Mynet | Blog Anasayfa | Email
Favorilerime Ekle | Giriş

MURAT ARICIOĞULLARI

BİLE BİLE LADES!

 

 

 

1 Mayıs önce Bayram olarak kabul ediyoruz;diye bir açıklama geldi sevgili Adalet Bakanımızdan.Sonra aynı açıklama içinde Tatil yok dendi ve Yürüyüş’ün Taksim’de olamayacağı söylendi.Şimdi soruyorum sizlere sevgili insanlar böyle bir şey olur mu?Bu nasıl bayram olarak kabul etmek.1 Mayıs’ı Hem bayram kabul edeceksin hem de tatil etmeyeceksin.Bir de tehdite başvuracaksın şura da yürüyemezsin bura da yürüyebilirsin diye.Bu nasıl bir zihniyet.Bu nasıl bir anlayış.Herkes çok iyi biliyor ki o gün binlerce onbinlerce insan yürüyecek tatil olsa da olmasa da buna rağmen bu nasıl bir izan.Ardından Sendikalar ve Hükümetin peşpeşe Taksim açıklamaları İki taraf da sağduyusuz ama sürekli sağduyudan bahsediyorlar.Sonucunu hep beraber gördük.Dünya’da sadece böyle bir saçmalık aptallık bizim ülkemizde olur.Kelime anlamını bilmeden bir bayram ilan ederseniz.Veya ben böyle bir bayramı insanımıza layık görüyoeum diyen bir hükümeti konuşmaya da gerek yok zaten.Yine cemaatçi bir yaklaşımla Rabbena ya Rabbena hep bana hep bana tavırları.Tüm Türk Milletine gerçek Bayramlar temenni ediyorum.Anlamını bilen kişiler tarafından ilan edilmiş bayramlar tabii ki dilediğim.

YAPMA BUNU!YAPMA BUNU!

Sevgili Türkiye,Hükümetimizin yeni çıkarmış olduğu yasa ile 30 Nisan 2008 TARİHİNE KADAR SİGORTA girişi olanlar kademeli emeklilik sisteminin dışında kalacaklar.Bu nedenden dolayı SSK’larda Sigorta Girişi için kuyruklar oluşturan İnsanlarımız yapmayın bunu.

Bir d bu yasa ile küçük yaştaki sanatçıların da sigortalı olabilme olanağı getirilmiştir.Ancak böyle sigorta girişi yaptıranların %90 ı maalesef sanataçı falan değillerdir.Yasadan yararlanmak için bu yola başvurmuşlardır.

Şimdi SSK kuyruğu ouşturan bu vatandaşlarımız bilmiyorlar ki;İşsizlik ile ilgili bir İSTATİSTİK’İ çalışma yapıldığında veya mevcut hükümete böyle bir soru yöneldiğinde İŞSİZ sayısının nasıl azaldığının bir ispatı olacağı unutmamalarıdır.Ayrıca böyle akılları sıra gözü açıklık yapan bu vatandaşlarımıza bu işlemi boşuna yaptırdıklarını söyleyebilirim.Zaten mevcut yasa ile Emekliilik hakkını kazanana kadar ölürler.Bir de bir sonraki hükümetin mevcut yasayı koruması pek gözükmüyor.

Kime oy verdiğinizi görün VATANDAŞIM

Şimdilerde bir de mitinglerinde şu söylemleri kullananlara Milletimizi daha ileriye daha rahat bir hayata götüreceğiz diyen bu hükümet ve yandaşlarına sesleniyorum.1-Pirinç Zammı 2-Benzin Zammı 3-Sosyal Güvensizlik Yasası 4-Milletvekillerine kıyaklar 5-IRAK ve yok edilişine yapılan yardım.6-İsrailin Lübnanı vururken pasif kalınması 7-Özelleştirme adı altında elimizden giden aktiflerimiz 8-Islahlaştırma yerine satış 9-Çözümsüzlük 10-Mağduriyet komploları

Adalet ve Kalkınma adı ile kurulan bu partinin Adaletsizlikleri had safhaya vururken Kalkınmak yerine satarak batmak terimleri ile yer değiştirdiğinde ki bunu çoktan hak ettiler Adaletsiz ve Satarak Batırma Partisi olarak adını bir an önce değiştirmesi gerekmektedir.ASBP

Meclisimizde her seçim dönemide ömür boyu beslansin diye 550 Milletvekili seçiyoruz.Bir dönem Milletvekilliği yaptıktan sonra ömür boyu emekli maaşı ve sağlık yardımından yararlandırıyoruz.Ülkemizin ekonomisinde büyük bir kambur yaptığımız bu insanlar 5 saene gibi kısa bir sürede yüksek bir maaşla emekli olurken;zavallı vatandaşlarımızdan 25 yıl 58-60 yaş 7000 -9000 gün gibi olmaz olamaycak veya VATANDAŞLARIMIZIN ancak mezarda ulaşabilecekleri bir emeklilik sistemini dayatmayı Türkiye’nin kurtuluşu olarak görme nezaketsizliğini de esirgemeyen bu zavallı vekillerimize yazıklar olsun.Aldıkları her kuruş gördükleri tüm sağlık yardımları haram zıkkım olsun.İlk defa böyle sert bir yazı yazıyorum.Ama hak ediyorlar.Yeni kanunla birinci dereceden akrabalarını da sağlık yardımından yararlandıracak bu insanlar tam anlamı ile vicdansızlar.

