Mynet | Blog Anasayfa | Email
Favorilerime Ekle | Giriş


Arşiv Haziran, 2008

uyutulmanin yontemleri..

28 Haziran 2008 Cumartesi 16 Yorum »

 epeydir blog yazilarina egilemedigimi sizde farketmissinizdir..  avrupa da firsat buldukca blog dostlarimin yazilarina goz atmakla yetiniyorum…ancak gozledigim oku blog yazilarinda eski heyecan ve cekismeler yazilar artik yok…yeni arkadaslarimiz oldu.. onlarda birseyler yaziyorlar ancak ya bizim agzimizin tadi yok yada beklentilerimiz artti…genc arkadaslarimiz habire ask, sevgi, ihtiras, yanilgi gibi hayatin hep duygusal yonlerine siir ve duz yazilariyle gondermeler yapiyor… duygusallik ne guzel seydir…ama bizde iraklastimi ne…avrupadan bakinca turkiyenin simdiki hali futbol ve gene futboldu.. oda bitti avunacak ne kaldi.. donduk gene siyasete..sairin dedigi gibi   ,.(giden memnunki yerinden donen yok seferinden) bizimkilerin de o hesap  oturan herkes oturdugu yerden memnun.. hatta allah bilir baykal bile akp nin kapatilmasini istemiyordur…rahati kacmasin diye.. herkes dediysek vatandas icin demedik tabi… almanyada bile  alman vatandaslari hayat pahaliligindan sikayetciyken, turkiyede vatandas olmusde kimsenin haberi yok.. yani dunya globallesti derken cekilen hayat eziyetleri bile birbirine benzemeye basladi.. tabi almanin sikayeti, tatilde iyi bir yere gidememek iken bizimkilerin sikayeti, kurufasulyeye koyacagi kiymanin gramajinin azalmasi olsa gerek…ucan kartal kardesimin kulaklari cinlasin bu tayyip gile soylesin halka birazda kiyma dagitsinlar…busene enflasyon yuzde onu asti…ama maaslar yuzde dort civari artti…bu ortulu odenek mevzusunu nasil ortecekler onuda sormak lazim… ciller doneminden buyana pek gundeme gelmemisti ama rakkam buyuk olip vede harcama yeri haci hoca grubu olunca ustune bir fatiha okumakla olmuyor…smdi  ,, parti kapanma donemi yaklasti ya partiden bazi lider ruhu tasidigini zannedenler sesini yukselterek  zirveye cikmaya calisiyorlar… zaten basinda malzeme bulma guclugu icinde    saman alevi gibi iki gunde yanip gidiyorlar…kapancaksa kapansinda bizde bilelim kimler kalacak   yada gidecek… kominizm rejiminde insanlari votkayla uyusturup, birkisinin isini on kisiye yaptirarak insanlarin rejime karsi olmalari engellenirdi.simdilerde  absurt seyleri gundemde tutarak insanlarimizi oyaliyorlar.. bu halkin bu memleketin esas baska sorunlari yokmu…iste yaza girdik hadi bu aydan sonra su bulabilecekmisiniz bakalim….halkinucuz sebze meyve yiyecegi mevsimde gene hal mafyasinin eline birakacakmisiniz bakalim…asker ve pkk catismasi birden bire gundemdeki yerini yitirdi…ne olduda yitirdi.. pkk mi bitti…yoooyaz basliyor tatlciler yollarda telef olacaklar..tedbirmi aliniyor…yoookoca bir kis yatip yaz baslarken yollari tamire baslarlar.. niye goruntu olsun…yaz basliyor. butun ozel kanallar yaz uykusuna giriyor.. ozeldir istedigini yapar iyide trt uyumamali degilmi…yani halki dusunmek zorunda olanlarda tatil deyip zaten 9 ay yattiktan sonra hic olmazsa bu aylar biraz kipirdasinlar… birakin parti kapanma triplerini .. size birsey olmaz olan gene vatandasa olacak..bari son gunlerinizde halk icin birseyler yapin…   saygilarimla

bugun pazar.. biraz spor yapalim…

22 Haziran 2008 Pazar 10 Yorum »

bugun sabah sabah , frankfurt a geldim…oyle ardic kusunun dedigi ve yaptigi gibi degil.. gayet mutevazi otelimden sabah 5 te cikip frankfurtta merkeze geldim. turk restorantlarinin karsisina park ettim. bugun pazar oldugu icin hitler yavrusu bir ceza kesici dolasmiyor.. park bileti almazsaniz sak 100 euro cezayi yapistiriyor on caminiza.. ben serbetli oldugum icin pek sallamiyorum…ama genede tedirgin ediyor… onu diyordum . pazargunleri beles..hem agaya hem marabaya…..arka sokakta bir internet cafe var hemen oturup bismillah dedik.. eskiden gittigim yerlerin tuvaletlerini bellerdim. simdilerde buna internet cafelerri ekledik..sorf yapicazya,,,..bu frankfurt disaridan bakinca acaip modern binalardan ibaretmis gibi geliyor., ama sehirde kaybolupta acaip yerlere cikinca yesillikler icinde buluyorsunuz kendinizi…simdilerde navigasyon denilen bir alet cikti.. sizi kapiya kadar getiriyor.. ancak kendi bildigi yollardan. gecen hafta bana bir randevu kaybettirdi…evvelsi aksam munih de bir turk kahvesinde milli maci seyrettik.sondakika golu yiyince moralbozuklugu ile cikip tam arabaya binerken icerden bir patirti koptu. hemen geri donduk.. bir gol,, birgol daha derken galip geldik..hep beraber sokaklara dokulduk. bu galibiyet sayesinde munih de iki milyon turk un yarini gorduk.. yahu arkadas sanki millet hazir bekliyormus… binlerce arac sokaklarda kornalar,, bagirislar…naziler sesini cikarmiyorlar.. nasilsa biz yenilmedik diyerek… ama onlarada sira gelecek… bu fatih amcam acaip sansli adam…uc macin ucude iman gucu ve sans ile alinmistir diyedusunuyorum…siz nedersiniz…gerci mactan pek anlamam ama onemli olan sonuctur…rahmetli derval ne derdi….maci kazanmak zorunda degilsiniz…ama sonucta uc puan isterim… bu derval hem mustafa denizlinin hemde fatih terimin ve hacinin hocasidir.. turk futboluna ve galatasaraya cok yararlari olmustur…. bu hafta butun arabalarda ulke bayraklari var… ama bizim turklerin arabasinda bayraga gerek yok ,, gorunce ve duyunca taniyiveriyorsunuz .. bizi…. bu arada bloglardaki yorum ve taslaklar gene birbirine girmis..herhalde mynet robotlarimiz tatile ciktilar.. nediyelim..dinlensinler tabi…gecen hafta otobanda turk tir soforleri ile aksam sohbetine daldik. inanin avrupanin her bir otobaninda vizir vizir turk tirlari mal tasiyorlar, insanin hosuna gidiyor… hemen yan kapaklar acildi. nevaleler hazirlandi. raki bardaklari beyazlandi. ve basladik memleketi ta buralardan kurtarmaya… kurtardikta….henuz siz farkinda degilsiniz… ne  yazmis   nazim hikmetnasil yorumlamis cem karaca..,, ben bir ceviz agaciyim. gulhane parkinda.. ne sen bunun farkindasin. nede polis farkinda……. uzakta olunca herkesin farkli bile olsa yorumunu dinliyorsunuz… dinlemek deyince aklima italyanlar gelir… iki italyan ayni anda konusur. sozcukler havada ucusur.. kimse kimseyi dinlemez…ama herkes derdini anlatir…. romenlerde boyle… az kaldi bizde oyle olacagiz… oyle derken akliniza baska birsey gelmesin…konusan toplum olacagiz demek istiyorum… her zaman savunurum. iyi bir konusmaci aslinda iyi bir dinleyicidir…arasira evet. hayir larla karsiyi teyid ederseniz cok ama cok sevilirsiniz…cunku insanlar dinlenilmeyi okadar cok isterlerki… tayyip bile bugunlerde bu arzusuyla kivraniyor…cunku artik dinleyecek ahali bulmakta zorlaniyorlar… biz bu sonun baslangici filmlerini cok gorduk… hani temel sinemaya gidipde filmin basinda metro golden mayer film firmasinin kukreyen aslanini gorunce bu filmi daha oncede gordum diye cikiyor… iste bu sinemada biz cikmiyoruz oturup seyrediyoruz.. aslanciklar cikiyorlar.. neyse uzatmayalim…bizim tir soforleri genellikle karadeniz ve dogu kokenli olup kendilerine has vatan yorumlari yapiyorlar.. onlarida yarin anlatiriz.. bu pazar fazla  detay yapmayalim. iyi pazarlar…saygilarimla

