Mynet | Blog Anasayfa | Email
Favorilerime Ekle | Giriş

Uzagına Düştüm

Hic Bir Harfi Sensiz Bir CümLeye Kurban Etmedim…!

Kara çalınmış günler ertesinde, ellerinde güneşlerle gelen yar!
Huzuru içirdiğin yüreğim şimdi hüznü içiyor ellerinden, bilesin!
Yüreğine kanatlanan yüreğin kanadı kırıldı, kanıyor.
Göğe uçurduğum umutlarım vuruldu bir bir
Hüzün ki, yokluğuna katık ettiğim,
Yine dolandı eteğime, peşimi bırakmıyor.

Adının her harfini gözyaşıma çizdim ve titrek bir yürekle yokluğuna ektim
Sen avazın çıktığı kadar susarken ben taze çığlıklar yeşerttim sana!
Nefes nefes acıyı yonttum adınla,
Yokluğuna buladım ellerimi,
Yüzüme bölük pörçük diktiğim yamalı gülüşlerdeyim şimdi.

Ah yar!
Ah! yoluna can diye diye benden geçtiğim,
Ah suskuların şahı,
Bir çözebilsem boynuma doladığın sessizliğin düğümünü
Bir yudum harf düşse, hisseme alfabenden
Yalın ayak çıktığım yokuşlarında düşmeden bir yürüyebilsem.

Öyle bir acı ki bu! nasıl anlatılır bilmem
Kırsan kırılmaz, büksen bükülmez
Ateşler yakmaz, sular söndürmez!

Söylesene yar!
Hasretini adımlasam kaç adımda biter?
Özlemin kaç nefestir saysam?
Bilemezsin ki
Akla sığdıramazsın bu denklemi
Nasıl anlatayım ki daha hal-i pür-melâlimi…

Sen yine sükutu giyin yar!
Dilersen hiç konuşma.
Ben kelamlarımı çürüttüm yolunda.
Çarpsada bir tokat gibi yüzüme, her harfi yoluna heceledim.
Ve bilesin üstüne aşkı giydirdiğim,
Söz verdim ben bu yüreğe,
Hiçbir harfi sensiz bir cümleye kurban etmedim!

SuskunLuktur Senin Adin…

Suskunluktur Senin Adin
Sokaklar kalabaliklarla dolup tasarken, kuslar sürüler halinde uçup giderken susmaktir, kendi içinde bogulmaktir çogu zaman.
Çirpinan kanatlarin arasinda kendini bambaska bir dünyada bulmaktir.
Kulaklarinda bir sürü ses yankilanip dururken, birileri sana hep bir seyler anlatmaya çabalarken, sessiz kalmaktir.
Hatiralar bir film seridi gibi geçip giderken gözlerinin önünden, resimler inadina ayakta durmaya çalisirken karsinda, aglamaya direnmektir.
Elindeki bir fincan çayi yudumlarken, birdenbire bogazina bir seylerin dügümlenmesidir.
Gizli bir haykiristir suskunluk.
Ve suskunluktur senin adin.

Bir seyler akip giderken kendi yolunda, zamanin hizina yetisememektir.
Insanlar dogar, büyür ve ölürlerken, senin hep ölmendir, hiç dogmamandir.
Kopamamandir yerlestigin bosluktan.
Uzaklasamamandir içinde kök salan o yüzyillik çinardan.
Aydinliga çikamaman, gölgelerde bir gölge çiçegi gibi açmandir.
Dertler paylasildikça azalirken, senin çogalmandir dertlerin en koyusunda, en dayanilmazinda, en çözülmezinde.
Ülkelerin en uzagina dogru yelken açmandir  bir seher vakti, yaklasan firtinanin büyüklügüne aldirmadan.
Uzaklarin büyüsüne kapilmandir.
Kuslarin çigliklarina karismandir.
Sarmasik misali içindeki agaca tutunmandir.
Kendinden siyrilamamandir suskunluk.
Ve suskunluktur senin adin.

