Mynet | Blog Anasayfa | Email
Favorilerime Ekle | Giriş

HAYATA DAİR HERŞEY

Hayat Bir Sınav

Ankara dil okulunda istihbarat elemanı olarak yetiştirilen gençler. Kurs dönemi sonunda birer, birer mülakata alınırlar, İçeri giren gence hocaları sorar, Adın Soyadın nedir ? Çocuk daha ilk derslerde öğrendiği, asla kendi gerçek kimliğini açıklamayacaksın kuralını bildiğinden, yanlış bir isim söyler, Hocalar, oğlum biz senin hocanız, söyle, adını soyadını numaranı da, notunu verelim çık derler. Genç ısrarla gerçek adını söylemez.Hocanın birisi sinirlenir. Çık dışarı , mezun olamadın kaldın der.
Genç okul bahçesine çıkar, bir bankın üzerine oturur. Bir sigara yakar , üzgün ve düşünceli bir durumda derin, derin nefes çekerken. Yaşlı başlı bir amca gelir yanına oturur. Hayrola evladım der. Seni çok dertli gördüm ..
Genç sıkıntısını paylaşacak birisinin varlığıyla , birazcık sakinleşir. Sorma amca , sınavdan çaktım der.
Neden evladım ? Bilemedin mi ? sorduklarını deyince ,genç olup biteni anlatır. Yaşlı adam; Peki neydi asıl adın evladım diye sorar ve genç Ahmet Erdost der. Bunun üzerine adam hiddetle ayağa kalkar. Delikanlı, delikanlı sınavı asıl şimdi kaybettin der.

Acı ama Gerçek Maalesef

 

 

İkramiye sanıyorsanız
Loto ya da piyango ikramiyesi sanıyorsanız fena halde yanılıyorsunuz. Bu parayla bir pazar filesi ancak doluyor

Kilo işi para. Çuval dolusu para. Zenginlik gibi görünüyor ama acı bir gerçek var. Bu parayla çarşı pazar filesini ancak doldurabiliyor. Çünkü burası Zimbabve. Afrika’nın en fakir ülkelerinden biri. Ekonominin durumunu anlamak için 100 doların karşılığı olan Zimbabve parasına bakmak yeterli. Paranın basıldığı kağıda yazık.

Enflasyon yüzde 100 bin 500 olarak ifade ediliyor. 1ABD doları 25 milyon Zimbabve doları. Bu parayla ancak bir kutu Cola alınıyor. En küçük banknot 100 binlik. 100 ADB doları ise 20 kilo Zimbabve dolarına denk geliyor..

Kadın Olmanın 29 Avantajı

Kel kalmıyorsunuz!
• 30′undan sonra tepenizdeki saçlar dökülmeye başlamıyor.

• Birden fazla uyarılma noktanız var.

• Burun ve kulaklarınız kıllarla kaplanmıyor.

• Aylık giderinizin bir bölümünü erotik dergilere ayırmak zorunda değilsiniz.

• Hem duygularınız var, hem de bunlar hakkında konuşabiliyorsunuz.

Bira göbeğiniz olmaz!
• Ne kadar içerseniz için, kemerinizi asla bira göbeği örtmez.

• Doğuştan doğru hediyeyi verme yeteneğine sahipsiniz.

• Meşrubat kolilerini 6. kata kadar kendiniz taşımak zorunda değilsiniz.

• Plajda, uyarılmış olduğunuz mayonuzdan belli olacak diye endişelenmenize gerek yok.

Sinemada ağlayabilirsiniz!
• Sinemada gözyaşlarına boğuldunuz diye utanmanıza gerek yok.

• İstatistiklere göre kocanızdan 7 yıl daha uzun yaşayacaksınız.

• Otomobilin lastiğini değiştirmeyi bilmek zorunda değilsiniz.

• Yuvarlak meşin olmadan da hafta sonunun tadını çıkarabiliyorsunuz.

• Ömrünüzün 2 bin 600 saatini tıraş olarak harcamıyorsunuz.

Boş masa bulabilirsiniz!
• Rezervasyonsuz gittiğiniz lokantada tüm masalar dolu olduğu halde, size boş bir masa bulunabiliyor. Silahlarınızı kullanmasını biliyorsunuz.

• Yatakta başarısız olma duygusunu tanımıyorsunuz.

