Mynet | Blog Anasayfa | Email
Favorilerime Ekle | Giriş

e-TİCARET ERDNÇ KRKT

e- ticaret iletişim güvenliği

 

 

                                             e-ticaretin güvenliği

İnternet’in hızlı gelişimi birçok yenilikçi hizmet seçeneğini de beraberinde getirdi. Başlangıçta yeni ürünler ve nihayetinde ise yeni piyasa bölümleri tanımlandı. Bu piyasaların en önemlilerinden birisi geçtiğimiz yıllarda müşterilerin ‘Güvenlik’ talepleri ve internete "Güven duyma değeri" etrafında gelişti. Endüstri bu taleplere şimdi "e-güvenlik" olarak adlandırdığımız yeni bir piyasa bölümü ile cevap veriyor ve satıcıların kendilerini bu açıdan açık bir şekilde belli etmeleri gerekiyor. Her biri sundukları değerlerin rakiplerinin sundukları değerlerden farklılığını açıkça ortaya koyan bir hizmet ya da ürün sunuyor. Ancak son birkaç yıl içinde e-güvenlik, siber dünyanın en hızlı gelişen piyasa bölümü olarak hızlanır ve gelişirken, çeşitli ürünler ve hizmetler arasındaki ayrımı iyice bulanıklaştırdı. Ateş duvarları, sanal özel şebekeler (VPN), anti-virus ve Açık Anahtar Altyapısı (AAA) gibi bu piyasanın alt bölümleri de güvenlik politikasının hayati bileşenleri haline geldi.
 
Yeni büyüme trendlerinde işlem bazlı hizmetlerin önemli rol oynayacağının düşünüldüğü bu ortamda e-güvenlik, e-ticaretin taleplerini karşılamak için hızla gelişiyor. Bu da tüketicilerin emniyete ve iş yapmak istedikleri satıcılarla aralarındaki güven değerine verdikleri önemin giderek arttığının bir göstergesi. Gizliliği yönetmek ve korumak konusunda yakın zamanda yükselişe geçen trend ise tüketicilerin tedarikçi ilişkilerine ne kadar önem verdiklerini ortaya koyuyor. Avrupa hükümetleri de gizliliğin korunması ve elektronik imzaların yasal olarak tanınması konusunda gerekli yasaları son haline getirme konusunda gerekli adımları atmaya başladılar. Tüm bu dinamikler e-güvenlik konusundaki temel bilinci ve AAA alt bölümünün önemli bir rol oynadığı yüksek güvenlik konusundaki bilinirliliği arttırıyor.
 
AAA, e-güvenliğin sunduğu geleneksel seçeneklerin sınırlarını aşarak e-ticarette yeni gelir yollarını mümkün kılan temel bileşen olarak kabul edilir hale geldi. AAA, daha ilk başlarda rakiplerine göre kendisini çok açık bir değerle tanımladı:
 
Güvenlik duvarları şirketler için kaleler kurarken, şirket dışından girişleri tespit eden sistemler bu özelliği daha da geliştirdi;
Anti-virüs programlar sayesinde sunucular ve masaüstü sistemler virüs bulaşma tehdidine karşı korundu;
VPN’ler kamu şebekeleri üzerinden güvenli iletişim sundu;
Uygulama seviyesi güvenliği sunmak üzere AAA sahneye çıktı, ID’ler ve şifrelerde bulunan zayıflığı yok etti ve kullanıcıların kimliklerini dijital sertifikalarla Internet sunucularına bağladı.
AAA daha da ileri giderek, önceleri ileri seviyede güvenliğin olmayışı nedeniyle gerçekleştirilemeyen birçok hizmeti gerçekleştirdi.

e-ticaret pazarlamacılığı

-TİCARET

1. KAVRAMSAL AÇIDAN İNTERNET

        

         İnternet en kısa tabirle bir bilgisayar ağıdır. İnternet, o ağdaki bilgisayarlara, bilgiyi nakletmek ve bilginin paylaşımını sağlamak amacıyla birbirine bağlanmış ve tüm dünyaya yayılmış bir bilgisayar ağları sistemidir.

