Mynet | Blog Anasayfa | Email
Favorilerime Ekle | Giriş


Arşiv Mayıs, 2008

gelecekmisin?

14 Mayıs 2008 Çarşamba 1 Yorum »

 

 

GELECEKMİSİN?

 

yalnızsan ve hatta yorgun
bil ki kor düşmüş yüreğime

o sönmedikçe yada sen gelmedikçe

ne Rüzgar eser tarlalarımda yağmur için

ne gelincikler açar kurumuş toprağımda

beklerim seni,gelecek misin?

her zaman ki yerde olurum ben bilesin….

 

m.altan

açım

14 Mayıs 2008 Çarşamba 1 Yorum »

 

 

 Ey anneciğim!

Ellerimi sana açtım,çaresizliğim sana…

var mı bir parça ekmek?umutlar sana,

Annemde de yok ,gözlerinden anlıyorum..

Umutlarım kırık,yine ben ağlıyorum….

                  

Ey Abilerim,Ablalarım ve Kardeşlerim!..

Ellerimi şimdi sizlere açtım..

bir bardak su diye,

Çok şey mi istedim?

bu kaçamak ”Allah versin” cevabı 

ve bu bakışları kaçırmak niye?

 

 

Ey Rezzak olan ,Rabbim!..

Hallerimi sana arz ederim..

Annemde de yok,

Abilerim,Ablalarım ve kardeşlerin

Onlar zaten bu dünyada sanki yok!

istemeyi bilmiyorum,Rabbim.

Açım, üşüyorum ve ağlıyorum……

 m.altan

 

yalnızlık

13 Mayıs 2008 Salı Yorum yok »

 

banklara kazımadım yalnızlığımın adını
baktığım suya yazmıştım yüreğimle
istedim ki daha kolay kaybolsun yalnızlığım böylece
meğer yalnızlık yürekte yaşanırmış
bank’ta, su’da yalnızlığa sarılan bir kılıfmış
bunu anladım dün akşam üstü

 

 

m.altan

yaşanmış bir aşk hikayesi

13 Mayıs 2008 Salı 1 Yorum »

 

 

 

 

birgün Adananın feke ilçesinin bir köyünde köyün ismini vermiyorum,
arkadaşımın bizzat şahid olduğu bir kız isteme ve bundan doğan o gözleri kör eden sevgiyi burada aktarmak istiyorum..

Malum köyde Evlenmek isteyen Ahmet adında delikanlı için aile büyükleri genç kız olan Sultanı istemeye giderler…
işte hoş beşten,havalardan,sudan sonra konuşacak birşey kalmayınca
sebebi ziyaretimiz der büyüklerden biri;
Allahın emri Peygamberin sünneti ile kızınız Sultanı ,oğlumuz ahmet’e istiyoruz der..
der demesinede, kız babası Mahmut amca pek verme taraftarı değildir…
Mahmut amca yüzlerine olmaz diyemez ,ancak bize birkaç gün müsade edermisiniz ?
soralım soruşturalım deyip ”yarına kalan davadan korkma” misali misafirleri gönderir..

Bir kaç gün sonra Mahmut amca haber yollar nasip değilmiş diye Erkek tarafına …

Aradan günler geçer bilmiyorum nekadar….

Birgün bostanlarına (yörüklerin sebze ektikleri bahçe) keçiler girer..hemde Ahmetin keçileri..
bostanı talan ederken Mahmut amca uzaktan izler…bakar ki kızı sulatan
normalde taş atarak kör olasıcalar ne işiniz var burda çıkın bostandan demesi gerekirken
-kibarca hadi kış bakim ,çıkın bostanımızdan,hadi bakim (elleriylede ileriye ileriye işaret etmektedir)

bunu gören mahmut amca derki kendi kendine .
anlaşıldı senin gönlün ahmette yapacak birşey yok vermesem kaçarsın en iyisi vereyim der…
ve haber yollar erkek tarafına…

insan sevince kör olur gözleri
kalbinin şah damarı sevgiyle atar da
görmez sevdiği yarin eksik gedik şeylerini

haram olmasa ,
tek kaldığımda sevdiğimi söylerdim sana
senin sevgin yaşamama yeter bu dünyada

ahirette sanada bildiririm Rabbim karşılaştırırsa

senin keçilerinde girerse bir gün benim bostanıma
unutma ,kibarca kış demen,varsın çıkmasın
kalbim talan olmuş sensizliğinle
sensiz olan bu bostanı ben neylerim

 

 

m.altan

dost

13 Mayıs 2008 Salı 3 Yorum »

 

 

DOST

ve dostlar…..
dostlar ne mi?…sorma, mevzuu uzun, dostumuz az.Lazım olunca bulur musunuz ,var mıdır dostunuz?

Benim aklıma Dost diyince genelde hep Ay ve Yıldız gelir.

Dostlar Yıldızlara benzerler. Karanlık çökünce üzerinize, ilk onları görürsünüz. bunlar sık bulunurlar belki ışıtmamış olsalar da sizi gündüz gibi.ama yokluğunu sıkıntılar içinde geçirmeniz bekler.Bir dost dinler sizi,benliğinizi saran o müthiş,tarifi zor acı günleri…Bazen sadece dinleyen olsun istersiniz işte onlar yıldızlardır…Karanlık gecelerde size göz kırparlar…..

