Sevgili mirinem pencerenin kenarından sallana salla na hadi kalk yerinden .bak gücsüz ve dermansız kalıyorum.içimdeki özlem fırtınaları susmuyor seninle konuşmak istiyor.parçalanan yüreğime yuva kuruyor mermiler.gece olmuş gün batmak üzere anlatıyorum sana beyaz sesim ile.kelebeklerim ölmeden birer birer çığlık çığlığa haykırsam da döksem içimi sana sus diyor işte bu gönül.pencereden esen esinti saçlarını yalayıp yüreğime doğru kaydığında mis gibi gelen toprak kokusu eşliğinde hüzün kapladı işte benliğimi.benim sevgilim yanımda değil niye diye sormak istediğimde sus diyor bir care gönlüm işte.yapa yanlız yüreğini yüreğime koydum ikisi buluştu zamanın efendisi ile kendince sakince bunu söylemek istiyorum ama yine olmuyor sus diyor gönlüm.dışarı çıkmak istiyorum odadan dışarı çıkmak ama seninle burada soluduğum hava gibi yok dışarıda.dostlar geliyor aklıma sıralamak sormak istiyorum herkesi ama seninleyim yetiyor bu dünya demek istiyorum.karanlığıma güneş,umutsuzluğuma umut olduğunu görüyorum ve sana söylemek istiyorum ama gönlüm sus diyor yine bana.dünya yalan dünya ne kadar da yorgun düşürdü bizi,yalan dünya tutmayacaksın ellerimizden bıraksana bizi kuytu köşelere demek istiyorum ama gönlüm yine sus diyor işte içim çağla çağla sana akmak istiyor havaya kaldırıp atmak bir ucurt ma gibi gökyüzünde kaybolmak sonsuzluğa doğru uçmak istiyorum ama gönlüm sus diyor bana gönlüm susmak istemiyorum ben mirinem aşkı bulan bu yürekte elini uzat hadi tutmak istiyorum .sen dudağında gülümsemelerinle bakarken bana ben gece aleminde olmak istemiyorum bilakis seni yaşamak istiyorum artık sevgili mirinem.beni bu kösede yalnız bırakmayacağına inanıyorum ama buna karşı yine sus diyor gönlüm.bak saat 8.38 olmuş ama saate bakmak istemiyor bu gönlüm zamanı okumak istemiyor sus diyor gönlüm.dilden dile fermanların yazıldığı bu anlarda  şahidim yok biliyorum ama yinede sus diyor gönlün bana.