          Benzer bir ifadeyle, internet, birçok bilgisayar sisteminin birbirine bağlı olduğu, dünya çapında yaygın olan ve sürekli büyüyen bir iletişim ağıdır. İnternet, insanların her geçen gün gittikçe artan “üretilen bilgiyi saklama, paylaşma ve ona kolayca ulaşma” istekleri sonrasında ortaya çıkmış bir teknolojidir. Bu teknoloji yardımıyla pek çok alandaki bilgilere insanlar kolay, ucuz, hızlı ve güvenli bir şekilde erişebilmektedir. İnternet bu haliyle bir bilgi denizine, ya da büyükçe bir kütüphaneye benzetilebilir.

 

         1.1. İNTERNETİN GELİŞİMİ

 

         İnternet ilk olarak ABD’de askeri amaçlı bir proje ile ortaya çıkmıştır. ABD tarafından ortaya konulan ve ARPANET ( Advanced Research Projects Authority Net ) adı verilen proje, ülke savunmasını birbirine bağlı bilgisayarlarla kurulacak iletişimle koordineli bir biçimde sağlamak amacıyla 1969 yılında geliştirilmiştir.

          Projede herhangi bir bilgisayarın devre dışı kalması sonucunda ağa bağlı diğer bilgisayarların etkilenmemesi ve iletişimin devam etmesi amaç edinilmiştir. Ağı düzenleyen ya da denetleyen herhangi bir merkez bulunmadığından sürekli ve kesintisiz bir iletişim mümkün olmaktadır.

          Yukarıda bahsedilen ve bugünkü internet’in temelini, oluşturan proje bünyesinde söz konusu bilgisayar ağına yeni bilgisayarların eklenmesiyle ağ üzerinden iletişim giderek artmış ve çok sayıda kullanıcının yararlandığı elektronik mektup, tartışma listeleri, forumlar, dosta transfer hizmetleri gibi yeni kullanım alanları ortaya çıkmıştır. ARPANET dışında bilimsel amaçlı NSFNET (National Science Foundation,1986) ve ticari amaçlı Compuserve gibi yeni ağlar da kullanıma açılmıştır. İlk olarak 1973 yılında birbirinden farklı ağların aralarında veri iletimi sağlayabilecekleri ortak bir dil oluşturularak birleştirilmeleri kararlaştırılmıştır.

          Bu amaçla geliştirilen TCP/IP (Transmission Control Protocol/Internet Protocol) kullanılmaya başlanmıştır. TCP/IP internet üzerinde yer alan farklı özellikteki bilgisayarların ve ağların birbirleriyle sağlıklı bir şekilde iletişim kurabilmelerini sağlayan ortak bir dil olarak geliştirilmiştir.

 İnternetin gelişmesindeki son aşama ise WWW’in ( World Wide Web) geliştirilmesidir. WWW, internet kullanımı ve kullanıcı sayısının artmasında sağladığı kolaylıkla önemli bir işlevi yerine getirmiştir.

Ülkemizde ilk internet çalışması Ege Üniversitesi tarafından yapılmış olup, Avrupa üzerinden internet çıkışı sağlanmıştır. ODTÜ ve TÜBİTAK:’ın birlikte yürüttüğü çalışmalar sonucu 1992 yılının Ekim ayında Türkiye’nin internet altyapısı oluşturulmaya başlanmış ve 12 Nisan 1993 tarihinde TÜBİTAK-ODTÜ bağlantılı olarak internet genel kullanıma açılmıştır.Bu bağlantıyı sırasıyla, Ege Üniversitesi  (1994), Bilkent Üniversitesi (1995 Eylül), Boğaziçi Üniversitesi (1995 Kasım) ve İstanbul Teknik Üniversitesi (1996 Şubat) bağlantıları izlemektedir.

     2. YENİ EKONOMİ KAVRAMI

    1900′lü yıllar çeşitli dönemlerinde fırtınalı değişim dalgalarını beraberinde getirmiş, iş dünyası hemen her değişim dalgasıyla yeniden şekillenmiş, dönüşüme ayak uyduramayan sektör ve şirketler ya yok olmuş ya da farklı faaliyet alanlarına geçmek zorunda kalmışlardır. Sanayi Devrimi sonrası ilk dönemde, geçen yüzyılın ilk yıllarından itibaren dev şirketler sürekli üretim sloganıyla boy göstermiş ve zaman içinde küresel pazarlarda hüküm sürmeye başlamışlardır. Yüzyılın ikinci yarısından itibaren küresel plandaki rekabet, dünya ekonomisindeki finansal gelişmeler ve ilerleyen teknoloji işletmeleri dışa açılmaya, yenilik yapmaya ve teknoloji geliştirmeye zorlamış, özellikle son 10 yıl içinde iş dünyasında bilişim teknolojilerine bağlı önemli bir dönüşüm yaşanmıştır.  

