Mynet | Blog Anasayfa | Email
Favorilerime Ekle | Giriş

KARYAZCA

28 Nis

SANA DAİR NE VARSA İÇİMDE …


                                   Yaşanmış onca geçmiş
Mutluluğumuz…
                                                                               Duyduğumuzda inanamadığımız
Olamaz dediğimiz….
                                                       ….ama işte şimdi yüz yüzeyiz aynı gerçekle.
Bizde ayrıyız…
                               Neden diye soruyor eş,dost
Hiç diyorum sadece ve sonra ekliyorum
                                                                        Kader…

             Önceki gün sanada sormuşlar.
Yeşilin en koyu karası
                                     Buluta bezenmiş gözlerin
Donup kalmış gülümsemelerin
                                                     Hiç demişsin ve sonra kaçırıp bakışlarını
Fısıldamışsın..
Kader….

Seni arıyorum…Gelme diyorsun…
Sağ şeritteyim.
Delice fikirler geliyor aklıma
Korkağım,ödleğim ama:deli değilim

Bir defa olsun
Bir alo de
Özledim de
Seviyorum de…
Sen kahrolmayası..
Bir defacık olsun.. Gel de…
Biliyorum bana kızgınsın.

Kızma ne olur..

Bilirsin..
                                                                Sen öksürdüğünde ben hasta olurum
Senin gözünden yaş aksa
                                                 Benim gözlerim kanar
Şimdi sen,yemin ederim
                                                             Odanın ışıkları sönük
Perdeyi aralamış
                                                           Beni bekliyorsundur
                                    İşte çıkıyorum yola
Kapıyı arala
Geliyorum…

28 Nis

erkeklerin sevdiği ve sevmediği kız tipleri……

Erkeklerin sevmediği kadın tipleri kızlar sakın böyle olmayın

Feminist
Özellikle aşırı feminist olan ve her söylediklerinin altında farklı bir anlam arayan kadınlar, erkeklerin hiç sevmediği tiptir.

Bağımlı
Erkekler özgür kadınları severler, sürekli olarak kendisine bağımlı olan kadınları sevmezler. Çünkü bu tip kadınların her zaman kendilerine ihtiyaçları olduğunu düşünerek, onları küçümseyebilirler.

Romantik
Romantizmi çok seven kadınların hayal dünyasında yaşadığını düşünen erkekler, izlediği filmlerden ya da okuduğu kitaplardan etkilenen romantik kadınları tercih etmezler. Çünkü bu tip kadınlar sürekli olarak ilgi isterler.

Sinirli
Erkeklere karşı sürekli öfkeli olan ve her zaman tartışmaya hazırlıklı olan bu kadın tipleri, erkekleri evlerinden soğutabilir. Böyle bir kadınla yaşamak onlar için oldukça zordur.

Nazlı
Sürekli her şeye ağlayan ve istediği şey olana kadar inat eden kadınlar, erkeklerin koşarak uzaklaşmasına neden olan tiplerdir. Nazlı bir kadınla evlenen bir erkeğin, mutluluğu başka yerlerde aramasına şaşmamak gerekir.

ve Erkeklerin sevdiği kadın tipleri

Bir erkek ne ister ne istemez bayanlar bizi çözmüş be arkadaşlar erkeğinizi elinizde tutmak ve size dünyadaki tek kadınmış gibi davranmasını sağlamak için kötü yüzünüzü saklamalı, iyi yüzünüzle onun istediği kadın olmalısınız erkekler, kadınların ne istediğini bir türlü çözemezken İşte erkeklerin gözdesi kadın tiplerinden bazıları. Siz de bunlardan birini kendinize örnek alın ve erkeğinizi parmağınızda oynatın.

Bayan tatlı
Bu kadın tipi her zaman mutlu olan bir Polyanna’dır. Her şeye iyi niyetle bakar, kocası eve geç geldiğinde suratını asmaz, maç izlemek istediğinde televizyonun önünden geçmez. Tek işi kocasını ve çocuklarını mutlu etmektir. Bayan tatlı, çoğu erkeğin istediği bir kadın tipidir.

