Mynet | Blog Anasayfa | Email
Favorilerime Ekle | Giriş


birkac istisna disinda okunmaya deger bir sey yazanda yok….

6 Haziran 2008 Cuma Etiketler : cengelli igne

boyle buyurmus……..kopruden once son cikis"taki beyimiz….. yaklasik  5 , 6 aydir bu bloglarda  guncel olaylarla ilgili duygu ve dusuncelerimi, fikirleri kendim icin ve okumayi isteyenler icin yazarken,birde baktimki blog dostlari edinmisim…ister sanal ister baska sekilde olsun dostluk dostluktur…..benden baska yazan arkadaslarada baktigimda hepsi ayni amacla yaziyor…kim derseki yorumlar ruhumuzu oksamaz…yalan bence… benim oksuyor…acemi olan veya yeterli yazmayi beceremeyen arkadaslarimiz olabilir.. ama bu blogda yazmak demek amatorluk demektir… profesyonellesmek niyeki…birsuru gazete ve yayin organi var cok merakliysaniz orada yazar hemde maddi olanaklar saglarsiniz… bu blogda niye yaziyorsunuzki ? bu blogda yazanlar okuyor sizi. siz onlara bu sekilde yorum yapamazsiniz..okursun okumazsin size kalmis…. bakin ben bir yorum yapayim…okumaya deger yazilariniz var ama buyorumla bundan sonra sizin yazdiklarinizi okumaya deger bulmuyorum…biz turkler.,., insanlari toplumun hangi kesiminde olurlarsa olsunlar,  yaptiklari islerle takdir vederken baska vasiflarda arariz…..     saygilarimla

