Mynet | Blog Anasayfa | Email
Favorilerime Ekle | Giriş


Kategori : 'Siyaset'

gazeteler satilmismidir…

20 Mart 2008 Perşembe Yorum yok »

arkadaslarimizdan birisi satilmis gazeteler diyerek yazi yazmislar…. ne bekliyorsunuzki   70 milyon nufusu olup toplam gazetelerin gunluk tirajinin 1 milyonu gecmedigi bir ulkede hangi gazeter satilik degildir….ayrica hangi gazete varki sahibi kurulusundan bugune kadar isletmesine sahiptir. hangi gazete varki sadece  gazete satarak para kazaniyor…. hurriyeti ele alalim. kurucusu simavi ailesi olup zamaninda yunanistan ile neredeyse savas cikartacak kadar etkindi. turkiye de gizli mafya olacak hukumetlere kafa tutacak kadar kuvvetliydiler..sonra aile buyudu parcalandi. satip koselerine cekildiler. simdi satin alanlar ayni sekilde buyuk sanayici isadami vesaire dogan grubuolup hurriyetle yetinmeyip milliyet ve baska bir suru gazeteyi daha satin aldilar. kanal d yi aldilar… gazeteden parami kazaniyorlar saniyorsunuz….tekellesiyorlar….simdi buralarda yazi yazanlara bakalim..gazetecilik cok zor bir istir,.. nedeni ise isten atildiginizda ha diyince is bulamazsiniz ayni bankacilik gibi… iyi bir standartta ve populer bir ortamda yasarken birgun kapinin onunde kalirsaniz kimse selam bile vermez….ozaman ozgurce yazi yazmaniz olasimidir….ister istemez bazi tavsiyelere kulak verip okuyucunuza verdiginiz mesajlar biraz tarafli olacaktir.tabiki bu sorunlar sadece siyasikose yazarlarini kapsamaktadir.sari magazinlerde kimin etegi acikmis , kim nerede ne yemis, kim kiminleymisi yazanlarin boyle bir sikintisi yoktur. onlar her devrin erleri olup yerlerini kolay kolay yitirmezler.. tabi bunlarinda bazen diger yazarlara ve diger gazete patronlarina cicek attiklari zaman riske girmeleri olasidir.. ornegin sabah yazarlarindan hincal uluc kosesinde pek cok kez digerlerine satasir.. ama nedence yeri saglamdir. kimsede pek didismek istemez ulucla  hatta birgun kendini ihbar edip sabah yonetimine bile kafa tutmustuda genede kimse sesini cikarmadi.. aslinda bos bir yazar degil bulundugu kosenin hakkini veriyor. tabi bir okuyucu kitleside varki tutuyorlar… yoksa bir dakika beslemezler…verdigim ornekleri cogaltabiliriz ama birbirlerinden farki yoktur bu gazetelerin . ibrahim muteferrika dan buyana gazetelerin esas amacinin halka  guncel olaylarin bilgisini ulastirmak icin tarafsiz, ozgur,ve duzgun yayin olup gazete satislarinin giderlere yetmemesi durumunda reklamlarla  butcenin dengelenmesi gundeme gelmektedir. ama neyazikki bazen gazetelerde reklam arasi haber okuyacak kadar reklam geliri hirsi gozlenmektedir.. ben eskiden eleman alirken adaylara hangi gazeteyi okuduklarini sorardim. sonrada o gazetedeki bas yazarin kim oldugunu, birkac kose yazarinin ismini sorardim. burada amacim egiliminin ne oldugu degil dikkat ve okuma merakini olcmekti. iste gazeteler boyle bir amac icinde kullanilabiliyorlar.. bazen kose yazaelarinin yazilarinda kalemini satan yazarlarla ilgili yazilar okuruz… kalem bu para ediyorsa satacaksiniz. zaten orada bulunanlarin tamami satisa hizmet etmiyormu… neyse saka bir yana ….. ben internetten gazete okumayi sevmiyorum..gonlum hep sabah kahvaltisinda ilk kez benim actigim sayfalarla okumak istedigim gazete arzulamakta ama yurt disinda ancak ne bulursam ne gelirse onu okuyorum..ve bir sloganim var okunmamis gazete yenidir… saygilarimla

