859 faks: 312-4673332
BİLTAM-NET
Biltam A.Ş
Büyükdere Cad. No:54/4 80290 Mecidiyeköy İSTANBUL
dial-up, X25, ppp, leased line, radio link e-posta (pop3),www
info@mail.btam.com.tr http://www.btam.com.tr tel:212-2746894

faks:212-278578
COMNET
Comnet İletişim Hizmetleri ve Tic. A.Ş. Hikaye Sokak No:7/8 80280 Esentepe ISTANBUL 
dial-up,slip,ppp,
x25,leased line
e-posta (pop3),ftp,www,
news,listproc,kişisel web sayfası
mhaluk@comnet.com.tr
http://www.comnet.com.tr
tel:212-2748030
fax:212-2748634
ISPRO
ISPRO Iletişim Hizmetleri A.Ş.,
18 Sokak No: 12 , 
35290 Guzelyalı, İZMİR 
dial-up,slip,ppp,x25,
leased line
e-posta (pop3),ftp,www,
listproc,kişisel web
sayfası
balci@ispro.net.tr 
http://www.ispro.net.tr 
tel : 232-2463992 
fax :232-2463993
MagNet
MagNet,
Nispetiye C. Aytar Sk. Levent İş Hanı Kat:4 D:60-61 80600 Levent İSTANBUL
dial-up, leased line,x25 web sayfası tasarımı, 

(başka bilgi gelmedi, /OG/)
http://www.magnet.com.tr

tel:212-2827214
SuperOnline
SuperOnline UluslararasıElektronik Bilgilendirme ve Haberleşme Hizm. A.Ş.
Ahmet Adnan Saygun C.
No:54, Ulus, 80620, İSTANBUL
dial-up, leased-line e-posta,ftp,www, news, teknik danışmanlık
info@superonline.com
http://superonline.com
tel :212-2700890

faks :212-2810428
TR-NET
TR-NET,
ODTÜ Bilgi İşlem Daire Bşk., İnönü Bulvarı, 06531 ANKARA
dial-up, X25/ITI, ppp,
slip, x25, leased line
e-posta,(pop3),ftp,www,news,
listproc,kişisel web sayfası,web 
ev sahipliği, web kurulumu,
danışmanlık
info@servis.net.tr 
http: http://www.tr-net.net.tr 
tel: 312- 2101048
faks: 312- 2101049
Verisoft-IRIS
Verisoft-IRIS,
Altan Erbulak Sk.7/9 80280 Gayrettepe İSTANBUL
dialup,ppp,x25,leased line,radiolink e-posta(pop3),www,kişisel web sayfası,firewall setup, mainframe bağlantısı
hello@verisoft.com.tr
http://www.iris.com.tr
tel:212-2750301 faks:212-2756664

ISS İlgililerine: Her türlü düzeltmeleriniz için lütfen gokcol@sariyer.cc.itu.edu.tr ‘ye e-posta gönderin.

 


8.Internet ile ilgili yazılmış Türkçe kitaplar var mı? Varsa nasıl elde edebilirim?

Asağidaki liste birazcık güncelliğini kaybetti; özellikle fiyatlar sizi yanıltmasın :-(((. Yeni sürümlerde, varsa, yeni kitapları da listeye dahil edeceğiz. Bu konuda kitap yazmış kişiler eğer isterlerse, kitaplarının adları, yazar adları, basım yeri ve yılı, kitabın fiyatı, ödemeli alınıp alınamayacağı vb gibi bilgileri gökcol@sariyer.cc.itu.edu.tr adresine iletirlerse listeye ekleriz.

