Mynet | Blog Anasayfa | Email
Favorilerime Ekle | Giriş
 

Boşlukta Gezinirken Seninle

28 Ağustos 2008 Perşembe | Kategori Aşk 3

Bugün her ay yaptığım gibi ödeme çizelgesi hazırladım. Şuraya şu kadar  buraya bu kadar… Hesaplar hesaplar…. Anladım ki dostlar hayat çizelgelere sığmıyor. Ne yaparsan yap hesaplar tutmuyor. Rakamların bunaltıcı havasından kendimi sıyırmaya çalıştım. Yine de aklımda birkaç sayı kalmış… Bir de ne yaparsam yapayım kurtulamadığım sevgiliye dair hayaller var… Sevgiliye şu cümleler dökülüveriyor birden… Günler geçiyor rakamlar rengini yitirip yerini silikliğe bırakıyor bir sen silinmiyorsun bulanıklaşmış dünyamda. Hayat devam ediyor… Kirlenmiş ruhum bir güvercin masumluğuyla kanat çırpınıyor… İnadına umuda, barışa doğru yol alıyor… Neyi neden yaptığımı bilmediğim şu günlerde sana çok ihtiyacım var… Gidilecek çok yol var diyorum elbet var ama ne gidecek güç ne de yolunu bekleyecek sabır var bende. Yalnızlığın tavan yaptığı evimde sensizliği düşünüyorum. Geçirdiğimiz günlerden hafızamda silinmeyen kareler canlandı gözümde. Tekrar yaşanmalıydı o güzel anlar… Ama gel gör ki sevdiğim ne sana gelecek güç dedim ya yolunu bekleyecek sabır var. Sensizliğe açılıyor gözlerim bilirim sensizlik sonumdur benim. Ölümün tecelli etmesi gibi yakama yapışan bir azrail sensizlik…  Vazgeçtim sevgili mor dağlardaki sümbüllerden. Yüreğini ver bana en gizli bahçeleri barındıran yüreğini… Ve sen sevgili hayatıma giren en güzel şeysin. SENİ SEVİYORUM…  

ACIYA GÜLMEK

16 Ağustos 2008 Cumartesi | Kategori Aşk 16

öpüyorsam ayrılığı gözünden
söküyorsam yüreğimi göğsümden
geçiyorsam gözlerinin içinden 
sana olan sevdamdandır bilesin
geçiyorsam bir çiçeğin özünden
sana olan sevdamdandır bilesin

meğer ne yalnızız insan olmuşsak
yaprak gibi dalda sessiz solmuşsak
yeri gelmiş acıya da gülmüşsek 
sana olan sevdamdandır bilesin
yeri gelmiş ayrılığa gülmüşsek
sana olan sevdamdandır bilesin

biliyorum sen yine
parmak uçlarında üşüyorsun.
aramızda kıvrılıp yatan uzaklığa inat, ayaklarınla kasıklarımın kasırgasını,
ellerinle yüreğimde yaktığın ateşi düşlüyorsun.
sularımız sızıp karışıyor ay karanlıkta
ve çırılçıplak bir ırmağa dönüşüyoruz yatağımızda.
apansız pencerende gülümsüyor güneş, ne güzel!
bütün parmakların tıkır tıkır işliyor.
iştahla biliyorsun, yaşamaktır aşk
geceyle gündüzün sessiz geçişimidir bir uyku boyunda
delice bir yangın parmaklarının buzulunda
ah şahrud,
her yerimiz nasıl da şaşırıp kalmaya istekli!

karşılıksız sevebilmekse sevda
gerçek seven küle dönmüş her çağda
elim kolum bağlanmışsa kıyında
sana olan sevdamdandır bilesin
seydunayım gebermişsem kıyında
sana olan sevdamdandır bilesin

Emre Altuğ :(

11 Ağustos 2008 Pazartesi | Kategori Aşk 6

emre.jpg

Sevgili emrem evlendi. Fotoğraflarına bakarken içim bir tuhaf oldu. Ama ne kadar da mutlu görünüyor. Şu Yüze bakın nasılda ışıldıyor…  İnşallah umduğu gibi gider herşey. Ama ben üzgünüm :)( Şimdi bunu bizimkine söylesem kıyamet koparır) Hiç bir zaman hayalim gerçek olmayacaktı belki ama onun evli olmadığını bilmek daha iyiydi. Görürsün emre cd lerini alır mıyım artık :) şaka tabi Allah herkese sevdiğine kavuşturmayı nasip etsin…

