Kazım Öztürk
Konya Hakimiyet Gazetesi Yazarı
YENİ BİR ALTERNATİF Mİ?
Eski siyasiler, oturup; “Tayyip Erdoğan’ı nasıl durdurabiliriz?” hesabı yapıyorlar. Enine boyuna konuyu masaya yatırmışlar. Merkez bir parti olarak ortaya çıkmak için çalışmalarını yapıyorlar. Çeşitli mahfillerle, çeşitli siyasilerle görüşmeler sürüyor.
Bunların başını Sayın Hüsamettin Cindoruk çekiyor. Yani fikir babaları Cindoruk. Yeni oluşacak partide; her kesimden isim var. Eskisi, yenisi, sağcısı, solcusu, muhafazakarı….
Bakalım ne zaman gün yüzüne çıkar böyle bir yapılanma. Tabii ki, Tayyip Erdoğan la yüs’el değil. Elbette onun da bir forsu bitecek, karizması sona erecek. Bu, gayet normal ve makul..
Ama, Tayyip Erdoğan ve AK Parti yerine yeni bir parti ikame ederken; en azından sayın Erdoğan kadar karizmatik, en az onun kadar halkı ile kucaklaşabilen, en az onun kadar kendini millete sevdiren, geçmişi temiz ve yaptıkları referans olan bir isme ihtiyaç var. Haydi diyelim o bulundu, işin içinde yeni oluşumun içine girecek eski siyasilerden bazı isimler var ki, onların ismini duyunca ve okuyunca doğrusu benim midem bulandı. O zaman; “O halde bu iş, doğmadan ölür” dedim kendi kendime.
Partiler, hükümetler, devletler de canlı bir organizma gibi; doğar, gelişir, büyür ve ölür… o bakımdan doğru olan, yeni bir gelişme, yeni bir oluşum ve yeni yüzlerin ortaya çıkmasıdır. Çünkü toplum, tekamül etmezse ilerleyemez.
Her zaman dediğim ve devamlı da diyeceğim bir söz var; kurulacak yeni partilerin mutlaka, ama mutlaka hali hazırdaki yani iktidardaki partiden daha ilerde, daha modern, daha çağdaş, daha milliyetçi, daha muhafazakar, daha çok halkla iç içe olan bir yapıda olması, liderinin daha fazla karizmatik özelliğe sahip bulunması lazımdır ve de şarttır. Bulabiliyor musunuz böyle birisini veya bir partiyi? O zaman milletçe ona destek veririz.
Ortada bir yanlış var. Bir kere bu milletin gönlünden AK Parti sevgisini kazımanız, sayın Tayyip Erdoğan’a olan muhabbeti bitirmeniz gerekir. Bu, mümkün olacak mı? ha, şöyle mümkün olur; halka sırtını döner, onu arkadan hançerler, dini, milli, değer yargılarına sırtını döner, tepeden bakar, ülkeyi geriletir, dünya ile kapılarını kapatır, mafya ile, teröristlerle iş birliğine girerse… belki. Acaba böyle bir tavır; baş örtüsüne özgürlük ve serbestiyet verildi diye mi ortaya çıktı? Ama yine de böyle bir girişimin fiyasko ile sonuçlanacağını şimdiden görüyorum. Çünkü bu konuda çok örnek var ortada.
Sen Millet Değil misin?
Nadanın biri millete hakaret etmiş!
“Bütün suçlu bu millet,
Hala yanlış yapıyor” demiş!
İyi bak, iyi dinle be hey nadan,
Sen millet değil misin?