sunnet dedikte….

14 Haziran 2008 Cumartesi 6 Yorum »

gecenlerde  ,: nar agaclari cicek acmisti: serimizde sunnetimizden bahsetmistik.. acaip mailler geldi… nedense guncel olaylardan bahsederken ilgi normal iken  aslinda guncel olaylarin bir parcasi olan bir operasyon durumu insanlarin kulagini dikiyor.. bir karikaturde gormustum., adam buyuk bir siyasetci.. kursude takimelbise ile nutuk atiyor..herkes bir alkis… sonraki karede adam don gomlek tuvaletini yaparken yelleniyor…ikiside hayatin bir parcasi aslinda.. benim sunnetim birsey degil benim oglum cok cekti sunnette… dogdugunda pipisi tikanik oldugundan cisini yapamiyordu. 3 aylikken sunnet ettirmek zorunda kaldik…sonra ilk doktor iyi kesemedigi icin birdaha sunnet ettirdik..bu seferde biraz egri kaldi… baska doktorlar dediki buyuyunce estetik yaptirirsiniz…simdi buyudu,.. cocuk dedigime bakmayin., 23 yasinda delikanli,,diyorki baba ben halimden memnunum, kadinlar hic boylesini gormedik diyorlarmis..ne gormek istiyorlarsa….tabi bu isler deneme yanilma yontemiyleoluyor bu devirde…bu devirde kadinlarinda ne istedigini biz kestiremiyoruz…bizim zamanimizda babam bizimkilerini egri kestirseydi vallahi evde kalmistik..simdiki nesil farkli…gerci biz erkeklerinde ne istedigi pek belli olmuyor.. bakiyorsun yakisikli, aslan gibi delikanli(boyle denir) yaninda kara kuru siska biri.. veya cok sisman cirkin bir kadin( bu arada benzesen bayan okurlar alinmasin ben denk dusme acisindan ele aliyorum.) esas oglan adeta kunta kinte( gecligimizdeki bir seride esir zenci cocuk)  oradan biri hemen yorum yapar; olsun belki yatagi iyidir…veya cok parasi vardir…hadi isin icine para girince yorumlar caresiz kalir..ama iyi yatak???? nedir yani yatasmi???  neyse uzatmayalim bu sunnet olayina biraz ara verelim…yasamin  baska gercekleri derken bir baska konuda gurmelerdir….rahmetli tugrul savkar vardi galatasarayli.. her yeri dolasir yemek yer.,, bu yerleri ve yemeklerini yorumlardi..simdi bakiyorum pek cok kose yazari, reha muhtar dahil, beles yiyip, gezmek icin hepsi birer gurme kesildi basimiza….iyi arkadas yiyin., icin…aksirincaya tiksirincaya kadar yiyin…yediginiz ictiginiz sizin olsun…..peki,,, bunlari hic cikarmiyormusunuz……?niye biriside cikip kardesim bunlar hep yiyip iciyorlar, gittikleri yerleri yaziyorlar…neden helalarida yazan biri cikmaz..? yasamin gercegi sadece yemekmidir…hos bunlara desenizki. bak bukadar yiyorsun, yediklerini burada cikarmazsan bir yere gidemezsin…valla otururlar gelmesini beklerler…sonrada falanca restorantin helasi soyleydi diye yazarlar     mi?…. yani tuvalet deyip degmeyin yuzyilin en faydali buluslarindandir…bu fransiz saraylilari kakasi geldiginde hemen oracikta oturup hacet giderirlermis.. sonrada ustune kimse basmasin diye hizmetcileri tuy dikermis… iste bu tuy dikme olayi buradan cikmistir. bilmiyordunuz degilmi??? 40 yil kolemsiniz…sonrada sarayin her yanini bok goturup ,, kokudan durulmayinca parfumu bulmuslar.. bunu biliyorsunuzdur herhalde….biz  turklerin,    bunlar sarayda pisletip dururken., evlerimizin bahcesine helamiz vardi . rahmetli dedemin evinde testisini kapan helaya kosardi..  bunlar tuvalet kagidini bilmezken bizim helalarimizda taharet bezlerimiz vardi.. herkesin isminin basharfi yazardiki karismasin….simdi bize temizlikten hiyjenden bahsediyorlar… bakin mesela bu avrupalilar popolarini yikamazlar…bizim alaturka tuvaletlemizdeki musluk donanimi onlarda yoktur. oömayincada yurt disindaki turk evlerinde bu sistemi kuramayanlar ne yapiyor??? 2 litrelik cola siseleri devreye giriyor… ucan kartal kardesimizin kulaklari cinlasin bu cocacola siseleri hic olmazsa ise yariyor…nereden girdik bu cumartesi gunu boyle konulara…herhalde dunaksam frankfutta kaldigim oteldendir… iyi tatller..saygilarimla

