Mynet | Blog Anasayfa | Email
Favorilerime Ekle | Giriş


M.KEMAL’den….

25 Ağustos 2008 Pazartesi 13 Yorum »

        M.KEMAL ATATÜRK’ten…

  • "Yetişecek çocuklarımıza ve gençlerimize tahsilin hududu ne olursa olsun, en evvel, her şeyden evvel Türkiye’nin istiklaline, kendi benliğine, milli geleneklerine düşman olan unsurlarla mücadele etmek lüzumu öğretilmelidir."
  • "Sizler, yani yeni nesil Türkiye’nin genç evlatları, yorulsanız dahi beni takip edecekseniz. Dinlenmemek üzere yürümeye karar verenler, asla ve asla yorulmazlar. Türk gençliği gayeye, bizim yüksek idealimize durmadan, yorulmadan yürüyecektir."19 Mayıs 2007
  • "Gençler, siz almakta oldugunuz terbiye ve irfan ile, insanlık meziyetinin, vatan sevgisinin, fikir hürriyetinin en kıymetli sembolü olacaksınız."
  • "Yetişecek çocuklarımıza ve gençlerimize görecekleri öğrenimin sınırı ne olursa olsun ilk önce Türkiye’nin bağımsızlığına, kendi benliğine milli geleneklerine düşman olan bütün unsurlarla mücadele etmek gerektiği ögretilmelidir."
  • "Ey yükselen yeni nesil! İstikbal sizsiniz. Cumhuriyeti biz kurduk, onu ila ve idame edecek sizsiniz."
  • "Herşeye rağmen muhakkak bir nura dogru yürümekteyiz. Bende bu imanı yaşatan kuvvet, yalnız aziz memleket ve milletim hakkındaki payansız muhabbetim değil; bugünün karanlıkları, ahlaksızlıkları, şarlatanlıkları içinde sırf vatan ve hakikat aşkıyla ziya serpmeğe ve aramaya çalışan bir gençlik gördüğümdendir."
  • "Türk Genci, devrimlerin ve cumhuriyetin sahibi ve bekçisidir. Bunların gereğine, doğruluğuna herkesten çok inanmıştır. Yönetim biçimini ve devrimleri benimsemiştir. Bunları güçsüz düşürecek en küçük ya da en büyük bir kıpırtı ve bir davranış duydu mu, "Bu ülkenin polisi vardır, jandarması vardır, ordusu vardır, adalet örgütü vardır" demeyecektir. Elle, taşla, sopa ve silahla; nesi varsa onunla kendi yapıtını koruyacaktır.Polis gelecek, asıl suçluları bırakıp, suçlu diye onu yakalayacaktır. Genç, "Polis henüz devrim ve cumhuriyetin polisi değildir" diye düşünecek, ama hiç bir zaman yalvarmayacaktır. Mahkeme onu yargılayacaktır. Yine düşünecek, "demek adalet örgütünü de düzeltmek, yönetim biçimine göre düzenlemek gerek"Onu hapse atacaklar. Yasal yollarla karşı çıkışlarda bulunmakla birlikte bana, başbakana ve meclise telgraflar yağdırıp, haksız ve suçsuz olduğu için salıverilmesine çalışılmasını, kayrılmasını istemeyecek. Diyecek ki, "ben inanç ve kanaatimin gereğini yaptım. Araya girişimde ve eylemimde haklıyım. Eğer buraya haksız olarak gelmişsem, bu haksızlığı ortaya koyan neden ve etkenleri düzeltmek de benim görevimdir."

İşte benim anladığım Türk Genci ve Türk Gençliği!

Gazneli siyaseti

24 Ağustos 2008 Pazar 11 Yorum »

Tarihimize baktığımızda,islamiyetin kabulunden sonra Türkler,İslam dini adına büyük işler başarmıştır.ilk müslüman Türk devleti olan Karahanlılar araplarla iyi ilişkiler kurmuş,islamiyeti yaymak için seferler düzenlemiş,ancak Türk ruhunu,Türk gelenek ve göreneklerini,Türk dilini devam ettirmişler.Ki İslam dinini kabul etmelerinin nedenide Türk töresine olan benzerliğidir.Hatta Arapların Türk dilini öğrenebilmeleri için uğraşıp Divanı Lugat-i Türk isminde(Kaşgarlı Mahmut)bir sözlük yazmışlardır.Böylelikle kendi benliklerini yitirmemiş ve Araplaşmamışlardır.

Gaznelilere baktığımızda ise bütün halk,askerler hatta meclistekiler ve sultan Türkçe konuştukları halde Arapça ve farsçayı benimsemişler,kendilerine özgü kültürlerinden sapmışlardır.Hatta Gazneliler diğer Türk boylarıyla savaşmışlar,Arap Emevi ve abbasi devletleri için savaşmışlardır.Yani benliklerini yitirip,kendi halkı için değil,başka halklar için çalışmışlar,kendi halkını unutmuşlardır.

