BAZI ŞEYLERİ KENDİME SÜREKLİ HATIRLATMAM GEREKİYOR Kİ, EZBERE ve İÇGÜDÜSEL BİR YAŞANTI İLE HÜSRANA UĞRAMAYAYIM :
Varlığın anlamsız olamayacağına emin olup, varlığın sahibine güvenen,
iç dünyası, ahıreti ve bilanço günü için iyi-doğru ve güzel işler yapıp bu hali kuşanan,
gerçeğin ve adaletin arayıcısı ve hizmetkarı olan,
tüm bu hususlarda kararlılık ve özdisiplin gösteren
bunları tavsiyeleşen insanlar kendini arındırmış ve kurtuluşa ermiştir.
İşte gerçek başarı budur !
Kınayanların kınamasından korkma. Allah bize yeter. ( Ait olma - birey olma dansı/dengesi)
Esas sorular : Ben neyim ve kimim? Kim olmalı ve ne yapmalı-bu dünyada neyi gerçekleştirmeliyim? Gönlümün muradı ne? Rabbim kim? Sonum ne olacak? Sonuçta ne olmuş olacak?
Sınırlarım : Anlamsızlık, Özgürlük, Yalıtılmışlık, Ölüm
Sorular ve sınırların doğurdukları : Mutsuzluk; can sıkıntısı, monotonluk, doyumsuzluk, hırs, kıymet bilmeme, kendini beğenmeme, kendini sevmeme, sevmeyi bilmeme, güç kompleksi, aşağılık kompleksi, beğenilme kompleksi, libido sağlığı, başarı kompleksi, gelecek korkusu, utanca boğulmuş olma, olumsuz beklentiler, bitmemiş işler ve geçmişte takılıp kalma, gelecek korkusu, sosyal benzemezlik ve yalnızlık, çekingenlik, miskinlik, değmeyeceğini düşünmek, kolaycılık, kıtlık bilinci, görmemişlik, doymamışlık, değer karmaşası, cahiller arasında kalma, teslim olamama,
İlişkime yansımaları : kıskançlık, monotonluk, gözümün dışarıda olması***
***seyir zevki, hormonal zevk, gerçekten kaçıp hayal moduna giriş,
Gönlümün muradı : kendimi beğenip sevmek ve birbirimizi sevip güvendiğimiz sıcacık bir dostumun olması.
Aslında her bir (sorunlu) davranış bir savunma mekanizmasıdır. Böyle davranarak neyi korumaya çalıştığımızı bulursak daha doğru davranma imkanı doğabilir.
Çözüm önerileri :
Kendi balığını kendin tut…
Kendini tanı ve gönlünün muradını keşfet. Bunun bilinciyle yaşa…
Aradığını doğru yerde ara…
Mola verdiysen bunun bir mola olduğunu unutma…
Kazanmasını istediğin tarafını besle…
Sorumluluk al…
Özdisiplinini korumak için yapman gerekenleri yap…
Gün içerisinde periyodik olarak fanusun dışına çık…
Özelini koru
Ağaç istiyorsan fidan dik…
Meyve almak için sabret…
İyi polenler için komşuna iyi tohumlar ver…
Olmayacak işlerin hayalciliği moduna girme, gerçek bir vizyon geliştir…
Niyet-eylem-değer bütünlüğünü koru…
Edebsizliğe heves etme…
Yalnız kalman gerekiyorsa kal, Allah sana yeter…
Katılman gerektiğinde katıl. Atılman gerektiğinde atıl. İnsanlarla kaynaş…
İki günü bir olan ziyandadır kendini geliştir…
Kendini harcama, kurban psikozundan çık…
ALLAH için sevmeyi, değer vermeyi, saygı duymayı öğren…
Sana saygı duymaya mecbur olduklarını unutma, unutturma…
Kendini ve hayatı sev, akışına bırak…Gülümse. Tercihin mutluluk olsun…
Hayatın-kaderinin sana verebilceğinden fazlasını isteme hayal kırıklığı yaşarsın…
İddialardan vazgeç, insanlarla olan yarışı bırak, iç dünyandaki ebediyet koşusuna çıkman lazım…
Yola çıkışım : Bu aleme ve hayata anlamı onu yaratanı düşünerek ver…
Bizi yaratmamayı değil yaratmayı seçtiğine göre bizi seviyor ve bir anlamımız var.
(Varlık O’nun için anlamlı. Sahibi O. Bizim için anlamı ne?)
Kendine çeki düzen ver. Görünüşüne, zihnine ve davranışlarına.
Rabbinin büyüklüğünü düşün.
Yarattıklarına bak.
Sana verdiği nimetleri an.
Bütünü gören ve planlayan biri var sakin ol ve anı yaşa. bırak kendini akışa.
