Mynet | Blog Anasayfa | Email
Favorilerime Ekle | Giriş

Mart, 2008 Arşivi

AKP’yi KAPATMA SONUC TAHMİNİ

29 Mart 2008 , Cumartesi | Etiketler : akp'yi kapatma sonuc tahmİnİ

KAPATMA SONUCU TAHMİNİ
MUHTEMELEN
11 ÜYEDEN
9 KABUL, 2 RET
EN İYİ İHTİMAL
8 KABUL, 3 RET
HUKUK GALİP GELİRSE
İŞTE O ZAMAN AKP değil de TÜRKİYE KAZANIR.
TEMENNİMİZ ;
ÜLKEMİZİN KAZANMASIDIR.


AMA BAŞBAKANLIK MÜSTEŞARLIĞI DAHİL ÜLKEMİZİN EN ÜST VE EN ÖNEMLİ MAKAMINDA VAZİFE YAPMIŞ
H. CELEL GÜZELİN YAZISINI AŞAĞIYA YAPIŞTIRIYORUM :

Demokrasiyi sıfırlayan hukuk rezaleti
Hasan Celal Güzel

18/03/2008 (4159 kişi okudu)

Türkiye’de demokrasi artık rayına oturuyor derken, bir de arkamıza dönüp baktık ki, bir arpa boyu yol gitmişiz. Bu güzel ülkede on yılda bir darbe yapılırdı; artık hukuk eliyle demokrasiye müdahale ediliyor. Askerî darbelerdeki tankların, silahların yerini artık savcılar, hâkimler almaya başladı.
AK Parti, daha 7 ay önce 22 Temmuz Seçimleri’nde, seçmen sayısının yarısına yakın kısmının oyunu alarak yüzde 47 ile 340 milletvekili çıkardı ve tek başına iktidara geldi. Lâkin, jüristokratik egemenliğini açıkça ilân eden jakoben oligarşi, peşin ideolojik ve siyasî hükümleriyle zorbalığını devam ettirmeye çalışıyor.
AK Parti hakkında kapatılma dâvâsı açılması, sadece Türk hukuk ve siyaset tarihinin değil, dünya tarihinin de en utanç verici olaylarından biridir. Daha önce de Refah Partisi ve Fazilet Partisi hakkında kapatılma dâvâsı açılmış; gene aynı gerekçeyle, yani laikliğe karşı fiillerin odaklaştığı iddiasıyla bu siyasî partiler haksız şekilde kapatılmışlardı. Ancak, bu defa durum tamamen farklıdır. Bir defa, bu partilerin kapatıldığı sırada Türkiye’de 28 Şubat Darbe süreci sözkonusuydu.
İkinci olarak, bu partiler TBMM’de çoğunluğa sahip değillerdi ve RP döneminde bir koalisyon yönetimi vardı. Nihayet, Anayasa’nın siyasî partilerin kapatılmasıyla ilgili 69. maddesinde henüz 2001 değişiklikleri yapılmamıştı.
* * *
Yargıtay C. Başsavcısı ‘nın AK Parti’nin kapatılmasıyla ilgili iddianamesini esefle, bazen de kahkahalar atarak okuyorum. Laikliğe aykırı fiiller olarak gösterilenlerin tamamı saçma sapan, incir çekirdeğini doldurmayan, gülünç iddialardan ibaret. İçinde neler yok ki… Mayo reklâmlarının kaldırılması, içki yasağı (tamamen gerçek dışıdır), laikliği tartışmaya açma, Nazi Almanyası, Mussolini benzetmesi vs. vs… Bütün bu sözde fiillerden sadece bir tekinin bile hukukîliği, bilimselliği, tutarlılığı, ciddîliği gösterilemez.
Tabiî bütün bu sıralananlar lâfü güzaftan öteye geçmiyor. Sonunda dilin altındaki bakla ise ‘türban yasağının kaldırılması’ olarak ortaya çıkıyor. Aslında gerçek sebep, oligarşik bürokrasinin bir inatlaşma hâline getirdiği başörtüsü meselesi olarak görülüyor. Nitekim, RP ile FP de aynı sebepten kapatılmışlardı.
