Mynet | Blog Anasayfa | Email
Favorilerime Ekle | Giriş


Arşiv Mart, 2008

iciniz sikilmadimi bu haberlerden

17 Mart 2008 Pazartesi Yorum yok »

mynet bloglarinda dolasiyorum. politika ve haberlerde buyuk bir bunalti var… herkes bir ucundan cekistiriyor. bu kara carsaflari.. bilinki  bunlar hepimizin cenesine eziyet,, kulaklarina  ruzgar misali….niye baska haberleride yorumlamiyoruz… ben yurtdisinda yasiyorum.. ama her hafta duzgun bir sekilde gazetelerim gelir satir satir okurum..(internetten gazete pek keyifli gelmiyor..)hatta gazeteyi ilk kez ben okumaliyim gibi bir egilimimde vardir..   mesela butun gazetelerde sosyetik guzel eda taspinar in  dostununvurdugu kus un tuyleriyle ayakkabi yapmis…artik buda moda olur diye yorum ekliyorlar…. yani dostunun butun gun alacaklilardan kacarken avlamis oldugu kuslarin tuylerini ziyan olmasin diye pabuclarina aksesuar yapmasi  goz yasartici bir olay… aslinda gazeteci kardeslerimiz daha dogrusu paparazzi dedigimiz sari magazincilerin  halkin nabzini olcupte bu tur absurtluklari haber niteliginde yayinlamalari bilinci bir pazarlama taktigidir. zira ilgi gormese bunlar haber degeri tasirmi…yarin oburgun tuyleri yolunmus tavuklarin atilan tuyleride bu sekilde deger kazanacaktir…ben bir gun paris te orly havaalaninda  kizimi beklerken bu hanimefendi ucaktan indi . eee nede olsa bir turk buyugu tanidik kendisini, yaninda baska bir kokona ama onu tanimadim herhelde sosyetenin bir baska guluydu…kara kuru bir kizcagiz gibi geldi bana. hemen bir mercedes geldi gittiler sonradan ogrendimki gardorop yenilemeye gelmis paris e… simdi diyeceksinizki para kendinin degilmi istedigini alir…. ama uzuluyorum dostuna kendini paraliyor . okadar yoklukta yetisecegim diye… ote yandan kadirgali seda hanimefendi olduda ahkam kesermis… ha bu arada tuplu bebek calismalarina baslamis…. eee tabi bu saatten sonra tupsuz bebek zor,,..vucut yorgun yillarin agirligini kaldiramiyor  bukadar erkegin agirligindan sonra… bunlarla ilgili yorumlari u8zatmaya kalkarsak pehlivan tefrikasi gibi olur . tekmili birden 72 seri olur. biraz serinleyin dedim…saygilarimla