bu memlekette kose yazari olmak varmis

19 Mart 2008 Çarşamba 1 Yorum »

 oncelikle mynetcilere tesekkur ediyorum… bu blog denen yerden, guney  sivesiyle, beles bir sekilde yazip cizistiriyoruz… hem desarj oluyor hemde fikir teatisinde bulunuyoruz arkadaslarla……. memlekette okadar cok mevzu varki yaz yaz bitmiyor… insanin horgucunden bile yemesi coz konusu degil… bu horguc deyimini. bir roportajinda   levet kirca dan duymustum…  demistiki,, bir sanatci her hafta program yapar surekli ayni seyleri oynarsa,, bir muddet horgucunden yer. sonra basasagi gider… iste oyle horguctekilere bile gerek kalmiyor… oguz aral a sormuslar karikatur icin malzeme bulmakta zorlanmiyormusunuz,,,,bu ulkede bu siyasiler oldugu muddetce malzeme sikintisi cekmem demis…. bizimde oyle galiba oyle genis bir yelpaze varki nakarata gerek bile yok.. yani boyle bir devirde kose yazari olmak varmis…. yaz yazabildigin kadar hem guzelde bir titrin oluyor ne is yapiyorsun…. yazarim… kimse sormaz ne yazdigini… oyle ya yazarsin oyleyse cok akilli bir adamsin… yaz bakalim… ben gencligimde hem cumhuriyet., hem tercuman hemdediger gunluk gazeteleri okurdum. cumhuriyetle tercumani orneklememdeki kasit biri sol digeri sag cerikliydi… birini okuyan digerini okumazdi… ben aksini dusunur her ikisininde yazarlarinin ne yazdigini irdelerdim… tek bir konuya egilip yazmak zor olsa gerek. cunku okonu kendi basina cok uretken olmadigindan birmuddet sonra tekrarlar baslar veya karsi tarafa cicek atmalar baslardi… oysa serbest koselerde bakiyorum kose yazarlarimiz gittikleri lokantalardan., ictikleri meyvesuyuna kadar yazi yazabiliyorlar…tarafsiz bir yazici olarak bazi koselerde yazanlara dokunmak istiyorum ne zamanmi az sonra saygilarimla

nedir bu turk halkinin particilerden cektigi

19 Mart 2008 Çarşamba 1 Yorum »

 siyaset blogun yazilanlari okuyorum. ne guzeldirki halkimiz artik sesini cesitli yontemlerle duyurmaya calisiyor.(benim gibi)  osmanlinin iktidari sona erip tek partili gunlerden cok partili gunlere gecisimizin faturalarini hep halk odedi.. niye bu politikacilar halkin icinden gelmedimi diye dusuneceksiniz… oyle ama her kim o siyaset  ilmine soyunuyor. halk filan kalmiyor… hep hizmet icin variz sloganlariyle ise baslaniyor. birsonraki secimlere kadarhalkin seyircilik rolu politikacilarinartistik yasami suruyor. bir bakiyorsunuz sahnede bir baska artist… hani hep derizya tam turk filmi  iste oyle arabin yalellisi gibi bitmek bilmiyor.. benim ilk gencligimde karaoglan ecevit, sonra coban sulu, sonrabalarisi ozal, enistemizin karisi ablamiz ciller,farkinda olamadigimiz  cok mesut yilmaz,vede irticanin ta gobeginde yetismis kasimpasali tayyip…. hepsininde ortak yanlari hep kurtarici olarak geldiler hepsinin cebinde vatan kurtarmanin formulu vardi… hepsininde cantasinda parti kurmayi,milletvekili,bakan kim olacak listeleri vardi.. hangi aday baskaldirirsa istifasi cantalarindaydi… yani monarsinin demokratikcesi buydu… bu nedenle yaptiklari ve yapamadiklariyle tarihte yargilanmalari hep tek baslarina olmus yanlarinda beraberiz diyecek 2.nci bir adam resmi gurulmemistir.. bu memleketki potansiyeli muhtesem 4 mevsimi birarada yasayan tanrinin ozenerek yarattigi bir kara parcasinda azmi yokluklar  yasadik… eskiden kominizm gelecek diye korkutuyorlardi halki .. simdilerde ataturkculuk elden gidecek diye korkutuyorlar.. bakmayin bunlarin birbirlerini yediklerine . onlar rakip takimlarda olup mac bitislerinde birbirleriyle kadeh tokusturup  vatanin bolusulecek ranti kaldimi kalmadimi tartismalari yaparlar. burada soyle bir benzetme yapalim bizler halk olarak hanciyiz onlar politikaci olarak yolcu…… ama hepsi yatiyorlar yiyip iciyorlar. sonra hesap odemeden kaciyorlar….neolacak boyle bu poltikacilarin hali aslinda kacarken sep harcliklarinida aliyorlar… yedi cetlerine yetiyor bu cep harcliklari …siz hic para sikintisi ceken politikaci yavrusu yavrusunun yavrusu gordunuzmu ben gormedim…..  bu konu uzar gider boyle   saygilarimla

