devir tasarruf devri…
7 Mayıs 2008 Çarşamba 7 Yorum »
7 Mayıs 2008 Çarşamba 7 Yorum »
daha onceki bir yazimdada anlatmistim…1996 model bir 320 s mercedes im vardi..benzin deposu 100 litre aliyordu…bahcesehirden hergun ikitelliye gidip geliyordum….rahatina bir diyecek yoktu..ancak avrupanin en pahali yakitini satan turkiyede ikide bir zam zaptiklarinda yuregim hopluyordu…sonunda dayanamayip sattim…. insanlar gelirleri nekadar yuksek olusa olsun, surekli kullandigi arabasina her benzinciye ugradiginda avuc dolusu para verince ister istemez dusunuyor..eskiden turkiye de luks gruba giren otolarda , motorin kullanimi hemen hemen hic yokgibiydi…oysa tum luks otolarin dizel olanlarida vardi..zannetmeyinki, dizel oto yurumez… benzinliden hic farki yoktur…benim bir audi 6 3000 motor turbo dizel otom vardi..tutamazdiniz… agresif bir arabaydi…ama agresifligindede yakiti yutarken ekrandan gorebiliyordunuz…neyse uzatmayalim…petrolun ficisinin bu gidisle 200 dolari gorecegini dusunursek.hem luks hemde ekonomik otolardan yana tercih olusacaktir…tabi bu arada arap kardeslerimizi kusturmeden yeni bir yakit bulmazlarsa…gecenlerde bir dergide bmw nin yaptigi bir jeep in sehir icinde motorunun rolantide calisip devreye giren dinamo ile kendi elektrigiyle gidecek sekilde yapildigini bu sayede cok ekonomik oldugunu okudum…demekki oto ureticileri bundan boyle emniyet ve konforun yani sira ekonomik surus icinde arge calismalarini yogunlastiracaktir… oyle ya niye turk zekasiyle akil ettigimiz luks ve buyuk araclarimiza gaz sistemi taktiriyoruz…bukadar pahali arabalari alanlarin paralari benzinemi yetmiyor….koyuyor insana…..gecen sene almanya da ikinci el ferrari alan vatandasimiz buna gaz sistemi taktirmak isteyince , ferrari firmasi apar topar arabayi satin almamismiydi…ucuz arabalara pahali aksesuarlar takmak isteyince sorun olmazda pahali arabalara butur malzeme takinca sarlarlar…esegin kulagina ayna takmaya benzemez tabiki………..saygilarimla …….3 Nisan 2008 Perşembe 6 Yorum »
1993 yilinda japonlarin bizi servis ve parcada kucakladigini mazdami yeni bir 1992 modelle degistirdigimde anlamaya basladim.. yeni aldigim mazda siyah sulun gibi bir arabaydi..bir gun ustunde cocuklarin zipladigini gordum..tavan ezilmisti..hevesim kacti…bir arkadasim volvo almak istiyordu..1993 model 940 volvo istiyordu. beraber volvoya gittik. oseneler volvonun agir makina grubunu ulusoy ailesi,otomobil grybunu oyak askeriye satiyordu… volvo galerisinde birde 850 volvo duruyordu.. ankara daki genel mudur pasanin damadi almis gecici plakayla dolasirken cami kirilmis oda geri vermis…cok iyi bir iskontoyla bende 850 volvo yu aldim..adeta bir tankti..arabada hersey ful olup kisin ortasinda popomu isitan sistem bile mevcuttu.. arabada olmayan sey 2.nci el satis imkaniydi. bir yil kadar kullandim..sonra sattim. bir muddet firmamdaki hyundai minubusle idare ettikten sonra butcem elvermedigi icin 2.nci el birhonda accord aldim.. volvodan sonra cok hafif kalmisti…gittim.busefer volvo s 40 aldim…servisten alip benzinciye gidene kadar pisman oldum . arabanin onunden renault sprint gibi yolun sesini aliyordu..bu arada atlamisim japon arabasina gecmeden bir ara renault sprintte kullanmistim . cok zayif bir arabaydi… neyse bu s 40 i bir yil kullanip sattim..volvonun yuz karasi bir arabaydi…sonra bir arkadasimin 850 volvosunu satin aldim. ama haraba cok hor kullanildigi icin cok masraf cikariyordu…onu takasa verip 850nin yeni modeli olan s70 aldim.bunu siparis ettigim icin 2 ay beklemistim..ama ne istiyorsam yazdirmistim… 2 yilda bununla paylastik omur biter yol bitmez felsefemizi..sonra ankara da bir galeriye biraktim…ithalatci bir abimizin 320 s mercedesi vardi ondan onu aldim…bugune kadar bindiklerim,,ve mercedes…. muhtesem bir arabaydi. 