         Yine bu dönemde büyük hiyerarşik örgütlerin bir çok sebepten özelikle de değişime zamanında tepki verememesinden dolayı, hantal örgütler yerine daha esnek yapılara sahip küçük ve orta ölçekli işletmeler cazip hale gelmiş, büyük işletmeler de kendi örgütlerini küçülterek, hareket kabiliyetine sahip küçük ve esnek birimler halinde yeniden yapılanmaya giderek değişime ayak uydurmaya çalışmışlardır.

          Bilgisayarların iletişim teknolojisi yardımıyla birbirlerine bağlanmasıyla başlayan yeni dönemde 1990′ların ortasında geliştirilen web teknolojisi tüm eski iş anlayışını değiştirecek güçte bir yeniliğe imkan sağlamıştır. Özellikle, küçük işletmeler, hatta en küçük iş birimi olarak girişimci bireyler söz konusu elektronik piyasada kendilerine yeni fırsatlar yaratarak dev şirketlerin arasında

hayatlarını sürdürme ve sürekli büyüme imkanı yakalamışlardır. İnternetin ticari hayata "Elektronik Ticaret" şeklinde yansıyan bu yaygınlaşması her kuruluşa farklı açılardan fırsatlar sunmuştur.

       Genelde interneti de kapsayan işletme stratejileri e-ticaret olarak nitelendirilir. Oldukça yeni bir kavram olan elektronik ticaret, kısa yazılışıyla e-ticaret, ticaret işlemlerinin birbirlerine bağlı bir bilgisayar ağı ortamı içerisinde ve bu bağ aracılığıyla gerçekleştirilmesi anlamına gelmektedir. Henüz yeni gelişen bir anlayış olmasından dolayı kesin bir şekilde tanımlanabilmiş değildir.Yine de kapsamlı olarak elektronik ticaretin tanımı şu şekilde yapılabilir:E-ticaret doğrudan fiziksel bağlantı kurmaya ya da fiziksel değiş-tokuş işlemine gerek kalmadan tarafların elektronik olarak iletişim kurdukları kağıtsız ve bilgi sistemleri teknolojileriyle yapılan  her türlü ticari iş etkinliğidir.Elektronik  ticaret,çeşitli uluslar arası kuruluşlarca çeşitli şekillerde tanımlanmıştır.

 Bu tanımları da toparlayarak, elektronik ticareti, “bilgisayar ağları aracılığıyla ürünlerin üretilmesi, tanıtımının, satışının,ödemesinin ve dağıtımının yapılması” olarak tanımlayabiliriz.Ayrıca e-ticaret,ticareti sağlayan pazarlama, finans gibi bütün şirket içi ve şirketler arası fonksiyonları da kapsar.

 

        3.E-PAZARLAMAYA GİRİŞ ve TANINLAR

 

E-pazarlama e-ticaretin önemli bir kısmını oluşturmakta; müşterilere yakınlaşırken ve onları daha iyi anlarken, ürünlere değer katıp, dağıtım kanallarını genişletmekte ve satışları arttırmaktadır. E-pazarlama mal ve hizmet üretimini kolaylaştıran tüm online ve elektronik tabanlı etkinliklerin üretici tarafından müşterinin istek ve ihtiyaçlarını karşılamasıdır. Pazarlamacılar müşterilerinin ve pazarlama şirketlerinin ihtiyaçlarını karşılamak için pazarlama karmalarını (4 Ps:Product,Price,Promotion,Place) planlarlar ve sonra bu planları uygulamaya koyarlar.

