Haziran, 2008 Arşivi
MUSA
İHA 28
ANK ASYA 1.LİGİ
SPO
- DİYARBAKIRSPOR’DAKİ SESİZLİK TEDİRGİN EDİYOR.
(FOTOĞRAFLI)
MUSTAFA GÖKER
DİYARBAKIR (İHA) - Bank Asya 1. Ligi takımlarından Diyarbakırspor’daki tranferdeki sesizlik ve hareketsizlik Yeşil - Kırmızılı taraftarları tedirgin ediyor.
Henüz Teknik Direktörünü belirlemeyen, iç ve dış transferi yapamayan Diyarbakırspor’un bu durumu taraftarlarını üzerken, Taraftarlar Biriliği Başkanı Zülküf İşlek, bu sesizliğin kendilerini üzdüğünü söyledi. İşlek, "Geçen sezon kıl payı kaçırdığımız süper ligi bu sezonda bu gidişle yakalayamayacağımız ortada. Bir çok takım teknik direktörü almakla birlikte iç ve dış transferlerini tamamlamak üzere. Ama Diyarbakırspor’da ne içte nede dış transferde siftahı yok. Üstelik prensipte anlaşılan bazı oyuncularda başka kulüplere transfer olmakla bereber. Misal olarak Gökhan Caba’nın Malatyaspor’a transfer olması gibi. Dış transferde para konusu çok önemlidir. Kulübümüzünde bunu bulamaması futbolcuları başka kulüplere itmektedir. Diyarbakırspor’da basında haberler kesilmeye başladı. Çünkü olumlu bir şey yok. Her geçen günün aleyhimize işlediğide bilinmelidir. Kadromuzda sözleşmesi sona ermeyen 5 - 6 tane elle tutulacak oyuncu dışında kimse yoktur. İç transferde sözleşmesi sona eren işimize yarayacak bir çok oyuncu başka kulüplere gitti. Murat Önür gibi başarılı bir isim transfer edildiğinde 6 aylığına alındığı için transfer yapıp başka kulube gitti. Kulubümüze söz veripte gelmek istiyen oyuncular bile bize yüz çevirmeye başladı. Çünkü profesyonel bir futbolcu transfer olacağı zaman bir miktar peşin istemektedir. Bizce yönetimimiz para konusunu halen çözemediği için bir çıkmaza girmiştir. Artık taraftarlarımızın sabrı kalmadı, bir an öce ne yapılacaksa yapılsın diyorlar. Diğer kulüplerin yaptıklarına aldıkları futbolculara bakıp hayran kalıyoruz. Tesisleşme konusunda hiç bir yerden göremiyor kulubümüz. Sayın bakanımız ve Valimizden yardım ellerini uzatmalarıın bekliyoruz. Aksi takdirde Diyarbakırspor gibi bir kulüp sıradan bir takımı olan hüviyete girer " dedi.
İHA
Abby
İha
Çarşamba Yazısı & Damla Damla
DAMLA DAMLA
D O S T L U K
Yeni eşya makbulken, dostun eskisi makbul,
Gönülden seven azdır, yalandan seven “mebzul”
MM
SÖYLEŞİYORUM
KADRİ GÖRAL VE…
“Kız seni kussul ömür olmayasan he valla!..iki saattir küçe kapısı çalıni sen heç duymisan?” “ana valla duymiyam, duysam heç açmaaam, hem sen duyisan niye açmisan?” “Vuyy yüzime kara..Hele bahın dili tokaç kimi olmuş, anasina karşı geli, koş kapıyi aç, ma baban ahşam nasıl olsa eve gelecağ o zeman ben sahan gösteririm, benim bi elim hamurda öteki elim çamaşırda bi de küçe kapısıni ben mi açayııım?!…”
Günümüz “sur içi” ndeki evlerde gündelik hayatın akışı içinde şöyle bir konuşma şekli
oluşabilir mi? Ya da kaç aile böylesi bir konuşmayı sürdürmektedir? Oysa bu konuşma şekli daha düne kadar hep konuşulan bir konuşma şeklidir Ve Diyarbekir insanına hastır.
“Çalmak” yada “çalındı” sözcükleri çok değişik amaçlarla kullanılan sözcüklerdir.Mesela henüz sevdalanmış gencin sevdiğini anlatırken “kalbimi çaldı” demesi gibi.. bir başka örnek: “Hırsız evimizden eşyalarımızı çaldı” gibi.. “ Bacım bunun aklını çaldılar” diye serzeniş yüklü sözlerde söylenmesi gibi. “Bohçamı aha buraya bırakmıştım çalındı” denmesindeki örnek gibi.. “dün gece yarısından sonra küçe kapımız çalındı, dayzam gil bize geldiler? “Kapı çalmak” ise kapıyı yerinden söküp götürmek anlamında kullanılabileceği gibi ki, Diyarbekir’in meşhur “dört kapısının” yerinden sökülüp çalınmasını anlatmak için de kullanılabilir..Ve bir de evdekilere haber vermek üzere küçe kapısının “şak şak” ına dokunup “çalmak” için kullanılır bu sözcükler.. Örneklerini daha da çoğaltmak mümkün..
Ancak biz bu sohbetimizi, “küçe kapısı” nı anlatmak üzere yola çıktık.. Ve küçe kapısını kitabına isim olarak bırakan bir şairimizden, bir edibimizden söz etmeyi yeğlediğimiz için sözü “Kadri Göral” a getirmek istiyoruz..