Şubat, 2008 Arşivi

Başka zaman yok…

23 Şubat 2008 Cumartesi | Kategori : Aşk 5 Yorum

Yaşadığımız  hayatın  ne kadarı  bizim?Bir  çoğumuz bu  soruyu  sorup  durmuşuzdur kendimize,yada  lafın gelişi  öylesine  sohbet  arası  ağzımızdan  dükülmüştür  bu  cümleler.Her birimiz  memnunuyetsiz  yaşamlarımızda,  küçük  şeylerle  mutlu  olduk  desekte; nafile  kendimizi  kandırıp  birazda  görmezden  gelmek istemişiz dir  nedense.İsteklerimizi  hep  "başka  zaman"  diyerek  erteleyip  duruyoruz sanki  yarınımız  garanti ve  her  şeye  zamanımız  varmış  gibi  kandırıp  duruyoruz  kendimizi,  yarın  muamma  bilinmeyen neyimize  güvenerek  bu  davranış, anlayamıyorum  nedir  bu  gözükaralık cahil  cesareti  besbelli.Oysa  zaman  öyle  çabuk  geçiyorki  takvim  yaprakları  bir , bir  ama  hızla  tükeniyor hep  başkaları  için yaşarken farkına  varsakta  malesef  erteleye , erteleye yaşayacak  ne bir  gün  nede bir  hayat  kalmıyor   elimizde  sadece  bakakalıyoruz  en acısı  bu  anlıyoruz  ama  artık  çok geç..Hadi  tutunun  kalanı  kurtaralım  hayattan.sevgiyle. 

alışamadım

17 Şubat 2008 Pazar | Kategori : Edebiyat 4 Yorum

 

Alışamadım  yokluğuna ,ne kadar  sürcek  bu  bunu da  bilemiyorum. 

Dışarda  yağmur  yağıyor,çisil,çisil bazan  bir  telaş  ama  uzun  sürmüyor  sanki   birşeye  kızmış  gibi,aynı  ben  gibi sesiz  sakin  ama birden  isyan edip  hayata, saman  alevi  gibi  parlasada  çabuk  geçiyor.Radyoda  hüzünlü  bir  şarkı  nasılda  uymuş  ortama, ağlamak  istiyor  canım  gökyüzü  gibi,gerçekleşmeyen  hayallerime,sesizliğe , hasrete , yokluğuna bu  bomboş  eve …Ne zormuş  tek başına  yaşamaya  çalışmak,herşeye   katlanıyorsun da   alışarak   yaşamakta  zorlanıyorsun , bu  acıtıyor  canını  biliyosun  her şeyin farkındasın  ama  kandine  anlatmaya  gelince  kelimeler  yetmiyor…Hayat böyle  bir şey,an  oluyor  güzünden  yaşlar  geliyor   gülmekten,bazanda  karamsarlık  sarıyor  seni  esir  alıyor ne   yapsan  boş  her  şey  anlamını  yitirmiş  sadece  büyük  bir  boşluk,  silmek istesende  dünü  bu  günü  nafile  hiç  birşeyi görecek  durumda  değilsin.Dışarda  yağmur  yağmaya  devam  ediyor  gönüldeki  fırtına  ne  gemiler  batırmışta  arkasından  yas  tutuyor  gözlerinde  sağnak  yağışlar  yürek  buz  tutmuş  ellerim  üşüyor… sevgiyle. 

Sevgililer günününüz kutlu olsun.

14 Şubat 2008 Perşembe | Kategori : Aşk 3 Yorum

"Sevgi  canlı  kalmaktır,  göçüp  gittikten  sonra  bile…Ölüm  hayata  son  verir,  ilişkiye  değil. sevgiyle  kalın.

Anladım

9 Şubat 2008 Cumartesi | Kategori : Edebiyat 3 Yorum

Anladım

Öyle bir hayat yaşıyorum ki,Cenneti de gördüm Cehennemide.

Öyle bir aşk yaşadım ki, tutkuyu da  gördüm pes etmeyide.

Bazıları  seyrederken  en önden,kendime bir sahne buldum oynadım.

Öyle bir rol vermişler ki, okudum,okudum anlamadım.

Kendi kendime konuştum bazen evimde,hem kızdım hem güldüm halime.

Sonra dedim ki "söz ver kendine".

Denizleri  seviyorsan,  dalgalarıda seveceksin.

Sevilmek istiyorsan ,önce sevmeyi bileceksin.

Uçmayı seviyorsan, düşmeyide bileceksin.

Korkarak yaşıyorsan, yalnızca  hayatı seyredersin.

Öyle bir hayat yaşadım ki,son yolculukları erken tanıdım.

Öyle  çok  değerliymişki  zaman,hep acele etmem bundan,anladım…

                                                                                             NİETZSCHE

Ne  güzel  yazmış  yazar; herkesin  payına düşen  bir şeyler var içinde  ben  kendimi  buldum  bu  satırlarda  paylaştım  sizlerle.sevgiyle…

bakmak görmek

7 Şubat 2008 Perşembe | Kategori : Edebiyat 2 Yorum

Bir zamanlar  dört  oğlu  olan bir  adam varmış.Çocuklarının  erken  karar  vermeyip,ön yargılı  davranmamaları için  onlara  bu konuda  eğitim vermek istemiş.Böylece her birine belirli  aralıklarla uzak  bir  yerde  duran ağacın  yanına  gidip bakmalarını istemiş. İlk  oğlan  kışın  gitmiş  ağaca  bakmaya,ikinci  oğul   ilkbaharada ,üçüncü  oğul  yazın,dördüncü  oğul  sonbaharda  gimiş  ağaca  bakmaya. baba    Geri  döndüklerinde  oğullarını  bir araya  çağırıp,"neler  gördünüz? " diye  sormuş

Birinci  oğul:Ağacın  kupkuru , cansız  çok çirkin  ve  yaşlı olduğunu  söylemiş.

ikincioğul:Ağaç  yemyeşil  ve canlıydı  demiş.

Üçüncü oğul:Çiçeklerle  süslü  misler gibi  kokuyordu  muhteşemdi  daha  önce  böyle güzel  birşey  görmedim demiş.

Dördüncü oğul:Hepiniz haksızsınız ben  baktığımda  ağaç  ,meyvelerle doluydu  demiş.

Yaşlı  adam  gülümseyerek,"Hepiniz haklısınız,zira  her biriniz farklı  mevsimdeki  hallerini  gördünüz  ağacın" der.

Oğullarına"Bir  ağacı  veye  bir insanı,kısa bir süre içinde tanıyamayacaklarını anlatır.Gerçekleri  ancak  dört mevsimi  yaşayıp  farklarını  görabileceklerini  söyler.Kışın  vaz geçersen, ilkbaharın niğmetlerinden olursunuz,yazın güzelliğinden ve sonbaharın bütünlüğünden   de.Bakmayı  ve  görmeyi  ayırt edebilmelisiniz,hayatınızı  bir  dönem yüzünden yargılamayın,etrafınızdaki her kişiyi  olduğu  gibi  kabullenip  dışarıdaki  kusurları  değil  içindeki  güzellikleri  görün".  demiş. sevgiyle…