 
Kis biter, bahar gelir ve baslar yine nisan yagmurlari.
Nisan yagmurlari acitir insanin canini.
Koparir bir çiçegi  dalindan bir rüzgar, savurur zalim ayaklar altina ya da elden ele dolasir umutsuzca.
Yorgun ayaklar gezinir caddelerde.
Bikkin çiçekler satilir çiçekçilerde.
Ölü bir kente dönüsür yasadigimiz sehirler, yollar alir basini gider.
Sevgi, karaborsaya düser.
Sevgi, meze olur meyhane masalarinda.
Sevgi lekelenir, yalnizliklar düser bizim payimiza.
Yalnizliklar serilir geceleri üstümüze, basimizi yalnizliklara koyariz, sabahlari yalnizliklara uyaniriz.
Yalnizliklara uyanmaktir suskunluk.
Ve suskunluktur senin adin.

 
Seni sana anlatamamaktir suskunluk.
Dilinin ucuna gelen sözleri telasla kovmak, gözlerine bir çocuk ürkekligiyle bakakalmaktir.
Yanindayken kalbinin delice atmasina engel olamamaktir.
Sana dogru bir adim atmak ya da senden bir adim uzaklasmak, böyle sefilcesine gelgitler yasamaktir suskunluk.
Kendinle basbasa kaldiginda söyleyemedigin seylerin pismanligini yasamaktir.
Kendine kizmaktir kimi zaman, kendine karsi savas açmaktir.
Kendinle girdigin savastan yenilgiyle ayrilmaktir.
Sonra baktigim her yerde seni görmek, birilerine benzetmektir.
Seni düsünmektir suskunluk, içten içe sevmektir seni.
Ve suskunluktur senin adin…

İlk Ve Son Aşkım…

 

 

Yine oturdum cam kenarına ağlatıyorum içimdeki seni
Bendende büyük olan aşkımı kanatıyorum bu gece
Kim bilir şimdi hangi eldesin,kimde o benim sevdiğim gözlerin
Bir şeylerin bittiğini sanırdım hep ama bitmeyen tükenmeyen bir şey varmış hayatta
Oda aşkın sonsuz gücü
Sen benim aşkımın sonsuz gücüydün her zaman, öylede kaldın
Başka gözlere baksada gözüm; seni görürüm onların göz bebeklerinde
Başka dudaklara değsede dudaklarım seni yaşarım o tende
Bilirim gidenler geri gelmez derler
Sende geri gelmeyen gidenlerdensin
Zaten ne dönüşünü bekledim bu sensiz gecelerde; ne de umutlanır bekler oldu artık harabe kalbim

Unut gitsin..

Hayat bize hiç umut vermedi.Kandırmayı denemedi bile..Farkındaydım içindeki hiçliğimizin.

Bu kadar yakınken bu kadar uzak olmak yakıyor canımı.Bana kızıyorsun sana gel demediğim için.Bilsen gelmeni en çok ben istiyorum ama çaresizliğimdendir sana hiç gel diyememem.Bir de gelemeyeceğini bildiğimden.

 

 

Biz şanssısız sevgili.Evet kötü ama bu böyle.Kaderimize küsme şansımız bile yok.
Sana sevgili diyebilme hakkım bile yok.Ne acı!

 

Şimdi odandasındır.Gözlerin tavanda.Beni düşünüyorsun biliyorum.İnan hissediyorum.Sana bu son dedim.Sen inandın ama ben daha kendimi kandıramadım.Sana ihtiyacım var.Gel diyemiyorum.Gelemezsin biliyorum.Gelirsen ya..

 

Gelirsen de ben korkarım.Daha çok acır içim.Şimdi ne olur uyu.Hissediyorum beni düşündüğünü.Gözlerini kapattın ve beni çağırdın şimdi sen de..

 

Gelemem.Gelsem seni bulamam.Bulsam eskisi gibi sevemem…

Bir bıçak bu aşk iki taraflı.Her nefes alışta biraz daha acıtan.Bir adım daha geri atarsam hasretten,bir adım ileri gidersem imkansızlıktan öleceğim.

Bir sevgi borçlusun bana hayat…

Ertelenmiş bir sevgi borçlusun bana hayat, sımsıcak kavuşmalar borçlusun..
Hiçbirzaman karşı çıkmadım sana.
Yürekleri sararmış insanların içinde yaşadığım acılar var, ve onlar kadar varoldum.
Yaşayamadığım acılarıda yaşatacaksın biliyorum zamanı geldiğinde, ama yinede yalnızlığımla yaşıyorum seni..

