Mynet | Blog Anasayfa | Email
Favorilerime Ekle | Giriş


Sarı yaşamın rengidir bende…

(4 Oy, 5 üzerinden 5 puan )
Loading ... Oyunuz Gönderiliyor ...
11 Ekim 2008 Cumartesi | İhbar Et | Etiketler : umut her zaman vardı

YILLAR GEÇSEDE ÜSTÜNDEN, BU KALP SENİ UNUTUR MU?

Hani bazan, karmaşık şeyler hisseder insan.Aklı bugünde de olmaya çalışsa, zihni geçmişe takılır..Çünkü o geçmiş aslında, bugündür, yarındır..

Aklıma Güz sabahları geliyor, hani derler ya, "laf vaktinde açılır"..Bu da öyle işte..

Ben sonbahar sabahlarını sevdim hep, öyle sanıyorum ki hayatı, toplamda sevmeye programlanmışım..Kışı bile seviyorum, ama birazcık..Ne diyordum evet, güz sabahları..

Çocukken de, okulu sevdiğimden olsa gerek Eylülü çok severdim..Hava hala sıcak olurdu ama, sabahlar özellikle bir başka kokardı her türlü ağaç ve çiçek…Ve okul vakti bende nasıl heyecan yaratırdı..

Nasıl sevinerek okul yoluna koşardım..Adımlarım sakinde görünsede dışardan, yüreğim güm güm atardı..

Ve Ekim…

O daha sonraları sonbaharın ve aslında ömrümün, adı oldu bende..

Başka bir Ekim ayının anısını paylaşmak istedim bugün..Hani çok zor bir şey atlatırsınız ya hayata dair, yaşamla ölüm arasında kalırsınız..Yaşamın ne kadar değerli olduğunun farkına varırsınız bir kez daha yeniden ve yediğiniz bu ağır darbenin etkisiyle şaşırırsınız..

Her şey yeni bir anlam kazanır..Kendi kendinizi yeniden ölçer biçer, yaşamınızı teraziye vurarsınız..Üstelik artık daha doğru ölçersiniz kendinizi, çünkü ne kadar zayıf olabileceğinizi görmüşsünüzdür hayatın silahları karşısında..Acizliğinizi farkederek güçlenirsiniz, ne çelişki değil mi?

Hatta sizin yaşama dönüş neşteriniz, başkaları için bir başlangıçla aynı güne bile rastlayabilir..Başkalarının hayatına girmek hiç farkında olmadan, ne de kolaydır aslında..Hiç hissetmezsiniz..Belki bir merdiven başında, belki başka bir salonda, anlamazsınız..Çok sonraları öğrenirsiniz başka hayatlar üzerindeki yıkıcı etkinizi, başınız duvara vurmuş gibi olur, oturduğunuz yerden kalkamazsınız, kendinizden nefret edersiniz…

Ama o Ekim başkadır sizin içinde..Kendi kendinize bir karar alırsınız..Bu yıl benim için belki son olacak o yüzden elimden gelenin en iyisini yapmalıyım dersiniz..Asıl istediğiniz tamamen kendiniz olmaktır aslında, fazla bir şey değil..Çok da garip ama, artık temelli gitmekten de korkmazsınız…Cesursunuz..

Olduğunuz gibisinizdir artık, ruhunuzu özgür bırakırsınız. Gülmeyi keşfedersiniz yeniden, bu en olmadık zamnda..Hayat çok ilginç..Eskiden beri keşfetmeyi seversiniz ya..Tam vakti..Burası keşif yapılabilecek en yüksek yer sanki..Panoramik hayat terası..Her şey kuşbakışı..

Evet Bir Ekim ayı hatırlıyorum bende..Ve aslında bir başlangıç…Gitmeden bitmeyecek olan..O başlangıç çok yönlü, hangi yanını anlatsam..Ama kısaca diyorum ki, ben beni keşfettim gülen yüzümü, umut çiçekleri açtı gönlümde, onları sundum çevreme..Karanlık labirentlerde bir ışık geçti önüme..Bana beni anlattı, sabırla sevgiyle..Ve ne büyük bir şefkatle..Hayatımın ışığı oldu..Benim en çok ihtiyacım olan dönemde üstüme yağan bir çiçek sağanağıydı belkide, en çok gül, papatya ve gelincik..Yaşamla aramda bir sevgi köprüsü kurdu..Hani derler ya, beni hiç kimse bu kadar çok sevmedi diye..Ben o çiçekleri tek tek anlatmaya çalıştım sadece, sağanağın sahibine..Bana sunduğu sevgiyi yansıttım kendince..Her çiçekte ona ayrı bir teşekkür ve sevgi sundum elimden geldiğince…Yüreğim sunak taşındaydı, bütün içtenliğiyle..

Ve aslında, çok da başaramadım…

Anlatamadım, bunca zamana rağmen..

………………

 

Yorumlar




Yorum yazmak için Giriş yapınız
Mynet Blog WordpressMU alt yapısını kullanmaktadır.