Yazın Sıcaklığıyla :)

3 Temmuz 2008 Perşembe | Kategori Aşk 20

Yaz sıcaklığıyla birlikte neşe getirdi dünyama. O sıcaklık ki en ölü hücreleri bile canlandırıyor. Denize gitme hayalleri kuruyorum. Nedensizce kendimi maviliklere atıp gönlümce gülüp eğlenmek… İş güç sıkıntısı bir yana hayatın en yüksek bulutlarında dolaşmak düşme korkusu olmadan atılmak istiyorum oradan oraya. Tertemiz olmuş evimde karanlık bir köşeye çekilip kitap okumak kendi aklımca tabiki kendimle söyleşi yapmak… İşte hayat bu diyorum. Çok değil bir ay önce karanlığa gömülen nefes almakta zorlandığım hayat şu günlerde yolunda. Aniden düzenlenen beş çayları tadı tuzu oluyor. Ah dostlar bir de yarin özlemi içime oturmasa… Ne keyifli olurdu yaşamak. Her sabah sofrada karşımda hayal ederek yudumluyorum çayımı… Ya da yolda yürürken gölgesini… İş çıkış saatlerinde şimdi gelse yemeğimizde hazır birlikte yesek…  Onunlayken oh o şimdi yanımda deyip bir lokma geçse boğazımdan… Çok ayrıntılı mı düşünüyorum ne? Sevda bu neler düşündürüyor insana. Neyseki bu yakınlarda gelecek inşallah. Onu burada doktora getireceğim. Oh yarimde yanımda olunca birkaç saat bile cenneti yaşattırır bana. Canıma can katan hayatımı anlamdıran o çok sevgiliye selam olsun. Kandiliniz mübarek olsun dostlar. Tüm dilekleriniz gerçek olsun beni unutmayın sakın… Artık duygusal yazılarımı ajandama yazıyorum. Ne yapalım bizim eve daha teknoloji gelmedi :) Çalışan arkadaşlarım için üzülmeyin ben sizin yerinize de gezerim :) Hepinizi çok seviyorum. Kendinize İyi Bakın…

Sizleri Çok Özledim

16 Haziran 2008 Pazartesi | Kategori Aşk 12

Canım arkadaşlarım uzun zamandır görüşemedik. Ben işten ayrıldıktan sonra dinlenme fasıllarını yaşıyorum. Ev işleri bir de ablamın yaramaz bebeği derken günler geçiyor. İnşallah beni unutmamışsınızdır. Hazır vakit bolken hastaneye gideyim dedim. Uzun zamandır guatr şüphem vardı. Gittim tahliller yapıldı ultrason çekildi. Bilirsiniz doktorlarımız çok aydınlatıcıdır türkiye de (!) bir türlü ne olduğunu bende anlayamadım gün içinde 3 doktor değiştim en sonunda beni onkolojiye sevk ettiler. Bugün atomla çekilen bir makineye girdim. Enerjimden kimse yanıma yaklaşamıyor :) Özellikle bebekler ve hamile bayanlara uzak durmam gerekiyormuş. Bende küçük yiğenim zarar görmesin diye anneannemin evinde odaya kapandım. Biraz başımı dinliyorum. Gelin görün ki aklım hep sizde. En sonunda komşuya attım kendimi. Yarın da ultrason çekilecekmiş. Bakalım hayırlısı. Herkes bana kanserli muamelesi yapıyor. E bende biraz naz yapayım öyle değil mi :)

Herkese sevgiler sizleri çok seviyorum….