MAĞDURİYET ANLAMINI AKP’DE KAYBETTİ

Ülkemizde son günlerde gün gibi günyüzüne çıkan pirinç olayı.Komplo teorimi destekler nitelikte.Şimdi bundan sonra teorime göre Çiftçilerimizden tarlaları ipotek karşılığında ayda 200-250ytl maaş karşılığı aylığa bağlanacaklar.Daha sonra tarlaları satım alınacak.ABD ve Avrupa Birliği ülkeleri tarafından.Ve üretim sıfırlanacak.Üretim olmayınca da tamamı ile ithalat başlayacak.Bu aşamalardan sonra bırakın Arjantin’i daha da beter olacağız.

Özelleştirmelerde en fazla karşı çıktığım İletişim araçlarının özelleşmesi idi.Bunlar her kim türklere verildi dese de bakalım bu insanların arkasında kimler vardır Allah bilir.Beğenmediğimiz Atari oyunlarında dahi bir yere saldırı yapacağımızda ilk önce iletişim araçlarını imha ediyoruz.

Bugün bizim İletişim araçlarını özelleştirmekle imhadan daha da tehlikeli bir şekilde bırakıldık.Bugün Tarımımız da yukarıda yazdığım gibi son buldurulmaya ve Ülkemizin %100 Tarım ülkesi olan bir ülkeyi açlık ve kıtlıkla boğuşturacaklar.Maalesef şu anki hükümet bunlara çok iyi bir zemin hazlırlıyor.

İleri de yaşanacak sıkıntıların tüm hesabı şu anki hükümetindir.Ama bizim sıkıntımız hesap vermeleri değildir.Halkımızın bunu hiç ama hiç hak etmedğidir.Bunları görecek yetkili insanların bunlara izin vermemeleri için gerekenleri bir an önce yapmalarıdır.

Başbakan:Pirinç ile ilgili yaptığı ilk açıklamada gerekirse dışarıdan ithal ederiz kelimesi de geleceğin bir göstergesi olmakla birlikte bulduğu çözüm de çok basit ve kolaya kaçmaktan ibarettir.İyi o zaman her ürüne zam geldiğinde dışardan ithal edelim de bize gülsünler.Bu mudur çözüm yani.Bu duruma nasıl gelindiğinin araştırılması yerine yine kendilerini mağdur edilme rollerine girilmiştir.Böyle bir siyasi anlayış artık kimseyi kandıramaz.

ADIM ADIM ARJANTİN’E GİDİYORUZ.

Türkiye gerek IMF gerekse Avrupa Birliği kurallarını uygulaya uygulaya Arjantin’in kaderine doğru ilerliyor.Örnek:Pirinç yokluğu.Veya işletmelerin stoklaması.Yağ ürünlerine yapılan fahiş zamlar.Arjantin’de yaşananları unutmamışsınızdır,umarım.Bu yazımda hiç kimseyi hiçbir kimseyi suçlamıyorum.Sadece korkularımı dile getiriyorum.Dilek ve temennilerim inşallah gördüklerim ve kıyaslamalarım tesadüften ibaret kalır ve devamı gelmez.Aksi takdirde ALLAH hepimize yardım etsin.

‘Türkiye, Arjantin olmaz’

 Arjantin’de ekonomik bunalımın sosyal patlamaya dönüşmesi gözleri Türkiye’ye çevirdi. Ancak iş dünyası, sosyologlar, ekonomistler ve IMF Türkiye’de Arjantin’dekine benzer gelişmelerin olmayacağını dile getirdi.

Zaman Gazetesi

LOST”HER İNSAN MUTLAKA BU DİZİYE GÖZ ATMALI”

Hayatım boyunca izlediğim en iyi dizi diye nitelendirdiğim bu diziyi her insana tavsiye ediyorum.Her bölümde çok büyük ve bir o kadar da insanın kanını dondurucu olaylar yaşanıyor.Hepimizin hayatından bri kesitin yer aldığına inandığım bu dizi.Tüm dünyanın da en çok izlenen dizilerinden biri.

Diziyi ilk önce yeni sinema kanalı TNT de izledim daha sonra İnternetten diğer bölümlerini izlemeye başladım.O kadar çok merak ettim ki bir sonraki haftayı bekleyemeyecek kadar merak ettirdi bana gelişmeleri.Dizi bir uçak kazası sonucu adaya düşen yolcuları ve adada geçen olayları anlatıyor.Yolcuların hayatları ve adadaki esrarengiz olaylar.İzleyin beğenmezseniz çok çok kulğımı çınlatırsanız ama büyük ihtimalle bana teşekkür yorumu bırakacağınız kanısındayım.Ben işten eve döner dönmez hemen internetin başına geçip bir sonraki bölümü izlemeye koyuluyorum.2-3 SAAT İZLEYEBİLDİĞİM KADAR BÖLÜMÜ İZLİYORUM.Bu diziyi izlemek büyük bir haz.

