Mynet | Blog Anasayfa | Email
Favorilerime Ekle | Giriş


Arşiv Mart, 2008

AHMET ALTAN’DAN LENİN’Lİ MESAJ

29 Mart 2008 Cumartesi Yorum yok »

Kazım Öztürk

Konya Hakimiyet Gazetesi Yazarı

e-mail:kazim_ozturk@mynet.com
AHMET ALTAN’DAN
AK PARTİ’YE KIZANLARA
 LENİN’Lİ MESAJ
         Ahmet Altan "AK Parti, tesadüfen bu kavganın içinde. Asıl hedef AK Parti değil" diyerek kavganın taraflarını açıkladı.Oyuna bak…Cumhuriyet tarihinin en keskin kavgalarından birinin içinden geçiyoruz.Bu kavgada, demokrasiyi ortadan kaldırmaya çalışanlar elbette ellerindeki her silahı kullanıp, her yolu mubah sayacaklar.Ellerindeki her imkânla, özellikle de sahip oldukları medyayla gerçeği saptırmaya çalışıyorlar.
         Bu kavgayı “laik-dinci” ya da “laik-AKP” kavgası kılığına sokmak için çırpınıyorlar.Aslında bu çarpıtma, kavganın belki de en hassas noktası.Biz gazete olarak çetelerin ve darbelerin üstüne gittikçe, “belli bir gruba” bağlı bir gazetenin ısrarla bizim gazeteyi “dinci” ya da “AKP yanlısı” kategorilere sokmaya uğraşması boşuna değil.
         O grubun gazetelerinin yöneticileri her şey olabilirler ama salak olamazlar. Bizim dinci olmadığımızı da, AKP yanlısı olmadığımızı da bizden daha iyi bilirler.Bizim AKP ile ya da Başbakan ile ilgili eleştirilerimizin bir tanesini bile yayınlayacak cesareti gösteremez onlar.
          Peki, niye yapıyorlar bunu? Çok ciddi bir nedenleri var.Bu kavganın, devletin kılcal damarlarına kadar nüfuz etmiş darbeci bir çeteyle demokrasi arasında yaşandığını gözlerden saklamak istiyorlar.En önemli amaçları bu.Bu medya grubu, Ergenekon haberlerini yayınlamamaya özel bir ihtimam gösteriyor.Böyle bir çete yokmuş gibi davranmaya çabalıyor.Çünkü Ergenekon çetesiyle ilgili gerçekleri anlatmaya başladığınız zaman bunun bir “şeriat” ya da “AKP” kavgası olmadığı kendiliğinden çıkıyor ortaya.Ergenekon, AKP iktidarından çok daha önceden biçimlendirilmiş bir örgüt.Bu çeteyi rahatsız eden, AKP değil.Bu çeteyi rahatsız eden, Avrupa Birliği üyeliği ve genişlemesinden çekindikleri demokrasi.Onlar düzenin eskisi gibi yürümesini istiyorlar.Düzen değişme eğilimi gösterdiğinde, bunu engelleyebilmek için cinayetler işlemeyi, suikastlar düzenlemeyi, bombalar patlatmayı rahatlıkla göze alıyorlar.Bunların hepsini de yaptılar zaten.Ve, bu çetenin devletin her kurumunda adamı var.Şimdi teker teker yakalanmaya başlayan bu çeteyi korumak ve onların planladıkları darbeyi hayata geçirmelerine yardımcı olmak için ne yapmak gerekiyor? Onların gerçek amacını saklamak gerekiyor.Bunu nasıl yapacaklar? Kavganın “AKP”ye karşı yapıldığını söyleyerek bunu “AKP yandaşları ile AKP karşıtları” arasında bir kavga kılığına sokacaklar.Bu ne işe arayacak?Demokrasi yanlısı olduğu halde AKP’nin ilkesiz ve bencil tutumundan hoşlanmayan milyonlarca insanı kavganın dışında tutacaklar.Bu insanların Ergenekon’a karşı çıkmasını önleyip onlara hedef olarak AKP’yi gösterecekler.