akp kapatilsinmi ile ilgili yorumlar

19 Mart 2008 Çarşamba 2 Yorum »

siyaset kosesinde bu konuyla ilgili pek cok yazi okudum . arkadaslar sagolsun subjektif olarak fikirlerini beyan etmisler…. evet akp nin bu dava ile kapatilmayacagini hepimiz biliyoruz… kapatilsaydi pkk nin partisi bugune kadar kaptilirdi… hos kapatilsa ne olacakki hemen yeni bir parti kurup yatay gecis yapacaklardir.. demokrasimizde boyle bir acik var… neden kapatilma gerekcelerini iyi okumadan yorum yapiyoruz anlamiyorum… amaci ne olursa olsun gerekceleri makul ve yasalari uygun… ben basortusuyle universitelere ve kamusal alanlara girilmesine karsi degilim. bu konuya deginmemim sebebi iki olayinda ayni anda gundeme gelmesidir… turgut ozaldan sonra gelen iktidarlara baktigimizda karizmatik ve cesur, radikal kararlar alabilen yegane lider tayyip tir.. ancak onunda yumusak karni dinolayini devlete karistirmasidir. turgut ozal da dini kesime yakindi ,. ancak tayyip,esas oy tabani olan bu kesime guvenerek ve guven vererek halkin orta kesimini urkutmektedir.. bosverin aydin kesimin bagis, cagirislarina ama burnumuzun dibindeki iran orneginide atlamayin lutfen. hepimiz biliyoruzki,, tayyip firsat bulursa ki zemin olusturmaktadir,,,mollalarin sakalindan baslayarak herseyiyle ayni sistemi turkiyede yapacaktir….tedbirleri olayin basinda almak gerekir.ne yazikki asker sindirilmistir…ki buda cok tehlikelidir…milletce avrupai olmak icin avrupa birligine girmeye ozeniyoruz. nedenmi avrupada insanca bir yasam mevcut, avrupada fikir ozgurlugu mevcut.avrupada birbirine saygi mevcut….tabi bunlarin olusmasinda gelir seviyesinin yuksek olusu en onemli etken… biz avrupayi yakalamaya calisirken sark zihniyetine bulasmamizezileni daha cok ezer,fakiri daha cok fakir yapar..birakin ekonomi kurtulsun, zengin daha cok kazansin…ulke yabanciya acilsin . zaten dunya globallesmedimicagin gidisati bu yonde turgut ozal ufku genisletme cabalariyla memlekete nefes aldirmamismiydi.. zengin eger daha zenginlesirse, parasini  standartini nasil kollayacak, ya halkla paylasacak yada baski yonteminden medet umup halkin kirilmasina goz yumacaktir… iste burada devletciligin ince ayar noktasini ele almaliyiz..avrupa  standartlari halkin ezilmesine olsnak vermeyen bir sistem olarak din devketinden on adim onde ve evladir… bu yazimda avrupanin kulturunun bize uymadigi soylenebilir. orf ve adetlerimizden vazgecmemizi isteyen kin zaten  onlar yoksullasirsak kendiliginden yok olacaktir zaten… saygilarimla

