AYAK OYUNLARI
Tarihimiz; ibretle, hayretle ve kahramanlıkla doludur. Türkler tarihte kimseye, hiçbir millete ve insanlara; zulüm, katliam, işkence, insanlık dışı muamele, hukuk dışı davranış… sergilememişlerdir. Geçtikleri yerlerde yedikleri üzümün parasını üzüm omcalarına bağlamışlar, adaletten ayrılmamışlardır. Ortaçağda Avrupa ve haçlılar büyük bir karanlık içinde yüzerken, Müslüman Türkler; medeniyette, teknolojide, insanlıkta destanlar yazmışlardır.
Dünyadaki bütün keşif ve icatlar Müslüman- Türklerin eseridir. Diyebiliriz ki bugün kullandığımız bütün cihazlar, ilaçlar, teknolojik edevatta… Müslüman- Türklerin imzası vardır. bu açıdan Türklere ne kadar teşekkür edilse azdır. Türkleri tarih sahnesinden çekip alırsanız, ortada; zulüm, savaş, göz yaşı, insanlık dramı… yaşanır.
Batılılar; “Avrupa’da kardinal külahı görmektense, Osmanlı sarığı görmeyi tercih ederiz” diyerek, Müslüman- Türklerin ne kadar; adil, ne kadar insani vasıflara sahip olduğunu belirtmişlerdir.
Türk tarihi denilince; akla en önce Müslümanların tarihi gelir. Çünkü Müslümanlık Türkler sayesinde zirveye çıkmış, Türkler İslam vasıtasıyla dünyaya adalet götürmüşlerdir.
Bugün yeryüzündeki hengamenin aslı; hakimiyeti haçlıların kaybetmeye başlaması, hukuksuzluk, anti demokratik hareket, insan hakları ihlali, savaş, kan, göz yaşı, terör… konusundaki egemenliklerini kaybetmeleri ve yaratılışın aslı olan, insanlık, ahlak, adalet, hukuk, barış, kardeşlik, sevgi ve saygıyı müslüman- Türklerin ellerine almalarıdır.
Türkiye’de de durum aynıdır. İş başına geçen hükümet; hukuksuzluğa dur demiş, terörü bitirmeye söz vermiş, bütün dünyaya, daha önce olduğu gibi yine; “Ben buradayım, atalarımın yaptığı gibi dünyaya barışı getireceğim….” mesajlarını vermeye başlamıştır.
Terör; istikrarı sevmez. Terör; kandan, savaştan, kanunsuzluktan, ekonomik yokluktan, eğitimsizlikten…. medet umar. Türkiye’nin; Doğu ve Güneydoğu kısmındaki hareketin sebebi budur. Bir başka sebebi de: Kürtleri Ermenilerin kullanmasıdır. Zira Abdullah Öcalan denilen terörist başı, aslen Ermenidir ve adı: Agop Artinyan’dır. Ama Kürt kardeşlerimiz bir türlü bu gerçeği kavrayamıyorlar. Terör ve pkk sebebiyle bütün Kürtleri pkkli sanıyor insanlırımız. Zaten istenen de bu değil miydi? Kürd’ü Türk’e, Türk’ü Laz’a, Laz’ı Çerkes’e… kışkırtıp, düşman etmek!
Dünyada büyük ayak oyunları oynanıyor. Ne yazık ki bizler de bu ayak oyunlarına alet oluyoruz. Terörerü bitireceğiz diye, adeta sivrisineklerle savaşıyoruz. Halbuki köklü çözüm; bataklığı kurutmak değil mi? bataklığın kurumasının yolu; ülkemizin üniter yapısını bozmadan, doğusu ile, batısı ile, güneyi ve kuzeyi ile tamamen bir bütünlük içinde; eğitim seferberliği başlatmak, ekonomik kalkınma hamlesine girmek, milli ve manevi ilerlemeyi öne çıkarmak, ahlaki hamleye ivme kazandırmaktır.