denizde bir kum tanesi

5 Haziran 2008 Perşembe Etiketler : cengelli igne

sabahin 5 inde uyandim…yaz kokusunu alinca insan nedense erken basliyor gune….kalktim . ekmek almaya gittim…bizim simide benzeyen yumusak ama leziz simitleri gorunce , bu ulkeye ilk geldigimiz gunler aklima geldi….ekmek bulmak bir yana acik bir market bile bulamazdik….ekmek dedikleri kucuk seyleri birinin kafasina atsaniz kafasini kirardiniz…merdivenleri beser beser cikiyorlar.. ya biz? beser beser iniyormuyuz acaba….neyse uzatmayalim..donerken viyana da bir turk marketine ugramistim..sahibi ile selamlastik..abi seni bir yerden taniyormuyum ? diye sordu…bende ha evet 40 yildir kosedeki kasabada oturuyorum dedim….sonra yok gozum nereden taniyacaksin dedim….ve bir kangal sucuk ve tamyagli pinar peynir aldim…cunku bunlar yasadigim yerde yok…. iste bu viyana dan aldigim sucugun ucundan kesip bir sucuklu yumurtali kahvaltimi yaparken biryandanda yutubede ibrahimin yeni cd sinden hadi hadi yi dinlemeye basladim…biliyorsunuz bu sarki ne sizden nede bizden fatih urek in sarkisi…ibonun bir programinda konuk olduktan sonra ibonun yeni cd sinde soylemesi icin verdi..aslinda bu urekin cok guzel bir sesi var ama barda pavyonda soylemekten meshur olup, halka hitap edemiyor nedense.. neyse sabah sabah iboyla baslamamizi biraz kiro bulabilirsiniz…belkide kiroyum…(bu gurbet beni kiro yapti dermisiz, ama kizim yemez bilirki ben muslum de dinlerim…oda dinler…)haberlerde ilginc bir seye takildim..  630 milyon yil oncesinde yasayan bir canlinin fosilden bahsediliyor…yahu 630 milyon yil dediginiz ortalama 63 milyon nesil demektir…yani bu hesapla 63 milyon kere dogup, buyuyup, olmusuz….yani KUMSALDA BIR KUM TANESI  gibiyiz…bu zaman makinesini icad eden ingiliz e 150.000 paund verecek bir sponsor olsa  ne olacak???hangi yila donecegiz?hangi yere donecegiz???tabi bu makinenin birde ileri vitesi vardir herhalde.. sonraki zamana gitmeye kalksa gittiginiz o yilda dunya yoksa nereye gideceksiniz..zaten eli kulaginda bir suru medyum, gok bilimcisi soylesip duruyor.. kiyamet..kiyamet…aslinda herkesin kiyameti kendi olumudur….demis bir dusunur…simdi bu kadar cok nesil gelmis gecmis iken bu devrin misafirleri olarak  biz neyi paylasamiyoruz???gazetelere bakiyorum; hergun herkes birbiriyle kavga etmekle mesgul..hayat dedigimiz bumuki??? 63 milyon nesil gelmis gecmisken bir bu dunyaya kazikmi cakacagizki??? birazda yasamin tadini cikarsak?? yasamin tadi kisiye gore degisir..kimi okumaktan, kimi gezmekten. kimi uyumaktan, kimi asktan vs. ornekler cogaltilabilinir..onemli olan hoslandiginiz seyleri yapabilerek yasiyorsaniz mutlusunuz..oyle degilmi???bakin mesela ulkenin en mutlu insani baykal dir..nedenmi hayatta en sevdigi seyi yapiyor… muhalefet….(o yaptigini saniyor…)tayyip ise en mutsuz insani .. nedenmi artik tuyme zamani geldi. tuyulecek makamida gulluye verdi..ne yapsin?disavurum basladi..merak etmeyin birmuddet sonra inhibisyon dedigimiz ice kapaniklik donemi baslayacaktir… memleketin mutlu insanlarindan biride bahcelidir..kendisinin bile beklemedigi bir oy artisina ulasarak ne yapacagini sasirdi..bir tarihde nuretti sozen diye biri vardi.. cogunuz hatirlamaz bu amcam shp den istanbul belediye baskani secilince sasirmis ve erdal inonu yu arayarak; baskanim, eyvah belediye baskani secildim simdi ne yapacagim? diye sormustur…inonu ne dedi diye merak ediyorsaniz, onuda soyleyeyim.. hocam, sen yesil de( yesil beyoglu nda meshurlarin mudavimi oldugu bir bardir) otur rakini ic biz hallederiz.. dedi. hocamiz bunu yanlis anlamis olacakki .. oradan 4 yil boyunca ayrilmadan belediyeyi idare etti…idare etti diyoruz yanlis anlasilmasin yonetmedi.. idare etti.. idareci; yukaridan gelen emirleri asagiya, asagidan gelen istekleri yukariya ileten seftir..yoneticilik ise karizmadir….bakin mesela ben araba kullanmaktan mutlu oluyorum…mutluyum…ancak insanlar mutluykende sorunlari, dertleri vardir.. yanlis anlasilmasin . mutluluk demek surekli agzi kulaklarinda siritan bir tablo gelmesin gozunuzun onune…istihbarat masasinda oturan bir polis nasil mutlu olur??birilerini dinledigi zaman.. oyle degilmiaslinda buaralar gundemde olan bu telekulak olayi her ulkede mevcuttur. butun telefonlar ozellikle cep telefonlari otomatik dinlemededir…nasilmi?  konusmalarin icinde sakincali  kelimeler gecince otomatik olarak takilip dinlemeye aliniyor… ornegin, teror,silah,uyusturucu,gayri kanuni kelimelerden birini sarfettiginizde otomatik olarak dinlemeye dusuyorsunuz…tipki bizim mynet idaresi gibi.. zannediyorum onlarinda otomatige aldiklari kelimeler var… bunlardan biri yazinizda geciyorsa, uyandiklarinda , yorumlarla birlikte ustune cizik atiyorlar..cizik dedimde aklima 6 yil once gozlerime attirdigim cizik geldi…bu cizik karizmaya atilan cizik e pek benzemiyor…sizden izin alip oyle ciziyorlar…1975 yilinda alarko da uzeyr garihin yainida  ., muhasebede calisiyordum…aysonlari mizan tutturacagiz doye aksamlari masa uzerinde uyuyorduk..3lira fark olsa bulana kadar rahat yoktu…oyle koy cebinden kapansin acik…yok oyle sey….iste biz bu 3 liralik farklari bulacagiz diye gozlerimizi bozduk…sulalede benden baska gozluk takan yoktu…hos bende bu bozuk gozlerle uzun bir muddet takmadimya…birgun geldi sise dibi gibi gozluklerde yetmez oldu…bir baston ve kopek almayi dusunuyordum…belkide kopek ticaretine boyle bir nedenden baslamisimdir… bir gun bir kangalim oldu…sansizlik oki kopegimde miyoptu…o gozluk takamiyordu. bu nedenle beni bile ancak yanina geldigimde taniyordu.. ama ben gozlugum oldugu icin onu uzaktan taniyabiliyordum…gelzaman git zaman teknoloji ilerledi bu tur operasyonlar turkiyeye geldi…aslinda goz cizigi diye ozetledigimiz bu  operasyonu, bundan 40 yil oncesi amerikali arastirmacilar buluyor.ancak kendi halkinda denemeye korkuyorlar ve bu bulusu ruslara pas ediyorlar ruslarin bu tur tedavilerde pardon demeleri daha kolay oldugu icin deneme yanilma yontemiyle bu cizik olayi gelise gelise bugunlere geliyor..simdi biraz daha guvenli.. goz dedigimiz organ enteresan niyemi soyle iris dedigimiz gozun en onemli tabakasi bir operasyon yapildiginda bunu goze karsi olumsuz bir eylem olarak gorup, eski haline gelmek icin cabaliyor..yani acarsak. gozu ciziyorlar., iris tabakasi bunu eski haline getirmeye calisiyor…iste son senelerdeki cizikler bundan biraz daha basarili..gozu cizdirmek gerekiyorsa cizdirin…karizmayi cizdirmeyin.. hele baska organlarinizi ise asla cizdirmeyin…saygilarimla