İşte senin farkında olmadan yarattığın eserim ben.
Karşındayım.
Desem ki terk edip gidiyorum sendeki yaşanmışlıkları, umursarmısın acaba…??

Zaten hep itilmiş duyguların gölgesinde yaşanıyor aşk acısı.
İnsan önce beyninde seviyor, önce beyninde haykırıyor sevgi sözcüklerini, sonra, sonrası yok.
Hep içinde tutuyor bir ömür boyu…

Anlasana ertelenmiş bir sevgi borçlusun bana hayat.
Denizi mavi olarak görmüştüm ilk kez, bulutları ise beyaz olarak hatırlıyorum hala.
Öptüğüm ilk kişi kayıtlardan silindi, utanarak dokunduğum ilk el ise hala kayıp.
Sorgulayamadığım sadece çocukluğum kaldı, birde masumca seven yüreğim ve gecenin karanlığı kaldı ellerimin arasında.
Diğer tüm değerler ise kayıp gitti ellerimin arasından..
Şimdi ise hiçbirşeyim yok…

Bana inat tüm yaşattıkların hep şahitsiz, hep soğuk, hep buruk gülüşmelerde kaldı.
Tüm geçmişime inat, tüm bu satırlara inat, sakın unuttum sanma..

Ertelenmiş bir sevgi borçlusun bana hayat, sadece bir yudum sevgi…??

Hersey sende qizli..

Yerin seni cektigi kadar agirsin
Kanatlarin cirpindigi kadar hafif..
Kalbinin attigi kadar canlisin
Gozlerinin uzagi gordugu kadar genc…
Sevdiklerin kadar iyisin
Nefret ettiklerin kadar kotu..
Ne renk olursa olsun kasin gozun
Karsindakinin gordugudur rengin..
Yasadiklarini kar sayma:
Yasadigin kadar yakinsin sonuna;
Ne kadar yasarsan yasa,
Sevdigin kadardir omrun..
Gulebildigin kadar mutlusun
Uzulme bil ki agladigin kadar guleceksin
Sakin bitti sanma her seyi,sevdigin kadar
sevileceksin.
Gunesin dogusundadir doganin sana verdigi deger
ve karsindakine deger verdigin kadar insansin
Bir gun yalan soyleyeceksen eger
Birak karsindaki sana guvendigi kadar inansin.
Ay isigindadir sevgiliye duyulan hasret
ve sevgiline hasret kaldigin kadar ona yakinsin
Unutma yagmurun yagdigi kadar islaksin
Günesin seni isittigi kadar sicak.
Kendini yalniz hissetigin kadar yalnizsin
ve guclu hissettigin kadar guclu.
Kendini guzel hissettigin kadar guzelsin.. iste budur
hayat!
Iste budur yasamak bunu hatirladigin kadar yasarsin
Bunu unuttugunda aldigin her nefes kadar usursun
ve karsindakini unuttugun kadar cabuk unutulursun
Cicek sulandigikadar guzeldir
Kuslar otebildigi kadar sevimli
Bebek agladigi kadar bebektir
ve herseyi ögrendigin kadar bilirsin bunu da ogren,
SEVDIGIN KADAR SEVILIRSIN

CAN YUCEL

” GiT ” dedim ” ME ” yi ekLeyemedim !!!

Gitmelisin…
Yüzünü bir daha dönmeden gitmelisin…

Ardına ve arkanda bıraktığın bana bir daha dönmemek üzere gitmelisin….

Bu güne kadar seni görmediğim bir gün olmamıştı… Her gördüğüm an daha çok özlüyordum seni… her gördüğümde içime biraz daha işliyordun… sensiz nefes alamayacağımı düşünüyordum… görüşemediğimiz iş saatlerimizde sesinle avunuyordum.. sesinle dolduruyordum içimde ki boşluğunu… sesin kulağımda, varlığın içimdeydi…

Bir günü bir güne ekliyordum… Aşka aşık olmaktan vazgeçmiş, direkt sana aşık olmuştum… seni bir bütün olarak sevmeyi öğrenmiştim… içimde ki senden farklı yönlerini gördüğümde şaşırıyor ama hiçbir zaman vazgeçmiyordum seni sevmekten… artık sevgi ötesi bir durumdu varlığımda ki varlığın…

