Kadınların Erkeklere Karşı Hazırladıkları Hain Planlar …
4 Nisan 2008 Cuma
4 Nisan 2008 Cuma
| . Yeni güne yine senin yokluğunla beraber giriyorum.Bugün doğum günümmüş; annemler arayınca farkettim.Ben hiç hatırlamazdım zaten doğum günlerimi,senin çeşitli süprizlerinle farkederdim, doğduğumu.İlk defa başka birileri hatılarttı bana doğduğumu.Sırf bunun için, uzun zamandır yapmaya çalıştığım şeyden bir günlük izin aldım.Kendimden,herşeyden vazgeçtim.Bu gece karışırken sessizliğe,dertlerimi karanlığa emanet ettim; yarın alacağımı söyleyerek.Bütün pencereleri, duvarları kapatıp, içimdeki seni tekrardan çıkardım evimize…Ve karşımdaydın.Seni hayallerden arınmış bir şekilde görmeyeli o kadar uzun zaman olmuşki, ilaç gibi geldi bu bana, gücüm oldu, hayata tekrardan tutunmak için sebep oldu.Bana en büyük hediyen oldu bu.Teşekkür ederim aşkım…. Bütün gece her an gidecekmişcesine hissettiğim için bir an ayrılmadım yanından.Gözlerim bir an olsun başka birşeyi görmedi.Sadece sendin; tek sen!…Konuşalamayan, senin yokluğunda yapamadığım ne varsa,seni bulmuşken yapıyordum.Biliyordum çünkü; bu geliş, her an gidebileceğinin habercisiydi.Onun için en çok özlediğimi yaptım, gecenin son saatlerinde.Göğsüne yattım, doyasıya sarıldım;bir daha bırakmamacasına.En çok acıtan canımı bu oluyordu sanırım: gideceğini bilmek…Bilmesem keşke, sen hiç gitmesen keşke, hep yanımda olsan bir daha bırakmasan beni, keşke… Ama "keşke"’lerle yaşanmıyordu, söylemiştin bana.İhtimal’lere,keşke’lere, belki’lere yer vermiyecektik biz, yaşantımızda.Bu yaptığım sözümüze ihanet değil, seni görünce tekrar istediğim eskimişliğim.Bunları bir daha gelmemen için söylemiyorum, sakın anlama böyle.Gel!Ben böylesine de alışırım.Yokluğuna alıştım ya, artık herşeye alışırım ben.Eğer mutlu olmassan orda, canın acımaya başlarsa, sevgi bulamassan,veremessen, "gel!"Hayatımın bütün mutluluklarını veririm, acıtma canını sakın.Bende mahvolurum burda. Bu gece yaşadıklarımı bir hayal saymalıyım ben.Bununla yaşayamam çünkü, her an geleceğini düşünerek yaşamak öldürür beni.Ölmeye bile mecalim yok oysa.Biliyorum kızıyorsun şimdi,kızma!Artık daha güçlü olacağım.Seni gördüğümü, ben bilmeden varlığımda hissettireceğim.Güçlü olacak yani sevdiğin.Her zamankinden, hepsinden farklı bir gün olacak bu. Gece bitiyor…Seni uğurlamaya dayanamaz gözlerim."Git!" Ben bilmeden,bana hissettirmeden "git". Sabah bütün varlığını yüzümüze koyduğunda artık yoktun yanımda.Yastığıma sarılıyordum, senin yerine.Bembeyaz çarşafta hep olduğu gibi yine tek ben vardım.Artık yoktun, içime girmiştin yine.Seni ordan çıkarmak istemiyordum artık.Senin için çok zor biliyorum.Onun için artık arzulamayacağım seni.Üzmeyeceğim kendimi,üzme sende olur mu? Anneni aradım.Seni varlığını ona da hissettirebilmek için.Cıvıl cıvıl sesimi duyunca çok sevindi o da.Sesimden, söylediklerimden güç alırmışcasına neşeyle konuşuyordu ve eminim gözlerinde parlıyordu benimkinin aynısı bir tebessümle.Canım annem benim; hem mutlu etmeye çalıştı beni , yalnız kalmadığımı hissettirdi bana, hem de hala kendini toparlamaya çalışıyor.Hala aynı annen.Beni istemeye geldiğiniz günkü gibi doğal ama çok güzel…Beni tanıştırdığın günkü gibi neşeyle bakıyor bana hala.Hiç bitmedi bana sevgisi.Gelin diye değil, kızı oluğumu o kadar hissettiriyor ki; onu üzmeyeceğimi bilsem dizlerine yaslayıp başımı doyasıya ağlardım.Ama yapamam, o pamuk yüzlü kadını üzmem, annem o benim, annen. Saçımı kestirmeyi düşündüm.Kısacık..Zor geliyor taşımak, saçlarımı.Kuaförlere gitmeyi sevmediğimi bilirsin, annene söylemiştim keser mi diye…Annen "kesme kızım" dedi.Birilerinden bunu duymayı beklermişcesine neşeyle "tamam" dedim.Biliyordum çok severdin saçlarımı, bahar kokuyor derdin."Baharım" derdin bana.Baharın kestirmedi bahar kokan saçlarını merak etme canım.Bıraktığın gibiler hala, sadece daha da uzadılar.Güneşe çıkınca parlamasını seviyorsun diye saçlarıma kına yaktım hep.Daha çok parlasın diye.İlk tanıştığımız gibi hala anlaşılamıyor saçlarım ne renk olduğu.Bana "herşeyin gibi saçların bile nasıl olduğu anlaşılamıyor, farklı apayrı" demiştin.Dediklerini kalıcı yapmak için uğraşmıyorum aslında.Yalanlar girmesin aramıza.Saçlarım döklüyor,onun için kına yakıyordum.Bu beni üzmüyor.Kel olacağımın tehlikesini de yaşasamda bu beni üzmüyor.Biliyorum sen beni kel olsam da seversin.Sen hep beni severdin, seviyorsun biliyorum.Yüreğinin beni sevdiğine inandırmıştın beni, kanıtlamıştın.Radyodaki adamda bunun desteklermişcesine bana yıllar önce söylediğin şiiri mırıldanıyordu; dudaklarında.Ben bahçede diktiğimiz çiçekleri sularken senin içten içe yaklaştığını ve o yumuşacık sesinle bu şiirini söylediğini duyunca ne kadar da mutlu olmuştum.Bilirdin bu şiiri çok severdim ben.Ve ne zaman gözlerime bir başka baktığında şiirin o inci dizeleri ağzından çıkacağını farkediyorum.O günde öyleydin, öyle sıcak bakıyordun bana.Adam bu dizeleri söylerken hiç bilmediğim halde eşlik etmeye başlamıştım,sanki içime girmiştin sen söylüyordun yine o günkü gibi… özledim seni… ![]() _________________ Bu yürek ilk sahibinden Camları kırılmış Boyası dökülmüş Dışı çizik çizilmiş otomatik kilidi bozulmuş Çok saklı gizli yerleri yara almış Birazda kilometre yapmış. Söylesene kaç para eder yalnızlığım. Ne verirsen razıyım al götür yalnızlığımı..!! |
4 Nisan 2008 Cuma
YİNE AĞLIYOR
YILDIZ BAKIŞLI ÇOCUKLAR
HAYATTAN VAZGEÇMİŞCESİNE
SANKİ YILLARIN TÜM YÜKÜ ÜZERLERİNDE