cahit kulebi demiski….

3 Haziran 2008 Salı Etiketler : cengelli igne

 

siir yazmayi simdiki nesil gibi beceremiyoruz ama bizim neslin sair lerindende bir iki satir yazmamiza engel degil,,,,     

 DOGU 

yuzlerce binlerce bit vardi

carsaflar, giysiler uzerinde

kimi yayilirdi, koyun surusu,

kimiyse yanasik duzende..

iste dogu bu. bit, deprem ve aci

mutluluk dedigin, bir lavas ekmek

bir avuc atestir, umut dedigin

gerisi kar, camur ve tezek.

kara kan akar gecelerden

olum akar, caresizlik akar

yalazlanan, kopek sesleri,

horoz sesleridir, toz gibi kalkar.

iste dogu bu. kalmislik, suskunluk ve aci

gul dedigin orda kir cicegidir,

iskindir, cairdir yemis dedigin.

ecel serbetidir yarin elinden

ictigin icecegin.

iste dogu bu. kesilmis koyun basi

gibi bakar orda insan gozleri

sevdalar, sicaklik, yumusaklik

turkulerde kalmis, bin yildan beri                     cahit kulebi

fenerin feneri sondu

3 Haziran 2008 Salı Etiketler : cengelli igne

hakim saniga sormus…    uluslararasi kacakcilik sucu ile suclaniyorsunun.tum deliller aleyhine. soyleyecek bir seyin varmi?      sanik boynunu bukmus ve,    aman hakim bey, demis.. ben fenerbahceliyim.. uluslararasi ne gibi bir faaliyetim olabilirki??    yani korler ulkesinde tek gozlu krallik yaparken son iki haftada nasil sampiyonluk kaptirilir?, spor okullarinda vallahi tez konusu olabilir…. sanki galatasaray sampiyon olduda hakkiylami oldu…? keske sivasspor sampiyon olsaydi… hic olmazsa taraftari buruk sevinc yasamazdi…   bu klup isleri boyledir. takimlar sampiyon olamadiklarinda hicbir yoneticinin yuzu kizarmaz ve beyanat verirler..derlerki birdahaki seneye kesin sampiyonuz,, veya busene sanssizliklar birturlu pesimizi birakmadi, ama seneye seytanin bacagini kiracagiz…seytanda bekliyordu bacagi kirilsin diye…avrupada pekcok ulkede ornegin fransada fransiz oyuncu kalmadi. italya deseniz ayni… herkes isin kolayina kaciyor… bizim fenerde aynen bu sekilde futbolcu yetistirmektense pahali transferlerle gunu kotarmaya bakiyor…velhasil turk futbolu can cekisirken fenerbahce musalla tasinda kimsenin haberi yok… kafalari tahtaya vuruncami eyvah oldum diyecekler…..uyanin beyler…uyutmayin taraftarlari….saygilarimla

kastellide gitti….

