Mynet | Blog Anasayfa | Email
Favorilerime Ekle | Giriş
 

.::Aşk Ve Gurur::.’un Hikayesi…

6 Temmuz 2008 Pazar | Kategori Edebiyat 1

        

 

Sizlerle paylaşacağım ilk uzun hikayem, kimilerinizin önceden aşina olduğuna inandığım "Aşk ve Gurur" romanına dayanmakta…

Hikayeme başlamadan önce anlatacağım karakterler hakkında biraz bilgi vermek istiyorum… 

 

 

Karakterler:

 

 

Fırat Vural Dağhanlı: Türkiye’nin sayılı zenginlerinden olan Fırat Vural Dağhanlı 26 yaşında. Uzun boylu, heybetli bir yapısı var. Beyaz tenli, kumral, mavi gözlü. Türkiye’nin dört bir yanında arsaları, evleri ve fabrikaları var. Senelik geliri 10 trilyondan fazla. Küçük yaşta annesini kaybetmiş, babasını da 5 sene önce toprağa verince tüm işlerin başına kendisi geçmiş. Gözlerden uzak bir hayatı tercih ettiğinden Şile, Ağva’da, görkemi ister sosyeteye mensup olsun ister sade vatandaş olsun, tüm dillerde dolanan bir malikânede kız kardeşiyle birlikte yaşıyor. Ancak iş dolayısıyla sık sık seyahat ettiğinden evinde pek durduğu yok. Çok yardımsever, merhametli ve dürüst biri olmasına rağmen oldukça kibirli, ciddi ve insanlara karşı mesafeli oluşu, insanlar arasında yanlış ve kötü tanınmasına neden oluyor, ancak o bu durumdan şikâyetçi olamayacak kadar gururlu…

 

 

 

Elif Bennurlu : Çok zengin olmamakla birlikte hali vakti yerinde bir ailenin kızı olan Elif 19 yaşında. Orta boylu, buğday tenli, kumral ve ela gözlü. Elif, beş kız kardeşten ikincisi. Boğaziçi Üniversitesi İngiliz Dili ve Edebiyatı bölümü ikinci sınıf öğrencisi. Kız kardeşlerinin aksine erkeklerle gezip tozmaktan, o eğlenceden bu eğlenceye koşuşturmaktan pek hoşlanmıyor. Zamanının büyük bir çoğunluğunu uzun gezintiler yapıp temiz hava alarak ve kitap okuyarak geçiriyor. İflah olmaz bir romantik olduğundan okumaktan en çok zevk aldığı ve okuyuş sayısını kendisi bile unutacak kadar çok okuduğu kitap; “Aşkta Gurur Olmaz”. Bir gün karşısına, kitabın esas erkeği olan Mr Welling gibi birinin çıkmasını ümit ediyor. Ancak, bu derece romantik olması yine de onu kardeşleri arasında en aklı başında ve en olgun olanı yapmaktan alıkoyamıyor.

 

 

 

Can Büyükşahin: Türkiye’nin bir diğer zenginlerinden olan Can Büyükşahin 25 yaşında. Fırat Vural Dağhanlı’nın en yakın arkadaşı. Uzun boylu, beyaz tenli, yeşil gözlü ve kızıl renge çalan saçlara sahip. Fırat Vural Dağhanlı kadar olmasa da hatırı sayılır miktarda ev, arsa ve fabrikası var. Senelik geliri 5–6 trilyon arası değişiyor. Tıpkı en yakın arkadaşı gibi küçük yaşta annesini ardından da babasını kaybetmiş. Biri kendinden küçük iki kız kardeşi var. Bekâr olanıyla beraber İstanbul’un lüks semtlerinden birinde üç katlı bir villada yaşıyor. Çok yumuşak, uysal bir mizaca sahip. Öte yandan oldukça da neşeli ve insanları sorgusuz sualsiz sevebilme yeteneği var. Ayrıca en yakın arkadaşına sonsuz güven besler ve düşüncelerine kendi düşüncelerinden daha çok önem verir.