Bu iki devleti karşılaştırdığımızda sizce bugünkü Türk Devleti Karahanlıların yaptığı siyasetimi,yoksa Gaznelilerin siyasetini mi uyguluyor?Yoksa daha da öte Türk halkı dışındaki diğer dünya milletlerini mi düşünüyor,yoksa biz Türk halkını mı? 

din sömürgesi

24 Ağustos 2008 Pazar 6 Yorum »

  Emperyalist dünya başta amerika bize dini kullanarak eline geçirmek,bizi sömürgesi yapmak,hatta vatanı parçalayıp bölmek istiyor.Bunu görebilenlere bravo,görmek istemeyenlere ise yazık.Din gibi insanlık üstü bir kavram;politikanın,ele geçirmenin,üstünlük kurmanın,başa geçmenin ve istediğini yaptırmanın bir parçası olarak kullanılıyor?

 Kutsal kitabımız Kur’anı Kerim’i neden anlamaya ve çözmeye çalışmıyoruz,hiç ama hiç anlamadan sadece arapça telaffuzunu öğrenip sevap kazandığımıza seviniyoruz,birazda Türkçesini okuyalım ve gerçekleri bilelim,

çünkü Kur’an değişmemiştir,oysa herbir din bilgini ayrı fikirleri savunmaktadır,Türkçesini okuyup gerçekleri görelim.

(Yaşar Nuri ÖZTÜRK’ün Allah İle Aldatmak isimli kitabını okumanızı şiddetle tavsiye ederim.)

çocuklarımız…

24 Temmuz 2008 Perşembe 13 Yorum »

Biz yapamadık,biz bu vatanı,bu ülkeyi kurtaramadık!

Amerikan ve avrupa emperyalizmi döndürdü başımızı,

Azaldık,gün geçtikçe azaldık,

Ve düşüncelerimizi,En derin,En doğru fikirlerimizi anlatamadık!

Gazi’nin yolunda yürüsekte,bir adım bile yol alamadık,

Gün geçtikçe geriledik,zayıf düştük tükendik.

Ancak umudumuz var;

Biz belki yapamayız ama çocuklarımız,gelecek nesil,

Onlara güveniyoruz,

Bugün azalsakta,yarın bir olur,çoğunluk oluruz,

Ne vatan hainleri,ne yobazlar,ne fettullahçılar,

Ne irtica,ne yeşil bayrak,

Ne amerika nede ab,

Duramaz elbet önümüzde,

O gün gelir,O gün Türkiye Cumhuriyeti’nin İstiklal günüdür!

 

tebrikler BURDUR.

11 Temmuz 2008 Cuma 4 Yorum »

  Sonuncusu yapılan oks sonuçları açıklandı.Oks de en başarılı il,memleketim Burdur oldu,tüm Burdur’lu öğrencileri tebrik ediyor,başarılarınızın devamını diliyorum,

inşallah memleketimizden daha çok Mustafa BALBAY’lar çıkar.

yyecep tayyip.

11 Temmuz 2008 Cuma 2 Yorum »

19 mayıs 1919…

18 Mayıs 2008 Pazar 3 Yorum »

  Kurtuluşun başladığı gündür o gün.Ve seneler sonra bugün yeni bir kurtuluş savaşına girdik,Atatürk’ün başlattığı özgürlük mücadelesini ilelebet devam ettireceğiz!!!!Bizim gibi düşünmeyen herkez bizden korksun!!!

  Yarın yani 19 Mayıs günü bizler hepimiz,taraflı gazete ve medyaya inat sadece ve sadece cumhuriyet gazetesi alacağız,sizde öyle yapın ki,bu ülkede uyumayanlarında olduğu anlaşılsın…..

  Herkeze saygı ve sevgilerimle..

 

SAYGIYLA ANIYORUZ…

6 Mayıs 2008 Salı 8 Yorum »

   ÖZGÜR  VE  BAĞIMSIZ  TÜRKİYE’NİN SAVUNUCUSU,BU EMEL UĞRUNA 6.FİLO’YU DENİZE DÖKEN  VE  DAHA  24  YAŞINDAYKEN BİR DARAĞCINDA İDAM EDİLEN  DENİZ GEZMİŞ’İ  VE  ARKADAŞLARINI  SAYGIYLA  ANIYORUZ.

