Mynet | Blog Anasayfa | Email
Favorilerime Ekle | Giriş

Meleksan

BULUT MU OLSAM

27.gif

Denizin üstünde ala bulut
yüzünde gümüş gemi
içinde sarı balık
dibinde mavi yosun
kıyıda bir çıplak adam
durmuş düşünür.

Bulut mu olsam,
gemi mi yoksa?
Balık mı olsam,
yosun mu yoksa? ..
Ne o, ne o, ne o.
Deniz olunmalı, oğlum,
bulutuyla, gemisiyle, balığıyla, yosunuyla.

 NAZIM HİKMET

Beşinci Mektup

default.jpg

Ayrılık diye bir şey yok.
Bu bizim yalanımız.
Sevmek var aslında, özlemek var, beklemek var.
Şimdi neredesin? Ne yapıyorsun?

Güneş çoktan doğdu.
Uyanmış olmalısın.
Saçlarını tararken beni hatırladın, değil mi?
Öyleyse ayrılmadık.
Sadece özlemliyiz ve bekliyoruz.
Zamanı hatırlatan her şeyden nefret ediyorum.
Önce beklemekten.
Ömür boyunca ya bekliyor ya bekletiyor insan.
İkisi de kötü, ikisi de hazin tarafı yaşantımızın.

Bir çocuğun önce doğmasını bekliyorlar,
Sonra yürümesini, konuşmasını, büyümesini…
Zaman ilerliyor, bu defa para kazanmasını,
Kanunlara saygı göstermesini,
İnsanları sevmesini, aldanmasını, aldatmasını bekliyorlar.

Ve sonra ölümü bekleniyor insanoğlunun.
Ya o? Ya o?
İnsanlardan dostluk bekliyor, sevgilisinden sadakat,
Çocuklarından saygı ve bir parça huzur bekliyor,
Saadet bekliyor yaşamaktan.

Zaman ilerliyor, bir gün o da ölümü bekliyor artık.
Aradıklarının çoğunu bulamamış,
Beklediklerinin çoğu gelmemiş bir insan olarak
Göçüp gidiyor bu dünyadan.

İşte yaşamak maceramız bu.
Yaşarken beklemek, beklerken yaşamak
Ve yaşayıp beklerken ölmek!

Özleme bir diyeceğim yok.
O kömür kırıntıları arasında parlayan bir cam parçası.

O nefes alışı sevgimizin, kavuşmalarımızın anlamı.
O tek güzel yönü bekleyişlerimizin.

İnsanlığımız özleyişlerimizle alımlı,
Yaşantımız özlemlerle güzel.
Özlemin buruk bir tadı var, hele seni özlemenin.
Bir kokusu var bütün çiçeklere değişmem.
Bir ışığı var, bir rengi var seni özlemenin, anlatılmaz.

Verdiğin bütün acılara dayanıyorsam;
Seni özlediğim içindir.
Beklemenin korkunç zehri öldürmüyorsa beni;
Seni özlediğim içindir.
Yaşıyorsam; içimde umut varsa,
Yine seni özlediğim içindir.

Seni bunca özlemesem; bunca sevemezdim ki!

Ümit Yaşar OĞUZCAN

Güzel Bir Hikaye

cicek.jpg

Sevgililerin çoğu hiç ayrılmak istemez. Yaşarken ve öldükten sonra hep birlikte olmak ister. Ben yine de şimdiye kadar sadakati ve bağlılığı bayan Isidor Straus’un seviyesine ulaşmış birini daha tanımadım.

1912 yılındayız. Bayan Straus ve kocası, o talihsiz yolculuk sırasında Titanik’teki yolcular arasındadırlar.

Kadınlardan çoğu geminin içinde boğulmamasına rağmen Bayan Straus basit bir nedenle boğulur: Çünkü kocasını bırakmak istemez.

Bayan Straus’un kazadan kurtulan hizmetkârı Mabel Bird kurtulduktan sonra şu öyküyü anlatmıştır:

” Titanik batmaya başlayınca, panik olan kadınlar ve çocuklar kurtarma botlarına indirildiler. Bay ve Bayan Straus o kadar sakinlerdi ki yolcuları rahatlatıyorlardı. Hatta yolcuların botlara binmelerine yardımcı oldular.”

” Onlar olmasa boğulurdum. Ben kırkıncı ya da ellinci bottaydım. Bayan Straus benim bota binmemi sağladı ve yanıma kalın halatlar verdi.”

Daha sonra, Bay Straus karısına bota binmesi için yalvarır. Bayan Straus tek bacağını atar, ama aniden fikrini değiştirir ve ayağını geri çeker. Batmakta olan gemiye döner.

” Lüfen sevgilim bota bin” diye yalvarır kocası.

Bayan Straus yıllarını birlikte geçirdiği en iyi dostu, kalbinin sahibi ve ruhunun ilacı olan erkeğin gözlerine derin derin bakar. Kolunu kavrar ve ona iyice yakınlaşır.

