TUVAL BEDENLER
20 Kasım 2007 Salı | Kategori Kadın
20 Kasım 2007 Salı | Kategori Kadın
20 Kasım 2007 Salı | Kategori Kadın
19 Kasım 2007 Pazartesi | Kategori Haber
Rusya’da bir tarikatın üyeleri ilginç bir gerekçeyle mağaraya kapandı. Tarikat üyeleri ”en geç ilkbaharda kıyametin kopacağını” iddia ederek mağaradan çıkmayı reddediyor.
Rusya’daki "Doğru Rus Ortodoks Kilisesi" tarikatının 20 üyesi yaklaşık bir aydır Nikolskoye köyündeki ormanda, bir mağarada yaşıyor. Gerekçeleri ise en geç ilkbaharda kıyametin kopacak olması.
Mağaradaki 29 kişi arasında biri 18 aylık bebek, dört çocuk da var. Mağaraya kapanan müritlerin çoğu kadın.
Bir süre önce kendisini peygamber ilan eden tarikat lideri Piotr Kuznetsov, "şiddet içeren tarikat kurma" suçundan gözaltında ve psikiyatristlerin gözetiminde tutuluyor.
Mağaradan çıkmayı reddeden tarikat üyeleri zorlandıkları takdirde, "Yanımızdaki 400 litre gazla kendimizi yakarız" diyor. Rus yetkililer şimdilik ilaç ve gıda yardımı yapmayı planlıyor.
19 Kasım 2007 Pazartesi | Kategori Mizah
.jpg)
19 Kasım 2007 Pazartesi | Kategori Mizah

19 Kasım 2007 Pazartesi | Kategori Mizah
10 Kasım 2007 Cumartesi | Kategori Mizah
WINDOWS tipi kadın:
Herkes hiçbir şeyi doğru dürüst yapamadığını bilse
de kimse onsuz yaşayamaz.
EXCEL tipi kadın:
Söylendiğine göre bir çok kabiliyeti olmasına rağmen bir çok kimse
basit ihtiyaçlar için kullanır.
SCREENSAVER tipi kadın:
Eğlendirmekten başka hiçbir işe yaramaz.
INTERNET tipi kadın:
Erişilmesi zorlu olan tiptir.
SERVER tipi kadın:
İhtiyacınız olduğundan her zaman meşguldür.
MULTIMEDIA tipi kadın:
Korkunç şeylerin güzel gözükmesini sağlar.
CD-ROM tipi kadın:
Hızlanır, Daha hızlanır Gittikçe de hızlanmaya
devam eder.
E-MAIL tipi kadın:
Her 10 sözünden 8′i anlamsızdır.
VIRUS tipi kadın:
Bir başka ismi de "EŞ" dir. Hiç beklemediğiniz bir anda gelir
kendisini yerleştirir ve kaynaklarınızı kullanmaya başlar.Kurtulmaya
çalıştığınızda kesin bir şeyler kaybedersiniz eğer kurtulmazsanız
her şeyinizi kaybedersiniz……………
10 Kasım 2007 Cumartesi | Kategori Tarih
OSMANLI’DAN VE TARIHTEN: BUNLARI BILIYOR MUYDUNUZ?
