Mynet | Blog Anasayfa | Email
Favorilerime Ekle | Giriş
 

EYYY ÖMRÜM ÖDEDİM BORCUNU ACILARIN, AZAD EYLE BENİ:(((

3 Eylül 2008 Çarşamba | Kategori Aşk 18

Yerde kıvranan kalbimin üstünde dansediyor acılar
koparıp göğsümden yerlere fırlattığım kalbimin
kimse dönüp bakmıyor
görmüyor ateşler içinde kıvrandığını kalbimin
eğilip almıyor ateşler içinde
yanıyor kalbim!
kalbim ahhh!!!

Yaprakları acılı rüzgarlada ürperen
yorgun bir dağ lalesiyim bir yol başında
yaralı ceylanların gözlerinde inliyor bedenim
ruhum bir cellâtınki kadar soğuk ve tedirgin
kirli bir hayatın karanlık odalarında
mil çekiliyor gözlerime
kör oluyorum!
dost bildiklerim hançerini saplıyor göğsüme
yaralanıyor canevim
kan damlıyor her yerimden
yüreğimden
ellerimden
gözlerimden
dudaklarımdan…
ahhh!!!

Zifir karası gecelerin acısı zaptediyor ruhumu
kalbimin en ince sızısından vuruyor hayat
ne güneş ısıtıyor üşüyen anılarımı artık
ne de insanlardan kaçıp sığındığım tenhalar
çıkmaz sokaklarda yitirdim yolumu, şaşkınım
şimdi yüreğim çırpınan yaralı bir kuş gibi çaresiz
kış kadar soğuk bedenim şimdi
param parça her yerim
bir ihanet sisinde yitirdim herşeyimi
yıldızlar göz kırpmıyor , ay küs
sisli geçen her gecenin ardından yağmuru bekliyorum

Ah!!! Diyorum,
keşke bende duygusuz yaşamayı becerebilseydim
yalanlar sıralayabilseydim, yalanların ardından
aç çocukların gözlerine bakıp utanmasaydım
yanmasaydım bu kadar dünyanın acısına
gözlerime perde çekip, unutabilseydim her olup biteni
ihanetlere incitmeseydim yüreğimi bu kadar

Ey ömrüm ödedim borcunu acıların, azad eyle beni
anladımki söz geçmiyor yüreğe tufandan sonra
bağışlamıyor hayat yüreğiyle oynayanı
el yordamıyla yürüyorum şimdi yürüdüğüm yerde
yalanlardan örülmüş bir duvarın kenarından tutunarak,
onurlulara mahsus acılı taşlara yürüyorum…
bir sümüklüböceğin kabuğunu sürüklediği çaresizlikle
sürüklüyorum bölük pörçük hayatımı ardımdan.

Ey kalbe saplanan hançer
ey ciğere işlenen kurşun
bu yürek artık ağlamamalı,
yanmamalı acılara bu kadar
ağır geliyor onurlu bir ömrün çekilen yükü
bir yanım deniz, bir yanım uçurum, bir yanım ateş
yalnız bir yolcuyum meçhule giden dümensiz bir gemide
gözlerimde kaç bin yıllık ah!
yüzme bilmediğini bile bile denize atıyorum kalbimi
alıp götürsün diye upuzun yanlızlıklara dalgalar

Yorgun bir dağ lalesinin hazin hikayesi hayatım
yaşama sevincimi yıllar önce
çiçekleri çiğnenen bir bahçede yitirdim
ağrılar içindeyim şimdi ah! mavi kuş
yorgunum, bitkinim, dargınım!
elini vermiyor hayat!
bir uçurum kenarında
ha düştüm düşeceğim

her gece bir yıldız kayıyor gözlerimden
yüreğimden bir dilek sönüyor her gece
bu yüzden hep yetimdir bir yanım
bir yanım aşka ve acıya ayarlı

enkaz oldum, toz oldum, duman oldum
(*)"ben bu kahrı çeke çeke yoruldum"
kara bir dumanla boğuluyorum şimdi
şimdi kara gecelerin kör kelebeği gözlerim
karanlıklar içindeyim dipsiz bir kuyuda
dolunay
bulutların arkasından
bakar
bakar
darılır…

ben
dolunaya
bakar
bakar
utanırım… 

BİR SONUN BAŞINDAYIM:?