• Umumi tuvaletlerde herkes sizi izlemiyor.

• Sinirliliğinizden ve aşırı yeme isteğinizden regl halinizi sorumlu tutabilirsiniz.

• Biraz futbolla ilgilenmeniz bütün erkeklerin kalbini fethetmenize yeterli.

Bisikletle aranız iyi!
• Bisiklete binerken, ortada olan çubuktan erkeklikten olacağım diye korkmanıza gerek yok.

• Göğüslere sahipsiniz ve bunları kullanabiliyorsunuz.

• Bebeğinizin ilk tekmesini hissedebiliyorsunuz.

• Peş peşe birçok orgazm yaşabilirsiniz.

• Çocuğunuzun sizden olmadığına ilişkin bir korkuya kapılmanıza gerek yok.

Mutfağınız her daim temiz!
• Anında harika 5 yemek hazırlayıp, arkasından mutfağı onarıma almanız gerekmiyor.

• Aşırı sıcaklarda şortla işyerine gidebiliyorsunuz.

• Üzüntünüzü bir çift yeni ayakkabıyla dindirebiliyorsunuz.

• Otoparklarda park yerleri sadece sizler için ayrılmış durumda.

• Geçirdiğiniz hızlı bir gecenin ardındaki izleri, makyajla gizleyebiliyorsunuz.

Türk Politikacılardan Unutulmaz Sözler

Ege bir yunan gölü deeldir,
Ege bir Türk gölü de deeldir,
Binaenaleyh Ege bir göl deeldir.
Süleyman Demirel

-yedi yedi daha ne edeerr? ?
kalabalık: - ondöört
- haayyııırr. . . yedi yedi daha ne edeeer?
kalabalık: ? ? kırkdokuuzz
- haayııırr. . bugün günlerden neee?
kalabalık: cumartesiiii
- haayııırr. . bugün ayın kaçııı? ?
kalabalik: yedisiii
- aylardan neee?
kalabalik: temmuuuuzz
- yedi yedi daha ne edeerr?
kalabalık: ? ? ?
Tansu Çiller, 7 temmuz günü Yalova’lılara 77. il oldukları müjdesini vermeye çalışıyor …

Türkiye’de petrol vardı da, tankerlerin hortumuna ağzımızı dayayarak biz mi içtik?
Süleyman Demirel

"Bir koyup üç alacağız"
Turgut Özal - Türkiye’nin körfez savaşına katılması babında

- Erken seçim olmasaydı 2084′ e kadar iktidar’ da kalacaktık.
Ecevit

"Saadet Partisi bir fabrikadır. Müslüman’ı alııır şuurlu Müslüman yapar. nasıl şuurlu Müslüman yapıyor? alıyor Müslüman’ı başına üç tane çivi çakıyor. bir tanesi cihat çivisi, ikincisi haftalık toplantı çivisi, üçüncüsü de milli gazete çivisi. bir insanin başına cihat çivisi, haftalık toplantı çivisi, milli gazete çivisi çakılmışsa bu insan artık şuurlu Müslüman olmuştur … "
Necmettin Erbakan

sevgili Samsun’lular, mübarek ramazan bayramınızı (kurban bayramıdır ve arkadan bir görevli "kurban bayramı efem" diye uyarır), … mübarek ramazan bayramınızı olmasa daaaaaaa en az onun kadar mübarek kurban bayramınızı kutlarııııııımmm …
tabi ki Tansu çiller

60′lı yıllarda Kıbrıs meselesinden ötürü İngiltere’yle aramız iyi değilken ve İngiliz dışişleri bakanına kamuoyu acayip gıcık
olmakta iken İngiltere ziyareti dönüşünde gazetecilerle Süleyman Demirel arasında geçen diyalog:

- efendim neden İngiliz dışişleri bakanının elini sıktınız?
- neresini sıkacaktık gardeşim

"sayın Öcalan. .. . sayın değil tabii"
Tansu Çiller

Ofis Çalışanlarına 9 Altın Öneri

Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Uzmanı Dr. Suna Mahmuti Roylas, mesleği gereği ofiste uzun süre oturarak çalışan ve bilgisayar kullanan insanların boyun, sırt ve bel omurlarının aşırı yük altında kaldığını belirtti.

