Dünya Kategorisindeki bloglar

bunca çaba ne için?

16 Haziran 2008 Pazartesi | Kategori : Dünya 9 Yorum

Merhaba  hayat  devam  ederken…her gün  biraz  daha yalnızlığa  alışırken,daha  bir  ılımlı  bakarken  etrafta  olanlara,  üstesinden  gelmeye  çalıştığımız  korkular   derken  bir  olaya  şahit  oluyorsun  ve  işte  ne  kadar  uğraşsanda  çabalansanda  hayatın  boşluğu  tokat  gibi  iniyor  suratımıza…  bu  gün  altı  gün  oldu  lauf’tayım  nürnberg’e  onbeş  dakika  uzaklıkta  şirin  yemyeşil  sakin  huzur  dolu  ama  ölü  bir  yer  sanki  bunca  güzelliğe  rağmen. hayat  sabahın  kör  karanlığında  başladığı  için  sokaklar da   sadece  köpeğini  dolaştıran  bir  kaç  insan  hepsi  bu…genelde  evde  olan  yaşlı  insanlar,  kollarında  alışveriş  sepeti  yürüteçleri  ile  haftanın   bir yada  iki  günü  sokağa  çıkan  insanlar.yan  komşumuz  bayan  merkel  94  yaşına  rağmen  bakımlı  pırıl  pırıl   yalnızlığa  adapte  olalı  çok  uzun  yıllar  olmuş  hoş  bir  bayan.kırk  yıldır  aynı  evde  oturuyor  bu  bayan…ablamın  komşusu,ablam da yirmisekiz  yıldır  aynı yerde  oturuyor.yani  bizim  vatanımız da  bu  tür  kiracı  olmak  neredeyse  imkansız  bu  kadar  uzun  yıllar  aynı  evde  oturabilme  imkanı zor.  ben  istanbulda  rum  kökenli  insanların  evlerinin  dışında  pek  duymadım  uzun  boylu  kiracı  olmak. almanlar  genelde  kiracı  olarak  veda  ederler  hayatlarına  ev  almak  pek  cazip  değildir  onlar  için  ama  tanıdığım  on  türkün  yedisi  ev  sahibi  burada…neyse  gelelim  bu  hoş  komşumuza, dün  evde  ufak  tefek  işlerden  sonra  kilere  gidecekleri  ayarlayıp  sepete  koyup  aşağı  indik  aşağıda  bir  telaş  bişeyler  olmuş  bizim  bayan  merkel  posta kutusundan  gazetelerini  almış  tam  kapıyı  açmak  üzere  eğildiğide  film  kopmuş  ağaçların  arasına  yuvarlanmış  garip  on  dakika  kalmış  ıslak  toprak  üzerinde  elleri  yara  içinde  ablamla  birlikte  komşular  kadını  kaldırp  evine  çıkarttık  bir  saat  yanında  kaldık ufak  tefek  çiziklerin  dışında  bir  şey  yok  allahtan, ama  kafasını  çarpabilir  ölebilirdi  ki  artık  kendiside  istiyor  öte  aleme  gitmeyi  bu  insanın  çocukları  var  haber  verelim  diye  diretiyoruz " hayır  istemiyorum  onlar  beni  yaşlılar  evine  gönderirler"  diye  bize  yalvarıyor.  çaresiz  susuyoruz  telefonunu  eline  verip  ayrıldık  yanından  çok  yakın  olmasına  rağmen  çocukları  bu  kadına  ilgisizler. bizde  yokmu  anasını  babasını  sokağa  atan  neler  var  ve  ben  yine  kaydım  gittim…  yalnızlık  varlıklıda  olsan  yoksulda  olsan  aynı  adı  üstünde  yalnızlık…yani  hayat  boyu  uğraş  didin  sonu  bu…dilerim  hiç  birimizin  akıbeti  dostsuz , kimsesiz ,biçare  olmasın elimizden  tutacak  birileri hep  olsun  ki  bizde  birilerinin  elini  tutabilelim…ah  vatanım  onca  yokluğa  yinede  sıcaklığın  bir  başka…sevgiyle  huzurla  kalın… 

 

