Harika Punk, Gothic, ve Süper mSn Avatarları !!!!
1 Temmuz 2008 Salı 1 Yorum




























![]()






















![]()






![]()
![]()





![]()






1 Temmuz 2008 Salı 1 Yorum
İdrak edemezdim o zamanlar daha çok küçüktüm babamın yüzündeki hüznü … pencere kenarında bayram sabahı evdeki sessizliği o sindirilmiş matemini anlayamazdım .büyüyünce çok sayfalı kalın bir defterim olacaktı. o deftere bir bayram sabahı diye yazacaktım.neden böyle sezsizdir bayramlar diye önce bizimle bayramlaşır sonrada pencere kenarındaki kanepeden dışarıdaki kalabalığa dalardı gözleri düşündükçe bizden evimizden uzaklaşrdı babamı hiç görmedim dedi olsaydı şimdi ellerini öperdim boynuna sarılırdım . söyler söylemez yaşlar aktı gözlerimden .önceleri güzel şiirler yazardım şimdi kafiyeleri tutturamıyorum bile henüz 20 yaşındayım ama ben bu bayram babamın yaşındayım onunla aynıdır çektiğim çile ve büyüdüm içimde nice solmuş bayram sabahları ve hiç heyecan duymuyorum eskisi gibi küçük bir çoçukken neden bayramlar kısa sürerdi sevincimden .şimdi ise neden bitmiyor.şu kısa bayram günleri ömrümden ömür alıyor.benim bayramlaşacağım kimse kalmadı çünkü babam bu bayrama çıkamadı…..
GAMZE
1 Temmuz 2008 Salı 2 Yorum
Yine seni özledim.Yine aklım karıştı baba..Özlem aklı karıştırır mı? Bunu öğretmemiştin bana.
Bugün benim doğum günüm.Şimdi sekiz yaşımdayım.büyüdüm erkek oldum ama hala anlamıyorum sen neden yoksun baba.Önlük bana çok yakıştı. Senin hep görmek istediğin gibi pırıl pırıl bir öğrenci oldum ama sen göremedin üzgünüm çok üzgünüm baba…Karlı bir kış günüydü.seni bir tabutun içine koymuşlardı.Yine çok yakışıklıydın. Derin bir uykuya dalmıştın.Çağırdım defalarca seslendim sana,cevap vermedin küstüm sonra.Hani söz vermiştin. Kartopu oynayacaktık ilk kar yağdığında. Hava çok soğuktu ama babannem ağlarken ”oooyyy ciğerim yanıyor” diyordu.
İnsanın ciğeri nasıl yanar baba?
Çok büyük bir kalabalık vardı.Herkes ama herkes ağlıyordu.Hep bir ağızdan ”ŞEHİTLER ÖLMEZ VATAN BÖLÜNMEZ” diyorlardı.Sen şehitsen ölmüş olamazsın.
Ölmediysen nerdesin baba?
Kocaman bir Türk bayrağına sarmışlardı tabutunu.Sen onu hep göklerde görmek isterdin.”Kutsal sevdam bayrağım” derdin ya hani. Nedense biraz da kıskandım o zaman seni. Affet baba.Peki neden anlamıyorum hala.
Şimdi sen öldün mü? O zaman vatan bölündü mü?
Çok karıştı aklım baba.Vatanı kim bölmek ister ki.Bu büyük günah değil mi? Dedem anlatırdı ya hep ”benim dedem Çanakkale’de şehit oldu vatanı kurtarmak için” derdi ya…O zaman büyük büyük dedem yok yere mi öldü? neden tekrar vatanı bölmek istiyorlar baba? Hani okula gidince her şeyi öğrenecektim.Bunları neden öğretmiyorlar baba? Bildiğim tek şey var.
O da sen yoksun yanımda.
Annem çok özlüyor seni biliyorum. Babanla gurur duyuyorum diyor. İnsan gurur duyunca ağlar mı? Özleme alışır mı baba?