Bayan seksi

Böyle bir kadınla birlikte olan erkekler, kendilerini dünyanın en şanslı erkeği hissederler. Her zaman seksi olmayı başaran ve hiç başı ağrımayan bu kadın tipini kendinize örnek olarak seçebilirsiniz hem de özel hayatta mutlu edebilirsiniz.

Bayan dost

Erkekler bazen her şeyi konuşabilecekleri bir kadın isterler. Hem arkadaş hem eş olan bu ideal kadın tipiyle her şeyi konuşabilirler. Maçları birlikte izler, gerektiğinde birlikte arkadaş ziyaretine giderler. her zaman olduğu gibi ateşli bir kadın istemekten vazgeçmezler.

Bayan özgür

Bu tip kadınlar erkeklerin bunaltan soruları sormaktan kaçınır. "Neredeydin, kimleydin?" gibi sözcükler onun kullandığı kelimeler arasında yoktur. Kendine ve eşine güveni tamdır. Gereksiz kıskançlıklar yapmaz ve karşısındakinden aynı davranışları bekler.

Bayan bakımlı

Erkekler güzel kadınları severler, bu nedenle her zaman kendine bakan, güzel giyimli kadınlarla birlikte olmak isterler. Böyle bir kadın onlar için çekicidir. Evde karşısına sürekli olarak eşofmanla ya da dağınık saçlarla çıkan bir kadınla beraber olmaktansa, evde bile seksi kıyafetler giyen bir kadınla birlikte olmak isterler.

28 Nis

^^^^^^Erkekler hangi kadınlardan hoşlanmaz?^^^^^^

 Kadınlarda erkeği çıldırtan şeyler araştırıldı. İşte sonuçlar…

      Kaçık çorap, ojesi çıkmış tırnaklar, orantısız bir vücut’un erkekleri çıldırttığını düşünüyorsanız yanılıyorsunuz.

      Yıllardır “Erkeklerin en çok nefret ettiği şeyler” sıralamasında ilk üçüncülüğü kaptırmayan bu maddeler, yerlerini karakter özelliklerine bıraktı! yeni nesil erkekler, iğneli laflar eden, fazla ilgili, seksi silah gibi kullanan ve fakir kadınlardan hiç haz etmiyor. İşte, Cosmotürk’de yer alan araştırmanın sonuçları…

1- Diğer kadınları eleştirmek
      Bir erkek için, bir kadının başka bir kadını acımasızca eleştirmesi, güven sorunundan kaynaklanıyor. Onlara göre kendilerine güveni olmayan kadınlar, diğer kadınlarla ilgileniyor ve sürekli saçını, makyajını, kıyafetini, vücut biçimi eleştiriyor. Oysa bu, erkeğin diğer kadına alıcı gözüyle bakmaktan başka bir işe yaramıyor. Erkeklerin neredeyse tamamı, eleştirilen kadınla normal şartlarda hiç ilgilenmeyecekken, birden ilgi alanlarına girdiklerini itiraf ediyorlar.

2- Erdemliymiş gibi yapmak
      Erkeklerin çoğu bir kadını ilk gördükleri 5 saniye içinde tahsil durumlarını, zevklerini, nasıl bir aileye mensup olduklarını, hatta okudukları kitapları tahmin ettiğini söylüyor. Yani, durup dururken Dostoyevski"nin yapıtlarından söz etmeye hiç gerek yok.

3- Kıskançlık
      Eskiden daha alt sıralarda yer alan bu madde, yeni nesil erkekleri çok bunaltmış olacak ki, yüzde 60"ı en çok nefret ettiği şeyin kıskançlık olduğunu söylüyor. Aslında hiçbirinin “sevgi kaynaklı” kıskançlığa itirazı yok ama iş, günün her saati aranmaya varınca ilişkinin ömrü azalıyor.

4- Varlıklı olmamak
      Eskiden kadından daha varlıklı olmak erkekler için bir güç ve statü göstergesiydi ama artık gittikçe artan ekonomik sıkıntılar ve daha lüks yaşama isteği, özellikle genç erkekleri varlıklı kadınlarla birlikte olmaya itiyor.