kapikule denilen sirat koprusu

14 Haziran 2008 Cumartesi Yorum yok »

aslinda pekcogunuzun fazla ilgi alanina girmesede bu kunuyu bugun ele alacagim…yaklasik 20 yildir yurtdisina gider gelirim… encok kullandigim kapidir…eskiden cok yogun olan bu ,  edirne kentimizin hemen yani basindaki kapi yugoslavya savasiyle birlikte bir ara eski canliligini yitirmisti… sonralari ihracaatin artmasi ve romanya, bulgaristan gibi ulkelerdeki hareketlilik neticesinde canlanmisti… simdi gumruk kapisi dediginiz nedirki diyeceksiniz.. oyle degil cok onemlidir…bir kisinin bir ulkeye girmesi onemli bir olaydir..tabiki cikmasida….girerken once giris kapisindaki gumruk memuruna arabanin girisini , sonra polise pasaport kaydinizi, daha sonrada triptik islemlerinizi yaptiriyorsunuz.. en sonunda edirnespora ve belediyeye yardim parasi verip cikista soin kez evraklarinizi kontrol ettirip ulkeye giriyorsunuz… cikarkende ayni islemi bagis disinda yaptiriyorsunuz…40 yilin basinda bunlari yaptirirken bekleseniz ne olur demeyin. yolculuk psikolojisi ve yorgunluguna birde bu islemler icin beklemek eklenince sinirler yipraniyor… benim anlamadigim, koca bir kis yatipta tam gurbetcilerimiz gelecekken tadilata almak cok absurt… zaten bu yaziyida sayin vekilimizin bu konu uzerine yaptigi beyan uzerine yaziyorum.. ;efendim kapikuledeki calismalar hizla suruyormus..: bravo.. tesekkurler.. koca bir kis yat sonra turkun aklina gelen isbasina… genellikle demirperde ulkelerinin kapilari cok kotudur…pistir. psikolojik baskiyi daha burdan hissedersiniz. ama bulgaristan ve romanya avrupa birligine girince hemen hamileri alman ve ingilizler kapilarini restore ettiler.. bu kapi dedigimiz sey o memleketin otobani gibi , aynasi ve imaji oluyor… simdi avrupa kapisi romanya ile macar sinirinda basliyor. ve ondan sonra kapi filan yok… bu bizim kapilarda birde gumruk memuru ve polis cekismesi vardir… eskiden bu kapikuleye atanmak icin bir servet odenirmis…niye diye sorarsaniz ki sormayin…..vatan icin, calisma aski icin…. burada calisan insanlara nedense hep piyangodan ikramiye veya dededen , babadan miras kalir…ustlerine bir kurus mal varligi gorunmez ama yakinlari acaip varliklidir…bakmayin arasira sov yapip biriki kurban kestiklerine…onlarda sisteme karsi cikanlar veya tek basina sofra kurmaya calisanlardir…. bir zamanlar tuncay mataraci diye bir vekil vardiki bu ulkeye tirlarla kacak silah ve esya sokulmasina goz yumarak devletten aldigi parayi cerez aliminda kullanmisti… sonra azitinca iceri attilar.. isin ilginc tarafi afla cikincada dediki: beni yanlis degerlendirdiler. ben vatanina hizmet eden biriydim…agzi olan konusur.. zaten iceri alinanlarin hep nin sucsuz oldugu yolunda iddalari vardir.. hani bir tarihde bir adalet bakani cezaevini geziyormus… sormus sen ne yaptin diye suclunun birine valla efendim beni haksiz yere sucladilar, digerine sormus ayni sekilde, bir otekine sormus ayni sekilde cevap almis..en son birbaska mahkuma sormus sen ne yaptin diye; oda demiski efendim ben suc isledim hataliyim. cezami cekmekteyim…bizim vekil yanindaki yardimcisina demiski: hemen alin bu adami bu cezaevinden, digerlerinin ahlakini bozuyor….: bukapi kulede yaz aylarinda acaip bir kuyruk olur otomobil sirasinda.. kis aylarindada tir sirasinda ayni sekilde… bulgar gumrugu ., turk gumrugune .. turk gumrugu bulgar gumrugune cicek atar.. biz ne yapalim karsisi tikali.. devletler birbirini yese bunlar birbirini yemez ..ayni yolun hancisi olduklari icin ta oralardan birbirini kollarlar… gerci bulgarin kapisina simdilerde alman oturdu ama onuda kendimize benzetiriz yakinda merak etmeyin…bu kapi insaatida zannetmeyin oyle gokdelen insaati degil…. giriste insanlari karsilayacak bir iki peron.. pasaport islemlerini yapacak polisler icin biriki peron. gumrukculer icin ayni sekilde biriki peron.. yani atla deve degil..kuzu bunlar kuzu…oyle diyorlar gumrukcu ve polis arkadaslarimiz….arasira gurbetcilerimizden alman pasaportlu olanlar bir iki korna calarlar hepsi o….bir ara bulgaristandan gelip turkiyeye yerlesen cift pasaportlu soydaslarimiz, gunu birlik karsiya gidip geliyorlardi..bunlarin amaclari sinir ticaretiydi.. simdi, bir yerli arabayi dusunun , icindekiler inmis, gumrukcu soruyor: arabanda bir sey varmi?.. bizimki diyorki; yok beyav hicbisecikler yoktur…. ama araba cokmus..kaporta lastiklere degiyor… gumrukcu uyanik bak diyor soyle sonra bulursam yakarim cirani…bizimki gene ayni seyi soyluyor.. yok be yav dedikya.. gumrukcu elini bir atiyor..arabadan kesilmis 4 tane koyun..zaten benzinini almis onu saymiyorlar. ama gida maddesi yasak… tabi butun etler cope….sonra cikisa kisitlama geldi bizim soydaslar ac kaldilar… bence bu kapi kuyruklari, turkun ticari zekasiyle en cok su ve mesrubat, dondurma satan cocuklara yariyor…kapikule bir baska dunyadir…en gecerli madde eurodur… iyi tatiller dilerim. bu yaziyi frankfurtta hurriyetin gurbetci ekini okuyunca yazma geregi duydum…vekilimize ithaf edelim… ha buarada gurbetci deyimine bazilari kiziyor…ismail y.k. gibi…ama nevar bunda guzel bir deyim bence..  saygilarimla