2 Haziran 2008 Pazartesi Etiketler : cengelli igne

1978 yiliydi….cenajansta calisiyordum…turkiyede acaip bir faiz furyasi vardi…herkes parasini faize yatirip aylik yuzde 10-25 arasi faiz aliyordu…aliyordu ama enfazla 3 ay bilemedin 5 ay alip  sonra asil parasini yitiriyordu…mantar gibi tefeciler gazete ve televizyon reklamlariyle milleti dolandiriyordu.. hukumette bunu seyir ediyordu…bankalar bile aylik yuzde 5-8 arasi faiz veriyordu.. eger bir firma faizle para alip bunu satabiliyorsa mesele yok..ama aldigi parayi kariyle satamiyorsa veya satmiyorsa bir muddet sonra ortadan kayboluyordu…ama bu alavere dalavere 2 yil kadar surdu…kim dolandirildiysa digerleri bunu koz olarak kullanip kacinilmaz son olarak oda bir muddet sonra ayni akibeti yasiyordu…ama bu yasananlarda magdurlar hep parasini faiz ruyasina kaptiranlar oluyordu….iste bu furyanin ortasinda bir reklam ajansinda calisinca insan olaylari daha net gorebiliyordu…neyse uzatmayalim.. bukadar tefeci ve faizcinin arasinda banker kastelli adiyle bilinen cevher ozden, banka sertifikasi satarak acaip bir musteri kitlesi edinmisti..bizde cenajans olarak onun reklamlarini organize edip para kazaniyorduk..her hafta cantalarla para aliyorduk…kastelli sattigi sertifikalarin parasini cok iyi pazarlayarak halkin gozunde kahraman olmustu…cok sert gorunumlu, kufurbaz biriydi…yanindakilerine cok iyi bakardi..aslinda cok iyi bir insandi…birgun geldi kastelli bu cikislariyle bankalarin onunu kesmeye baslayinca bankalar kastellinin ipini cektiler….kastelliye sertifika vermediler…oda satacak materyal bulamayinca, baka baka isvicreye tuydu… birmuddet sonra  geri dondu… biraz  devletin misafiri oldu sonra serbest kaldi… bundan sonrada insaat  isleri ve ivir zivirla oyalandi…ancak biriken borclari yakasini birakmiyordu…asiri gururu onu yiyip bitirmisti..bugun duydumki yasamina son vermis….bir devire damgasini vurmustu…ama kotu birson…. allah rahmet eylesin…saygilarimla