5- Şifreli konuşmak
      Erkekler için “hayır” “hayır” dır, “evet” ise “evet”. Ama söz konusu kadınlar olunca, iş değişir. Kadınlar her zaman isteklerini tam olarak belli etmezler, bu da çeşitli sıkıntılar doğurur. Tüm işlerinin birlikte olduğu kadını anlamak olmadığını söyleyen erkekler, kadınları biraz daha açık olmaya davet ediyor.

6- Aşırı yakınlık
      Erkeklerin büyük bir kısmı şımartılmaktan, el üstünde tutulmaktan hoşlansa da, aşırı yakınlık hiçbirinin hoşuna gitmiyor. Günde iki defayı aşan telefon aramaları ve mesajlar, erkekler tarafından “taciz” olarak değerlendiriliyor.

7- Aşırı duygusallık
      Aşırı yakınlık gibi aşırı duygusallık da, bir erkeğin en çok nefret ettiği şeyler arasında. Her şeye alınan, durup dururken sorun çıkaran, eleştiriye gelmeyen ve en önemlisi gözyaşlarını silah olarak kullanan kadınlar, erkekler için tam bir kabus.

8- Alışveriş bağımlılığı
      Evet, erkekler bakımsız kadınlardan hoşlanmıyor belki ama tam tersi, sadece dış görünüşüne odaklı kadınlardan da hiç haz etmiyorlar. Bu tip kadınların daha yüzeysel, moda ve güzellik dışında hiçbir şeyle ilgilenmediğine inanan erkekler, tüm zamanını vitrin gezerek dolaşan kadınların tam anlamıyla “boş” olduklarına inanıyorlar.

 9- Çok konuşmak
      Bu bildik “nefret edilen” madde, yeni araştırmada da her ne kadar aşağı sıralara kalmış olsa da değişmiyor. Erkeklerin büyük bir çoğunluğu, çok konuşan kadınlardan nefret ediyor. Bu tip kadınlar, onlarda ortamı hemen terk etme isteği uyandırıyor.

10- Seksi silah gibi kullanmak
      Erkekler, özellikle yeni tanıştıkları bir kadının kendilerini etkilemek için seksi araç olarak kullanmalarından hiç haz etmiyor. Bu onlarda büyük bir güvensizlik duygusuna yol açıyor!

28 Nis

Sabahdan Akşama kadar Forumda Duran İnsanların Hali

Anne yemek yaptıktan sonra:
-Emeğine sağlık çok güzel bir paylaşım anne…

Biri elinde kağıtla size adres sorunca:
-Dostum link yanlış.İstersen bir kontrol et…

Fotoraf albümüne bakarken:
-Capslar bir harika…

Biri beyendiği bir şey verince:
-repi hakettin…

Kardeşten bir bardak su isterken:
-Kardeşim bir bardak su getirirsen seni rep’e boğarım…

Birine hediye alırken:
-Bu harika!Hemen indiriyorum…

Birine bir şey hazırladıktan sonra:
-Senin için upload ettim…

Sınıfta biri küfrederse:
-Oğlum manyakmısın?Banlanıcan şimdi…

Arkadaşlarına yemek yaptıktan sonra:
-Replerinizi bekliyorum…

Daha önceden konuşulan bir mevzuyu tekrar duyunca:
-Bu konu daha önceden verilmişti…

Konuşulan mevzuya alakasız bir şey duyunca:
-Mail hackle ne alakası war.