3 Eylül 2008 Çarşamba | Kategori Aşk 14

Bir sonun başındayım
Yarın güneş doğacak mı benim için bilemem
Oysa daha yirmi beş yaşındayım
Doğarsa güneşim kurutsun gözyaşlarımı ben silemem
Bir sonun başındayım

Karanlıklar içinde ufacık bir noktayım
Varlığım, yokluğum kimin umurunda sanki
Sonu çıkmaz, geri dönülmez, daracık bir sokaktayım
Pişmanlık her insanın hamurunda inan ki
Bir sonun başındayım

Soğuk her şey soğuk sanki zemheri kışındayım
Ortasındayız sıcak bir ayın  oysa
Dondu cihan, dondu zaman ve ben hâlâ o son bakışındayım
Merak etme gidiyorum işte feveranın banaysa
Bir sonun başındayım

Kapandı kapılar ama ben hepsinin dışındayım
Geleceğim yok elimde geçmişe dönemem
Artık sadece bir kalp atışındayım
Ona da güvenemem
Bir sonun başındayım.

UNUTAMIYORUM:((

2 Eylül 2008 Salı | Kategori Aşk 4

hangi yöne dönsem

eflatun renkli dağların
buğusunu getiren bakışların

unutamıyorum…

yürüdüğüm yolların
dinlediğim şarkıların
tuttuğum falların
hepsi sana

bense
varlığının yoksuluyum

yorgunum…

açılmayacaksa çiçeklerin
bir daha
esmeyecekse rüzgarın

bırak
kalsın içimde
hazanlarım

ayrılığın hükmü vursun
yokluğunla beni
yavaş yavaş
sensizliğime alışayım

salma artık
gülüşünü gecelerime

sabahlarıma açılmasın
perdelerin…

çek ellerini güneşimden

çek ki gölgen
karanlığım olmasın

istemem…
al götür benden

bu sevda sende kalsın

RÜYALARIMA IŞIK TUTAN GÜNEŞİM

2 Eylül 2008 Salı | Kategori Aşk 21

Gece eteklerine yıldız toplarken
Gözleriyle ışık saçıyordu ay
Umutsuz gecelerde hıçkıran hayallerim
Bu gece de ağlıyordu karanlığa

Sensizliğin yamacına saklanmış düşlerim
Tenimde gülümseyen gözyaşının lekesi
Gözlerimde kızıl heyecan

Bir ben varım bu gece ayakta
Bir de cebimde hatıran
Kadeh kadeh yalnızlığı
İçerken karanlığın elinden
Sol yanıma değdi yokluğun
A ğ l a y a m a d ı m…

Bedenimde sonsuz bir çile
Yüreğimde sensizliğin çığlığı
Kirpiklerime takılır yazgılarım

Küflü sevdaların köşe başlarında
Kötürüm umutlara kök saldım
Dalsız bir yaprak misali kuruyorum

Yollarına sevda ektiğim yiğit
Rüyalarıma ışık tutan güneşim
Nefesim nefesin olsun
Gözlerin yol gösterenim
Gel de dinsin bu yalnızlık
Bu kara yazgı…..

BEKLENENSİN ÖZLENENSİN DİLEĞİSİN SENNNNN

30 Temmuz 2008 Çarşamba | Kategori Aşk 15

***Gönül yarasının, bir başka çiviyle iyileşmeyeceğini bilen bir yürekten "S" ana.. ***
Hayatının geri kalan kısmını seninle geçirmeye
İçinden defalarca kez "evet" demiş,
Kalan kısacık ömrü boyunca ne senin gölgen olarak ardında,
Ne engelin olarak önünde,
Seninle aynı yolda ve daima yanında olmaya and içmiş birinin
Yaşama sebebi olacaksın sen…

Atla da gel atına…

Uğruna,
"aşk" her kapısını çaldığında yüreğinin,
En içinde bir yerlerde
Aklının, doğru insanın sen olduğuna,
Kalbinin senin bir gün mutlaka gelecek olduğuna dair inancını
Asla kaybetmediği,
Ve her düştüğünde,
Mıh gibi gizlediği kadife kutularında saklı seni çıkartarak,
Sarılarak bunca özlemle,
Seni bekleyen bir kadının, ilk kez doğan güneşi olacaksın sen..