bugun eve dondum…

1 Haziran 2008 Pazar Etiketler : cengelli igne

insan oglunun nerede karni doyuyorsa orasi vatanidir… diyorlar…bizde bu vatanimiza donduk…nerede nasil surterseniz surtun,  genede evinizi ozlersiniz… ben bunu iyi bilir ve sik yaparim…macarin salami, avusturyalinin sosisi, almanin birasi, italyanin pizzasi derken iki haftayi, omrumuzden tuketip kurkcu magazasina donduk…magazada  bir tilki kurku olarak vitrinde yer almaktansa tezgahtar olmak evladir…diyerek tablodaki yerimizi aldik…nemiyiz diye soracak olursaniz…amele geldik amele gidiyoruz…derim ama beni ciddiye almazsiniz diye korkuyorum vallahi…hep derim bu dunyada iki turlu insan var… biri yukunu ceken amele grubu…digeri yan gelip yatan tembel grubu… ben hep kendimi bu birinci grupta dusunurum…  yani cannes e gidiyorsun jeepi kullanan sensin…restoranta gidiyorsun, hesabi odeyen sensin…motorin aliyorsun faturayi odeyen sensin… eeee neolacak yani…yalniz gezersen tek kisilik okestra olarak hem nalina hem mihina… tabiki saka bir yana 7000 kilometre yapmisim/// bunun amaci oncelikle ekmek pesinde olmamiz…..bu viyanada pastaya donusuyor….viyana ya kim giderse hasta oluyor… bu kadar guzel nostaljik bir sehir olamaz diye… gecen defa bir arkadasim ayni seyi soylemisti… gerci kendisi, urfanin balikli havuzundan baska bir enteresan sey gormedigi icin ne gorse acayip etkileniyordu… illede viyana deyip tutturdu… bunu aldim bizim turklerin mahallesine goturdum…esas amacim evdeki biten cayimi ve bulgurumu.,vesairenevalemi tedarik etmek vede bu lavuk un hayatin tablo otesi gerceklerini gostermekti…niye boyle bir zorunluluk duyuyorsam bende bilmiyorum…. gosterdim…diyordumki hah simdi gordu.. gercekleri…ama oda ne… hepten sevdi viyana yi… birde atalarimizin sur dibinde biraktigi kahvelerden bir elli gramina 6 euro odeyip ekspresosunu icti….ben artik buradan baska bir yerde yasayaman dedi.. onu bu hayallariyle birakip, norvecin meshur fast food balikcisinda durum yemeye gittim…bu viyana da herkes acaip kibar ve sevecen…ama sevecenlik ve selam disinda ne alirsaniz her sey euroyla…….bakmayin oyle pariteymis, dusmus, cikmis.. hepsi hikaye dusende cikanda euro… ama cebinizde olmak sartiyle…bu viyanayi  fethedememisiz ama , butun viyanalilara doner kebabin mc donald tan daha leziz ve ucuz oldugunu gostererek fetihe migdeden baslamisiz…   mozart derseniz,,,o en cok cukulata uzeri etiketlerde resim veriyor….bestelerini dinledim desem inanirmisiniz.. ben gulerim….saygilarimla

babacan babacan dedigimiz……kimki????

1 Haziran 2008 Pazar Etiketler : cengelli igne

her ne kadar yurt disinda surtmekteysekte, memlekewtin sorunlari ve durumuyla ilgisiz degiliz….her gun sabah kahvaltimizi yaparken bir euro bayilip bir gazete aliyoruz herhalde… internetin nimetlerinden  her zaman yararlanamiyoruz…yer yurt bilmedigimizden… yani simdi san remo ya gelmissin,, elin italyanina nasil soracaksin,":" burada internet cafe nerede " diye..   .bakiyorsun, genci bir citir kapmis.   .kafasini tokusturmaya,,.yaslisi ise bir baska yasli ile bizim anlamadigimiz,  metal misketleri birbirine tokusturmaya  calisiyor…"bu durumda yapilacak en iyi sey ;  iyi bir kahvalti ve gazete…..efendim belki biraz taze degil ama ben her zaman sunu soylerim .. okunmamis gazete yenidir… buna benzesle bu babacan in beyanati hakkindakii yorumumda yenidir…. boyle biline…. bu babacan kimki???? hani ozalin prenslerinin taklidir desek yerimidir…. degildir…tip itibariyle, goruntu iyi degil… adamda zaten karizma hic yok….bari agzini acma kardesim…tayyip nasil boyle bir hata yapar anlamis degilim… oda galiba anlamis degil.. ama yigitlige leke surdurmek istemiyor…kibarcasi….tepeden inme yoneticiler her zaman sikinti cekmislerdir..ama kardesim., bu adam hem disbakani hemde avrupa birligi bas sozcusu…zaten birine kifayet edemiyor.. digeride puskulu….1985 yilinda diyarb\akir levazim amirliginde yedeksubayligimi yaparken, bir ilac firmasindan canim kadar sevdigim bir abim gelip, biterbitmez beni firmalarinda mudur olarak gormek istediklerini soylemisti…bende kabul edip, askerligim bitince ikinci askerligim icin bu firmada calisma hazirliklarina basladim…ekibimde altan sagnak adli zekasi ileri bir elemanda vardi… beni tepeden gelme dusunerek her toplantida olmadik sorularla terletmeye calisiyordu… ama dersimi iyi calisiyordum…vahsi bir at gibi bir muddet sonra islah oldu…..bu babacan nasil basa cikacak bu milletle…zaten basi bagli esi ayagina takilan bir engell…karizma desen zaten zero…birde beyanda bulunmus…musluman cogunlukda ozgur degil diye…deve hesabi neresi dogruki duzeltelim…bize malzeme olmaktan ote gidemez..ama bana boyle basit konular malzeme olarak zevk vermiyor… o bence tayyipgillerin yumusak karnidir… benim blok dostlarim… bir arkadasimiz(elif diye biriydi) terki diyar etmis duydumfazla tanimazdim ama beni yaraladi…topragi bol olsun.. kalan blok dostlarima uzun omur dilerim…vallahi cok ozlemisim …sanki yazmiyor,,birebir konisuyorum sizlerle…tufan kardesim,,, bu cannes bizim yesilcama benzemez…sefil olan sadece seyircilerin bir kismidir….gerisi ya coplenir yada semirir…oyle ac adama yer yoktur…bir zamanlar rahmetli erol tas abimizin cankurtarandaki kahvesine gitmistikte o anlatmisti biz dinlemistik… bir gun anlatirim…yesilcam denen gariban dergahini….saygilarimla