nar agaclaricicek acmisti 5

8 Haziran 2008 Pazar 10 Yorum »

 bir pazar sabahi gugucuk kuslari ile uyaniyorsaniz, cocuklugunuz geliyor gozunuzun onune…gerci bizim biyografimizde, tifillik cagimiza geldikya…49 evlerdeki evimizin bahcesinde bu mevsim sicak baslar saclarimiza limon suyuyla briyantin muamelesi yapip sehirmerkezine kiz tavlamaya cikardik..bizim zamanimizda tavlayacagimiz kizlarin soyle bir goz ucu bakisini yakaladikmi tamam iste bir manitamiz oldu,… kizin haberi bile yok… olsun.. bizimde kizin haberi olmadigindan haberimiz yok…bakmasaydi….annem tutturdu sunnet olacaksiniz diye… yahu olmak birsey degilde oyle susulu elbiselerle caddelerde boy gostermek yokmu? ne abimin nede benim hic hosumuza gitmiyordu. ama erkeklige ilk gecismis… boyle bir aciyla erkeklige ilk gecis urkutuyor…allahtan kadin degiliz onlar birde dogum yapiyor diye kendimizi teselli ediyoruz.. babamda butur seromonilerden hic hoslanmazdi. o yuzden annemin iki yanina dizilip caddelerde boy gosterdik..ama ata binmedik….neyse kesim gunu geldi..bir yasli amca elinde siyah koruklu bir doktor cantasiyle geldi..abimle ikimiz gozumuzu cantaya sabitledik.. ne cikacagini biliyoruz.. rahmetli dedem kurban bayraminda kurban keserken  kurbanlik bicaklarini cikarir bilerdi.. boyle bir bicak takimi bekliyoruz… neyse korktugumuz olmadi bir ustura cikardi. masat dedigimiz deri bir bileyiciyle bilemeye basladi…oanda dedemin kestigi kurbanciklarin ne hissettigini cok iyi anladik.. allahtan bizim avantajimiz bedenimizden bir parca kesilecekti..ama olsun bizim canimiz agzimizdan kacmak uzereydik..abi  caniyle birlikte tuymek isterken kirvesi yakaliyiverdi..sunnetci  amcanin pipimizi keserken uslu durmamiz  ve rahatca kesebilmesi icin kucaginda tutana kirve deniliyor biliyorsunuz… bu kirve baba yarisi olarak geciyor… hristiyanlarda da vaftiz babasi asagi yukari ayni durumda…ama onlar sunnet olmuyor papazin elinden sarapli su ve ekmek aliyorlar bizimki gibi en kritik organi dogratmiyorlar…museviler bebek 7 gunlukken sunnet gelenegi var…  neyse uzatmayalim, tembihi almisiz, bagirmayalim, cunku erkegiz…kim dinler..avaz avaz.. sira bana geldi gecti… yatakta mutat yerimizi aldik…sira hediye faslina geldi..zaten en keyifli yeridir dugunlerin hediye fasli…istediginiz seylerden birden fazlasina sahip olursunuz… uctane saat, bes tane kitap, birazda nakit…. annem agliyordu..sanki onun canindan can almislardi…neyse yenildi icildi sonra gun bitti biz kesilen pipilerimizin acisiyla basbas kaldik.. bizim gencligimizde istanbul da kemal ozkan diye biri sunnetci olarak cok meshurdu..sonra buyuk bir klinik acti.. pahali sunnetciydi.ama parasi olmayandanda para almazdi…slogani suydu…..bugun sunnet yarin deniz….hakikaten hic acitmadan sunnet ettigine sahit oldum… yasiyorsa omru uzun olsun….bu sunnet cok onemlidir…kazara sunnetci acemi cikarsa, cik pipi gitti…gazetelerde cok sunnet faciasi okumussunuzdur.. biliyorsunuz, bu afrikali bazi cahil kabileler kizlarinida sunnet ediyorlar ve cogu olumle sonuclaniyor.. nedenmi..eeee kadinlar biz erkekler kadar dayanikli degiller tabiki( simdi hemen kadin okuyucular yapistiracaklar .,,hadi sizde dogum yapinda gorelim bakalim…saka yaptik yahu)bu sunnet faslini birakalim artik…artik erkek olmustuk….ama yasantimizda bir degisiklik gorunmuyordu….kizlar bizim  artik erkek oldugumuzu nasil anlayacakti? ciplakmi dolasacaktik….? eniyisi sakallarimizin olusmasiydi.. basladik babamin tras takimina musallat olmaya..simdilerde her sabah aynanin karsisina gecip karar mekanizmamla kavga ediyorum .. bugun tras olsammi,? olmasammi…neyazikki hergun tras olmam karari cikiyor beynimden..cunku bu artik erkek oldum gunlerinden buyana sakallarim bir sac fircasinin killari gibi hergun karsimda ,,..utanmasalar gunde iki defa jiletlenecekler…jilet deyince aklima muslum geldi..itirazim var diyordu……neyse babamin bu jiletlerin kalitesi bozuldu sikayetleri arasinda abim ve benim bir muddet sonra birer ikiser biyiklarimiz ve cene altinda ucer beser sakallarimiz cikmaya basladi…iyide yeterli degildi. bese bes mac yapiyor bu killar takilmalarina maruz kalmistik….ama olsun ciplak dolasmaktan iyidir…abim cok yakisikliydi.. mahallenin kizlari pesine takilmaya baslamislardi. ayni tarik akan a benzerdi…ama benim kizlara olan merakimda onda yoktu.. varsa yoksa futbol….benden biryas buyuk oldugu icin bir sinif ondeydi…orta uce gelince ayni sinifta okumaya basladik. orta bitince o okulu birakti ben ticaret lisesine devam ettim. her cocuk okuyacak diye bir kural yokki.. ama babam ogretmen oldugu icin bu fikri benimle paylasmiyordu…bu yuzden abimle aralari hep limoniydi…benim okumamda ilginctir..bir sinifi gectigimde yazin birsonraki sinifin kitaplarini , bitirenlerden alir soyle bir okurdum..sonra butun bir sene kitaplarin arasinda, tommiks  teksas okurdum…tommiks ve teksas deyip gecmeyin bizim hayatimizda cok onemli yeri vardir…yanliz sonralari farkina vardim bizim bu kahramanlarimizin kahramanlik yapmaktan kizlara vakit ayirmadiklarini gordum…bizim suat yalaz in karaoglan i oylemiydi hangi ulkeye akin gitse aksam kaldigi hanin sahibinin kiziyla mutlaka ilgilenirdi…bunlar bizim hem tarih hemde hayal dunyamizi bilerdi….liseye gectigimizde annem ve babam artik batiya gocmemiz zamani geldigine karar vermislerdi..bu kararda bizim oyumuz yoktu…seneler sonra gordumki buyuk bir hata imis bir insanin dogdugu degil ama buyudugu yerleri terk etmesi…..obuyume cagindaki arkadaslari ileride mumla ariyorsunuz..hele birsehriistanbul da……lise ikide goctuk istanbul a..tozkoparan da bir ilkokula tayinleri cikti..fakir ve isci semtiydi tozkoparan…istanbul un gobeginde merterin yaninda ayri bir sark sehri gibiydi.. cunku herkesin gelisi cok yeniydi.. sarktan….sarktan garpa gecisimiz birhayli macerali oldu…olanlari bir sonra anlatiriz insallah saglicakla kalin saygilarimla

demokrasiyi nasil tarif edelim….