Açıkçası, oligarşik azınlık, hukuku kullanarak şu mesajı veriyor: Oyların yarısını değil, isterseniz tamamını alınız, buna aldırmayız. Biz millî iradeyi, millet egemenliği filan takmayız. Anayasa’yı değiştirirseniz Anayasa Mahkemesi var; idarî tasarrufta bulunursanız Danıştay var; daha da ileri giderseniz üniversiteyi sokağa dökeriz; bununla da olmazsa darbe için askeri tahrik ederiz. Nitekim, CHP lideri Baykal’ın, ‘Oyların yüzde 90′ını da alsanız farketmez’ lâfı, bu gerçeği yansıtmıyor mu?…
* * *
RP lideri Erbakan, kapatma dâvâsı karşısında sessiz kalarak boynunu uzatıp beklemişti. Partisinin kapatılacağına bir türlü inanmak istemedi. Hattâ kapatılma kararından bir hafta önce AYM Başkanı’na iltifatlar dolusu bir mektup bile gönderdi. Neticeyi biliyorsunuz…
Türkiye’de, ne yazık ki tuz kokmuştur. İnsanların Allah’tan sonra sığınacağı yargı sistemi iflâs etmiştir. Adalet terazisi, artık tamamen çarpıtılmıştır. Geçen sene meşhur 367 dâvâsının sonucu için gazeteler ‘9-2 Sezer galip’ diye manşetler atmışlardı. Anayasa Mahkemesi üyelerinden 9′unu Sezer’in (aslında birini de Demirel atamıştı), 2’sini Özal’ın atadığını; bu yüzden 367 skandalının, bir futbol maçı skoru gibi 9-2 sonuçlanacağını söylüyorlardı. Hiç kimse dâvânın hukukî tarafına ağırlık vermemişti. Tahminler aynen gerçekleşti ve 367 kararı bir kara leke olarak hukuk tarihimize geçti.
CHP’nin başörtüsü konusundaki Anayasa tadilleri için açtığı dâvâ ise, Anayasa’nın 148. maddesindeki açık hükümlere rağmen esastan görüşülmek üzere gündeme alındı. AYM, yetki gaspında bulunarak yapılan değişiklikleri iptal ederse, doğrusu bu neticeye hiç şaşmayız[/size][/color].
* * *
Bu arada AK Partili yetkililere de bir çift lâfımız var. 2003 yılında, AYM’nin ittifakla yaptığı teklife göre, AYM üyelerinin bir kısmının TBMM tarafından seçilmesi isteniyordu. Bu teklif, ne yazık ki TBMM’de uyutuldu. Diğer taraftan, Siyasî Partiler Kanunu ve Anayasa’daki siyasî partilerin kapatılmasıyla ilgili antidemokratik hükümlerin -çeşitli ikazlarımıza rağmen- değiştirilmeden devam ettirilmesi, ihmal kelimesiyle izah edilemeyecek bir gaflettir.
* * *
Şimdi ne yapılmalıdır? Önce, AYM, bu gayrı hukukî, peşin hükümlerle dolu dâvâyı reddetmelidir. Lâkin, AYM’nin bugünkü yapısıyla bunu pek mümkün görmüyoruz.
AK Parti, aynı tehdit altında bulunan MHP ile bir araya gelerek Siyasî Partiler Kanunu’nu ve Anayasa’nın 68. ve 69. maddelerini derhal değiştirmelidir. Bu da AYM’den dönerse, AYM’nin terekküp tarzı ve yetkileri değiştirilmeli, ayrıca erken seçime gidilmesi düşünülmelidir.

