Leylakların altında…
30 Haziran 2008 Pazartesi 17 Yorum »

OLAĞANÜSTÜ RENGİYLE, KOKUSUYLA, GÜZELLERDEN BİR GÜZEL..
Biraz geçti vakti leylakların, en soğuk yerlerde bile soldu o güzel renkleri..
Ama ne gam..Sonuçta leylak da gönlümüzün güzellerinden biri değil mi?
Gönülde açan bir çiçek mevsim değişse de solabilir mi?..
…………………………
LEYLAK
Zeytingiller familyasından, 20′ye yakın türü bulunan, bahçe ve parkların süslenmesinde çok kullanılan soğuklara oldukça dayanıklı bir ağaççıktır.
3-4 metre boylanabilir. Avrupa ve Asya‘da yetişen salkım biçiminde güzel kokulu çiçekler açan leylak cinsi üyeleri, bahçelerde süs bitkisi olarak yetiştirilirler.
Yaprakları parlak yeşil renkte, kenarları düz ve kalp şeklindedir.
Bir yıllık dalları üzerinde bulunan çiçekleri bahçe süslemesinde kullanıldığı gibi kesme çiçekçiliktede kullanılır.
Çeşitli melezlemelerle yalınkat veya katmerli, beyaz, pembe, kırmızı, açık ve koyu mor, ebruli, krem renginde çiçekler açan pek çok türü elde edilmiştir.
…………………………..
Yeni doğan bir bebek nasıl süt içmeksizin büyüyemiyor..Bizde yaşamak için doğaya o kadar muhtacız aslında…
Pahalı arabalar, süslü giysiler, büyük evler…
BÜTÜN BUNLAR DOĞANIN YERİNİ ALABİLDİ Mİ?
İs kokulu, bir yerden bir yere ulaşmanın çiçle halini aldığı, kirli bir deniz manzarasına sahip gökdelenlerimiz, gönlümüzün ihtiyaçalına çare olabildimi?*
Toprağa bile basamada, büyüyen çocuklarımız, gerçekten sağlıklı olabildi mi??
………………………………………
Ne alaka değil mi??
Bilmiyorum..
Leylakla ilgili yazarken, o güzel çiçeğin isminin bile bir güzellik olduğunu, ömrünce hiç leylak görmemiş birinin bu eksikliği hissedip hissetmediğini, bütün bunlardan mahrum büyümek zorunda bırakılacak, gelecek nesillerin hesabını nasıl vereceğimizi düşündüm..
Öyle güzel bir ağaçtıki..
Bir kere rengi çok güzeldi..
Tanımlanamayacak rüyalar gibiydi..
Yeşil yaprakların arasında, salkım salkım birer küçük buket gibiydi..
Sevgiyle bir araya getirilmiş küçücük çiçeklerden oluşan..
Kokusuyla bu güzelliği tamamlamak ister gibiydi..
Yeşil yaprakların arasından masum masum bakan çok şirin bir bebek gibiydi..
Bazan hoyrat eller uzandığında, dallarına canı yanar gibiydi..
O bir yıl bekliyordu açmasını o çiçeklerin..Koparılmasa ömürleri sadece bir kaç hafta idi..
Anlamakta zorluk çekiyordu belkide, insanların dallarını kırmakta gösterdiği bu ona göre acımasız tavrı..
Ama bilmiyorduki bu ona karşı yapılan birşet değildi..
Bazan insanlar en çok sevdiklerine bile, ve hatta birde onları korumak adına zarar verebilirdi..
Bunlar sevgili leylağın anlaymayacağı çelişkilerdi..
O çok masum ve güzel bir çiçekti..
Güneşi sever, baharı hisseder, suyun da varlığında, sevgiyle, çoşkuyla, ve hesapsızca açardı sadece..
Kötülük bilmezdi..
………………….
Gönlümüzde iyiliğe dair herşeyin leylaklar gibi açması dileğiyle…
…………………