Peki gurur senin yerine kardeşimi koklar mı? Beni maça götürür mü acaba?
Biliyor musun baba,benim ciğerim yanmıyor elledim sıcak değildi fazla. Hem duman da çıkmıyor. Ama içimde bir yer var. Seni her düşündüğümde orası çok acıyor,sızlıyor,sanki kopacakmış gibi oluyor.Sanki birileri devamlı kalbimi sıkıyor.Galiba sen yokken hep hasta oluyorum baba.
Bu acı nasıl diner? Ellerin ellerimi nerde bekler? Koşabilmek için seninle yollar bizi nasıl özler? Vatanı hangi canavar böler? Onlara senden başka kim dur der?
Gel de anlat bana.Anlat, öğret ki bende şehit olayım baba..
1 Temmuz 2008 Salı Yorum yok
Güzellikten pek haber alınmaz buralarda.
Acılarını, yüzünü ekşitmeden yudumlayan insanlarda bilir.(kim bilir?)
Bu hayatın ikinci yüzüdür pek haz edilmez -
geleceğe dair kaygılarımın olmadığı bu şehride…
Acemi oyuncusu olduğum bu rolü oynamam gerektiğini,
onun ne ve nasıl olduğuna bakmadan oynamam gerektiğini iyi biliyorum.
Hayat sahnesine çıkışta…
Şimdi daha büyük ve zorlu bir rol başladı.
Sabretmek.
Herşeye rağmen…
Korkarız evet.
Şu yüreğe bir sığınak bulamayacağımızdan korkarız hep.
Yinede "sevgi" dendiği zaman sonlara saklarız.Korakarız.Suspus…
Ve dudaklarımız çatlardı gece ayazlarında,
o soğuk,fahişe kaldırımlarla sırt sırta verip tadına varırdık -
şarabın,sigaranın…
Sabaha sarhoş uyanır günü öldürürdük..
Gecenin geç saatlerine kadar o bizimle kalırdı,
şişelere hapsederdik.Aranırdık…
Bu namussuz şehrin sokakları birer maltaları andırırdı hep.
Uzun süre durmak baş belası bir çileydi.
Ucu bucağı belirsiz hatalar vardı…
Hayatın iniş çıkışlarında.
Hayal kurmak serbest…
Üç beş kuruşa satardık dünyayı.
Şahsiyetsiz,resminde silik.(Sebepsiz…)
Bir oto garından, güneş fakiri bir ev arasında volta atarken hayatın son demleri…
Bir kuru kalabalık gürültüleri ve ardından kalkan yorgun el kalkış haraketleri..(Umutsuz bakışlar…)
Masa sandalye susmuş…
Varlığımı bu şehre terk edip adımlıyorum.
Harem sahillerinde.Bi geri bi geri…
Düşünüyorum.Yıllardır düşünüyorum…
Sessizliğimin pişmanlıklarla sonuçlandığını,
Kaybettiklerimin bir ölüme, bir ömre, bir damlacık hayata bedel olduğunu..(Susuyorum…)
Yıllardır susuyorum…
Rotasını kaybetmiş bir gemiyim şimdi.
Limandan uzak ve herşeye geç kalmış.Yanılmış.(Yazık..)
Gidiyorum, yönümü kestirememiş, çelimsiz bu bedenle, bu denle.
Ve titrek dudaklarımdan fırlayan iki kelime ile.
Elveda Yeditepe….

(Yazar: Sefa DUMAN..)
30 Haziran 2008 Pazartesi Yorum yok
Her ne kadar gunumuzde 12-18 yas araligindaki tifil kizlarimiz tarafindan koyu renk makyaj ve siyah elbiselerle "anne ben gotik oldum" seklinde temsil edildigi gorulse de, aslen 12. Yuzyilda latin sanatina tepki olarak ortaya cikan bir sanat anlayisidir. Edebiyattan muzige, resimden mimariye kadar sanatin her dalinda yer etmistir.