 

 

 

Ceren Bennurlu: Bennurlu ailesinin en büyük kızı Ceren 23 yaşında. Orta boylu, beyaz tenli, sarışın ve mavi gözlü. İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezunu. Ancak avukatlık, karakteriyle o kadar uyuşmayan bir meslek ki bu yüzden mesleğini icra edemiyor ve zaten mali açıdan Ceren’in kazanacağı paraya da ihtiyaç duymayan ailesi onun çalışmasına da gerek görmediğinden genellikle evde annesine yardımcı oluyor, arta kalan zamanlarda da kız kardeşleriyle eğlencelere katılıyor. Herkeste iyi bir yan bulmak gibi bir eğilimi var ve oldukça temiz kalpli. Ayrıca, kız kardeşler arasında Elif’ten sonra en aklı başında olanı. Elif kadar gezip tozmaya karşı olmasa da o da bu tür şeylerden pek haz etmiyor. Aralarındaki yaş farkına rağmen Elif’le çok iyi anlaşıyorlar ve en gizli sırlarını yalnızca birbirleriyle paylaşıyorlar.

 

 

 

Cemil Bennurlu : Bennurlu ailesinin reisi Cemil Bey 55 yaşında. Uzun boylu, yapılı, kır saçlı, mavi gözlü biri. Gençliğinde oldukça hovarda olan, kadınlarla gününü gün eden ve sorumsuz biri olan Cemil Bey, bu hatasının bedelini bir ömür boyu ödeyecek bir şey yaparak şimdiki karısıyla evlenmiş. Geçkin gönüllü biri olduğundan da evlendikten birkaç zaman sonra, özellikle de karısının albenili görünüşünün altından yatan kötü karakterinden dolayı karısına olan ilgisini kaybetmiş. Şimdi ise gençliğinde yaptıklarından çok pişman olmasına rağmen içinde hala biraz sorumsuz bir yan taşımakta. Genelde karısına karşı iyi ve sabırlı davranmaya çalışıyor ancak onu çoğunlukla duymazlıktan geliyor ya da söylediği şeylere gülüp geçiyor. Kızları arasında en çok Elif’i sever ve boş vakitlerini Polonezköydeki evlerinin hemen yanındaki çiftlikleriyle uğraşarak geçirir.

 

 

 

Kerime Bennurlu : Bennurlu ailesinin annesi Kerime Hanım 48 yaşında. Kısa boylu, kumral, ela gözlü. Gençliğinde kocası kadar hovarda, aklı beş karış havada ve erkeklerden başka bir şey düşünmeyen bir kızdı. Kocasına ilk görüşte âşık olmuştu ama şimdilerde, evliliğin alışkanlığa dönüşmüş olmasından dolayı ona karşı sadece saygı hissi besliyor. Oldukça yaygaracı, en ufak bir olayı dahi kocaman bir sorun yapan, sürekli her şeyden şikâyet eden ve kızlarını bir an önce evlendirmekten başka bir şey düşünmeyen bir kadın. Kızları arasında en çok, en güzelleri olduğunu düşündüğü Ceren’i seviyor.

 

 

 

Merve Bennurlu: Evin üçüncü en büyük kızı. 18 yaşında, orta boylu, kumral, kahverengi gözlü. Ablaları ve küçük kardeşleri kadar güzel olmadığı için küçük yaştan beri kendini dış dünyadan soyutlamış ve eğitime adamıştır. Odasından pek çıkmaz ve sürekli çalışır. Çok zeki olmasa da çok çalışması ona İstanbul Üniversitesi İşletme Bölümünün kapılarını açmıştır. Kız kardeşleriyle nadiren konuşur. Konuşunca da genellikle onlara yararlı bilgiler aktarmaya çalışır. Kız kardeşleri arasında en aklı başında olduğuna inandığından dolayı en çok Elif’i sever.