12 eylulun aktorleri uzerine yorumlara yorum

16 Mart 2008 Pazar Yorum yok »

12 eylul uzerine yazdiklarima bir arkadasimiz yorum yapmis sagolsun. aslinda rumuzundan  ve kosesindeki siirlerin bollugundan , duygusal ve romantik oldugunu dusundugum arkadasimiz geride kalmis siyasetcilerede biraz sert uslupla dokunarak konulari ele aliyor. burada ecevit ve turkes icin yorum yapmamasini .,bu taraflardan birine meyilli oldugu yonunde kanaat olusturuyor. onemli degil en kotu taraf  tarafsizliktan iyidir. yalniz uslubunda  ozal ve demirel e karsi takindigi tutum allah var bana karsi  ayni degil son derece kibar ve yapici buldum. sagolsun…l  aslinda ozal ve demirel asagi yukari ayni yollardan gecmis  iki lider olmasina karsin ozal daha cesur, daharadikal kararlarla  ulkeye yenilikler getirmistir..  ozali  sevaplariyle gunahlariyle tarihte ele almak gerekir..sevmediginiz icin  subjektif davranmayin lutfen.. gozunuzden kacan en buyuk suclularin basinda ciller ve kocasi gelmektedirki kimse bu konuya egilmez… esasen bu milletin basina pkk  illetini musallat eden turkiyeyi bir ay da 20 sene gerileten orta kesimi bir gecede yoksullastiran cillerdir.  bunun devaminda 1974 kibris savasinda el ustunde tuttugumuz karaoglan ecevittir.. cunku politik karizmasinda ekonomi ve uzlasma kelimeleri yoktu….  inonu 12 adayi ve kerkuk musulu nasil elden cikardiysa birgun onu deviren ecevit avrupa birligini elden kacirmistir. kaldiki bu yunanistanin avrupa birligine girisinden cok onceki bir olaydir..  demirel den bahsetmiyorum bile cunku sozedilecek bir tarafi yoktur..milleti 35 sene uyuttu durdu. ama millette uykusuzmuski  uyudu…            gelelim bal tutan parmagini yalar mezusuna ne yazikki turkiyede basa gelenler cogunlukla nalinci keseri gibi hep kendilerine yontmustur.  bu konuda ecevit in ,karnesinin temiz oldugunu dusunuyoruz. ya digerleri…..ozalin yumusak karni ailesiydi.demirelin kardesi ve kardesinin cocuklariydi…rahmetli erdal inonu namuslu politikaciydida ne oldu iski skandali patladi baktilarki iski den partiye para akitmislar adamcagizi apar topar onursal baskan yapip kizaga cektiler…kaldiki hic haberi bile yoktu….. bugunku iktidara gelince tayyip   kardesimiz bugun turkiyede dunya devi olan ulkerin has adamiydi.. istanbuldaki turkiyenin  en buyuk tedarikcilerinden birinde hala soz sahibi oldugu soylenir. tabi turkiyede  siyasi propagandanin cok pahali olmasi ister istemez politikacilara  kenara biraz para biriktirmeleri gerektigini ogretiyor..bu konulara daha sonra detayli olarak deginiriz insallah saygilarimla

siyaset yazilarinda hakarete gerek varmi

16 Mart 2008 Pazar 3 Yorum »

yaklasik 2 aydir mynet blog  larinda , agirlikli olarak pazarlama ve  reklam konularinda birseyler yazmaya calisiyorum..gecen hafta birde siyaset kosesinden sesleneyim dedim.. ama ne goreyim bazi arkadaslar saygi sevgi ve gorgu kurallarini hice sayarak yazilariyle  kirlilik yaratiyorlar. birini sevmeyebilirsin, bir olayi tasvip etmeyebilirsin ama  kafana yatmayan bir olay karsisinda agzindan dokulen kelimelere hakim olacaksin… esasen politika ninda bir gorusu tutmanin ve savunmaninda geregi budur. agzimizdan cikan kotu kelimeler bir muddet sonra salyaya donusur. sonrada kavgaya… rahmetli ecevit i hic sevmezdim ama bir guzel ifadesi vardi burada geceyim;;; arkadaslar hepimiz ayni fikirde olamayabiliriz,ayni ideolojiyi paylasmayabiliriz,,, ancak fikirlerimizi medeni ortamlarda tartisip konusmaliyiz, hangi fikir cogunlukta ve tezinde basarili olursa o iktidardir;;;;       bizler  mynetin bize sundugu bu blog denilen kosede hasbel kader birikimlerimizi, dusuncelerimizi, isteklerimizi yaziyoruz.ve sanki herkes okuyor bizimle paylasiyormus gibi emek veriyoruz lutfen cevre kirliligi yaratmayalim.   cok isteyen olursa ingiltere de londra da bir park var. polisin karsisina gecip istedigi kisiye sovup saysin ama burada hayir… saygilarimla