 

Blog Dostlarına

4 Haziran 2008 Çarşamba | Kategori Aşk 17

Arkadaşlar dün itibariyle işten ayrıldım. Birşeyler yolunda gitmiyorsa kendinizi sıkmanıza gerek yok diye düşünüyorum. Neredeyse sağlığım gidiyordu. Hayırlısı olsun. Gelceğe dair umutlarım var bu iş yerinde olmasa da başka bir yerde bu umutlarımın peşinden koşacağım. Bu c.tesi itibariyle resmen şirketle ilişkimi kesiyorum. Her ne kadar patron bırakmamı desteklemese de başka yol kalmadı bana. Siz siz olun dostlar aile şirketlerinde çalışmayın. Ne yaparsan yap yaranamazsın. 8 ay emek verdim işime ama gelin görün ki işi öğret diye yanıma verilen kişiye beni tercih ettiler. Ben kesinlikle kötü niyet düşünmeyerek bildiğim ne varsa anlatmaya çalıştım. Ama şehzade takmış ya bana illaki beni çıkarıp o arkadaşı yerime alacak. Öyle olsun dedim bende. Demek ki benim rızkım bu şirkette bu kadarmış dedim. Patronumu çok seviyorum ama artık oğluna katlanamıyorum. İyisiyle kötüsüyle herşeyi Allah’a havale ettim. Kendi kötülüklerinden kendileri de nasibini alacak nasılsa…

Kısa bir süre blogta olmayabilirim. Çok değerli dostlarım sizleri özleyeceğim. Beni unutmayın olur m? Utufan abi ve sosyalist abi ve ayrıca yatağanlı ablacım sizleri çok seviyorum. Burcum seni de unutmadım :) İsmini sayamadığım nice dostlarım Allah’ emanet olun…

Baba’ya Mektup

1 Haziran 2008 Pazar | Kategori Aşk 8

> >> >>Adam oğlunun odasının önünden geçerken hayretle bakakaldı.
> > > >> >>Yatağı güzelce toplanmıştı ve odası hiç olmadığı kadar derli
> >toplu
> > > >> >>görünüyordu.Sonra adam yastığın üzerine bırakılmış mektup zarfını
> > > >> >>farketti.Üzerinde -Babama- yazıyordu.Aklından geçen bin bir kötü
> > > >> >>düşünceyle mektup zarfını açtı ve titreyen elleriyle mektubu
> >okudu:
> > > >> >>
> > > >> >>Sevgili baba;
> > > >> >>Sana bu satırları derin bir pişmanlık ve üzüntü içinde yazıyorum.
> > > >> >>Kız arkadaşımla kaçmak zorundaydım çünkü seni ve annemi yaşanacak
> > > >> >>rezaletten uzak tutmak istedim.Gerçek tutku ve aşkı ben jale ile
> > > >> >>buldum ve o öyle tatlı ki anlatamam…
> > > >> >>
> > > >> >>Şunu biliyordum siz onun vücudunun her yerine taktığı
> > > >> >>küpeleri,derisine işlettiği dövmeleri,kendine has o çılgın giyim
> > > >> >>tarzını asla ama asla onaylamayacaktınız ve tabi benden çok büyük
> > > >> >>olmasıda bir sorundu. Fakat benim için bunlar değildi gerçek
> >tutku
> > > >> >>ve gerçek aşk… Baba jale hamile!
> > > >> >>jalenin dediğine göre çok mutlu olacağız.Ormanda kendine ait bir
> > > >> >>karavanı ve tüm kış yetecek kadarda yakacağı var.Bir sürü çocuğa
> > > >> >>sahip olma düşüncesi rüyalarımızı süslüyor. Jale benim gözlerimi
> > > >> >>esrar gerçeğine açtı ve artık biliyorum ki esrar kimseye zarar
> > > >> >>vermez.Esrar yetiştirecek ve insanlara pazarlayacağız ve yine bu
> > > >> >>sayede ihtiyacımız olan kokoin ve ekstaziye ulaşacağız.
> > > >> >>
> > > >> >>Artık tam anlamıyla bilime yalvarıyoruz dualar ediyoruz şu AIDSin
> > > >> >>çaresi bulunsun ve Jale sağlığına kavuşsun diye…..O kesinlikle
> > > >> >>iyileşmeyi hakediyor.Endişelenmeyi bırak baba ben 15 yaşındayım
> >ve
> > > >> >>kendi başımın çaresine bakabilirim.Eminim birgün geri döneceğiz
> >ve
> > > >> >>sen kendi torunlarını tanıyacak,seveceksin
> > > >> >>Oğlun cihan
> > > >> >>
> > > >> >>
> > > >> >>NOT: Baba yazdığım mektubun tek kelimesi bile doğru değil. Ben
> > > >> >>Mehmet’lerdeyim.
> > > >> >>Sadece sana; masamın üzerinde seni bekleyen karneden daha kötü
> > > >> >>şeylerin olduğunu hatırlatmak istedim. :-):-):-)