cannes in bu sene hic tadi yok…..

28 Mayıs 2008 Çarşamba Etiketler : cengelli igne

gecen  hafta almanya ya bir is gezisine ciktim… sali sabahi pilimi pirtimi toplayip sanki birdaha donmeyecekmis gibi  arabami hinca hinc doldurup( balik takimlarimida aldim)  yola ciktim… macar sinirini gectikten sonra bende encok sikinti yaratan avusturya kapisiydi.. bu avusturyalilar, turk pasaportu gordulermi, cosuyorlardi…binbir mesakket, binbir soru.. bu jeepi nasil aldin,???.   arkasindan,’ kuovadisdominos’     bu sozu, hazreti isa kuduse giderken  7 haramisinden biri sormus… turkcesi.,  ‘ nereye gidiyorsun efendi? ’    cunku kuduse giderse carmiha gerecekler…. oda bana birsey olmaz gibilerinden birsey soylemis….bende ., fransa vizem oldugu icin hep paris diye cevaplamisimdir… bu avusturyalilar bizi , viyana kapilarina dayandigimiz icin sevnezler ama yatip kalkip bize dua etmeleri  gerekir. cunku bizim viyana surlarinda biraktigimiz kahveler bugun bu ulkede bir sektor olusturmus ve binlerce insan ekmek yemektedir.. pek ekmekde denemez ya biraz pastaya kaciyor…neyse uzatmayalim macari bitirince birde baktim avusturya kapisi dumduz olmus… macarlar a.b. ye resmen shengen e girince kapilari yikmislar… bizim cephede yikamadigimiz kapilari bir kontratla nasilda yikivermisler…. hem sevindim, hem uzuldum….neyse avusturya ya salimen girip salimen ciktik.. cunku avusturya transit bir gecis yolu… viyanadan baska bir ozelligi yok… munihde haftayi bitirip hafta sonunu degerlendirelim diye monaco daki formula bir e  uzandik… ama italya ya girpde cenova dan sahile sapinca bir yagmurki goz gozu gormuyor…. sankim kis,… biz bikmisiz tum blog dostlari kistan….. olmadi….neyse formula bir yarislari zaten minnacik olan monacoyu iyice kucultmus.. butun yollara tabela koymuslar ora yagirme buraya girme  neyse bir garaj bulup parkettik… yarislari vede yariscilari seyrettik… ama zamana karsi yarisiyorduk… 30 km ileride cannes ten bizi bekliyorlardi….kisa kesip,. cannes e gectik… bu cannes e gecmek icin nice den gecmek gerekiyor… bu nedenle burada burada biraz mola verip istanbul donercisinde karnimizi doyurup, cannes e gectik… sasirmayin avrupanin en ucra kosesinde bile bir turk donercisi ile heran karsilasabilirsiniz… cannes de acaip firtina ve yagmur vardi…. indiana jones in ihtiyari bile kafasini otelden disari cikarmadi….biz neyapalim…. eskiden gazetelerde gorurduk.. cannesde meshur olmak icin sahilde soyunan guzeller…yoktu vallahi oyle birsey…. yasli japon turistler vardi…biz birsey gormedik….birazda alman emeklileri…. yani ozetle bu sene cannes in tadi yoktu…. bu konuya devam edecegiz..ancak sunu eklemek istiyorum…blog dostlarimdan ayri kalmak ne zormus…. yahu bir internet cafe bulupda yazamadim…gozunu seveyim turkiyemin..ne ararsan nerede ararsan var vallahi…ta canneslere gittik ne internet cafe nede meshur olmak iteyen guzeller bulabildik…saygilarimla

