Mynet | Blog Anasayfa | Email
Favorilerime Ekle | Giriş

KARYAZCA

05 Eyl

^^…ÇocukLuk Ne Kadar qüzeL Şeymiş Şimdi …^^^^

ÇocukLuk Ne Kadar qüzeL Şeymiş Şimdi o kAdar özLüyoruM ki …

Ne Saftık o ZamanLar .. Hepimiz Eşittik , Hepimiz qüzeLdik , Hepimiz YakışıkLıydık , Hepimiz zekiydik , Hepimizi çaLışkandık .. Hiç biRimiz bir Diğerimizden Üstün değiLdi .. hiÇ Birimiz bir Diğerimizden Üstün oLduğunu düşüNmezdi .. Gerçektik .. Yani oLması Gerekendik … KompLeks Nedir biLmezdik , Kimseyi Ezmezdik , dünde takıLmaz Yarın oLmayacakmış Gibi Yaşardık .. Anımızın Kıymetini biLirdik . PayLaşmayı biLidik ve Severdik .. Kavqa EdinCe barışmayı Severdik , DuyquLarımızı DiLe qetirMeyi Severdik .. Mantiktan daha akıLLı oLan DuyquLarımızı Severdik … Evet Demeyide Hayır Demeyide biLirdik . Canımız Her İstediğinde qüLer Her İstediğinde ağLardık .. Ayıp Mı oLcak ? , Havamız Mı bozuLcak ? Demezdik ; hissederdik Çünkü yaLındık.. Karmaşık deiLdik .. oLması Gereken Gibiydik ..

biZ Büyüdük Ve kirLendi Dünya DeniLen Şey ne Kadar’da Doğruymuş asLında … BüyüyünCe Kendimizi birŞey Sandık .. Diğer İnsanLarLa Eşit oLduğumuzu Unuttuk .. ÜStün oLduğumuzu Sandık … Nefret’i Gördük Acıyı Öğrendik .. SorumLuLuk Gördük Kayqıyı Öğrendik .. KıyasLamayı Öğrendik .. ÖğreninCe Ne Yaptık ? …. Ezmeyi Öğrendik .. Hepimizin İnsan oLduğunu Unuttuk Karşımızdakini Kırmayı Öğrendik .. DuyquLarımızı Unuttuk .. DuyquLarı Es qeÇmeyi Öğrendik ..

BüyüyünCe akıLLanıyor Muyuz Gerçektende ?? Neden ” Çocuk Gibisin ” Diyerek Küçümseriz Karşımızdakini ? BüyükLer KüçükLerden Daha mı Zeki Yani ? Kesin Mi ? Neden Daha akıLLı oLduğumuzu Düşünüyoruz ÇocukLardan ? Yoksa SavaşLarı ÇıkaranLar onLar Mı ? Yoksa Nefret Duyqusunu onLardan Mı Öğrendik biZ BüyükLer ?? Yada ParayLa Adam oLdum Sanmayı ? Yoksa , yoksa Adına ” Sınıf atLama ” DedikLeri biz İnsanLarı SınıfLara Ayıran oLuşumuda Mı onLardan Öğrentik ? Bomba Yapmayıda onLar Öğretti Demeyin Sakın ?? iLk Silah’ı kim Yaptı Acaba bir Büyük Mü ? , bir Çocuk Mu ? kimbiLir ÇocukLuğumda ben Şimdikinden Çok Daha aptaLdım ve de Ağaç daLLarından bebekLer Yaparken Başka zeki ( ! ) biR Çocuk siLah Yapıyordu , oLabiLir Mi ? neden oLmasın ? çocukLuk Zekanın Henüz qeLişmekte oLduğu Dönem’i Kapsamaz Mı ? BombaLar , siLahLar , NefretLer , SavaşLar , KompLeksLer , Küçük GörmeLer Zeki İnsanLarın Yapacağı IcatLar Mı ??

 

 

02 Eyl

^^”Dünyanın adı yalan,sevdam gerçek olmuş ne çıkar?”… ^^

Birdamla sevdanın adıdır Gözyaşı.. Nefes almaya başladığında neredesonlanacağını bilmediği bir yolculuğa çıkmıştır çoktan.. Sahibininyüreğini yansıtan aynada hayatın bıraktığı izlerden süzülür usul usul.

Eğer dayanabilmişse benliğini kavuran hasrete,buharlaşıp uçmamışsabütün umutlarıyla beraber gökyüzüne,artık vuslat zamanıdır,sevdadertlisiyle yürekle kucaklaşır..