8 Haziran 2008 Pazar 10 Yorum »

bir blog dostumuz demokrasiyi soruyor….nasil tarif etsekki??? turk halki yuzyillarca padisahlik ,  tek adamlik yonetimlerle idare edilmistir.. tek adamin   agzindan ne cikiyorsa emirdir…diyerek  itaat etmekteydi…bize bile kucukken, buyuklere saygi kucuklere sevgi terbiyesi bu yonetimin kalintilaridir.. ben yillarca seflerime amirlerime kayitsiz sartsiz itaat ettim.. sonra baktimki somuruye acik bir duzen olusturmusum… bu duzeni yiktim…halka sorarsaniz demokrasi esitliktir. insanca yasamdir..istedigini yapabilmektir…turk halkinin bir asiri doldurmayan demokrasi macerasi sik sik askeri devrimlerle kesintiye ugramistir. bununda asil nedeni ulkeyi emanet ettigimiz vekillerin  halktan kopmalariydi.tabi birazda askerden….bakmayin kose yazarlarimizin seneler sonra b ukonuda ahkam kestiklerine…halk her devrimden sonra sanki devrimi yapan pasalar sebep olmus gibi o devirde dogan cocuklarina bile bu pasalarimizin adini  koydular… demokrasi: nedir diye oylama yapilamayacak kadar ciddi bir seydir.. halka nasil bir demokrasi istiyorsunuz diye sormak demokratik bir sey degildir…halk demokrasi deyince once bir ev bir araba alabilecek, cocuklarini okutabilecek,aksam eve giderken markete ugrayip evine erzak alabilecek kadar para kazanmak ister…ciller de oyle soylemedimi herkese bir ev bir araba anahtarini  isaret parmagi ile orta parmaginin arasina bas parmagini sikistirip ustune iki anahtari koymadimi?? turk erkegi at, avrat, silah .. diyordu.. atin avratin yanina avradin istedigi ev sikisinca silah 3.ncu plana dustu.. gerci her turk ailesini evinde bir alti patlar vardir… benim istanbul daki evimdi ovunmek gibi olmasin 9,50 brovning marka sultan hamit tugrali bir alti patlarim var. ama bu saatten sonra patlayacagindan pek emin degilim. zira adinda anlasilacagi uzere bizimle beraber bu sultan abdulhamit tugrali silahimiz da  antika degere ulasacak.. bize bir deger bicmezler ama silahimdan cok umitliyim…sultan abdulhamit zamaninda inzibat kolluk kuvvetlerine hususi olarak siparis edilmis olan bu cakar almazin   bendenizin eline ulasmasi abimin marifetiyle olmustur…bu ulkedede bir brovning edindik. fakat bu brovningler cok agir tasimak icin adam tutmak gerekiyor… bukonu kurtlar vadisine donusmeden biz  at a gecelim..at dedigimiz gunumuzde amerikan ruyasi olarak 1966 yilinda rahmetli kocun bugunku deyimle ceo su ve damadi ingiltere den bir model secerek turk muhendislerinin modifiyesiyle anadol u  cikarttilar. ama ogunden buyana turk otomotiv sektoru avrupayla yarismakta.. ulkedeki bu otomotiv fabrikalarinin coklugu turk halkinin araba sahibi olmasini kolaylastirdi..tabiki almakla kullanabilmek ayni sey degil…dunyanin en pahali yakitini kullaniyoruz ama bu demokrasi konumuza dahil degil… evet halk once arabasini iyi kotu aliyordu.. sonra mortgate mi nedir bunun vasitasiyle epeyce bir ev sahibi oldu…geriye ne kaldi alisveris.. bunuda bankalarin pecete dagitir gibi kredi karti dagitmalariyle kisa vadede cozduk…yani zenginimiz, iktidarda kim varsa yandaslarimiz bundan sonra cok kazanmis .. sizi ne ilgilendirirkine??? halktan bazilari canina tak edince basvekilimizin yoluna cikip soru sormayi demokrasi diye dusununce bas vekilimiz onlari analarina havale ediyor…olmaz…basvekil in yoluna cikmayacaksin. adamlar havaalanindan sehre giderken butun yollari kesiyorlar bunlar gecsin diye.. niye zaman kaybettiriyorsun.. bunlarin saniyesi  para..gunleri yetmiyor memleket mevzularina.. omurleride yetmiyor.. bir iki sendelemede hemen beklemeye( erbakan hocamiz bile hala bekliyor..) blog dostumuz diyordurki yahu buda hala demokrasiyi tanimlamadi..kardesim aldik elimize sazi, konu konuyu aciyor..kessek olmaz,(gerci demirel e benzedik cok sey anlatip hicbir sey soylemiyoruz galiba… iste demokrasi)demokrasiyi bizden once ulasip traslayip bugune ulastiran ulkelere bakmak lazim..fransa yi ele alirsak ulkede bircok multeci olmasina karsin demokrasi kulturu oturmus,. insanlar birbirinin hakkina  yasamina sarkmadan kendi haklarinin bilincindeler.ekonomileri oyle cok iiyi degil ayni sey ingiltere ve almanya icin soylenebilinir.. bizden en buyuk farklari birincisi , yolsuzluk ve iktidar yanlisi sogusculer., ikincisi kamu tuzel harcamalari onlarda hesap veriyorsunuz. bizde ne hesap var nede duzgun harcayan.. biz bunlara  hizmet etsinler diye vergi veriyoruz. bunlarkeyfi kullaniyorlar. hani hesap.. kime verecekler.. allaha..yetmez…demokrasi denen iki ucu keskin kilic oncelikle  karni tok bir millet uzerine monte edilir..nalinci keseri gibi hep kendinize yonttugunuz bir ekonomi ile bu olmaz.. valla ucan kartal kardes, memleketteki kahve koselerinde sik gecen bir konudur..birakacaksin bana memleketi,, birkac kisiyi sallandiracagim,bir defaya mahsus kemerleri  (son olarak sozunude vererek)sikip  gerekli ekonomik tedbirleri alacagim.  bu sorunlu kurtleride irakin kurdistan bolgesine postalayip askeri harcamalari kisarim…butun makam arabalarini satip herkese bisiklet alirim…acaip bir tasarruf oyle degilmi? tayyip doneminde bir kisinin   isini yapsinlar diye alinan dort kisiyi gene bire dusurup bunlari tayyip le birlikte malulen emekli yaparim..disislerindeki konsolosluklari kapatir  birer buro seklinde isleri idare etmelerini saglarim….. tayyipin onerisi olan cok cocuk propagandasinin yerine hic cocuk propagandasina yer verip oyle dag tas insan doldurmam. resmi olarak yetmis kusur milyonuz herhalde gayriresmi sekseni gecmisizdir…bukadar insana babalik yapmak kolaymi???  ozellestirmeyi ceplerine para koymak amaciyle saptiran tayyipgiller gibi degil; once hastaneleri ozellestirirdim.cunku buralar iktidar partilerinin otlagi.. birtek fakulteler kalirki onlarda fen ilim yatagi..kurutmaya gelmez.. butun kuran kurslarini ve tekkeleri, zaviyeleri kapatirdim…okullarda isteyen islam dinini ogrensinler diye ayri bir tedrisat koyardim.(burasi cok tartisilacaktir)butun liseleri birlestirirdim.oyle imam hatipmis, sanat lisesi, ticaret lisesiymis…hepsi  belirli bir siniftan sonra bolumlere ayrilabilinir.. buyuk bir tasarruf…isteyen hesap edebilir.. bukadar tasarrufuda hukumet aciklarinda kullanmak dusuncesinde degilim..artik degiliz demeliyim..bu isler tek basinada olmazki…devletin cebinden harcama yapipta halktan karsilik beklemedigi hizmetleri nicelik ve nitelik acisindan revizyona sokarim…valla ulke duzelirse ne ala duzelmezse en azindan ben duzelirim……demokrasi demek halkin arasindaki siniflari yok etmek degildir.. boyle bir gaflete dusmeyelim.. butun toplumlar karisik birtakim hiyerarsi ve tabakalar ihtiva ederler..fertler ve aileler bunlarin icindedir… bu tabakalar, bu hiyerarsiler icerisinde net olarak sosyal siniflar,aile gruplari goze carpar.bu siniflar arasindaki esitsizlikler alt siniflarda  kompleks yaratirlarki buda catismalara yol acabilir… bukonuyu fazla dagittik okunurluluk skalasini gecmeye basladi yarin devam ederiz. saygilarimla