pazartesi sendromu

19 Mayıs 2008 Pazartesi Etiketler : cengelli igne

hafta baslarini genellikle pek sevmeyiz….aslinda ben pazar gunlerini hic sevmem. belkide pazartesi oncesi oldugundandir.hatta otomobil fabrikalarinda uretilen pazartesi arabalari, otomasyonda iscilerin rehavetinden dolayi, kalitesi dusuk diye bilinir…diyeceksinizki hangi gunun arabasini alalim… persembe ve cuma gunleri uretilen arabalar makbuldur… diyeceksiniz nereden bilecegiz.. arabayi aldiginizda kullanirken gorursunuz….bazi arabalar nedense bir turlu ayar tutmaz surekli ariza cikarir…iste bu nedendendir….neyse konumuza donelim.   cuma gunleri en sevdigim gundur.ogun en keyifli aksamimi geciririm.cumartesileri biraz sessiz gecer keyiflidir. ama pazar gunleri kahvalti sonrasi sikmaya baslar…yanlis anlasilmasin.ben bir sirkette calisirkende boyleydi, simdi ipimle kusagim birkende boyleyim…siz nasilsiniz….arabamin arkasinda bir balik kamis aparatim var.ama birturlu kismet olmazki balik yakalayayim…her gittigim balik avindan sonra mutlaka caurfour a ugrarim….(neden diye sormayin)..biz alismisiz bogazda capariyi takip, salladikca 5-10 tane birden baliga kavusmaya.. buralarda oltayi atiyorsunuz sattlerce bekliyorsunuz..balik hayata kusecekde, veya ignenin ucuna koydugunuz yeme tav olacakda yakalanacak…..varsayalim yakaladiniz(hic yakalamadimya) birde kilo hesabi gol bekcisine para veriyorsunuz..gozunu seveyim turkiyenin…baliklarinin… iste boyle bir sendromla pazartesine baslarsak haksiz sayilmayiz degilmi???  gunlerin birkismi acemce birkismida arapcadan gelir… ornegin sali; sela dan gelir. yani selamdan gelir…farssca enbe gun demektir.cihar dort demektir. cihariembe yani carsamba dorduncu gundur…persembe;  penciembe, yani besinci gundur..cuma;cemaatten, toplanmadan gelir. cumartesi; toplantidan sonraki gun olarak ifade edilir…pazar; ticaret, panayir gunudur…pazartesi de pazarin ertesi diye gecer….biliyormuydunuz… bilmiyorsaniz gitti bir 40 yil daha izauralikla….aslinda bu konular gunluk yasamda gecerli degildir ama bilmeninde bir zarari olmasa gerek….bugun biraz havadan sudan bahsedelim dedik…  ingiltere de buyuk bir muzede bir balik resmi vardir. bu baligin agzinda  oltanin ignesi takilmistir.. altinda oz bir yazi vardir..AGZINI ACMASAYDI… kalin saglicakla…. saygilarimla

forst leydiler kusmuslermis…….

