Mynet | Blog Anasayfa | Email
Favorilerime Ekle | Giriş

HER YERDE SEN

14 May

ufuk

sevgili mirinem yeter artık demek istiyor yüreğim kalk oturduğun sandalyeden uzat artık elelrini bana biliyorum bir ğün yok olacaksın gelmeyeceksin bir daha bıkacaksın hergün benimle konuşmaktan ama ben senden hiç usunamak istemiyorumki osıcacaık yüreğinde ısındı benim yüreğim hiç görmedi kadar bilmediği kadar ısındı işte.aslında bunun sucu seni gec getiren kaderde sevgili mirinem yoksa kadre bize yeni bir oyunmu oynuyor.sen istediğin ve ben istediğim halde o sandalyeden hiç kalkamıyırsun.saclarına elllemek sakır şakır yagan yağmur altıunda doya doya ıslanmak bir parkta simit yemek sonrada senin elelrine ellerimin kenetlenmesini istiyorum.ama ne sen yareinden kalkıp kendine  zaman ayırabiliyorsun nede ben kalkıp sana ulaşamıyorum.gözlerin bir ufka bakar gibi daldı yine ne var şu dışarda ne görüyosun pencerenin ışıgında hadi anlatsana.sevgili mirim evet hepimizin ğördüğü gercekler var ve sen ve ben bu yaşak aşkın tadını çıkjar böylede iyi aslında hiç elelemeden bakmak gözlerine hiç dokunmadan uyumak koynunda .kuru ekmek yanında sıcak çay birlikte içmeden uzaktanda olsa sevmek işte mirim aşk bu galiba yetinelim sen ve ben bununla destek olalım sırt sırta olalım aşkısı içinde bazen bir camın içinde koyun koyuna yatalım.bazzen buralardan bir merhaba diyelim ama şakı yaşayalım aşkıının içinde.evets evgili mirinem ama her böyle sevdiğinde her camdan sana baktığımda gözlerim doluyor yüreğim acıyor kendime gelemiyorum.esasında belkide sen haklısın insan aşkı yüreğindede yaşar katılıtyorum sana  hadi bak ğözlerime inadına bak yüreğime aşkı bilmeyenler insanlar görsün yüreği içinde.zaman ilerliyor mirinme zaman akıyor biz ne zaman zamanı yakalayacagız söylermisin.hiç bir zamanmı belkşde haklısın o halde şimdiki zamanın doya douya yaşamak istiyorum.saclarından okşamak bulut gibi sana akmak istiyorum.bak bak dışarı kuşlarda nasılda özgürce ucuyor sen ve ben  aşkın içinde miyiz.sevgili mrinem saat 8.43 olmuş seninde gözlerin ovuşmaya başladı hadi uzat elelrini ver bana mirinem.uzat yüreğini yanında yatayım mirinem.geceelr boyu hiöç kalmkmadan sevgiyle.

