^^…ÇocukLuk Ne Kadar qüzeL Şeymiş Şimdi …^^^^
5 Eylül 2008 Cuma
5 Eylül 2008 Cuma



2 Eylül 2008 Salı





31 Ağustos 2008 Pazar

30 Ağustos 2008 Cumartesi
Korkularımdan korkmamayı öğreniyordum yavaş yavaş.
Hayallere düşlere sığınıp onlarla avunuyor, küçücük mutluluklara, hayata dair geçici heveslere sarılıp gülümseyebiliyordum.
Geride bırakmıştım bütün hüzünleri, ertelenmişleri, yaşanmışları, yarım kalmışları.. Yürüyordum ardıma bakmadan kendi yolumda. Geçmişin izleri bazen takılıyordu ayaklarıma bir yerlerde, ama ben aldırmadan yürüyordum işte..
Sevdaya dair hikayelerin noktasını koymuştu hayat yıllar öncesinde. Ben de çaresizce boyun eğmiştim ona.
27 Ağustos 2008 Çarşamba

Seninle yaşadığı bir günü, tüm geçmişine ve geleceğine denk tutan bir ruhu, mahşere kadar taşımak zor gelecek biliyor musun?…
Öyle ya bir yağmur da, bir göl kenarında, gözlerinden içtim yağmur ve gece kadar yoğun şarabı ben!… Gece senin derinliğindir ben de, yağmur benim yüreğimin sağanakları…
Aklıma düşmeye gör, en fırtınalı denizde yolunu kaybeden en acımasız dalga olur bakışlarım… Dalgalarımın kayalıklarla buluştuğu an çıkan sesleri duymanı hiç istemem! Canı çok acıyan bir deniz ağlıyor dersin eminim… Seni özledim, anlıyor musun, özledim!!!
Gördüğüm her kuşun kanadına gözlerimi koyuyorum, bulunduğun diyarlara gelirler de seni görürüm diye…
Sana " yar" diyorum, " yaralarım" kanıyor…
Sana "yara" diyorum, tüm sözlerimin öznesi oluyor
" yar’ a"…
Yara giden yolda kocaman bir yaram var!!!
Ne diyeyim, yara yardansa akan kanım değil, onun için gözümü bile kırpmadan verebileceğim canımdır!!!…
26 Ağustos 2008 Salı
Aşk Bu Mudur?
Olur olmaz zamanlarda çıkagelir.
ASİDİR.
Olanaksızlıklarla beslenir.
Engellendikçe büyür.
Ne kadar çok neden varsa onu olanaksız kılan, o kadar çok yükselir.
İNADINADIR.
Aşk hayattır.
Yani ölümünedir. Aşksa öyledir. Öylesinedir.
Arsızdır. Kendisidir.
Söylendiği gibi öyle emek falan istemez.
En çok da bu bakımdan başka ilişkilere benzemez.
Çıplaktır. Hesapsızdır. Apaçıktır..
Yarını, öbür günü, sonu, sonrası yoktur.
Tutkudur aşk. Güçtür.
Uğraşılmaz, baş edilmez.
Yalnızca içeriden yıkılabilir.
Yalnızca buna dayanıksızdır.
Sevinçtir. Kederdir. Aydınlıktır. Karanlıktır.
Aşk hayattır.
Öyledir. Öylesinedir.
Coşkuludur. Azla avunmaz. Boşluk tanımaz.
Anlamlıdır. Anlamsızdır. ‘Sanane? ‘ dir. ‘Banane? ‘ dir.
Kötü geçmiş çocukluktur aşk.
Annesinin bir tanesidir. Babasının canıdır.
‘Annem öldü’ dür. ‘Babam gitti’ dir.
‘Ağır roman’ dır.
Duruştur. Gidiştir. Dönmeyiştir..
Külhan kahkahalardır aşk.
Gösterişli düğünlerde yalnızlıktır.
Güvendir. Hayaldir. Gerçektir.
Mide kanamasıdır. Kalp enfarktıdır.
Gülüştür. Ağlayıştır. Susuştur. Söyleyiştir.
Öyledir. Öylesinedir.
Hileyle, hurdayla işi olmaz.
Nasılsa öyledir. Harbidir.
Serseridir. Zaman bilmez.
Mekan tanımaz.
İhtilalcidir.
Sınırlara meydan okur. Sınırlara sığmaz.
‘Başka türlü birşey’ dir.
‘Üstü kalsın’ dır.
‘Merhametli bir ümit’ tir.
Bilgedir aşk.
Öleceğini görür.
Ölüme üzülür.
Ölümünü umursamaz.
Öyledir. Öylesinedir.
AŞK HAYATTIR…!