Yürek,gurbetteki yolcusunu yıllardır bekleyen hancı gibidir..
Gözyaşına sinesini dostça açar,bilir dermanının yalnızca onda olduğunu..
Bütün kuytularına en kalın zincirlerle demir atmış sevdanın ağır yüklerini üzerinden atmak istiyordur artık..
”Bu zincirlerin anahtarı sensin,kurtar beni”der gözyaşına..

Gözyaşı,yolculuğunun anlamını keşfetmenin verdiği güçle her limanınıbildiği bir okyanusu dolaşan denizci edasıyla zincirleri açmayabaşlar..
Hasreti serbest bırakır önce,bütün özlemler kaybolur..
Ardından tutkuya koşar,aşkın belini büker..
Sıra son zincirdedir..

Sevdanın ilk zinciri olan Aşka endişeyle yaklaşır gözyaşı..
O kadar derine yerleşmiştir ki aşk,zincirin kopması yüreğin ölümü demektir..
Birden ürperir..”Ölüm mü,sevda mı?”diye sorar yüreğe..
Yürek son kez cesurca seslenir gözyaşına..
”Dünyanın adı yalan,sevdam gerçek olmuş ne çıkar?”…

31 Ağu

Peki neden mutluluğumu da aldın giderken???

Bugünde gelmedin sevdam…oysa nasılda emindim geleceğinden.duramaz ki hem,mutlaka bir yolunu bulur gelir diyordum.gelmedin…ve ben üzülmedim.hemde hiç.hani zaten gelsen,bozuluverecek gibiydi büyüsü özlemin.gelsen,kalemim düşüverecekti parmaklarımın arasından.gelsen,yine gideceğini anlamak kamçılayacaktı yüreğimi.gelsen canım yanacaktı sanki…gelmedin…üzülmedim.bak…bak öylece kaldım bıraktığın üzere.bak öylece yetim gözlerim perde aralığında.ayak seslerini dinliyorum kapayıp en sevdiğim türküleri bile.açlığım,susuzluğum benim,sevdam,canım…sana gel demek değil bu sayfaların gayesi.sana dön demek değil.mutluysan gidişlerinde,tebessüm eksik değilse yüzünde dönme.beni düşünme..
Sana âşık olmak isterdim tekrar
Sırf o zaman ki kadar mutlu olabilmek için
Tüm acıları tekrar yaşardım
Sırf o zaman ki kadar mutlu olabilmek için.
Ne seni özlüyorum
Ne de o günleri artık
Sadece
O zaman ki kadar mutlu olmayı özlüyorum.
Ve bu neden sensiz olmuyor
Onu anlamıyorum.
O bulutların üstünde uçuşum…
O bitmeyen gülümsemem…
O sana baktıkça gülen gözler…
Sensiz olmuyor
Hiçbir şey eskisi kadar güzel.
Anladım:
Gitmeye karar vermiştin
Peki neden mutluluğumu da aldın giderken???
30 Ağu

Ne gerek vardı sana, ne gerek vardı yokluğuna…

 

Öznesiz cümleler kurmaya alışmıştım ben oysa…

Yalnızlığıma, ıssızlığıma sahip çıkmıştım onca kalabalığın arasında..

Korkularımdan korkmamayı öğreniyordum yavaş yavaş.

Hayallere düşlere sığınıp onlarla avunuyor, küçücük mutluluklara, hayata dair geçici heveslere sarılıp gülümseyebiliyordum.

Geride bırakmıştım bütün hüzünleri, ertelenmişleri, yaşanmışları, yarım kalmışları.. Yürüyordum ardıma bakmadan kendi yolumda. Geçmişin izleri bazen takılıyordu ayaklarıma bir yerlerde, ama ben aldırmadan yürüyordum işte..

Sevdaya dair hikayelerin noktasını koymuştu hayat yıllar öncesinde. Ben de çaresizce boyun eğmiştim ona.

Bence mutluydum ben kendi kendimle..

Şimdi öznesi sensin cümlelerimin, yüklemleri yok..