12 May

hayatın rengi

saat 8.40 dan 8.41 ye giderken akrep ve yelkovanın buluşma randevusu son bulmuş ve bir dahaki randevuda ğörüşmek üzere öpüşmüşler aşkıısnın içinde mirinem bak diyorum pencerenin kenarından başını çevir saatte bak biz seninle akrep ve yelkova kadar bile olamıcazmı.iki adım ötemde olmana rağmen  sana dokunamacammı.canım sevgilim diyerek seni ordan kaldıramıcammı belki susuuyorum pencereden öteye baktığında ne ğörüyosun hadi anlat bana.sevgili mirim aşagıda oynayan çocuklar va ellerinde bir top havaya fırlatıyorlar.çocukluğum aklıma geliyor bende böyle sevecenli, bir günde koşuyordum topun peşinde.ve çiçek lerin içinde süzülürken birden bire gelen arabayı hatırlamassın sen.beni bu tekerlekli sandalyeyeye oturtan o başı boş araba işte.bak yine daldım uzaklara .sevgili mirinem biliyosunki ben o yıllarda yanında yoktum ve seninle yaşamadım, seni senin anlattıkların ile biliyorum.ben sonra ikimizi kapattılar bıu odaya bu odada tanıdım seni seni dinledikçe ruhunun ğüzelliğini görüyor bedenindeki çocuksu duyguları yaşıyor senin gözlerin ile dünyayı ğörmek istiyorum.biliyorsun benim pencerenin  yanına yaklaşmam yasak.fazla ışık gelmesi demek gözlerimle bir daha seni görememem demek.senin isee ğörmende sorun yok.istediğine bakarsın istiyosan begenir ve yaşarsın.ben senin gözlerinin getirdiği bulutu ardındaki gökkuşağını sen söylersen sana anlatabilirim.bu işin orta yolu varmıkı aşkıısm.çocuklara dikkatili olmak gerekir desende kimse hayatın rengini secemiyor aslında.nasılkı bize sormdadılar yaşamak istermisin diye.şimdide sormasınlar artık kiminle birlikte sin diye.ben seninle aynı odanın içinde aynı aşkı tüm benliğimle yaşamaya hazırım yeterki sen kalkma yerinden ellerimle dudaklarına doğru bir öpücük ğönderrirm.yeter senden gelen kokuyla bana aşkısının ruhu içinde.bana yeter be aşkıısm yeterki sen kaşımda ol.sevdalı yüreğime sevdalanan kalbime birazcık yağmurun ardında gelen ğüneş ol.belki bir mucize olurda kalkarsın yerinden ve bizde gideriz biraz kendimize kendimizi yaşarken ve saat 8.42 mirinem akrep ve yelkovan el sallar kendince hoşçakal nmirinem derken.sen biricik aşkımsın sevgili mirinem.

09 May

buluşma

sevgili mirinem saat 8.40 akrep ve yelkovan ın üst üste olduğu zamandır.ve senin elinde bir çerceve bak bakalım pencerye.ne var ne yok diye sorma bana.biliyorum dığşarıdaki çiçek acan bir agaç ile ilğileniyorsun.ama diyorumki sana elelrini uzat bana.bi rçocugun masunlupğunda olsun.belkide sımsıcaktır ellerin şimdi.saat hiç kıpırdamıyor kovalanan akrep ve yelkovan yakalmıştır birbirini.biz ise aynı odanın içinde iki adım ötemde sana yetişemiyorum.ben alışkınım bırakıp ğiden sevdlara.benim bedenim alışktr ihanete.bu yüzden akrep ve yelkovanı hep kıskanmaktyım.özlüyorum onların birbirlerine olan aşklarını.sen ise açan çiçeği damla süsüyorsun.sevgili mirinme.işin aslı şu ben senin hiç gelmeyceğini biliyorum elimi hiç tutmayacak kokumu hiç hissetmeyceksin.bu yüzden hiç sandalyeden kalkmayıp bana bakıyorsun.çıkamıyorsun odandan dışarı.ve ben seni anlıyorum aşkısımm.işte bu yüzden seni kırmamk uğruna.tüm yağmurlarda seni aramama rağmen elimi uzatmak istiyorum ama sen yakalamayaksın onuda biliyorum aşkıısm.bu yüzden yüreğinin serbet olması gerekir.hemde öyle özğür düşünmelisinki bırakmalısın diyorum, ama sen aşkıısmsın ben ardından bakıyorum.sana.çünkü seni bir farklı ğörüyor gözlerim.yüreğin dalgalanınca üzgarda adam ğibi adama gercek bir insan yüreği var seende.sevgili miirnme.akrep ve yelkovan ayrılıyor bir dahaki buluşma vaktinde.ama öpüyorlar  gönülden birbirlerini.saat 8.41 mirinem.ve benim ğözlerim onların aşkını seytretmekte.ya senin gözlerin nere bakmakta hadi söyle aşkısı gecenin hafifece lerleyen saatlerinde yüreğin uyumamaısssa hadi söle bekliyomu beni yüreğin.seninlemiyim yine bu akşam.ben seni yaşıyorum mirirnme.nasıl bilmiyorum ama seni yaşıyorum iştye.inat değilim ben ben sadce senin ğüzel ve özel dünyada belkide çok sıradanım.belkide isstediklerini veremiyrum.saat 8.41 mirinem öpüştüler ve ayrıldılar işte bi,r dahaki buluşma vaktinde 