Gerçek dostlar Ay’a benzerler.Karanlık üzerinize çöktüğünde ve de Yıldızlar bile acının gölgesinde size yetmezken.gündüz misali ışıtırlar çevrenizi.hem dinlerler sizi bıkmadan usanmadan ,hem karanlığınıza ışık olur derdinizin büyüklüğüne bakmadan .İşte bunlar çok az belki bir belki iki beklide hiç olurlar bizler için.Zorlanıp sıkışmışsanız ve de çaresiz kalırsanız Dualarınızda bir dost istersiniz Rabbinizden.Bir sebep derseniz Dostların ilki olan Rabbinize.bir sebep Yarab Sıkıntılarıma bir sebeb……

Bu yüzden insanın Dostu olsun diye mi karanlıktır geceler bilinmez.Size Dost lazım olunca kara gecelerde, var mıdır dostunuz ? Göğünüzde Ay var mıdır ?Yoksa Yıldızlar mı sarmıştır ? yada hep Karabulutlar mı olmuştur sizi saran?buda bilinmez……

Birde öyle bir dost vardır ki Kevser havuzunun başında bekler kardeşlerini…..
Ona selat ve selam olsun……

Birde En büyük ve ilk dost, El-Veli olan Yarab….İşte onun dostluğu bambaşka.Sıkıntılarınızda ilk ona yönelirsiniz ve istersiniz.Hiç karşılık vermediği olmamıştır size.Asla unutmaz ve Yalnız bırakmaz.Ona Elhamdulillah……..

m.altan

 

söyleyemediklerimi sen anla

12 Mayıs 2008 Pazartesi Yorum yok »

 

 

 

 

söyleyemediklerimi sen anla,
bir kaç kelam söylediklerime bakarak…
attığım adımları bir bir sayarak ,
varacağım yeri sen anla….
anladınsa maksattaki yeri,
beni orda bir çiçekle karşıla olur mu ey sevgili?
anlatamamışsak derdimizi,sorun bizim sen üzülme
buluruz elbet bir gün bizde hal ile çareyi…
salarız acılarımızın üstüne umut dolu günleri
merak etme ey sevgili
buluruz elbet bir gün bizde hal ile çareyi…

 

m.altan

yalan sevda

12 Mayıs 2008 Pazartesi Yorum yok »

 

 

 

YALAN BİR SEVDA

 

Bülbülün ölümüne sebeb Gül’dür..
Tek başına ümmet olan İbrahimlerin ki ise ,Ateş..

Ne Bülbül geçmiş sevdası Gülden..

Ne İbrahim vaz geçmiş Nemrut ateşinden..

….

sevda dedikleri bu olsa gerek..
Ya acıtmalı yüreğinizi Gül gibi..

Ya yakmalı teninizi Ateş gibi..

Gerisi mi?Demek ki Yalan bir seda..

 

m.altan

batık gemi sessizliği

9 Mayıs 2008 Cuma Yorum yok »

 

 

 

 

BATIK GEMİ SESSİZLİĞİ

 

 

hıçkırarak ağladım dün akşam üstü
bir sana bir kendime ağladım
daldıkça derin duygulara
kocaman fırtınalarda kayboldu gemim
……
önce alabora oldum dün akşam üstü
sonra usulca batarken gemim
tüm yolcular terk etmiş olmalı ?
bir sen ,bir ben
……..
ilk defa baş başa kaldık şu hayatta kanımca
alışkın değilim senle kalmaya
artık sende çık derin sulardan
arkana bile bakmadan sal kulaçını
al cansimidim de senin olsun
bir nefese ihtiyacın varsa yaşam için şayet
al son nefesim de senin olsun
bırak beni,
kaptan gibi,
ben yalınız batığımla kalırım
……..
yıllar sonra hatırlarsan beni
ruhunu kaplasın bir batık gemi sessizliği
ve anla ,
anlaki sana feda edilen ömrün bedeli
bir batık gemi sessizliği……

m.altan

dost

9 Mayıs 2008 Cuma 2 Yorum »

 

 

 

 

 

 

 

DOST

 

 

Bir dost ister şu fakir ,
Kaldırımlara sarılırken soğuk gecelerde
Ay ve Yıldız, dostlarım nerede ?

 

Hatırlar mısın ? Şimşek çakınca evinize
korkmuştun o çocukluk günlerinde.
Nasıl korkar ,nasıl ağlardın? hıçkırarak
Sarılırken şefkatli Anneciğine…

 

Yunus gibi dostu Rab’de aramak gerek
Rab dağıtmış dost şefkatini kuluna,
Ondan yansıyana bakmak gerek…

 

Aradım ne sağım ne solum
Yarab ,bir şefkat yüklü dost kulun
Bulutlar örttü üzerimi bir kış gününde
Ay bildiğim Dost eller,
Hani Yarab nerede ?…

 

Düçar oldum ben amansız bir zalım derde
Rabbim gayrisi yalan,
Yalan bu dünya yalan
Edersen ancak sen yardım eyle…

m.altan

Gidiyorum dostlar…

9 Mayıs 2008 Cuma Yorum yok »

 

 

GİDİYORUM DOSTLAR

bıkmışım onulmaz sevdalardan
her sevda yüreğime bir taş koyup gitmiş
ağırlaştıkça, ağırlamışım meğerse
ve bıkmışım imekleyerek sürünmekten
döküyorum eteğimdeki tüm taşları
ve artık kalkıyorum dostlar
……
sessizce,
kimse bilmeden gidiyorum bu diyarlardan
ardıma bakarak ve ağlayarak
alışmışlığım bırakmak istemese de beni
artık gidiyorum
……
bir sevdayı daha
çekemem belliki
bu kez çok daha ağır gelir ayaklarıma
bir daha kalkmamacasına
olduğum yere yığılır kalırım dostlar
…….
yıkılmamak için gidiyorum
tükenmemek için gidiyorum,
yaralarımı sarıp
bir daha hayata tutunmak için gidiyorum.
bende varım bu alemde,
ölmedim
ve yaşıyorum diyebilmek için
gidiyorum dostlar…
hoşça kalın,gidiyorum
…….

m.altan

Mynet Blog WordpressMU alt yapısını kullanmaktadır.