BİR TÜRK GENCİNİN ATA’YA HİTABI

3 Mayıs 2008 Cumartesi 7 Yorum »

ATATÜRKÇÜLER MUTLAKA OKUMALISINIZ COK GÜZEL BİR TÜRK GENCİNİN ATA’YA HİTABI

          Sevgili Atam; Sana bu hitabeyi 33 yaşına girmiş, gelecek güzel günlerden çoktan umut kesmiş, temel eğitimini tamamlamış ve ancak şimdilerde seni tanıyabilmeye başlayan, Türk istikbalinin evlatlarından biri olarak yazıyorum.
  Seni ilk gördüğüm günü dün gibi hatırlarım. İlkokul birdim. Miniciktim.
Elimde beslenme çantam,önlüğümün cebinde annemin sevgisi, sınıfımda bilim öğrenecektim. Karatahtanın dört parmak üzerine ortalanmış çerçevenin içinden bana bakıyordun. Bakışların keskindi.
ABC’den sonra ilk öğrendiğimdin; Mustafa Kemal’din. Çocuktum…
Bana, bize, tüm dünya çocuklarına bayram armağan etmiştin. Armağanını, uygun adım sol-sağ-sol, Sol-sağ-sol kutladık… Kaçımızın ayağı su toplamıştı,kaçımız bayılmıştık… Biz bayramlarda ağlayan çocuklardık (ne zaman salıncakta sallanan fotografını görsem, geçen 23 Nisan’lara yanarım.)
  Ortaokul ve lisede hep seni anlattılar bana… Dünyaya ancak yüz yılda bir gelen dahiydin… Şahin bakışların vardı,hürriyete aşıktın… En azılı düşmanlarına karşı bile merhametliydin, Ama savaş meydanlarında karşında kimse duramazdı.
Aslandın, kaplandın, kartaldın, panterdin…
Özgür geleceklere açılan pencereydin. Sözün özü benim sevgili Atam;
kodumu oturtan, milli eğiticiler böyle anlatmışlardı. Beni milli bir şekilde eğitenler, failatün, failün, mefailün,failün ölçü sistemini, Niagara Şelalesi’nin yükseklik ve debisini, yes, it is a pencil demesini, Deli İbrahim’in küpesini; bir bir kafama yerleştirdiler de; bana senin insan yönünü anlatmadılar.
  Sigara tiryakisi olduğunu, rakı içtiğini, aşık olduğunu, evlendiğini,
boşandığını, kim bilir kaç geceler savaş meydanlarında cesetlere bakıp,için için ağladığını, özlemlerini, hasretlerini, geleceği kazanmaya dair fikirlerini anlatmadılar. Bana, bize, tüm dünya gençlerine bayram armağan etmiştin. Armağanını, uygun adım sol-sağ-sol, sol-sağ-sol kutladık… Kaçımızın ayağı su toplamıştı. Kaçımız kıçına yediği sopa yüzünden altına işemiştik. Biz bayramlarda bunalan gençlerdik
( ne zaman baloda smokinli fotoğrafını görsem, 19 Mayıs’lara yanarım).
  Bir yandan; heykellerini diktik, dağa-taşa silüetlerini çizdik, her kitaba, her yazıya mutlaka senden alıntılar yerleştirdik. Bir yandan; her işin kolayına kaçtık, ticarette kazık attık, üretim yerine kopyaladık, bilim adamlarını sindirdik, aydınları yargıladık, yoktan yere nice vatan hainleri ürettik, çoktan yere nice amaçsız gençler yetiştirdik. Zeki, çevik ve aynı zamanda düzenciydik. Eğitimi siyasete kurban verdik, Ekonomiyi siyasete kurban verdik, aydınlık olması gereken gelecekleri siyasete kurban verdik. Varlığımız siyasi emellere armağan oldu…
  