28 Nis

PC ile İlgili Rüya Tabirleri… SÜPERRR …

Rüyada Banlanmak : O Gün Bir Işinizin Ters Gideceğine Alamettir …

Rüyada Bir Foruma üye Olmak : Hayatınıza Hayırlı Bir Kapı Açılacağına Alamettir …

Rüyada Msn’e Girmek : Uzun Zamandır Görüşemediğiniz Bir Kişiyle Görüşeceğinize Alamettir …

Rüyada Site Kurmak : Elinizden Para Gideceğine Alamettir …

Rüyada Format Atmak : Hayatınıza Yeni Bir Soluk Geleceğine Alamettir …

Rüyada Hacklenmek : Yakın Arkadaşlarınızdan Biriyle Sorun Yaşayacağınıza Alamettir …

Rüyada Modeme Reset Atmak : Elinize Bir Miktar Para Geçeceğine Alamettir …

Rüyada Kamera Açmak : Herhangi Bir Yerden Teklif Alacağınıza Alamettir …

Rüyada Avatarını Değiştirmek : Aşık Olabileceğinize Alamettir …

Rüyada Bir Fan Cluba üye Olmak : Sevdiğiniz Bir Sanatçının Albümü çıkacağına Alamettir …

Rüyada Mail Atmak : Evinize Hayırlı Bir Posta Geleceğine Alamettir …

Rüyada Oyun Yüklemek : O Hafta çok Eğlenceğinize Alamettir …

Rüyada Yeni Msn Açmak : Hayatınızda Değişiklik Yapacağınız Anlamına Gelir …

Rüyada Admin Olmak : Işinizde çok Saygın Bir Mevkiye Getirileceğinize Alamettir …

Rüyada Photoshop Kullanmak : Hayatınızın Düzene Ihtiyacı Var Demektir …

Rüyada Knight Oynamak : çok Seveceğiniz Bir Kız Ya Da Erkekle Tanışacağınıza Alamettir …

Rüyada Caps Lock’un Açık Olması Hafta Büyük üzgünlükler Yaşayacağınız Anlamına Gelir …

Rüyada Esc’ye Basmak : Hayatınızda Bir şeyleri Sonlandırmak Istediğinize Alamettir …

Rüyada Kulaklıkla şarkı Dinlemek : O Hafta Bunalıma Girebileceiğinize Alamettir ..

__________________
28 Nis

^^^^Neden Terk EdiLiyoruz?^^^^

Erkekler kadınları, kadınlar erkekleri neden terk eder hiç düşündünüz mü? İşte cevabı..Erkek kısa sürede kadını terk eder çünkü: Onu değiştirmeye çalıştınız.

Saç kesimini değiştirmek ve en sevdiği fakat sizin hiç hoşlanmadığınız o gömleği attırmak için elinizden geleni yaptınız. Arkadaşlarıyla ilişkilerine karıştınız. Bu durumda onun düşündüğü şu oluyor; ben ona yetmiyorum, bu durumda benimle yetinecek birini bulurum.

Seksle ilgilenmiyorsunuz. Eğer aylar boyunca başınız ağrıyormuş gibi davranırsanız, hayatının geri kalanının nasıl olacağını sezer ve paniğe kapılır. Bu da kadınların terk edilme nedenlerinden biridir.

Erkeklerin uzun bir süre sonra kadınları terk etme nedenleri:
Eğri oturup doğru konuşmanın zamanı geldi. Eğer uzun süredir birlikteyseniz ve artık arkadaşlarınız ne zaman evleneceğinizi sorup duruyorsa, bu onu evlilik hakkında düşünmeye iter. Evlilik hakkında hayalleri olanlar sadece kadınlar değildir. Erkekler de evliliklerinin nasıl olması gerektiği ile ilgili birçok hayale sahiptir. Siz çok fedakar ve düzenli olabilirsiniz. Fakat bir gün sevgiliniz yeni bir kadınla tanışır; bu kadın ona sorular soruyor ve konuştuğunda onu dinliyordur. Üstelik çok güzel ve seksidir. O zaman sevgiliniz evliliğin sadece evde oturup DVD izlemekten ibaret olmadığını anlar ve siz de terk edilirsiniz.

Kadın kısa sürede terk eder çünkü:
O olduğunu sandığınız erkek değildir. Kadınlar genellikle çok iyimser olurlar. Aşık olduklarında sevdikleri kişinin sadece iyi yanlarını görürler. Fakat bir gün bir ışık yanar ve onun sandıkları gibi mükemmel erkek olmadığını anlarlar. Bir diğer neden de size iyi davranmıyordur. Ona bir kaç kez şans veririsiniz, büyük ihtimalle de hak ettiğinden fazla. Ama sonunda dayanamayıp terk edersiniz.