       Hiç unutmayın ki bu taktik Susurluk skandalında fevkalade iyi işledi. Susurluk çetelerine karşı başlatılan “ışık söndürme” eylemleri, gayet usta manevralarla “Refah Partisi” aleyhtarı bir kampanyaya çevrildi.Ve, Susurlukçular bu sayede paçalarını kurtardılar.Şimdi çok iyi bildikleri bu oyunu bir daha oynamak istiyorlar.En önemli enstrümanlarından biri Ergenekon çetesi olan darbeci bir planı korumaya uğraşıyorlar.AKP, tesadüfen bu kavganın içinde.Asıl hedef AKP değil.Asıl hedef demokrasi.Asıl hedef Avrupa Birliği üyeliğini sabote etmek.Bu kavgada taraf olmak için AKP’li olup olmamanın hiçbir önemi yok, bu kavgada taraf olmanın ölçüsü demokrat olup olmamak.Ergenekon’a karşı dururken AKP’yi savunmuyorsunuz.Demokrasiyi, hukuku ve bu ülkenin geleceğini savunuyorsunuz.Bu AKP’yi ya da herhangi bir siyasi partinin iktidarını çok aşan bir amaç.
    Bu, her partiden demokratın yan yana duracağı bir dövüş.Zaten onların en büyük endişesi de bu gerçeğin anlaşılması, demokrasi cephesinin güçlenmesi.AKP’nin insana hiç güven vermeyen duruşunu kullanarak bu cepheyi bölmeye uğraşıyorlar.Doğrusu bunu da önemli ölçüde beceriyorlar.Yargıtay Başsavcısı’nın ortalığı birbirine katan iddianamesini eleştirenleri, Ergenekon’un ipliğini pazara çıkartanları “dinci” ya da “AKP’li” etiketi altında toplamak istiyorlar ki yaşananın bir “demokrasi kavgası” olduğu anlaşılmasın… Demokratlar bir bütün olarak bu kavgaya girmesin.Bu oyuna gelmeyin bence.
    Susurluk’u unutmayın.O kampanyanın nasıl saptırıldığını akıldan çıkarmayın.O günkü taktikleriyle Susurluk’u korumayı becerdikleri için biz bugün Ergenekon çetesi belasıyla uğraşıyoruz.AKP’ye kızan çok demokrat var, biliyorum.AKP insanı öfkelendiren işler yapıyor, bunu da biliyorum.Ama, bu kızgınlığımız demokrasiden vazgeçecek, demokrasi düşmanlarına hizmet edecek kadar büyük mü?Bana sorarsanız, hiçbir siyasi öfke, demokrasiden vazgeçmeyi hoş gösterecek kadar büyük olamaz.Lenin’in o çok bilinen klasik sözünü unutmayın: “Kirli suyla birlikte bebeği de atmayın.” Size kirli suyu gösterip, bebeği öldürtmek istiyorlar.Bu oyuna düşer de bebeği öldürürseniz, demokrasiyi ve geleceğimizi öldüreceksiniz.İyi düşünün. AHMET ALTAN/TARAF 26.Mart.2008   
Ahmet Altan’ın bu sözlerine karşı benim yapacak başka yorumum yok. Her şeyi gün ışığına çıkartmış. Aman uyanık olalım. Ayak oyunlarına gelmeyelim.
 