Pasaport Farki
Sanli Osmanli Devleti’nin yikilmasindan sonra, son derece uzgun ihtiyar bir
Urdunlunun, elindeki yeni Urdun pasaportuyla Isvicre sefaretine giderek:
"Herkes bu pasaportla alay ediyor Eskiden Osmanli pasaportum varken selam
dururlardi. Ben Osmanli teb’asiyim ne olur bunu degistirin" diye sefaret
yetkililerine yalvardigini… (13)
Turk Kosesi
Devlet i Aliye yi Osmaniye’nin uc kitada at oynatip buyruk yuruttugu
ihtisamli donemlerinde, Avrupa’da Turk hayat tarzi ve modasinin cok tesirli
hale geldigini Evlerinde Turk kosesi bulundurmayan sosyete mensuplarinin
ayiplandigini (14)
Reformun Boylesi
0 zamana kadar sadece batililarin kendi aralarinda duzenledikleri balolara,
yanlis batililasma hareketinin bir parcasi olarak Turk devlet adamlari da
katilinca 11829), baloda bulunan bir Fransiz kadinin oldukca dogru bir
teshiste bulunarak Turkler reforma, bitirmeleri gereken yerden basladilar
dedigini …(15)
Birinci Dunya Savasinin Vahset Yillari
Birinci Dunya savasi siralarinda Musul’da halkin acliktan perisan durumlara
dusup hergun sokaklarda kadin-erkek cocuk-ihtiyar bircok insanin inleye
inleye olume gittiklerini ve buna bir care bulunamadigini…
Acliktan olen bu zavalli cocuklarin etlerini kasap dukkanlarinda koyun ve
kuzu eti diye satan veya asci dukkanlarinda pisirip halka yedirme vahsetini
gosteren on-oniki kisinin idam edildigini . (16)
Amerikan Yardimi (!)
Truman doktrini cercevesinde Amerika BirlesIk Devletleri’nden aldigimiz 69
milyon dolar askeri yardim ile elde edilen askeri techizatin bakimi icin
ABD’ye her yil 400 milyon dolarlik bakim ve ithalat parasi harcamasi yaparak
ne kadar karli bir anlasma (!) yaptigimizi (17)
Hayal Muessesesi
Teb’asini "Emanetullah" olarak goren Osmanli Devleti’nde, akil hastalarina
bimarhanelerde son derece sefkatle muamele edilip ceviz karyolalarda, ipekli
camasir ve carsaflarda yatirilip musIki ile tedavi edildigini.
Ayni donemde Avrupa’da ise, akil hastalarinin ruhuna seytan girmis denilerek
diri diri yakildigini. . (18/a)
Istanbul’daki bimarhaneleri giren Mongeri Pere’nin: "Burasi Avrupa’nin
asirlar sonra tahayyul edecegi bir hayal muessesidir dedigini ve Osmanli’nin
uyguladigi bu musIki ile tedavi metodunun ABD’de ancak 1956 yilinda
uygulamaya gecebildigini (18/b )
Ucuncu Dunyanin Kobaylari
Batida ilac uretmekle ilgili yonetmeliklerin son derece agir olup, bir
ilacin piyasaya cikarilmadan once kobaylar uzerinde yeterince deneme
yapilmasi gerektigini ve bunun ise uzun ve pahali bir surec oldugunu .
Buna care bulan batili humanistlerin(!), yeni gelistirdikleri denenmemis
ilaclari ucuncu dunya ulkelerine pazarlayarak hem para kazanip, hem de
milyonlarca gonullu kobay uzerin de ilaclarini denediklerini…
Ilac iyi ciktigi takdirde mallarini batida pazarladiklarini, kotu ciktiginda
ise foyasi cikana kadar ucuncu dunya ulkelerine satmaya devam ettiklerini .
. (19)
Ici Yivli Toplar ve Ecdadimizin Sizlayan Kemikleri
Yavuz Sultan Selim Han’in Ridaniye Savasi’nda, ileri goruslu babasi Sultan
II Bayezid’ in icadi olan "ici yivli toplari kullanarak buyuk basarilar elde
ettigini..