Sensiz günüm zordu zaten,
Bir de sen geldin üstüne..
Yokluklarım yetmezmiş gibi,
Sen de eklendin üstüne…

Ben zaten bunları sen olmadan da yaşardım.
Ne gerek vardı sana, sensiz de yalnız kalırdım.
Ben zaten sen olmadan da ağlardım isteseydim eğer,
Ne gerek vardı sana, ne gerek vardı yokluğuna…

27 Ağu

^^Bitti sanmıştım, unuttum demiştim, ömrümün geri kalanını ^^

Bitti sanmıştım, unuttum demiştim, ömrümün geri kalanını sensiz geçirebileceğim fikrine bile kendimi inandırmıştım!… En büyük yalan, insanın kendine söylediği yalanmış geç anladım. Kaleminden çıkan birkaç cümleyle gözlerimin karşılaşması, yüreğimin seni yeniden hissetmesi, beynimin içine kazınan kare kare resimlerin ve kalabalıklar arasında yaşadığım başıboş dalıp gitmelerim!…

Seninle yaşadığı bir günü, tüm geçmişine ve geleceğine denk tutan bir ruhu, mahşere kadar taşımak zor gelecek biliyor musun?…

Öyle ya bir yağmur da, bir göl kenarında, gözlerinden içtim yağmur ve gece kadar yoğun şarabı ben!… Gece senin derinliğindir ben de, yağmur benim yüreğimin sağanakları…

Aklıma düşmeye gör, en fırtınalı denizde yolunu kaybeden en acımasız dalga olur bakışlarım… Dalgalarımın kayalıklarla buluştuğu an çıkan sesleri duymanı hiç istemem! Canı çok acıyan bir deniz ağlıyor dersin eminim… Seni özledim, anlıyor musun, özledim!!!

Gördüğüm her kuşun kanadına gözlerimi koyuyorum, bulunduğun diyarlara gelirler de seni görürüm diye…

Sana " yar" diyorum, " yaralarım" kanıyor…
Sana "yara" diyorum, tüm sözlerimin öznesi oluyor
" yar’ a"…

Yara giden yolda kocaman bir yaram var!!!

Ne diyeyim, yara yardansa akan kanım değil, onun için gözümü bile kırpmadan verebileceğim canımdır!!!…

26 Ağu

^^^^^^AŞK HAYATTIR…!^^^^^^

Aşk Bu Mudur?

Olur olmaz zamanlarda çıkagelir.

ASİDİR.

Olanaksızlıklarla beslenir.
Engellendikçe büyür.
Ne kadar çok neden varsa onu olanaksız kılan, o kadar çok yükselir.
İNADINADIR.

Aşk hayattır.

Yani ölümünedir. Aşksa öyledir. Öylesinedir.

Arsızdır. Kendisidir.

Söylendiği gibi öyle emek falan istemez.
En çok da bu bakımdan başka ilişkilere benzemez.

Çıplaktır. Hesapsızdır. Apaçıktır..

Yarını, öbür günü, sonu, sonrası yoktur.

Tutkudur aşk. Güçtür.

Uğraşılmaz, baş edilmez.

Yalnızca içeriden yıkılabilir.

Yalnızca buna dayanıksızdır.

Sevinçtir. Kederdir. Aydınlıktır. Karanlıktır.

Aşk hayattır.

Öyledir. Öylesinedir.

Coşkuludur. Azla avunmaz. Boşluk tanımaz.

Anlamlıdır. Anlamsızdır. ‘Sanane? ‘ dir. ‘Banane? ‘ dir.

Kötü geçmiş çocukluktur aşk.

Annesinin bir tanesidir. Babasının canıdır.

‘Annem öldü’ dür. ‘Babam gitti’ dir.

‘Ağır roman’ dır.

Duruştur. Gidiştir. Dönmeyiştir..

Külhan kahkahalardır aşk.

Gösterişli düğünlerde yalnızlıktır.

Güvendir. Hayaldir. Gerçektir.

Mide kanamasıdır. Kalp enfarktıdır.

Gülüştür. Ağlayıştır. Susuştur. Söyleyiştir.

Öyledir. Öylesinedir.

Hileyle, hurdayla işi olmaz.

Nasılsa öyledir. Harbidir.

Serseridir. Zaman bilmez.

Mekan tanımaz.

İhtilalcidir.

Sınırlara meydan okur. Sınırlara sığmaz.

‘Başka türlü birşey’ dir.
‘Üstü kalsın’ dır.
‘Merhametli bir ümit’ tir.
Bilgedir aşk.
Öleceğini görür.
Ölüme üzülür.
Ölümünü umursamaz.
Öyledir. Öylesinedir.

AŞK HAYATTIR…!

26 Ağu

Herşeye rağmen; hayata bağlanmalı insan..

Herşeye rağmen; hayata bağlanmalı insan..

Yaşamla örüm arasında.. Tutunmalı mı insan?


