Hani bir pazar günü aramıştın beni

Hazırlan seni gezmeye götürüyorum diye

Bütün gün dolaşmıştık

Gün bitmek üzereyken

Deniz kenarına gitmiştik

Elimizde iki tane simit

Kayaların üstüne oturmuş,martıları besliyorduk

Bir taraftan da güneşin batışını seyrediyorduk

Bir an sana bakarken

Gözlerinde kalakaldım

Hadi dedim kendime,söyle artık

Söyle ve kurtul bu acıdan

Tam söyleyecekken sen benden önce davrandın

Canım,dostum dedin

Hani sizin yanınıza gelen uzun saçlı,esmer kız var ya

Onunla beni tanıştırır mısın dedin

Bir an yutkundum

Nefes alamadığımı zannettim

İki dudağımın arasından tamam dediğimi sonra fark ettim

Sen ne söyleyecektin dedin

Şurdaki kuşlara bak diyecektim diye birşeyler mırıldandım

Sonraki pazar sizi tanıştırdım

Şimdi berabersiniz ve sen çok mutlusun

Bütün duygularını benimle paylaşıyordun

Bense seni dinlemekle yetiniyordum

Çok geçmeden evlilik kararı aldınız

Bugün düğününüz  var

Ve ben seni uzaktan bir dost olarak seyredeceğim

Şahidin olmamı da istemiştin

Ve ilk kez bir teklifini geri çeviriyordum

Nikah memuru sorularını sormaya başladı

Ve sen evet dedin

Çıkıp gittim ordan

Seninle o pazar oturduğumuz deniz kenarındaydım

O gün sana söyleyeceklerimi

Bağırmak istiyordum

Ama yine yapamadım

Seni ne çok sevdiğimi

İlk gördüğüm andan beri sevdiğimi

Söyleyemedim yine söyleyemedim

Hep derdin bana artık birisini kabul et hayatına diye

Ben seni sevdikten sonra kimseyi sevemedim ki

Kimseyi bu yüreğe koyamadım

Davette aramışsın beni

Canım dostum nerde diye

Canın dostun suskun

Suskun kalmış olduğu yerde

Suskunluğuyla gömüldüğü yerde