SAĞ DUYUYA ÇAĞRI

27 Mart 2008 Perşembe Yorum yok »

Kazım Öztürk

 

Konya Hakimiyet Gazetesi Yazarı

e-mail:kazim_ozturk@mynet.com
 
SAĞ DUYUYA ÇAĞRI
 
Şu günlerde ülkeyi geren gerene. Önüne gelen, aklına esen bir şeyler söylüyor. Tabii bu arada ekonomi de, bu fırsattan istifadeyle çalkalanmaya devam ediyor. Tarih boyu olaylar olmuştur.
Meseleleri sağ duyu ile çözmek gerekir. Bu ülke gemisinde hepimiz varız. Eğer geminin sağından solundan delikler açmaya kalkarsak, hepimiz batarız. Ha, bir kısmımız erken, bir kısmımız geç batar, ama batar. Öyleyse ellerimizin arasına başımızı alıp derin derin düşünmemiz şarttır ve en büyük vatan görevidir.
Hepimize görev düşüyor. Herkes kendi çapında bu ülkenin gerginliğe girmeden, bütün pisliklerden temizlenmesi için kolları sıvaması gerekir. Şu veya bunun görevi diyemeyiz. Eğer böyle bir ayırıma girersek, o zaman bu görevin dışında kalanların sorumluluğu olmaz.
Her insanın bir düşüncesi, bir fikri, olaylara bakış açısı vardır ve olmalıdır. Bu, gayet normal bir hadisedir. Yine her insanın siyasi görüşü vardır, olacaktır. Bundan kimsenin gocunmaya, kızmaya hakkı yoktur. Herkesin bir inancı veya inançsızlığı vardır. hepsine saygı duymak gerekir. Hükümetin, Ergenekon çetelerine karşı başlattığı operasyondan hareketle; “Hükümet, yargıyı susturmaya çalışıyor. Yargıçları serbest bırakalım….” gibi konuşmalar, hem yanlış, hem de bilmeden yapılan konuşmalardır diye düşünüyorum.
Tabii ki, ülkeye zarar veren, darbe için çareler üreten, vatanı karanlığa yöneltmek için çaba sarf eden herkesin karşılığını bulması gerekmez mi?
Basın, basın olarak, halka, herkesten önce ve kendini en yetkili kurum olarak sağ duyu çağrısı içinde bulunmalıdır. Geçenlerde bir televizyon kanalında noter huzurunda yapılan anket sonuçlarında Ak Partinin % 70’lere varmasından rahatsızlığını açıkça belli etmiştir.
Bir türlü anlamış değilim. Acaba diyorum hükümet, bu ülkeye hangi kötülüğü yaptı? Bakıyorum; olayları sağ duyu içinde inceliyorum. Her hangi bir partizan kimlikle, taraf tutarak söylemiyorum. Okumuş, tahsil yapmış, bunca zamandır gazetelerde yazarlık yapan birisi olarak- ki aynı şeyi herkesin yapması lazım- yapılanlarda ülkeye zarar verici bir durum göremiyorum. Belki eksikleri, hataları olmuştur. olabilir. Çünkü hatasız olmak insanın özelliğine terstir. 
Sapla samanı birbirinden ayırmaya mecburuz. Aşırı nefret, aşırı sevgi insanı kör eder denir. Çok doğru bir söz. Mutedil olmak, orta yolu bulmak insanın olmanın şartıdır. Her sıkıntı aşırılıktan kaynaklanır.

Tarihte çok badirelerden geçtik. Bunu da atlatırız. Yeter ki, iş başındakilere müdahale etmeyelim. Çirkinliklerin üstüne gidelim, çetelerin hakkından gelici tavırlara engel olmayalım, set çekmeyelim.

BU DURUMDA CHP YE DE KAPATMA DAVASI AÇILABİLİR

20 Mart 2008 Perşembe 3 Yorum »

Kazım Öztürk

 

Konya Hakimiyet Gazetesi Yazarı

e-mail:kazim_ozturk@mynet.com

YARIN MEVLİD KANDİLİ

18 Mart 2008 Salı 2 Yorum »

Kazım Öztürk

 

Konya Hakimiyet Gazetesi Yazarı

e-mail:kazim_ozturk@mynet.com

İSTİKLAL MARŞI

14 Mart 2008 Cuma Yorum yok »

Kazım Öztürk

 

Konya Hakimiyet Gazetesi Yazarı

e-mail:kazim_ozturk@mynet.com

KAFA KARIŞTIRAN BİR İFADE

12 Mart 2008 Çarşamba 1 Yorum »

Kazım Öztürk

Konya Hakimiyet Gazetesi Yazarı

e-mail:kazim_ozturk@mynet.com

ŞİİRLERİMDEN BİR DEMET

9 Mart 2008 Pazar Yorum yok »

Kazım Öztürk

 

Konya Hakimiyet Gazetesi Yazarı

e-mail:kazim_ozturk@mynet.com

ABD’NİN ART NİYETİ

7 Mart 2008 Cuma 1 Yorum »

Kazım Öztürk

 

Konya Hakimiyet Gazetesi Yazarı

e-mail:kazim_ozturk@mynet.com

İSRAİL KANA DOYMUYOR

4 Mart 2008 Salı Yorum yok »

Kazım Öztürk

 

