Kasım, 2007 Arşivi

dostluk

29 Kasım 2007 Perşembe | Kategori : Aşk 2 Yorum

Çölde yolculuk yapan iki arkadaş yolculuğun bir aşamasında tartışırlar biri ötekine oldukça sert bir tokat atar.Tokatı yiyenin canı çok yansada tepki vermez  ve kumun üzerine şu sözleri yazar."Bu gün en iyi arkadaşım bana tokat attı."

Yola devam ederler.Bir vahaya varırlar, yıkanmak için girdikleri suda  tokatı  yiyen ,batağa  saplanır boğulmak üzereyken arkadaşı  tarafından kurtarılır.Kurtulduktan sonra hemen bir kayanın üzerine  şu sözleri kazır:"Bu gün en iyi arkadaşım hayatımı kurtardı."

Tokatı atan arkadaşı merakla sorar,"Senin canını yaktığımda,kumun üzerine yazdın ama şimdi kayaya kazıyorsun neden?"der.Arkadaşı şöyle cevap verir:"Biri bizi incittiğinde  kum üzerine yazalımki rüzgar onu rahatca silebilsin,ama biri bize iyilik yaptığında kayalara kazalımki hiç bir rüzgar silmesin."

bunu hepimizin öğrenmesi lazım,denilirki; özel birini bulmak  bir dakikanızı alır,onu değerlendirmek bir saat,onu sevmek için bir gün yeter,ama sonra onu unutmak için bir ömrün geçmesi gerek…

"kırgınlığı kuma yazalım,dostluğu kayalara kazıyalım."sevgiyle .

 

sevda özgür olmalı

28 Kasım 2007 Çarşamba | Kategori : Aşk Yorum Yok

sonuna kadar sevmek.sevdiğini üzmeden ,yaşayabildiğin kadar.

paylaşmak acıyıda ,huzuruda ,korkusuzca direnmek riyakarlığa.

mutluluğunda; başkalarının gözü kalmamalı,gıpta ile bakmak  ayrı…

kırık, dökük anılar saldırınca  ne sevdanın tadına varabilir insan nede  huzur  kalır.

seviyorsan arkanda göz yaşı olmamalı,sevdayı dolodizgin yaşayacaksan şayet.

sevda yürek işi,o yürek  yayla gibi olmalı, açık denizler gibi engin ,

sevda içinde salınan yelkenli.sevda  özgür  omalı…

renkli günler

27 Kasım 2007 Salı | Kategori : Dünya 2 Yorum

Hava çok güzeldi, biraz yürüyüş yapmak için attım kendimi dışarıya. Havada ğüneş gülüyorsa,ben duramam evde epeyce bir yürüdüm yormadan kendimi acelem yok, tadını çıkararak güzel havanın.Denize tapeden bakan bir çay bahçesinde mola verdim,çayımı yudumlarken etrafta  olup bitenlere kulak kestim izledim derken gelen,giden, oturan herkes, gençler nasılda benziyorlar  aynı gibi kılık,kıyafet saç… Ne garip genç olmak bumu diye kendi kendime  düşünürken çocuklara  nekadar dik baktıysam delikanlı neden baktığımı sordu ,derken anlattım düşündüklerimi kendi gençlik yıllarımı falan ,kızlar  ne kadar zevksiz simsiyah giysilerin içinde oysa biz cıvıl ,cıvıldık gençler kendi aralarında renkli giyinenlere  daha doğrusu pantolonun ağı diz kapağında olmayan , düşük bel giymeyen Tiki  oluyormuş …anlaşılır gibi değil delikanlıların saçları testere  gibi  ve onlar bu halleri ile güzel olduklarına öyle inanmışlarki  inanılır gibi değil . Allahtan saygısız değiller buda bir şeydir,epeyce konuştuktan sonra  bir şey değiştiremesemde vedalaşıp ayrıldım .gençlik böylemi olmalı bu özenti nereye kadar…

 

 

 

hayatın içinden

26 Kasım 2007 Pazartesi | Kategori : Aşk Yorum Yok

Sıcak bir gün,müstakil şirin bahçeli bir ev,ağaçlar meyveye dönmüş yemyeşil bahçedeki köpek uykuya dalmış sereserpe,evin hanımı çay yapmış,bey ile içeçek küçük mütevazi ahşap ama onların köşkünde.Sevgi okadar açık ve netki söze gerek kalmıyor hallerinden anlaşılıyor.Çaylar içiliyor şen şakrak,kahkahalar karışıyor çiçek kokularına .Derken bahçe kapısından bir delikanlı giriyor içeri, köpek bir iki havlıyor susuyor,"bey hayırdır birinemi baktın?" diye soruyor genç adama ,eli yüzü pakça genç konuşamıyor derdini el kol hareketleri ile anlatıyor.bey ",hatun açtır bu delikanlı  yiyecek bişeyler getir "diyor. evin henımı tepsiye ne varsa koymuş bir büyük bardak ta çay "hadi gel ye " diyor.Delikanlı biraz mahcup ama iştahla yiyor bahçeden toplanmış terleri peynire katıp zetin, domates çok acıkmış belli.Evin beyi sadaka isteyen bu ahraz genci mahcup etmaden hareketlede olsa konuşturuyor kimsesi yok bu gencin çaresiz dileniyor."  Gençlik böyle kalmaz , bu hayat böyle sürmez sana iş bulalım çalışırmısın?" deli kanlıya bir kaç parça giyecek cebine üç beş lira harçlık  "hadi ge sana iş bulalım " diye vedalaşıp  ayrılıyorlar evden,hanım :" bey Hasan efendiye mi?"diye soruyor, "evet hatun merak etme az sonra gelicem hoşcakal" diyor.Hasan efendi mahallenin manavı yaşlı çolcocuk yok eşi yıllar önce ölmüş yalnız yaşıyor ,yaşlandığı için artık zorlanıyor ,işler ona ağır geliyor. Delikanlı,Hasan  efendinin yanında  hayatına mutlu mesut devam  ediyor. karnını doyurup sonra ona iş bulan bu aileyi bir ömür unutmuyor. Zaman su gibi akarken şimdi yaşı elliyi aşmış tertemiz giysiler içinde  elinde kırmızı karanfiller yan yana üç mezar  mezar taşlarındaki yazılar,annem, babam, büyük bababam ve adam kuran okuyor huşuu ile….