Geleneksel pazarlama, kütlesel bir tüketici ortamına mesajlar göndermekte idi. Şirket imajı ve ürün reklamları  çoğu zaman farklı gruplar tarafından oluşturulur. PR”cılarla pazarlamacılar arasında, koordinasyonsuzluktan da  öte, uçurumlar oluşurdu. Bu iki grup arasındaki benlik çekişmeleri, şirketin vizyon, misyon ve hedefleri ile uyuşmayan  farklı mesajların uçuşması tüketicinin kafasını karıştırırdı. Son zamanlarda reklamcı, reklamın sanat yönü ile ne kadar başarılı olduğu ile öğünmekte ama o reklamın, ürünün satışını artırma yönünde katkısını göz ardı etmekte idi. PR grupları, şirketin pazarlama stratejileri ve hedef  kitleleri ile ilişkisiz mesajlar yayınlar ve kurum imajını ne kadar yücelttikleri ile övünürlerdi. Satışlar düşüp zarar etmeye başlayınca da sebep arayışları başlardı.

 E-pazarlama geleneksel pazarlamayı iki yönde etkiler. Öncelikle geleneksel pazarlama fonksiyonlarında verimliliği arttırır, ayrıca e-pazarlamanın teknolojisi birçok pazarlama şeklini değiştirir. Kısaca tanımlamak gerekirse:E-pazarlama verimli bir şekilde müşteri ihtiyaçlarını belirler,bekler ve karşılar.

 

        3.1. E-PAZARLAMA VE YENİ PAZARLAMA ANLAYIŞI

  Bilgiye yaklaşım ve bilginin kullanımına bakışın değişmesiyle oluşan yeni ekonominin şirketler üzerindeki anılan etkileri nedeniyle şirketlerin pazarlama anlayışları da değişmiş ve pazarlama geleneksel pazarlamadan elektronik ortamda pazarlamaya kaymaya başlamıştır.   E-pazarlama ise bir takım kurallara ve değişikliklere dayanmaktadır. Bu kuralların başlıcaları şunlardır:

 

v    Güç satıcılardan alıcılara geçiyor: Stratejik işbirlikleri ve teknolojik uygulamalarla gücün satıcılardan müşteriye geçtiği görülmektedir.Global rakiplere çok kısa bir süre içinde bir Mouse tıklamasıyla ulaşılabiliyor olması müşterilerin eskiye göre daha talepkar olmalarına yol

      açmıştır.Alıcıların dikkati azdır ve müşteri ilişkileri sermayesi değerli bir unsurdur.

 

v    Her türlü iş hıza dayanıyor: İnternet ortamının önemli özelliklerinden birisi de hız kavramıdır. Aslında hızlı olma zorunluluğu tüm pazaryerlerinin ortak noktalarından birisidir. Rekabet baskısı nedeniyle ürün ve hizmetlerin ömürleri giderek kısalmaktadır. Hemen her işletme aynı yol ve yöntemleri çok kısa bir süre içinde kullanmaya başlamakta ve yenilikler kısa sürede taklit edilmektedir. Bilginin bu denli paylaşıldığı bir ortamda herkes başkalarının ne yaptığını kısa sürede öğrenebilmektedir. Bu nedenle hızlı olmak üstünlük sağlamaktadır.

 Mekan sorunu ortadan kalkıyor: İş ortakları, tedarik zinciri işletmeleri ve müşteriler ile işbirliği yaparken

     coğrafi konumun önemi kalmamıştır. Yer unsuru önemsiz hale gelmiş ve daha önce hiç karşılaşmadığınız

     kişilerle elektronik ortamda çok düşük maliyetle karşılaşmak mümkün hale gelmiştir.

  Global erişim: İnternetin yarattığı global erişim imkanı global bir ekonomi imkanı yaratmıştır.Pazarlamacılar geleneksel medyaya göre çok daha fazla sayıda noktaya ulaşabilmektedir. Bu durum ürün ve hizmetlerini dünyanın her yanına dağıtmak isteyen işletmeler için yeni fırsatlar yaratmakla birlikte satış sonrası hizmet sağlayan şirketler için zorluklar yaratmıştır.

  Zaman baskısı yok olmakta: İnternette şirketler ve ortaklar arasındaki iletişimde zaman önemli bir

      faktör değildir. Online mağazalar 7 gün 24 saat otomatik olarak çalışmakta ve insanlar kendi

      programlarına göre iletişimde bulunmaktadır. Dünyanın öteki ucundaki ortaklarıyla işbirliği yapmak

      isteyen yöneticiler için zaman farklılıkları ortadan kalkmaktadır.