 Benim biricik Atam;
Biz Demokles’in kılıcını sapından değil keskin yanından tutmayı marifet bildik. Senin ruhunu gıdım gıdım içtik, tükettik… Tükettik…
Tükettik… Dedemden babama, babamdan bana politikacı tabiriyle ‘enkaz devralmış’ bulunmaktayız. Bu gidişle biz, çocuklarımıza devredecek enkaz bile bulamayacağız… Türk’tük, doğruyduk, çalışkanlığımız şüpheli; birinci vazifemiz; Türk istiklalini ve Türk Cumhuriyeti’ni ilelebet muhafaza ve müdafaa etmek, ülkümüz;
yükselmek, ileri gitmekti… Uzun bir yoldu… Yorucu ve yıpratıcıydı…
Adidas’larımız eskidi, McDonalds’ta mola verdik. Belki de ‘Bir Türk dünyaya bedeldir’ deyişini biz ‘Her Türk dünyaya bedeldir’ anladığımız için emanetini, 1 milyon beş yüzseksen bin kat küçültmeyi becerdik…
  Verdiğin en önemli görev: Bu ahval ve şeriat içinde dahi vazifem
Türk istiklalini ve cumhuriyetini İlelebet muhafaza ve müdafaa etmektir, bilirim. Muhtaç olduğum kudretin, sana güvenimde mevcut olduğunu belirtir, ellerinden hasretle öperim… 
 Baştan sonuna kadar okuyanlara teşekkürler sizler gerçek bir
Atatürkçü’sünüz bence
  YER : TÜRKİYE
  YIL   : 1938
  SAAT: 09:05
  ATATÜRK ÖLÜYOR,
ARADAN ONLARCA YIL GEÇİYOR
  YIL   : 2007
  ATATÜRK TEKRAR DÜNYAYA GELİYOR…
  DOĞRUCA MECLİSE GİDİYOR, MEMLEKET NASIL YÖNETİLİYOR GÖRMEK İÇİN…
  MECLİS KAPISINDA CUMHURBAŞKANI, BAŞBAKAN, DEVLET BAKANLARI KARŞILIYORLAR. SALONDA EN ÖNE OTURTUYORLAR VE O GÜNKÜ ÜLKE SORULARI TARTIŞILIYOR… OTURUM BİTİYOR, ATATÜRK’Ü MECLİS LOKANTASINA GÖTÜRÜYORLAR, YEMEKTEN SONRA OTELE GÖTÜRÜP YATIRIYORLAR….
  ERTESİ SABAH OTELDEN ALMAYA GİDİYORLAR, ATATÜRK ÜN ODASI BOMBOŞ..!! VE MASANIN ÜZERİNDE BİR KAĞIDA YAZILMIŞ ŞU SÖZLER VAR:
  ‘EFENDİLER…
  BEN İSTANBULA GİDİYORUM,
  ORDAN BİR VAPURA BİNİP TEKRAR SAMSUNA ÇIKACAĞIM.
  ÇÜNKÜ, BU ÜLKENİN BİR KURTULUŞ SAVAŞINA DAHA İHTİYACI VAR…’
BU KADAR ANLAMLI BİRŞEY DAHA YOKTUR SANIRIM BU ÜLKEMİZ İÇİN…
Şimdi, diğer saçma sapan mailler yerine bu tür mailleri forwardlamak
daha önemli değil mi ? Bu maili birilerine forwardlamazsan kimse sana
kızmayacak, bir dileğin gerçekleşmeyecek yada msn iconu maviye dönüşmeyecek, sadece gerçekleri, içinde bulunduğumuz durumu öğreneceksin…
  Ve ülkemizin ne tür bir durum içinde olduğunu….. UNUTMA; sen bir TÜRK evladısın…
  VE MUHTAÇ OLDUĞUN KUDRET DAMARLARINDAKİ ASİL KANDA MEVCUTTUR!!!
                    NE MUTLU TÜRK’ÜM DİYENE!!!(ALINTIDIR)

Merhabalar…

2 Mayıs 2008 Cuma 7 Yorum »

     Benim yazılarımı okuyan,bana katılan ve benimde onlara katıldığım herkese merhabalar.

     Artık hükümet halkın güvenini kaybetti.Uzatmaları oynuyor.Hükümete güvenenler bile onları savunurken  yanlızca geçmişteki hükümetleri örnek gösterip hem bizi hemde kendilerini inandırmaya çalışıyorlar.Bende isterdim ülkenin geliştiğini görüpte savunma yapmalarını,fakat iyi diyebileceğimiz ne yaptılarki?

     Ayak takımı diye(afedersiniz ama benim lafım değil) hitap ettikleri işçi ve emekçileri ayaklar altına aldılar.Emeğe saygı göstermediler,işçiyi perişan ettiler.Halbuki unutmuşlar,onlar bu ülkenin gerçek sahipleridir!

     Ananıda al git dediler çiftçimize,onların bel kemiği olan mazota ve gübreye zam üstüne zam yaptılar.Halbuki unutmuşlar,onlar milletin efendisidir!

     Memurun halide ortada,onlarada %2 zam yapıp,çocuk parası vereceğiz dediler ve çocuk başına 7 ytl ödediler ve yetmezmiş gibi en az 3 çocuk yapın dediler!

     Fazla uzatmayalım,laikliğe dil uzattılar,anayasaya el attılar.Ancak asla halkı düşünmediler.Herşeye yetkisi olan başbakan pirinç fiyatları artınca "pirinç yemeyin" diyebildi,böylece bulgur fiyatıda yükseldi.Fakat çiftçimizin ürettiği herşeye zam gelirken,çiftçimizin cebine giren para çıkan paradan yine az.

     Emeklilik yaşını uzattılar,ülkenin Cumhurbaşkanı bile çocuğunu sigortalı yaptırdı,peki yaptırmayanların hali?…

     Peki size soruyorum,şimdiki hükümete bir sonraki seçimlerde oy verecek kim kaldı geriye?

Sayfalar : [1] 2


Mynet Blog WordpressMU alt yapısını kullanmaktadır.