Mynet | Blog Anasayfa | Email
Favorilerime Ekle | Giriş
 

Edebiyat Kategorisindeki bloglar

Arkadaslar cok sevdigim harika bir siir sair Bedri Rahmi Eyüboglu’ndan: ”karadut”

24 Nisan 2008 , Perşembe | Kategori: Edebiyat 7

KARA DUT
Kara dutum çatal karam çingenem
Nar tanem nur tanem bir tanem
Agaç isem dalimsin salkim saçak
Petek isem balimsin ogulum
Günahimsin vebalimsin
Dili mercan disi mercan dizi mercan
Yoluna bir can koydugum
Gökte ararken yerde buldugum,
Kara dutum
Çatal karam çingenem
Daha nem olacaktin bir tanem
Gülen ayvam aglayan narimsin
Kadinim kisragim karimsin

Gunun sozu:

7 Mart 2008 , Cuma | Kategori: Edebiyat 0

"Gençlikte vaktini geçiren sefa ile, ihtiyarlikta ömrünü geçirir cefa ile."
 

Gunun sozu:

6 Mart 2008 , Perşembe | Kategori: Edebiyat 0

Yalnız akıllı bir insan sevmesini bilir. Sevip de yitirmek, sevmemiş olmaktan daha iyidir.
Seneca

Bilgeye sormuşlar dünya da en güzel şey ne diye?

27 Şubat 2008 , Çarşamba | Kategori: Edebiyat 3

Bilgeye sormuşlar dünya da en güzel şey ne diye?
´Sevmek´ demiş…
Peki sonra? demişler…
´Sevilmek´ demiş…
Peki neden sevmek sevilmekten once geliyor? demisler.
O da demiski:”Insan sevdigine sevildiginden daha cok emindir..”

Gunun sozu

19 Şubat 2008 , Salı | Kategori: Edebiyat 4

” Karimla ben 20 yil çok mutlu yasadik. Sonra da tanistik. ”
  Rodney Dangerfield
 
*baya zorluk yasamis esiyle herhalde : )))

Gunun sozu

18 Şubat 2008 , Pazartesi | Kategori: Edebiyat 0

Hiç yanitlayamadigim en büyük soru su olagelmistir: ‘Bir kadin ne ister?’

Sigmund Freud

Gunun sozu

17 Şubat 2008 , Pazar | Kategori: Edebiyat 2

Firtina, meyvelerin vaktinden evvel olgunlasanlarindan ziyade, kurtlanmis olanlarini dusurur.

Gunun sozu

12 Şubat 2008 , Salı | Kategori: Edebiyat 1

Küçük üzüntüler konusurlar, büyük dertler dilsizdir

Nijerya Atasözü

Gunun sozu:

8 Şubat 2008 , Cuma | Kategori: Edebiyat 0

Deniz yoğurt olmuş da yemeye kaşık bulunmamış

Gunun sozu:

29 Ocak 2008 , Salı | Kategori: Edebiyat 0

”Ölüler güç ve bilgilerini beraberinde götürmez, yaşayanlara ilave eder.”
(Hopi Kabilesi)