26 Ağustos 2008 Salı
|
Herşeye rağmen; hayata bağlanmalı insan..
![]() Yaşamla örüm arasında.. Tutunmalı mı insan? ![]() Çocuk aklı ![]() Anne ve baba!! Ne zaman göreceksiniz beni? ![]() Korkuttuk çocukları korkularımızla ![]() Ölmek bu kadar uzun mu sürüyor? ![]() Okuma aşkı ![]() Tiyatro.. İzleyenler olmalı.. Yoksa…. ![]() Giden.. Geride ağlayan.. ![]()
|
|
24 Ağustos 2008 Pazar
Öyle birini sevin ki, "Çünkü" süz, olsun. Yağmurda
gökkuşağınız, baharda sevdanız, yokluğunda varlığınız,
gözyaşınızda inciniz olsun.
Öyle birine tutulun ki, aramak için uzaklara gitmeyeceğiniz
kadar sizin olsun. Ne zaman aşktan, yana söz duyarsınız
kalbiniz çıldırmışçasına onun için gümbürdesin.
Gün onunlabaşlasın. Gözleriniz uykudan uyandığında aklınıza
ilk gelen,"Sevgilim, Canım" derken; yediverenler, onun kokusunu
sunsun benliğinize. Gün yine onunla bitsin, uyurken ve de "Seni
seviyorum" derken o olsun.
Öyle birine tutulun ki, aramak için uzaklara gitmeyeceğiniz
kadar sizin olsun. Ne zaman aşktan, yana söz duyarsınız
kalbiniz çıldırmışçasına onun için gümbürdesin. Onun estirdiği
karayel samyeline, karanlıklar aydınlığa dönüşsün.
O varken "Ümitsizlik" pılını pırtısını toplayıp gitsin. Onunla
zorluklar kolay olsun. Ve de o varsa her şey var olsun.
Öyle birine yürekten sarılın ki, aranızdan rüzgar dahi
geçemesin, kıyametin ayak seslerini duysanız bile o varsa
yanınızda umurunuzda olmasın..
Öyle birinin olun ki, o kalbinizden çıkarsa şayet ruhunuz
bedeninizden sökülecekmiş çesine olsun. "Seni seviyorum"
diyemediğiniz zamanda gözleriniz, ciğeriniz, ruhunuz sevginizi
söyleyip dursun.
Öyle birine bağlanın ki, yüreğinizin adımları onun adına
yürüsün. İçinizden geçen şarkı o olsun ve de…. ‘İçimden
geçen şarkı gittiğinde ne yaparım ben! " diyebilirsiniz.
Öyle birine gönül verin ki, gönlünüz onun ardından koşsun,
önünde hiçbir mani olmasın..
Öyle birine Aşık olun ki, şiirinizin ilhamı, duanızın kaynağı
"Seviyor sevmiyor lara" gerek kalmasın onun da sizi sevdiği
biri olsun.
Öyle birine vurulun ki, "Ben seni fakatsız, nedensiz, çünküsüz
seviyorum." Bakma sen şimdiki zaman eki kullandığıma. En geniş
zaman olan sonsuz geniş zamanla diyorum ki "Seni seviyorum".
Adının geçmediği sözü dinlemiyorum. ….
Seni ölesiye ve öylesine çok seviyorum ki birbirimizi bağlayan
ipler görülmeyecek Canımı da, yolumu da, gönlümü de yoluna
döşedim. Bittiğim gün kalbimden çıktığın gündür.
Canım benim,ben senin bana zor gelen taraflarını da seviyorum,
her şeyinle; bilmediğim bilsen ürkeceğim, anlamadığım,
anlayamayacağı m yanlarınla seviyorum.
Seni ismin ne "de" haliyle ne de "e" haliyle seviyorum.
Seni yalın halinle seviyorum.
Ben seni sevdiğim yerdeyim, heryerdeyim haykırabilirsiniz.
İŞTE BÖYLE BİRİNİ SEVİN
22 Ağustos 2008 Cuma






