martılar…
| Martılar |
| Bundan yüzyillar önce deniz aşırı, çok güzel bir ülke varmış. Tabi her masalda oldugu gibi bu masalda da o ülkenin bir kralı ve tabii ki bir de prensesi varmis. Prenses dünyalar güzeli bir kızmış. Kral ona bakılmasını yasaklamış, her gün dolaşmak için saray muhafızları ile sarayın dışına çıkacağı ilan edildiginde halk eğilir ve gözlerini kapatır, ya da evlerine kaçışırmış. Onu görmenin bedeli ölümle cezalanmakmış. Günlerden bir gün yine prenses dolaşmak için çıktığında; fakir bir köylü delikanlı herşeyi göze alarak başını kaldırmış ve prensesle göz göze gelmişler… O an fakir delikanlı prensese inanilmaz bir aşkla tutulmuş. Kral ölüm emrini vereceği anda prensesin yalvarışlarına Hemen bir gemi hazırlattıran kral, gidilebilecek en uzaktaki adaya bir fener yaptırmış ve fakir delikanlıyı da o adada yanlız yaşamaya mahkum etmiş… Aradan bir kaç ay geçmesine rağmen prensesi unutamayan delikanlı prensese olan aşkını kağıtlara dökmüş ve martılara anlatmaya başlamış… Bir sabah sarayın bahçesinde kahvaltı yaparken prensesin odasının penceresine ağzında bir mektupla konan martıyı kralın görmesine dek. Tabii korkulduğu gibi olmamış… Martıların bile aracı olduğu İki gencin Buna duyunca çok mutlu olan prenses hemen delikanlıya bir mektup yazmış ve olanları anlatmış. Bu arada mektubu götürmek için bekleyen martıya da tüm martıların düğünlerine davetli olduğunu söylemiş. Bu arada prensesten mektup alamayan aşık delikanlı, yazmış olduğu mektupları göndermek için bir tek martı bile bulamamış… Biraz ilerisinde uçuyorlar fakat yanına gitmiyorlar ve mektubu ariyorlarmış… Prensesin kendisini artık unuttuğunu, . istemediğini, martıların da onun için yanına gelmediğini sanan delikanlı üzüntüsünden sonunda kendisini İşte o gün bugündür, martılar o mektubu ararlar. Mektubu bulup, o inanılmaz sevgiyi geri getirebileceklerine, her şeyi . düzelteceklerine, inanarak hep denizler üzerinde uçuşup dururlar |

23 Mayıs, 2008 Cuma
Sevgili arkadaşım,çok eski bir ata sözü vardır.
"Vermeyince mabut,neylesin sultan mahmut",yani kısmetine yazılmamışsa
yapacak bir şey yok anlamında.
Fakirliğin gözü kör olsun,onların kısmetine ne yazılıyor’ki zaten,şimdi nerede bir martı görsem aklıma bu talihsiz genç gelecek ve diyeceğim’ki
madem gaganı tutamıyacaktın,niye soyundun postacılığa(şaka)
Teşekkürler ellerine sağlık.
İyi geceler.
24 Mayıs, 2008 Cumartesi
eline sağlık dost çok güzel..paylaşımın için tşkrler sevgiyle kalın
24 Mayıs, 2008 Cumartesi
teşekkür ederim dostum ….
24 Mayıs, 2008 Cumartesi
zaten ne zaman sevenler kavuştuki,mutlak bir neden çıkar kaderinde varsa..yüreğine sağlık arkadaşım,sevgiler yüreğinde olsun
24 Mayıs, 2008 Cumartesi
ahh gordion tutunabilmeyi çok isterdim hemde sımsıkı ama içimde kopan fırtınaları dindirmeyi bir türlü öğretemedi zaman yada ben öğrenebilirmiyim dersin bu saatten sonra…kayıp giden yıldızlar gibi ellerinden kayıp gidince sevdiklerin, dünyanın bomboş olduğunu ve artık hiç bir şeyden tat alamadığını anlıyorsun…ben şiirlere ve sizlere tutunmaya çalışıyorum şimdilik, sanırım buda bir başlangıçtır…sevgiyle kal güzel dost…….
25 Mayıs, 2008 Pazar
inanin icim sizladi bu hikayeye. ne varki seven sevdigiyle olsa.allah gercekten sevenleri tez zamanda kavustursun.yureginize saglik ziyaretiniz ve dilekleriniz icin tesekkurler