12 eylul uzerine yorumlar

16 Mart 2008 Pazar Yorum yok »

12 eylul uzerine yazdigim yaziya sagolsun arkadaslar yorumlarini gondermisler… oncelikle tesekkur ederim. konuyu yeniden irdeleyecek olursak,,, benim bu yazidaki ana fikrim ,12 eylulun gerekliligi idi… kenan evren bana gore tarihte yaptigi en buyuk yanlis yunanistan i natonun askeri kanadina almaktaki acelesiydi. oysa bunu avrupa  birligine giriste koz olarak kullanabilirdik. bunun disinda bir asker olarak yaptigi devrimde hakli idi. benim o devirde evli ve calisan bir universite ogrencisi olarak bundan negibi bir  kisisel cikarim olabilirki… demirele gelince tipik bir politikaci olarak halki uyutan beklentileri karsilamaktan uzak birini surekli oy vererek basta tutan kitlelerin hicmi gunahi yok unutmayalim halklar layik olduklari yonetimlerce yonetilirler. yani siyasette nereye gidiliyorsa halkta bundan sorumludur… turgut ozal enazindan birseyler yapti…. tabiki hatalari vardi hickimse mukemmel degil… ancak yigidi oldururkende hakkini vermek gerekir. memleketin yoksullunu ele alacak olursak., ben yoksulluk masallarina inanmiyorum. bugun turkiyede yoksul dedigimiz kazanc siniri belirli bir baremin altinda yasiyan insanlar mutlaka vardir.. peki herseyi devlettenmi bekliyoruz etrafimizdaki yoksulluk ceken insanlara diger gelir seviyesi iyi olupta yardim eden insan sayisi yeterlimidir. acaba bu yoksulluk sinirinin altindaki insanlarin tamami bu sinirdan kurtulmak icin caba sarfetmektedirlermi….kimsenin elinde sihirli degnek yoktur. memleketin yoksulunu biranda refaha kavusturmak ha deyince olmuyor.. kaldiki kimse zenginden alip fakire vermek gibi bir robin hood culuga soyunamaz… zenginden almak vergilendirme ile olur. cogunluk vatandaslarimizda bu vergi kanunlarini delip vermemeye calistikca bu gerceklesmez kaldiki  islamiyette bile zekat denilen bir yontem vardir.. halk bolismeyi istemedikten sonra bireylerinki sadece meydanlarda nutuk olarak kalir… turkiye nin bugunku durumuna ben karamsar bakmiyorum.  uretimi, ihracaati,,turizm gelirleri ile dunyada bir yer edinen turkiye gelecekte umut vadetmektedir.. hep birlikte daha iyi gunlere dilegiyle saygilarimla

12 eylulu birde benden dinleyin

15 Mart 2008 Cumartesi 4 Yorum »

bugunku nesil 12 eylul 1980 yilinda yapilan devrimi hatirlamaz bile . ancak , televizyon daki bir seriden ve 12 eylulle ilgili bir filmden dolayi hatirlayabilirler. ayrica bircok kose yazari ozellikle sol egilimli gazetelerin koselerinde pinekleyen demirbas yazarlar elestirirler… o yillari , oyillarda ilk dencligini ve universite yillarini yasayan benden dinleyin… 12 eylul oncesi yillarda politika sahnesinin 3 aktoru vardi. biri demirel oteki erbakan digeri ecevitti…. birde yardimci aktor turkes vardi… bu aktorler kendi populerolma hirsi yuzunden birbirleriyle didisip ulkenin sahipsizligi nedeniyle ucuruma suruklendigini gormezlige geliyordular… ulkeninkaosa suruklenmesini isteyen icerde ve disaridaki menfaatperest  kesimler genc kitleyi birbirine dusurup zevk yapiyorlardi… universitelerde ne kadar icine kapanik problemli genc varsa gaza getirip  ellerine birer silah verip birbirlerini katlettiriyorlardi… korkumuzdan okula gidemiyorduk aksamlari kendi semtimizde sokaga cikamiyorduk… her gazetelerde gencligin birbirini sagci solcu diye katlettigini okuyorduk… ulkede uretim,geriliyor. egitim geriliyor, cikmaza dogru gidiyorduk… bati bize hem guluyor hemde icinde bulundugumuz durumun onlara saglayacagi menfaatlerin hesabini yapiyordu… ne olacakti . tek guvence olan askeri guclerimiz ne kadar dayanacakti… 12 eylul 1980 e kadar…. devrimci guclerin basinda kenan evren ve diger pasalari vardi… adi ustunde devrim…. kaldiki bu 3 aktoru nedense hirpalamadilar…sonra gene milletin basina dert oldular… turkiye de bu devrim sonrasi liberal ekonomi basladi. yeni nesil bilmez cebinizde birden fazla paket sigara oldugunda hapse girebiliyordunuz .bu devrin sonrasi rahmetli ozalla beraber bollugu varligi gorduk. tatam kucuk bir detay parasi olmayan sahip olamiyordu ama sahip olma sansiniz vardi…. ozetle 12 eylul un en onemli getirisi,, halkin birbirini kirmasini onlemistir. her kim kenan evren ve 12 eylul devrimine dil uzatiyorsa bilinmelidirki ya bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olmaya calisiyordur. yada menfaati halkinkiyle kesismeyen zihniyete sahiptir…tabiki bu devrimde kurunu yaninda yasinda yandigi olmus olabilir. ama unutmayalim devrimker ,,zifaf ve biftek kansiz olmaz  

