Mart, 2008 Arşivi
Belki bir gÜn giderim ve bir daha gelmem
Kimbilir, gelsemde sen beni istemezsin
Baska birisini bulursun, cÜnkÜ isteyenin ve begendigin coktur; belli mi olur?
Benim dÜnyada tek istedigim ve begendigim SEN olsanda
Beklermisin; zannetmem!
Biliyormusnun bazi zaman,
Bu ölÜmlÜ ve sadece senin icin yasadigim dÜnyada,
Saniyeler oluyor sana olan duygu, dÜsÜncelerim degisebiliyor, bir saniyeden öbÜrÜne
Ama beni etkilemez
Ama yinede vazgecmiyorum
SENI dÜsÜnmekten, sevmekten, özlemekten vazgecmeyecegim
SENI beklemekten ne kadar uzun olursa olsun,
ölene kadar, hatta ahirete kadar bile olsa,
bekleyecegim, kiskanacagim, unutmayacagim
Seni beklemek icin sevdim,
seni kiskanmazsam bu nasil sevgi,
seni unutacaksam niye sevdim,
yâr seni özlÜyorum, tek seni sevdim
Yılbaşı 21 veya 25 Aralık’taki Noel kutlamalarının devamı sayılabileceğinden yılbaşı gecesi onlar(Hristiyanlar) gibi eğlenmek, çam kesip evi çamla süslemek caiz olmaz. Çünkü bayramlarında onlar gibi eğlenmek, onlara benzemek olur.
Din kitaplarında buyuruluyor ki:
Noel günü ve gecesinde, kâfirlerin paskalya ve yortularında, onlar gibi bayram yapan küfre girer.
Yılbaşı münasebetiyle Türkiye’nin ve dünyanın çeşitli yerlerinde milyonlarca çam fidanı Noel hurafesi uğruna kesilip yok edilmektedir. Hıristiyan ülkelerde olduğu gibi, Müslüman ülkelerde de bu cinayetler işlenmemeli. Hıristiyanlara benzememek için yılbaşı gecesi hindi yememeli! Yenirse mekruh olur. Birkaç gün sonra yenebilir. Kumar oynamak, tombala çekmek gibi oyunlar ise zaten her zaman caiz değildir. Bu gece, gayrı müslimlere benzemek gayesiyle çeşitli yiyecek, içecek almak da caiz olmaz.
Her zaman ne alınıyorsa onları almakta mahzur yoktur. Bu geceye ayrı bir önem vermemelidir.
Yalnız Hıristiyanların değil, Yahudilerin ve bütün bâtıl dinlerin ibadetlerini yapmak, onlara benzemek olur. Mesela 21 Martı Nevruz Bayramı diyerek kutlamak da böyledir. Kâfirlerin ibadetleri ve çirkin işleri hariç, mubah olan âdetlerini yapmakta mahzur yoktur. Yani onlara benzemiş olunmaz.
Noeli kutlamak asla caiz değildir. Fakat, Noel ile ilgisi olmayan yılbaşında bir Müslümana tebrik kartı yazıp, yeni bir yılın insanlık için, Müslümanlar için hayırlı olmasını dilemek günah değildir. Yahut, (yeni yılın kutlu olsun) diyene, (seninki de kutlu olsun) demek günah olmaz. Bu inceliği anlamalıdır!