Hasan Celal Güzel arşivi - Diger Yazarlar

KARAR SİZİN!
DEMOKRASİ 1 ÖZLEMDİR…

NEVRUZ’DA BAYRAK SAYGISIZLIĞI

22 Mart 2008 , Cumartesi | Etiketler : nevruzda bayrak saygisizliĞi

NEVRUZ’DA BAYRAK YAKILIP, YIRTANALARI ve BUNUN TÜRKLÜK İLE ALAKASINI KURAMLAYANLARIN YAPTIKLARINA BAKINIZ!
BUNLARIN TÜRKLÜKLE ALAKASI OLAMADIĞI GİBİ İSLAMİYET İLE DA HİÇ ALAKASI YOKTUR!
NEVRUZ İSMİ BİLE İRANİ ve ZERDÜŞT BAYRAMIDIR.
AKSİNİ SAVUNANLAR GAYRI OLUP, MÜSLÜMANLAR İLE ALAKASINI; İSLAMIN HİLALİNİ YIRTIP-YAKANLAR İLE ORTAK PAYDA DA BİRLEŞMİŞ OLMUYORLAR MI?

 

 

 

 

————————–
GAZETELERDEN
————————–

Teröristten Nevruz tehditi!
19 Mart 2008 Çarşamba 14:13
PKK bildiri yayınladı. Nevruzda yapacaklarını anlattı. "Her şeyi yapabiliriz" diye tehdit etti. Yapacakları şeyler ise;
Operasyonlarla güç kaybeden PKK, ‘ayaktayım’ demek için Nevruz’u dönüm noktası olarak belirledi. Radikal örgütlerle işbirliği yapan PKK’nın amacı, provokasyon ve terörle kaos havası estirmek.

BAYRAK YAKACAKLAR

PKK bu Nevruz’da meydanları dolduran onbinlerce kişiyi polis ve güvenlik güçleriyle çatıştırmak istiyor.

Olaylı gösterilerin 21 Mart’ta tüm gün sürmesi ve şehir merkezlerine kadar taşınması da terör örgütün planları arasında.

PKK her gösteride teröristbaşı Abdullah Öcalan lehine sloganlar atılmasını, hükümetin ve askerî operasyonların protesto edilmesini istiyor.

Başbakan posteri ve bayrak yakılması da hain planın içinde yer alıyor.

DİYARBAKIR ŞOVU

PKK özellikle Diyarbakır’da büyük gösteri ve eylemler yapılmasını istiyor. Bunun için gerekirse iki sene önce 27 Mart’taki olayların hortlatılması da terör planları arasında.

“Diyarbakır şovu” ile PKK, AK Parti’nin mahalli seçimlerde burayı alacağına yönelik iddiasına karşın kentin hâlâ kendi kontrolünde olduğu mesajını da vermek istiyor.

BİLDİRİYLE NE YAPACAKLARINI DUYURDULAR

Örgüt yanlısı kaynakların yanı sıra istihbarat birimlerine de ulaşan eylem planlarında PKK, 1990’larda büyük olaylara sahne olan “serhildan-başkaldırı” başlatılmasını istiyor.

Terör örgütünün elebaşı kadrosunun verdiği talimatların harfiyen yerine getirilmesi emrediliyor. Terörist elebaşlarından Mustafa Karasu, Nevruz’da neler yapılması gerektiğini yayımladığı bir bildiriyle de yandaşlarına aktardı. Bu Nevruz’un Kürt halkının ayağa kalkışı olacağını iddia ediyor: “2008 Nevruz’u ‘Artık Yeter-Edi Bes’, ‘Demokratik Özerklik İstiyoruz’ hâline gelmelidir. Çözüm dayatma Nevruz’u olmalı. Bu zaten Kürt halkının ayağa kalkışı demektir.”

BAŞBAKAN GEZİYİ İPTAL ETSİN YOKSA

Kendileri dışında hiçbir partinin ya da kuruluşun Diyarbakır’da Kürt meselesine dair toplantı yapmasını da istemeyen PKK, herhangi bir hareket veya toplantı karşısında “her şeyi yapacakları” tehdidini de açık açık ilan ediyor.

Terör örgütü, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın Diyarbakır’a yapacağı gezinin iptalini de istiyor. Sert eylem ortaya koyacaklarını belirten PKK’nın bunun için intihar eylemleri yapacağı aktarılıyor.

——————————
DÜN ve BU GÜN YAPTILAR DA…

İSATANBUL, VAN, HAKKARİ, MERSİN ve koynumuzda besledikleriminin İSLAMIN SEMBOLÜ HİLALE YAPTIKLARI KANIMIZI DONDUR MUYORSA SÖZÜM YOKTUR…

NEVRUZ’da BAYRAK SAYGISIZLIĞI

22 Mart 2008 , Cumartesi | Etiketler : nevruz'da bayrak saygisizliĞi

NEVRUZ’DA BAYRAK YAKILIP, YIRTANALARI ve BUNUN TÜRKLÜK İLE ALAKASINI KURAMLAYANLARIN YAPTIKLARINA BAKINIZ!
BUNLARIN TÜRKLÜKLE ALAKASI OLAMADIĞI GİBİ İSLAMİYET İLE DA HİÇ ALAKASI YOKTUR!
NEVRUZ İSMİ BİLE İRANİ ve ZERDÜŞT BAYRAMIDIR.
AKSİNİ SAVUNANLAR GAYRI OLUP, MÜSLÜMANLAR İLE ALAKASINI; İSLAMIN HİLALİNİ YIRTIP-YAKANLAR İLE ORTAK PAYDA DA BİRLEŞMİŞ OLMUYORLAR MI?

