koşuya …
Yaşadığımız bu emenet hayatlar göz pınarımıza gelip de dayanan yağmur damlasının düşüp düşmemek arası bir mesafe gibi kısa ama bir okadarda sağnak yağışlarla günlerce kurak toprakları suya doyurmak için çabalayan muson yağmurları gibi …Nekadar uğraşsak nekadar çabalasakta ne kadar faniyiz aslında,benim umutlarım var benim olacaklarım benim hayallerim ama hepsini nasıl nereye sığdırcağım bu kısa zaman içinde yada o kadar çoklarki neyi nereye koyacağım ben nasıl sığdırmışım bunca yükü nasıl taşımışım çok yol almışım ama hala aynı yerdeyim,bu nasıl bir çelişki bu nasıl bir şey hep istersin hiç istemezsin,git gellerde geçer fani hayatlar dünyaya yüklenselede fani diye o yerindedir fani olan insan, konar göçer.Sıralı ömürler yaşarız sıramızı öyle böyle savmaktır amaç bunu biliriz ama anlamını kavrayamadan,zaman hep bizimmiş bize aitmiş gibi kabullenip sahiplensekte hakkını veremeden hakkımızı yedirip el çekmek, yenilmemiş gibi davranmak ne kadar akıllıca bilemeden. Yani neden bu kadar uğraşı sonumuz kara toprak diye neden bu çekiliş geriye, hayat yaşamak demekse gereğini yapmak lazım kaldığı yerden başlamak lazım hadi ozaman neden gidenle gitmeye uğraşıyoruz her yeni gün yeni bir umut her karanlık sonrası gün doğmayacakmı elbette doğacak , hayat bitişlerle başlayan start alan yeni bir maraton olmalı zorlamadan ama geridede kalmadan ortalarda bir yerlerde olmalıyız kendimiz için ama sadece kendimiz için biraz egoistce olacak ama kalanı kendimize ayıralım birazda, hadi! dostlar koşuya, sevgi dolu bir hayata… sevgiyle.