EMEK VERECEKSİN YARINLARIN İÇİN
ALIN TERİN İLE VARACAKSIN ULAŞMAK İSTEDİĞİN YERE
HAKSIZLIĞA BOYUN EĞMEYİP
ZULÜM EDENE BAŞ KALDIRACAKSIN…!
DÖRT ELLE SARILACAKSIN EMEĞİNE
OKUYACAKSIN…
İNSANI, İNSANLIĞI ÖĞRENECEKSİN
BİLECEKSİN, SENİ BENİ…VE GEÇMİŞİNİ…

YA SEN NE OLACAKSIN ÇOCUK?
-ASTRONOT OLACAĞIM…
-NİÇİN?
CEVAP MANİDARDIR OLDUKÇA;
-YILDIZLARA ULAŞACAĞIM…
-NE OLACAK YILDIZLARA ULAŞINCA?
-EN PARLAKLARINI TOPLAYIP, ANNEME VERECEĞİM…

KAPATALIM PENCEREYİ
PARÇALANMIŞ BEDENLERİ
YOKLUKLARI,YIKINTILARI
YIKINTILAR ARASINDAN SIZAN GÖZYAŞLARINI
UMARSIZCA EĞLENEBİLEN PARAZİTLERİ
GÖRMEYE DAYANAMIYORUM ANNE…

BAKAMAYIN GÜLDÜKLERİNE ONLARIN…
FOTOĞRAFI ÇEKEN ABİLERİ SÖYLEMİŞ
GÜLÜN DİYE…

ÇOCUK SEN MAVİLERDE BİR GELECEKSİN
SEN ADIN GİBİ HIRÇIN…
ADIN GİBİ SONSUZSUN…
ADIN DENİZ’MİYDİ SENİN
ONUN GİBİ BAKIYORSUN DA…
KADERİN DE ONUN GİBİ DEĞİL Mİ ?