 

 

 

————————–
GAZETELERDEN
————————–

Teröristten Nevruz tehditi!
19 Mart 2008 Çarşamba 14:13
PKK bildiri yayınladı. Nevruzda yapacaklarını anlattı. "Her şeyi yapabiliriz" diye tehdit etti. Yapacakları şeyler ise;
Operasyonlarla güç kaybeden PKK, ‘ayaktayım’ demek için Nevruz’u dönüm noktası olarak belirledi. Radikal örgütlerle işbirliği yapan PKK’nın amacı, provokasyon ve terörle kaos havası estirmek.

BAYRAK YAKACAKLAR

PKK bu Nevruz’da meydanları dolduran onbinlerce kişiyi polis ve güvenlik güçleriyle çatıştırmak istiyor.

Olaylı gösterilerin 21 Mart’ta tüm gün sürmesi ve şehir merkezlerine kadar taşınması da terör örgütün planları arasında.

PKK her gösteride teröristbaşı Abdullah Öcalan lehine sloganlar atılmasını, hükümetin ve askerî operasyonların protesto edilmesini istiyor.

Başbakan posteri ve bayrak yakılması da hain planın içinde yer alıyor.

DİYARBAKIR ŞOVU

PKK özellikle Diyarbakır’da büyük gösteri ve eylemler yapılmasını istiyor. Bunun için gerekirse iki sene önce 27 Mart’taki olayların hortlatılması da terör planları arasında.

“Diyarbakır şovu” ile PKK, AK Parti’nin mahalli seçimlerde burayı alacağına yönelik iddiasına karşın kentin hâlâ kendi kontrolünde olduğu mesajını da vermek istiyor.

BİLDİRİYLE NE YAPACAKLARINI DUYURDULAR

Örgüt yanlısı kaynakların yanı sıra istihbarat birimlerine de ulaşan eylem planlarında PKK, 1990’larda büyük olaylara sahne olan “serhildan-başkaldırı” başlatılmasını istiyor.

Terör örgütünün elebaşı kadrosunun verdiği talimatların harfiyen yerine getirilmesi emrediliyor. Terörist elebaşlarından Mustafa Karasu, Nevruz’da neler yapılması gerektiğini yayımladığı bir bildiriyle de yandaşlarına aktardı. Bu Nevruz’un Kürt halkının ayağa kalkışı olacağını iddia ediyor: “2008 Nevruz’u ‘Artık Yeter-Edi Bes’, ‘Demokratik Özerklik İstiyoruz’ hâline gelmelidir. Çözüm dayatma Nevruz’u olmalı. Bu zaten Kürt halkının ayağa kalkışı demektir.”

BAŞBAKAN GEZİYİ İPTAL ETSİN YOKSA

Kendileri dışında hiçbir partinin ya da kuruluşun Diyarbakır’da Kürt meselesine dair toplantı yapmasını da istemeyen PKK, herhangi bir hareket veya toplantı karşısında “her şeyi yapacakları” tehdidini de açık açık ilan ediyor.

Terör örgütü, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın Diyarbakır’a yapacağı gezinin iptalini de istiyor. Sert eylem ortaya koyacaklarını belirten PKK’nın bunun için intihar eylemleri yapacağı aktarılıyor.

——————————
DÜN ve BU GÜN YAPTILAR DA…

İSATANBUL, VAN, HAKKARİ, MERSİN ve koynumuzda besledikleriminin İSLAMIN SEMBOLÜ HİLALE YAPTIKLARI KANIMIZI DONDUR MUYORSA SÖZÜM YOKTUR…

NEVRUZ’DA BAYRAK SAYGISIZLIĞI

22 Mart 2008 , Cumartesi | Etiketler : nevruzda bayrak saygisizliĞi
NEVRUZDA BAYRAK SAYGISIZLIĞI Alıntıyla Cevap Ver Mesajı değiştir/sil Bu mesajı sil

NEVRUZ’DA BAYRAK YAKILIP, YIRTANLARI ve BUNUN TÜRKLÜK İLE ALAKASINI KURAMLAYANLARIN YAPTIKLARINA BAKINIZ!
BUNLARIN TÜRKLÜKLE ALAKASI OLMADIĞI GİBİ İSLAMİYET İLE DA HİÇ ALAKASI YOKTUR!
NEVRUZ İSMİ BİLE İRANİ ve ZERDÜŞT BAYRAMIDIR.
AKSİNİ SAVUNANLAR GAYRI OLUP, MÜSLÜMANLAR İLE ALAKASINI; İSLAMIN HİLALİNİ YIRTIP-YAKANLAR İLE ORTAK PAYDA DA BİRLEŞMİŞ OLMUYORLAR MI?