ilac sektorunun pazarlamaya katkilari

15 Mart 2008 Cumartesi 1 Yorum »

pazarlama ve satis uzerine  cok yararli yazilar yazan sayin taner ozdes beyin ilac sektoru uzerine yazdigi yaziyi okuyunca ilac sektorundeki gunlerim aklima geldi….taner bey konuyu cok iyi guncellemis… turkiyede marketing dedigimizde insana yatirim yapan en buyuk sektor ilac sektorudur. bu sektorde turkiye ye gelipte fabrika acip sektore kalici yatirim yapan yabanci ilac sektoru her departmanina oldugu gibi satis kadrosunada  onem vermistir. bizi ilgilendiren satis departmani oldugu icin ona deginecegiz.saglik sektorunde en buyuk handikap bir saticinin saticilik egitimi almasinin yeterli olmamasidir. zira alici kitlesi direkt tuketici olmayip, oncelikle recete yazan doktor ve onlari yetistiren ogreticilerdir.. dusunebiliyormusunuz bir profesore bir hastaliga iyi gelecegini  beyan edeceginiz bir ilaci tanitmak ne kadar zordur… ilac firmalari tanitimini yapacaklari ilaclarinin bilgisiyle birlikte hastaliklarinda icerigi konusunda saticilarini egitmek durumundadir. iste buda cok sik araliklarla egitim toplantilarini gerekli kilmaktadir. dunyada en pahali yatirim insana yapilan yatirim oldugunu burada soyleyebiliriz… ulke genelindeki marketing departmanini  45 gunde bir toplayip egitmek her babayigidin harci degildir.. iste bu sektordeki hem saticilik egitimi hem mamul egitimi hem rakiplerin tanitilmasi vede alici kitlesinin bilincli olmasi nedeniyle onlarin bilgisi kadar degilse bile satisi tamamlayacak kadar bilgi enjektesi firmalarin becerisidir.. ben 7 senede bitirdigim universiteyi ilac sektorundeki kadar ders calissaydim 4 senede bitirmistim… surekli zinde ve arastirmaci bir yapiya kavusuyorsunuz…. bu sektorde yetisen saticilar, diger sektorlere transfer olduklarinda bu bilgi ve becerilerini bu sektorlere tasiyarak bu isin ilminide yaymislardir… hepsine basarilar diliyorum