Kadınların uzun bir süre sonra erkekleri terk etme nedenleri:
Uzun süren bir ilişkinin içindeyken sevgilinizi aslında bir kardeş gibi sevdiğinizi fark ediyorsunuz. Ona ilgi gösteriyorsunuz, hastalandığında üzülüyorsunuz. Duygusal olarak onu çok seviyorsunuz ama fiziksel olarak aranızda bir şey yok. Bu durumda kadınlar hayatlarının geri kalanını bu şekilde geçirmek istemedikleri için erkekleri terk eder.

__________________

"Ön Yargıyı Yıkmak, Atomu ParçaLamaktan Daha Zordur"
28 Nis

!!!!!Yaşamın Farkına Varmanız Dileğiyle.. !!!!!

Bitmiş ömründen bir gün alacaklı olduğunu düşün. Nasıl olduysa, sen öldükten sonra, ömründen bir gününü eksik yaşadığın hesaplanmış. Alacaklı olduğun günü yeryüzünde yaşayıp sessizce geri dönebileceğini söylüyorlar.

Mezarlığın kapısından bir gölge gibi süzülüyorsun sabaha doğru. Ölümünün üzerinden yıllar geçmiş. Çoktan ölmüş biri olarak biliniyorsun. Yapmak istediğin ilk şey ne olurdu? Eve gitmek mi? Elbette! Yola çıktın. Her zaman yürüdüğün sokaktan evine doğru yürüyorsun. Özlediğin dostlarının yüzünü görmeyi umuyorsun. Ama birden özel durumunu hatırlıyorsun. Onlara ödünç bir gün daha verilmedi ki.. Boş yere selam verecek bir dost yüzü arıyorsun. Umutsuzca yüzünü görünce sevinecek bir ahbabının yanıbaşından süzülmesini bekliyorsun. Mahallen tanınmaz halde. Daha kötüsü, sen tanınmıyorsun. Neyse ki, az ilerde bakkal olacak, oradan kızına bir şekerleme almak niyetindesin. Şükür ki bakkal yerinde duruyor: sevdiğini bildiğin akide şekerlerinden dolduruyorsun cebine.
Kapının ziline bastın heyecanla. Açıldı. Eve geç kalmışsın. O kadar geç kalmışsın ki. Ne şekere sevinecek bir yüz var evinde ne de şekerlere sevinince sevineceğin bir yüzün kalmış evdekilerin gözünde. Yılların hasretini bir anda söze taşımak istiyorsun ama düğümleniyor boğazın. Kendini tanıtsan bile, inanmayacaklar. İnansalar bile, o günü, o tek gününü, o biricik gününü onların şaşkınlığı, tedirginliği, inanmaz bakışları, şüpheli sorgulamaları ile geçireceksin. O kısacık gününü, canından çok sevdiğin torunlarınıı kendine alıştırmakla harcayacaksın. Bu zor işte başarılı olsan bile, bir günlük ömrün bittiğinde arkandan ağlamasını bilmeyecekler. “Yine bekleriz” diyemeyecekler içtenlikle. Evden uğurlanırken, akşama dönmesi beklenen, yolu gözlenen bir baba yahut anne, bir kardeş, bir evlat olamayacaksın. Kendi varlığını sahicileştirme yolunda sarp bir yokuş çıkacak önüne. Asla, ömrünün eksik kalan o gününde hak ettiğin yere tırmanamayacaksın. Varlığın o kadar lüzumsuz gelecek ki yakınlarına, hayatlarından çekildiğinde, derin bir “oh!” çekecekler. Bu tuhaflık geçti diye, konu komşuya ne deriz mahcubiyetinden kurtulduk diye rahatlayacaklar.