Müslüman her gece neleri yapıyorsa, bu gece de onları yapmalıdır! Sanki mübarek geceymiş gibi mevlid okutmak, sohbetler düzenlemek uygun değildir. Bu gecenin diğer gecelerden farkı yoktur. Bu geceye değer veriyormuş gibi hareket etmek doğru değildir. Müslüman her gece neleri yapıyorsa, bu gece de onları yapmalıdır
Bir yanım yalızlık artık
Bir yanım hasret
Bir elimde kalbim var artık
Bir elimde silah
Şimdi dört yanım sevda
Ve herşeyimde sen
Aldığım her nefes
Sende başlar herşey
Yine sende biter
Gül yüzüne hasrettir bu yürek
Hasrettir birtanem
Ellerini tutmaya
Gözlerine bakmaya hasrettir
Bir hançer saplanır deli yüreğime
Aşk kelepçe vurmuş bileklerime
Aşkına mühebet hapisim artık
Çaresizliğimin çaresi ol gel
Vuslatı vursun artık saatim
Şu zehir aksın artık içimden
Gelde gülsün artık yüzüm
Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) Erkek Teknik Öğretim Genel Müdürlüğü ile Japonya Uluslararası İşbirliği Ajansı (JICA) Türkiye Ofisi işbirliğiyle düzenlenen 2. Robot Yarışması başladı.
Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik, yarışma başlamadan önce yaptığı konuşmada, insanlığın tarım toplumundan sanayi toplumuna, sanayi toplumundan da bilgi toplumuna geçtiğini belirterek, bugün artık dünyada bilgiyi teknolojiye uyarlayan ülkelerin güçlü olduğunu kaydetti.
2. Robot Yarışması’nın Japonya ile işbirliğiyle düzenlendiğini ifade eden Çelik, “Bu yarışmayı Japon dostlarımızla yaptığımız için Japonlardan almamız gereken çok güzel örnekler var. Japon mucizesini çok iyi algılamamız ve anlamamız gerekiyor” dedi.
Japonya’da kişi başına yıllık 45 bin dolar düştüğünü kaydeden Çelik, Türkiye’de bu oranın 7 bin dolar olduğunu söyledi. Japonya’nın nüfusunun Türkiye’nin iki katı, topraklarının ise Türkiye’nin 8’de 1’i kadar olduğunu ifade eden Çelik, buna karşın Japonya’nın yıllık milli gelirinin 5 trilyon doları bulduğunu anlattı.
ABD’nin 2. Dünya Savaşı sırasında Japonya’ya atom bombası attığını anımsatan Çelik, “Japonlar ise askeri güçle, insan öldürerek öç alma yoluna gitmediler. Şimdi size soruyorum: Eğer öç almaksa Japonlar ABD’den öç aldılar mı? Evet, aldılar. Otomotiv sektörü, optik sektörü, bilgisayar sektörü Japonların elinde. Hangi sektörü ele alırsanız alın Japonlar bir numara olmayı başardılar ve dünyada saygınlıklarını en üst düzeye ulaştırdılar” diye konuştu.
Bilimsel yönden güçlü olmak gerektiğini ifade eden Çelik, “Dolayısıyla Japonya’dan, Japon mucizesinden almamız gereken dersler var. Japonlar bunu yaparken de kendileri olmaktan çıkmadılar, kendileri kalarak bunu yaptılar. Kendi milli kültürlerine bağlı kaldılar” dedi.
JICA ile işbirliğiyle birçok projeyi hayata geçirdiklerini, bundan sonra da 4 proje gerçekleştirmek için görüşmelerinin sürdüğünü kaydeden Çelik, Türkiye İşbirliği ve Kalkınma Ajansı kurulurken ilham kaynaklarından birinin de JICA’nın olduğunu söyledi.
Japonya’ya 2004 yılında resmi ziyaret gerçekleştirdiklerini kaydeden Çelik, buradaki meslek okullarını görme fırsatı bulduklarını belirterek, “özellikle mesleki ve teknik eğitim konusunda, robot teknolojisi konusunda, elektronik alanında Japonya ile yapmamız gereken işbirliği olduğu gördük. Bunu hayata geçirmeye çalışıyoruz” diye konuştu.