 

‘BİLGİSAYAR ‘FITIK’ EDEBİLİR

 

Oturarak çalışanlarda boyun, bel ve nadiren sırt fıtığı oluşma riski daha fazla olduğunu kaydeden Roylas, boyun ve sırt sağlığının korunması için dikkat edilmesi gerekenleri şöyle sıraladı:

 

ORTOPEDİK YASTIK KULLANILMALI

"Sırt kambur, boyun öne doğru eğik vaziyette çalışmak yerine sırt dik, omuzlar geride, baş normal pozisyonda oturma alışkanlığını yerleştirmeli, kendimizi gevşek bırakmalıyız.

 

 

Oturulan koltuk veya sandalyenize dikkat edin. Oturulan koltuk mutlaka beli ve sırttı desteklemeli veya beli destekleyen ortopedik yastıklar kullanılmalıdır.

 

YARIM SAATTE BİR KISA ARALAR VERİLMELİ

Masadan uzakta durmak, yüksek sandalye nedeniyle masaya eğilmek zorunda kalmak yerine masaya tamamen yaklaşılmalı masanın kenarı mide seviyesinde olmalıdır.

Bilgisayar ekranın çapraz durması nedeniyle sürekli aynı tarafa bakmak zorunda kalmak son derece tehlikelidir. Klavye ve bilgisayar ekranı baş ile aynı paralelde olmalıdır.

Oturma süresi yarım saati geçmemelidir. Omurganızı esnetmeli, yürümeli, boyun ve sırt germe-gevşeme egzersizleri yapılmalı.

Telefonla sık sık konuşan insanların telefon kulaklığını baş ile omuz aralığına sıkıştırma alışkanlığını bırakmalı, kulaklık aracılığıyla telefonu kullanmalıdır.

 

BIRAKIN BACAKLARINIZ SİZİ TAŞISIN

Ofis içinde dolap ya da çekmecelerde dosya ya da herhangi bir şey alırken öne eğilir pozisyonda kalmak, yüksek yerlere uzanmaya çalışmak son derece yanlıştır. Bütün yükü belinize ve sırtınıza yüklemeyin. Ya oturun ya da çömelin. Bırakın bacaklarınız sizi taşısın. Yüksek yerlere uzanmayın, tabure kullanın veya yardım isteyin.

Ağır dosyaları veya objeleri tek seferde taşımaya kalkmayın 2-3 seferde taşıyın. Mümkünse omzunuzun üzerinde tutarak ve mümkün olduğunca vücuda yakın tutun. Belinizin dik olmasına dikkat edin.

Aşırı gerginlik ve stresten uzak durmaya çalışın, iş yerinizde gevşemek için hafif müzik dinleyin; aralıklarla germe - gevşeme, nefes egzersizleri yapın."

Osmanlı Devleti’nin Topraklarında Kurulan Ülkeler

OSMANLI DEVLETİ’NİN TOPRAKLARINDA KURULAN ÜLKELER

           
Avrupa

      
1. Türkiye                                                          
      2. Bulgaristan (545 yıl)
      3. Yunanistan (400 yıl)
      4. Sırbistan (539 yıl)
      5. Karadağ (539 yıl)
      6. Bosna-Hersek (539 yıl)
      7. Hırvatistan (539 yıl)
      8. Makedonya (539 yıl)
      9. Slovenya (250 yıl)
    10. Romanya (490 yıl)
    11. Slovakya (20 yıl) Osmanlıdaki adı:Uyvar
    12. Macaristan (160 yıl)
    13. Moldova (490 yıl)
    14. Ukrayna (308 yıl)
    15. Azerbaycan (25 yıl)
    16. Gürcistan (400 yıl)
    17. Ermenistan (20 yıl)
    18. Güney Kıbrıs (293 yıl)
    19. Kuzey Kıbrıs (293 yıl)
    20. Rusya’nın güney toprakları (291 yıl)
    21. Polonya (25 yıl) -himaye- Osmanlıdaki adi: Lehistan
    22. İtalya’nın güneydoğu kıyıları (20 yıl)
    23. Arnavutluk (435 yıl)
    24. Belarus (25 yıl) -himaye-
    25. Litvanya (25 yıl) -himaye-
    26. Letonya (25 yıl) -himaye-
    27. Kosova (539 yıl)
    28. Voyvodina (166 yıl) Osmanlıdaki adi: Banat Asya
   
        Asya  

Devamı için tıklayın »

ANTİDEPRESAN

Depresyon denen durumun (ki olmasına müsaade ettiğiniz sürece var olan şey) ilaçlarla hizaya geldiğini ben şahsen hiç düşünmedim.