Öyle sıcacık bir aşinalıkla karşılanmıyorsun evde. Öyle her zamanki tatlı bekleyişle beklenmiyorsun kapılarda. Elindeki oyuncaklar çocukları sevindirmeye yetmiyor. Gülün ve gülücüğün sevgili bir muhatap bulamıyor. Dünyanın telaşına bile katılamıyorsun canı gönülden. Bıraktığın yerden devam edeceğin bir meşguliyetin yok. Bir pencere önünü doldurmuyor yüzün. Yarım kalmış sevinçleri tamamlamaya yetmiyor tebessümlerin. Herhangi bir şeyin parçası, herhangi bir işin tamamlayıcısı değilsin. Sesini duyanlar seviniyor değiller. Hasret dolu bakışların boşluğa düşüyor. Varlığın bir yeri dolduruyor değil evinde bile. Yokluğun varlığından daha çok kanıksanmış. Sensiz de olsa her şey tamam. Hatta, çoğu şeyi varlığınla eksiltiyorsun. Mutlulukları yarısından bölüyorsun. Huzuru kaçırıyorsun hayret dolu bakışlarınla. Yabancılıklar düşürüyorsun aşina yüzlere. Soğuk bir hançer gibi sokuluyorsun neşeli dakikalara.

Dağıttığın huzuru, parçaladığın sevinçleri ardında bırakıp, varlığının lüzumsuzluğunu acıyla görüp, kocaman bir hayal kırıklığı ile geri dönerdin belki… “Böyle yaşamaktansa, öleyim daha iyi” deyip mezarlık kapısından içeri süzülürdün bile-isteye. Belki de sitem ederdin ömrünün eksik gününü sana böylece ödemeye kalkanlara. Tedirginlikle yaşadığın, yabancı görülüp bir köşeye atıldığın, dost seslerini hiç bulamadığın, aşina yüzlere hiç varamadığın o günü yaşanmış saymazdın. “Bunu saymam!” derdin. Yeni bir gün daha isterdin. Yepyeni bir gün…

Aslında ölmüş olduğunun kimselerce bilinmediği.. Hayata, kaldığın yerden, kimseyi şaşırtmadan devam edebileceğin. Dostlarının seni hemen tanıdığı. Evde beklendiğin. Yakınlarının adeta “ay yine mi sen!” alışkanlığı ile seni kapıda hiç şaşırmadan karşıladığı. Tebessümünün sımsıcak mutluluklar başlatabildiği. Bilindiğin, beklendiğin, önemsendiğin, kanıksandığın. Hiç ölmeyecekmiş gibi yarından sonralar için hayaller kurabildiğin. İçinde acı da olsa, yoksulluk da olsa, sevindiğin, sevindirebildiğin. Varlığının küçük ve önemsiz de olsa bir şeyleri tamamladığı. Aranmıyor da olsan, cep telefonlarında adının yazılı olduğu. Yarım kalmış işlerin seni beklediği. Ödünç bir günü yaşadığını bile unuttuğun. Hiç bitmez sandığın zorlukları olan. Öyle ki, bu sınavı geçebilir miyim diye telaşlandığın, iş bulamazsam n’olacak benim halim diye kaygılandığın. Nasılsa barışırım diye rahatlıkla küsebildiğin. Sonra özür dilerim diye hoyratça kızabildiğin. Birden kayboluversen, ardından ağlayacaklarının olduğu. Nasılsa yarın var diye özensizce harcayabileceğin sıradanlıkta bir gün.
Farkında mısın?

O gün, bugün…

28 Nis

Bir Çocuk Ve Bir Kadının Yazışmaları..

HASTA ÇOCUK

Merhaba Abla..Ben Hasta Bir çocuğum.Sen benle yazışmak istemişsin galiba..Öyle söylediler.Benim Gibi Kanser bir cocukla kim yazışmak ister ki ? Ama Sen iyi bir insansın değil mi abla ? O yüzden istemişsin.Mektuplarım uzun zamanda gelebilir çünkü parmaklarım acıyor yazarken.Seni Görmek isterim bu altın kalpli kadın kim diye.Diğer Mektubunda bir resmini koyarmısın ? ben koyamam çünkü çok çirkinim..Eski pırıl pırıl sarı saçlarımdan eser yok şimdi..Yüzümde Sapsarı abla..Sen görme Beni..Ben burada Yaşam deden şeyle savaş veriyorum.8 yaşındayım ben,o ise Kooooocaaammmaaan Bir sonsuzluk yaşında..Cevabını bekleyeceğim..