Çocuk aklı

Anne ve baba!! Ne zaman göreceksiniz beni?

Korkuttuk çocukları korkularımızla

Ölmek bu kadar uzun mu sürüyor?

Okuma aşkı

Tiyatro.. İzleyenler olmalı.. Yoksa….

Giden.. Geride ağlayan..

 
24 Ağu

İşte…Böyle…Birini…Sevin….!!!!

Öyle birini sevin ki, "Çünkü" süz, olsun. Yağmurda
gökkuşağınız, baharda sevdanız, yokluğunda varlığınız,
gözyaşınızda inciniz olsun.

Öyle birine tutulun ki, aramak için uzaklara gitmeyeceğiniz
kadar sizin olsun. Ne zaman aşktan, yana söz duyarsınız
kalbiniz çıldırmışçasına onun için gümbürdesin.

Gün onunlabaşlasın. Gözleriniz uykudan uyandığında aklınıza
ilk gelen,"Sevgilim, Canım" derken; yediverenler, onun kokusunu
sunsun benliğinize. Gün yine onunla bitsin, uyurken ve de "Seni
seviyorum" derken o olsun.

Öyle birine tutulun ki, aramak için uzaklara gitmeyeceğiniz
kadar sizin olsun. Ne zaman aşktan, yana söz duyarsınız
kalbiniz çıldırmışçasına onun için gümbürdesin. Onun estirdiği
karayel samyeline, karanlıklar aydınlığa dönüşsün.

O varken "Ümitsizlik" pılını pırtısını toplayıp gitsin. Onunla
zorluklar kolay olsun. Ve de o varsa her şey var olsun.
Öyle birine yürekten sarılın ki, aranızdan rüzgar dahi
geçemesin, kıyametin ayak seslerini duysanız bile o varsa
yanınızda umurunuzda olmasın..

Öyle birinin olun ki, o kalbinizden çıkarsa şayet ruhunuz
bedeninizden sökülecekmiş çesine olsun. "Seni seviyorum"
diyemediğiniz zamanda gözleriniz, ciğeriniz, ruhunuz sevginizi
söyleyip dursun.

Öyle birine bağlanın ki, yüreğinizin adımları onun adına
yürüsün. İçinizden geçen şarkı o olsun ve de…. ‘İçimden
geçen şarkı gittiğinde ne yaparım ben! " diyebilirsiniz.
Öyle birine gönül verin ki, gönlünüz onun ardından koşsun,
önünde hiçbir mani olmasın..

Öyle birine Aşık olun ki, şiirinizin ilhamı, duanızın kaynağı
"Seviyor sevmiyor lara" gerek kalmasın onun da sizi sevdiği
biri olsun.

Öyle birine vurulun ki, "Ben seni fakatsız, nedensiz, çünküsüz
seviyorum." Bakma sen şimdiki zaman eki kullandığıma. En geniş
zaman olan sonsuz geniş zamanla diyorum ki "Seni seviyorum".
Adının geçmediği sözü dinlemiyorum. ….

Seni ölesiye ve öylesine çok seviyorum ki birbirimizi bağlayan
ipler görülmeyecek Canımı da, yolumu da, gönlümü de yoluna
döşedim. Bittiğim gün kalbimden çıktığın gündür.

Canım benim,ben senin bana zor gelen taraflarını da seviyorum,
her şeyinle; bilmediğim bilsen ürkeceğim, anlamadığım,
anlayamayacağı m yanlarınla seviyorum.
Seni ismin ne "de" haliyle ne de "e" haliyle seviyorum.

Seni yalın halinle seviyorum.
Ben seni sevdiğim yerdeyim, heryerdeyim haykırabilirsiniz.

İŞTE BÖYLE BİRİNİ SEVİN

DİLERİM HERKES BÖYLE SEVİLİR SEVER..MUTLU KALIN SEVGİLER.. utangaç

22 Ağu

^^Bundan sonra yaşanan bir mevsimden geriye kalan sadece siyah beyaz bir fotoğraf^^

Bir fırtına yasadığım hüzünlü kırıcı dallarımı kırdı attı bu düşüncesiz kasırga nice çicekler acacaktı o dallarda köküm sağlam kaldı belki ama dallanmaya filiz vermeye ürker oldu oysa kasırga cok rahat dönüp bakmıyor geride kalan^…

Anladım ki olan ağaca olurmuş be sevdiğim şimdi ne sen ne umutlarım ne de bir baksa şey yalnızım şu dört duvarda şimdi iyi dinle

 

Hayat ağacının bir başka dalındayım.Yarıçıplağım farkındayım.
Bakışlarımın yerini alıyor şimdi suskunluk. Herşey suskunluğu getiriyor başucuma..