 

 

 

Kiraz Bennurlu : Evin dördüncü büyük kızı olan Kiraz 17 yaşında, kısa boylu, kumral ve ela gözlü. Lise son sınıfta, üniversite sınavlarına hazırlanıyor ama kazanamayacağı şimdiden kesin gibi. Kardeşleri arasında kendi karakterine en uygun olan küçük kız kardeşiyle çok yakın olan Kiraz, uçarı karakterli deli dolu biri. Fakat bu uçarılığı onu farkında olmasa da biraz saf ve budala yapmakta. Ayrıca annesinin erkekler hakkındaki öğütlerini küçük kız kardeşinden sonra en çok dinleyen kişi olarak gezip dolaşmayı, erkeklerle flört etmeyi çok sever.

 

 

 

Lal Bennurlu : Beş kız kardeşin en küçüğü olan Lal 15 yaşında. Kısa boylu, kumral, kahverengi gözlü. Lise 1. sınıfta. Belki de en küçük olmasının ve annesinin dört kız yetiştirdikten sonra 5. ile fazla uğraşmaya gönüllü olmayışının nedeniyle kız kardeşlerinin hepsinden daha saf ve budala. En iyi dostu ablası Kiraz’dır. Ancak gezip tozma hevesi ve erkeklere olan düşkünlüğü neredeyse Kiraz’ı aratır cinstendir. En büyük hayali yirmisine girmeden bir koca bulmak ve evlenmektir.

 

 

 

Şeyma Locacı : Elif’in en yakın arkadaşı olan Şeyma 26 yaşında, kısa boylu, esmer ve kahverengi gözlüdür. Kendinden başka iki erkek ve iki kız kardeşi vardır. Ailesinin mali durumu Eliflerinki kadar iyi değildir, bu yüzden ailesine daha fazla yük olmamak için bir an önce evlenmek istese de karakteri kadar hoş olmayan yüzü buna engel olmaktadır. Elif’i çok sever ve evlerinin yakın oluşu nedeniyle hemen hemen her gün görüşürler. Elif gittiği her yere Şeyma’yı da beraberinde götürür.

 

 

 

Burak Varol : Fırat Vural Dağhanlı ile aynı evde beraber büyümüş olmalarına rağmen şimdi onun düşmanı olan Burak Varol 25 yaşında. Uzun boylu, sarışın, mavi gözlü, oldukça yakışıklı biri. Deniz Harp Akademisi Mezunu bir teğmen.

 

 

 

Canan Büyükşahin : Can Büyükşahin’in bekar, küçük kız kardeşi. 24 yaşında, fiziksel özellikleri ağabeyine çok benziyor ancak karakter olarak tamamen zıtlar. Canan Büyükşahin, ağabeyinin aksine kendi sosyal düzeyinden olmadıkça insanlara tepeden bakma, küçük görme ve alay etme gibi özelliklere sahip. Bunun yanı sıra ağabeyinin en yakın arkadaşı olan Fırat Vural Dağhanlı’ya karakterinden dolayı hayran ve de aşık.

 

 

 

Gizem Dağhanlı : Fırat Vural Dağhanlı’nın biricik kız kardeşi. 16 yaşında, uzun boylu, sarışın ve kahverengi gözlü. Ağabeyine son derece hayran ve ona karşı büyük bir sevgi besliyor. Tabi bu sevgide ağabeyinin ona annesinin yokluğunu hissettirmemek için yaptığı fedakarlıklar ve gösterdiği sevginin payı çok büyük. Sessiz, utangaç ve içine kapanık bir kız. Ağabeyinin korumacı tavrı yüzünden küçük yaştan beri pek dışarı çıkmadığından vaktinin çoğunu evde geçiriyor. Yapmaktan en çok zevk aldığı şey ise piyano çalmak.

 

 

 

YAN KARAKTERLER: Nermin Locacı, Mahir Locacı, Selim Locacı, Demir Uzel, Meriç Bayer, Müge Akça

 

 

Şimdiden hikayemi beğenmeniz dileğiyle…

Roman Tadında Öyküler…

6 Temmuz 2008 Pazar | Kategori Edebiyat 2

Herkese merhabalar…

 

Blogumda daha önceden yazdığım hikaye, roman ve senaryo tarzındaki yazılarımı sizlerle paylaşacağım. İlk hikayemle çok yakında karşınızdayım. Umarım beğenir ve yorumlarınızı eksik etmezsiniz.

 

Lily

dsadas