uzaktan bakinca nasil gorunuyor……

7 Haziran 2008 Cumartesi 13 Yorum »

adamin biri , evli bir kadinla gizli ask yasiyormus….bir gun sikilmis, demiski kadina , kocani al , surdaki agacin altinda piknik yapmaya gelin….niye demis kadin….sikildim bu monotizmden demis adam. fantazi istiyorum…. peki  ama nasil  olcak o is demis kadin… ve verilen adresteki agacin altina gitmis kocasiyle. onlardan once gelip agacin tepesine cikmis bizimkisi…kadin kocasiyle piknik yaparken yukaridan bagirmis..hop hop ayip olmuyormu gupe gunduz agac altinda sevisiyorsunuz??  kocasi demiski yok be kardesim ne sevismesi biz burada piknik yapiyoruz…. bizimkisi yalan soyleme hemserim gozlerimemi inanacagim sanami? derken , koca demiski senin gozlerin bozuk… bizimkisi demiski istersen birde yukari gel bak bakalim acaba burdanmi yanlis gorunuyor…koca agaca cikmis, bizimkisi asagiya inmis. baslamis kadinla sevismeye.. koca bakmis, bakmis. yahu demis hakikaten buradan oyle gorunuyor……simdi bu fikrayi niye anlattim…bir blog dostumuz b enim yurt disindan  ulkeye bakisimin flu oldugunu oysa ulkemde daha gercek bakilacak seyler oldugunu yorumluyor. objektif denilen bir kavram var… birseyi dibinden gormekle, biraz gerilip gormek cokfarklidir.. ulkemi disaridanda gozleyebiliyorum…ben carsi pazar dolasipta domates ,patlican kac paradir, halk bunlari almakta zorlaniyor. kasap onunde kedi kalmamis, hepsini lahmacuncular yakalamis, aksaray sahilinde marti kalmamis bunlarida tavuk cevirmecileri yakaliyormus diye gozlem yapmiyorumki… sesini kaybetmesine ragmen, hirlaya hirlaya savas ay yapiyor bunlari.. bize gerek kalmiyor…bu savas ay birara sekreterine sarkmistida bunu calistigi kurumdan kovmuslardi.. ama turkiye de kurumlar sik el degistirdiginden birde bakiyorsunuz kapidan kovulan bacadan girivermis.. hemde bas leylek olarak…. ben yurt disinda yasiyorum. ama hergun hem internetten gunluk tum gazeteleri okuyorum hemde sofor kardeslerimin getirdigi kagittan gazeteleri kucuk ilanlarina varincaya kadar okuyorum…evimde ve isyerimde uydu antenli ekranimdanda turk kanallarini izliyorum….ayrica butun aldigim arabalarimin dort bir yaninda turk bayragi cikartmalarim vardir…herkes beni boyle bilir..satarkende sokerim onlari…birgun makedonya, hirvatistan,sirbistan ulkelerine bir is icin gitmistim.sirbistan in bassehri olan , belgrattan gecerken yollari kapatmislardi…amerika konsoloslugu onunde buyuk bir yuruyus vardi…sirplari hic sevmem…siplar ve ruslar ayni kokenden olup ideolari yeryuzunde bir tek turk kalmayana kadar mucadele dir…ondan sevmem…tabi birde yuzyillardir osmanli egemenliginde kalmak onlara agir geliyor..anneannelerinin intikamini almak istiyorlar desem okadarda onurlu degiller inanin… neyse uzatmayalim., efendim bu sirplar megerse amerikan konsoloslugunun arka sokagindaki camiyi yakmakla mesgullermis. benim arabam turk plakali degil ama , rahmetli karincaezmez sevketin dolmusunda her birtarafindan galatasaray bayragi akardi, benimkide oyle, sirplar benim bayraklari gorunce basladilar arabayi sallamaya… oyle ucbes kisi olsa inip dovusecegiz, ama sayisal ustunluk erkekligin en onemli kurallarini hatirlatiyor…ama her taraf hamambocegi gibi sirp kayniyor… zaten gecmiste bir seyehatimde trafik hatasindan bir sirp polisin eline dusmustuk…simdi polis bize ne yapacak?? derken askerler geldide yirttik… yoksa hepsini perisan edecektik…..saka bir yana heyecanli bir donustu….yani demem oki memleketi uzaktanda gorebiliyoruz…buyuklerimiz uzaktan idare ederlerde biz uzaktan yorum yapamazmiyiz yani….ayni blog dostumuz derki turkiye de camilere gidenler fisleniyor…..kimden duymussa yalan….ben omru hayatimda ne ecevit ne ciller, ne demirel, nede ozal zamaninda boyle bir sey duymadim…baslari ortulu kizlarimiz okula alinmiyor  diyor….dogru alinmiyor.. alinmayacakta..simdimi uyandiniz? ataturkten beri bu boyle kilik kiyafet kanunu var uyacaksiniz…diyebilirsinizki insan haklari, ozgurluk falan filan…bende sigara iciyorum…daha dogrusu puro…ama istedigim heryerde icemiyorum…encok sinir oldugum ucakta icemiyorum… dusunsenize 8 saat yolculuk yapiyorrsunuz yasak hadi otobuste olsa mola verirken icersiniz ucakta nasil olacak kapilari acamazsinizki. bazi uyaniklar tuvalete gidip orada iciyorlardi oda bitti. ben bu yuzdende hep arabamla gidiyorum en uzak bile olsa gidecegim yere.. gidecegin yere benide gotur diye bir sarkisi vardi emel sayin in aklima geldi..size perukunuzu takarsiniz girersiniz resmi dairelere okullara… benim rahmetli anneannem basortusuyle girerdi resmi dairelere ona kimse birsey demezdi…cunku o takiye yapip yasak delmek gibi bir amacta degildi……kuran kurslari hizla azaliyormus… demekki ya musterisi azaldi yada baska bir bicimde orgutlendiler. ben kuran kursuna karsi degilim hatta her musluman ailenin cocuklarini senede bir, iki hafta gonderip dinimizin vecizelerini aliminden ogrenmesi taraftariyim… yani bu dinide bukadar agza alip guncellestirmek kabak tadi vermedimi allahaskina.. obur dunya islerinin bu dunyaya bakan yonunu birakin imsanlar tanrilariyla basbasa halletsin…siyaset yapacaksaniz bunlari alet etmeyin… cumartesi sabahi nerden nereye geldik.. birazdan cikip aranami yikayacagim araba yikamak tipki cocuk yikamak gibidir..arabalarini yikatanlar icin araba sadece bir aractir. bana gore bir at gibi gonulden baglanacaksiniz, yemini timarini ellerinizle yapacaksiniz. sonra ustundeyken birakin yeleleri ruzgarda savrulsun…hic unutmam bundan 23 yil kadar onceydi. firmamin verdigi serce ile tatile giderkenkendimce cok hizli giderken dikiz aynasina baktigimda  isvec plakali bir volvo gordum. zip diye gecti icindeki gurbetcimizde ince bir siritma gordum….kendi kendime dedimki acaba birgun benimde bir volvom olurmu????demekki isteyince oluyormus….iyi tatiller   saygilarimla