 

Nasıl yorgunum bir bilsen…

Yine de, özlemini ve özleminin oluşturduğu acıyı tatmamış olsaydım, varlığının mükemmelliğini de keşfedemeyecektim hiçbir zaman.

Yüreğimdeki sancı sen olduğundan ve yokluğunun acısında da olmanı istemelerim yattığından bıraktığın bu izleri de seviyorum.

 

Gün olur gelirsin, yalnızlığa yenik gönlünü kırılmış sevdamla avutmak için…
Ben ben olmam o vakit…
İçimde yorgun bir martı çırpınıyor. Kanadı kırık, susuyor sevdamıza…

Yalnızlığımın sessiz bağırtısı aramızdaki uçurumu hatırlatıyor her dakika. Kimsenin bilmediği, soğuk yerlerde.

 

Gözlerimi kısarak görmeye çalıştığım bir sessizlik bu..
Işıksız sokaklar var gözlerimde..
Kayboluşumun anlamı..
Bensiz ve yorgun..
Nasıl da bekletiyor acımasızca..
Nasıl da yakıyor içimi, sabır taşı gecenin köründe, sabahların koynunda…

Gözlerimi sonsuz kapayıp yüzünün her bir anını unutmak için çıldırasıya bilinç altımla dövüşeceğim.
Bakacak ama görmeyecek, duyacak ama unutacağım…
Gittim… Sen orada kal…

Zamanla boğuşuyor günlerim. Sensizliğin keskin tadı damağımda. Bir martı gibi süzülüyor içimde yalnızlığım.

 

 

Ömrümün savaşını veriyorum kendime karşı…

Vazgeç, direnme kalbim
Vazgeç, bekleme.
Sesini duyan yok,
Boşa sitem etme.
Unut onun gibi, unut sen de…

Günler süren eziyetin ardından bana kalan kopkoyu hüzünlerle mücadele ediyorum şimdi. Hatıralarımın tebessümleri altında ezilirken göğsümün orta yerinde ağır bir sızının ızdırabıyla yutkunuyorum…

Yüreğinin bir yarısı bendeydi,diğer yarısı bilinmeyen rüyalara dönüktü..

Bundan sonra yaşanan bir mevsimden geriye kalan sadece siyah beyaz bir fotoğraf…

 

21 Ağu

^^SENİ SENİ SEVİYORUM….!!!!SEVİYORUM..SEVİYORUM…SEV..

Seni seviyorum, çünkü her sabah kalktığımda bir günü daha seninle geçirecek olmanın mutluluğunu yaşatıyorsun bana. Ben her güne seninle başlıyorum, seninle bitiriyorum…

Seni seviyorum, çünkü seninle her gün hayatı yeniden keşfediyorum. Bana her gün keşfedilecek bir şey sunuyorsun mutlaka. Soluksuz keşif maceralarının yorulmaz kaşifi oluyorum…

Seni seviyorum, çünkü beni dünyanın en mutlu insanı yapıyorsun. Mutluluğa yeniden ad versem, senin isminle anarım…

Seni seviyorum, çünkü en güzel zamanlarımın sahibisin sen. Seninle geçirdiğim kısacık anlar bile unutulmaz oluyor. Bitmesin istiyorum. Ya yoksan? İşte o zaman akmaz oluyor dakikalar, bir işkenceye dönüşüyor zamana katlanmak…

Seni seviyorum, çünkü bir ressamın çizebileceği en güzel tablosun sen. Renklerinle büyülüyorsun beni, hayran hayran bakıyorum sana. Ya da bir şairin yazabileceği en anlamlı şiir, sevdayı ve aşkı anlatan…

Seni seviyorum, çünkü yıllardır sakladığım aşk sözcüklerini ortaya çıkardın. Kıymet bilmez yüreklerden sakındığım o sözcükleri şimdi korkmadan, gururla söyleyebiliyorum. Biliyorum ki bir tek sen hak ediyorsun onları…

Seni seviyorum, çünkü aynı anda tüm mevsimleri yaşatıyorsun bana. Ellerini tuttuğumda yaz, saçlarına dokunduğumda bahar. Beyazlığınla kışımsın, aşkımızı sulayan bereketli yağmurlarınla sonbahar…

