Ocak, 2008 Arşivi

koşuya …

28 Ocak 2008 Pazartesi | Kategori : Edebiyat 2 Yorum

Yaşadığımız   bu emenet hayatlar göz pınarımıza  gelip de  dayanan  yağmur damlasının  düşüp  düşmemek  arası  bir mesafe  gibi  kısa  ama  bir okadarda  sağnak yağışlarla  günlerce  kurak toprakları  suya  doyurmak  için çabalayan  muson yağmurları gibi …Nekadar  uğraşsak  nekadar  çabalasakta  ne kadar  faniyiz  aslında,benim umutlarım var  benim olacaklarım benim hayallerim  ama  hepsini nasıl nereye sığdırcağım bu kısa zaman içinde yada  o kadar çoklarki neyi nereye koyacağım  ben nasıl sığdırmışım bunca  yükü  nasıl taşımışım çok yol almışım ama  hala  aynı  yerdeyim,bu nasıl bir çelişki  bu nasıl  bir şey  hep  istersin  hiç istemezsin,git gellerde  geçer  fani hayatlar  dünyaya  yüklenselede fani  diye  o  yerindedir  fani olan insan, konar  göçer.Sıralı  ömürler yaşarız  sıramızı  öyle  böyle  savmaktır  amaç  bunu biliriz  ama  anlamını  kavrayamadan,zaman  hep bizimmiş  bize  aitmiş gibi  kabullenip  sahiplensekte  hakkını veremeden hakkımızı  yedirip  el  çekmek,   yenilmemiş gibi davranmak  ne kadar akıllıca  bilemeden. Yani   neden  bu kadar  uğraşı  sonumuz kara toprak  diye  neden bu  çekiliş  geriye, hayat   yaşamak demekse  gereğini yapmak lazım kaldığı yerden başlamak lazım hadi  ozaman  neden  gidenle gitmeye  uğraşıyoruz  her yeni gün yeni bir umut  her karanlık sonrası  gün doğmayacakmı  elbette doğacak , hayat  bitişlerle  başlayan start alan yeni  bir maraton  olmalı  zorlamadan  ama  geridede  kalmadan  ortalarda  bir yerlerde olmalıyız  kendimiz  için   ama  sadece kendimiz için  biraz  egoistce  olacak ama  kalanı  kendimize  ayıralım birazda,  hadi!  dostlar  koşuya,  sevgi dolu  bir hayata… sevgiyle. 

boş geçmesin zamanlar

28 Ocak 2008 Pazartesi | Kategori : Edebiyat 1 Yorum

En kolay  harcadığımız  en değerli  şey  dertlere derman,  hastalıklara ilaç gibi kullandığımız  ve ne yazık ki arkasından çoğu zamam  dövünerek ah  keşke diyerk iç çekişlerle  bir nefeste  tüketip  şimdiki  aklım olsaydı…  dedirten kah ağlatan kah güldüren zaman…İçine neleri sığdırmışız  neleri çıkartmışız  çoğu zaman  başkaları  için  hiçe saymışız, kimi zaman özgürüm ben  bu benim  zamanım dilediğim gibi kullanırım desekte;aslında hiç  kendimiz için kullanamadan yine bir başkası için yaşamışız farkında olmadan.Dertlenip  artık yeter desekte asla gerçekleşmeyen ufak tefek tehditten  öteye geçememiş ne yazık. Herkes hayatında  bu duyguları  yaşıyor mutlaka dolu, dolu yaşamak  nasıl  birşeydir,benim hayatımda boş bir  yer yok diyebiliyormu bir kaçımız,illaki vardır istisnalar  ama  çoğunluk değil.Hayat,  zaman ,kaliteli yaşam,beşi biryerde gibi bir kavram  saatin tiktaklarını duyduğumuz sürece  hayat iyi kötü  geçiyor demektir,dünü yaşadık eğrisiyle doğrusuyla ah keşkeleri  çoğaltarakmı  yeni güne döndük  yoksa  iyiki  yaptım diyebilecekmiyiz  mühim olanı  ne kadar  olumlu yaşandı  yaşananlar.Yinede  yeni bir güne yeni umutlarla  herşeye rağmen istediği gibi  yaşayabileceği zamanlar  hemde uzun zamanlar diliyorum …sevgiyle.

