ROMA;SANATIN TARİHİN VE DİNİN İÇ İÇE GEÇTİĞİ ÜÇBİN YILLIK BİR KENT…
27 Mayıs 2008 Salı | Kategori Seyahat | Etiketler : roma dÜnyanin baŞkentİ !!! İhbar EtROMA ŞEHRİ NASIL KURULMUŞTUR.
Bir efsaneye göre Roma kenti MÖ 753’te Romus ve Romulus tarafından kurulmuştur. Bu efsaneye göre Romulus Roma’nın kurucusu, Romus ise onun ikiz kardeşidir.
Bir kent kurmaya karar veren Romus ve Romulus, dişi kurdun onları emzirip büyüttüğü yeri seçerler. Romulus, Palatium (günümüzde Palatino) Tepesi’nin çevresine bir duvar örmeye başlar. Romus yaptığı duvarın çok alçak olduğunu ileri sürerek kardeşiyle alay eder ve kanıtlamak için üzerinden atlar. Öfkesine yenik düşen Romulus, Romus’u öldürür.
Hakkında söylenebilecek her şeyin zaten söylenmiş olduğuna" inanılan Roma, sanatın, tarihin ve dinin iç içe geçtiği üç bin yıllık bir kent.
Sanki, İtalyan yönetmen De Sica’nın "Bisiklet Hırsızı" adlı filminin geçtiği sokaklarda yürüyoruz sürekli!..
Tiber Nehri’nin iki yakasına kurulmuş olan Roma, dünya tarihindeki belirleyici rolünü asırlar boyu sürdürdüğünden olsa gerek "dünyanın başkenti" ünvanına lâyık görülmüş.
Efsaneye bakılırsa, kentin tarihi İ.Ö. 753′lere dek uzanıyor. Dişi bir kurtun emzirdiği Romulus ile Remus adlı ikizlerden Romulus kenti kurar ve surların temellerini, beyaz bir inek ile beyaz bir öküzün çektiği sabanın bıraktığı izle belirler. İkiz kardeşini alaya alan Remus ise bir sıçrayışta sınırı aşar, Romulus da onu öldürür.
Böylece, kuruluşuna bile kardeş kanı karışır Roma’nın!..
Tepenin yamacında bulunan Santa Maria Kilisesi, Juno’nun (Eski Romalıların evlilik tarıçası), Jupiter’in Minevra’nın tapınaklarının bir zamanlar bulunduğu yeri işaret etmektedir. Ancak; Vittoriano Anıtı’nın iri gövdesi bu güzellikleri sokaktan geçerken görmenizi engeller. Bu anıt 19. yüzyılda yapılmış olup Venezia Meydanı’nı tepeden görmektedir. Aynı zamanda, Mussolini eskiden burayı genel karargahı olarak kullanmaktaydı. Eski Roma’dan günümüze kadar en iyi şekilde korunarak getirilen Pantheon, Hadrian tarafından 12 Tanrı için yaptırılmıştır. Rotondo Meydanı’na tepeden bakan Pantheon, Navona ve Corso Meydanlarının da ortasında bulunmaktadır.
HER KÖŞE BAŞINDA BİR TARİH
idari ve kültürel hayatının merkezidir. Tipik özelliklerini gösteren en önemli noktaları; Piazza del Campidoglio, Via dei Fori Imperiali, San Pietro Meydanı, Pincio, Villa Borghese, Gianicolo Tepesi ve antik Appia karayoludur.
Roma’yı mümkün olduğunca yürüyerek gezmeye çalışın. Her sokağı her binası size ayrı bir zevk verecek, ayrı bir dünyanın kapılarını aralayacaktır. Müzeleri, galerileri, caddeleri, sokakları, "Pentheon Tapınağı" ile hepsi ayrı bir dünya sanki.
Colosseum: İki bin yıldır dimdik ayakta kalmayı başaran bu yapı, Roma’nın sembolleri arasında yer alıyor. Bir zamanlar vahşice eğlence uğruna, gladyatör ve hayvan dövüşleri yapılan bu mekanda şu anda, 50 bin kişilik kapasitesiyle turistlere görsel bir şölen sağlıyor. Bu muazzam yapı günümüzde görselliği kadar geçmişinde yaşanan hikayeleri ve efsaneleriyle de çok dikkat çekicidir.
Aşk Çeşmesi: Dilek tutmaya ne kadar inanırsınız yada inanmazsınız bilinmez ama! Roma’ ya gelen herkesin mutlaka görmesi gereken bir yerdir. Romalılar özellikle gençler ve şehri gezmeye gelen turistler tarafından Roma’nın merkezi buluşma yeri ilan edilmiş sanki! Dilek tutma inançlarından güzelliği gölgelenmiş gibi olsa da, siz kendi gözünüzle gördüğünüzden dolayı bu görüntüyü hiçbir
İspanyol Merdivenleri: Bu merdivenler mermer bir merdiven olmanın dışına çıkıp, Roma’nın özelliğine özellik katan yerlerden biridir. Merdivenlerin en tepesinden görünen Roma’yı seyre dalmak etraftaki çiçeklerin kokusunu içinize çekmek ayrı bir duygu.
Viale del Vaticano - 06 6988 3333
Dünyanın en ünlü müzelerinden birisidir. Mısır, Etrüsk, Roma, Rönesans ve Barok eserlerinin arasında, Michelangelo, Rafaello, Caravaggio ve Canova gibi ünlü sanatçıların eserleri de bulunmaktadır. Müzede öncelikle Sistina Şapelinin (Capella Sistina) ziyaret edilmesi tavsiye edilir. Pazartesi kapalı. Giriş; 7 Euro, her ayın son Pazar günü ücretsizdir. 08:45 - 16:45 arası açıktır.