Atla da gel atına..

Yürüdüğü o uzun sahil yollarında,
Dalgaların ismini çarptığını duyarken kayalara,
Tüm kalbiyle seni dileyen bir yüreğin,
Nicedir kimselerin tutmasına izin vermediği,
Elini tutan ve ona aşkı sil baştan öğreten olacaksın sen…

Sabahları uyandığında senden çok önce merhaba demiş olarak güne,
Sana kahvaltılar hazırlayan tüm içtenliği ile,
Seni içine sığdıramayacak kadar çok seven bir kadının,
Erkeği olacaksın sen..

Çünkü sen,

Hastalandığında başında bekleyecek kadar gecelerce,
Şefkati ile,

Başarılarında,
Gurur duyarak alkışlarıyla ardında,

İşe giderken bile,
her tür kötülükten korunman için dualarıyla,

Üzüldüğün anlarda,
Her istediğinde, basını yaslayabileceğin bir omuzda,

…BEKLENENSİN…

Ve sen sevgili,

Kalbinin bir köşesindeki yaralar yüzünden nice zamandır aşka küsmüş,
Ruhunun bir kıyısı bu yüzden hep bakir kalmış birinin,
Sırlarını, Sınırlarını ilk keşfeden olabilmen için,
Bir şehrin bir köşesinde bir kalbin DİLEDİĞİSİN..

Hazırsan bu denli sevilmeye,
ATLA DA GEL ATINA….

Seni Bekliyorum Ben….

EYY HAYAT SADECE BİR MASALMISIN YADA MIŞ SINN..

21 Temmuz 2008 Pazartesi | Kategori Aşk 6

hep,
çok bilinmeyenli denklem oldum…
bilinmeyecek bir şeyim de yoktu aslında,
ama;
ne toplandım,
ne de çarpıldım.
hatta,
kayda değer bulunup,
çıkarılmadım bile.
sadece bölündüm…
sadece bölündüm…
ve… bölündükçe de ufalandım…

hiç bir zaman,
huzurla başımı koyamadım yastığa.
hep gelecek kaygısı doldurdu yüreğimi;
aç insanlar,
mazlumlar,
kimsesizler…
tıka basa doldurdu düşlerimi.
üçkağıtçılar,
zalimler
ve namussuzlar,
karabasan gibi hep üzerimdeydiler…

bazen;
okyanuslar kadar derinlere dalmak istedim,
diz boyu sularda boğuldum.
oysa;
yıldızlar kadar çok,
yıldızlar kadar kalabalıktım.
ancak;
onlar kadar yalnız,
onlar kadar sahipsiz bırakıldım…

hiç bir yeni gün,
umutla karşılamadı beni…
yürüyeceğim yol,
gideceğim adres hep belliydi.
bir mahkumun voltaları kadar hırslı olsa da;
bir mahkumun voltaları kadar anlamsız
ve bir mahkumun voltaları kadar
sınırlı kaldı adımlarım…

tek şekerli çayım,
sabahın yedisiyle yirmi ikisinde.
orta şekerli kahvem,
gecenin ilk sıfırlı saatlerinde oldu.
çok şeker sevgilim ise
şiirlerimin dışına çıkamadı…

dilekleri hep ben tuttum,
onlar hep başkalarına çıktılar.
hep kapı aralıklarına sıkıştı mutluluklarım,
çektim, çektim çıkaramadım…

ey! hayat…
sen,
sadece bir masalmışsın,
sana hiç bir zaman inanmadım….
ben,
sefilleri çok oynadım,
ama hep gerçekçi oldum.
ben,
masallarda hiç oynamadım.
işte bu yüzden;
seni,
ne Anka Kuşunun kanatlarında,
ne de Kaf Dağının ardında
hiç bir zaman aramadım…

teşekkürler yıldızlar ve teşekkürler gece(gece yazılan öyle bir şiir işte)