yürekler üşümesin

25 Kasım 2007 Pazar | Kategori : Aşk 2 Yorum

Soğuk bir kış gecesinde sokak lambasının ışığı  parlarken,  bomboş  sokakta   çıt yok, soğuk besbelli  hayvanları bile sindirmiş bi kuytuya.İnsanlar kapatmışlar perdeleri pencerelerden sızan loş ışıklar   bile üşüyor belli.O evlerde neler yaşanıyor  kimbilir,bildiğim tek şey  herkes  acısınıda tatlısınıda kendi içinde yaşıyor ne kadar haykırsada dışarıya  bir süre sonra  alışılıyor  kimsenin dikkatini çekmez oluyor,karışıyor ,sıradanlaşıyor hayat acımasız  insanlarda ha keza vesselam hayat bişekilde yolunu bulup  devam ediyor.Aslında ömür küsüp, kırılıp, gücenecek,  düvünecek kadar uzun değil malesef. İnsan kalbinin sokaklarında  yalnız kalmasın;  boş sokaklar gün ışığıyla dolacak koşturan insanlarla soğukta olsa yaş yağmurda  olsa  günlük koşturmaca devam edecek.Ağlayan, gülen ömür baki değil, yürekler üşümesin mühim olanda bu zaten.

Rahat uyu yar

14 Kasım 2007 Çarşamba | Kategori : Aşk Yorum Yok

Bu gün 14 kasım 2007, bitanem 27 yıl bitti.Daha dün gibi,tanıştığımız gün arkadaşlığımız,sonra o ölümsüz sevdamız.Bir yastığa baş koyduk bunca yıl, inadına sevdik onca zoruna rağmen ne sen  nede ben yılmadan bıkmadan  ilk gününün sevdasını aşkını sindire, sindire  sevdik birbirimizi.Nelere direndik,yendik,  yenildik  umudumuz hiç bitmedi hep şükrettik,sevdamız eskimedi,azalır derlerya  çok yanılıyorlar yada gerçek sevdayı bilmeyenlerin  iddası bence.Canım ,  birtanem,19 ay oldu  sensizliğe alışamadım,alışırsın diyorlar ben emin değilim  özlemin gün geçtikçe artıyor, sensizlik canımı acıtıyor.     Sen sözünü tutmadın  birlikte yaşlanacaktık, bende sana söz verdim ağlamayacaktım  vaz geçtim  gözyaşlarımı  Nisan yağmurlarına inat serbest  bıraktım.  Seni sevmekten bıkmayacağım… 

Yağmur

6 Kasım 2007 Salı | Kategori : Aşk Yorum Yok

Kasımda geldi  yağmur. Çisil,çisil yumuşacık  ılık,ılık ; ne çok severdin yağmuru, ben yağmurum derdin. Yağmur yağdı ben yürüdüm, ıslandım iliklerime kadar içimde yılların muhasebesi bitmek bilmiyor, gözümde sağanak dinmiyor, ya birde kanayan yüreğim… Bu yağmurları sevmiyorum bana  seni hatırlatıyor ne çok severdin… Senin için yürüdüm yollarda, caddelerde, sahilde  yağmura karıştım  her damlası  eritiyor  her damlada  sana sarılıyor gibi sevginle  ısındı ,yokluğunla buz kesti yüreğim .Sendin yağmur bendim. Kasım yağmurları diner elbet,  gözümdeki sağnak yağış  sürecek…

HER ŞEYE RAĞMEN

4 Kasım 2007 Pazar | Kategori : Aşk Yorum Yok

Hayat hem çok güzel, hemde çok acımasız;mutlulukta, mutsuzlukta bize zira bizler insanız.

Ömür bir su gibi akıp giderken,bu sele karışan  unutulmuş bazanda  hep hatırlanan acı,tatlı anılar kalır belleklerimizde.Bir rüzgar gibi geçti ömür,kuru bir yaprak misali  savrulduk oradan oraya, öyle zamanlar olduki, umutlara sarılıp direndik acılara,kimi  vakit coştuk kahkahalarla , hayaller kurduk olmayacağını adımız gibi bilsekte; ne çıkar olmasın zaten hayat  koskocaman  bir yalan değilmi?Mühim olan ondan fazlasıyle  mutluluk hissesi kapmak,amacımız her anınını  güzelliklerle doldurmak olmalı onca  olumsuzluğa rağmen.Karamsar olmadan kötüye karşı koymak, hayal kurup ama onun esiri olmadan eğrisi  ve doğrusu ile olduğu gibi kabullenip gerektiği gibi davranabilmet, akıl en büyük erdem iyiye kullanmak  kaydi ile.Acılar paylaştıkça azalır, hafifler,oysa sevgi paylaştıkça çoğalır çığ gibi büyür.insanlar  anıları ile  umutları  ile  vardır , hayat ne kadar zor çekilmez olsada yaşamaya değer. Umudunu  yitirmeden sımsıkı sarılmak  sevgide cimri olmadan  yaşamak.  sevgiyle