Pkk belki biter, ama ayak oyunları oynandığı sürece terör bitmez. Ne ülkemizde, ne de dünyada. Terörü bitirmek istemeyenler mevcut. Bugün pkk gider, yarın bir başka isimle terör örgütü gelir. Tabii ki bunu derken; terörü istiyorum, ona destek veriyorum.. anlaşılmamalıdır. Bir zaman; DHKPC örgütü vardı, bir zaman Dev- sol vardı, bir zaman İBDA_C örgütü vardı, yine bir zaman pol-der, pol-bir, aczimendiler, Ali Kalkancılar, Müslüm Gündüzler, Hizbullahlar….. mevcuttu. Bunlar da terörü körükledi. Bunlar da, ülkede sıkıntı meydana getirdi. Ama isimleri pkk değildi. İsim o kadar önemli değil. Önemli olan terör meydana getirmeleri, ülkede, dünyada huzuru, rahatı kaçırmaları, kanunsuzluk yapmaları, ülke bütünlüğünü bozmalarıdır.
Şunun bilinmesinde yarar var:Terörün bitmesi için mutlaka din ve inanç çimentosu şarttır. Şunu söyleyebiliriz: terör zehir ise, bunun panzehiri İslam’dır. Ancak Müslümanlar kardeştir. Bu yüzden dinler arası diyalog lafları birer safsatadır. Bunu Vatikan da dile getiriyor. Hiç bir; “İzm” bizim bünyemize uymaz. Uydurmaya çalışanların boşuna gayret ettiklerini söylemem gerekir. Bu, bir zaman denenmeye çalışılmış ve sonunda fiyaskoyla sonuçlanmıştır. Bugün yeryüzünde hiçbir izm kalmamıştır. Bugünkü Rusya devleti, bir zaman; SSCB ismiyle anılan komünist devletlere ayrılmış, insanlarına komünizmin direktifleri dikte edilmeye çalışılmıştı. Ne oldu? Bir müddet sonra çatırdamaya ve sonunda bütün komünist devletler hürriyetlerine kavuşmaya başladı. Bugün; ayrı Türk devletleri oluştu. Ayak oyunları uzun süreli olmaz. Zulüm ebediyen zulmünü sürdüremez. Mazlumun ahı, tahttan indirir şahı.
Pekala; ayak oyunlarına gelmemek için neler yapacağız?
1. Sağlam bir İslamî inanca sahip olmak
2. yönetim makamında adaletten, insan haklarından, hukukun üstünlüğünden ayrılmamak.
3. Ahlak ve maneviyata önem vermek.
4. Okullarda; Din Eğitimine ağırlık vermek.
5. Eğitim seferberliği başlatmak.
Yeryüzüne inanlar hakim olacaktır. Bu, ilahi bir emirdir. Bugün için başta ülkemiz olmak üzere bütün dünyada terör ve pkk belası var. Ama bunu bilhassa ülkemiz için dış güçler körüklemekte ve destek vermektedir.
Bu çalışmamda; ülkemizi emperyalist güçlere teslim edip, esir, bağımlı ve kendi başına karar veremeyecek kadar zalıf, cılız, güçsüz hale getirmek isteyenlerin ayak oyunlarını belgelerle, işin uzmanlarılarının görüş ve fikirleriyle sizlere sunmak ve buradan çıkaracağımız dersle daha dikkatli, daha çalışkan, daha uyanık olmak zorunda olduğumuzu belirtemeye çalıştık.
Tarih tekerrürden ibarettir, ibret alınsaydı tekerrür mü ederdi? Denilen duruma gelmemek için çaba sarf etmek, elimizi taş altına sokmamızın gerekliği vurgulanmaktadır.
Tabii ki, kitabım en mükümmel, en hatasız kitap değil. Ama her çalışma kendi çapında bir emektir. Amacımız, insanlara bir şeyler verebilmek, bilgimizi insanlarımızla paylaşabilmek ve tarihi gerçekleri yansıtabilmektir.
Vatanseverlik; sözle, beylik laflarla, edebiyat parçalamakla, felsefe yapmakla olmuyor. İcraat, eylem içinde olmak, fiiliyat…. lazım. Ne çektiysek, ne çekiyorsak; çok konuşup, az iş yapan, hatta hiç iş yapmayanlar yüzünden çekiyoruz.