Mynet | Blog Anasayfa | Email
Favorilerime Ekle | Giriş

ŞİİRLER PAYLAŞTIKÇA, HAYAT YAŞADIKÇA GÜZEL….

ADI SONBAHAR

Umuda devşirdim en hüzünlü anları
Ağırlığı çökse de üstüme gamların
Kronik sancılarda notalar
Müziğin anlamsız tınısı
Acınası halime ağlar görünen
Çevremi sarmış, sözde dostlar…

Yarına tutunan ellerimde sızı
Ayaklarımda karınca istilası
Görünürde yaşanan
Afili hayat manzarası…

An/anlık anlamlara tutuklu
Düşsel-gerçek karmaşası

Yıllar Var ki!
Umutlara gebe bütün tohumlar
Derken…
Yeni bir “Ben” doğurdum
İçimdeki benden…

Sarı saçlı bebeğimin
Adı Sonbahar…”

ŞAİR: NECLA ALPTEKİN

/İkinci bahar ironik hikayelerden)

Ölü Kuşlar Mezarlığı (1)

Ölü Kuşlar Mezarlığı (ı)

İlahi Azrail!.. Angut kuşu sadakatiyle bakarken yitirdiklerime, esir olmuş yüreğimi can mı sandın, davetsiz dayandın kapıma. Alacağın bir can olsun, korkum yok!.. Nefesimden öte son soluk kaldı zaten, mecalsiz ruhumda…
Bütün doğrularım düşmüşken sulara, bütün inandıklarımda belgeli yanılgılarım. Bahara doludizgin koşulu atlarımın, azıya almışken gemini, mevsimler yalancının en alası değil mi?
Sabrım yok!
Hadi al, tek kalmış kumru bedenimi…
Dertlerim leylek notalarında, lakin; kalbimden yokuş yukarı çıkmaz dilime güftesi, göç mevsimini de kaçırmışken, yüküm kanatlarımdan ibaret zaten,
“Gel” dersen, gelirim…
Serçe yüreğim, mor boncuklu sevgi sözcüklerine kanmaz olmuşken… Kadifemsi dokunuşun yerini almışken tırtıl avuçlar, siyah gözbebekleri, akbaba bakışlar…
Fazlası yok!..
Eksik olsun bir bıldırcın hikayesi…
Dileklerimi, bin kere yazdıysam kağıt turnalara… Olmayacak dualara “Amin” dediysem bunca yıl boşu boşuna, Koynunda çıngıraklı yılan beslemekse sevdanın karinesi, umut tacirlerinin elinde bedelsiz, elden ele geziyorsa uçurtmamın ipleri…
Ey Azrail!..
Ve…
Dahi…
Özgürlüğüm senin ülkendeyse eğer!.. Fazla bekletme, bülbül vatanda gerek…
Mayın tarlasındaki korkuluk kadar gereksizken bedenim, kırılmışken tek ayağım, bozulmuşken büyüsü keklik sekmelerimin,
Gör!..
Bak!..
Cilveleşmeye başladı yine kaderim…
Gir içeri …
Seninim…
İlahi Azrail!.. Kartal pençelerim tutunmazken hayata ve boşlukta süzülürken çarelerim, masum düşlerim takılı kalmışken güvercin kanadına… Ve…korkunun ecele faydası yokken! Ecelsiz gideyim, ziyanı yok! Beklerim kıyameti, kaybolmuşlar istasyonunda…
Hadi!…
Acele et!..
Kim bilir kaç yürek çırpınır, gözler yollarını…
Kuş cenneti artık , ÖLÜ KUŞLAR MEZARLIĞI…

Yazar : Necla Alptekin

İsyanlardayım!

İsyanlardayım!

Geceyi alırım koynuma
Yastığı sararken sen diye
Hayalin gelir üstüme üstüme…
Gözlerime mil çektim, kapanıyor perde
———————Yoksun ya!

Son yolculuğum olmalı sensiz, sessiz, kimsesiz. Özlemem, aramam demiştim, yalandı Unutmam/unutamam demem gerekirken… Arkandan bakmadım, kapattım gözlerimi sıkıca, belki de ebe sandım kendimi saklambaç oyununda. Elma /armut değil! “Sen” dedim/adını söyledim çık artık!

Anılar ektim düş bahçemin
Kıraç toprağına
Hani/daha
Boyayacaktık gök kubbeyi mora
Unutmuşsun
——————- Yoksun ya!