KONYA HAKİMİYET GAZETESİ  YAZARI

e-mail:kazim_ozturk@mynet.com
 
İSRAİL KANA DOYMUYOR
 
Bütün dünyanın gözü önünde, kan döküyor İsrail devleti. Bu kanı durdurmayacağını da üstüne basa basa söylüyor. Kimseden bir ses yok! Her hangi bir devlete küçük bir operasyon yapılsa, ABD hemen devreye girer; “Kısa zamanda bitirin” demekten çekinmez. Elemanlarını gönderir, çeşitli diplomasiyi çalıştırır, göz dağı verir ve eninde sonunda işi bitirir…demokrasi getireceğim diye Irak’a girer, ortalığı berbat eder, sonra temizlemesi başka devletlere özellikle Türkiye’ye düşer.
Kanal 7’de haber saatinde başlayan; “Evanjelik hareketi” izlemenizi tavsiye ederim.
Dünyaya nasıl da, kendi inanç sistemlerini yaymaya çalışıyorlar? Nasıl da dünyayı tek kutuplu hale getirmek için çaba sarf ediyorlar? Demek istiyorlar ki; “Bizden başkası olmasın, bizim inancımız, bizim anlayışımız dışında hiçbir dünya devletinin yaşama hakkı yoktur. Hele Müslüman devletlerin yaşaması mümkün değildir….” onun için Filistin’de, Irak’ta, Bosna’da, Afganistan’da, daha önceleri Sudan’da, Cezayir’de… dünyada ne kadar Müslüman devlet varsa, ki hepsi fakirleştirilmiş, yoksullaştırılmış, kendilerine muhtaç hale getirilmiş, yalan yanlış fetvalarla bir çeşit kısırlaştırılmış, düşünceden, fikir üretmeden uzak hale getirilmiştir. Kitaplarda onların felsefeleri hakim! Dünyaya Darvinizm’i yaymaya çalışmışlar, aşağı yukarı başarılı da olmuşlar. İslâmî anlayışı yok saymak, İslâm’ın devrinin geçtiğini kafalara zerk etmek, çağı geçmiş bir inanç olduğunu anlatmak için var güçleriyle çalışıyorlar. İnciller arasında dolarların verilmesinin sebebi budur. Para karşılığı din değiştirtmenin çabasının altında bunlar yatar. Misyonerliğin amacı budur.
Bu işin başını; İsrail ve ABD çekiyor. Diğerleri birer piyondan öte gitmiyor. Müslüman ülkeler bu durumu bildikleri halde niçin bile bile ladese düşüyorlar? Birleşme, birlikte hareket edip sonuç alma dururken neden İsrail’in pençesi altında inliyorlar? Bunun için; İran, Irak ve Türkiye ortak bir çalışma başlattı. Eğer devam ettirilirse- ki devam ettirilmesinden yanayım- efelik taslayan ülkelere bir göz dağı oluşturacaktır. Ama kısa zaman içinde süper devletlerin ajanları araya girer, işi bozarlar.
Vahiy anlayışı, ilahi mesajlara kulak vermeden kurtuluş mümkün değildir. Eğer bunları kulak ardı edersek, dünyada; kan, göz yaşı, terör bitmeyecektir. “İnsan zarardadır. Ancak, İman eden, iyi davranış sergileyenler, Hakkı ve sabrı tavsiye edenler hariç.” İlkesine kendimizi vermemiz şarttır. “Kardeşim, ben çağı geçmiş, Allah’ın devrede olduğu bir düşünceyi, inancı istemiyorum” mu deniyor? O zaman sürünmeye, rezil olmaya devam ederiz. halen devam ettiğimiz gibi. Kurtuluş; Kur’anda, huzur İslâm’da, barış İslâmî anlayışta. Aşağıdaki şiirimi bu duygu içinde yazdım. Şiirlerimi okumak için
www.antoloji.com/kazim_ozturk sitesine girebilirsiniz.
 
 
İsrail Öldürüyor
 
Dünya kurulduğundan beri İsrail öldürüyor,
Yeryüzünde insan bırakmamaya kararlı,
Dünya zulme karşı Yahudi’ye gül veriyor…
Çocuk, kadın, yaşlı… herkes hedefte,
Mynet Blog WordpressMU alt yapısını kullanmaktadır.