BARUSSO”ABA ALTINDAN DEĞNEK GÖSTERDİ”

Ülkemize yıllar sonra dönem Başkanını gönderen Avrupa Birliği.BARUSSO’nun ağzından şeker gibi açıklamalar yaptı yapmasına ama Ülkemizin yaşadığı bu kritik dönemde bu şekerlerin manası var.Durup durduğumuz yerde Eniştem beni niye öpsün.Aynı bağlamda Avrupa Birliği Dönem Başkanı Barusso ülkemize neden gelsin.Yaptığı açıklamalar Aba altından değnek göstermekten ibaret.Her ne kadar sempatik gözükse de.Biz şuna karışmıyoruz deyip başka temennilerde bulunmak da ne oluyor.Şunun gereği şudur.Bunun gereği budur diye.Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi Kopenhag Kriterleri.Avrupa Birliği kuralları.

Barusso"kim ne derse desin Ülkemizin iç siyasetine karışmıştır.Hatta gönderdiği kinayelerle yön bile vermeye kalkmıştır."Barusso’ya karşı ülkemizin nezaketi üst bir seviyede olmasına rağmen;maalesef bizim insanlarımız AVRUPA BİRLİĞİ ülkelerinden herhangi birine gitmeye kalktığında onlara yapılan haksız muameleler son derece onur kırıcıdır.Ama bunlardan hiçbirisi söz konusu edilmemiştir.Nedense sevgili AVRUPA Birliği Dönem Başkanı Barusso beyefendiye.

Avrupa Birinci Mahkemesi,PKK’yı Avrupa Birliği tarafından terör örgütü olarak tanımlanması kararını bozdu.Aslında bu çok iyi de oldu.Kendi bebelerini inkar etmiyorlar.Ama artık bizim Bağımsız Türkiye Cumhuriyeti olarak yüzünü açık açık belli eden bu büyük düşman birliğe cevap verme zamanımız geldi de geçiyor.70 Milyonu aşkın nüfusumuz ve binlerce 70 Milyonu besleyecek dinamik kaynaklarımız ülkemizde mevcut bizim kimseye ihtiyacımız yok.Ancak bizim şuna ihtiyacımız var o da bunları iyi yönetebilecek Mustafa Kemal Atatürk gibi zeki liderlere.Çok yakın zamanda inanıyorum ki böyle zeki insanlar aramızsan çıkacaklar.

BIRAKIN! GELDİKLERİ GİBİ GİTSİNLER.

Bırakın!Geldikleri gibi gitsinler.Üstelemeyin milli irade tarafından seçilmiş bir partiyi yargı insiyatifi ile kapatarak ancak sahte bir kahraman yaratırsınız.Ve bu ileride çığ gibi kitlelerin oylarını alır.Karşınıza daha güçlü bir şekilde çıkarlar.Bırakalım da resmi sürelerini tamamlasınlar;tamamlasınlar olaysız,gerisi kolay.Halkın nazarında AKPARTİ artık AKLIĞI kalmayan bir parti olup çıkmıştır.Bu nedenden dolayı ırakın onları halk tekrar meclisten geri çeksinler.Şu an yapılan Avrupa ve AKPARTİ’nin ekmeğine tereyağı sürmekten başka bir şey değildir.Bu olayların buraya kadar sürüklenmesindeki kişiler şaibe altında kalmışlardır.Ya da bırakılmışlardır;artık bunun hiç bir önemi olmamakla birlikte mağduriyetin en büyük bölümünü yine halkımız yaşamaktadır.Akparti din kökenli bir partidir.Bunu her açıklamalarında rastlamak mümkündür.Bu kadar oyu başka bir parti almış olsaydı sağ veya sol hiç farketmez bu olayların hiçbiri yaşanmazdı.

NOBEL ÖDÜLÜ

Dayanabilir miydin?

Bir kez bile dayanamıyorum demeden.

Amansız şizofreni denilen hastalık eşinin başucuna dayandığında.

Paylaşabilir miydin yine aynı yatağı onunla,aynı yastığa başını koyabilir miydin?

Tereddüt bile etmeden.

Seni ve dört aylık bebeğini öldürebileceğini gördüğü bir sanrısı esneasında.

Yine de kalabilir miydin eşinin yanında.

Tutabilir miydin elini ilk sevdalandığınız o günkü gibi

Tutabilir miydin gözyaşlarını yüreğinde.

Dindirebilir miydin acılarını gördüğü sanrılarında.

 

AVUÇLARINDA YEŞERDİ GÖNLÜM