1991 model olmasina karsin tek kelimeyle ucakti…tabi her arabada olan kusurlar bundada vardi bunun kusuru 100 litre deposu,ve benzinli olmasiydi…butcemde gedik acmaktaydi…ee esege binen yellenmesine katlanir diyeceksiniz…. katlandik tabiki bir yere kadar… buda masraf cikarip 2.nci elde degerini yitirmeye baslayinca gene ankarada bunu birakip yerine bmw 520 yeni bir arabayla takas ettim..320 den inip 520 bmw ye binince attan inip esege binmis gibi geliyordu…ama simariklik etmenin alemi yoktu…1 yilda bunu kullandiktan sonra,, yurt disinda araba almanin avantajini elde edip,,bunuda sattim…2002 model bir jeep aldim..dizeldi..bu arabayla cok yol yaptim…cok kahrimi cekti..sanjimaninda fabrikasyon bir ariza bas gostermisti..yapiyorlar gene bozuluyordu…sattim…2002model 320 s dizel bir mercedes aldim… bugune kadar aldiklarimdan en iyisiydi…siyah full bir arabaydi…birgun edirne otobaninda bir tilkiye carptim..arabanin onu dagildi..bende sattim…gene bir jeep aldim.bundada beyin arizasi vardi oysa demislerdiki bu son modelleri mercedes motor ve sanjiman var sorun cikmaz….benim dezavantajim herkeste 3 yilda cikan ariza bende ilk bir yilda ortaya cikiyordu…cunku cok yol yapiyordum…. bunuda sattim…audi ye goz diktim….audi a 6 modelleri cok guzeldi…yazildim. 6 ay sonra binmeye baslamistim…agresif bir arabaydi..surekli ceza yiyiyordum..3000 turbomotor vardi kalbinde.. cok dolastim… ama yuksek arabaya alisinca binek arabalarda sanki yerde gidiyormusum gibi geliyordu…bunuda sattim…2.nci el bir mercedes 400 dizel jeep aldim…yol dayanmaz bir arabaydi..ama mercedesin o suspansiyonu jeepinde yoktu..cok ziplatiyordu….sattim….arabasiz kalmistim…sirketin kucuk arabalariyle veya minubusleriyle idare eder olmustum…bu arada 1998 model 320 e benzinli dort ceker bir otomobil aldim 6 aykadar idare ettikten sonra en nihayet…..simdi dodge nitro dizel bir jeep kullaniyorum…bir yil oldu..fena araba degil..isteyen varsa satiyorum,,,,,,,saygilarimla2 Nisan 2008 Çarşamba 1 Yorum »
daha once bu blogdaki bir yazimda anlatmistim. biz kucukken uzaktan gelen arabalarin siluetine bakarak model ve markasini bilme yarisi yapardik… babacigim 1968 senesinde vespa motosikletten anadol marka fiberglas yerli otomobile gecis yapmisti….babacigim ve anacigim iskenderun dan istanbul a giderek bu ilk yerli arabayi alip gelmislerdi…hayatimda ilk kez yeni bir arabanin kokusunu icime cekmistim…bu kokuyu bilen bilir bilmeyen zaten bilmez .. beyaz kugu gibi bir arabaydi. tek kapiydi…kocaman bir direksiyonu vardi….babacigim bu arabayla iskenderun da az caka satmamisti…benim babacigim., bir ilkokulda mudurdu…tam bir salon adamiydi…cokta capkindi.. neyse anadol a donelim… ozaman icin iyi gibi bir arabaydi. yalniz fiberglas oldugu icin inekler yiyiyor diye dedikodu cikmisti…ama son derece ekonomik ve parcalari servisi kolay bir aracti…babacigim okula motorsikletle gittiginde anahtari asirip mahallede tur atardik…allahtan bir kaza belamiz olmadida bugunlere geldik…simdilerde babasinin arabasini asirip, kaza yapip olenleri gordukce ogunleri hatirlarim…..bu 1968 yili yapimi anadolu babacigim daha sonra satarak 1971 modelini aldi…hic unutmam 1968 modelini 26.500. liraya,,1971 modelini 30.000 liraya almisti… ozamanlar oyle enflasyonucmamisti henuz…..sonra turkiyedeki krizler.,,memur ve iscilerin sikintili yillarinda babacigim bu arabayi 1989 yilina kadar kullandi…bu arada arabada bir modifikasyon yapildi… bir arkadasim 1975 senesinde fransa dan 2002 bmw ile gelmisti. kiz arkadasina direksiyon ogretirken bir agacla kucaklasmisti. arabayi