Bugun ise bizlerin hala II Bayezid’in bu buyuk icadini tarih kitaplarimizda:
"Yivli top 1868 de Almanlar tarafindan icad edildi" diye okutma gafletini
gostererek ecdadimizin kemiklerini sizlattigimizi.. (20)
Tanzimat Donemi Ordusu
II Mahmut doneminde Osmanli ordusunun modernlestirilmesi icin danismanlikta
bulunan Alman komutani Helmuth von Moltke’nin Tanzimat donemi ordusunun
halini
"Bu ordu: kaputlari Rus, talimatnameleri Fransiz, tufekleri Belcika,
sariklari Turk, egerleri Macar, kiliclari Ingiliz ve ogretmenleri her
milletten, Avrupa sisteminde bir ordudur" diyerek tarif ettigini .(21)
Bediuzzaman’in Rizik Hususundaki Hassasiyeti
Ustad Bediuzzaman Said Nursi Hazretleri’nin 1924 yili yazinda Van’daki Erek
dagina cikarak butun vaktini tesbihat ve munacat ile gecirdigi gunlerde,
yaninda bulunan talebelerinin daglardaki yaban elmalarini koparip yemek
istemeleri uzerine Ustad’in onlara izin vermeyip
"Bizim hissemiz baglar ve bahcedekilerdir Bizim rizkimizi Cenab-i Hakk
oralarda tayin etmistir. Bu yabani meyveler yabani hayvanlarin rizkidir.
Onlarin kismetine dokunmamamiz gerekir" dedigini… (22)
Milletlere Gore Fiyat Farki
Osmanli’nin son doneminde (1850) Istanbul’da uzun yillar kalmis bir batili
tarihci olan M A Ubicini’nin sehirde yasayan degisIk milletlerin karakter
yapilarini ogrendikten sonra, hatiralarinda:
"Bir kaide olarak, Ermeni ye istedigi paranin yarisini, Ruma ucte birini,
Yahudi ye dortte birini veriniz. Fakat bir Muslumanla alisveris ettiginiz
zaman istedigi fiyattan emin olunuz ve istedigini veriniz"diye yazdigini…
(23)
Batida ve Osmanli’da Yalan
1717 - 1718 yillari arasinda Istanbul’ da Ingiliz elciligi yapan G.Montagu
nun hanimi Lady Montagu nun Osmanli toplumundaki ticaret ahlaki ile alakali
hatiralarin da, oldukca enteresan bir sekilde:
"Ingiltere’de yalancilar yaptiklariyla ogunurler.
Burada ise (Osmanli’da) yalan soylediginden emin olundugu zaman yalancinin
alnina kizgin demir basiliyor. Bu kanun eger bizde uygulanirsa ne kadar
guzel yuzun bozuldugu, ne kadar kibar sinifina mensup kisilerin kaslarina
kadar inen peruklarla dolasmaya mecbur kaldiklari gorulur. diye yazdigini…
(24)
Marks’in Hayranligi
Seyh Samil liderligindeki Kafkas halkinin, istilaci Ruslara karsi olan
istiklal savaslarinda gostermis olduklari buyuk direnis karsisinda Karl
Marks’ in:
"Hurriyetin nasil elde edilmesi lazim geldigini Kafkasya daglilarindan
ibretle ogreniniz. Hur yasamak isteyenlerin nelere muktedir oldugunu
gorunuz. Milletler, onlardan ders aliniz. .. " diyerek hayranligini itiraf
etmek zorunda kaldigini… (25)
Osmanli Devleti’nde agaclara cok kiymet verilip koruma altina alindigini . .
. Sultan ll. Abdulhamid devrinde, Belgrad ormanlarina zarar verip ormani
tahrip ettikleri icin bir koyun kitle halinde surgun edildigini. . .(26)
Kin
Ikinci Dunya Harbi sonlarinda yapilan lise mezunlarinin olgunluk
imtihanlarinda sorulan "Ormanlar ve Ormanlarin faydalari" isimli kompozisyon
sualine talebelerim bazilarinin enteresan bir sekilde:"Turkiyemiz ormanlik
bir ulkeydi, fakat o zalim padisahlar, yurdumuzu ormansiz biraktilar , gibi
cevaplar verdiklerini . . .
