Suskunluktur Senin Adin
Sokaklar kalabaliklarla dolup tasarken, kuslar sürüler halinde uçup giderken susmaktir, kendi içinde bogulmaktir çogu zaman.
Çirpinan kanatlarin arasinda kendini bambaska bir dünyada bulmaktir.
Kulaklarinda bir sürü ses yankilanip dururken, birileri sana hep bir seyler anlatmaya çabalarken, sessiz kalmaktir.
Hatiralar bir film seridi gibi geçip giderken gözlerinin önünden, resimler inadina ayakta durmaya çalisirken karsinda, aglamaya direnmektir.
Elindeki bir fincan çayi yudumlarken, birdenbire bogazina bir seylerin dügümlenmesidir.
Gizli bir haykiristir suskunluk.
Ve suskunluktur senin adin.
Bir seyler akip giderken kendi yolunda, zamanin hizina yetisememektir.
Insanlar dogar, büyür ve ölürlerken, senin hep ölmendir, hiç dogmamandir.
Kopamamandir yerlestigin bosluktan.
Uzaklasamamandir içinde kök salan o yüzyillik çinardan.
Aydinliga çikamaman, gölgelerde bir gölge çiçegi gibi açmandir.
Dertler paylasildikça azalirken, senin çogalmandir dertlerin en koyusunda, en dayanilmazinda, en çözülmezinde.
Ülkelerin en uzagina dogru yelken açmandir bir seher vakti, yaklasan firtinanin büyüklügüne aldirmadan.
Uzaklarin büyüsüne kapilmandir.
Kuslarin çigliklarina karismandir.
Sarmasik misali içindeki agaca tutunmandir.
Kendinden siyrilamamandir suskunluk.
Ve suskunluktur senin adin.
Kis biter, bahar gelir ve baslar yine nisan yagmurlari.
Nisan yagmurlari acitir insanin canini.
Koparir bir çiçegi dalindan bir rüzgar, savurur zalim ayaklar altina ya da elden ele dolasir umutsuzca.
Yorgun ayaklar gezinir caddelerde.
Bikkin çiçekler satilir çiçekçilerde.
Ölü bir kente dönüsür yasadigimiz sehirler, yollar alir basini gider.
Sevgi, karaborsaya düser.
Sevgi, meze olur meyhane masalarinda.
Sevgi lekelenir, yalnizliklar düser bizim payimiza.
Yalnizliklar serilir geceleri üstümüze, basimizi yalnizliklara koyariz, sabahlari yalnizliklara uyaniriz.
Yalnizliklara uyanmaktir suskunluk.
Ve suskunluktur senin adin.
Seni sana anlatamamaktir suskunluk.
Dilinin ucuna gelen sözleri telasla kovmak, gözlerine bir çocuk ürkekligiyle bakakalmaktir.
Yanindayken kalbinin delice atmasina engel olamamaktir.
Sana dogru bir adim atmak ya da senden bir adim uzaklasmak, böyle sefilcesine gelgitler yasamaktir suskunluk.
Kendinle basbasa kaldiginda söyleyemedigin seylerin pismanligini yasamaktir.
Kendine kizmaktir kimi zaman, kendine karsi savas açmaktir.
Kendinle girdigin savastan yenilgiyle ayrilmaktir.
Sonra baktigim her yerde seni görmek, birilerine benzetmektir.
Seni düsünmektir suskunluk, içten içe sevmektir seni.
Ve suskunluktur senin adin…

Ne diyebilirim’ki.
Sorular ve cevaplar zaten içinde
Bana düşen bu güzel ifadeleri sadece
Taktir etmektir.
Dilerim çok mutlu olursun.
Hoşçakal.