Ben, ben olmaktan çıkmıştım…

Ben, sen olarak yaşamaya başlamıştım…

Bir beklenti taşımıyordum sana karşı…

Bu güne kadar hep yalnızdım… yalnızlığıma dokunulmasını, kanımda dolaşan özgürlüğümün kısıtlanmasını düşünemezdim… Fakat, yanımda olan senle yalnızlığım dağılmaya başlamıştı… çevreme ördüğüm duvar gittikçe yıkılıyordu… Korkmam gerekirdi ama keyif alıyordum… Yeni bir ben buluyordum karşımda…

Bir beklenti istemediğini fark ettiğim anda şaşkına döndüm… Korkmuştun… Kaçmak istiyordun… Yaşantında gittikçe şekillenen ve gittikçe sevdiğin benden korkmuştun… Beni daha fazla sevmekten korkmuştun… Benim sevgimin sorumluluğunu taşımaktan korkmuştun… Beni taşıyamamaktan korkmuştun…

Aramıza bir mesafe girdi, korkularımızın açığa çıkmasıyla…

Artık görüşmez olmuştuk… Kavgalarımız çıkmaya başladı… Beraber yapamıyorduk ama ayrı iken hiç olmuyordu… Bir müddet ayrı kalmak istiyorduk… Canhıraş yürek bağırtıları ile teslim oluyorduk tekrar birbirimize…

Sevgi yüreğimde, sensizliğe teslim olmuştum…

Beklediğim seni, sana teslim etme zamanı idi…

Yüreğimde ki acıya rağmen sana seslendim…

" GİT " , dedim…

susma hakkını kullandığını söyledin…

ancak, alamıyordum sevgiyi… veremiyordum sevgimi…

sevgimiz donmuş ve kalıp şeklinde bekler gibiydi…

ve biz yenilmiştik…

" GİT " , dedim…

Kanayan yüreğimde ki yara daha da açıldı…

" GİT " , dedim…

gitmeni hiç istemedim…

gitmeyi hiç istemedim…

" GİT ", dedim…

" ME " yi ekleyemedim…

GİT….. ME

Yarım kalan…

öksüz kalır önce,

kalpler de ince bir sızı.

ne terkedilen vardır,nede terkeden..

bir sürü acaba ile arkasını dönüp,

giden iki kişiden ibarettir,her şey.

onlar yarım bıraktıkları aşkın,

soru cevapları ile yaşayacaklar.

uzun geceler ,mevsimler geçecek.

sevişmeleri de olacak elbet başka kollarda…

ne çok sözleri vardı ,bir birlerine,

bazen hatırlayacaklar..

kimini gözyaşı, kimini

acı bir tebessüm ile yolcu edecekler.

yarım kalmışlardı çünkü,

bir isim koyamamışlardı ayrılıklarına..

belki çok duydukları yaşam hikayelerinin,

birer kahramanı olmuşlardı.

sezsiz sedasız yolculuklarına devam ediyorlardı.

kötüydü böylesi,

gidilesi bir çok yer ,

gidilesi bir çok şehir,

yasaklıydı artık ikisine de..

ne çok şey vardı oralarda yüzleşmekten ,

kaçtıkları…

yeni yüzler ,yeni gözler ,yeni yerler…

ve geri de öksüz kalmış yarım bir aşkın izleri……..