birkac istisna disinda okunmaya deger bir sey yazanda yok….

6 Haziran 2008 Cuma 10 Yorum »

boyle buyurmus……..kopruden once son cikis"taki beyimiz….. yaklasik  5 , 6 aydir bu bloglarda  guncel olaylarla ilgili duygu ve dusuncelerimi, fikirleri kendim icin ve okumayi isteyenler icin yazarken,birde baktimki blog dostlari edinmisim…ister sanal ister baska sekilde olsun dostluk dostluktur…..benden baska yazan arkadaslarada baktigimda hepsi ayni amacla yaziyor…kim derseki yorumlar ruhumuzu oksamaz…yalan bence… benim oksuyor…acemi olan veya yeterli yazmayi beceremeyen arkadaslarimiz olabilir.. ama bu blogda yazmak demek amatorluk demektir… profesyonellesmek niyeki…birsuru gazete ve yayin organi var cok merakliysaniz orada yazar hemde maddi olanaklar saglarsiniz… bu blogda niye yaziyorsunuzki ? bu blogda yazanlar okuyor sizi. siz onlara bu sekilde yorum yapamazsiniz..okursun okumazsin size kalmis…. bakin ben bir yorum yapayim…okumaya deger yazilariniz var ama buyorumla bundan sonra sizin yazdiklarinizi okumaya deger bulmuyorum…biz turkler.,., insanlari toplumun hangi kesiminde olurlarsa olsunlar,  yaptiklari islerle takdir vederken baska vasiflarda arariz…..     saygilarimla