Avuç avuç mutluluklar saçıyordum, çocuk gibi şımarıp gülüyordum daha dün. Hazır değildim gitmelerine… Gitmez/gidemez demiştim… Pamuk ipliği bu kadar çabuk koparmış bilemedim. Mor sevmediğini söyleseydin hiç kızmazdım sana! Hatta! Beni sevmediğini söyleseydin, yine kızmazdım. Mutlu ol isterdim sonsuza değin…

Siyah kokuyor her köşesi odamın
Sancılar dolanıyor boş böğrümde
Sensizliğimi avutamadım
Başıboş hummalı
İsyanlardayım
——————–Yoksun ya!

Olmadı böyle! Bu sessizliği/bensizliği sevmedim, kendi kendime konuşmaya başladım yokluğunda, ya deli derseler, ya da delirirsem gerçekten. Kapatsınlar beni sen/in koğuşuna… İlacım ol! İyileşmek istemem…

Serseri kurşun gibiyim
Vuracak/kıracak/çarpacak yer bulamam
Her yol sana çıkıyor…
Acılar yetişin!
Depreşti feryatlarım
Yaram kanıyor…

Yazar: Necla Alptekin  ( Başkaldırı Denemelerinden…)

Ben Bile adam gibi sevdim

Seni kalbimin…
Silinti kazıntı olmayan…
Tertemiz sayfasına çizdim.
Boyadım birde gerçek renklerle.
Gülmelerini işledim ipek ipliklerden…
Sözlerinden ördüm yumak yumak
Sesin! kadife oldu tenimde okşadı…
Ve sıcaklığın yaktıkça yaktı bedenimi, yaktı, yaktı…

Sen!
Büyük sevdaları anlatırken bana…
Benim sevgimin yanında
Onlar!
Bir yudum su, bir avuç topraktı…
Seni denizler kadar sevdim..
Boğuldun mu?
Sana toprak oldum sevginle yeşeren, çiçekler veren,
Sana mezar açtım koynumda sonsuza kadar almak için…
Korktun mu?

Şimdilerde!
Bakışların acıtıyor canımı? Donuk…
Kaşların acıtıyor canımı ortaya toplanmış…
Dudakların acıtıyor bükük, buruk…
Sevgin üşütüyor canımı kar kıyamet, soğuk…

Ne istedim ki senden…
Adam gibi sevmekten başka…
Ne yaptım ki sana ben.
İşte! o adam dedim…
O adam çok başka!
Ve ben bile adam gibi sevdim…

Bilir misin?
Kadın gibi sevmelerde çıkar olur, beklenti olur…
Dönmeler olur sona çeyrek kala…
Daha neler! Neler! olur…
Kadın gibi sevmelerde…

Ben bile adam gibi sevdim seni…
En sondayım, kapında…
Beni kendine al…!!!

ŞAİR: Necla Alptekin

 

Unut!

UNUT!

Yarın dünden güzel olacaksa eğer
Bugünü unut sevgili,
Unut dünü
Üzerine çizgi çektiğin
Yazgıları,
Adına yazılan yazıları,
Okunan şiirleri,
Yakılan türküleri
Unut…
İstersen, dilersen…
Beni de unut…
Zamana bırak her şeyi
Hani iyi geliyordun ya, ilaç gibi
Zamanda öyle değil mi?

Beyaz ya da siyah giysen ne fark eder.
Her cismin gölgesi siyah değil mi?

Heyy sevgili…
Asma suratını,
Daha gitmeden özledim
Çocuk gülüşlerini…
Hani diyorum
Şu an; sen uykudayken
Yastığına bıraksam
Dilimin ucunda biriktirdiğim
Sana söylemediklerimi…

Ahh sevgili
Öyle sevdim ki
İstanbul gibiydin.
Her caddeni, her köşeni ezberlesem
Yinede çözeme(z)dim.
Dolaştığım sokaklarında
Aşkı tattım,
Seviştim kuytularında
Bütün ağaçların, dalların, kolların şahit
Anılarıma…
Sırlarımı yazdım, kaldırım taşlarına
Gezdiğim türbelerin, adadığım adaklar,
Dileklerim…
Avuçlarımda şimdi!
Bir başka sevdim sanki
Seni…
Şehrini…

şair: Necla Alptekin

( Kaleminize ve yüreğinize sağlık)