ANNELER GÜNÜ ve 1 İBRETNAME
İhbar Et Etiketler : anneler gÜnÜ ve 1 İbretname
ANALARIMIZIN GÜNÜ HER DAİMDİR
Anne başta tâç imiş,
Her derde ilâç imiş,
Bir evlât pir olsa da,
Anaya muhtaç imiş,
Anne duası ve Hazreti Alkame
Asr-ı saadette Alkame isminde gayretli çalışkan ve cömert bir genç vardı. Hastalandı ve rahatsızlığı şiddetlendi. Hanımı vaziyeti Resul-i Ekrem (sallallahü aleyhi ve sellem) efendimize bildirdi:
“Ya Resûlallah, kocam çok hasta, ölüm halinde” dedi.
Resulullah efendimiz, vaziyeti öğrenmek için; Hazreti Ali, Selman-ı Farisi, Bilal-i Habeşî ve Ammar bin Yasir’i (radıyallahü anhüm) Alkame’nin evine gönderdi… Gittiler, Alkame ağır hasta idi. Lâ ilâhe illallah, Muhammedün Resûlullah demesini söylediler. Bir türlü söyleyemedi. Üzüldüler. “Oğlum beni hep tersliyor!”
Vaziyeti bildirmesi için Bilal radıyallahü anhı Resulullah efendimize gönderdiler. Resul-i Ekrem efendimiz ana ve babasının hayatta olup olmadıklarını sordu. Babasının öldüğünü, ihtiyar anasının hayatta olduğunu öğrendiler.
Resulullah efendimiz, oğlu ile aralarının nasıl olduğunu sordurduğunda, ihtiyar kadın:
“O hep hanımını dinliyor, beni tersliyor, hiçbir isteğimi yerine getirmiyor” cevabını verdi.
Resul-i Ekrem, Bilal-i Habeşî radıyallahü anha:
“Git bir yığın odun topla, onu ateşte yakalım” buyurdu.
Bu sözleri duyan Alkame’nin annesi:
“Ya Resûlallah! O benim oğlum ve gönlümün meyvesidir. Onu benim gözlerimin önünde yakacak mısın? Buna yüreğim nasıl dayanır” dedi. Resulullah efendimiz şöyle buyurdu:
“Ey Alkame’nin annesi, Allah’ın azabı daha şiddetli ve daha devamlıdır. Sen içinden Allah’ın onu mağfiret etmesini diliyorsun. O halde ona kırgın olmadığını açıkla. Hakkını helal et. Varlığım Kudret elinde olan Allah’a yeminle söylerim ki, sen ona kırgın oldukça, onun ne namazı, ne orucu ne de diğer iyilikleri kendisine fayda vermez.”
“Ona hakkımı helal ettim”
Alkame’nin annesi ellerini açtı ve:
“Ya Resulallah! Ben oğlum Alkame’den razıyım, haklarımı ona helal ettim” dedi.
Resul-i Ekrem efendimiz:
“Ya Bilal! Git bak, Alkame Lâ ilahe illallah diyebiliyor mu?” buyurdu.
Bilal-i Habeşî hazretleri hemen gitti. Alkame’nin evine vardı. Daha kapıdan girerken onun, Lâ ilahe illallah Muhammedün Resulullah demekte olduğunu işitti.
Alkame radıyallahü anh o gün vefat etti… Yıkandı, kefenlendi. Resul-i Ekrem efendimiz namazını kıldırdı ve defnetti…
——TESBİT:
SOKAKDAKİ DİLENCİLERİN ÇOĞU ANASINA ASİLİK EDENLERDENMİŞ
ANALARIMIZIN GÜNÜ HER DAİMDİR
Anne başta tâç imiş,
Her derde ilâç imiş,
Bir evlât pir olsa da,
Anaya muhtaç imiş,
Anne duası ve Hazreti Alkame
Asr-ı saadette Alkame isminde gayretli çalışkan ve cömert bir genç vardı. Hastalandı ve rahatsızlığı şiddetlendi. Hanımı vaziyeti Resul-i Ekrem (sallallahü aleyhi ve sellem) efendimize bildirdi:
“Ya Resûlallah, kocam çok hasta, ölüm halinde” dedi.