VARLIĞININ CANI CEHENNEME, YOKLUĞUNU ALMA BARİ

Bu gece yokluğunun dökümünü yapıyorum.Aylar önce sensizliğe yazdım şiiri okudum,birde dün gece yazdığımı…Hiçbir fark yok…Neden azalmıyorsun bende?Neden gidişin dün gibi?
Neden sana yazdığım her yazı, hep aynı yerde tıkanıyor?Ben bugune kadar kimseyi yokluğunda bu kadar önemsemedim.Kimseyi yokluğunda bu kadar özlemedim….Ve şuna emin ol,hiç kimse yok’ ken bu kadar sevilmedi.
Benim karşıma ”aşk”diye bu sonucu çıkaran,yarım kalmışlıktan başka değil, bunun farkındayım.Ama iyi ama kötü bitmeli her hikaye ! Sen bitmedin..Bitmeyensin…Ayrıluğın adını koyamadık sevgilim…İşte bu yüzden kopamadık birbirimizden bir türlü…Ben yarım kalan ve adı konmayan hiçbirşeyi unutmam, unutamam.İçimde sızısı kalır.Ya herşey yaşanacağı yere kadar yaşanıp sona ermeli yada ayrılık söz konusu olduğunda bir daha kimsenin çıtı çıkmamalı…
Biz bunu başaramadık, ayrılamadık.
Sen yaşanıpta bitseydin eğer hatırıma gelmezdin.Seni bu kadar yazılası yapan,yarım kalmışlığındır.O gecenin sabahında, ayrılığın aklına nerden geldiğini biliyorum.
Anlamıştın beni soyut’a tutkun olduğumu… O yüzden gittin kimbilir. Sevilmek için, güzel hatırlanmak için kayıplara karışmayı tercih ettin.Haklıydın belkide. Olağan hiçbirşeyi sevemedim ben hayatım boyunca…Herkesin, her an yaşadığı hiçbirşeyi benimsemedim.Ben yaşadığım hiçbir aşkı hayatın akışına bırakmadım.Bunu yapanlar herzaman kaybeder.Zaman denilen kavram, düşmanıdır aşkın…
Eğer ortada aşk denen birşey varsa, ne yapıp edip zamanı durdurmalı…Biz bunu başaramadık…Oysa bu o kadar zor bişey değildi sevgili…Farklı bir dokunuş, ağızdan çıkan ve bugune kadar kullanılmamış bir söz yeterdi zamanı durdurmaya..Ben, aşktan söz açıldığında zamanı durduramayan kimseyi sevmedim. Ondandır belkide varlığında sevemedğim insanları, yokluğunda düşlemek…Belkide ondandır yanındayken, yüreğinin gurbetine düştüğüm sevgiliyi, sılasında özlemek…
Yokluğunda hiçte adil değil…Beni yok ediyor seni var ediyor sevdiğim…Evet seviyorum seni, varlığına rağmen…
Üç mevsim değişti bu şehirde, ama ben varlığınla yokluğunun tezatını çözemedim.Artık seni yaşamak istemiyorum.!!!

Öyle bir sen yarattımki sen yokken , yaşanıldığı an yitirir anlamını…Sen yokken yarattığım sen, yasakladı sana dokunmamı. Sana düşman bir sen var içimde…Seni senle savaştırıyorum, olan bana oluyor.
Tam olarak hatırlamıyorum ama uzun zaman önce bir yerden duymuştum bu sözü ”HANİ RUHLARIMIZ ÖPÜŞÜR YA ? BAŞKASINDAYKEN DUDAKLARIMIZ” şu  an varlığınla yokluğunun tezatını bu şekilde tanımlıyorum.Seni senle savaştırırken mağlup olan yüreğime…Bir kaç ay geçtikten sonra, daha anlaşılır bir tanım bulabilirim elbet ama şimdi gerçek olan bu, ”RUHLARIMIZ ÖPÜŞÜYOR SEVGİLİM”

Gidişin beni yaralamadı.Aksine daha sevilir hale geldin.Varlığıındaki seni, yokluğundaki sen kadar sevemezdim..”Keşke sen yanımda olsaydın.Keşke birşeyler yapıpta seninle zamanı durdursaydık” diye hayıflanmıyorum artık…Her ne kadar adı konmasa da bir kopuşun, her ne kadar vazgeçmeyi beceremesem de, ayrılık ihtiyaçtan dı bu hikayede…
Yazık! Son sözü zaman söyleyecek. Yazık! Bu sefer hayatın acımasız akışına bıraktık aşkı…Ben senden kalan ayrılığa yas tutamıyorum adam gibi! Bunu engelleyen senin varlığın. Ben bunca zaman yokluğundaki senle hayatı paylaşsaydım ve böyle bir senle ayrılığı yaşasaydım, hiç bir şiir kolay kolay hayata döndüremezdi beni …

İşte bu kadar güzeldir senin yokluğun…İşte bu kadar ayrılığına üzülmemi engelliyor varlığın …

VARLIĞININ CANI CEHENNEME, YOKLUĞUNU ALMA BARİ…