KADIN

Selam Ufaklık..Sen ne kadar tatlı yazmışsın böyle,Ne kadar şirin yazmışsın canım..İstediğin Resmimi Koyuyorum tamam mı ? bak istiyorsan.Hemm,benden başka bir sürü kişi senle konuşmak istiyor.Bir tek ben değil,Herkes.Sende bizdensin.Biz seni o pırıl pırıl Sarı saçlarınla görüyoruz.Bembeyaz teninle görüyoruz.Böyle düşüncelere kapılma.Hem o Yaşam Denen Aptal da Kimmiş ? Benim Tatlıma Savaş Açıyormuş ? Sen buna aldırma,ama savaşmaya devam et.Ben kaldığın yere kılıçta göndereceğim..Mektuplarını İstediğin Zaman Gönderebilirsin..1 Yıl beklerim..Bir gelsinde..Cevabını yaz Tamam mı ?

HASTA ÇOCUK

Abla sen çok iyisin biliyor musun ? Annemle babamdan başka senin kadar iyi birini görmedim ben..Merak etme,o savaşı yürüteceğim.Kalkanda getir bana olur mu ? kılıç yetmez.Beni koruyacak kalkanıda getir.Sende gel savaşa benle,birlikte savaşalım..Sen Çok tatlıymışsın abla,Resmini gördüm.Beni kırmamışsın sağol..Dediğin gibi tenim,Dediğin gibi saçlarım yok..Ama Altın Kadar Değerli Bir kalbim var benim..Gerçekten herkes bana mektup yazmak istiyor mu ? herkes görmek istiyor mu beni ? Çok sevindim.Burda hergün acı çekiyorum.Koluma Serum denen bir şey takıyorlar.Sivri ve ipince bir şeyi etime sokuyorlar ve canım yakıyorlar.Birde her gün küçük yuvarlak şeylerden yutuyorum suyla.. Seni seviyorum abla..Cevabını Bekliyeceğim..

KADIN

Tabiki Herkes Görmek İstiyor Canım..Seni Göreceğiz Diye Canımız Çıkıyor Ayol.. Senin Tonlarca Elmas ve altından daha değerli bir kalbin var Elbette..Taştan değil,kumdan değil yada betondan değil o kalp..Tamam Geleceğim Savaş alanına ben Sen merak etme..O koluna takılan ve içirilen şeyleride her zaman iç ve acısına aldırma,onlar senin savaşabilmen için yemek ve dopinglerin Tamammı Tatlım ? Evet Ben iyi biriyim senin gözünde..Kalplerimiz birbirine benziyor nedense.. Resmini yollarmısın bana diğe mektupta ? Ben seni gördüm ama sen uyuyordun..Hatıra kalsın bende gnder fotoğrafını..Cevabını heyecanla bekleyeceğim.. SENİ SEVİYORUM..

…..

Merhaba Hanımefendi..Ben yavrumun babasıyım..Onu hepimiz çok sevdik,doğduğundan beri baktık ve özenle büyüttük..Sizlerin Güzel mektuplarınızı her akşam okuyordu bizlere,iğne yapılırken ağlamıyor ve artık haplarını içiyordu.İkiniz svaşta yapıyormuşsunuz,öyle dedi.Ama Bugün o Savaş Bitti.Savaşı kazanan yaşam oldu.Yaşam küçük meleğimizi yendi ve ona bir çift kanat vererek başka biriyle savaş vermek için yola koyuldu..Melek olurken ki Son Sözlerinde,"Ablama söylemeyin.." dedi..Başımz Sağolsun..

KADIN

Çok Üzüldüm Efendim,Hemde Çok.Ama üzülmüyorum artık.Bende Yaşama bir savaş ilan ettim ve savaşımız bitti.Yaşam beni Yendi.Bİr Çift Kanat verdi ve Başka birine gitti.Meleğimizden sonraki uğradığı kişi ben oldum..