21 Temmuz 2008 Pazartesi | Kategori Aşk 11

Gündüzü de severim gündüz de beni lâkin
Geceler bir başkadır geceler sessiz sakin

Sevgi ile sarmalar alıp beni koynuna
Ben de aynı duyguyla sarılırım boynuna

Masama oturur ve bir sigara yakarım
Bir konu bulmak için yıldızlara bakarım

Geri çevirmez beni mutlak fikir verirler
Sabah güneş uyanır onlar bir bir erirler

Güneş uyuduğunda çıkıverirler birden
Adeta gökyüzünü temizlerler tüm kirden

Hepsi beni selamlar sanki el ede ede
Bir tarafta yıldızlar bir tarafta ay dede

Parlayıverir biri sanki bana göz kırpar
Onu gören yüreğim çocuklaşır el çırpar

Ve birisi aniden hayattan cayıverir
Parıltılar saçarak yerinden kayıverir

Kayboluverir gözden karanlık onu yutar
Ve kim bilir kaç kişi yeni bir dilek tutar

Benim için her gece mutlak şiire gebe
Ve parlayan yıldızlar onu doğurtan ebe

Bazen saatler boyu semadadır nazarım
Bilmem gece olmasa nasıl şiir yazarım

Size nasıl seslensem bilmem diliniz nece
Teşekkürler yıldızlar ve teşekkürler gece

AŞK BAZEN KAĞIDA AKMASIDIR…

21 Temmuz 2008 Pazartesi | Kategori Aşk 8

Aşk bazen
bir yüreğin kendisini
zindana tıkmasıdır
Şiir
tırtılın kelebek olup
kozasından çıkmasıdır

Aşk
bir gözün başka bir göze
sevgi ile bakmadısır
Şiir
gözde biriken yaşın
kâğıda akmasıdır

Aşk bazen
bir pervane misâli
mum’u öpüp yanmaktır
Şiir
güzel cümleler ile
sevgiliyi anmaktır

Aşk
bazen bir baş kaldırı
bazen boyun eymektir
Şiir
büyülü sözcüklerle
yüreklere deymektir

Ve
bazı aşklar şiir gibidir
bazı şiirler de aşk….Öyle işte….

ÖYLE İŞTE KALEMİMİN UCUNDAN BİR ŞİİR…

21 Temmuz 2008 Pazartesi | Kategori Aşk 15

Ağlamak ayıp değil, saklama gözyaşını
Ve hatta silme bile bırak özgürce aksın.
Hiç utanıp çekinme, öne eyme başını
Ayıplayanlar varsa onlar kendine baksın.

Zannetmeki gülenler muratlarına ermiş
İnsan bazı gün ağlar, bazı gün de gülermiş
Yaradan kullarına bu duyguyu da vermiş
İçinden geliyorsa tabi ağlayacaksın.

Türlü yalanlar ile seni senden alanı
Ömrünün o en güzel yıllarını çalanı
Seni böyle ağlatıp, dertten derde salanı
Dilerim bir başkası aynı şekilde yaksın.

Birisi üzdü diye aşk`a darılman saçma
Büyük hata yaparsın Sevgiye savaş açma
Karşına biri daha çıkarsa ondan kaçma
İzin ver saçlarına kokulu güller taksın.

Elbet birgün seni de gerçek seven çıkacak
Aşk`a koyduğun bütün engelleri yıkacak
O yaralı yüreğin direnmekten bıkacak
İşte o zaman sen de gülüp oynayacaksın.

YANLIZ KALBİMDE YAŞARR

16 Temmuz 2008 Çarşamba | Kategori Aşk 6

unutun mu beni kara bakışlım
unutun mu ilmek ilmek sevgi nakışlım
her saniye senin aklında mıyım
yoksa kalbin derininde,saklında mıyım
sa olan aşkımı hatırlar mısın
yoksa cellat gibi satırlar mısın
anladın mı benim koca sevgimi
benim gibi seni kimse sevdi mi
düşündü mü seni gecelere dek
düşündükçe ruhu saran bu ahenk
sadece ve yalnız kalbinde yaşar
sen benim yanımda olduğun zaman
şu derbeder aşık,dünyayı boşar..:(((((((((((((

 

dsadas