  1. INTERNET: Bilgiye Erişimin Yeni Araç ve Olanakları (Mustafa Akgul, Bilkent Univ.) 75,000TL karşılığı Tübitak Enformasyon Teknolojileri Müdurlüğü’nden temin edilebilir. Bunun dışında TÜBITAK 101621 no.lu posta çeki hesabına ya da Turkiye İş Bankası Başkent Şubesi 4299-30421-371011 nolu hesaba havale edip, ödeme belgesini (312)4677264 fakslamanız yeterlidir. Kitap adresinize postalanacaktir. (Mart 1995)
  2. HERKES İÇİN İNTERNET (Kursat Cağiltay, Ortadogu Teknik Univ.)
  3. Internet Bağlantiları ve Internet Servisleri, (S. Kurklu, F. Onay, N. Yilmaz, H. Karayağiz) MAM Bilgi Islem Merkezi, Gebze
  4. Herkes Için Internet (T. D. Sarihan) Sistem Yayıncılık 600K TL (Temmuz 1995)


9.Internet ile ilgili Türkçe bir yazışma forumu (liste) var mı? Varsa, nasıl üye olabilirim?

Sadece internet amaçlı bir liste var : INET-TR Türkiye Internet Tartışma Listesi. Bu listeye üye olmak için, listproc@metu.edu.tr adresine bir e-mail ile, SUB inet-tr <isim soy isim> komutunu gönderin.

Listeler ile ilgili daha geniş bilgi için, bu CSS’nin "Listserv/Listproc Tartışma Listeleri ve Dosya Servisleri" kısmına bakınız.

 


10.Türkiye’de Internet İle İlgili Yapılan Toplantılar, Konferanslar

1. Türkiye’de Internet Konferansı 1995 Kasım’ında Bilkent Universitesi‘nde yapıldı. 2.si ise, 15-16 Aralik 1996 tarihlerinde, Yeditepe Üniversitesi‘nde (Istanbul) yapılmıştır. Bu konferanslarda, Internet ile ilgili teknik konuların yanında büyük çapta, Internet kullanımı ile ilgili konular da tartışılmaktadır. Konferanslar kapsamında eğitim seminerleri (Linux Semineri gibi), cağrılı konuşmalar, sözlü makale sunuşları, forumlar yapılmaktadır. Yeditepe Üniv. deki seminerde, "Kullanıcı Eğitimi" semineri düzenlenmiş ve şu an okuyor olduğunuz CSS’deki konular uygulamalı olarak 4.5 saat ‘lik bir sürede katılımcılara aktarılmıştır. Bu konferansların 3. sü 24-26 Kasım 1997 tarihleri arasında ODTÜ, Ankara’da yapılacaktır. Artık gelenekselleşen bu toplantılar ve benzeri aktivitelerle ilgili her türlü bilgiyi http://web.bilkent.edu.tr adresinden alabilirsiniz.

Ayrıca, sene içinde yapılan değişik Bilgisayar ve İletişim temalı fuarlarda, sempozyumlarda (Bilişim, Açık Sistem Konferansları, EMO Konferansları, Bilgisayar Fuarları vb) Internet ile ilgili tartışmalar da yapılmaktadır.

1-4 Nisan 1997 tarihleri arasında Istanbul’da uluslararası bir Internet toplantısı (internet@97) ve fuarı düzenlenmiştir.

 


11.Internet’in Ülkemizdeki Sosyal Boyutu
 

 


12. Internet’in Ülkemizdeki Ticari Boyutu

Dünyadaki kullanıma paralel olarak, internet ve ticaret olgusu ülkemizde de popüler olmaya başlamıştır. 1997 ortalarından itibaren birçok banka, müşterilerine internet üzerinden kişisel bankacılık servisleri vermeye başlamıştır. Öte yandan, 1996 sonlarından itibaren birçok günlük gazete ve derginin (aynı baskısı olmasa bile) internet üzerinden yayınlandığını görüyoruz. 1997 sonlarına doğru, deneme amaçlı da olsa, bazı popüler alışveriş merkezlerinin internet üzerinden alış-veriş imkanlarını yavaş yavaş müşterilerine açmaktadır. Diğer bir popüler dal da internet üzerinden radyo ve TV yayımcılığı. Hat hızları şu an fazla yeterli olmasa da, bir çok şirket bu konuda ciddi atılımlar yapmaktadır. Kullanıcı sayısı ve kullanım oranları arttıkça özellikle reklam gelirlerinin hatırı sayılır oranlarda artmasını bekleyebiliriz.