denizde bir kum tanesi

5 Haziran 2008 Perşembe 5 Yorum »

sabahin 5 inde uyandim…yaz kokusunu alinca insan nedense erken basliyor gune….kalktim . ekmek almaya gittim…bizim simide benzeyen yumusak ama leziz simitleri gorunce , bu ulkeye ilk geldigimiz gunler aklima geldi….ekmek bulmak bir yana acik bir market bile bulamazdik….ekmek dedikleri kucuk seyleri birinin kafasina atsaniz kafasini kirardiniz…merdivenleri beser beser cikiyorlar.. ya biz? beser beser iniyormuyuz acaba….neyse uzatmayalim..donerken viyana da bir turk marketine ugramistim..sahibi ile selamlastik..abi seni bir yerden taniyormuyum ? diye sordu…bende ha evet 40 yildir kosedeki kasabada oturuyorum dedim….sonra yok gozum nereden taniyacaksin dedim….ve bir kangal sucuk ve tamyagli pinar peynir aldim…cunku bunlar yasadigim yerde yok…. iste bu viyana dan aldigim sucugun ucundan kesip bir sucuklu yumurtali kahvaltimi yaparken biryandanda yutubede ibrahimin yeni cd sinden hadi hadi yi dinlemeye basladim…biliyorsunuz bu sarki ne sizden nede bizden fatih urek in sarkisi…ibonun bir programinda konuk olduktan sonra ibonun yeni cd sinde soylemesi icin verdi..aslinda bu urekin cok guzel bir sesi var ama barda pavyonda soylemekten meshur olup, halka hitap edemiyor nedense.. neyse sabah sabah iboyla baslamamizi biraz kiro bulabilirsiniz…belkide kiroyum…(bu gurbet beni kiro yapti dermisiz, ama kizim yemez bilirki ben muslum de dinlerim…oda dinler…)haberlerde ilginc bir seye takildim..  630 milyon yil oncesinde yasayan bir canlinin fosilden bahsediliyor…yahu 630 milyon yil dediginiz ortalama 63 milyon nesil demektir…yani bu hesapla 63 milyon kere dogup, buyuyup, olmusuz….yani KUMSALDA BIR KUM TANESI  gibiyiz…bu zaman makinesini icad eden ingiliz e 150.000 paund verecek bir sponsor olsa  ne olacak???hangi yila donecegiz?hangi yere donecegiz???tabi bu makinenin birde ileri vitesi vardir herhalde.. sonraki zamana gitmeye kalksa gittiginiz o yilda dunya yoksa nereye gideceksiniz..zaten eli kulaginda bir suru medyum, gok bilimcisi soylesip duruyor.. kiyamet..kiyamet…aslinda herkesin kiyameti kendi olumudur….demis bir dusunur…simdi bu kadar cok nesil gelmis gecmis iken bu devrin misafirleri olarak  biz neyi paylasamiyoruz???gazetelere bakiyorum; hergun herkes birbiriyle kavga etmekle mesgul..hayat dedigimiz bumuki??? 63 milyon nesil gelmis gecmisken bir bu dunyaya kazikmi cakacagizki??? birazda yasamin tadini cikarsak?? yasamin tadi kisiye gore degisir..kimi okumaktan, kimi gezmekten. kimi uyumaktan, kimi asktan vs. ornekler cogaltilabilinir..onemli olan hoslandiginiz seyleri yapabilerek yasiyorsaniz mutlusunuz..oyle degilmi???bakin mesela ulkenin en mutlu insani baykal dir..nedenmi hayatta en sevdigi seyi yapiyor… muhalefet….(o yaptigini saniyor…)tayyip ise en mutsuz insani .. nedenmi artik tuyme zamani geldi. tuyulecek makamida gulluye verdi..ne yapsin?disavurum basladi..merak etmeyin birmuddet sonra inhibisyon dedigimiz ice kapaniklik donemi baslayacaktir… memleketin mutlu insanlarindan biride bahcelidir..kendisinin bile beklemedigi bir oy artisina ulasarak ne yapacagini sasirdi..bir tarihde nuretti sozen diye biri vardi.. cogunuz hatirlamaz bu amcam shp den istanbul belediye baskani secilince sasirmis ve erdal inonu yu arayarak; baskanim, eyvah belediye baskani secildim simdi ne yapacagim? diye sormustur…inonu ne dedi diye merak ediyorsaniz, onuda soyleyeyim.. hocam, sen yesil de( yesil beyoglu nda meshurlarin mudavimi oldugu bir bardir) otur rakini ic biz hallederiz.. dedi. hocamiz bunu yanlis anlamis olacakki .. oradan 4 yil boyunca ayrilmadan belediyeyi idare etti…idare etti diyoruz yanlis anlasilmasin yonetmedi.. idare etti.. idareci; yukaridan gelen emirleri asagiya, asagidan gelen istekleri yukariya ileten seftir..yoneticilik ise karizmadir….bakin mesela ben araba kullanmaktan mutlu oluyorum…mutluyum…ancak insanlar mutluykende sorunlari, dertleri vardir.. yanlis anlasilmasin . mutluluk demek surekli agzi kulaklarinda siritan bir tablo gelmesin gozunuzun onune…istihbarat masasinda oturan bir polis nasil mutlu olur??birilerini dinledigi zaman.. oyle degilmiaslinda buaralar gundemde olan bu telekulak olayi her ulkede mevcuttur. butun telefonlar ozellikle cep telefonlari otomatik dinlemededir…nasilmi?  konusmalarin icinde sakincali  kelimeler gecince otomatik olarak takilip dinlemeye aliniyor… ornegin, teror,silah,uyusturucu,gayri kanuni kelimelerden birini sarfettiginizde otomatik olarak dinlemeye dusuyorsunuz…tipki bizim mynet idaresi gibi.. zannediyorum onlarinda otomatige aldiklari kelimeler var… bunlardan biri yazinizda geciyorsa, uyandiklarinda , yorumlarla birlikte ustune cizik atiyorlar..cizik dedimde aklima 6 yil once gozlerime attirdigim cizik geldi…bu cizik karizmaya atilan cizik e pek benzemiyor…sizden izin alip oyle ciziyorlar…1975 yilinda alarko da uzeyr garihin yainida  ., muhasebede calisiyordum…aysonlari mizan tutturacagiz doye aksamlari masa uzerinde uyuyorduk..3lira fark olsa bulana kadar rahat yoktu…oyle koy cebinden kapansin acik…yok oyle sey….iste biz bu 3 liralik farklari bulacagiz diye gozlerimizi bozduk…sulalede benden baska gozluk takan yoktu…hos bende bu bozuk gozlerle uzun bir muddet takmadimya…birgun geldi sise dibi gibi gozluklerde yetmez oldu…bir baston ve kopek almayi dusunuyordum…belkide kopek ticaretine boyle bir nedenden baslamisimdir… bir gun bir kangalim oldu…sansizlik oki kopegimde miyoptu…o gozluk takamiyordu. bu nedenle beni bile ancak yanina geldigimde taniyordu.. ama ben gozlugum oldugu icin onu uzaktan taniyabiliyordum…gelzaman git zaman teknoloji ilerledi bu tur operasyonlar turkiyeye geldi…aslinda goz cizigi diye ozetledigimiz bu  operasyonu, bundan 40 yil oncesi amerikali arastirmacilar buluyor.ancak kendi halkinda denemeye korkuyorlar ve bu bulusu ruslara pas ediyorlar ruslarin bu tur tedavilerde pardon demeleri daha kolay oldugu icin deneme yanilma yontemiyle bu cizik olayi gelise gelise bugunlere geliyor..simdi biraz daha guvenli.. goz dedigimiz organ enteresan niyemi soyle iris dedigimiz gozun en onemli tabakasi bir operasyon yapildiginda bunu goze karsi olumsuz bir eylem olarak gorup, eski haline gelmek icin cabaliyor..yani acarsak. gozu ciziyorlar., iris tabakasi bunu eski haline getirmeye calisiyor…iste son senelerdeki cizikler bundan biraz daha basarili..gozu cizdirmek gerekiyorsa cizdirin…karizmayi cizdirmeyin.. hele baska organlarinizi ise asla cizdirmeyin…saygilarimla

cahit kulebi demiski….

3 Haziran 2008 Salı 5 Yorum »

 

siir yazmayi simdiki nesil gibi beceremiyoruz ama bizim neslin sair lerindende bir iki satir yazmamiza engel degil,,,,     

 DOGU 

yuzlerce binlerce bit vardi

carsaflar, giysiler uzerinde

kimi yayilirdi, koyun surusu,

kimiyse yanasik duzende..

iste dogu bu. bit, deprem ve aci

mutluluk dedigin, bir lavas ekmek

bir avuc atestir, umut dedigin

gerisi kar, camur ve tezek.

kara kan akar gecelerden

olum akar, caresizlik akar

yalazlanan, kopek sesleri,

horoz sesleridir, toz gibi kalkar.

iste dogu bu. kalmislik, suskunluk ve aci

gul dedigin orda kir cicegidir,

iskindir, cairdir yemis dedigin.

ecel serbetidir yarin elinden

ictigin icecegin.

iste dogu bu. kesilmis koyun basi

gibi bakar orda insan gozleri

sevdalar, sicaklik, yumusaklik

turkulerde kalmis, bin yildan beri                     cahit kulebi

Mynet Blog WordpressMU alt yapısını kullanmaktadır.