12 eylulun aktorleri uzerine yorumlara yorum

16 Mart 2008 Pazar Yorum yok »

12 eylul uzerine yazdiklarima bir arkadasimiz yorum yapmis sagolsun. aslinda rumuzundan  ve kosesindeki siirlerin bollugundan , duygusal ve romantik oldugunu dusundugum arkadasimiz geride kalmis siyasetcilerede biraz sert uslupla dokunarak konulari ele aliyor. burada ecevit ve turkes icin yorum yapmamasini .,bu taraflardan birine meyilli oldugu yonunde kanaat olusturuyor. onemli degil en kotu taraf  tarafsizliktan iyidir. yalniz uslubunda  ozal ve demirel e karsi takindigi tutum allah var bana karsi  ayni degil son derece kibar ve yapici buldum. sagolsun…l  aslinda ozal ve demirel asagi yukari ayni yollardan gecmis  iki lider olmasina karsin ozal daha cesur, daharadikal kararlarla  ulkeye yenilikler getirmistir..  ozali  sevaplariyle gunahlariyle tarihte ele almak gerekir..sevmediginiz icin  subjektif davranmayin lutfen.. gozunuzden kacan en buyuk suclularin basinda ciller ve kocasi gelmektedirki kimse bu konuya egilmez… esasen bu milletin basina pkk  illetini musallat eden turkiyeyi bir ay da 20 sene gerileten orta kesimi bir gecede yoksullastiran cillerdir.  bunun devaminda 1974 kibris savasinda el ustunde tuttugumuz karaoglan ecevittir.. cunku politik karizmasinda ekonomi ve uzlasma kelimeleri yoktu….  inonu 12 adayi ve kerkuk musulu nasil elden cikardiysa birgun onu deviren ecevit avrupa birligini elden kacirmistir. kaldiki bu yunanistanin avrupa birligine girisinden cok onceki bir olaydir..  demirel den bahsetmiyorum bile cunku sozedilecek bir tarafi yoktur..milleti 35 sene uyuttu durdu. ama millette uykusuzmuski  uyudu…            gelelim bal tutan parmagini yalar mezusuna ne yazikki turkiyede basa gelenler cogunlukla nalinci keseri gibi hep kendilerine yontmustur.  bu konuda ecevit in ,karnesinin temiz oldugunu dusunuyoruz. ya digerleri…..ozalin yumusak karni ailesiydi.demirelin kardesi ve kardesinin cocuklariydi…rahmetli erdal inonu namuslu politikaciydida ne oldu iski skandali patladi baktilarki iski den partiye para akitmislar adamcagizi apar topar onursal baskan yapip kizaga cektiler…kaldiki hic haberi bile yoktu….. bugunku iktidara gelince tayyip   kardesimiz bugun turkiyede dunya devi olan ulkerin has adamiydi.. istanbuldaki turkiyenin  en buyuk tedarikcilerinden birinde hala soz sahibi oldugu soylenir. tabi turkiyede  siyasi propagandanin cok pahali olmasi ister istemez politikacilara  kenara biraz para biriktirmeleri gerektigini ogretiyor..bu konulara daha sonra detayli olarak deginiriz insallah saygilarimla

siyaset yazilarinda hakarete gerek varmi

16 Mart 2008 Pazar 3 Yorum »

yaklasik 2 aydir mynet blog  larinda , agirlikli olarak pazarlama ve  reklam konularinda birseyler yazmaya calisiyorum..gecen hafta birde siyaset kosesinden sesleneyim dedim.. ama ne goreyim bazi arkadaslar saygi sevgi ve gorgu kurallarini hice sayarak yazilariyle  kirlilik yaratiyorlar. birini sevmeyebilirsin, bir olayi tasvip etmeyebilirsin ama  kafana yatmayan bir olay karsisinda agzindan dokulen kelimelere hakim olacaksin… esasen politika ninda bir gorusu tutmanin ve savunmaninda geregi budur. agzimizdan cikan kotu kelimeler bir muddet sonra salyaya donusur. sonrada kavgaya… rahmetli ecevit i hic sevmezdim ama bir guzel ifadesi vardi burada geceyim;;; arkadaslar hepimiz ayni fikirde olamayabiliriz,ayni ideolojiyi paylasmayabiliriz,,, ancak fikirlerimizi medeni ortamlarda tartisip konusmaliyiz, hangi fikir cogunlukta ve tezinde basarili olursa o iktidardir;;;;       bizler  mynetin bize sundugu bu blog denilen kosede hasbel kader birikimlerimizi, dusuncelerimizi, isteklerimizi yaziyoruz.ve sanki herkes okuyor bizimle paylasiyormus gibi emek veriyoruz lutfen cevre kirliligi yaratmayalim.   cok isteyen olursa ingiltere de londra da bir park var. polisin karsisina gecip istedigi kisiye sovup saysin ama burada hayir… saygilarimla