28 Nis

^^^^HİÇ^^^^

3 katlı bir apartmandan İnsan bedeni, kuş tüyünden daha hızlı düşüyorsa;
Yemeksizlik ve susuzlukla yaşamak imkansızlıksa;
Yirmisini de bitiriyorsa yavaş yavaş insan;
Birkaç saniyelik depremden sonra bitiyorsa ömür ;
Ambulansın hastaneye yetişme süresi yetmiyorsa merhuma;
Bir dakikalık nefessizlikle pes ediyorsa ciğerler;
Hepimiz sonuçta buluşacaksak aynı mezarda;
Aslında bir hiçtir insan…

28 Nis

^^^^Gülüşlerimden öperek uyandır beni..^^^^

Tanyeri ağarırken çiğ taneleri üzerinden şavkını paylaştırdığı zamanlardan sesleniyorum sana..
Güneşin, karanlıkla aydınlığın üzerine tüllendiğinde "imkansız sevdamı " yolluyorum sana..

Durgun suyun dibinden görünen beyaz çakıl taşların üzerine adını yazıp sana geliyorum ve bu sevda mektubunu kelebeğin kanadında sana yolluyorum..

Dolunayda çığlık atan bir gecede sevdim seni.. Göremesem de gülüşlerini, seher yelinde yapraklarını güneşe açan ciceklerin yüreğinde bildim gözlerini. Sırtımı sıvası dökülmüş duvarlara yaslayıp seni anlatırım karanlıkla inatlaşan yıldızlara. Her sabah papatyanın ayak uçlarında uykuya dalmış ceylanları kaldırıp onlarla nice selamlar yollarım sana…

Sakın kederlenme sen. Kozasından hayata gülümseyen kelebeğin kirpiklerinde öğüttüm arsız acılarını. Çünkü sen, doğan güne “ umutla " uyanmalısın. Ne olur düşünme içinde kanattığın sancıları.. Ben sen uyanmadan gül kokulu yağmurlarla yıkarım kanayan dudaklarını. Cünkü sen, her soluğunda “ baharları “ solumasın..

Duası ıslak, yarınları aydınlık cocukların düşlerinde büyüttüm seni. Karakışlara sürgüledim dudaklarına acıyı süren ayazları. Kaç kez dualarıma kattım o narin yüreğini. Kaç kez iç geçirdim alnımdan dudaklarıma yuvarlanan damlaların gözyaşı değil, senin gül kokulu terin olmasını bilemiyorum…Sen uyanmadan rüzgarı giyinip üzerime, nice uçurumları aştım saçlarına iğde kokuları bırakmak için.Gelincik tarlalarının üzerinde gezinen çardak kuşlarının kirpikleriyle sildim alnının terleyen çizgilerini.

Beli kırık virgüllerle uzattım senli cümleleri. Susamış karanfillerin dudaklarına sundum ıslak kirpiklerini. Ve birazdan tüm şehir uyanacak. Kaldır üzerindeki hüznün ağır yorganını. Pencerelerini aç ve hayatı solu bir an. Ilık nefesinden bir yudumunu uzat şehrin titrek tenine. Yüreğinin sıcaklığını avuçlarından akıtıp yetim güvercinleri emzir terinle..

Perdelerini güneşe aralayıp aynalara gülümse. Karanlıklarda ezilmiş bu topal şehir senin varlığında ayağa kalksın. Ve güneş ısıtmadan karlı tepeleri, memleketimin mahzun yüklü çocuklarına sevdanın umutlarını uzat. Uzat ki ; yetim uçurtmalar karanlık göğü aşıp vuslat yağmurlarını getirsin kurak bozkırlara..

“ Sana baharları getirirken
Terlemiş yüreğimi
Ilık nefesinle kurula.
Sevdanın kundağına sarıp
Düşlerinde uyut beni.
Üşüyen tenimi
Nefesinin sıcaklığıyla sar.
Avuç içlerinde uyurken
Gülüşlerimden öperek uyandır beni..

Sayfalar : [1] 2
Mynet Blog WordpressMU alt yapısını kullanmaktadır.