   Bilgi yönetimi anahtar kavramdır: Pazarlamacılar müşterileri hakkında daha iyi bilgiye sahiptirler. Dijital dünyada, müşteri bilgisi elde etmek ve saklamak kolay ve ucuzdur. Şirketler büyük enformasyon kaynaklarına sahiptirler. Bunları şirketlerin geleceğine yön veren bilgiler haline getirmek ise zor bir çalışmadır. Bu bilgiler çok hızlı bir şekilde müşterilerine de aktarılmaktadır. Müşteriler bu bilgilerin ya bedelini öderler ya da bu bilgileri kendilerine tedarikçinin sağladığı önemli bir fayda olarak değerlendirilirler.

  Geleneksel pazar yapıları bozulmaktadır: Zaman ve mekan sınırlamalarının kalkması nedeniyle geleneksel

          ürün karmalarının uzun süre aynı kalamayacağı ortaya çıkmaktadır. Ürünle enformasyonun birbirinden

         ayrıldığı alanlarda bu durum daha belirgindir. Örneğin geleneksel pazarlamada bir müşteri herhangi bir 

         ürün için bir tedarikçiyi,  satın almanın finansmanı için bir kurumu ziyaret edebilirken, internet ortamında

         aynı anda bütün tedarikçileri karşılaştırmalı bir şekilde görmek hatta satın alma ajanı işlevi yüklenen web

         siteleri sayesinde benzer ürün ya da hizmeti sağlayanların fiyat, teslim, vade ve benzeri konularda

         karşılaştırmalarını yapmak mümkündür.

  Birlikte işlerlik: İnternet ortamının bir başka üstünlüğü de bu ortamda yer alan bütün şirketlerin kullandıkları yazılımlarda açık standartların kullanılmaya başlanmasıdır. Uluslararası kurumlar tarafından onaylı bu yazılımlar işbirliği ve paylaşma konularında ortaya çıkabilecek sorunlara engel olacak nitelikte birlikte çalışma özelliğine sahiptir. Bu nedenle hemen her şirket çok kolay bir şekilde ortak çalışmaya gidebilmektedir.

 

 v    Disiplinler arası çalışma: Disiplinler arası çalışmaya internet ortamında geleneksel ortamdan daha fazla ihtiyaç duyulmaktadır. İnternetin ilk zamanlarında web ortamında hiyerarşik organizasyon yapılarından matriks organizasyon yapılarına doğru bir yönelme söz konusu olmuştu. Bu yönelme büyük ölçüde web üzerinden yapılan ticari faaliyetlerde teknolojik gelişmelerin pazarlamaya yön vermesi etkili olmuştur. İnternet ortamında sipariş alma, işleme, lojistik destek sağlama, satış sonrası servis ve pazar araştırması gibi farklı işlevlerin hemen her noktasında teknolojik çözümlerin geliştirilmesi bilgi teknolojileri profesyonelleri ile pazarlamacıların birlikte çalışmaları zorunluluğunu getirmiştir.

  

v    Entelektüel sermaye: Hayal gücü, yaratıcılık ve girişimcilik finansal sermayeden daha önemlidir. Son yıllarda özellikle gelişmiş batı ekonomilerinde üretim yerine hizmetler sektörünün gelişmesi entelektüel sermayenin ön plana çıkmasına neden olmuştur. İnternet ortamı da bu alanlardan birisidir. Elektronik iş modelinde yaratıcılık ve hayal gücüne dayalı birçok farklı iş başarılı olmuştur.

  

e-ticaret USA

 

.1. Uluslararası Alanda Sağlanması Gereken Koşullar

2.1.1. Dünya Ölçe

Olu

ğinde Geçerli İlke, Politika, Norm ve Standartların şturulması

E-ticaret, dünya ticaretinin küreselleşmesi açısından gelinen en son noktayı ifade etmektedir. Daha ileri bir görüşle e-ticaret; OECD, UNCTAD ve DTÖ gibi birçok uluslararası organizasyonun uzun zamandan beri sağlamaya çalıştığı daha kolay, uyumlu, ucuz ve hızlı bir uluslararası ticari prosedür için bir çıkış noktasıdır.

E-ticaretin gelişmesi için alınacak önlemler esas itibariyle ulusal olmakla ve belirli alanlarda uygulamaya geçen ülke örnekleri bulunmakla birlikte, açık ağ sisteminin "küresel" olma niteliğinden dolayı, her şeyden önce temel ilke ve prensiplerde uluslararası uzlaşma sağlanması gereği kaçınılmazdır. Uluslararası ilke, norm ve standartlara uyumlu olmayan ulusal uygulamaların birçoğu, söz konusu ülke açısından e-ticaretten beklenen faydanın sağlanamaması sonucunu doğuracaktır.