12 eylul uzerine yorumlar

16 Mart 2008 Pazar Yorum yok »

12 eylul uzerine yazdigim yaziya sagolsun arkadaslar yorumlarini gondermisler… oncelikle tesekkur ederim. konuyu yeniden irdeleyecek olursak,,, benim bu yazidaki ana fikrim ,12 eylulun gerekliligi idi… kenan evren bana gore tarihte yaptigi en buyuk yanlis yunanistan i natonun askeri kanadina almaktaki acelesiydi. oysa bunu avrupa  birligine giriste koz olarak kullanabilirdik. bunun disinda bir asker olarak yaptigi devrimde hakli idi. benim o devirde evli ve calisan bir universite ogrencisi olarak bundan negibi bir  kisisel cikarim olabilirki… demirele gelince tipik bir politikaci olarak halki uyutan beklentileri karsilamaktan uzak birini surekli oy vererek basta tutan kitlelerin hicmi gunahi yok unutmayalim halklar layik olduklari yonetimlerce yonetilirler. yani siyasette nereye gidiliyorsa halkta bundan sorumludur… turgut ozal enazindan birseyler yapti…. tabiki hatalari vardi hickimse mukemmel degil… ancak yigidi oldururkende hakkini vermek gerekir. memleketin yoksullunu ele alacak olursak., ben yoksulluk masallarina inanmiyorum. bugun turkiyede yoksul dedigimiz kazanc siniri belirli bir baremin altinda yasiyan insanlar mutlaka vardir.. peki herseyi devlettenmi bekliyoruz etrafimizdaki yoksulluk ceken insanlara diger gelir seviyesi iyi olupta yardim eden insan sayisi yeterlimidir. acaba bu yoksulluk sinirinin altindaki insanlarin tamami bu sinirdan kurtulmak icin caba sarfetmektedirlermi….kimsenin elinde sihirli degnek yoktur. memleketin yoksulunu biranda refaha kavusturmak ha deyince olmuyor.. kaldiki kimse zenginden alip fakire vermek gibi bir robin hood culuga soyunamaz… zenginden almak vergilendirme ile olur. cogunluk vatandaslarimizda bu vergi kanunlarini delip vermemeye calistikca bu gerceklesmez kaldiki  islamiyette bile zekat denilen bir yontem vardir.. halk bolismeyi istemedikten sonra bireylerinki sadece meydanlarda nutuk olarak kalir… turkiye nin bugunku durumuna ben karamsar bakmiyorum.  uretimi, ihracaati,,turizm gelirleri ile dunyada bir yer edinen turkiye gelecekte umut vadetmektedir.. hep birlikte daha iyi gunlere dilegiyle saygilarimla

12 eylulu birde benden dinleyin

15 Mart 2008 Cumartesi 4 Yorum »

bugunku nesil 12 eylul 1980 yilinda yapilan devrimi hatirlamaz bile . ancak , televizyon daki bir seriden ve 12 eylulle ilgili bir filmden dolayi hatirlayabilirler. ayrica bircok kose yazari ozellikle sol egilimli gazetelerin koselerinde pinekleyen demirbas yazarlar elestirirler… o yillari , oyillarda ilk dencligini ve universite yillarini yasayan benden dinleyin… 12 eylul oncesi yillarda politika sahnesinin 3 aktoru vardi. biri demirel oteki erbakan digeri ecevitti…. birde yardimci aktor turkes vardi… bu aktorler kendi populerolma hirsi yuzunden birbirleriyle didisip ulkenin sahipsizligi nedeniyle ucuruma suruklendigini gormezlige geliyordular… ulkeninkaosa suruklenmesini isteyen icerde ve disaridaki menfaatperest  kesimler genc kitleyi birbirine dusurup zevk yapiyorlardi… universitelerde ne kadar icine kapanik problemli genc varsa gaza getirip  ellerine birer silah verip birbirlerini katlettiriyorlardi… korkumuzdan okula gidemiyorduk aksamlari kendi semtimizde sokaga cikamiyorduk… her gazetelerde gencligin birbirini sagci solcu diye katlettigini okuyorduk… ulkede uretim,geriliyor. egitim geriliyor, cikmaza dogru gidiyorduk… bati bize hem guluyor hemde icinde bulundugumuz durumun onlara saglayacagi menfaatlerin hesabini yapiyordu… ne olacakti . tek guvence olan askeri guclerimiz ne kadar dayanacakti… 12 eylul 1980 e kadar…. devrimci guclerin basinda kenan evren ve diger pasalari vardi… adi ustunde devrim…. kaldiki bu 3 aktoru nedense hirpalamadilar…sonra gene milletin basina dert oldular… turkiye de bu devrim sonrasi liberal ekonomi basladi. yeni nesil bilmez cebinizde birden fazla paket sigara oldugunda hapse girebiliyordunuz .bu devrin sonrasi rahmetli ozalla beraber bollugu varligi gorduk. tatam kucuk bir detay parasi olmayan sahip olamiyordu ama sahip olma sansiniz vardi…. ozetle 12 eylul un en onemli getirisi,, halkin birbirini kirmasini onlemistir. her kim kenan evren ve 12 eylul devrimine dil uzatiyorsa bilinmelidirki ya bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olmaya calisiyordur. yada menfaati halkinkiyle kesismeyen zihniyete sahiptir…tabiki bu devrimde kurunu yaninda yasinda yandigi olmus olabilir. ama unutmayalim devrimker ,,zifaf ve biftek kansiz olmaz  
Mynet Blog WordpressMU alt yapısını kullanmaktadır.