Sebep olarak da; bu zavalli ogrencilerin oylesine bir kin terbiyesi icinde
yetistirilerek Osmanli’yi kotulemeye oylesine alistirildiklarini ve boylece
eger bir firsatini bulup da padisahlara hakaret ederlerse iyi not
alacaklarina inandiklarindan dolayi boyle cevaplar verdiklerini… (27)
Ecdad Nesline Hurmet
Merhum Adnan Menderes’in, Istanbul’un imari faaliyetlerinin baslatildigi
l950′li yillarin birinde, gece yarisi cennetmekan Sultan Abdulhamid Han’in
muhterem kerimeleri Ayse Osmanoglu ile annesi Musfika Kadinefendi’nin
kaldigi evin kapisini calarak gizlice iceri girip her ikisinin de ellerini
optukten sonra :
"Siz bize veli nimetlerimizin emanetlerisiniz. Fakat maalesef sizlerle
bugune kadar alakadar olamadim. Cok ozur dilerim Cevremiz boyle tavirlari
hazmedemeyecek insanlarla dolu!… " dedigini… Daha sonra da, Osmanli’nin
bu aziz analarina, kimseye muhtac olmamalari icin, icinde 10.000 lira
bulunan bir zarf birakip ayrica tahsisat-i mestureden (ortulu odenek) maas
bagladigini ve 2 7 Mayis’da bu paranin kesildigini… (28)
Peygamber Evine Benzeyen Ev
Gonuller sultani Mevlana Hazretleri’nin hizmetcisine: Bu gun evimizde yiyip
icecek birsey var mi?" diye sorup, hizmetcisinin de "Hayir hic birsey yok"
diye cevap vermesi uzerine sevince garkolup ellerini Yuce Dergah’a acarak:
"Allahim, sana sukurler olsun ki, evimiz bugun Peygamber evine benziyor"
diye Muhammed Mustafa’nin(sav) yolunun tozu oldugunu gosterdigini,,. (29)
Essiz Misafirperverlik
Osmanli askeri teskilatini Avrupa’ya tanitmis olmakla meshur Comte de
Marsigli’nin, Turk toplumunun misafirperverligi ile alakali olarak :
"Turkler hicbir din farki gozetmeksizin butun yabancilara karsi son derece
misafirperverdirler. Ana yollar civarindaki koylerde oturanlardan hali vakti
yerinde olanlar oyleden evvel ve aksamustu gezintiye cikip yolcu bulmaya
calisirlar. Eger bulacak olurlarsa evlerine davet ederler ve hatta cok defa
misafirin hangi evde agirlanacagini tayin ederken kavgaya bile tutusurlar."
dedigini (30)
Vahsetin Boylesi
1096 yilinda Haclilarin Kudus’e girerek 40. 000 Muslumani kilictan
gecirdikten sonra Godofroi do Buygom’ un Papa II Urban’ a yazdigi mektupta:
`Kudus’te bulunan butun Muslumanlari katlettik, malumunuz olsun ki, Suleyman
Mabedi’nde atlarimizin diz kapaklarina kadar Musluman kanina batmis olarak
yuruyoruz. " diyerek barbarliklarini belgelediklerini…(31)
Insanligin En Muhtesem Harikasi
Osmanli ictimai yapisi uzerine uzman olan Erlanyen Universitesi
profesorlerinden Hutterrohta:
"Osmanli Devleti, genis topraklarini ve uzerindeki cesitli kavimleri,
Topkapi Sarayi’ndan mukemmel bir sekilde idare ediyordu. O saray da batidaki
en mutevazi bir derebeyinin sarayi kadar bile buyuk degildi. Bu nasil
oluyordu?" diye soruldugunda, Profesor Hutterroht’un:
"Sirrini cozebilmis degilim. 16. asirda Filistin’in sosyal yapisi uzerinde
calisirken oyle kayitlar gordum ki hayretler icinde kaldim. Osmanli, uc yil
sonra bir koyden gececek askeri birligin oyle yemeginden sonra yiyecegi
uzumun nereden gelecegini planlamisti. Herhalde Osmanli, devlet olarak
insanligin en muhtesem harikasidir" diye cevap verdigini. . .(32)
Enderun Okulu
Uc kitada alti asirlik bir hukumranlik sanli ecdadimizin devlet ve medeniyet
mirasinin sirlarinin bulundugu ve dunyanin en buyuk arsivi olan Osmanli
Arsivi’ni, bizler dogru durust incelememisken, bine yakin Amerikali ile yuze
yakin Israilli tarihcinin yillarca didik didik ettigini. ..