Bayramda el öpülür

18 Aralık 2007 Salı | Kategori : Dünya 9 Yorum

Güzel bir reklam var televizyonda,küçük bir çocuk sokakta kendine bir tezgah kurmuş şeker topluyor "bayramda el öpülür "diye bağırıyor. Neler gizli bu küçücük ayrıntı gibi görünsede, genelimizin yaşadığı saf tertemiz duygularla kendi çocukluğumuzu o kısacık film sahnesinde yüzümüze yayılan bir buruk gülümseyişle izliyoruz.Geçmiş adı üstünde her ne kadar ileriye baksakta,kopamayız bir türlü geçmişimizden hep özlemle anarız,bayramlarda bunlardan biridir.Bayramlar çocuklar için, büyükler için telaş ama çocuklar için ayrı bir heyecan alınan küçük hediyeler,yeni giysiler toplanılan şekerler harçlık çocuklar için unutulmaz anı olarak bir ömür kalacak ve gün gelicek  çoğumuzun dediği gibi "nerede o eski bayramlar "diye onlarda serzenişte bulunacak.Kendi adıma çok özlerim o yılları,biz gelenklerimizle varız, yeni nesil bize göre farklı anlayışta  ama çocuk için sevinçler hep aynı dilerim çocuklar hep yaşasınlar bayram neşesini. Elimizin erdiğince garip çocukları bu günlerde hiç değilse bu günlerde sevindirebilsek, onları mutlu etmek hiç zor değil küçücük hediyelerle onların gönüllerini hoş etmek. Gözlerindeki pırıltı bir ömür unutamayacağınız huzur verecektir size.Bayramlar çocuklarımız için yaşlılarımız için ve mezarlıklardaki  yakınlarımız için ve herkes için kutlu olsun…sevgiyle

renkli günler

27 Kasım 2007 Salı | Kategori : Dünya 2 Yorum

Hava çok güzeldi, biraz yürüyüş yapmak için attım kendimi dışarıya. Havada ğüneş gülüyorsa,ben duramam evde epeyce bir yürüdüm yormadan kendimi acelem yok, tadını çıkararak güzel havanın.Denize tapeden bakan bir çay bahçesinde mola verdim,çayımı yudumlarken etrafta  olup bitenlere kulak kestim izledim derken gelen,giden, oturan herkes, gençler nasılda benziyorlar  aynı gibi kılık,kıyafet saç… Ne garip genç olmak bumu diye kendi kendime  düşünürken çocuklara  nekadar dik baktıysam delikanlı neden baktığımı sordu ,derken anlattım düşündüklerimi kendi gençlik yıllarımı falan ,kızlar  ne kadar zevksiz simsiyah giysilerin içinde oysa biz cıvıl ,cıvıldık gençler kendi aralarında renkli giyinenlere  daha doğrusu pantolonun ağı diz kapağında olmayan , düşük bel giymeyen Tiki  oluyormuş …anlaşılır gibi değil delikanlıların saçları testere  gibi  ve onlar bu halleri ile güzel olduklarına öyle inanmışlarki  inanılır gibi değil . Allahtan saygısız değiller buda bir şeydir,epeyce konuştuktan sonra  bir şey değiştiremesemde vedalaşıp ayrıldım .gençlik böylemi olmalı bu özenti nereye kadar…

 

 

 

yaşamak

10 Ekim 2007 Çarşamba | Kategori : Dünya Yorum Yok

YAŞAMAK

Dünyaya gelen her canlının doğal hakkı; ama başkaları karar veriyor ,ömür biçiyorlar .

birileri durmaksızın yürkleri yakıp yıkıyor,  analar,babalar bacılar ve minik evlatlar gözlerde yaş bitmiş kan akıtıyorlar . kınalı kuzular onlar nasıl kıydılar . kahretsin nedir bu kin ne bu öfke kime neye hizmet ediyosun.

ne hakla can alıyosun nasıl öleceksin bunca vebal ile ekmeğini yiyip suyunu içtiğin bu vatana bu ihenetin bedelini nasıl ödeyeceksin  neyine güveniyosun sen vurdun onlar şehit oldu ölmsüz oldu cenet onların  ya sen sen ne olacaksın  o yürekleri yanan  anaların ahından seni kim kurtaracak sana ne denir iblis evet sadece iblis .

yeter artık dur deyin artık.

yanmasın yürekler gencecik fidanlar toprak altına yatmasınlar asker,askere ağlamasın beyinleri yıkanmış kuklaların iplerini tutan eller kurusun yok olsunlar.

 

 

.

 

 

çifte standart

9 Ağustos 2007 Perşembe | Kategori : Dünya 1 Yorum

Ne gariptir insanlar birşeyleri tabulaştırıp sonra ne hikmetse bu tabuları tek tek yıkmaya uğraşırlar… bir şeyleri sahiplenir ama bir başkasının olanı dışlar ,anlamak zor olsada  hep böyledir. Basit bir anlatımla bir adam  sahiplendiği bir kadına  yasaklar koyar şunu yapma bunu yapma  diye ama gel görki yapma diye yasakladığı tüm olayları yapan bir başka kadına anında kapılıp gider nasıl bir tezattır  işte çifte standart benim olan yapamaz yapan cazip ama başkası olunca .