08 May

ayak izleri

saat 8.38.ve sen hiç kalkmadan bana öylece bakıyorsun.kendi kednine söylenip bu bileti kesiyorsun.kalkıpta ne var yok bile demiyorsun.ben ise sana yazı yazmanın bedelini ödüyorum.o bedelki yaşamda ödediklrimin yanında hiç kalır.seni senden çalanlar bile anlayamaz onu.vuslata daha çok varken.içinde bulunduğum durumu hiç anlamya çalışamzken kalkıp yanına gelmemi istiyorsun işte odada iki adım var ve sen kalkamıyosun.ben seni sadce seyrdedenbiliyorum.dışarda cama vuran yağmur var.ve her yağmurun tanesinde uzak diyarların güzel insanı bulunmakta.ama sen yinede nefes lamdan soruları argd arda soruyr.aynı anda çalan gelen 3 teli bie anlamıyosun.ve ben sana söylerken diğer teli alğılıyorsun..sana söylendiğini düşünüyorsun.komutnaın ayk izlerini hiç ğörmüyosun birleri seni camdan takip ediyor.ayak izlerin kendinde değil camdan gceye rest çekiyor.gelmenle zincirleir geren komutanın gelmesi bir oluyor.ya seninle yok olacagım yada komutanı bekleteceğim.ben sabırlı davranıyorum.ama komutanın ayak izleri darağacına beni ğötürmekte.sen yerinden kalkmıyor dışardıda duran dut agacına bakıyosun.sallanan ipin mriin için oldugunu görmüyorsun mirin susumak zorunda çünkü snein dha ayğa kalkma vaktin var.gecenin içinden esen rüzgara dokunma vaktin var.ve saat geceye ramak kalmış ken sen tüm dünayayı yıkıyosun. ancak 8.39 da.kilitlrnmiş.ben seni aynı odaya oturttumki hiç yerinden kalkamayacgını bile bile yzı yazmayı gönğlden istedim.gelmelirim gitmeelrim olamdı.m sen hep öyle yorum yaptın neyse aşkısımm seninde dedğin ğibi boş ver benim luğatımda yok ben aynı odanın içinde yazarım sen canını sıkma mirinem.bu yzıyı düzeltmeden yayınlıyorum kime ne benim yazım değilmi.daha çok var düzeltirim bir anra nasılsa ben okyuyuop ben yazcam öle değilmi mirinem

02 May

sus gönlüm

Sevgili mirinem pencerenin kenarından sallana salla na hadi kalk yerinden .bak gücsüz ve dermansız kalıyorum.içimdeki özlem fırtınaları susmuyor seninle konuşmak istiyor.parçalanan yüreğime yuva kuruyor mermiler.gece olmuş gün batmak üzere anlatıyorum sana beyaz sesim ile.kelebeklerim ölmeden birer birer çığlık çığlığa haykırsam da döksem içimi sana sus diyor işte bu gönül.pencereden esen esinti saçlarını yalayıp yüreğime doğru kaydığında mis gibi gelen toprak kokusu eşliğinde hüzün kapladı işte benliğimi.benim sevgilim yanımda değil niye diye sormak istediğimde sus diyor bir care gönlüm işte.yapa yanlız yüreğini yüreğime koydum ikisi buluştu zamanın efendisi ile kendince sakince bunu söylemek istiyorum ama yine olmuyor sus diyor gönlüm.dışarı çıkmak istiyorum odadan dışarı çıkmak ama seninle burada soluduğum hava gibi yok dışarıda.dostlar geliyor aklıma sıralamak sormak istiyorum herkesi ama seninleyim yetiyor bu dünya demek istiyorum.karanlığıma güneş,umutsuzluğuma umut olduğunu görüyorum ve sana söylemek istiyorum ama gönlüm sus diyor yine bana.dünya yalan dünya ne kadar da yorgun düşürdü bizi,yalan dünya tutmayacaksın ellerimizden bıraksana bizi kuytu köşelere demek istiyorum ama gönlüm yine sus diyor işte içim çağla çağla sana akmak istiyor havaya kaldırıp atmak bir ucurt ma gibi gökyüzünde kaybolmak sonsuzluğa doğru uçmak istiyorum ama gönlüm sus diyor bana gönlüm susmak istemiyorum ben mirinem aşkı bulan bu yürekte elini uzat hadi tutmak istiyorum .sen dudağında gülümsemelerinle bakarken bana ben gece aleminde olmak istemiyorum bilakis seni yaşamak istiyorum artık sevgili mirinem.beni bu kösede yalnız bırakmayacağına inanıyorum ama buna karşı yine sus diyor gönlüm.bak saat 8.38 olmuş ama saate bakmak istemiyor bu gönlüm zamanı okumak istemiyor sus diyor gönlüm.dilden dile fermanların yazıldığı bu anlarda  şahidim yok biliyorum ama yinede sus diyor gönlün bana.