” Hayır” der kendinden emin Bayan Straus, ” Bota binmeyeceğim. Yıllarımızı birlikte geçirdik. Artık yaşlandık. Seni bırakmayacağım. Benim yerim senin yanın.”

Onları en son orada görmüşler: Güvertede elele. Gemi batarken, kendisini kocasına adayan kadın cesaretle kocasına sarılmış. Karısını seven adam koruma duygusuyla karısına sarılmış. Hiç ayrılmamacasına…

saklambaç

Saklambaç Oynuyoruz

nerde yitirsem
hep sende buluyorum
başlangıçlarımı

sense
hiç bitmez gibi
bende oynuyorsun
tüm saklambaçlarını

Tekin Gönenç

BÜYÜCÜ

Şeytan dağındaki mağarada
Duydum, büyücü bir kadın yaşarmış
Aşka inanmayan taş kalplileri
Büyüler, kara sevdalı yaparmış.

Yüreğimde yenilginin acısı
Yollandım şeytan dağına
Az gittim uz gittim bir akşam üstü derken
Vardım büyücünün mağarasına

Dedim ki, bir halden bilmeze düştüm,
Al bütün varımı yoğumu
Bir büyü yapta anlasın
Sevdanın ne yaman şey olduğunu

İki yürek oydu iki taştan,
Koydu bulanık bir suya
Üç vakit sonra gel diye
Seslendi kör kuyuya

Üç gün, üç ay, üç yıl bekledim
Derken bir akşam üstü çalındı kapım
O kendini beğenmiş deli dolu kız
Ne hale gelmişti Allah’ım!

Kara gözlerinde şimdi
Kara gecelerin acısı vardı
Ağladı kapandı ayaklarıma
Sev beni, sev diye yalvardı

Git dedim istemiyorum artık
Biraz da sen öğren ağlamasını
Geceler boyu duy bir yol
Yalnızlığın kahreden acısını.

İnanmayın dostlar, inanmayın…
Ne büyü var ortada ne de büyücü.
Yıllardır kendimi avutmak için
Uydurdum bu yaşanmamış öyküyü

Şairi bilinmiyor

denizz.jpg

 

SESİN

SESİNİ
sesin sesime düştü
seslendin
ses verdim
sesli harflerle kuruldu cümleler
sesini sevdim
sonrası bir ağıt özlemlerde
l308502.jpg

ZERDALİLER

Ay nerde doğsa oradaydık
Dallarda zerdali çiçekleri
Savrulup gider rüzgar esince
Bütün bir bahar böyle geçti

Anlardım aklından geçenleri
Sustukça konuştuk sanki
Sevdaymış meğer içimizde
Yıllardır uyuyan deli

Sessizlik sensin geceleri
Fincana kahve koydum gel aaaa
Bugün şeytana uydum gel
Ay doğdu dağın üstünden amanaman
Dallarda beyaz çiçekler

Döndüm gecenin karasına
Artık kimse kıramaz beni
O kül gibi deniz o sessiz kız
Kayıp bir sandala binip gitti

Ne sen söyledin derdini
Ne ben sevdiğine inandım
Unut geçen eski günleri
Bunca yıl sonra nasılsın

Anlardım aklından geçenleri
Sustukça konuştuk sanki
Sevdaymış meğer içimizde
Yıllardır uyuyan deli

Sessizlik sensin geceleri
Fincana kahve koydum gel aaaa
Bugün şeytana uydum gel
Ay doğdu dağın üstünden amanaman
Dallarda beyaz çiçekler

 

ay

 

RÜZGAR

 

rüzgar

penceremin perdesini
havalandıran rüzgar
denizleri köpük köpük
dalgalandıran rüzgar
gir içeri usul usul
beni bu dertten kurtar
gir içeri usul usul
beni bu derten kurtar

yabancısın buralara
nerelerden geliyorsun
otur dinlen baş ucuma
belliki çok yorulmuşsun

bana esmeyii anlat
bana sevmeyii anlat
anlat ki çözülsün dilim
ben rüzgarın demeliyim
rüzgarları anlat banaa
senin gibi esmeliyim

bana esmeyii anlat
bena sevmeyi anlat
anlatki çözülsün dilim
ben rüzgarın demeliyim
rüzgarlığı anlat banaa
senin gibi esmeliyim

ilhan şeşen

NEREDESİN

Seni arıyorum

Tan yerinde

Batan güneşte

Bir martının kanadında

Yağmur yüzüme değdiğinde

Seni soruyorum

Her duyduğum şarkıda

Sen geliyorsun aklıma

Sensiz yaşanmıyor

Bilmiyormusun

Seni arıyorum

Caddede sokakta

Seni soruyorum

Esen rüzgardan.

y1pcjy5vu7dqy5t4s5xlmjkoir1lt9t5vavodmuchadiodmgckkum29cq5nwya6v7yg6gekf9ysveo.gif