Birçok çeşidi olan bu durumun (hastalığın bile demeye dilim varmıyor) yegane çözümünün kişinin düşünce gücü ile var olacağına inanırım. Kişi, beynine gönderdiği emirler ve telkinler sonucu ruh halini belirler bana göre…

 

Fakat antidepresan denilen ilaçlara da hep saygı duydum, beyinde oluşturduğu kimyasal reaksiyonlar sonucu pozitif bir sonuç ortaya koyduğu ve bunun bilimsel bir gerçek olarak kabul gördüğünü hep izledim.

Ama, sonunda bu ilaçlar da sorgulanmaya başladı. Hatta İngiliz Hull Üniversitesi bilim adamları, 47 klinik deneye dayandırarak yaptıkları araştırma sonucunda, antidepresanların aslında sanıldığı kadar etkin olmadığı fikrindeler.

Gerçekten faydası aslında yok mu? Yoksa belki az bir seviyede de olsa insanlara katkısı dokunuyor olamaz mı?

Antidepresan ilaçları ile tedavi gören birçok insan var, onlar ne olacak?

Çağın hastalığı depresyon şimdi ne olacak?

Atatürk’ün Hayal Ettiği Harita

Rekor Denklemi Türk Çözdü

Türk bilimadamları bir rekora imza attılar. 85 milyon bilinmeyenli denklemi çözdüler.

Bilkent Üniversitesi’nde görevli araştırmacılar, 85 milyon bilinmeyen içeren dünyanın en büyük bilişimsel elektromanyetik problemini çözerek bir dünya rekoruna imza attılar.

Önceki rekorda da isimleri bulunan araştırmacıların son çalışmaları, savunma sanayisinde radar, uydu ve uzaktan algılama sistemlerinde çok daha ileri teknolojilerin geliştirilmesi aşamalarında da kullanılabilecek.

Çalışma, daha az elektromanyetik dalga yaydığından insan sağlığına daha az zarar verecek cep telefonu, bilgisayar gibi cihazların yapımından, çok hassas tıbbi görüntüleme cihazlarının üretilmesine kadar pek çok alanda yenilikler getirecek.

Çalışma, en büyük uluslararası bilimsel ve teknik kuruluş olan Elektrik ve Elektronik Mühendisliği Enstitüsü’nün (IEEE) yayınladığı dergilerde ve konferanslarda da duyuruldu.

ÖNCEKİ REKORDA TÜRKLERDE

Elektrik ve Elektronik Mühendisliği Bölümü Öğretim üyesi ve Bilişimsel Elektromanyetik Araştırma Merkezi (BİLCEM) Direktörü Prof. Dr. Levent Gürel, BİLCEM’de doktora öğrencileri Özgür Ergül ve Tahir Malas ile 42 milyon bilinmeyen içeren bilişimsel elektromanyetik problemlerini çözerek geçen yıl kırdıkları dünya rekorunu bu yıl iki katına çıkardıklarını anlattı.

Geçen yıl kırdıkları bu rekordan daha önceki rekorun ise 20 milyon bilinmeyeni bulunan bir problemin çözümü olduğunu bildiren Gürel, "Bir yıldan az bir süre içinde BİLCEM’de görevli araştırma grubu olarak, 85 milyon bilinmeyen içeren büyük matris denklemleri çözerek dünya rekorunu iki katına çıkardık.

Bu başarımız, en büyük uluslararası bilimsel ve teknik kuruluş olan Elektrik ve Elektronik Mühendisliği Enstitüsü’nün (IEEE) yayınladığı pek çok dergide ve düzenlediği konferanslarda da ilgili meslektaşlarımıza duyuruldu" dedi.

DÜŞÜK TEKNOLOJİ İLE BÜYÜK BAŞARI

Milyonlarca bilinmeyen içeren problemlerin çözümü için yüksek bellek ve güçlü işlemciler içeren paralel süper bilgisayarlar kullanılıyor. Ancak Türk bilimadamlarının elindeki bilgisayar, dünyadakilerle kıyaslanamayacak kadar düşük bir belleğe sahip. Buna rağmen işte bu büyük başarı sağlandı.

