Mynet | Blog Anasayfa | Email
Favorilerime Ekle | Giriş
 

mantar keyfi böyle çıkar :):)

14 Ocak 2008 Pazartesi | Kategori Mizah 1

Temel idama mahkum olmuş. Son arzusu doya doya mantar yemekmiş.

-Ne biçim son arzudur bu?

-Zehirlidur tiye tiye pağa yedurmetiler. Şimti ağuz taduyla rahat rahat bir mantar ziyafeti çekeceğum

Devlet Sırrı

10 Ocak 2008 Perşembe | Kategori Mizah 0

İşsizdi, parasızdı, kalacak yeri, yiyecek ekmeği, iki satır muhabbet edebileceği bir arkadaşı da yoktu. Nerden geldiği bilinmez "Küçükistan Ceza Kanunu" diye bir kitap geçmişti eline bir gün onu okuyarak vakit geçiriyordu ki "Ülke başbakanına hakaret etmenin cezası altı ay" kitabı ve gözlerini kapattı.
"Hem bütün hırsımı ondan alırım, hem bütün gazeteler, televizyonlar benden söz eder meşhur olurum, hemde altı ay ekmek elden su gölden yiyecek, yatacak derdim olmadan çiçek gibi kışı geçiririm." diye düşündü.
Ertesi gün mitinge gitti, Küçükistan Başbakanı konuşurken milletin arasından fırlayıp bütün gücüyle bağırmaya başladı.
- İbne başbakan, ibne başbakan ! Güvenlik kuvvetleri hemen müdahale edip yaka paça götürdüler. Ertesi gün mahkemeye çıktı, şahitler dinlendi, savunması alındı. Hakim kararı açıkladı.
- Sanığın suçu sabit görüldüğünden yirmi sene altı ay hapsine karar verilmiştir.
Birden gözleri karardı ayakta sendeledi, sonra kendini toparladı, ve haykırdı :
- İtiraz ediyorum hakim bey, Küçükistan Ceza Kanunu’nun şu maddesinin şu bendine göre başbakana hakaret sadece altı ay, bir yanlışlık var bu işte !
Hakim acıyan gözlerle adama baktı ;
- Haklısın oğlum, başbakana hakaret altı ay fakat devlet sırrını açığa vurmak yirmi sene.

Resme bakın

8 Ocak 2008 Salı | Kategori Mizah 2

Utangaç

8 Ocak 2008 Salı | Kategori Mizah 1
Onsekiz yıl kadar önce sinemalarda "camdan kalp" diye bir film oynamıştı. O filmde öyle bir detay vardı ki fıkra gibi:

Birbirini tanımayan iki adam trende yanyana yolculuk ediyor:(biri genco erkal,diğeri almanya’da çalışan işçi)

Derken muhabbet başlıyor.

İşçi olan elindeki teybe bir kaset yerleştiriyor ve kasette konuşanlarla ilgili genco’ya bilgi veriyor:

Kasetteki ses:
- Babacığım, karlar erimiştir, çiçekler açmıştır, seni çok özlemişem, ne zaman gelisen?

Adam genco’ya:
- Bu benim oğlan, yedi yaşındadır.

Bu defa kasette yine aynı cümlelerle bir kız sesi.

Adam:
- Bu benim kızdır, oniki yaşındadır.

……………………………??

(kaset dönmeye devam ediyor,ancak ses yok.)

- Bu da benim karı, utaniy, gonişmiy…

Karım ve Metresım

8 Ocak 2008 Salı | Kategori Mizah 1

İki adam yolda yürüyormuş. Adamlardan biri karşıdan gelen iki kadını göstererek:

- Bak gelenler benim karımla metresim!

Diğer adam da:
- Benim de!..

Utangaç

8 Ocak 2008 Salı | Kategori Mizah 0
Onsekiz yıl kadar önce sinemalarda "camdan kalp" diye bir film oynamıştı. O filmde öyle bir detay vardı ki fıkra gibi:

Birbirini tanımayan iki adam trende yanyana yolculuk ediyor:(biri genco erkal,diğeri almanya’da çalışan işçi)

Derken muhabbet başlıyor.