E-ticaretin gelişmesine engel olabilecek etkenler ve bu konuda uygulayıcıların karşılaşmaları olası sorunlar, 1997 yılında Turku, Finlandiya’da yapılan OECD Konferansında bütün yönleriyle tartışılmıştır. OECD’nin ikinci önemli konferansı ise 1998 yılında Ottova, Kanada’da yapılmış ve aradan geçen bir yıl içinde üretilen çözümler değerlendirilmiştir. Bugün gelinen noktada, söz konusu çözüm yolları üzerinde uluslararası uzlaşma sağlanmasına yönelik çalışmalar sürdürülmektedir.

Çözümlenmesi gereken sorun alanları konusunda yapılan değerlendirmeler ışığında, aşağıdaki sınıflandırma üzerinde anlaşma sağlanmıştır:

- Kullanıcı ve tüketicilerin güveninin sağlanması,

- Sayısal pazarın temel işleyiş kuralların belirlenmesi,

- Elektronik ticaret bilgi altyapısının geliştirilmesi ve yaygınlaştırılması,

- En yüksek faydanın sağlanması.

Sınıflandırmada yer alan başlıklar, büyük oranda teknik, idari ve yasal düzenlemeler içermektedir. Gerçekleştirilmesine ihtiyaç duyulan yenilik ve değişiklikler, uluslararası örgütlerde oluşturulan tartışma zeminlerinde fikir birliği sağlanarak adım adım yapılacaktır. Sınıflandırmanın alt başlıklarına, çalışmanın "Ulusal Alanda Sağlanması Gereken Koşullar" kısmında daha geniş şekilde yer verilmiştir.

2.1.2. Küresel Pazarın Açık Tutulması (Serbest Ticaret)

Dünya pazarının açık olması, e-ticaretin gelişmesi için en önemli şartlardan biridir. E-ticaret açısından pazarın açık olması, serbest piyasa koşullarında, şeffaf, güvenilir, herkes tarafından hızlı ve ucuz erişilebilir bir altyapının kurulmasını ifade etmektedir. Serbest ticaret politikaları ne kadar geniş ölçekte uygulanırsa, e-ticaret için uygun gelişme ortamı da o ölçüde sağlanmış olacaktır. Bu bakımdan, ülkelerin yapısal reformlara ağırlık vermeleri ve özellikle telekomünikasyon sektörünü ve Internet servis sağlama hizmetlerini serbestleştirmeleri önem taşımaktadır. Ayrıca, uyumlu e-ticaret prosedürlerine paralel olarak uygulanacak uyumlu gümrük prosedürlerinin de uluslararası ticareti önemli ölçüde ucuzlatacağı düşünülmektedir. Özellikle, bilgisayar yazılımı, fatura ödeme, danışmanlık, uçak bileti rezervasyonu gibi fiziksel olmayan mal ve hizmetlerin alım satımında e-ticaretin maliyetleri büyük oranda düşürdüğü görülmektedir (Bkz. Tablo 2).

Diğer taraftan, fiziksel malların uluslararası ticaretinin elektronik ortamda gerçekleştirilmesi halinde, gümrük idaresinin teknik olarak uyumlu olması durumunda, bürokratik işlemlerden doğan maliyetin büyük ölçüde azaltılabileceği öngörülmektedir. Bu konuda önemli mesafeler katetmiş bulunan Singapur’da gümrük bildirimlerinin %98’inin elektronik olarak yapıldığı ve maliyetin %50 oranında azaltıldığı gözlenmiştir.

