Spor Kategorisindeki bloglar
Olimpiyatlarda güreş haberlerini okurken, "elimine etti" "elimine edildi" gibi yabancı sözler millî dil şuuruma diken diken batıyor. Türkçe’de uygun karşılığı olmayan veya yaratılmayan bütün yabancı kelime ve terimleri benimsemeğe razıyım, çünkü buna mecburuz; fakat "eledi" veya "elendi" gibi pırlanta gibi Türkçeleri dururken, Fransızca kullanmak zevki, ileri derecede "kozmopolit" bir dil soysuzlaşmasının işaretidir. Ben de "kozmopolit" diyorum, çünkü bu kelimeyi lûgat mânasıyle Türkçeye çevirsem, bugünkü mânasından uzaklaşmış olurum. Her medenî dile giren bu kelimeyi kullanmak zorundayım.
Neden "sırtını yere getirmek" değil de "tuşa getirmek" anlayamıyorum. "Final" kelimesinin henüz tam Türkçesi yok, ama buna "sonul" demek ne yanlış ne çirkindir. Hele "dömi final", "kardöfinal" kelimeleri "yarı final", "çeyrek final" kelimeleriyle azaltmak mümkündür.
"İyi bir oyun çıkardı", "güzel bir güreş çıkardı" gibi bir de "çıkardı" münasebetsizliği var. Bu "çıkardı"yı kim "çıkardı?". "İyi bir oyun yaptı", "iyi bir oyun gösterdi", "iyi bir oyun yarattı" gibi Türkçe’de en az üç kelime ile ifade edebileceğimiz bir harekete "nereden çıktı?" "kim çıkardı?" gibi en çok defa menfî mânada kullandığımız bir kelimenin dadanması da dil zevkimi incitiyor."