01 May

öğret bana

Sevgili  mirinem bak saat 8 36 sen hala ordasın. pencerenin yanından kalkıp artık yanı başıma oturmanın zamanı gelmedi mi.bu odadan esaretten çıkıp bir sahilde yürümenin vakti gelmedi mi ,hep susuyorsun bana bişi anlatmıyorsun bu içimizdeki yanlızlığın bir nebze olsun kokunu duymayla bitebileceği anların yaşama vakti gelmedi mi.hayatımın içine geldin yüreğime oturdun ,beklenmeyen bir anda gecenin sessizliğinde yanıma gelmiştin.aniden davetsiz bir misafir ğibi duygularım seninle olmak isterken seni davet etmeyi ne zaman olacağını gün ve gün beklerken çat kapı açıp işte buradayım mirim dediğinde yüreğim bir çocuğün sevinmesi gibi nasılda sevinmişti.sen tüm masunluğunla çat kapı içerdeydin ve benim yüreğim adata sana sarılmanın mutluluğunu yaşıyordu.şimdi ise günden güne sana alışmanın korkusunu yaşıyorum.sana alışmaktan çok korkuyorum.çünkü sen bambaşka bir mevsimin bambaşka çiçeğisin.adı aşk mıydı bu alışkanlığın.aşk beni ansızın hiç ummadığım anda kalbimi yakaladı.ben senin gibi duygulu olabilenle konuştum nede yan yana oldum.senin yüreğin tutsak bir sevda gibi uzun süre uçmayı bekleyen bir yaralı kuş gibi günden güne ucuyor dun yüreğime. Biliyor musun sevgili mirinem sana söylemeden edemiyeceğim.bak bana gözlerime bak.pencereden bir al gözlerini dalgaların girdabına bakmaktan vazgec.beni dinle hele.bilmem anlayabiliyor musun,bir gün bu rüyanın bitmesine izin verecekmi sin.yoksa hep benim yanımda karşımda mı olacaksın.bu ilişki nin akıbetini ve sonunu nasıl hissediyorsun.ben kendi adıma söylemek istiyorum.şiirleri kokusu sende başka.kadehleri karşılıklı tokuşturmak bambaşka.ben duyguları hemen hissedebiliyorum.bazen bir çok şişeyi devirir, sessizce yatarım. ama senle daha ilk şişede seni yaşamaya başlıyorum.kalbime söz geciremiyor karşında ayakta duramıyor bir sarhoş gibi seni yaşamaya başlıyorum işte bunu adı aşkın ta kendisi.ruhumda benliğimde karşımda durduğun müddet ce seni yaşayacağım özleyeceğim.ya sen buna bunca uzaklığa rağmen dayanabilecek misin.yoksa çaresizliğin içinde başkaldırıp bir gün çekip gidecek misin.hani yakarım diyordun ya işte o zaman yakarsın beni sevgili mirinem.senle gelen hüzne bile razıyken gidegin günü düşünmek bile istemiyorum.beni benle bırakıp gideceğin günü aklıma getirmiyorum.evet korkuyorum sana alışmaktan.ama vakit daha erken gideceksen şimdi git yüreğimi dağlamadan.yada karşımda dur sadece sana yazacağım bu satırları başka bir beklenti olmadan.kalbimin içinde seni hissediyor tamamen seni yaşıyorum.eğer karşımda oturup benle konuşacaksan öğret bana sevginin aşkın tendeki kokusunu.yılar yılı gecsede senede bir gün de olsa bu teni yaşamayı öğret bana bunları mirinem.yalansız yanlışsız yaşayarak hissederek.saat 8.37 oldu mirinem.zaman ne kadarda hızlı ğeciyor.diimi aşkısımm.hadi gözlerime bak ve anlat şimdi öğret bana mirinem.