2.1.3. Açık Ağ Erişimi Konusunda Ülkeler ve Bölgeler Arasındaki Farkların Azaltılması

E-ticaret temel olarak Internet üzerine kurulduğundan, Internet kullanımı ile e-ticaretin gelişmesi arasında bir korelasyon olması kaçınılmazdır. Aynı şekilde, Internet kullanımının da fiber optik telefon hatları ve sayısal santralların (iletişim altyapısı) yeterliliği ve kullanıcı maliyeti ile doğrudan ilişkisi bulunmaktadır. Internet kullanan nüfusa ilişkin olarak bölgeler arasında karşılaştırma yapan bir araştırmanın sonuçlarını yansıtan Şekil 5’te de görüleceği gibi, bu konuda büyük farklar göze çarpmaktadır. 1997 yılında Internet erişimi olan dünya nüfusunun % 62’sinin ABD’nde yaşadığı, bunu sırasıyla %16 ve %15 ile Avrupa ve Asya/Pasifik ülkelerinin izlediği, Afrika/G.Amerika ülkelerinin ise sadece % 3 ile temsil edildiği anlaşılmaktadır. Aynı araştırmada yapılan tahminlerde; Internet kullanımının 1997 yılına göre 2,6 kat artacağı öngörülen 2000 yılında ise bu oranların; ABD için %54’e düşeceği, Avrupa için %24’e yükseleceği, diğer bölgelerde ise önemli bir değişiklik olmayacağı beklenmektedir.

e- Ticaret Gelişimi

V.BÖLÜM- E-TİCARETİN GELİŞİM SÜRECİ, GELECEĞİ VE SAYISAL VERİLER

Elektronik ticaretin gelişim sürecini ve geleceğini ele alırken, araştırmaların büyük bir bölümünü internet ve bağlı teknolojileriyle açıklamakta fayda vardır. E-Ticaretin şirketler tarafından yoğun olarak kullanılmaya başlaması 1996 yılına rastlamaktadır. Daha önceleri yürütülen e-ticaret faaliyetleri, şirket içi (intranet) ya da şirket ile diğer bir grup arası (extranet) ağlar üzerinden, EDI kullanılarak yapılan e-ticarettir. Bu tür e-ticaret üçüncü kişilere kapalı e-ticaret şeklidir. EDI, 1990′lı yılların ortalarında ABD ve Avrupa’da yoğun olarak kullanılmaya başlanmıştır. Dünya Bankası’nca 1995 yılında yapılan bir araştırmada, Avrupa’da EDI kullanan şirketlerin sayısının 30 bini bulduğu tespit edilmiştir. Internet üzerinden yapılan e-ticaret ise, EDI’den farklı olarak, yalnız belirli üretici, sağlayıcı, dağıtıcıları bir araya getirmeyip, Internet erişimi olan her bir kullanıcıya eşit fırsatlar yaratabilmektedir.

1989 yılında bulunan "world wide web (www) html dili" (standart kodlama sistemi) ve daha önce 1980′lerin ortalarında geliştirilen TCP/IP transfer protokolü, bilgisayarların açık ağlarda, ya da daha iyi bilinen adıyla "Internet" üzerinde birbirleri ile iletişime geçmesini sağlamıştır. Daha sonra, tarama, sınıflandırma araçları, hızlı işlemciler, uydular, optik kablolar vb. gibi bilgisayar ve iletişim teknolojilerinde sağlanan diğer gelişmeler, söz konusu iletişimi önceden öngörülemeyen boyutlara taşımıştır. 1992 yılında 1 milyon olan host (sunucu) bilgisayar sayısının, 1997 yılında 20 milyon olduğu, 2001 yılında ise 110 milyon olacağı tahmin edilmektedir. Internet kullanıcı sayısının ise 2001 yılında 300 milyon olması beklenmektedir.

E-ticaretin gelişim sürecinin, doğal olarak, Internet’in gelişimine paralel olduğu gözlenmektedir. Çünkü, e-ticaret kavramı; herkese açık elektronik ağ üzerinden gerçekleştirilen ticari faaliyetleri ifade etmektedir. Toplam e-ticaretin, 1997 yılında tahmin edilen 26 milyar USD’lık seviyesinden, 2001 yılında 330 milyar USD ve 2005 yılında da 1 trilyon USD seviyesine yükselmesi beklenmektedir. 
Ancak bu konudaki sayısal verilerin ne ölçüde güvenilir olduğu da sürekli sorgulanmaktadır. Çünkü kimilerinde ön çalışmalar yapılmasına rağmen, hiçbir OECD ülkesinin resmi istatistik birimleri, henüz e-ticaret üzerine, istatistik derlememekte ya da veri toplamamaktadır. Sayısal veriler, ya e-ticaret ile uğraşan firmaların, ya pazar araştırması yapan kuruluşların ya da danışmanlık firmalarının açıklamalarına dayanmaktadır.