Mynet | Blog Anasayfa | Email
Favorilerime Ekle | Giriş


HER ALANDA AĞAÇ DİKMEYİ ZORUNLU KILALIM

(0 Oy, 5 üzerinden 0 puan )
Loading ... Oyunuz Gönderiliyor ...
29 Kasım 2007 Perşembe | İhbar Et | Etiketler : eğitim

KAZIM ÖZTÜRK

HER ALANDA AĞAÇ DİKMEYİ ZORUNLU KILALIM
 Her faaliyetin bir yılı var. Her güzel iş için; günler, haftalar, yıllar…ilan ediliyor. Günlerden, haftalardan, geçilmiyor. Peki amacına varıyor mu? Orası şüpheli doğrusu.
Hükümet, güzel bir karar alarak, Evlenen, çocuğu olanlara ağaç dikme zorunluluğu getiriyor. Mahkumlara da aynı zorunluluk geliyor. aslında bu zorunluluğun kapsamının genişlemesi lazım. Belediyelerde, vilayet ve kaymakamlıklarda, tapu dairelerinde, vergi dairelerinde, sosyal sigortalar kurumunda, Bağ-Kurda, emekli sandığında, trafikte, araç muayene istasyonlarında….hülasa bütün resmi işlerde ve vatandaşın mutlaka uğraması gereken birimlerde, “Ağaç dikme zorunluluğu” getirilmeli, ağaç diktiğini belirten belge olmadan veya ağaç dikmek için para yatırdığını ispat etmeden hiçbir işlem yapılmamalıdır. Bu işin mutlaka yapılması, vakit geçirilmemesi gerekir.
Şöyle basit bir hesap yaparsak; bir yılda ne kadar ağaç dikildiğini açıkça görebiliriz; nüfusumuz 70 milyonu aştı.   Herkes; aile nüfusuna göre ağaç dikme zorunluluğuna tabi tutulsa, her, resmi dairede işi olanın mutlaka ağaç dikmesi gerekeceğine göre, bir yılda, 70 milyonu aşkın fidan eder. Bunu aylarla çarparsak, kısa zaman içinde ülkemizin yemyeşil olduğunu görmemiz mümkündür.
Hepimizin gözü yoruluyor, bozkır halindeki dağlara, mekanlara, yerleşim birimlerine bakmaktan. Hepimiz şikayetçiyiz; yağmurun yağmamasından, yağışın olmamasından, kuraklıktan… ama, ağaç dikme seferberliğine girme konusunda pek de hassasiyet göstermiyoruz.
Neden ağaç dikme seferberliği başlatılmasın. Niçin bir kurutuluş savaşı gibi, bir ağaç dikme mücadelesine girilmesin. Bu da, ağaçsızlıktan kurtuluştur. Bir yönüyle savaştır. Küresel ısınma diyerek işin içinden çıkamayız. Meseleyi sadece küresel ısınmaya, yalnızca kadere atıp kendimizi sütten çıkmış ak kaşık durumuna sokamayız. Ağaç dikmek de bir vatanseverliktir, hem de en önemli bir vatandaşlık görevidir. Kim istemez; yemyeşil dağlarımızın olmasını, yeşil vadilere sahip bulunmayı, durmadan yağmurun yağmasını, kuraklıktan kurtulmayı, bereketin fışkırmasını…
Fatih Sultan Mehmet: “Ormanlarımdan bir ağaç kesenin kafasını keserim” diyerek, bu konuya olan hassasiyetini açıkça ortaya koymuştur. Eskiden dağlarımızın ormanla kaplı olduğunu tarih kitapları ve seyahatnamelerden öğreniyoruz. Öğreniyoruz da sadece kitapta kalıyor.

Her şehirde, herkese ait bir orman alanı bulunsa daha iyi olmaz mı? hiç olmazsa, arada sırada oraya gidip, diktiğimiz ağaçları görünce mutlu olmaz mıyız? Nasıl olsa piknik yapmaya gitmiyor muyuz? Kendi diktiğimiz ağaçların bulunduğu yerlere gideriz, dolayısıyla kendi eserimizi de görmüş oluruz. Bundan; eşimiz, çocuklarımız da mutluluk duyarlar ve onlar da ellerinde bir fidan varsa, kıyamet kopmadıkça dikmenin huzurunu yaşarlar. Kendi ağacımızı görmekle, hem onu korumuş, hem de bakımını yapmış bulunuruz. Sonuçta yine kazançlı çıkan bizler oluruz. Ülkemiz olur, insanlık olur….




Yorum yazmak için Giriş yapınız
Mynet Blog WordpressMU alt yapısını kullanmaktadır.