17 Mayıs 2008 Cumartesi Etiketler : cengelli igne

iyi hafta sonlari dileyerek, yumusak bir konuya deginelim diyoruz… yumusak derken konunun ozunu kastediyoruz….efendim,,,tayyip in ve gullu nun karilari birbirleriyle kusmus……diyeceksinizki banane,,  bizene… oyle degil iste bu kadin illeti basimizdakileri yanlis kararlar verme gafletine surukleyebilirler..(gerci dogru karar aldiklarida yokya)  ben subayken, pasalarin eslerini gorurdum..oyle herzaman kocalarinin yanina yapismazlardi.ama pasadan daha etkili ve korkuyucu bir gucleri vardi…pasa astlariyle nasil tam tekmil saygi durusu orneginden yola cikarsak, astlarin esleride pasamizin karisina ayni tekmil ornegiyle davranirlardi…yanlislikla pasamizin esine bir yanlis laf veya hareket yapan bir ast esi esinin cehennemini hazirlardi..yani kocasina kizan bir ast esi cok rahat intikam albilirdi….simdi bakiyorum, tayyip yapisik ikizler gibi esiyle dolasiyor…ozal imi taklit ediyor nedir…ama semra hanim hukumet gibi kadindi vesselam..tayyip in hanimi bana icten ice calisan bir imaj vermistir hep…demirel ise esini pek yaninda tasimazdi…ecevit ise ecevit gillerdi… rahsan hanim ecevit in kararlarina alenen mudahele etmekten kacinmazdi…osmanlida eslerden ziyade anneler bu isi gorurdu…ama demokrasiyle birlikte bu bayrak eslere deviroldu…iki ucu kirli degnek.asagisi es,,yukarisi anne…hangisinden gecebilirsinizki??? allahtan liderlerimizin boyle takintilari yok..ya sakal yada biyik….hanimlarimiz bu benzetmeden rahatsizlik duymasinlar…biyik deyince aklima hep ermeni kadinlari gelir…ermenilikte kadin kisminin bilmiyorum ama hep oki gordugum biyiklari vardi…onun icin en delikanli kadin ermeni kadinidir diye espiri bile yapardik…simdide ermeni vatandaslarimiz sarlayacaklar…ama neyapalim, gordugumuzu anlatmayacakmiyiz…. neyse konumuzdan uzaklasmayalim…bu tayyip efendinin zevcesi, gullunun zevcesine kusmus…rivayet odurki; gullunun zevcesi cankaya daki altin gunlerine tayyip in zevcesini bizzat cagirmiyormus…istermisiniz simdi tayyip, gulluyu oradan alasagi etmek icin , esine soz vermis olsun….esi diyordurki; " gozun korolmasin  tayyo  zaten bizim hakkimizdi, cankaya..elalemin sozune uydunda verdin gullugillere.. simdi beni cagirmiyorlar.  hadi git al….yoksa…"iste bu yoksa tehdidi, tayyipin sirazesini bozarda mazallah bir anda borsa takla atar.. benim onerim, cankaya nin mimarini yattigi yerden kaldirip, ayni olculerde bir cankaya daha yaptirip, babsbakanlik koskunu, tayyip ve esine teslim etmektir…  saka  bir yana biz yuzde 90 i musluman olan bir ulkeyiz.  ama   ataturk ten buyana  devlet ve   dini   bugune kadar hep ayiran bir yonetim bildigimiz icin bu son goruntuler gozumuzu kirletiyor…buyuklerimizin eslerinin ya turbandan yada eslerinin yaninda durmaktan vazgecmeleri gerekiyor….kiyafetleride cabasi….efendim neymis tayyip frak giymezmis…niye ozaman gravat takiyorsun..carik giy ozaman veya kes giyebilirsin…taman elin kralicesinin onunde egilme ama cagdas ve medeni olmak dinsizlik degildir.. olsa olsa takiyedir…saclariniz acilmaya basladi… feste onerebiliriz.. bakmayin uzun zamandir bu konulara egilmeyip de kizmadigim sanilmasin..ama yapmayin beyler ayip oluyor…karilariniza bir cirt laf da siz edin bari… anliyorum kotu gunler geciriyorsunuz, bari evde huzur bulalim diyorsaniz  nasrettin hocanin dedigi gibi sizde haklisiniz….bakalim ne olacak….dedimde aklima bir fikra geldi….adamin biri karisindan supheleniyormus..bir dedektif salmis pesine…dedektif birgun adami aramis…demiski: efendim, suan kariniz genc biriyle birlikte yuruyor…adam demiski;  eeee sonra, efendim simdi bir eve girdiler, ama pencereden gorebiliyorum. eeee sonra..efendim simdi esiniz genc adamla  saraplarini icip dans ediyorlar..eeeeesonra.. efendim simdi gencadam esinizi opmeye basladi….eeeee sonra.. efendim elektrigi kapattilar.. adam, tuh allah kahretsin, acaba ne oldu….demis…. saygilarimla

Sayfalar : 1 2 [3] 4 5 6 7 8 ...
Mynet Blog WordpressMU alt yapısını kullanmaktadır.