(diğer yola çıkış ayetlerini buraya ekleyeyim)
Emin olduklarım, ilkelerim, değerlerim, yöntemlerim, karakterim, amacım :
Kimse ilah değildir, sadece O… Yaptıklarımız hep O’nun adına… Büyük olan sadece Allah’tır… Övgünün tek sahibi O’dur… O her türlü eksiklikten uzaktır… Dost olarak Allah yeter, O ne güzel bir dost ve ne güzel bir yardımcıdır…
Elindekilerin değerini bilmeyen hiç bir şeyle mutlu olamaz, hep bi eksik bulur… Çalışmanın gerekliliği ilahi bir kanundur… Bazı işler daha fazla çalışma ister… Her işin bir bekleme ve direnme süresi vardır… Hatalarından vazgeç, unut, kapat, doğruya yönel… Olmuyorsa olmuyordur; ne gelir elimizden insan olmaktan başka, ben mi istedim misal şeklim şemalim, huyum böyle olsun… Tefekkür… Dua…
Pergel gibi ol. Bir ayağın hakikatte olsun diğeriyle dolaş onsekizbin alemi…
Şehadet, Savm-Tut kendini, Salad-Özdisiplin-Medit, Hac-Evrensellik, İnfak
Allah birdir, Melekleri vardır, Kitapları vardır, Resulleri vardır, Ahiret vardır,
İnsanın kaderi özgür iradesidir ve kaderin üstünde bir kader vardır.
Hayır ve şer Allahtandır ve başıma gelen şer nefsimdendir.
Özdisiplin, İnanç, Liderlik, Ahlak, Edeb, Adalet, Empati, Meşveret, İhlas, Doğruda inat, Niyet
Alim, Arif, Gündüzlerin aslanı, Gecelerin abidi
Kendimden, Rabbimden ve Kullardan razı olmak; saadet.
**************************************************************************************
**************************************************************************************
Sürekli yaptığım işler, davranışlar, içine girdiğim duygular, kurduğum hayaller, yaşadığım sorunlar
- İnternetten siyasi haber sitelerini takip ederim.
- Hayat arkadaşımla kızlara karşı beslediğim duyguları,davranışları konuşurum.
- Salonda anne-babamla bir yandan dizi izler bir yandan internette dolaşırım. yine siyasi haber siteleri ağırlıklı olmak üzere felsefe, psikoloji, sosyololoji hakkında yazılar okurum. Bazen de güzeller galerisini dolaşırım.
- Haftada iki veya üç gün spor salonuna giderim
- Gündüz, müşterilerin bilgisayarlar sorunlarını çözer ve para alırım
- Hafta sonu içimden bir şey yapmak gelmez. lüzumsuz gelir. Ama yaparsamda gerçekten keyif alırım.
**************************************************************
Kendini kendi çaba, eser ve duruşunla-değerlerinle yücelt.
Özdeşleşeceğin canlı ve cansız aksesuar ile değil.
Kendi değerini kendin belirle. Allahın aynasına bak toplumun değil.
Yalancı yücelik yolun sonunda elinde patlar.
Yüz güzelliğini ötedünyadan büyülü bir şey sanma. Şehvet o sadece anla artık.
Manayı zor da olsa doğru yerde ara. Zevkli diye olmayacak yerde değil.
Egonun arızasını gidermeye çalış ve gerekli aşamaya ulaşana kadar onun arzularına diren.
SORU - 1 : Ben nasıl biriyim ? (gerçek ben)
SORU - 2 : Ben niçin böyleyim?
SORU - 3 : Ben nasıl biri olmak istiyorum? (ideal ben)
SORU - 4 : Ben nasıl biri olmalıyım? (üst insan)
SORU - 5 : Metod ve uygulamam ne olmalı?
SORU - 6 : Büyük sonuç nedir ?
(burada erkekler için söylenilen şeyler bir şekilde kadınlar için de söylenebilir bunu da unutmayalım.)
Esas soru :
(sevgilisiyle cinsel yaşam yönünden uyumlu ve mutlu oldukları halde;)
Bir erkek hangi sebeplerden dolayı sevgilisi dururken(hatta yanındayken) etraftaki başka bir kızla ilgileniyor olabilir? (hemen "öküzlüğü yüzünden" filan demeyelim bilimsel çalışma yapıyoruz burada)
Doğal yan sorular :
Bir erkek bir kadından(kadınla olan ilişkisinden) neler bekler ve bekleyebilir ve beklemelidir ve de neler beklemez ve beklememelidir? … Nasıl bir kadın? Nasıl bir ilişki? Nasıl bir hayat? Hangi değerler? Nasıl mutlu oluruz?…
Öncelikle yukarıda ilgilenme deyip geçtiğimiz davranış ve duygulanımları tarif edelim:
Davranışlar : 1) sabah erektesinde diğer kızın hayalini kurmak 2) kızı görünce ona kur davranışlarında bulunmak
3) ona dokunmak için fırsat kollamak 4) klark çekmek (rezalet :)) 5) gözle soymak
Duygulanımlar : onun bana bakmasını benimle ilgilenmesini beni beğendiğini belli etmesini istiyor ve onu feth etmek istiyorum.