siz hic motosiklet kullandinizmi

12 Mart 2008 Çarşamba 3 Yorum »

ben kucukken babamin  sark hizmeti nedeniyle iskenderun da epey bir sure kaldik… iklim olarak sicak kentlerde bisiklet ve motosiklet vazgecilmez bir aractir… ben daha 6 yasindayken bir bisikletim vardi. ilkokula basladigimizda babam iki zamanli kucuk bir motosiklet almisti. ozamanlar  genellikle dogu blokundan gelen motosikletler vardi.. babamin aldigi motosikletin markasi riga ydi. simdilerde yeni nesil pek bilmez ozamanlar  motosikletlerin benzinine ince motor yagi karistirilirdi. ve bunlar iki zamanli motosikletlerdi. dort zamanli dedigimiz motorlarda bu yag bu yag konma islemi yapilmayip dogrudan benzin konulmaktadir. turkiyede, istanbulda jawa marka motosiklet ureten koc un bir fabrikasi vardi. bu motorla beraber skoda kamyonet uretmekteydi. hatta bu skoda kamyonetlerin arka iki tekerlegi ice dogru egik olup halk arasinda sidika denirdi. bu egikligin nedenini soracak olursaniz cok yuk aldiginda normal olurdu diye yanitlayabiliriz…ozamanlar japon motosikletleri henuz piyasada yoktu… amerikan harleyleri, alman bmw leri alman nsu lari birde italyan vespa  lari bilinen motosikletler olup bunlarada  halk arasinda vehbi kocu koruma vergisi denilen gumruk vergilerinden dolayi sahip olmak cok zordu.. ama nedense dogu  bloku dedigimiz rus ve cekeslovak motosikletleri cok yaygindi… ha   mobilet  marka yarim otomatik motosikletleride unutmayalim…ben daha 9 yasindayken babam boyum yetmediginden motosikletin onune beni oturturdu sonra annemi arkama alir okula gotururdum…(annem okulda ogretmendi..)simdi diyeceksiniz bacak kadar cocuga ehliyetsiz nasil kocaman kadini da arkaya alip motosiklete bindiriyorlar… ben de simdi dusunuyorum herhalde babam annemden kurtulmaya calisiyordu.  saka saka tabi…. ozamanlar normaldi… benim ilk motosikletle tanismam bu yillarda olmustu. muhtesem bir ozgurluk ve keyif…. eskilerin ati neyse bucagdada at yerini motosiklete birakmisti.  birgun babam italyadan bir vespa satin aldi. hayatimizda ilk kez boyle bir ambalaj yapilmis makine gormustuk. babam bu vespasiyle iskenderun da epey hava atmisti.. yazlari istanbula tatile giderken  ben abim ve annem otobusle babam arkadan motosikletle gelirdi. hep imrenmisimdir babama…iste bu cocukluk ve ergenlik zamanlarimizda ufak tefek kazalarla gecistirdigimiz motosiklet  aliskanligimizi,, istanbul a tasindigimizda icimize gommek zorunda kaldik…. zira istanbul  motosiklet suruculerine saygi olmayan gecit vermeyen bir kentti… ancak ilk genclik yillarimda motosiklet kullanma ozlemim agir basarak  bir bmw(2.el tabi)satin aldim.hafta sonlari kilyos,silivri,sile yollarinda kelle koltuktada olsa bu ozlemimi gideriyordum… biraz daha buyuyunce bir munih gezimde bana bir honda motosiklet verdiler 4 silindirli muhtesem bir makineydi. belime bir deri kemer ve komple basimi kapayan bir kask verdiler. arkama munih i alip aksama kadar dolastim. baska bir arac tarafindan taciz edilme korkusu yasamadan.      ….. munih de butun motosiklet suruculeri birbirine el kaldirarak selam vermeleri ilgimi cekmisti.  iste,, motosiklet uzerindeki ozgurluk ve tum sorunlardan uzaklasma duygusu otomobil kullanirken yasanan yonetme,  duygusundan cok ote    bence her genc bir gun bir yerde mtosiklet  kullansin o motosikletin uzerindeki havayi teneffus etsin….tabiki sahip olmalarinida onerebiliriz

bence bir reklam ancak bu kadar kotu olur.

12 Mart 2008 Çarşamba Yorum yok »

son bir haftadir  televizyonda bir reklam yayinlaniyor. bir pilic firmasinin tanitim reklami… ev sakinleri ocagin ustunde pisen pilicin karsisinda gobek atiyorlar. hani bir cingene evinde   (yanlis anlasilmasin cingeneleri asagiladigimdan degil onlarin oynamaicgudulerinin cok oldugundan ornekliyorum.)bu tur bir cekim yapilsa belki uyacak ama uysada koyduk uymasada zihniyetiyle cekilmis bir reklam filmi…yahu bu cekime kucak dolusu para odeyen reklamverenler hicmi film yayina girmeden izlemezler diye sormak abes zira her ajans yapim halinde ve bittikten sonra musterisinden okey alir…. bence ya tuketiciyi gereginden fazla avam goruyorlar yada kendileri fazla avam…. her ne sekilde olursa olsun bari gozumuze eziyet vermeyin ekranlarida mesgul etmeyin derim…. diyebilirlerki; kardesim sende izleme.. oyledegil iste insan once meraktan izliyor . zaten ne demisler ne gelirse basiniza meraktan gelir…….. oysa bir pilici bu kadar butce ile  halka yedirmek okadar kolayki… ama onuda benmi soyleyecegim ajansin yaratici departmani agzindaki pipoyu cikarip bir nefes alsin saclarinin altindaki organa gidecek her oksijen ona fikir olarak geri donecektir iyi reklamlar