İşçi olan elindeki teybe bir kaset yerleştiriyor ve kasette konuşanlarla ilgili genco’ya bilgi veriyor:

Kasetteki ses:
- Babacığım, karlar erimiştir, çiçekler açmıştır, seni çok özlemişem, ne zaman gelisen?

Adam genco’ya:
- Bu benim oğlan, yedi yaşındadır.

Bu defa kasette yine aynı cümlelerle bir kız sesi.

Adam:
- Bu benim kızdır, oniki yaşındadır.

……………………………??

(kaset dönmeye devam ediyor,ancak ses yok.)

- Bu da benim karı, utaniy, gonişmiy…

Teori

8 Ocak 2008 Salı | Kategori Mizah 0

Uyanık Eco

14 Aralık 2007 Cuma | Kategori Mizah 0

Birgün A.Necdet Sezerle Ecevit avrupada bir konseye katılıyorlar bizimkiler tam yemeğe başlayacaklar ecevitin gözü sezere takılıyor sezer o anda vay be ne güzel kaşık bunu semraya götürsem iyi sükse yaparım deyip kaşığı cebine indiriyor bunu gören ecevit içinden ulan bunu rahşan semrada görürüse oda ister deyip bitane araklamaya karar veriyor tabi konseyde herkesin önünde bir çan var kaşığı buna vurunca konuşma sırası sana geçiyor ecevit tam kaşığı alacak kaşık çana çarpıyor bunu üzerine ecevit bizi davet ettiniz sağolun deyip olayı kapatıyor tam tekrar davranıyor yine çarpıyor yine yine derken ecevit sinirleniyor son bidefa daha alacakken yine çarpıyor bu sefer ecevit diyorki: Bakın size bir sihirbazlık yapacam şimdi şu kaşığı göüyorsunuz dikkatli bakın şimdi bunu alıyorum cebime indiriyorum bakın sezerin cebinden

Bağdat mı?

14 Aralık 2007 Cuma | Kategori Mizah 0

Clinton bir gün Bağtada gider, Saddam’ın karşısına oturur. Bir bakar ki Saddamın koltuğunda 2 tane düğme var ve bunlar ne diye sorar;
SADDAM: Bak göstereyim birincisine basmış alttan bir el cıkmış clintonu gıdıklamaya baslamıs saddam güler ikinci dugmeye basmıs bir el cıkıp clintona vurmaya baslamıs saddam kahkahalara boğulmus. Peki demis clinton haftayada bizim oraya amerikaya bekleriz. Bu kez Saddam amerikaya gider. Clintonun masasında 2 dügme. Saddam sormuş bunlar ne ise yarar
Clinton: Bak göstereyim der düğmenin birine basar.Clinton baslaş gülmeye saddam şaşkın ne oldu diye… Clinton ikinci düğmeyede basar clinton gülmekten ölecek durumdadır. Biraz sonra saddam musade ister derki:
Ben artık bağdata geri döneyim
clinton: Bağdat ? ne Bağdatı ??

Kolay Ameliyat

14 Aralık 2007 Cuma | Kategori Mizah 0

Büyük bir hastahane de 5 meşhur cerrah oturmuş hangi meslekten olan insanları ameliyat etmenin kolay olduğuna dair sohbet ediyorlarmış. İlk cerrah;
"Ben" demiş "Muhasebecileri, hesap uzmanlarını ameliyat etmeyi severim. İçlerini açtığım zaman her şey numaralıdır, iş kolay olur" İkincisi;
"Doğru ama" demiş "Elektrikçilerin, elektronikçilerin ameliyatı daha kolay olur. Her şey ayrı, ayrı renktedir" Üçüncü cerrah;
"Siz bir de kütüphanecileri, arşivcileri görün. Her sey alfabetik sıradadır, onun için onların ameliyatı çok kolay olur" Dördüncüsü;
"İnsaatçıların ameliyatı da pek kolay olur" demiş.
"Üstelik onlar iş bittikten sonra içeride parçalar, yabancı maddeler kalmasına alışıktırlar" Sonuncu cerrah;
"Arkadaşlar" demiş "Siz her halde hiç politikacıyı ameliyat etmediniz. Onları kalbi, yürekleri yoktur. İçleri bomboştur. Beyinleri de öyle. Üstelik kafaları ile popoları birbirlerinin yerine takılabilinir"

dsadas