ÇOK ÖNEMLİ TESBİT : Yukarıdaki davranış ve duygular hayal dünyası moduna girince gerçekleşiyor.
Öyleyse "niçin gözüm dışarıda" sorusunu ancak "niçin hayal dünyası moduna giriyorum" sorusuyla esastan ve derinlemesine cevaplayabiliriz.
0) Böyle bir takıntıya sahip olabilir. Fakat takıntının kaynağı için diğer maddeler geçerlidir.
1) Sevgilisini beğenmiyor olabilir.
2) Kendini beğenmiyor olabilir ve bu yüzden kendini beğenecek ve yüceltecek* yeni birilerine ihtiyaç duyuyor olabilir. (ve bazen fırsat ayağıma geldi diye düşünebilir.)
3) Üst düzey bir beğeniyi hak edecek istisnai bir varlıkla karşılaşmış olabilir.
4) Yukarıdaki maddelerin bir karışımı söz konusu olabilir.
Dikkat edilirse yukarıdaki maddelerde beğeni kavramı üzerinde durulmuştur. Kişiler arasında yakınlığa neden olan beğeniden başka aşk, sevgi, şefkat, şehvet, çıkar gibi kavramlardan bahsedebiliriz.
Burada beğenme kavramı ego modundaki anlamıyla kullanılmıştır. Daha çok görsel+sessel+duruşsal bir beğeni anlatılmak istenmiştir. Fakat yine de görsel bir beğenmeyiş hiç bir zaman tek başına işgören bir mekanizma değildir. Çoğu zaman görsel beğenmeyişin gerisinde öze yönelik bir beğenmeyiş yatmaktadır. Yüksek görsellik beklentisi işin öz yönünden zayıf olduğu noktalarda bir kapatıcı makyaj vazifesi görür adeta. (Laf aramızda bazen tersini düşünmüyor da değilim. Yani "kaportada iş yok motoru güçlendirelim bari" durumları mı dönüyor yoksa arka planda savunma mekanizması olarak?) Elbette görselliğin önemini sıfıra indirgemek istemiyoruz. Sadece her şeyin yerli yerince olması için çabalıyoruz. Görselliğin fonksiyonu genetik sağlık ve uyumluluk ile mizaç uyumluluğunun tesbitinde başlangıçta önemli bir vazife yapmaktır. Hani "tipim değil" falan denilir. Buradaki "tip" mizaç ile çok yakından bağlantılıdır.
5) Sevgilisinden intikam almak istiyor olabilir.
6) Yaşadığı manevi doyumsuzluğun/anlamlılaştıramadığı hayatının ve kişisel niteliklerini derinleştirememiş oluşunun verdiği memnuniyetsizliği-acıyı ego düzeyinde dindirmek-telafi etmek istiyor olabilir.
7) Basit bir haz tutkusu olabilir. Fakat burada da insanın böyle bir tutkuya boyun eğmesi ancak manevi yaşamının doyurucu olmayışıyla mümkündür.
8) Bir hikayeye tutulmuş olabilir. Lanet olası filmler, romanlar ve masallar zor ulaşılan ve başkasının elinden kurtarılan sevgiliye duyulan müthiş aşkı anlatır dururlar. Oysa eldeki sevgili zaten eldedir. Ortada müthiş bir durum filan yoktur!! Normal olanı sıkıcı buluyordur.Bu hikayeye tutulma olayında sadece müthişlik sevdasının peşine düşülmez. Başka bir takım tripler de mevcuttur. Örneğin "Birbirine deli gibi âşık olan çift, özellikle erkek tarafının yanlış anlamalarının yol açtığı dargınlıkla uzun yıllar süren bir ayrılığa mahkum olur. Erkek çoğu zaman sevdiği kadının kendisine ihanet ettiğini düşündürten mizansenlere kolaylıkla kapılır. Mizansenler bazen bir hayli suni bir şekilde tertiplense de, kadın ne kadar çabalarsa çabalasın masumiyetini(iffetini) kanıtlamakta zorlanır; çünkü karşısındaki erkek onu dinlemeye yanaşmaz."
9) Sevgi nedir bilmiyordur. Bildiği tek şey egosal beğenme/beğenilme ve haz arzusudur. Ego-fazilet-hikmet-aşk sıralamasında öküz gibi ilk basamakta çakılıp kalmıştır.