Seni seviyorum, çünkü sorgulamıyorsun yargılamıyorsun beni. Olduğum gibi kabul ediyorsun, hatalarımla zaaflarımla. Değiştirmek yerine anlamaya çalışıyorsun beni…

Seni seviyorum, çünkü korkmadan açıyorum yüreğimin kapılarını sana. Biliyorum ki hoyrat davranmayacaksın, biliyorum ki kanatmayacaksın yüreğimi…

Seni seviyorum, çünkü içimdeki yaramaz çocuğu ortaya çıkarmayı biliyorsun. Benimle çocuklaşıyorsun sen de. Hayatı bu kadar ciddiye alanlara inat oyunlar oynuyoruz birlikte, bıkmadan, usanmadan…

Seni seviyorum, çünkü ben karanlıkta yolunu kaybetmiş, nereye gideceğini bilemeyen biriyken, ışığınla aydınlattın yolumu. Bana hayatı sundun ellerinle, aşkı armağan ettin. Geçmişe dair tüm acı izleri sildin…

Seni seviyorum, çünkü ihanet yok aşkımızda, yalanlarla örülmüş sahte duygular yok. Birbirimizi kandırmadan, en çıplak halimizle yaşıyoruz bu aşkı. Zaten aşk dediğin böyle yaşanmalı…

Seni seviyorum, çünkü beklentisiz sevmenin ne olduğunu biliyorsun.”Önce sen beni sev, ben seni daha sonra severim” demiyorsun. Açıyorsun yüreğini cesurca. Cesaretinle beni kendine hayran bırakıyorsun…

Seni seviyorum, çünkü doğadaki her canlıya sevgiyle bakabiliyorsun, üşümüş bir sokak kedisi gördüğünde içinin acıdığını biliyorum. Her canlıya yardımcı olabilmek için çırpınıyorsun…

Seni seviyorum, çünkü kıskanıyorsun beni. Öyle tadında, öyle kararında kıskanıyorsun ki bu çok hoşuma gidiyor. Ne aşırıya kaçarak sıkıyorsun beni, ne de hiç kıskanmayarak umursamaz görünüyorsun…

Seni seviyorum, çünkü ne ağlarken gözyaşını, ne de gülerken kahkahanı saklıyorsun. Yüreğinin en derin yerlerinden gelen hüzünle ağlıyor, ağız dolusu gülebiliyorsun…

Seni seviyorum, çünkü benimle yağmurda yürüyorsun. Bu eşsiz romantizme ortak oluyorsun. Yağmur seni sırılsıklam etse bile o an benimle birlikte olduğun için tanrıya bir kez daha şükrediyorsun…

Seni seviyorum, çünkü küçük şeylerden büyük mutluluklar doğabileceğinin farkındasın. Hayatını hep o büyük mutluluğu aramakla geçirmek yerine, küçük mutlulukları biriktirerek kocaman bir mutluluğun sahibi oluyorsun…

Seni seviyorum, çünkü seninle sonsuza dek birlikte yaşayacakmışım gibi hissediyorum. Senin de beni sevmekten asla vazgeçmeyeceğini biliyorum. Her zaman, ama her zaman “iyi ki hayatımdasın” diyebiliyorum…

Seni seviyorum, çünkü yıldızları getiriyorsun avucunda. Sarı, sıcak güneşi sunuyorsun bana. En coşkun denizlerin maviliğini getiriyorsun. Dalga dalga yayılıyorsun içime…

Seni seviyorum, çünkü olur da bir gün, yaşadığımız bu kenti terk etmek zorunda kalırsak, gittiğimiz yerde de kendimize ait mutlu bir hayatımız olacağını biliyorum. Biz birlikte olduktan sonra dünyanın her yeri cennet…

Aşkımın büyüklüğünü, sevdamın yüceliğini anlatmaya çalıştım sana. Bunca nedenden ve bunca sözden sonra seni ne kadar çok sevdiğimi anlatmayı başarabildim mi, bilmiyorum. Sözcüklerle tarif edilemeyecek kadar derin sana hissettiklerim. Bir de yüreğimdeki kuşların sesini dinle… Belki onlar daha iyi anlatır aşkımı. Biliyorum ki, sen olduğun sürece o kuşlar hiç terk etmeyecek yüreğimi… Sevgilim, ben seni yaşıyorum, seninle yaşıyorum. Çünkü… Seni Çok Seviyorum…

Sayfalar : [1] 2 3 4 5 6 ...
Mynet Blog WordpressMU alt yapısını kullanmaktadır.