ERGENEKON ÖZEL Mİ RESMİ Mİ ?
29 Ocak 2008 Salı | Kategori Siyaset 2Ergenekon Özel mi Resmi mi ?
İHSAN DAĞI
Ergenekon operasyonunda tutuklanan zanlılar ‘halkı isyana teşvik için terör örgütü kurmak’ suçundan yargılanacaklar. Uzun süreden beri Türkiye’de darbe ortamı yaratmak için hazırlıklar ve eylemler yaptıkları iddia ediliyor. Tutuklananlarda gizli belgeler, silahlar ve askerî malzemeler bulunuyor.
İçlerinde değişik mesleklerden insanlar olmakla birlikte Ergenekon çetesinin çekirdeğini askerler oluşturuyor. Ama bu askerler ‘emekli’: Tuğgeneral Veli Küçük, Albay Fikri Karadağlı, Yüzbaşı Muzaffer Tekin vs… Asker kökenli bu isimlerin gerçekten ‘emekli’ oldukları konusunda kuşkularım var. Bunlar basbayağı ‘faal’ler. JİTEM’i kendisinin kurduğunu söyleyen Veli Küçük’ün evinde ‘resmî’ evraklar, gizli belgeler çıkıyor. Ev değil sanki ‘resmî’ bir kurumun dokümantasyon merkezi… Kamuoyunda ‘yüzbaşı’ olarak bilinen birisi çete içinde ‘albay’ olarak niteleniyor, muvazzaflığı devam ediyormuş gibi.
Dolayısıyla merak ediyorum; Ergenekon çetesi ‘özel’ bir teşebbüs mü, yoksa ‘resmî’ bir yapı mı? JİTEM, Kontrgerilla ve Özel Harp Dairesi gibi yıllardır konuşulmakla birlikte tam olarak da çözülemeyen, ancak varlığı da inkar edilemeyen ‘devlet içinde’ oluşturulmuş gizli bir örgütün uzantısı mı?
Benim kanaatim, bunun ‘resmî’ bir yapılanma olduğudur. Adına ne derseniz deyin, Soğuk Savaş döneminde ‘komünizm tehlikesi’ne karşı inşa edilen bir örgütün sonradan ‘Türkiye koşulları’na uyarlanmış bir versiyonu ile karşı karşıyayız. Sovyetlerin yıkılıp işlevinin ortadan kalkmasının ardından kendini ‘Kürt sorunu’ etrafında ifade eden, son dönemde de AK Parti’nin AB ve küreselleşme siyaseti karşısında ‘ulusalcılık’ biçiminde yeniden tanımlayan bir güç, örgüt ve zihniyet var.
Soğuk Savaş kalıntılarını temizlemede daha ne kadar geç kalacağız? Umarım ele geçen bu çete ve ekibi üzerinden Soğuk Savaş’tan kalma bu karanlık örgüt dağıtılır. Ancak hükümet kararlılık göstermeden bu mümkün değil. AK Parti 22 Temmuz sonrası haklı olarak yüksek bir özgüvene kavuştu. Bu özgüvenle halkın neredeyse yarısından oy almış bir iktidara karşı hukuk dışı güç kullanmaya kimsenin kalkışamayacağı düşüncesinde olabilirler… Ancak yakın tarihi hatırlamakta fayda var. 1960 darbesiyle iktidardan düşürülen ve başbakanı asılan Demokrat Parti son seçimde (1957) % 48 oy almıştı. 12 Mart 1971 Muhtırası ile görevden uzaklaştıran Süleyman Demirel’in Adalet Partisi’nin 1969 seçimlerinde aldığı oy da % 47 idi. Ne 27 Mayısçılar ne de 12 Martçılar halkın neredeyse yarısının oyunu almış olan bu partilere karşı darbe yapmakta tereddüt gösterdiler.
Dolayısıyla hükümet partisinin, ‘Temmuz seçimlerinin ardından kimse bize dokunamaz’ aymazlığına düşmemesi gerekir. Aksine belki de asıl bu yüzden, son seçimlerde % 47 oy aldığı için ve yerel seçimlere doğru hâlâ rakipsiz ve alternatifsiz bir güç olduğu için hukuk dışı girişimlerin muhatabı olabilecektir AK Parti.
Ergenekon çetesinin izinde neden sonuna kadar gidilmesi gerektiğini anlamak için 1960 darbesinin önünü açan ‘9 subaylar olayı’nı hatırlamakta fayda var. Binbaşı Samet Kuşçu’nun Aralık 1957′de ordu içinde darbe hazırlıkları yapıldığı bilgisini hükümete iletmesiyle toplam 9 subay tutuklandı ve askerî mahkeme tarafından yargılandı. Yargılamanın ardından gerçekten cuntanın içinde olan subaylar askerî mahkeme tarafından serbest bırakılırken mahkum edilen tek kişi, cuntayı ihbar eden Samet Kuşçu oldu. İki yıl hapis cezası aldı ve ordudan uzaklaştırıldı. 1957′de tutuklanıp serbest bırakılanların bir kısmı 27 Mayıs sonrası darbenin Milli Birlik Komitesi üyeleri olarak karşımıza çıktı. Cuntayı yargılayan mahkemenin başkanı Tümgeneral Cemal Tural’dı; darbenin generali değil bir askeri olmaya razı olduğunu söyleyen kişi. Darbe sonrasında 1. Ordu Komutanı oldu, 1966′da da Genelkurmay Başkanı. 1957′de darbecileri yargılarken darbeciydi, hep de darbeci kaldı. Zavallı Samet Kuşçu, darbeyi darbecilere ihbar etti ve darbeciler tarafından darbe yapılmadan cezalandırıldı!..
Hukuku hukuka katledenlere emanet etmediğimizi nereden bileceğiz?
29 Ocak 2008, Salı - zaman gazetesi