 

 

30 Nis

ağlamalısın

Sevgili mirinem saat 8.35 iken pencereden dışarı bakma sana söyleyeceklerim var gözlerime bak ,demek bakamıyorsun önemli değil mirinem beni dinle yeter aşkım aynı mekanda aynı havayı soluyoruz ya bu bile yeterliydi aşk adına aslında başını göğsüme yaslanmak istiyorum sana ağlama demiyeceğim.asla yapma mirinem olmayacak luğatımda. Göz yaşların içindeki aşkı anlatacak bana.acıyla kavrulan yıllar bedeninde dışarı damla damla akacak.gecmişteki suskun kaldığın gecelerin inadına tek tek dökülecek gözlerinde.göz yaşların sanki bir panzehir olacak ne varsa boşaltacaksın yüreğinde..tortuların hepsi bir bir dökülecek.sen hıçkıra kıçkıra ağlarken ben senin saclarını tek tek okşayacağım ağla mirinem öyle bir ağla ki ağlaman bittiğinde yep yeni bir aşk başlayacak bu gecenin saati 12 yi ğösterdiğinde diyeceğim.ağlaman bittiğinde gülmeye sıra gelmiştir aşkın zamanıdır artık diyeceğim.işte o zaman birlikte güleceğiz.kahkahalarımız odanın duvarlarını çınlatıp pencereden süzülecek gökyüzüne doğru.yetmez mirinem yetmez daha fazla gülmeliyiz daha fazla hissetmeliyim yüreğini diyeceğim.gülüşün bir şelale gibi çoşkuyla kaplamalı bizi seyreden yalnız duvarlara inat hadi mirinem diyeceğim.gülmenin senin yüreğinin ifadelerini daha da güzelleştirdiğini göreceksin o zaman.işte o anda sana dolu dolu sarılacağım elerlim saclarını daha bir kavrayacak.sana sıkı sıkıya sarılacağım.tüm özlemimi hissederek yaşayacağım.çünkü seni özlüyorum mirinem.elini tutamadığım halde özlüyorum böyle olur mu mirim deme sakın bana.şimdi günümün aydınlığında sen varsın yokluğunda varmışın gibi seni yaşıyorum ben.ne yaşayacak yada yaşatacaksan benimle olmalısın artık.el ele ve yürek yüreğe aşk adına olacak her şey.bizi birbirimize bağlayan ey aşk, şimdi seni yaşıyoruz bu şaşkın zaman diliminde. şimdi seni çağırıyorum ey aşk mirineme izin ver kalksın yerinden gelsin bana bir odanın içinde iki adım ötede .yada izin ver ben gideyim 2 adım öteye,kaygı olmadan aşkın klasik oyunları olmadan korkulardan ve utanma duygularını kaldırarak,tamamen yüreklerin buluştuğu bir odada el ele olmamıza izin ver ey aşk.mirineme sen deki aşka aşığım istiyorum seninim ben zaman kavşağında; hiç aldırmadan güneşin deniz üzerindeki renk çümbüşüne bakmadan; yüzünü cevir me sende benimsin sen mirinem.bak yine ne kadar çabuk geçti zaman saat 8.36 sevgili mirinem.   