21 Ağustos 2008 Perşembe
Seni seviyorum, çünkü seninle her gün hayatı yeniden keşfediyorum. Bana her gün keşfedilecek bir şey sunuyorsun mutlaka. Soluksuz keşif maceralarının yorulmaz kaşifi oluyorum…
Seni seviyorum, çünkü beni dünyanın en mutlu insanı yapıyorsun. Mutluluğa yeniden ad versem, senin isminle anarım… 
Seni seviyorum, çünkü en güzel zamanlarımın sahibisin sen. Seninle geçirdiğim kısacık anlar bile unutulmaz oluyor. Bitmesin istiyorum. Ya yoksan? İşte o zaman akmaz oluyor dakikalar, bir işkenceye dönüşüyor zamana katlanmak…
Seni seviyorum, çünkü bir ressamın çizebileceği en güzel tablosun sen. Renklerinle büyülüyorsun beni, hayran hayran bakıyorum sana. Ya da bir şairin yazabileceği en anlamlı şiir, sevdayı ve aşkı anlatan… 
Seni seviyorum, çünkü yıllardır sakladığım aşk sözcüklerini ortaya çıkardın. Kıymet bilmez yüreklerden sakındığım o sözcükleri şimdi korkmadan, gururla söyleyebiliyorum. Biliyorum ki bir tek sen hak ediyorsun onları…
Seni seviyorum, çünkü aynı anda tüm mevsimleri yaşatıyorsun bana. Ellerini tuttuğumda yaz, saçlarına dokunduğumda bahar. Beyazlığınla kışımsın, aşkımızı sulayan bereketli yağmurlarınla sonbahar… 
Seni seviyorum, çünkü sorgulamıyorsun yargılamıyorsun beni. Olduğum gibi kabul ediyorsun, hatalarımla zaaflarımla. Değiştirmek yerine anlamaya çalışıyorsun beni…
Seni seviyorum, çünkü korkmadan açıyorum yüreğimin kapılarını sana. Biliyorum ki hoyrat davranmayacaksın, biliyorum ki kanatmayacaksın yüreğimi… 
Seni seviyorum, çünkü içimdeki yaramaz çocuğu ortaya çıkarmayı biliyorsun. Benimle çocuklaşıyorsun sen de. Hayatı bu kadar ciddiye alanlara inat oyunlar oynuyoruz birlikte, bıkmadan, usanmadan…
Seni seviyorum, çünkü ben karanlıkta yolunu kaybetmiş, nereye gideceğini bilemeyen biriyken, ışığınla aydınlattın yolumu. Bana hayatı sundun ellerinle, aşkı armağan ettin. Geçmişe dair tüm acı izleri sildin…
Seni seviyorum, çünkü ihanet yok aşkımızda, yalanlarla örülmüş sahte duygular yok. Birbirimizi kandırmadan, en çıplak halimizle yaşıyoruz bu aşkı. Zaten aşk dediğin böyle yaşanmalı… 
Seni seviyorum, çünkü beklentisiz sevmenin ne olduğunu biliyorsun.”Önce sen beni sev, ben seni daha sonra severim” demiyorsun. Açıyorsun yüreğini cesurca. Cesaretinle beni kendine hayran bırakıyorsun…
Seni seviyorum, çünkü doğadaki her canlıya sevgiyle bakabiliyorsun, üşümüş bir sokak kedisi gördüğünde içinin acıdığını biliyorum. Her canlıya yardımcı olabilmek için çırpınıyorsun… 
Seni seviyorum, çünkü kıskanıyorsun beni. Öyle tadında, öyle kararında kıskanıyorsun ki bu çok hoşuma gidiyor. Ne aşırıya kaçarak sıkıyorsun beni, ne de hiç kıskanmayarak umursamaz görünüyorsun…
Seni seviyorum, çünkü ne ağlarken gözyaşını, ne de gülerken kahkahanı saklıyorsun. Yüreğinin en derin yerlerinden gelen hüzünle ağlıyor, ağız dolusu gülebiliyorsun…
Seni seviyorum, çünkü benimle yağmurda yürüyorsun. Bu eşsiz romantizme ortak oluyorsun. Yağmur seni sırılsıklam etse bile o an benimle birlikte olduğun için tanrıya bir kez daha şükrediyorsun…
Seni seviyorum, çünkü küçük şeylerden büyük mutluluklar doğabileceğinin farkındasın. Hayatını hep o büyük mutluluğu aramakla geçirmek yerine, küçük mutlulukları biriktirerek kocaman bir mutluluğun sahibi oluyorsun… 
Seni seviyorum, çünkü seninle sonsuza dek birlikte yaşayacakmışım gibi hissediyorum. Senin de beni sevmekten asla vazgeçmeyeceğini biliyorum. Her zaman, ama her zaman “iyi ki hayatımdasın” diyebiliyorum…
Seni seviyorum, çünkü yıldızları getiriyorsun avucunda. Sarı, sıcak güneşi sunuyorsun bana. En coşkun denizlerin maviliğini getiriyorsun. Dalga dalga yayılıyorsun içime…
Seni seviyorum, çünkü olur da bir gün, yaşadığımız bu kenti terk etmek zorunda kalırsak, gittiğimiz yerde de kendimize ait mutlu bir hayatımız olacağını biliyorum. Biz birlikte olduktan sonra dünyanın her yeri cennet…
Aşkımın büyüklüğünü, sevdamın yüceliğini anlatmaya çalıştım sana. Bunca nedenden ve bunca sözden sonra seni ne kadar çok sevdiğimi anlatmayı başarabildim mi, bilmiyorum. Sözcüklerle tarif edilemeyecek kadar derin sana hissettiklerim. Bir de yüreğimdeki kuşların sesini dinle… Belki onlar daha iyi anlatır aşkımı. Biliyorum ki, sen olduğun sürece o kuşlar hiç terk etmeyecek yüreğimi… Sevgilim, ben seni yaşıyorum, seninle yaşıyorum. Çünkü… Seni Çok Seviyorum… 