Yukarıdaki maddeler inceleğinde meselenin iki kavram etrafında döndüğü anlaşılacaktır. EGO ve MANEVİ YAŞAM. (Haz boyutunun sağlıklı yürüdüğünü varsaymıştık)
Tesbit ve iddiam ise şu : Kendini manen iyi, güçlü, gelişmiş ve doyumlu hissetmeyen insan, eğer elinde bu yönde bir imkan yoksa bu doyumsuzuğun acısını başka bir şeyle gidermeye çalışır; EGO doyumu. Yani dışarıdan gelen "sakin ol! içindeki o mutsuz olduğunu, yanlış yolda olduğunu söyleyen sesi unut! sen normalsin. sen süpersin, sen bitanesin. sen en sevilesi insansın. sen çok başarılısın. sen çok doğru bir yerdesin. bunu sana bütün kalbimle söylüyorum bana nasıl inanmazsın? sen benim sesime kulak ver, sen süper bi insansın." sesiyle sakinleşmeye, kendini kandırmaya çalışır.
(Hala devam ediyorsan peşinde koşmaya bunun tek anlamı var daha fazla haz umudu. Çünkü az önce ego göçtü ama hala virüs aktif. Ulan bu egodan daha kötü. Yani nasihat çalışmaz. fiziki taktik yapıcaz artık)
Başta sorduğumuz soru açısından bu şu anlama geliyor : Kişi egosuna sunacağı yeni bir hediye bulmuş olmaktadır.
**********************************************************************************************************
Dolayısıyla tüm insan faaliyetleri 3 açıdan incelenebiliri : haz. ego. aşkınlık.
tüm duygu, düşünce ve davranışlarımız bu üçünden birinden kaynaklanır. ve bu üçünden biri içindir.
fakat bu üçünün sınırları olimpiyat halkaları gibi birbiri içine girmiştir.
bir duygu(veya düşünce veya davranış) hem haz ile ilgili hem ego ile ilgili hem de aşkınlıkla ilgili olabilir.
örneğin ahlaklı biri olma isteği egonun aferin alma isteğiyle ilgili de olabilir, bu dünyanın basit değerlerinden sıyrılıp yüce bir duyuşa(örn. sevgiye) yönelme isteği ile ilgili de. yahut iki arada bir derede kalmış birisi, ikisi için birden de ahlaklı olmak isteyebilir.
yaralı bir hayvan daha tehlikeli olurmuş. tıpkı egosu yaralanmış bir insan gibi.
insan canına ve egosuna çok düşkündür. bazen egosu için canını verdiği de olur. ve aşkını yaktığı da olur ego için
burada ego ve onur kavramlarının karıştırılabilir olduğunu görüyorum. bunu irdelemek lazım…
insan aşkın değerlerden bihaber iken haz ve ego uğruna toplumdaki yaygın yanlışlara uyabilir. gafletten uyanmış bir insanı artık suçlamamak gerekir. zira günahından tevbe eden hiç günah işlememiş gibidir. bu sözün geçerli olduğu alan gönül alanıdır. yoksa ego alanında günahlar hiç affedilmiyor olabilir. çünkü o kendini ve kişileri mükemmel olunca beğenir. Oysa kusursuz dost arayan dostsuz kalır.
ego insanı rezil edebilir. ego elindeki değerleri eritebilir. egoyu aşmayı öğrenmek gerek.
*İnsandaki yücelme ve yüceltilme isteğinin/ihtirasının kaynağı onun hırsı, acizliği, aşağılık kompleksi, ölümlüğü ile ilgili olsa gerek. İslamın bu konuda çözümü nettir : Yücelik Allah’a aittir. (Elhamdülillah)
İhtar !!! Ey kul metin, sen hayatını kendi elinle güzelleştirmeyeceksinde, hayatın bir kıza elini sürünce güzelleşecek öyle mi?! yuh sana. Bırak boş hayaller kurmayı! Aç gözlerini! varsa varmak istediğin bir yer çalış ve var.
Niçin böyleyim?
Niçin gözüm dışarıda?
Niçin mutsuzum? Niçin güçsüzüm? Niçin kararsızım? Niçin korkuyorum? Niçin eziğim? Niçin kendimi beğenmiyor ve yeterli görmüyorum? Niçin hayallere kapılıyorum?
Niçin inancım ve umudum zayıfladı?
Niçin inandığım gerçekleri yaşamıyorum? Niçin egoma direnemiyorum?
Niçin beni sadece kızlar konusu heyecanlandırıyor?
Kendimden razı olamadım be daha… Her şey ertelenebilir ama insan değil,