Prof. Gürel, şunları anlatıyor:

"Merkezimizde 32, 64 ve 128 çekirdekli ve 256 - 512 GB bellek içeren süper bilgisayarlarımız var. Fakat bu bilgisayarlar, dünyadaki ilk 500, hatta ilk 5 bin bilgisayarın arasına bile girmiyor.

Biz dünyanın en büyük ve en güçlü bilgisayarlarını kullanmadan böyle bir dünya rekoru kırdık. Oldukça mütevazî hesaplama kaynaklarıyla dünyanın en büyük matris denklemlerinin çözülmesinin sırrı, geliştirdiğimiz elektromanyetik yöntemler, matematiksel yaklaşımlar ve paralelleştirme algoritmalarıdır."

Daha Güzel Görünmek İçin Bazı Öneriler

Daha Güzel Görünmek İçin Bazı Öneriler

Saçlarınızı düzenleyin
Eliniz için kullandığınız, nemlendiricilerden biraz saçınıza sürerseniz uçuşan ve elektiriklenen saçlarınızı yatıştırmış olursunuz. Nemlendiriciyi banyo sırasında sürerseniz saçlarınızı kuruladıktan sonra daha parlak ve canlı olduğunu görürsünüz.

Güne zinde başlamak
Sabahları yorgun kalıyorsanız vücudunuzu toksinlerden arındırmak için bir bardak limonlu ılık su içebilir, cildinize de maden suyu ile masaj yaparsanız canlandırmış olursunuz.

Diş sağlığı
Diş etlerinizi kuvvetlendirmeniz için küçük taneli tuzları diş fırçanızın üzerine koyun. Daha sonra da diş etlerinize kadar dişlerinizi fırçalayın.

Susuz ciltler için
Vücudunuzda su eksikliği varsa badem özlü bakım kremleri kullanmalı ve yeşil çay içmelisiniz.

Buzlu dudak kremi
Eğer dudak kalemi kullanıyorsanız size önemli bir tavsiye. Kalemi kullanmadan önce buzlu bir kabın içinde bekletirseniz daha iyi sonuç alırsınız.

Ellere süt banyosu
Manikür yapılırken su yerine artık süt kullanılıyor. Ellerinizi en az beş dakika ılık sütün içinde dinlendiriseniz elleriniz ve özellikle tırnaklarınızın güçleneceklerini göreceksiniz.

Farların kullanımı
Eğer farlarınız göz kapaklarınızın üzerinde birikiyorsa kesinlikle yağ bazlı farlar kullanmayın. Yoğun renk pigmentleri içeren pudra farlardan kullanmalısınız. Hafif sedefli farlarda bu konuda çok kullanışlı. Çünkü içeriğindeki sedefli maddeler göz kapağının üzerine yapıştığı için birikme yapmaz.

Mat dudaklar için
Mat rujları seviyorsanız dudak kalemi kullanmalısınız. Böylece dudaklarınız parlamayacak ve çerçeveyi çok fazla taşırmadığınız sürece dudaklarınıza ayrı bir dolgunluk kazandıracaktır. Sadece dudak kalemi ile de dudaklarınıza renk verebilirsiniz. Ama burada dikkat etmeniz gereken bir nokta var; kalemi dudağınıza dik hareketlerle sürdükten sonra parmağınızla iyice dağıtmalısınız

Göz makyajı temizliği
Göz makyajınızı temizlerken göz kapağı ve çeversini ovuşturmamalısınız. Bunun için kullandığınız ürünü göz kapağınıza sürdükten sonra bir parça pamukla göz pınarından dışarıya doğru hafif dairesel hareketlerle silin

Cildiniz parlıyorsa
Cildinizi kurutmadan matlaştırmanız gerekir. Fondöteninizi sürmeden önce matlaştırıcı kremler kullanmalısınız. Ve günlük kremler kullanırken bunların jel olmalarına özen gösterin.

Rejim yaparken göğüsleriniz sarkarsa
Kadınların sıkı bir rejime girdiklerinde kilo vermekten göğüslerinin sarktığı görülür. Bu durumda proteini zengin rejimler yapmalısınız. Böylece elastin ve kolajen lifleri esnekliğini kaybetmemiş olur.