Bugun ABD’de sadece "Enderun okulu" hakkinda hazirlanan uzman eserlerin ve
doktora tezlerinin sayisinin 350 tane oldugunu. . .(33)
Ziya Gokalp’in Olumu
Turkculuk fikrinin unlu simalarindan biri olan Ziya Gokalp’in hayatinin son
anlarinda Fransiz hastanesinde yatarken ebedi aleme intikal etmeden bir gece
once, mukaddesata galiz kufurler ederek basini duvarlara vura vura oldugunu
Cesedinin de hastane morgunda Hiristiyan geleneklerine gore muamele
yapilarak kaldirildigini… (34)
Sozunun Eri Olmak
Mehmet Akif Ersoy’un sozunun eri bir insan oldugunu ve soz verdigi seyi
yerine getirmek icin olumden baska hicbir seyin onu engellemedigini…
Istanbul Vanikoy’de oturan bir ahbabi ile oyleden bir saat once bulusmak
icin sozlestiklerinde, o gun yagmurlu, firtinali bir gun olup her tarafi sel
bastigi halde Mehmet Akif’ in binbir zorlukla sirilsIklam vaziyette soz
verdigi yere vaktinde geldigini, fakat arkadasinin gelmemesi uzerine cekip
gittigini… Ertesi gun. ozur dilemek icin gelen arkadasini dinlemeyip: "Bir
soz ya olum veya ona yakin bir felaketle yerine getirilmezse mazur
gorulebilir" diyerek tam alti ay o arkadasiyla konusmadigini… (35)
Kizilca Bugdayi
ABD’nin 1890 yilina kadar bizim Tuna boylarimizda yetisen "kizilca" ismi
verilen bugdayimizi ithal ederek tohumluk olarak kullandigini ve bununla
halkini besledigini. .. (36)
Biliyor muydunuz?..
10 Kasım 2007 Cumartesi | Kategori Mizah
Haftaya damgasını vuran üç yeni gelişme :
* Rus fizikciler yerin 100 metre altinda bakir tel bulduklarini, bunun ise atalarinin bundan 1000 yil öncesinde telefon sebekelerinin oldugunu kanitladigini duyurdular.
* Bu olaydan 1 hafta sonra Amerikan gazetelerinde ilginç bir
manset. Amerikan bilim adamlari yerin 200 metre altinda 2000 yil öncesine ait fiber optik hatlar bulduklarini, bunun ise, amerikan toplumunun Ruslardan 1000 yil öncesinde gelismis digital haberlesme sistemleri oldugunu söylediler.
* Bir hafta geçmeden Türk gazetelerinde yeni bir manset. Türk bilim adamlari yerin 500 metre altina kadar kazdiklarini ve hiçbirsey bulamadiklarini, bunun ise atalarinin 5000 yil öncesinde kablosuz iletişim sistemlerini kullandıklarını söylediler….
10 Kasım 2007 Cumartesi | Kategori Tarih
| Tarihte Türk Devletleri! |
Türk sözcüğünün anlamı; "Güçlü, kuvvetli, miğfer, türemiş, şekil kazanmış" demektir.
Türk Dil Kurumu’nun hazırladığı Türkçe Sözlük ‘te, Türk; Asya ve Doğu Avrupa’da yaşayan, Türkçe’nin çeşitli lehçelerini konuşan soy ve bu soydan gelen kimse diye belirtilmektedir.