29 Nis

girdap

Sevgili mirinem saat 8.34 diyorsun ama gözlerin pencereden  denize bakıyor ne var ki sürekli orda mirim denizde bir sürü ğirdap var ve ben o girdapların içindeyim sen yanımda mısın bilmiyorum ama gördüğüm ikimizde farklı girdaplardayız.ve sular hiç durulmayacak gibi aşkısınım.zaman zaman ın içinde aksa bile yinede sana sımsıkı sarılmak istiyorum.seni görsem içimdeki özlemi bitirebilsem beklide seninle yelken açardık semaya doğru.karşılıklı şiirlerimiz haykırmaya başlayacak bedenlerimiz yaşanması gereken aşkı tam anlamıyla yaşayacaktı.nasıl olsa senin aşkısınım ya seni görmeden de yaşabilirim .Nisanda aşk başkadır diyenlere çoğu zaman hadi derdim inanmazdım ama şimdi kendimi kandırdığımı ve avuttuğumu görüyorum mirinem yalnızlık yüreğimde yalnız acan bir çiçeksin sen.pencereye uzattığı elerlin üşüyormu sana uzanmak istiyorum elerlini ısıtmak dışarıda gözlerinin gördüğü denizin üzerindeki bir bulut gibi yüreğine damla damla akmak istiyorum.güneş hiç bu kadar sıcaklığını hissettirmemişti.yeniden bir sonda olmak istemiyorum bir daha yeniden başlayacak gücüm yok sevgili mirinem bak ayaklarınla kalkmak istediğinde  yerinden kalkamıyorsun.ben yerimden kalkamıyorum.ve seni seyrediyorum aşkısımm.herkes gibi biri olmanı yada hiç kimse olmanı istemiyorum.sesini duymak için telefona sarılmaktan vazgecmek,sevdalı yüreğini hissettiğimde içimin titreyip.gözlerimin dolmasından kurtulmak istiyorum.senin benim için her hangi biri olman ne kadar zor bir bilsen.zaten kolay olan ne var ki.sanki seni yok etmemle sevmem arasında hiçbir fark yoktu.ve bu aşktan cezalıydım sanki.beni çok sevdiğini hissediyorum.çünkü bende seni seviyorum.nisanın bahar tadında.seni özlüyorum dediğimde seni özlüyordum.senin için yok olurum dediğimde zaten yok oluyordum.şimdi daha iyi anlıyorum gözlerinin neden girdaba takıldığını.dinliyorum girdabın çağıldayan sesini duyan  kulaklarım çatlıyacak mirinem. Sevgili mirinem bakalım saat kaç olduğunda yerinden kalkıp ellerin ellerime kilitlenecek dediğimde saat 8.35 di.    

28 Nis

sar beni

Sevgili Mirinem saat 8.33 ve ben senin camdan bakışını ,  gözlerini gözlerimle örmeye geldiğini duydum bıraktım parmaklarınla sar beni ilmik ilmik doku yüreğimi yüreğinle dokunuyormuşcasına sar beni. Klavyenin tuşlarına hiç bakmadan konuşmaların utangac ve cekingen olmadan sevdalı kalbinin hüzünde ve nisan yağmurlarının ılık sıcaklığı ile gelen bir ödül gibi sar beni aşkım.düşlerinin ardındaki aşkı ilmik ilmik bağla sakın bırakma ki gözlerin gözlerime aksın içimde olsun varlığınla sar beni özlemle tutkuyla bir tanem. Bir denizden bir denize uzanan dalğaların getirdiği aşka maviye uzanan yüreğini hiç nefes almadan sar beni.tutmaya calışıpta tutamadığın ellerimden ellerine uzanan her sabah hasretinle uyanan gözlerimi tut sarmala mirinem.düşlerini yüreğimin içine aldım.kapında bekleyen aşkınım artık,hüzün rüzgarlarında ilmik ilmik rüzgarla gelen kurşunlardan daha hızlı sarılırım ben sana.. sevginin aşkın kalbinde olduğunu gözlerim gözlerine kilitlenince aşkı tattı mirinem.kara kaşlı kara ğözlüm gözlerimden akan umutları yerden toplayayım her birini özenle yüreğine koy ve sar beni. aldığın buğulu nefeste gördüm ikimizi,çizilmişti bir tuala sen le beni.kapına gelen bu aşkını sar artık izin almadan utanmadan sıkılmadan buyur et yüreğine aşkısı topladım dağılmış parcaları tek tek senin için.baharın aşkısıyla geldim işte gel yanıma tek olalım senle geldim işte aşkısı bir sercenin kanadına yapışmış sen ve ben  aşkı aşkta yaşamak adına haydi mirinem birlikte sonsuzluğa el ele. Hiç bırakmadan sar beni sevgili mirinem.ayakların kalkmak ve bana uzanmak isteğinde saat 8.34 dü mirinem

 