İşte Fark (Yorum Sizin)

28 Mayıs 2008 Çarşamba | Kategori Siyaset 10

bathbakan.jpg

Severek Ayrılmak

27 Mayıs 2008 Salı | Kategori Aşk 18

Ayrılıklardan sonra klişeleşmiş bazı sözler vardır. Biz severek ayrıldık gibi… Hep tepki göstermişimdir madem seviyordunuz neden ayrıldınız?? Bana çok saçma gelirdi. Birbirlerini seven iki kişiyi hangi güç severek ve isteyerek ayırabilirdi ki? Bugünlerde bu sözün doğruluğuna inanmaya başladım. Hayat işte başa gelmeyince insan anlamıyor. Karşımda canımdan çok sevdiğim biricik erkek arkadaşım. Öyle ya hep diyordum o benim hayatımın anlamı, onsuz olmaz…. diye. İlişkimiz boyunce türlü sıkıntılara katlandık. Kah tartıştık Kah birlikte ağladık… Düşünebiliyor musunuz bir kızı okumuş tahsilli köy işlerini yapmaz diye istemiyorlar. Bu ne kadar mantıklı ona siz karar verin. O kadar kırgın ve kızgınım ki herkese artık düşünmek bile istemiyorum. Şimdiden istenmeyen gelin pozisyonunda olmak beni deli ediyor. Düşünüyorum da Allah nasip ederde bir izdivaç söz konusu olursa benim yüzüme nasıl bakacaklar? Erkek arkadaşıma babannesi biz desteklemiyoruz çok istiyorsan düğününü kendin yaparsın demiş. Hele şu büyükleri hiç anlamıyorum. Destek olacaklarına söyledikleri sözlere bak. İçimdeki onlara karşı duyduğum sevgi ve saygı ne varsa alıp götürdüler. Sanırım biz de severek ayrılanlar kervanına katılacağız. Bana kalsa çoktan karar vereceğim ama o beni bırakmıyor. Birbirimizi seviyorsak mücadele edeceğiz diyor. Artık çok yoruldum. Hem kendi ailemin tavrı bir yana hem onun ailesinin tavrı çok ağır geldi bana. Zaten bu durum sevgili oğullarının da sağlığını bozdu. Ama yine de tarla bahçe diyorlar başka birşey demiyorlar. Uzun zamandır şekeri 300 lerde. Tahliller berbat. En sonunda onun annesine oğlunuz mutlu olcaksa sizde memnun olacaksanız ben çekileyim dedim. Bulun köyden bir kız sorun kalmasın. Derin bir sessizlikten sonra annesi biz sevenleri ayırmak istemeyiz dedi. eee sorun ne o zaman hala çözmüş değilim. Kendi mesleğime dair hayallerim var. Allah’ın izniyle mali müşavir olacağım. Köy hayatı bana çok uzak. İnsan sevdiğinden de geçemiyor. Ablamların çözüm yöntemi müthiş (!) üç gün ağlarsın unutursun ömür boyu çekecek değilsin  ya diyorlar… Çok zor ya :(

DİYABET VE BİZ

20 Mayıs 2008 Salı | Kategori Aşk 19

Diyabet ve biz diyorum çünkü bir hasta yakını olarak yaşanılanları ele alıp anlatmaya çalışacağım. Bu hastalık sadece kendisini değil çevresindeki insanları da etkiliyor.