turing e terketmeden koltuklarini babama vermisti….1971 model anadol arabada 2002 bmw arabaninkoltuklari cok janti durmustu….1989 yilinda bizim anadol tek kapi araba kesilerek kamyonet olmak uzere kesimhanenin yolunu tutmustu…babama 1982 model bir serce almistik…1971 anadoldan sonra babama bu araba mercedes gibi gelmisti,,…bu arada ben bizzat ilk sahip oldugum arabam 1978 yilinda bir anadoldu…1973 model gene babaminki gibi tek kapi olan ama ikinci el bir anadoldu..kader iste…..bu anadollar benim hayatimdan cok zor ciktilar….niyemi,,,1980 yilinda bir ilac firmasina girdim..bana anadol marka bir araba verdiler…birgun zeytinburnundan, bakirkoye giderken yanimdan gecen tekerlek bana tanidik gelmisti…bir gun vites degistirmem gerekirken sanjiman dustu…vs,,vs.. baktilarki araba ruhunu teslim ederken benide yaninda goturecek….anadol markaya noktamizi koyduk…. ama yerliden kurtulamamistik….sonra ilac firmalarinda renault 12 ler cok revactaydi…epey bir muddet kullandik…bir ara murat 131 verdiler…bize mercedes gibi gelmisti… ama motorlari cokj zayifti…benim 131 birgun motor yakti…. ozamanlar taksi plakali murat 131 lere nissan marka dizel motor takiliyor vede bunlarin motorlari bedava denecek kadar bir fiyatla satiliyordu… motor degistirdik…randimanda vermisti….daha sonra serbeste atildigimda, bir 1978 model orijinal steysin fiat131 almistim.. bu arabayla pazarlama yapiyordum…arka kapisinin saclari curuk icindeydi..onu sattim bir 1985 model yerli kartal aldim.iyi arabaydi ozaman benim icin….sonra onu firmada pazarlamada kullanip kendime milliyet gazetesinin milpa firmasindan eniyi yerli slogani ile pazara sunulan ford escord almistim….cok baba arabaydi…tam bir makam arabasiydi. zaten oyle yapiyorlardi….durun daha bitmedi yeni basliyoruz arabalarim ve bene…iran sahi riza pehlevi sag olsaydi pes ederdi…siz etmeyin sadece dinleyin…..turkiyede bir japon furyasi basladi…bir abimiz toyota corolla almisti beyaz bir arabaydi… cok enteresan bir arabaydi. bizim bindigimiz arabalarda ogune kadar boyle bir konfor yoktu,,.. ben bu arabayi 8 ay sonra ondan aldim…34 kes 76 bir sene kullandim tam sikildim satacaktim. bulgaristan da bir kaza yaptim..5 takla attim. arabadan sag ciktik..cikmasaydik bu yazilari yaziyor olmayacaktik herhalde….araba tarlaya ters dustu cevirdik calistirdik yolumuza devam ettik.. anladimki toyota saglam arabaymis…turkiye ye donduk kasko arabayi odemedi….cunku cift kasko yapilmamismis….kimse dememistiki… neyse uzatmayalim. 1991 model mazda 626 ya terfi ettik…hakikaten mercedes gibi bir arabaydi…fulldu her sey vardi..daha dogrusu bizim var oldugunu bildigimiz her sey vardi….1993 yilinda uyandik.. japonlar ucuz araba satiyor ama servis zamani bizi opuyorlardi….isvec sularina demir attik…daha yeni basladik..ama devami yarin kalin saglicakla saygilarimla27 Mart 2008 Perşembe Yorum yok »
butun bloglarda hararetli bir sekilde konuyla olgili yazilar var. ama nedense oto blog biraz yavan oysa atalarimiz ne demis…at avrat silah…bizim nesilden oncesinde bir at meraki varmis… ama bu 1960 lardaki amerikan ruyasindan sonra otomobile donustu…biz kucukken uzaktan gelen arabalarin ne marka oldugunu yaris ederdik..ozamanlar chevrolet-ford-wokswol(ingiliz) vardi.. direksiz55-56 model taksiler vardi benim en begendigim direksiz bel-air chevroletti.. kugu gibi suzulurdu..amerikan arabalari koldan vites olup 3 vitesliydi… ne zaman 1972 de murat 124 ler cikti amerikan arabalari eksilmeye basladi…kulaklari cinlasin nail kecili nin cenajans inda calisirken 1979 yilinda ajansa yeni bir chevroletalmislardi. ozamanlar teror had safhadaydi bu nedenle zirhli biraracti normal agirliginin iki katiydi…simdilerde chevrolet markasini kore mali dayvularda goruyor icim burkuluyor nedense,,,genclerimizinde otomobil ve motorsiklete merakli oldugunu dusunuyorum ama nedense bu konuda yazmiyorlar.. herhalde bir araca sahip olmak onlara yeterli geliyor…bence yazin..bildiklerinizi sorun bilmek istediklerinizi bu blogda kendine gelsin…saygilarimla12 Mart 2008 Çarşamba 3 Yorum »