 


13.Internet’in Ülkemizdeki Hukuki Boyutu

Bu konuda eğer elinizde döküman/bilgi varsa lütfen gokcol@sariyer.cc.itu.edu.tr adresine bir e-posta gönderin. Teşekkürler!!

 


INTERNET NEDİR

24 Kasım 2007 Cumartesi Yorum yok »

 

BÖLÜM 1
INTERNET NEDİR? - TEMEL KAVRAMLAR
[CSS Ana Sayfaya Dön]

  1. Internet nedir?
  2. TCP/IP nedir?
  3. Internete kimler dahildir? Kaç tane bilgisayar Internet’e bağlıdır? Kaç Kişi Internet Kullanıyor?
  4. Internet ne sunar?
  5. Internet yoluyla alabildiğim bu bilgileri, programları kimler koyar? Bunları alıyorum ama, para ödemem gerekir mi? Freeware, Shareware, Public Domain gibi kavramlar ne anlama gelir?
  6. Internet’e erişim nasıl olur?
  7. Internet adresi nedir? Domain ismi ve IP numarası ne demektir?
  8. Internet uzerinde istediğimiz bilgiler nasıl yerlerine ulaşıyorlar ?
  9. Internet adreslerinde görülen kısaltmalar ne anlama gelir?
  10. Internet’e bağlı tüm bilgisayarların listesini nasıl alabilirim?
  11. Internet Mühendisliği nedir?
  12. Internet ne kadar güvenli?
  13. Internet’te bilgiler hangi hızlarla iletilir? Bant Genişliği Nedir? Doluluk Oranı Nedir?
  14. ISDN Nedir?
  15. Frame Relay Nedir?
  16. ATM Nedir?
  17. Internet dışında başka yaygın kullanılan ağlar da var mı?
  18. Elektronik Para (e-para, e-cash, sanal para) nedir?
  19. Intranet Nedir?
  20. Firewall (Güvenlik Sistemleri) Nedir?
  21. Proxy Servisleri Nedir?
  22. İnternet üzerinden faks gönderebilir miyim?
  23. Internet Society Nedir?
  24. Internet Kullanım Etiği
  25. Internet’in Sosyal Boyutu (Kişisel Yorumlar)
  26. Internet’in Ticari Boyutu
  27. Internet’in Hukuki Boyutu


1.Internet nedir?

Internet, birçok bilgisayar sisteminin birbirine bağlı olduğu, dünya çapında yaygın olan ve sürekli büyüyen bir iletişim ağıdır.
Internet, insanların her geçen gün gittikçe artan "üretilen bilgiyi saklama/paylaşma ve ona kolayca ulaşma" istekleri sonrasında ortaya çıkmış bir teknolojidir. Bu teknoloji yardımıyla pek çok alandaki bilgilere insanlar kolay, ucuz, hızlı ve güvenli bir şekilde erişebilmektedir. İnternet’i bu haliyle bir bilgi denizine, ya da büyükçe bir kütüphaneye benzetebiliriz. Internet’e,  bakış açımıza bağlı olarak farklı tanımlamalar da getirebiliriz : Internet,

  • 1997 sonu itibarıyla 100,000,000’u aşkın insanın kendi arasında etkileştiği, bilgi değiş-tokuşu yapabildiği ve kendi yazısız kuralları olan büyük bir topluluktur. Bu, internetin sosyal yönüdür.
  • Pek çok yararlı bilginin bir tuşa basmak kadar yakın olduğu dev bir kütüphanedir.
  • 1997 sonu itibarıyla, 20,000,000’u aşkın bilgisayarın bağlı olduğu çok büyük bir bilgisayar ve iletişim ağıdır.
  • Kişilerin değişik konularda fikirlerini serbestçe söyleyebilecekleri ortamlar barındıran bir demokrasi platformudur.
  • Evden alış-veriş, bankacılık hizmetleri, radyo-televizyon yayınları, günlük gazete servisleri vb gibi uygulamaları ile aslında internet aynı zamanda bir hayat kolaylaştırıcıdır.

Tüm bu tanımların arakesitinde yer alan