ikinci adamin onemi

12 Mart 2008 Çarşamba Yorum yok »

seyrettigimiz filmlerde guncel yasamdaki ornek aldigimiz lider veya kisileri kendimizle ozdestiririz…………oysa hepimiz birinci adam olamayiz… sistemde ikinci adamlarada gereksinim vardir… ruhumuz hep lider, basrol,esas adam olmayi korukler… ama gercekci olalim arkadaslar…. eger iyi bir yeterli bir birinci adam olamiyorsak iyi bir ikinci adam olamanin yollarini arayalim. bunun avantajlarida sayilamayacak kadar coktur ustelik. ornegin bir assolist sadece bir gazinoda program yapar. ama solistalti olanlar birden fazla gazinoda calisabilirler. basari ve basarisizlik  assolistindir.. birinci, esas adam daima ornek olmak durumundadir.kendini yenileyip populerligini muhafaza etmek zorundadir. surekli goz ucundadir. hapsirsa  kitleler duyar… yaptigi yanlislarin manevrasi zordur.. vede yasami masraflidir.  ikinci adam olmak buna oranla daha kolaydir.  iyi bir ikinci adam ben diye asla baslamaz hep arka plandadir. gerci turkiyede ikinci adam dedigimiz  baslangicta liderlerin cantasini tasiyarak yola cikanlar zaman icinde birinci adama aday olurlar. iste bu tipler kendilerini ornek alarak bir gun ayaklarinin kaygan zeminde oldugunu dusunup kendi ikinci adamlarini cok ama cok yeteneksiz insanlardan secerler… birde rahmetli turgut ozal stili vardirki bundada bir yukari ciktiginda hukmedebilmek icin genellikle hal mudurlerinden basbakan yapilir…..ikinci adamin gucunu asla gozardi etmeyin..genellikle saticilar bu hataya cogu kez duserler. satin alacak kisiyi pekcok zaman birinci adam olarak dusunurler. oysa satici icin cok onemli ama alici icin cok onemli olmayan pek cok durumda kararlari ikinci adam verir… birde ikinci adamlarin da ikinci adamlari vardirki artik fazla dallandirmayalim isterseniz….

cin isi japon isi ne olacak amerikanin hali

12 Mart 2008 Çarşamba Yorum yok »

yaklasik 1960 li yillarin ortasina japon mallari  turedi.ozamanlar amerikan  mamulleri turkiyenin her yanini sarmisti.. japon mallari amerikaninkinden  cok ucuzdu. insanlarimiz japon malina uyduruk cabuk ariza yapan kalitesiz damgasini yapistirmisti.. zaman icinde japona hepimiz alistik. hatta amerika bile alisti…simdilerde ayni durum cin menseli mallar icin gecerli. bu adamlar  japonlardan daha tehlikeli..  yeni cikan herseyin hemen taklidini yapiyorlar. onda bir fiyatina urettikleri her mamulu piyasaya surerek haksiz rekabet yapiyorlar. haksiz rekabet diyoruz zira  uretimde ana unsur olan emek gucunu kole fiyatina maledip elektrik ve hammadde girdilerinide devlet destegiyle cok cuzi fiyatlara mal ediyorlar… yoksa kalitesiz bile olsa ucuz mala kimsenin karsi cikacagini sanmiyorum.. avrupa ve amerika kota yani sinirlama koyarak giern mal miktarini azaltmaya calisti ama nafile..ulkemizde bile pek cok sektor bu nedenle kapandi..amerikalinin  avrupalinin yapamadigini turk girisimci ruhu yaparak adamlari kendi kalesinde vurmayi basardi. ama yeterli degil.. mutesebbisin karini bir yana birakalim, emegin bedelini ve diger giderleri karsilamak, ve bunu piyasaya sunmak bir bedel gerektirir. rekabet kosullarinda sektorlerin devlet eliyle bu tur haksiz rekabete karsi kurunmasi gerekmektedir. iste buda butun ekonomik teorileri altust etmektedir. ozetle ingilizin dedigi gibi””ucuz mal alacak kadar zengin degilim”’deyip 1960larin turk mali haftasini canlandirip turk mallarina destek vermeliyiz
Mynet Blog WordpressMU alt yapısını kullanmaktadır.