————————–
GAZETELERDEN
————————–

Teröristten Nevruz tehditi!
19 Mart 2008 Çarşamba 14:13
PKK bildiri yayınladı. Nevruzda yapacaklarını anlattı. "Her şeyi yapabiliriz" diye tehdit etti. Yapacakları şeyler ise;
Operasyonlarla güç kaybeden PKK, ‘ayaktayım’ demek için Nevruz’u dönüm noktası olarak belirledi. Radikal örgütlerle işbirliği yapan PKK’nın amacı, provokasyon ve terörle kaos havası estirmek.

BAYRAK YAKACAKLAR

PKK bu Nevruz’da meydanları dolduran onbinlerce kişiyi polis ve güvenlik güçleriyle çatıştırmak istiyor.

Olaylı gösterilerin 21 Mart’ta tüm gün sürmesi ve şehir merkezlerine kadar taşınması da terör örgütün planları arasında.

PKK her gösteride teröristbaşı Abdullah Öcalan lehine sloganlar atılmasını, hükümetin ve askerî operasyonların protesto edilmesini istiyor.

Başbakan posteri ve bayrak yakılması da hain planın içinde yer alıyor.

DİYARBAKIR ŞOVU

PKK özellikle Diyarbakır’da büyük gösteri ve eylemler yapılmasını istiyor. Bunun için gerekirse iki sene önce 27 Mart’taki olayların hortlatılması da terör planları arasında.

“Diyarbakır şovu” ile PKK, AK Parti’nin mahalli seçimlerde burayı alacağına yönelik iddiasına karşın kentin hâlâ kendi kontrolünde olduğu mesajını da vermek istiyor.

BİLDİRİYLE NE YAPACAKLARINI DUYURDULAR

Örgüt yanlısı kaynakların yanı sıra istihbarat birimlerine de ulaşan eylem planlarında PKK, 1990’larda büyük olaylara sahne olan “serhildan-başkaldırı” başlatılmasını istiyor.

Terör örgütünün elebaşı kadrosunun verdiği talimatların harfiyen yerine getirilmesi emrediliyor. Terörist elebaşlarından Mustafa Karasu, Nevruz’da neler yapılması gerektiğini yayımladığı bir bildiriyle de yandaşlarına aktardı. Bu Nevruz’un Kürt halkının ayağa kalkışı olacağını iddia ediyor: “2008 Nevruz’u ‘Artık Yeter-Edi Bes’, ‘Demokratik Özerklik İstiyoruz’ hâline gelmelidir. Çözüm dayatma Nevruz’u olmalı. Bu zaten Kürt halkının ayağa kalkışı demektir.”

BAŞBAKAN GEZİYİ İPTAL ETSİN YOKSA

Kendileri dışında hiçbir partinin ya da kuruluşun Diyarbakır’da Kürt meselesine dair toplantı yapmasını da istemeyen PKK, herhangi bir hareket veya toplantı karşısında “her şeyi yapacakları” tehdidini de açık açık ilan ediyor.

Terör örgütü, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın Diyarbakır’a yapacağı gezinin iptalini de istiyor. Sert eylem ortaya koyacaklarını belirten PKK’nın bunun için intihar eylemleri yapacağı aktarılıyor.

——————————
DÜN ve BU GÜN YAPTILAR DA…

İSATANBUL, VAN, HAKKARİ, MERSİN ve koynumuzda besledikleriminin İSLAMIN SEMBOLÜ HİLALE YAPTIKLARI KANIMIZI DONDUR MUYORSA SÖZÜM YOKTUR…

PARTİ KAPATMA YORUMU/TÜRKİYE KLASİĞİ

16 Mart 2008 , Pazar | Etiketler : tÜrkİye klasİĞİ
TÜRKİYE KLASİĞİ
MEHMET ALTAN/ STAR GAZETESİ /15.03.2008

Sınıf Savaşı devam ediyor

Dün yazıyı yazıp kalemi kınına sokmuştuk ki…

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı tatsız bir sürpriz yaptı.

AK Parti için kapatma davası açtı,

Hayırdır… Ne oluyor?

Aklıma çok öncelerden yaptığım tespit geldi. Nedir?

Sınıf savaşı devam ediyor…

Şöyle diyordum:

‘Halka gidip soruyorlar:

- En büyük derdin ne?