Üniversitenin ilk yıllarıydı. Hayatımdaki dönüm noktası diyebileceğim biricik sevgili erkek arkadaşımla tanıştım. Genel olarak iyi anlaşan bir çifttik. Ama nedense son zamanlarda tartışmalarımız artmıştı. Olmadık yere birbirimizn kalbini kırıyorduk. İlişkimizin gidişatını konuşmaya karar verdik. Görüştüğümüzde neredeyse 2lt. su içmişti. Hal böyle olunca sık sık lavaboya gidiyordu. O kadar zayıflamıştı ki elmacık kemikleri belirginleşmiştik. Ben onun bu halini görünce bırakın birşey konuşmayı iyice tedirgin olmuştum. Halbuki birkaç gün görüşmemiştik. Bariz bir değişiklik vardı onda. Erkek arkadaşım doktora gitmeyi sevmeyen biriydi. Onca ısrardan sonra sende gelirsen gideriz dedi. Sabah erkenden hastanenin yolunu tuttuk. Tahlillerimiz yapıldı. Doktora gösterdiğimizde ne oldu bir yakınınız mı öldü neye özüldün bu kadar dedi? Biz hiç birşey anlamamış bakıyorduk. Doktor ona şeker hastası olduğunu ve hastaneye yatması gerektiğini söyledi. Başımdan kaynar su dökülmüştü. Bu zamana kadar ordan burdan birşeyler duymuştum ama gerçekte ne olduğunu doğru düzgün hiç bilmiyordum. Yalvar yakar hastaneye yatırdım. Hemen arkadaşlarına haber verip çamaşır getirmelerini istedim. Onlarda ailesine haber vermişlerdi. Sıkıntılı bir dönem başladı benim için. Günlerdir şekeri 400 lerde ve bir türlü düşmüyordu. Ailesine yakalanmamak için kaçamak hastaye gidiyor onu görmeye çalışıyordum. Aksi gibi okulda da folklör grubundaydım. Sahneye çıkmamıza az bir zaman kalmıştı. Çalışma saatleriyle bir türlü ziyaret saatleri uyuşmuyordu. En sonunda gruptan çıkmaya karar verdim. Hocam sağolsun anlayış gösterdi ve beni grupça idare ettiler. Hiç hastanede kalmamıştım o zaman kadar. Çok güzel bir duygu sevdiğinin başında bir sandalye tepesinde bile olsa sabahlayabilmek… Hemşire bu hastalığın zahmetli bir hastalık olduğunu ama kendine iyi bakarsa çok sağlıklı olacağını söyledi. Ve devamlı araştırın dedi. O internetten hoşlanmadığı için bu görev bana düştü. Şans eseri bu siteyi buldum. Çok faydalı bilgiler edindim. Çok saygı değer Osman BAYRAM ağabeyimizle tanıştım. Hergün onu kaybetme korkusuyla iyice evhamlanmıştım. Sağolsun Osman ağabey herşeyi en detayıyla sabırla anlattı. Hastalığımız nisanda bir yılına girdi. İnanın ben bu hastalığı ona kabul ettirene kadar canım çıktı. Ama şimdi diyetlerine uyuyor. Çok şükür herşey yolunda… Ailem erkek arkadaşımın hastalığını bana problem yapıyor. Öyle biriyle evlenemezsin diye baskı yapıyorlardı. Şimdi onlar da benim kararlılığımı anlayıp ses çıkarmıyorlar. Okullarımız bittiği için ayrı şehirlerde yaşıyoruz. Ben ona sık sık diyabetik ürünler alıp yolluyorum. Reçelinden çikolatasına pudingine kadar…. Tek amacım o kendini hasta gibi hissetmesin… Geçenlerde kontrolü vardı. Bu sıralar şekerimiz hep düşüyor. Doktora acaba benim pankreasım çalışmaya mı başladı diye sormuş. Doktor gülerek tıp tarihinde henüz böyle birşey görülmedi ama inşallah sen ilki başarırsın demiş. Güler misin ağlar mısın bu duruma… Neyseki o sinirlilik durumu sona erdi. Şimdi ise onun tek derdi askere gidememek… Kısmetse bu yaz nişan istiyoruz… İnşallah bizimkiler suskunluklarını bozmazlar…

 

(Bu yazıyı bir site için yazdım diyabet sitesiydi ama gördüm ki ben başka bir sitede  istediğim gibi yazamıyorum ilham gelmiyor bende burdan oraya aktaracağım :))

dsadas