Mynet | Blog Anasayfa | Email
Favorilerime Ekle | Giriş


Kızkalesi….

(1 Oy, 5 üzerinden 5 puan )
Loading ... Oyunuz Gönderiliyor ...
29 Ağustos 2008 Cuma | İhbar Et | Etiketler : kızkalesi

UZUN YILLAR ÖTESİNDEN, HATIRINI SORAYIM MI?

Burası doğu Akdenizin simgelerinden biri..

Kızkalesi…

…………….

Gelelim Kızkalesi’nin hikâyesine. Kızkalesi’nin hikâyesi ise oldukça ilginç.

Kızkalesi’nin ilginç hikayesi..

Bir zamanlar bölgede yaşayan kralın , çok sevdiği bir kızı varmış. Söylenceye göre bir falcı Krala , kızının yılan sokarak öleceğini kehanetinde bulunmuş..

Bunun üzerine Kral kızını koruyabilmek için denizin içinde bir kale yaptırmış.

Aradan zaman geçmiş, kız kalenin içinde büyümüş..Fakat efsane bu ya kaçınılmaz, prenses için getirilen meyve sepetinin içinden çıkan yılan onu sokarak öldürmüş.

Geride ise yalnız bir Kral kalmış. Bu yaşananlar denizdeki kalenin adının Kız kalesi olarak kalmasına neden olmuş.

Kızkalesi, Corcyus antik kenti ve kalıntılarından 800-1000 m. aşağıda ve Akdeniz’in içindedir.

Korikos sahil kalesinin 200 m. açığında Korikos sahil kalesinin küçük adacık üzerindeki kaleye "Kızkalesi" deniyor.
Büyük bölümü ayakta olan Kızkalesi’nin kuzey ve güney uçları sekiz kuleyle korunmuştur.Kalenin dış çevre uzunluğu 192 m.dir.

Kızkalesi ile sahildeki kale denizden bir yolla bağlanmış, denizden gelecek saldırılara karşı önlem alınmıştı.

Kıyı ile bağlantısı zamanla M.Ö. IV.yüzyılda Hellenler tarafından kurulan, Roma ve Bizans dönemlerinde gelişen Corcyus, XIII.yüzyılda önemli bir limandı. Kale,denizden gelecek saldırıları engellemek amacıyla yapılmıştı.

İçinde bir kilise kalıntısı bulunmaktadır.

Karamanoğlu İbrahim Bey tarafından 1448 yılında onarılan Kızkalesi bugün İçel turizminin sembolü haline gelmiştir.

(Alıntı)

…………………….

Krallar, kraliçeler, prensesler ve öyküler..

İnsanlar en çok sevgi üzerine öykü üretiyor…En çok onları, okumayı yazmayı ve dinlemeyi seviyor..

Üzerine, yazılması konuşulması en değer bulunan kavram bu belki de…

Ama sonuç da, kral kızıda olsa, kalelerde de korunsa "tedbir takdire, engel olamıyor"  ve ölümden kimse kurtulamıyor..

Yılan sokmasa ne olurdu sanki??

Prensesimiz yine ölmez miydi, üç beş yıl, bilemedin yirmi yıl sonra..

Hayat hiç kimsenin kazanamayacağı bir oyun değil mi sonuç da?

Sonu mutlaka ölümle bitecek olduktan sonra..

…………….

Sahilde Kral babaya ait kale ve karşıda kızı için yapılan hala ayakta duruyor..

Hala etrafları insanlarla dolu..Özelikle sıcak yaz günlerinde..

Tek farkla; onların sahipleri artık bu dünyaya ait değil. En azından bildiğimiz anlamda. 

O taş binalar ne kadar insan gördü..

Etrafında kıyılarda yüzerken insanlar mutlu mesut, acılı bir gülümsemeyle, izliyorlar belki de..

Baba kızının engelleyemediği ölüm acısını, kız ise yaşayamadığı yılların ezikliğini dalgalara söylüyordur kimbilir…

…………….

Etrafta zakkum ve mimoza ağaçları…

Selamlar içtenlikle..

…………….  

Yorumlar




Yorum yazmak için Giriş yapınız
Mynet Blog WordpressMU alt yapısını kullanmaktadır.