Cevap veriyor:

- İşsizim…

Cevap veriyor:

- Yoksulum…

Ankara’nın egemenleri bunu duymak yerine kendi eski ezberlerini tekrarlıyor:

- İrtica geliyor…

İktidar kavgalarında, İttihat ve Terakki’nin bulduğu eski bir silah olan irticayı kullanmak yerine halka kulak verseler, en büyük tehlikenin işsizlik olduğunu görecekler.

***

Araştırmalara göre, Türkiye’nin din kurallarına göre yönetilmesini isteyenlerin oranı yüzde 9’du…

En büyük sorunu işsizlik ve hayat pahalılığı olarak görenlerin oranı ise yüzde 50.4.

Ülkenin ekonomik kalkınması hızlansın, çaresiz yığınlar beceri kazansın, o yüzde 9 da kalmaz… Çünkü burada amaç din devleti mi yoksa kaybedecek hiçbir şeyi olmayan insanların sığınacakları bir yer arayışı mı belli değil.

İnsanlara umut vermezseniz ne yapacaklar, kime sığınacaklar?

Din, Türkiye’de kültürümüzün çok önemli parçası olmaktan çıkıp çaresizliğin sığınağı olmuş gibi gözüküyor.

***

Bir tarafta kendini solda gören, gelir seviyesi ortanın üzerinde, iyi eğitim almış, kendini laik diye tanımlayan bir grup var.

Öte tarafta ise gelir seviyesi daha düşük, kırsal kökenli, kendini İslamcı veya sağcı olarak tanımlayan bir grup var.

Bu iki grup anlaşmazlık yaşıyor.

Bu nedir?

Düpedüz bir sınıf çatışması.

Silahlar da laiklik ve şeriat.

Ne var ki çatışmanın tarafları kendini yanlış tanımlıyor. Bizde burjuvazinin yerini tutmaya çalışanlar kendilerini garip bir şekilde ‘solcu’ diye tanımlarken, emeğiyle yarım yamalak geçinmeye savaşan ve emekten yana olması gerekenler de İslamcı ya da muhafazakar.

Aslına bakarsanız yoksullar ile tuzu kurular karşı karşıya.

***

Tuzu kurular ve onların müttefiki olan Ankara’nın egemenleri, AK Parti vasıtasıyla merkeze taşınan yoksulları gördükçe feryat ediyorlar:

- İrtica geliyor.

Aslında irtica gelmiyor, egemenlik gidiyor galiba.’

***

Dön baba dönelim…

Gene başladığımız noktaya döndük.

İşsizliği ve yoksulluğu aştıkça, iktidar kavgaları da hem yumuşayacak, hem de eski silahlarını kullanmaktan vazgeçecek.

Gerçek sorunlarımızı, gerçek kavramlarla konuşacağız.

Bu sahtelikten kurtulacağız.

Ama gereksiz ve ağır faturalar ödüyoruz.

Türkiye bu noktalarda olmamalıydı.

Yazık.

———————————————————-
İŞTE 1 TÜRKİYE KLASİĞİ

OPERASYON ALINTISI

1 Mart 2008 , Cumartesi | Etiketler : operasyon alintisi

 YAZARLARIN gözünde operasyonun sonlandırılma nedenleri :

 Niye gittik, niye döndük? - Meliha OKUR (SABAH)

 Acelemiz ne? Daha bir hafta oldu, "No men’s land!" yani, "Kimseye ait olmayan" bu topraklardan sırtında 38 kilo yük taşıyan asker niye çekildi? Öyle ya, savaş kimin? Bu savaş neyin savaşı? Kim, barış istemez ki? Kandil Dağı’nın çevresi, "Hâlâ kimseye ait olmayan toprak" olarak mı kalacak? Operasyondan dönen askerlerimiz Kafam karışıyor!..

 Peş peşe sıralanan bu sorulara bir anda yanıt veremiyorum. Ekonominin politikayı belirlediğini biliyorum. Net olan şu, bu savaş çok büyük bir ekonomik güç savaşı! Hepimiz bu savaşın adını doğru koymalıyız.

 Her şey Irak petrol ve doğalgazı için yapılıyor

. Büyük patron ABD, Irak petrol ve doğalgazı için güvenli ortam istiyor. Türkiye, Irak petrol ve doğalgazını kurulacak yeni boru hatlarıyla güvenli bir şekilde Ceyhan’dan dünyaya ulaştırmaya çalışıyor.

 Petrol pastasından pay alabilmek için 40 takla atıyor. Siyasi, ekonomik ve askeri gücü bir arada tutuyor.

Strateji bu.


Mynet Blog WordpressMU alt yapısını kullanmaktadır.