Yarışmadaki kategorilerden birinin “İstanbul’un fethi” olduğunu anlatan Çelik, şunları kaydetti:
“Bizim parlak bir mazimiz var. Bunu bilmek ve çocuklarımıza anlatmak zorundayız. Ancak şunu unutmayalım: Biz artık geçmişte yaşamıyoruz. Biz bugünde yaşıyoruz ve çocuklarımıza bir yarın bırakmak zorundayız. Hayallerimizi hatıralarımızın önüne geçirmek zorundayız. Araba kullanırken sürekli dikiz aynasına bakarak araba kullanamazsınız. Hayallerimiz büyük olmalı. Büyük hayalleri olanlar ancak büyük hadiseleri gerçekleştirebilirler. Sultan Fatih bizim için ilham kaynağıdır ama unutmayın 15. asırdaydı. Üzerinden 550 yıl geçmiştir. Bizim şimdi bilimsel fetih yapacak fatihlere ihtiyacımız var.”
Çelik, yarışmanın gelecekte daha geniş katılımlı ve uluslararası olmasını istediklerini ifade etti.
“JAPONYA’NIN ROBOT GEÇMİŞİ 300 YIL ÖNCE BAŞLADI”
Japonya’nın Türkiye Büyükelçisi Nobuaki Tanaka da Japonya’nın robotlarıyla ünlü bir ülke olduğunu söyledi. “Roma nasıl bir günde fethedilmediyse Japonya da robot teknolojisini bir günde geliştirmedi” diyen Nobuaki Tanaka, Japonya’nın robot geçmişinin 300 yıl önceye dayandığını kaydetti. İlk önce kurmalı robot bebekler üretildiğini anlatan büyükelçi, “Japonya’da çay törenleri düzenlenir. Bu törenlerde çayı hazırlayan kişiyle içecek kişi arasında 2 metre mesafe vardır. Bu mesafeyi katedecek olan robot geliştirilmiştir. Bu robot 50 cm boyunda kimono giymiş bir robottur” diye konuştu.
Japonya’da dini kaynaklı olarak “nesnelerin ruhu” bulunduğuna inanıldığı için nesnelere önem verildiğini anlatan Nobuaki Tanaka, bu geleneklerin de etkisiyle Japonya’da robot teknolojisinin büyüyerek geliştiğini kaydetti. Japonya’da 1980’li yıllarda robot yarışmaları düzenlenmeye başlandığını ifade eden Japonya Büyükelçisi, Türkiye’de de robot yarışmasına gösterilen yoğun ilgiden memnun oldukların dile getirdi.
MEB Erkek Teknik Eğitim Genel Müdürü Hüseyin Acır da yarışmaya 78’i üniversitelerden, 24’ü genel liseler ile fen ve anadolu liselerinden, 178’i de mesleki ve teknik liselerden toplam 280 takımın başvurduğunu bildirdi.
Yarışmanın “Temalı Robot Kategorisi”nde İstanbul’un fethinin canlandırılacağını belirten Acır, “Temalı Robot Kategorisi’nin konusu uluslararası yapılan ROBOCON yarışmaları örnek alınarak belirlenmiştir. ROBOCON yarışmalarında, düzenlendiği ülke ile ilgili tarihi bir olay canlandırılmaktadır. Bu kapsamda tema İstanbul’un fethi olarak kararlaştırılmıştır” dedi.
Yarışmaya sponsor olan Honda firmasının Türkiye Temsilcisi Kaan Alpalan da dereceye giren öğrencilerin Japonya’ya gönderileceğini belirtti
YARIŞMA
Konuşmaların ardından, yarışma başladı.
İlk yarışmacı, Konya Adil Karaağaç Anadolu Teknik Lisesi temsilcisi “Akşemseddin” isimli robotla becerisini sergilemeye çalıştı.
“İstanbul’un fethi” kategorisinde yarışan okulun öğrencisi, Rumeli Hisarının yapımı ve gemilerin karadan yürütülerek Haliç’e indirilmesini robotla canlandırdı. Yarışmanın, gemi maketinin Haliç’e indirilmesi bölümüne geldiğinde bataryası tükendiği için robotu hareket ettiremeyen öğrenciye, salondakiler alkışlarla moral vermeye çalıştı.
Yarışma yarın tamamlanacak ve akşam düzenlenecek törenler ödüller sahiplerine verilecek.