25 Nis

deniz

Çay molası dedik ama bu iş vakit alırdı canım sevgilim şimdi seninle gecme si gereken zamanı çay molası olarak ezmeyelim  ,sana sımsıkı sarılmak istiyorum ama elerlim yetişmiyor.ellerimi uzatıyorum rüzgarın savurduğu sacına, sadece parmak uçlarım dokunuyor.sıcaklığını hissediyorum. İçimdeki özlemimi bilebilseydin belki yerinden kalkar sarılırdın bana.başarabilirim seni uzaktan sevmeyi saçlarına hiç dokunmadan kokunu hissetmeyi sanırım başarabilirim.aşkı sının yüreğindeki sevdaya neler yazmak  ve seni nasıl yaşamak istiyorum bir bile bilsen  aşkım.. bunun içindir ki sadece seni seyredebiliyor bunun getirdiği aşkla sadece yazabiliyorum.şimdi seni tüm benliğimle yazmak istiyorum.yüreğindeki tutsak sevdaya aşkla sarılarak yazmak istiyorum.ne kadar sürer hiçbir fikrim yok,tek bildiğim sevginden ve yüreğinden vaz gecme yi istemiyorum.yine senden habersiz olacaktı ama bilmelisin ki ben zaten seni senden habersiz sevmiştim.belki de kendimden bile habersizdim.duygulu yazabilen ve hissedebilen bir kalbin vardı.dünyaları etrafında yumak yumak çiçeklerle sarmak istiyordum.çünkü benim bir tanem olmuştun yüreğimde.senin kadar içten duygularını söyleyen yoktu.samimi bir şeklde bırak uzaktan da olsa seveyim diyordun böyle net bir yürek görmedi ki benim yüreğim.o kadar güzel gülüyor ve anlatıyordun pencerenin yanından, o anlatılamazdı sadece yaşanırdı.ve ben seni sende yaşıyordum artık.ve sen başladın söylenmeye ‘’mirim biliyor musun saat 8.31 akşam güne si denizin üzerinde batmakta baksana pencereden kalk yerinden güneş masum denizin üzerine nasılda yatmış denizin rengi sanki renk çümbüşü olmuş söylesene mirim sen denizi sever misin,denizin üzerindeki su damlacıkları ve dalgaları nasılda kabarcıklar oluşturmuş,her kabarcık aşkın en güzel anını anlatıyordu.denizde aşk başkadır mirim.deniz saklar tüm duyguları’’ dediğinde gözlerin bir başka buğuyla denizi seyrediyordu.gözlerime bakamıyordun. gözlerindeki buğuyu saklıyordun benden. ama ben hissediyordum sevgili mirinem.yerimden doğruldum bir adım atmak istedim ama büyü bozulur diye korktum koltuğun üzerine çıktım senin gözlerinle denizi görmeye başladım.kendi gözlerimi kapattım.sen anlat mirinem denizi ben denizi senle yaşabilirim göz kapaklarımı kapattım işte şimdi daha iyi seni hissediyorum artık.sen benim için her hangi biri değildin artık.kolay olan ne vardı ki mirinem.seni yaşamamla seyretmem arasında hiçbir fark yoktu.hiç sonu olmayan bu aşk hikayesinde seninle denizi yaşamak beklide dışarı çıkıp yeni filmler izlemek,saatlerce sana sarılı kalmak,ama sadece sana bir kez olsun sana sarılıp uyumak.bir sabah gözlerimi açtığımda yanımda seni bulmak özlemlerin artık en güzeli idi.sen var ya sen sevgimle aşkla nasıl sevile bileceğini ve buna dayanabileceğini anlatan cesur yüreğin ta kendisiydin.bunun içindir ki sen bir taneydin.dediğimde saat 8.32 idi mirim  bu aşk hikayesi, prensesin hikayesidir artık. saniye saniye  yazılmalıydı.gözlerindeki denizi hissetmenin tam vaktiydi.gözlerinden gözlerime akan aşk hikayesini artık pencerenin yanından görmeden yazmanın vaktiydi.buna imkansız derler di ama.bizimkisi zaten sıradan bir aşk hikayesi değildi ki.bu masal prensesimin gözlerindeki yüreğindeki aşkı görmeden de  olsa, da su gibi mirinemi yaşamanın zamanıydı..sevgiyle kal sevgili mirimem.

 

Sayfalar : [1] 2

Mynet Blog WordpressMU alt yapısını kullanmaktadır.