ben kucukken babamin sark hizmeti nedeniyle iskenderun da epey bir sure kaldik… iklim olarak sicak kentlerde bisiklet ve motosiklet vazgecilmez bir aractir… ben daha 6 yasindayken bir bisikletim vardi. ilkokula basladigimizda babam iki zamanli kucuk bir motosiklet almisti. ozamanlar genellikle dogu blokundan gelen motosikletler vardi.. babamin aldigi motosikletin markasi riga ydi. simdilerde yeni nesil pek bilmez ozamanlar motosikletlerin benzinine ince motor yagi karistirilirdi. ve bunlar iki zamanli motosikletlerdi. dort zamanli dedigimiz motorlarda bu yag bu yag konma islemi yapilmayip dogrudan benzin konulmaktadir. turkiyede, istanbulda jawa marka motosiklet ureten koc un bir fabrikasi vardi. bu motorla beraber skoda kamyonet uretmekteydi. hatta bu skoda kamyonetlerin arka iki tekerlegi ice dogru egik olup halk arasinda sidika denirdi. bu egikligin nedenini soracak olursaniz cok yuk aldiginda normal olurdu diye yanitlayabiliriz…ozamanlar japon motosikletleri henuz piyasada yoktu… amerikan harleyleri, alman bmw leri alman nsu lari birde italyan vespa lari bilinen motosikletler olup bunlarada halk arasinda vehbi kocu koruma vergisi denilen gumruk vergilerinden dolayi sahip olmak cok zordu.. ama nedense dogu bloku dedigimiz rus ve cekeslovak motosikletleri cok yaygindi… ha mobilet marka yarim otomatik motosikletleride unutmayalim…ben daha 9 yasindayken babam boyum yetmediginden motosikletin onune beni oturturdu sonra annemi arkama alir okula gotururdum…(annem okulda ogretmendi..)simdi diyeceksiniz bacak kadar cocuga ehliyetsiz nasil kocaman kadini da arkaya alip motosiklete bindiriyorlar… ben de simdi dusunuyorum herhalde babam annemden kurtulmaya calisiyordu. saka saka tabi…. ozamanlar normaldi… benim ilk motosikletle tanismam bu yillarda olmustu. muhtesem bir ozgurluk ve keyif…. eskilerin ati neyse bucagdada at yerini motosiklete birakmisti. birgun babam italyadan bir vespa satin aldi. hayatimizda ilk kez boyle bir ambalaj yapilmis makine gormustuk. babam bu vespasiyle iskenderun da epey hava atmisti.. yazlari istanbula tatile giderken ben abim ve annem otobusle babam arkadan motosikletle gelirdi. hep imrenmisimdir babama…iste bu cocukluk ve ergenlik zamanlarimizda ufak tefek kazalarla gecistirdigimiz motosiklet aliskanligimizi,, istanbul a tasindigimizda icimize gommek zorunda kaldik…. zira istanbul motosiklet suruculerine saygi olmayan gecit vermeyen bir kentti… ancak ilk genclik yillarimda motosiklet kullanma ozlemim agir basarak bir bmw(2.el tabi)satin aldim.hafta sonlari kilyos,silivri,sile yollarinda kelle koltuktada olsa bu ozlemimi gideriyordum… biraz daha buyuyunce bir munih gezimde bana bir honda motosiklet verdiler 4 silindirli muhtesem bir makineydi. belime bir deri kemer ve komple basimi kapayan bir kask verdiler. arkama munih i alip aksama kadar dolastim. baska bir arac tarafindan taciz edilme korkusu yasamadan. ….. munih de butun motosiklet suruculeri birbirine el kaldirarak selam vermeleri ilgimi cekmisti. iste,, motosiklet uzerindeki ozgurluk ve tum sorunlardan uzaklasma duygusu otomobil kullanirken yasanan yonetme, duygusundan cok ote bence her genc bir gun bir yerde mtosiklet kullansin o motosikletin uzerindeki havayi teneffus etsin….tabiki sahip olmalarinida onerebiliriz