Musei Capitolina
Piazza del Campidoglio -
Sadece Roma’nın değil Dünya’nın en önemli müzelerinden birisidir. Müzenin yanı sıra, Conservatori sarayı ile Resim Galerisi de gezilebilmektedir. Pazartesi kapalı. Giriş; 09:30 - 19:00 arası açıktır.
Piazza Scippione Borghese, 5 - 06 328101
Villa Borghese Parkının içerisinde bulunan Borghese Villasında sergilenen en onemli eserler; A. Canova‘nın yapmış olduğu Venere Vincitrice, G. Lorenzo Bernini‘nin yapmış olduğu David (1623), Apollo e Dafne, (1622-1625), Il ratto di Proserpina (1621-1622), ve La verità (1646-1652) dir. Ayrıca, Lorenzo di Credi, S. Botticelli, Fra Bartolomeo, Rafaello, Andrea del Sarto, Pinturicchio, Bronzino, Caravaggio, P.P.Rubens, Gian Lorenzo Bernini, Correggio, G. Bellini, D.Dossi, Tiziano, Barocci’nin yapıtları de sergilenen eserler arasındadır. Pazartesi kapalı. Giriş; 5 Euro, 09:00 - 21:00 arası açıktır.
Piazza del Colosseo Roma’nın sembolü olan Flaviano anfitiyatrosu, M.S. 72′de inşa edilmiş ve 50.000 kişiliktir. Giriş 5 Euro. 09:00 - 17:00 arsı açıktır.
İspanyol Elçiliğinin bulunduğu meydanda görülecek en önemli yer Trinita dei Monti Kilisesi ile İspanya Meydanı’nın arasında yer alan İspanyol merdivenleridir (La Scalinata dei Trinita dei Monti). Merdivenlerin yukarısından Roma’ya kuşbakışı yapılabilir , sokak ressamlarına resminizi yaptırabilirsiniz. Piazza Spanga ve çevresi, İtalya ve Dünyaca meşhur markaların bulunduğu mağazalar ile çevrilmiştir.
Piazza Navona
Bir zamanlar Roma Stadyumunu bulunduğu yer bugün sokak ressamlarının, falcıların, sokak panayırlarınımekanı olmuştur. Meydanda bulunan ünlü kafelerde Capuccinonuzu yudumlarken, G. Lorenzo Bernini’nin meşhur 4 ırmak havuzuna bakarak geçmişe dönebilirsiniz.
Roma’nın en ünlü ve en iyi korunmuş anıtlarından birisidir. Hadrianus tarafından yeniden inşa edilen anıt, daha sonraları kiliseye dönüştürülmüştir. Bugün, Roma’nın en güzel meydanlarından birisinde bulunan Pantheon, İtalya’nın ünlü krallarının yanısıra Rafaello’nun mezarına ev sahipliği yapmaktadır.
San Pietro Bazilikası
San Pietro Dünyanın en büyük, en meşhur ve en herikulade kilisesidir. İnşaatı yakalşık 125 yıl süren kilisede Michelangelo’yu meşhur eden Pieta heykelini de ziyaret ettikten sonra, Kubbeye çıkarak Roma’ya kuşbakışı yapabilirsiniz. Kubbeye çıkış ücreti 3 Euro ve açılış saatleri 08:00 - 18:00 arasıdır.
ROMAYA GİDİNCE
Restaurantlarda " house wine " icilir.. sokaklarda kaybolunur..
Via delle Carrozze’de bulunan Toto adli restauranta gidilir bir aksam, makarnalari ve risottolari afiyetle yenir.
Piazza di Spagna’daki Leonardo Cafe’de ogle yemegi yenir, salatalari ve izgara sebzesi tavsiye olunur. Bu cafe’de calisanlar cok sicak ve Turkce biliyorlar cok az da olsa, Turkleri gorunce seviniyorlar. Hemen Ispanyol Merdivenlerinin orada.
Grand Plaza Hotel tavsiye olunur..Orada kalmasaniz bile, otelin icine bir girip bakin duvarlarina..yakinda otelle ilgili de bir yazi sunacagim sizlere, fotograflarla birlikte..
Via Condotti oldukca guzel ve ilginc bir alisveris sokagi..oraya gidilir, alisveris yapilir..
taksilere dikkat edin…para ustlerini sayarak alin..bazen kendilerince " cinlik " yapiyorlar.
Benetton’da uzeri Roma yazili rengarenk tshirtler var, onlardan alin.
Vatikan’a ( St. Pietro ) gidecekseniz sabah erken gidin, Vatikan’i bekleyen askerler bir tek cocuklarla fotograf cektiriyorlar, buyuklere yasak!
St. Pietro’dan dumduz yuruyerek kaleye ulasin, oradan kopruden karsiya gecip sokaklarda kaybolun, detaylar icin gozunuzu dort acin.. Yemek sonrasi grappa veya limoncello icmeyi ihmal etmeyin.. Roma’nin dondurmalari da con unlu ve cookk guzel, Gelateria’larda cesit cesit dondurma yiyin, limoncellolusu tavsiye olunur.Ispanyol Meydanindaki Tea Shoplarda cay ve kurabiye esliginde sohbetler edin. Ask cesmesine para atin, dilek tutun, havuza sirtinizi donuyorsunuz, 3 adet bozuk para atmak adettenmiş:) dileklerinizden biri de Roma’ya geri gelmek olmalıymış :)