Resulullah efendimiz, vaziyeti öğrenmek için; Hazreti Ali, Selman-ı Farisi, Bilal-i Habeşî ve Ammar bin Yasir’i (radıyallahü anhüm) Alkame’nin evine gönderdi… Gittiler, Alkame ağır hasta idi. Lâ ilâhe illallah, Muhammedün Resûlullah demesini söylediler. Bir türlü söyleyemedi. Üzüldüler. “Oğlum beni hep tersliyor!”
Vaziyeti bildirmesi için Bilal radıyallahü anhı Resulullah efendimize gönderdiler. Resul-i Ekrem efendimiz ana ve babasının hayatta olup olmadıklarını sordu. Babasının öldüğünü, ihtiyar anasının hayatta olduğunu öğrendiler.
Resulullah efendimiz, oğlu ile aralarının nasıl olduğunu sordurduğunda, ihtiyar kadın:
“O hep hanımını dinliyor, beni tersliyor, hiçbir isteğimi yerine getirmiyor” cevabını verdi.
Resul-i Ekrem, Bilal-i Habeşî radıyallahü anha:
“Git bir yığın odun topla, onu ateşte yakalım” buyurdu.
Bu sözleri duyan Alkame’nin annesi:
“Ya Resûlallah! O benim oğlum ve gönlümün meyvesidir. Onu benim gözlerimin önünde yakacak mısın? Buna yüreğim nasıl dayanır” dedi. Resulullah efendimiz şöyle buyurdu:
“Ey Alkame’nin annesi, Allah’ın azabı daha şiddetli ve daha devamlıdır. Sen içinden Allah’ın onu mağfiret etmesini diliyorsun. O halde ona kırgın olmadığını açıkla. Hakkını helal et. Varlığım Kudret elinde olan Allah’a yeminle söylerim ki, sen ona kırgın oldukça, onun ne namazı, ne orucu ne de diğer iyilikleri kendisine fayda vermez.”
“Ona hakkımı helal ettim”
Alkame’nin annesi ellerini açtı ve:
“Ya Resulallah! Ben oğlum Alkame’den razıyım, haklarımı ona helal ettim” dedi.
Resul-i Ekrem efendimiz:
“Ya Bilal! Git bak, Alkame Lâ ilahe illallah diyebiliyor mu?” buyurdu.
Bilal-i Habeşî hazretleri hemen gitti. Alkame’nin evine vardı. Daha kapıdan girerken onun, Lâ ilahe illallah Muhammedün Resulullah demekte olduğunu işitti.
Alkame radıyallahü anh o gün vefat etti… Yıkandı, kefenlendi. Resul-i Ekrem efendimiz namazını kıldırdı ve defnetti…

10 Mayıs, 2008 Cumartesi
Cennet anaların ayakları altındadır.
Hz. Muhammed (sas)
Ana hakkı ödenmez.
Türk Atasözü
Çocuğun parmağı acısa, ananın yüreği yanar.
Rus A.
Bir adam en çok sevgilisini, en iyi şekilde ailesini, en uzun da annesini sever.
İrlanda A.
Hiç bir süs ve elbise bir kadını, analık sevgisi kadar güzelleştiremez.Brachvogel
Anne sevgisi, bencil duyguların en üstünüdür.Alain
Ana öfkesi, bahardaki kar gibidir.Rus A.
Anneler, herşeyi görmeseler bile kalpleriyle duyarlar.Ostrovski
11 Mayıs, 2008 Pazar
Resulullah (s.a.a) buyurdu ki:
“Kim ana-babasının yüzüne şefkat ve merhametle bakarsa, Allah Teala onun için makbul olan bir haccın sevabını yazar.
İmam Sadık (as) şöyle buyurmuştur:
Bazı insanlar baba-anası hayatta iken onlara iyilik ediyor; ama onlar öldüklerinde onların borçlarını ödemiyor ve onlar için Allah’tan mağfiret dilemiyor. İşte bundan dolayı Allah Teala onu, akk’ul- valideyn (ana-babasına asi bir kimse) olarak sayıyor. Ama bazen bazı insanlar, ana-babası hayatta iken onlara karşı sert ve asidir. Ama onlar öldüklerinde, onların borçlarını ödüyor ve onlar için mağfiret diliyor. Allah Teala böyle bir adamı ana-babasına iyilik yapan bir kimse olarak yazıyor.
:
Ana-babaya iyilik etmek ömrü çoğaltır, yalan konuşmak rızkı azaltır, dua ise kaza-kaderi geri çevirir.