emeğe saygı

13 Ocak 2008 Pazar | Kategori : Edebiyat 3 Yorum

Hindistan da  yaşayan dünyaca ünlü  RangaGuru  adında bir ressam yaşarmış.Bu ressamın eğittiği öğrencilerden biri…Racici uzun bir eğitim döneminden sonra ,yaptığı resmi ustasına götürüp onun fikrini sormuş,Ustası "sen artık ressamsın,senin resmini halk değerlendirecek"diyerek resmi şehrin en kalabalık meydanına  götürüp koymasını  istemiş,yanınada kırmızı bir kalem koyarak,halktan beğenmediği yerlere  çarpı koymalarını rica  eden bir not bırakmasını istemiş.Racici  denileni yapar… Bir kaç gün sonra resme  bakmaya gittiğinde  şok olur  gördüğü  karşısında   zira  resim  kırmızı  çarpılardan görünmez olmuştur.Çok  üzülür  yüreğini koyarak  emekle yaptığı  resim kırmızı bir duvar sanki…

, ustasına  gösterir tabloyu  bu işin bittiğini  söyler …Usta  Ranga  üzülmemesini  yeniden resim yapmasını  ister.Racici  yeniden resim yapar  ustasına götürür,usta " yine aynı  şehir meydanına ama bu sefer renkli  boyalar ve  fırça bırak resmin yanına ve insanlara beğenmediğiniz yerleri lütfen düzeltin diye not  bırak " der…Racici denileni yapar,bir kaç gün sonra resme bakmaya gider  resme hiç dokunulmadığını  görür çok sevinerek  ustasına  durumu anlatır.Ranga Guru "sevgili Racici ,sen birinci konumda insanlara fırsat verdiğinde,ne kadar acımasız eleştirilerle karşılaştığını gördün .Hayatında resim yapmamış insanlar bile gelip senin resmini karaladılar .Oysa ikinci konumda onlardan hatanı  düzeltmelerini, yapıcı olmalarını istedin ;yapıcı olmak eğitim gerektirir… Hiç kimse bilmediği bir konuyu düzeltmeye kalkmadı ,cesaret edemedi Sevgili Racici mesleğinde usta olman  yetmez bilgede olmalısın…Emeğinin karşılığını ne yaptığından haberi  olmayan insanlardan alamazsın.onlara göre senin emeğinin hiç bir değeri yoktur .Sakın emeğini bilmeyenlere sunma  ve asla bilmeyenle  tartışma."…saygıyla başlar her şey  eğitimle pekişir hayat  birikimlerle  bilgelik verir .sevgiyle…

kendini bilmek

4 Ocak 2008 Cuma | Kategori : Eğitim 4 Yorum

Kendini bilmek:Ne  güzel bir sözdür "  kendini bilmek"her manada,doğar insan oğlu  bakarsın gözün gibi  her şeyden eklersin  katarsın hayata hazırlarsın onca yıl kendini yok sayarak  doğa üstü bir güçle öz veriyle  büyütürsün  umutla. Gün olur  oda aynı şeyleri  zamana  uyarak tekrarlayacaktır zira bu böyle gelmiş böyle gidecektir  doğanın kanunu.Bir insan olabilmek  verilenlerin ışığında eğitimle, sevgiyle  harmanlanıp  saygı duyarak çevresine  ezdirmeden kendini, ezmeden birilerini, güvenilir  olmak .Asla  varlığına güvenmeden , yokluğu bilerek ben üstünüm demeden  bunun  şu vasıfları yok diye küçümsemeden bilgece,olgun olabilmek.Bildiğini öğreten, benim dediğim doğru  diyenle  dikleşmeden ona doğruyu gösterebilmek,acıya sabır sevgiye coşku ile karşılık verebilmek…Aslında  çok zor değil bunları öğrenip uygulamak,  hazımsız , haset olup kendinde olmayan  kendinin olmayıp  ulaşamayacağını anlayıp  agresif , gözü aç olmak ve bir şey bilmeden  bilip  öğrenmeden  inatla  kötü olmaya  uğraşmak ,kendi vasıfsızlığını başkalarına mal ederek  güya  insan olanlar  o kadar çok ki kendini bilmeden  etrafa zarar verenler. Ne yazikki var  hemde çok var  eğitim  sevgi , saygı tek çözüm ve  temelden olacak bunlar ,ekmeyle  yetişmiyor malesef,"kendini bilmek" içinde olmalı insanın  insanca yaşamalı yaşatmalı.Kendimizi  bilelim , bilmeyenleri  ikaz edelim zira sukut ettikçe  onlar kendilerini  haklı  zannediyorlar.  Tepkisizlik  kötülüğü besler cehalet  herşeyi yaptırır insana ,ne olur bananeci olmayalım haksızlıklar karşısında …Yaşadığımız  sürece kendini bilenlerden olmak  dileğı ile.  seviyle…